Ana Sayfa Blog Sayfa 396

SOKAK HAYVANLARI, SOKAKLARDA YAŞAMALI

Sevimli Dostlarımız Veteriner Murat Bekhan Sokak Hayvanları, Sokaklarda yaşamalı Sokaklarda yaşayan, zülüm gören hayvanlar olmasın. Aslında hem hayvan sevenlerin hem de sevmeyenlerin sözünün özü bu. Nedir bu hayvan sevmeyenlerin “sokaklarda hayvan olmasın?”düşüncesi. Sokakta yürürken herhangi bir kedi ya da köpeğe rastlamak istemiyorlar. Kendilerine göre pek çok haklı sebepleri var. Korkuyorlar, görüntülerini sevmiyorlar, şehrin yapısına uygun olmadığını düşünüyorlar, gürültü ettiklerini, hastalık yaydıklarını düşünüyorlar. Kimi sebepler hepimiz için ortak paydada. Peki hayvan sevenler neden sokakta olmalarını istemiyor, bir tek haklı sebep var. Sokakta yaşayan hayvanlar zulüm görüyor. Buna rağmen hayvan sevenler hayvanların sokaklarda yaşamasına müsaade edilmesini istiyorlar. Yeni hayvan hakları yasasının dayanağı sokaklarda hayvan kalmasın, madem kimse sokakta hayvan istemiyor, kapatalım hepsini barınaklara. İyi de hangi barınağa, kaç tane köpeği ve kediyi hapis edeceksin? E çok kolay, yapalım ormanlara barınaklar kapatalım onları birileri baksın. Kim bakacak belediyeler mi? Onların yaptıkları ayyuka çıktı zaten. Köpeği ellemeyen işçiden tutun bayram tatili gibi uzun tatillerde barınağa uğramayanına kadar her tipi var. Hayvan severler olarak bizler sokakta hayvanların çektikleri zulümden haberdarız. Bunun devam etmesini istemiyoruz. Ancak bunun kurtuluşunun kesinlikle barınaklar olmadığını da yıllar içindeki belerimiz ile öğrendik

Yasanın tarif ettiği orman içindeki doğal köpek parkları ancak hasta, sakat, yaşlı hayvanlar için bir barınma yeri olabilir. Kesinlikle sağlıklı bir köpeğin yaşam alanı olamaz. Sokak hayvanı nüfusunun kontrolü sadece kısırlaştır, aşılat ve alındığı yere serbest bırak ile olabilir. Yapılmaya çalışılan yeni yasa sokak hayvanlarını hapis etmekle sınırlı kalmayıp evde beslediğimiz pet gurubu hayvanlara da sınırlamalar getiriyor. Evde belli ağırlığın üstündeki hayvanlar beslenemez birden fazla sayıda beslenemez gibi. Yasa bu durumuyla hem hayvan haklarına müdahale hem de bizlerin kişisel haklarına müdahaledir. Gerek evde bakılan gerekse sokaklarda yaşamak zorunda kalmış hayvanlar bizimdir ve bizler onları almak isteyenlerin karşısında olacağız. Yasa ile birlikte sokaktaki hayvanlar alınıp barınaklara doğal orman parklarına hapis edilecek peki ya sonra? Sonrası korkunç bir ızdırabın başladığı yavaş ve acılı bir ölüm. Ölmek Allah’ın emri, tüm canlılar olarak bizler bu emre istesek de istemesek de icabet edeceğiz. Ancak dili olmayan Allahın bize emanet olarak bıraktığı canlılar üzerinde zülüm yapmak bizlere yakışmaz. Bunu yapmak isteyenlerin önünde biz hayvan sevenler yek vücut olarak kale duvarı gibi duracağız. Osmanlı’nın son dönemlerinde sokakta köpek kalmaması için tüm köpekler toplanıp hayırsız adaya atılmışlardı, istanbul halkı günlerce adada açlık ve hastalıktan kırılan köpeklerin çığlıklarını dinlediler. Mazlumun ettiği dua mutlaka yaratıcı tarafından kabul görür. Allah bizleri mazlumun yanında zülüm edene karşı durmamız için yarattı. Hayırsız adada son köpek öldükten sonra tarihe büyük İstanbul yangını olarak geçen yangın çıktı ki devrin İstanbul’unun pek çok semti kül oldu. Allah son köpek ölünceye dek bize hatamızdan dönmemiz için sabır gösterdi. Aynı hatayı tekrar etmeyelim. Belki yazımı okuyanlar barınaklarda hayvanların bakılacağını hatta daha mutlu bile olabileceklerini düşünüyor olabilirler. Bu sadece bir yanılgı. Dünyanın hiçbir yerinde planlanan büyüklükte bir barınak hayvan refahına jf uygun değildir. Üstüne üstlük bizim bu konuda yüzlerce tecrübemiz var. Hayırsız ada ile başlayıp daha düne kadar belediyelerin barınaklarındaki hayvanların durumu aşikar. Sizlerden isteğim gücünüzün her yettiği yerde bu durumu konuşup anlatmanız ve sokak hayvanlarını yalnız bırakmamanız. Aksi halde inanın mazlumun sesi mutlaka işitilecektir. Hayvan hakları yasasının dayanağı sokaklarda hayvan kalmasın, madem kimse sokakta hayvan istemiyor, kapatalım hepsini barınaklara. İyi de hangi barınağa, kaç tane köpeği ve kediyi hapis edeceksiniz

