Ana Sayfa Blog Sayfa 114

Merak Edenlerin Dikkatine: Kangal Köpeği Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Geçmişte yüzyıllar boyunca atalarımızı ve hayvanlarımızı koruyan kangal köpeği, TKC ve AKC gibi evrensel büyük köpek kulüpleri ve federasyonları tarafından tanınmamaktadır. Fakat 2019’da kangal köpekleri, FCI (Uluslararası Köpek Bilimi Federasyonu) tarafından ‘Kangal’ adı altında özel bir ırk olarak tescillendi.

Türkiye’de ‘köpek’ dendiğinde hemen aklımıza “kangal köpeği” gelir. Çoğunlukla “Sivas kangal köpeği” ve “karabaş” adlarıyla bilinen bu ırkı en az bir kez görmüşüzdür. Görmüş olanlar iyi bilir ki, kangal köpekleri abartıldıkları, daha doğrusu anlatıldıkları gibi kötü değildir. Aksine güçlü ve kalıplı olmasına rağmen sakin bir yapısı vardır. İşte kangal köpekleri hakkında bilmeniz gereken her şey…

Kangal köpeği tarihçesi ve kökeni

Kangal köpeği geçmişi
Kangal köpeği, uzun yıllar boyunca çoban ve bekçi köpeği olarak kullanılmıştır. Bunun yanı sıra aslan avında da kendisinden faydalanılmıştır. Özellikleri ve huyları sayesinde Anadolu insanı için vazgeçilmez bir köpek olmuştur.

Kangal köpeğinin Orta Asya’dan göç eden Kanglı (Kangar) Türk boyu tarafından getirildiği tahmin edilmektedir. Kangal ilçesinin adını, kangal köpeğinden aldığı düşünülmektedir. Orhan Yılmaz’ın kitabına göre Kanglı, göç ederken yanında üç şey getirmiştir; bunlar ise it, koyun ve attır. 11 Temmuz 2003 yılındaki I. Uluslararası Kangal Köpeği Sempozyumu’ndan çıkan sonuca göre, kangal köpekleri, Türk göçleri sırasında Türkistan’dan Anadolu’ya getirilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu arşivlerinde de bahsedilen aslan kadar kuvvetli kangal köpeği, yeniçeriler tarafından hem savaşlarda hem de askeri işlerde kullanılmıştır.

Kangal köpeği, kurtlara karşı koyabilen tek köpek ırkıdır. Sıcak veya soğuk fark etmeksizin en zorlu şartlarda görevine sadık olmaya devam eder. Bu yüzden çobanlar için vazgeçilmezdir.

Kangal köpeğinin fiziksel özellikleri

Kangal köpeğinin özellikleri hakkında bilgiler
Anadolu çoban köpeği olarak da bilinen kangal köpeği, kalıbı yüzünden “dev köpekler” sınıfında yer alır. İşte yapısı gereği aslanı andıran kangal köpeğinin fiziksel özellikleri.

– Kangalların kafalarına göre küçük kulakları vardır ve kafasına yapışıktır. Üçgen şekline benzeyen kulakları sarkıktır.
– Gözleri, kafatasına göre küçük olmasına rağmen canlı bakışları vardır. Göz rengi ise altın ve kahverengi arasında değişiklik gösterebilir.
– Boynu hafif eğik ve güçlüdür.
– Dudakları sarkık, dişleri sağlam ve çeneleri kuvvetlidir.
– Dişilerin yüksekliği 71-77, erkeklerin ise 77-87 santim arasında değişmektedir.
– Erkekler 50-64 kg, dişiler ise 41-59 kg ağırlığındadır.
– Kuyrukları uyarıldıkları zaman dik ve kıvrık, rahat olduklarında ise sarkıktır.
– Tüyleri açık sarı, boz veya çelik rengi olabilir. Yüzleri siyahtır.
– Tüy yapısı kısa ve orta uzunlukta, yoğun ve serttir.
– Ön bacakları, arka bacaklarına göre daha da güçlüdür.

Kangal köpeğinin karakter özellikleri

Kangal köpeğinin karakter özellikleri
Fiziksel özelliklerinin yanı sıra bir köpeği güçlü ve sadık kılan şey, karakteristik yapısıdır. Bir köpek sahiplenmeden önce dikkat edilmesi gereken en önemli şey budur. Örneğin kangal köpeği, özelliklerine bakıldığında bekçi veya çoban köpeği olmaya uygundur. İşte kangal köpeğinin karakter özellikleri.

