Ana Sayfa Blog Sayfa 111

ANS Pet Ürünleri’nden Sn. Ali NARSAP ile firmaları hakkında konuştuk

–    Firmanızdan biraz bahseder misiniz?

-1992 yılında Ali Narsap Pazarlama olarak işe başladım. Sonrasında 1997 yılında ANS Ltd. Şti. olarak ticari hayatıma devam ettim. Firmamız Türkiye’de, Çin Halk Cumhuriyetinde ve Avrupa’da ithal edilen ve yerli piyasaların temin ettiği ürünlerin dağıtımını yaparak ticari hayatına devam etmektedir.

–    Evcil dostlarımız için hangi ürünlere sahipsiniz? Piyasada hangi ürünleri bulabiliyoruz?

-Ürün çeşitlerimiz:

Kedi ve köpek için; belden takım tasma, boyun tasma, sevk kayışı, otomatik makaralı tasma, yakın taşıma, eğitim tasmaları, eğitim zincirleri, zincir tasmalar, bakım ürünleri, fırça ve tarak çeşitleri, tırnak bakım ürünleri, kedi ve köpek oyuncak çeşitleri.

İthal akvaryum, ithal akvaryum bitkileri, ithal akvaryum aksesuarları, akvaryum sifon ve posterleri, hava taşları ve kepçeler, İthal ve yerli balık yemleri, ithal ve yerli su düzenleyicileri.

Kuş ürünlerinde; kafes, yem, plastik ve tahta oyuncak çeşitleri bulunmaktadır.

-Piyasalardan özellikle plastik ürünlerin hepsini temin edebiliyoruz. Yem gruplarında ise mama gruplarında sıkıntı çekmeksizin sürekli olarak temin edebiliyoruz.

–    Önümüzdeki süreçte firmanızın planları neler? Gelecek planlarından biraz bahseder misiniz?

-Önümüzdeki süreçte müşterilerimize daha iyi hizmet verebilmek adına showroomlarımızı yenileyerek mal tanıtımını daha iyi yaparak ürün çeşitliliğimizi arttırmayı planlıyoruz. Uzakdoğu’dan ithal ettiğimiz ürünlerde göstermiş olduğumuz başarıyı Avrupa’dan ithal ettiğimiz ürünlerde de göstermeyi istiyoruz.

–    Türkiye’nin pet sektörünün ihracat potansiyeli hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Firmanız bu konuda neler yapıyor ve planlıyor?

-İhracatta Türkiye olarak her yıl %30 civarında büyüyerek devam edilmesi oldukça sevindirici. Ürün bazında değil de firma bazında öne çıkmayı hedefliyoruz. Bunun için istenilen ürünleri yüksek kalitede piyasa fiyatlarında müşterilerimize sunuyoruz.

–    Son zamanlarda öne çıkan ürünleriniz nelerdir? Evcil hayvan sahiplerinin en çok tercih ettiği ürününüzden biraz bahseder misiniz?

-Genelde mama, konserve ve kedi kumu tercih ediyorlar.

–    Ürünlerinizi hangi mecralardan inceleyebilir veya tedarik edebiliriz?

-İnternet sitemizden, showroom dan ve sıcak satış yapan aracılarımızdan inceleyip tedarik edebilirler. İnternet sitemizi daha da geliştirip müşterilerimize daha profesyonel bir şekilde hizmet vermeyi amaçlıyoruz.

International K-9 & Horse Club yetkilileri ile röportajımız

“Köpek eğitimleri kesinlikle kaba güç, dövme, dikenli veya elektrikli tasma ile köpeğe baskı kurularak verilmez.”

–    Firmanızdan biraz bahseder misiniz?

International K-9 & Horse Club ilk olarak 1999 yılında International Kennels K-9 Academy adı altında köpek eğitimi, pansiyon, pet shop, pet kuaförü ve veterinerlik hizmeti vermek amacıyla veteriner hekim Ramazan Altıntop tarafından kurulmuştur. Tesis 2005 yılında International Horse Club ve Hara Restoran hizmete açmış olup sevgi ve güvenin tek adresi olarak büyümesini hizmet kalitesini arttırarak devam etmektedir.

–    Hizmetleriniz nelerdir? Tesisinizde ne gibi hizmetler vermektesiniz?

International K-9 & Horse Club Büyükçekmece Hazerfen Havaalanı yolu üzerinde Karaağaç Köyü girişinde yirmi beş dönümlük bir arazide yılın her ayında ailece yararlanabileceğiniz bir çiftlik ortamı sunuyor. Tesiste Binicilik, at bakım ve pansiyonu, horse shop, hipoterapi, köpek eğitimi ve bakımı köpek pansiyonu, pet kuaförü, pet shop ve veterinerlik hizmetlerinde faydalanır yazın cennet bahçesinde kışın ferahlatıcı salonunda Türk mutfağının lezzetli yemekleri tadabilir ya da şirket toplantınızı, nişan sünnet ve düğün gibi organizasyonlarınızı yapabileceğiniz sıcak bir ortamı siz değerli misafirlerine sunmaktadır. Kliniğimiz 7/24 hizmet vermekte olup, hedefimiz veteriner hekimliği mesleğini ve sevimli dostlarımızın hastalık teşhislerini, belirlenen tedavilerini en yüksek kalitede sunmaktadır. International Animal Clinic bilimsel ve teknolojik gelişmeleri yakından takip eden aynı zamanda araştıran veteriner hekim kadrosuna sahiptir. Tesisimizde 4 veteriner hekim mevcut olup köpeğinizin sağlık kontrolleri düzenli olarak yapılmaktadır. Her türlü teşhis, tedavi, cerrahi, doğum, dahiliye ve aşı uygulamaları yapılmaktadır.