6 PARMAKLI HEMİNGVVAY KEDİLERİ DEVLETE EMANET

6 parmaklı Hemingvvay kedileri devlete emanet ABD’liyazarın müze olarak kullanılan evindeki 6 parmaklı kedileri mahkemelik oldu. Kedilere düzgün bakılmadığı iddia edilince 60 kedinin hakları ABD Kongresi’ne verildi B r – ‘HAYV AN REFAHI YASASI’ ABD’Lİ yazar Ernest Hemingvvay’in meşhur altı parmaklı kedileri mahkemelik oldu. Yazarın 1931-1938 yılları arasında bulunduğu Florida eyaletindeki, bugün müze olarak kullanılan sahil evinde yaşayan ve Hemingvvay’in kedisi Snovvball’un soyundan gelen yaklaşık 60 kedinin hakları ABD Kongresi’ne verildi. Olay müzeye gelen bir ziyaretçinin kedilere düzgün bakılmadığı gerekçesiyle ABD Tarım Bakanlığı’na şikâyette bulunmasıyla başladı. Bakanlık şikâyeti ‘hayvanat bahçeleri ve sirkler’ için uygulanan, hayvanları sergilemeye yönelik ‘Hayvan Refahı Yasası’ çerçevesinde değerlendirdi. Kedilerin ticari amaç için kullanıldığını savundu. 250 BİN ZİYARETÇİ TÜM bunlara rağmen açılan yeni bir dava ise müze aleyhine sonuçlandı. Mahkeme yılda 250 bin ziyaretçinin geldiği müzedeki kedilerin ticari amaçla kullanıldığı kararını aldı. Müzeye ve kedilerin sergilenmesine ilişkin kararların bundan böyle Kongre tarafından alınacağı belirtildi. Müze yetkilileri kararı yüksek mahkemeye taşıyabilecek. Ancak yetkililer konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı. Evdeki yaklaşık 60 kedi organik mamalarla besleniyor, veteriner kontrolünden geçiyor. Müzedeki kedileri kısırlaştırılıyor. Kediler Snovvball gibi altı parmaklı olmalarıyla ünlü. ¦ Diş haberler servisi

GÜNDE 300 RUBLEYE KEDİ KİRALANIYOR

Günde 300 rubleye kedi kiralanıyor __ 1 kedilerini eğiterek, kısa süreli hayvanları sevmek isteyenlere kiraya vermeye başladı. Temerova, yerel radyodan yaptığı duyuruda; şimdilik evinde toplandığı 9 sokak kedisini kiraladığını söyledi. Kediler için günlük kira bedeli ise 300 ruble (10 dolar). Maşa ve Klepa adlı kediler en çok talep edilenlerden. Temerova, elde ettiği gelirleri kedilerin beslenmesi ve veteriner masrafları için harcadığını söyledi. Arzu edenlere evsiz kediler sürekli olarak bırakılabiliyor. it. k j RUSYA’nın Krasnoyarsk kentinde Alena Temerova adındaki bir gönüllü, sokak