– Kangal köpeği bir tehdit olmadıkça ve kışkırtılmadıkça havlamaz.
– Oyuncu değildir. Sakin ve ağırkanlı olur.
– Çocuklarla iyi anlaşır.
– Koku alma duyusu ve gözlem yeteneği çok gelişmiştir.
– Alıngan ve hassas bir yapıya sahiptir.
– Tıpkı tüm çoban köpeklerinde olduğu gibi bağımsızlığına düşkündür. Genellikle yalnız kalmayı tercih eder.
– Ödüllendirme sistemi ile kolaylıkla eğitilebilir.
– Sürüyü koruma özelliği sayesinde mükemmel bir çoban köpeğidir.
– Kurtlarla baş edebilen tek köpek türüdür.
– Ürkütücü görünmesine rağmen pek saldırgan değildir, ısırma huyu yoktur. Ancak safkan olmayan melez ırklarda bu durum değişebilir.

Kangal köpeğinin günlük bakımı

bakımı nasıl olur
Dışarıda kulübede yaşayan kangal köpekleri sağlık açısından günlük olarak tımar işlemi görmelidir. Az kirlenen ve herhangi bir görevi olmayan kangal köpeği, haftada 3-4 kere tımar işlemi görse yeterli olacaktır.

Kangal köpeğinin tüyleri uzun ve sert ise madeni fırçalar kullanılarak tımar yapılmalıdır. Fırçayı kullanırken önce tüy yatımı tersine, sonra tüylerin yattığı tarafa doğru yapılmaya özen gösterilmelidir. İşlem bittikten sonra dökülen kıllar, parmak uçları ile bir tarak misali alınmalıdır.

Tüyleri çok dökülen ve yumuşak tüylü kangal köpekleri ise el ile yıkanmalıdır. El suya sokulup bir tarak gibi kullanılarak köpeğin vücudu temizlenmelidir. Daha sonra özel bir fırça ile fırçalanıp, özel bir tarak ile taranmalıdır. Fakat köpekleri sık sık yıkamak sağlık açısından zararlıdır.

Yıkama işleminde ılık su ve veterinerin tavsiye ettiği zeytin yağlı sabunlar kullanılmalıdır.

Kangal köpeğinin beslenmesi

Kangal köpeğinin yeme içmesi
Erişkin bir kangal köpeği, her gün düzenli olarak aynı saatlerde beslenmelidir. Ortalama bir köpek için hazırlanan iki kiloluk diyet üçe bölünür. Bu diyetin %33’ü sebze, %33’ü et ve kalan kısmı ise tahıldan oluşmaktadır. Diyet, köpeğin ağırlığına ve yaptığı işe bakılarak hazırlanmalıdır. Mesela kangal köpeği fazla çalışıyor ya da normale göre zayıf ise ilave gıdalar verilmelidir.

Yavrulara ise emmeyi bıraktıktan sonra bile 6-7 aylık olana kadar süt verilmelidir.

Kangal köpeğinin saf olup olmadığı nasıl anlaşılır?

Kangal köpeğinin saf olması
Kangal köpeği, genellikle ona benzeyen diğer çoban köpeği ırkları ile karıştırılır. Bu nedenle saf bir kangal köpeği almak isteyenlerin bilmesi gereken bazı şeyler vardır. Kangal köpeğinin saf olduğunu gösteren bazı şeyler şunlardır:

– Kangal köpeklerinin kuyruğu dik ve sırtına doğru kıvrık bir şekilde durur.
– Saf kangalların dizlerinin üstünde çizgi şeklinde lekeler bulunmaz.
– Gövdelerini kaplayan tüyler lekesiz olmalıdır.
– Arka ayaklarında bulunan 5 tırnak, saf olduğunu gösterir.

Kangal köpeklerinde görülen sağlık sorunları

yaşadığı rahatsızlıklar
Yaklaşık olarak 12 ila 15 yıl yaşayan kangal köpeği, genetik olarak bir hastalığa yatkınlık göstermez. Ancak her köpekte olduğu gibi bazı sağlık sorunları yaşaması mümkündür. Bu muhtemel sağlık sorunları şunlardır:

– Kangal köpeği, tıpkı tüm büyük köpeklerde olduğu gibi kalça çıkığı sorunu yaşayabilir.
– Düzenli olarak kuduz aşısı yapılmadığı takdirde kuduz olabilir.
– Pire ve kene gibi dış parazitlerden korunması için bu amaçla üretilen damlaların kullanılması şarttır.
– Doğumdan sonraki 6-7 ay süt içmelidir. Aksi takdirde gençlik hastalığına yakalanabilir.

KAYNAK: listelist.com

 

Guiness rekortmeni evcil hayvanlar

Bazıları doğuştan yetenekli, bazıları ise sonradan öğrendikleri ile Guinness Rekorlar Kitabı’nın sayfalarını süsleyen 15 birbirinden şirin evcil hayvan.

