Türkiye ve İspanya Liderliğinde Yeni Bir Dönem başlıyor. Evcil hayvan sağlığı için geliştirilen Akdeniz kaynaklı deniz ürünleri içerikleri pazarı, büyük bir dönüşümün eşiğinde. Yeni yayımlanan pazar analizlerine göre, bu sektörün 2036 yılına kadar 470 milyon dolar hacme ulaşması bekleniyor. Özellikle Türkiye ve İspanya, gelişmiş su ürünleri yetiştiriciliği ve işleme altyapılarıyla bu büyümenin lokomotifi konumunda yer alıyor. Tüketicilerin artık evcil hayvan mamalarında şeffaflık ve bölgesel kaynaklı içerik arayışına girmesi, Akdeniz havzasını küresel bir tedarik merkezine dönüştürüyor.
Sektör Devleri Stratejik Konumlarını Alıyor Pazarın ön saflarında, biyoteknoloji ve beslenme alanında dünya devi olan DSM-Firmenich ve Aker BioMarine gibi isimler yer alıyor. Bu şirketler, balık yağı ve krill bazlı içeriklerle özellikle köpeklerde deri, tüy ve eklem sağlığını destekleyen fonksiyonel çözümlere odaklanıyor. Sektördeki bu devleşme, sadece bir ham madde tedariki değil, aynı zamanda klinik olarak kanıtlanmış ve takip edilebilir içerik sistemlerinin pet food (evcil hayvan maması) dünyasına entegrasyonu anlamına geliyor.
Balık Yağı ve Fonksiyonel Beslenme Talebi Artıyor Araştırma verileri, pazarın %10,7 gibi güçlü bir yıllık bileşik büyüme oranı (CAGR) ile ilerleyeceğini öngörüyor. İçerik bazında bakıldığında, balık yağı %34’lük payla pazarın en popüler ürünü olmaya devam ederken; uygulama alanında ise deri ve tüy sağlığına yönelik ürünler %31 ile zirvede yer alıyor. Evcil hayvan sahiplerinin “insan kalitesinde beslenme” (human-grade) beklentisi, Omega-3 bakımından zengin Akdeniz biyokütlesine olan talebi her geçen gün daha da artırıyor.
Sürdürülebilirlik ve Takip Edilebilirlik Öne Çıkıyor Pazarın 2026 yılında 170 milyon doları aşması beklenen yolculuğunda, en kritik başarı faktörü içeriklerin izlenebilirliği olacak. Küresel karma kaynaklı ürünlerden, menşei belli olan Akdeniz kaynaklı içeriklere geçiş; hem yasal düzenlemeler hem de markaların “premium” konumlandırma stratejileriyle destekleniyor. Türkiye’nin bu süreçteki rolü, sadece üretim kapasitesiyle değil, aynı zamanda Avrupa ve Orta Doğu pazarları arasındaki stratejik köprü göreviyle de perçinleniyor.