SADIK DOSTLARIMIZIN DEĞERİNİ BİLELİM

Sadık dostlarımızın değerini bilelim Fatma ASLAN KUNDAKÇI Miniklere ders niteliğinde bir konuma yapan BVHO Başkanı Sinan Sağlam, hayvanların sadık bir dost ve insanların hayatını devam ettirmesi için çok değerli olduğuna dikkat çekerek, “Onlara asla zarar vermeyin”’ dedi.Bursa Veteriner Hekimler Odası (BVHO), Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’ndan gelen talep üzerine Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi ile ortaklaşa Celal Bayar İlkokulu öğrencileri için, “Hayvan Haklan ve Hayvan Sevgisi” konulu seminer düzenledi. Celal Bayar İlkokulu Seminer Salonu’nda yapılan etkinlikte açılış konuşması yapan Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Sinan Sağlam, hayvanların insan hayatında Seminer sonunda “Haydut” isimli köpek, çocuklar tarafından sevgiye boğuldu. Veteriner Hekimler Odası Başkanı Sinan Sağlam, çocuklarla birlikte semineri takip etti. çok önemli bir yeri olduğunu söyledi. Evcil hayvanların sadık bir dost olduğunu belirten Sinan Sağlam ayrıca hayvanların et ve sütlerinin insanların hayatını devam ettirmesi için çok değerli besinler olduğuna dikkat çekti. Sinan Sağlam doğada yaşayan her hayvanın ekolojik dengenin bir parçası olduğunu bu nedenle hayvanlara kötü davranılmaması ve zarar verilmemesi gerektiğini de ifade etti. HAYATIMIZI KOLAYLAŞTIRIYORLAR Uludağ Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Öğretim Üyesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ebru Yalçın ise, hayvanların insanların sadık dostu olduğunu ve insan hayatını kolaylaştırdıklarını söyledi. Sunumunda çocuklara çizgi filmlerden tanıdıkları kahramanları slayt perdesinden gösteren Doç. Dr. Ebru Yalçın, “Onlar bizim dostumuzdur. Bize asla küsmezler. Hayatımızı kolaylaştırmak için üstün bir gayret gösterirler. Onların etlerinden, sütlerinden ve güçlerinden yararlanırız. Sesleri ile huzur buluruz. Hayvanlar bize dostluğun önemini öğretir yalnız kalmamamız için yanı başımızdan ayrılmazlar” dedi. Doç. Dr. Yalçın bazı hayvanların insanlar ile iç içe yaşadığını bazılarının da doğada özgürce yaşadıklarını sözlerine ekledi. HAYDUT İLGİ ODAĞI OLDU Seminerde Veteriner Hekim Derya Çetinkaya’da evcil hayvanların nasıl bakılması, sağlık ve aşılarının hangi sıklıkta yapılması ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında çocuklara bilgiler verdi. Seminer sonunda ise “Haydut” isimli köpek salona getirildi ve çocuklar sevimli köpeği sevdiler. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) Bursa Öğrenim Birimi Sorumlusu Selma Göksel’de seminer sonunda katılımcılara plaket verdi. Göksel 2011-2012 dönemini bin 600 çocuk ve 190 aktif gönüllüyle kapatan Bursa Öğrenim Birimi’nin bu yılda aynı heyecan ile çalıştığını belirterek, “Olabildiğince daha çok çocuğa dokunup etkinliklerden faydalandırmak için çalışıyoruz. Bugün Bursa Veteriner Hekimler Odası ve Uludağ Üniversitesi’nin katkısı ile güzel bir etkinliğe imza attık. Gönüllümüz Münire Çoban’ın da katkısı ile gerçekleşen bu etkinlik ile çocuklarımıza hayvan sevgisini öğretmek istedik. Çalışmalarımız devam edecek” diye konuştu.