1 En uzun dil
Guiness rekortmeni evcil hayvanlar

Yeşilist’ten Deniz Aytekin’in yaptığı derlemeye göre, yarışmaya Güney Dakota’dan katılan Mochi’nin dili tam 18,5 santimetre. Mochi oyuncaklarını yerden almakta biraz güçlük çekiyor, nefes almakta azıcık zorlanıyor ve bildiğimiz köpeklere göre biraz fazla salyalı fakat ciddi bir sağlık sorunu yok.

Mochi yaşayan en uzun dilli köpek, tarihin en uzun dile sahip köpeği olan boxer cinsi Brandy’nin dili neredeyse 30 santimetre idi ancak kendisi 2002 yılında aramızdan ayrıldı.

2 Ağızda tenis topu tutma rekoru
Guiness rekortmeni evcil hayvanlar

Köpeklerin en sevdiği şeylerden biri top peşinde koşmak. 8 yaşındaki Golden Retriever Augie ise 5 tenis topunu aynı anda ağzına alıp sahibine geri götürebiliyor.

3 En uzun kedi
Guiness rekortmeni evcil hayvanlar

Günümüzün yaşayan en uzun kedisi Ludo, İngiltere’de ikamet ediyor ve boyu 1 metre 18 santim.

4 Frizbi yakalama rekoru
Guiness rekortmeni evcil hayvanlar

Çoğu köpek frizbi yakalamakta oldukça başarılıdır ama 6 yaşında bir labrador olan Rose, ayrı ayrı atılmış 7 frizbiyi aynı anda ağzında tutabiliyor. Sahibi Rose’un bu yeteneğini frizbi oynarken tesadüfen keşfettiğini söylüyor.

5 En uzun erkek köpek
Guiness rekortmeni evcil hayvanlar

Freddie bir metreyi aşan boyuyla yaşayan en uzun köpek ünvanını elinde bulundurmakta. 2014 yılında aramızdan ayrılan rekortmen Zeus ise 1 metre 10 santim boyundaydı ve ayağa kalktığında 2 metre 15 santime ulaşıyordu.

Guiness rekortmeni evcil hayvanlar

Dişi bir Chihuahua olan Milly’nin boyu 9,5 santimetre. 2011 yılında dünyaya geldiğinde o kadar minikmiş ki göz damlası şişesiyle beslenmek durumunda kalmış.

7 İlk biyonik pati implantı
Guiness rekortmeni evcil hayvanlar

Oscar dünya üzerinde biyonik bacak implantı yapılan ilk hayvan. Oscar’ın patileri bir biçerdöver tarafından parçalandıktan sonra bu ameliyat gerçekleştirilmiş. Yeni patileri açık alana çıkmaya uygun olmasa da evdeki yaşamına devam ediyor.

8 Balon patlatma rekoru
Guiness rekortmeni evcil hayvanlar

Bir Jack Russell Terrier olan Twinkie 2016 yılında 39,08 saniyede 100 balon patlatmış.

9 Yüksek atlama
Guiness rekortmeni evcil hayvanlar

Köpekler arası en yükseğe atlama rekoru ise 172 santimetre ile bir terapi köpeği olan Cindy’de.

10 En uzun yaşayan köpek
Guiness rekortmeni evcil hayvanlar

1910 yılında Avustralya’da dünyaya gelen Bluey, sığer ve koyun bekçiliği yapmış ve 1939 yılında uyutulduğunda 29 yıl 5 aylıkmış.

11 En uzun ev kedisi
Guiness rekortmeni evcil hayvanlar

Michigan’da yaşayan Arcturus’un boyu 48 santimetre.

12 Su dolu bardak taşıma
Guiness rekortmeni evcil hayvanlar

Sweet Pea, bu listedeki en ilginç rekorları kırmış. Başının üzerinde 150 ml su solu bir bardak varken karşıya doğru bakarak merdivenden en çok basamak inen köpek (10 basamak) ve başının üzerindeki kavanozu düşürmeden 100 metreyi en hızlı kat eden köpek (2 dakika 55 saniye).

13 En yüksek sesli mırlama
Guiness rekortmeni evcil hayvanlar

Merlin mırladığında çıkan ses 67,8 desibele ulaşıyor. Bu yükseklik bulaşık makinesi ya da klimanın çıkardığı sese eşdeğer.

14 En hızlı kaykaycı
Guiness rekortmeni evcil hayvanlar

Köpeklerin Tony Hawk’ı Jumpy, 100 metrelik kaykay pistini 19,65 saniyede aşabiliyor.

 

KAYNAK: cnnturk.com

 

Hafıza oyununda 21 Harvard öğrencisini yenen papağan

Jako ya da Afrika gri papağanı cinsi olan Griffin, hafıza oyununda 21 Harvard Üniversitesi öğrencisini alt etti. Griffin, bul karayı al parayı oyununda gösterdiği başarısı sayesinde bilim dergilerine konu oldu. Afrika gri papağanları 50 yıldan uzun süre yaşayabiliyor, düzinelerce İngilizce kelimeyi hatırlayabiliyor. İşte papağan Griffin’in hikayesi.

