Değişen yaşam tarzları ve tüketici beklentileriyle birlikte küresel turizm sektörü yepyeni bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşümün en dikkat çekici ve dinamik ayağını ise artık sadece bir “niş” pazar olmaktan çıkıp yüksek katma değerli ana bir trende dönüşen “pati dostu turizm” oluşturuyor. Yapılan araştırmalar, dünya genelinde evcil hayvan sahiplerinin yüzde 53’ünün, ABD’de ise bu oranın yüzde 78 gibi yüksek bir seviyede tatil planlarına can dostlarını dahil etmek istediğini gösteriyor. Her yıl 2 milyona yakın evcil hayvanın ticari uçuşlarla seyahat etmesi ve Tripadvisor verilerine göre evcil hayvan dostu aktivitelerde yüzde 260’ın üzerinde artış yaşanması, sektördeki bu büyük değişimin boyutunu gözler önüne seriyor.
Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) verilerine göre, “pati izi ekonomisi” olarak adlandırılan bu pazarın büyüklüğü baş döndürücü bir hızla artıyor. 2023 yılında yaklaşık 2 milyar dolar seviyesinde olan küresel pazar hacminin, 2032 yılına kadar 4.6 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Sektör istatistikleri, gezgin profillerindeki değişimi de açıkça ortaya koyuyor; orta yaş grubunun yüzde 40’ından fazlası, ileri yaş grubunun ise yüzde 25’i tatillerinde kendilerine evcil hayvanlarının eşlik etmesini tercih ediyor. Bu durum, oteller ve destinasyonlar için geleneksel hizmet anlayışının ötesine geçerek hayvan dostu altyapı çalışmalarına yatırım yapma zorunluluğunu beraberinde getiriyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, Türkiye’nin bu sadık ve yüksek harcama potansiyeline sahip turist kitlesinden hak ettiği payı alması gerektiğini vurguladı. Evcil hayvanların artık birer aile bireyi olarak kabul edildiğini belirten Kavaloğlu, “Pati dostu turizm, sektörün geleceğini şekillendiren ana trendlerden biri haline geldi. Bu kitlenin seyahat hareketlerinde hiçbir zorlukla karşılaşmaması, aksine kolaylıklarla desteklenmesi gerekiyor,” dedi. Türkiye’de özellikle Antalya gibi önemli turizm merkezlerinde bu segmente yönelik öncü yatırımların başladığını ifade eden yetkililer, bu alanda erken ve doğru konumlanan destinasyonların küresel rekabette büyük bir avantaj elde edeceğinin altını çiziyor.