Griffin isimli Afrika gri papağanı (jako papağanı), zekasıyla dikkat çekiyor. Popular Science’ta yer alan habere göre, Griffin, “bul karayı al parayı” oyununda hafızasıyla 21 Harvard öğrencisini geride bıraktı.

Araştırmacılar, papağanın kısa süreli hafızasını test etmek için plastik bardakların altına renkli bir pinpon topu yerleştirdi ve papağandan topun hangi bardağın altında olduğunu bulması istendi.

Harvard’da okuyan 21 öğrenciye de aynı görev verildi. Daha sonra ise Griffin, yapılan 14 deneyden 12’sinde öğrencilerle aynı puanı aldı ya da onları oyunda yendi.

Araştırmanın baş yazarı Hrag Pailian, “Gri papağan Harvard öğrencilerini geride bırakıyor. Bu çok çılgınca bir şey” dedi ve Griffin’in sıradan bir papağan olmadığını, 7.5 haftalıkken alındığından beri algısal ve iletişimsel çalışmaların konusu olduğunu söyledi.

Griffin şimdi 22 yaşında.

Griffin’in bakıcısı ve psikolog olan Irene Pepperberg, daha önce papağana yaklaşık 30 İngilizce kelimeyi taklit etmesini öğretmiş ve renk isimleri de dahil olmak üzere en az 40 kelimeyi anlamasını sağlamış. Böylece Griffin bu oyunu oynarken eğitime ihtiyaç duymamış. Pepperberg, ona sadece birkaç tane basit tur göstermiş ve bunu insan rakiplerine de yapmış.

Zekasıyla öne çıkan Afrika gri papağanları (Psittacus erithacus) 50 yıldan uzun süre yaşayabiliyor ve düzinelerce kelimeyi hatırlayabiliyor.

 

KAYNAK: posta.com.tr

 

Hayvanları koruma polisleri 81 ilde görev yapacak

İçişleri Bakanlığı tarafından hayvan haklarının korunması için emniyet ve jandarma bünyesinde oluşturulan Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Şube Müdürlüğü ekipleri, hafta sonu 81 ilde göreve başlayacak.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatı üzerine hayvan haklarının korunması için emniyette Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Şube Müdürlüğü, jandarmada ise Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Timi oluşturuldu. 8-10 Haziran tarihleri arasında Ankara’da düzenlenen Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Polisi Temel Eğitim Kursu’nda eğitim alan 260 polis, hafta sonu 81 ilde göreve başlayacak.

‘ANKARA, İSTANBUL VE İZMİR’DE DAHA FAZLA PERSONEL’

Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanı Levent Tuncer, Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Şube Müdürlüğünü Bakan Soylu’nun talimatı üzerine 2 haftalık bir süreç içinde kurduklarını söyledi. Tuncer, “Müdürlüğümüz 81 il emniyet müdürlüğümüzde büro amirliği, merkezde şube müdürlüğü şeklinde kuruldu. Şu an için 260 personelimiz 3 günlük bir eğitimden geçecek. Bu eğitime genellikle veteriner fakültesi mezunlarından seçtiğimiz polis memurları arkadaşlarımız katıldı. Bu kursiyerlere de Çevre ve Şehir Bakanlığı, büyükşehir belediye başkanlığı, çevre, doğa ve hayvanlarla ilgili öğretim görevlileri tarafından uzmanlık eğitimi veriliyor” dedi.

Tuncer, görevlerde kullanılacak araçların kullanım amacına uygun olarak dizayn edildiğini vurgulayarak, “Araçların arka tarafına hayvanlar için kullanabileceğimiz özel kafesler yapıldı ve arkadaşlarımızın alanda kullanabileceği teçhizatlar temin edildi. Cuma günü Ankara’daki eğitim bitecek ve arkadaşlarımız kendi illerine gidecekler. Ankara, İzmir ve İstanbul’da daha fazla personel olacak. Diğer illerde de büyük şehirlere yakın bir sayıyla göreve başlayacağız” diye konuştu.

 

‘HAYDİ’ UYGULAMASIYLA İHBARDA BULUNABİLECEKLER’

Polisin, hayvan haklarının korunması noktasında zaten birçok yetkisi olduğunu belirten Tuncer şöyle konuştu:

* Bu yetkilerin çerçevesi, bu şubemizin kuruluşuyla daha çok belli olmuş oldu. Kuruluş, yönetmelik ve görev tanımları belli oldu. Bu şekilde polisimiz hangi işe baktığını, vatandaşımız da bu işle ilgili kimlerin yetkili olduğunu bilecek. Bunun sağlanması anlamında da Hayvan Durum İzleme (HAYDİ) aplikasyonu başlattık.

* Bu uygulama daha önce yine Asayiş Daire Başkanlığı bünyesinde kurduğumuz Kadın Destek Uygulaması (KADES) ile aynı. Bu uygulamayı telefonlarımıza Google Play Store üzerinden indirmek suretiyle kullanabileceğiz. Şu an yazılım aşamasında; ancak en kısa sürede hizmete geçmiş olacak, teknolojik ve görsel alt yapısı tamamlandı.

* Bu uygulamayı indirdikten sonra vatandaşlarımız kendi isim ve bilgilerini girerek çevre, doğa ve hayvanlarla alakalı gördükleri olumsuzluklar ve hayvanlara yönelik şiddetle ilgili ihbarda bulunabilecekler. Eğitimli personellerimiz de teknik donanımla araçlarla olay yerine intikal edecek.

* Tabii ki sadece eğitim alan personelimizi değil en yakın polis ekiplerimizi de bu olaya yönlendireceğiz; ama işin adli sürecinde Çevre, Doğa, Hayvanları Koruma Şube Müdürlüğü personelimiz olacaktır” diye konuştu.

Ayrıca şu an 260 olan personel sayısının ilerleyen günlerde artacağı belirtildi.

 

KAYNAK: sozcu.com.tr

 

Kedi nezlesi nedir, nasıl tedavi edilir?

Kedilerde görülen en yaygın hastalıklardan biri olan kedi nezlesi/gribi üst solunum yolu enfeksiyonu olarak tanımlanmaktadır. Bu hastalığı kesinlikle ciddiye almak gerekiyor zira kedi nezlesi, kedi dostlarımızın hayatını kaybetmesine yol açabilir.

Kedi gribi, tıpkı insanlarda oluşan grip gibi, akan bir buruna, yaşlı gözlere ve tahriş olmuş bir boğaza yol açabilir. Kedi gribinin diğer semptomları arasında kas ve eklemlerde ağrı, ağızda yaralar, burun çekme ve ateş yer alır. Kedi gribi, yetişkin kediler söz konusu olduğunda fazla ciddi bir hastalık olmamakla birlikte ağrıların azalması ve iyileşme sürecinin hızlandırılması için veterinere görünmeyi gerektirebilir.Sanılanın aksine üşütme nedeni ile değil virüs nedeniyle şekillenen bu hastalık yavru ve yetişkin kedileri etkileyebilir ve bağışıklık sistemi zayıf, güçsüz yavru kedileri hayattan koparabiliyor.

Kedi nezledir nedir?

Kedi nezlesi, FVR ve FHV1 virüslerinin neden olduğu, solunum yolu hastalıklarından bir tanesidir. Üst solunum yollarına yerleşen bu virüslerin doğru bakım yapılmadığında yayılması ve vücudun direnci kırması durumu görülmektedir. Kedinin bir süre sonra bazı belirtileri göstererek durumunun ağırlaştığı tespit edilmektedir. Kedi nezlesi, kedilerin yaşam kalitesini düşüren ağır bir hastalıktır. Birçok kedi sahibi dışarı çıkıp gelen kedisinde bu durumla karşılaşmaktadır.

Kedi nezlesi nedir, nasıl tedavi edilir

Kediler neden grip olur? 

Kedilerde grip, genellikle iki farklı türden virüs ya da bakteri kaptıklarında medyana gelir. Enfeksiyon kapan kedi, özellikle burun ve göz akıntısı ile birlikte tükürüğünde de bu virüsü yaymaya başlar. Her ne kadar hasta kedilerin kendileri bu virüsün asıl taşıyıcıları olsa da bazı sağlıklı kediler de bu virüs ve bakterilerin taşıyıcısı olabilmektedir. Bu virüslü partiküller, uygun koşullar oluştuğunda bir haftaya kadar ortalıkta dolanabilir, bu yüzden de bir kedinin grip kapması için başka bir taşıyıcı kedi ile temas kurması gerekmez. Kedi gribine sebep olan virüsler, kolaylıkla ortak mama kaplarından, ortak oyuncaklardan ya da ortak kullanılan kıyafetlerden yayılabilmektedir.

Kedi nezlesi belirtileri nelerdir?

Kedi nezlesi belirtileri insan nezlesi ile benzerlikler taşır. Kedilerde nezle belirtileri şunlardır;

-Göz akıntısı
-Burun akıntısı
-Hapşırma
-Depresyon
-İştahsızlık
-Ağız içinde ve etrafında yaralar
-İlerleyen vakalarda burun akıntısı koyu sarı yani iltihaplıdır ayrıca gözlerdeki akıntı çok yoğunlaşabilir,
kedinin gözleri kapanabilir hatta kornea ülseri gelişebilir.
-Nezlenin bir başka belirtisi öksürmektir. Kesik kesik özellikle uyurken öksürme nöbetlerinin görüldüğü bilinmektedir.
-Elinizi kedinizin burnuna dokundurduğunuzda kuru olması halinde ateş belirtisinin olduğunu fark edebilirsiniz.

hekime başvurmanız gerekir.

Kedi nezlesi nedir, nasıl tedavi edilir

Kedi nezlesi nasıl tedavi edilir?

Genel olarak kedi gribine karşı kullanılan yaygın bir antiviral ilaç bulunmamaktadır. Bazı durumlarda antibiyotikler faydalı olabilmektedir; tıpkı insanların yakalandığı gripte olduğu gibi virüs burun ve hava yollarının hassas hatlarına zarar verdiği için bakteriyel enfeksiyonlar farklı komplikasyonlara yol açabilir. Antibiyotik bu durumun restore edilmesine yardımcı olur.

Her ne kadar kedi gribinin tıbbi olarak bariz bir tedavisi olmasa da, kedi sahibinin evinde kedisine uyguladığı bakım ve tedavi çok önemlidir. Özellikle gözlerde akıntı olması halinde temiz ve ılık havlu ile kompres kediniz için mükemmel tedavi yöntemlerinden biri olacaktır. Bunun dışında veterineriniz burun için damla ve mamalara karıştırılacak özel haplar verecektir. Bu sayede iyileşme süreci başlamış olacaktır.Tıkalı bir burun ve ağıza oluşan yaralar, kedinin mamasını yiyememesine yol açabilir. Aynı şekilde su içmek konusunda da geride kalabilecek olan kedinizin dehidrasyona uğramaması için su takviyesi alması şarttır. Kediniz tat ve koku duyusunu geçici olarak kaybettiği için tercihen keskin kokulu ve yaş mamalar tercih edilmelidir.

Sardalya, kızarmış tavuk ya da ateş balığı bu gibi durumlarda ideal mama alternatifleri olarak bilinir. Eğer kedinizin ağzında ciddi yaralar varsa süt kreması ya da dondurma gibi yiyecekler verilebilir. Elbette her mamada olduğu gibi bu tarz yiyeceklerde de aşırıya kaçmamakta fayda vardır.

Kedinizi bolca su içmeye teşvik etmeli, burnunda oluşan akıntıyı düzenli olarak silmeli ve tuzlu su yardımı ile gözlerini temizlemeye özen göstermelisiniz. Buharlı sıcak suya karşı nefes aldırmak da kedinizin akciğerlerinin ısınmasına ve açılmasına yardımcı olacaktır. Eğer kediniz buharlı su tedavisine karşı çıkarsa, banyo yaptığınızda onu banyoda tutarak da aynı etkiyi görmesini sağlayabilirsiniz.

 

KAYNAK: milliyet.com.tr

 

En dost canlısı 6 köpek cinsi

Shih Tzu 

 

KAYNAK: milliyet.com.tr

 

Her çocuğun bir evcil hayvana ihtiyacı olduğunu gösteren muhteşem kareler!

Gerçek dostluğun anlamını gösteren birçok evcil hayvan vardır, şefkatli yaklaştığınız her hayvan size güven ve sevgi aşılar. Bu fotoğraflar her çocuğun birer evcil hayvana ihtiyacı olduğunu kanıtlar nitelikte…

Aydın Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Şahin, “Hayvan sevgisi şifadır”

Aydın Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Cemil Şahin, “Hayvanların insanlar üzerinde sayılamayacak kadar çok olumlu etkileri vardır. Hayvan sevgisi şifadır” dedi.

Hayvanlar insanoğlunun varoluşundan bu yana, insanlığa çok büyük katkılar sunduklarını ifade eden Aydın Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Cemil Şahin, “Ulaşım araçlarının tasarımlarından tutun doğa içerisinde varlığımızı sürdürebilme metotlarına kadar her alanda feyz kaynağı oluşturmuşlardır. Ancak günümüzde, insanlarımızın bir bölümü maalesef onları tam olarak anlayamamış, ilk fırsatta ötekileştirme taraftarı olmuştur. Bizler şunu çok iyi kavramalıyız ki, daha yaşanılabilir bir dünyanın yolu tüm canlıların refahını ve sağlık düzeyini optimum seviyede tutmaktan geçmektedir. Nesillerimizi hayvan sevgisiyle, doğa sevgisiyle büyütmeliyiz. Mental, fiziksel ve fizyolojik olarak sağlıklı çocuklar yetiştirmenin en önemli noktalarından bir tanesi de onları hayvanlarla iç içe yetiştirmektir. Sahipsiz bir hayvana el uzatmanın, bir canlının sorumluluğunu üstlenmenin tarifsiz huzurunu her insanın tatmasını çok önemli ve faydalı görüyoruz” dedi.

“Hayvanlar tüm insanların sorumluluğundadır”

Başkan Şahin, hayvanların insanlar üzerinde sayılamayacak kadar çok olumlu etkileri olduğunu kaydederek, “Bunları bilimsel çalışmalarda sıklıkla görüyoruz. Ruh sağlığına faydaları, kalp sağlığına faydaları, verdikleri pozitif enerji ve benzeri gibi çok büyük faydalar sağlamaktalar. Ancak onların sağlığı ve refahı söz konusu olduğunda yalnızca hayvan severlerin ve veteriner hekimlerin ön planda olduğunu üzülerek görüyoruz. Onlar sadece belirli bir zümrenin değil tüm insanların sorumluluğundadır. Bu noktada yerel yönetimlerimize, bakanlığımıza çok önemli görevler düşmektedir. Sahipsiz hayvanların rehabilitasyonu ve sağlığı konusunda yeterli veteriner hekim istihdamı, yardımcı personel istihdamı ve altyapı koşullarının iyileştirilmesi çok önemlidir. Bu konuda maalesef, henüz istediğimiz durumda değiliz. Yerel yönetimlerde görevli Veteriner Hekimlerimiz kısıtlı imkanlarla ellerinden gelenin fazlasını yaparak büyük emek veriyorlar. Ancak meclisimize de büyük görev düşüyor, yasa hala yürürlüğe girmedi mesela. Dört gözle meclisten çıkmasını bekliyoruz. Vatandaşlarımızdan da beklentimiz, sahipsiz hayvanlar konusunda duyarlı olmaları, onların refah içerisinde yaşamaları konusunda her daim el uzatmalarıdır” diye konuştu.

“Pandemi sürecinde hayvanlardan uzaklaşan insanlar oldu”

Yaşadığımız pandemi sürecinde ilk dönemlerde hayvanlardan kendilerine Kovid19 bulaşacağını düşünerek hayvanlarını sokağa bırakıldığını sözlerine ekleyen Şahin, “Hayvanlardan uzaklaşan insanlar oldu. Ancak biz meslek örgütü olarak devamlı demeçler verdik, uluslararası yayınları da takip ettiğimizi şu ana kadar hayvandan insana bir bulaşma olmadığını, onların bakım şartlarını iyileştirdiğimizde, sağlıklarına özen gösterdiğimizde hiçbir problem yaşamadan sağlık içerisinde birlikte yaşayabileceğimizi tüm platformlarda anlattık. Anlatmaya da devam edeceğiz. Bu açıklamalarımızdan sonra insanlarımızın birçoğu sosyal mesafe döneminde kendilerine arkadaş olmaları için hayvan sahiplendiler. Veteriner hekimler ve beşeri hekimlere tek tıp tek sağlık çatısı altında multidisipliner şekilde etkili bir çalışma yürütecek ortam sağlandığında da neredeyse tüm endişeler ortadan kalkacaktır.”

KAYNAK: haberturk.com

 

Dünyanın en üzgün kedisi! İşte internet aleminin yeni fenomeni üzgün kedi!

Komik kedi fotoğrafları ve videoları insanlar tarafından oldukça fazla seviliyor. Çin’de yeni bir kedi görüntüsü ortaya çıktı ama bu sefer diğerlerinden farklı. Kedi yüz mimikleri ve tüy deseni nedeni ile üzgün görünüyor…

Yüz mimikleri nedeni ile üzgün görünen kedi! Siz de bakınca üzülebilirsiniz

İnternetin kedilerden daha çok sevdiği tek bir şey varsa o da komik yüz ifadeleri olan kediler! Muhtemelen Meow Meow adlı dev bir tüy olan ikonik Grumpy Cat’i ve Tayland’ın ünlü karpuz şefi Pearl’i duymuşsunuzdur.

Şimdi de Çin’deki üzgün görünün kedi. Eşsiz yüz mimikleri sayesinde, o kadar üzgün görünüyor ki insanlar “Ne oldu?” diye merak ediyor.

Çinli bir kadın, geçen hafta Perşembe günü Doyuin’de kedinin görüntüleri paylaştı ve hızla 2 milyon görüntüleme aldı. Kadın başıboş bir kedi olduğu düşünülen Moggie’yi tekrar ziyaret etti, ancak zaten bir evcil hayvanı olduğu için kediyi evine getiremedi. Kediyi kontrol etmek ve ona yiyecek getirmek için düzenli olarak yanına gidiyor.

EŞSİZ YÜZ İFADESİ İLE ÜZGÜN KEDİ SOSYAL MEDYANIN GÜNDEMİNDE

Bir üniversite öğrencisi Şangay sokaklarında kediyi gördükten sonra, video görüntülerini TikTok benzeri Çin platformu Douyin’e yükledi. İnsanlar, gözlerinin üstündeki siyah lekeler nedeniyle sürekli üzgün görünen benzersiz görünümlü kediyi sevdi.

Bored Panda Oregon State Üniversitesi İnsan-Hayvan Etkileşimi Laboratuarı’ndan Dr. Kristyn Vitale ile kedilerin sosyal medyada nasıl bu kadar ünlü olabildiği hakkında konuştu. Vitale, dünya çapında milyonlarca insanın kedilere sahip olduğunu ve onlar için bir yakınlık ifade ettiğini bu nedenle de kedi görüntülerinin en geniş kedi seven kitlelere ulaşma potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

“KEDİ GÖRÜNTÜLERİ STRES GİDERİCİ BİR KAYNAK”

Son araştırmalar, kedi içeriğini görüntüleyen insanların ruh hallerinin iyileştiğini gösterdi. Dr. Vitale “İnsanlar daha olumlu duygular yaşadılar ve daha sonra daha da enerjik hissettiler. Bu nedenle kedi içeriği bazı insanlar için stres giderici bir kaynak olabilir “dedi.

KAYNAK: chip.com.tr

 

Gönüllü Olarak Bir Araya Gelen Gençler, Sokak Hayvanları İçin El Ele Verdi

Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde gönüllü olarak bir araya gelen gençler, sokakta kalan kedi ve köpekler için 1 günde 150 adet kulübe yapmayı hedefliyor.

Kırıkkale’nin Yahşihan İlçe Belediyesi sokak hayvanları için başlatılan ‘pati köy’ projesinin çalışmaları devam ediyor. Bu kapsamda Belediye Başkanı Osman Türkyılmaz, ülkenin çeşitli illerinden de gönüllü olarak gelen gençlerle birlikte köpekler için kulübe yapıyor. Belediye işçileri de gençlere yardım ediyor. Yaklaşık 50 genç, bir günde 150 adet kulübe yapmayı hedefliyor.

“Biz Belediye Başkanlığına seçildiğimizde Türkiye’ye model bölgede lider sloganıyla çıktık” diyerek sözlerine başlayan Yahşihan Belediye Başkanı Osman Türkyılmaz, “Biz ilk geldiğimizde burada arkadaşlarla beraber sokak hayvanlarıyla ilgili çalışmalarımız oluyor. Seçimi kazandığımız da çiçek istemedik. Biz köpek maması ve kedi maması istemiştik” dedi.

“Gönüllü Arkadaşlarla Beraber Hedefimiz Bugün 150 Yuva”

Türkyılmaz, “Burada sağ olsun 50’ye yakın gönüllü arkadaşla beraber Türkiye’nin her bir yerinden gelen arkadaşlarla beraber karınca misaliyle kışa hazırlık yapıyoruz. Biliyorsunuz karınca ile ateş böceğinin hikayesini. Biz bugünden hazırlık yapıyoruz ki kışa sokak hayvanlarımız aç ve açıkta kalmasın. Burada tüm kamuoyuna sesleniyorum. 1 keser, 1 çivi, 1 tahta en fazla 25 dakika sürüyor bir köpek kulübesini yapmak. Buradan tüm hayvanseverlerden ricamız ellerinde bulundurdukları tahtaları çivileri keserlerle beraber bölgede bulunan hayvanlara birer proje yapsınlar. Ben burada 50 tane gönüllü arkadaşla beraber hedefimiz bugün 150 yuva yapmak. Yaklaşık 300 tane can yoldaşımıza ev sahipliği yapıyoruz. Benim ricam tüm kamuoyundan 1 kap su, 1 yemek, 1 kulübe hazırlığımız şimdiden olsun” şeklinde konuştu.

“Lütfen Duyarlı Olalım”

Yahşihan ilçesine sokak hayvanlarına barına yapmak için geldiklerini belirten Cebrail Yücel, “Gönüllü olarak burada çalışıyoruz. Sokak hayvanlarına yardım etmeye çalışıyoruz. Çevremizden insanların duyarlı olmasını istiyorum. Bu sokak hayvanlarına karşı narin davranmalarını istiyorum. Çünkü bunlar bize Allah’tan emanet olarak gönderildi. Tüm hayvanlar suçlu değildir. Hayvanların hepsi masumdur. Onlara mümkün olduğunca evinizde artan bir yemek kabını sokağımızın evimizin bir köşesine koyarak yardımda bulunabiliriz hayvanlara. Açlıktan soğuktan ölüyorlar. Arabaların altında kalıyorlar, zehirleniyorlar. Lütfen duyarlı olalım” dedi.

“Hayvanlara Bir İyiliğimiz Dokunur”

Yaren Gürol ise “Bende gelmek istedim işte hepimizin oturduğu bir zaman da boş durmaktansa hayvanlara bir iyiliğimiz dokunur. Çünkü hani havalar kötü oluyor fırtına yağmur bu hayvanlar nerede yatacak kalkacak o yüzden de geldik yapıyoruz” diye konuştu.

KAYNAK: ajanimo.com