–    En çok tercih edilen hizmetleriniz nedir?

En çok tercih edilen hizmetlerimiz; köpek eğitimi, binicilik, köpek pansiyonu, veterinerlik ve restoran olmak üzere ön plana çıkmaktadır.

–    Köpek eğitiminde sektörün öncü firmalarından birisiniz. Sizi bu alanda öncü yapan stratejinizden bahseder misiniz?

Uzman eğitimci kadrosu ve eğitim vermiş olduğu köpeklerin eğitimdeki başarıları International Kennels K9 Academy’ i sektörün öncüsü yapmıştır. Eğitimdeki çalışma prensibi tamamen köpek sahibinin ne istediği ve ne amaçla köpeğini eğittirmek istediğiyle alakalıdır. Asıl amaç köpeğin şehir ortamına ve sosyal yaşama alanlarında ki yaşam tarzına adapte olması aynı zamanda da uyum sağlamasıdır. Köpek eğitimleri kesinlikle kaba güç, dövme, dikenli veya elektrikli tasma ile köpeğe baskı kurularak verilmez. Köpeğin tamamen oyun içgüdüsü ve ödüllendirme özellikle hayır kelimesi kullanılarak şartlı refleks ile verilir. Modern eğitim araç ve gereçleriyle dizayn edilmiş 5000 metrekare açık, 400 metrekare kapalı köpek eğitim alanlarımızda hava koşullarına uygun eğitimler verilmektedir.

    Köpek kiralama hizmetinizden biraz bahseder misiniz? Köpek kiralamak ne demektir?

Özel güvenlik firmalarına veya şirketlere eğitimli güvelik amaçlı kullanıma hazır kiralamaktayız.Bu köpekler K9 eğitimli Alman Kurdu, Rottweiler veya Doberman cinsidir. Köpeklerin kiralama süresince tüm bakım ve aşıları tarafımızdan takip edilmektedir. Kiralayacak firmanın güvenlik personeliyle köpeğin kısa bir süre adaptasyonu eğitmenlerimiz tarafından yapılmaktadır. International Kennels yıllardır film yapım şirketlerine eğitimli, özel yetenekli köpekler yetiştirmektedir. Eğitimli ve seçilmiş olmaları özellikle set ekiplerinin işlerini kolayca yapmalarını sağlamaktadır.

–    Hizmetleriniz arasında binicilik eğitimleriniz de bulunuyor, eğitim sürecinden biraz bahseder misiniz?

Binicilik tesisimizde, binicilik derslerinin verildiği aynı zamanda yarışmalar düzenlemeye uygun üç adet manej bulunmaktadır. 40mx60m (2400 m2) ölçülerinde açık manej, 50x70m (3500 m2) ölçülerinde açık manej ve 1250 m2 kapalı manejin kum zeminleri binicilik sporuna uygun standartlarda ve kalitededir. Binicilik tesisimizde engel atlama çalışmaları ve yarışmaları için tüm profesyonel ekipman, çeşitli sirk ve mani takımları bulunmaktadır. Atların sağlıklı ve hijyenik bir ortamda barındığı 4mx4m 40 adet ahır, özel eğitimli seyisler ve eğitimciler, at malzeme odası, yem ve talaş depolarımız mevcuttur. Atlı Spor Kulübümüzde başlangıç seviyesinden ileri seviyeye kadar lisanslı eğitmenlerimiz tarafından binicilik dersi verilmektedir. 4-6 yaş arası çocuklara at üzerinde gezinti yapılarak denge egzersizleri, atın yürüyüşlerini tanıma, temel binicilik prensipleri, at bilgisini kapsayan derslerle ufak yaştan at sevgisini aşılamakta ve binicilik sporunu en ince detayına kadar tanıtmaktayız. 7 yaş itibarı ile binicilik dersleri okul sistemiyle seviyeler halinde verilmektedir. Temel eğitimini tamamlamış biniciler engel atlama ve dresaj disiplinlerinde branşlaşmaktadırlar. Her iki disiplinde de öğrencilerimizi lisans sınavına hazırlamaya yönelik dersler vermekteyiz. Lisanslı binicilerimizi ve atlarını yarışmaya katılacak şekilde çalıştırmaktayız. Kulübümüzde 4mx4m büyüklüğünde 60 adet ahır bulunmaktadır.

–    Hipoterapi hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? Bu terapi sonucunda ne gibi sonuçlar elde ediliyor?

Hipoterapi, fizyoterapi gören hastalara destek amacının yanı sıra zihinsel ve bedensel engellerin de algı ve fiziksel fonksiyonlarını geliştirmeye yardımcı oluyor. Zihinsel ve bedensel engelli bireyler, otistikler, depresifler ve beyin travması geçiren kişilerin iyileşme sürecine katkı sağladığı belirtilen hipoterapi; ilaç tedavisi, cerrahi ve rehabilitasyon gibi asıl tedavi yöntemlerinin alternatifi değil, onlara destek bir uygulama olarak tanımlanıyor. Kulübümüzde atın günlük sağlık kontrolü, atın hastalığının tespiti ve tedavisi yapılmaktadır. Tedavi için gerekli tüm ekipmanlar ve ilaçlar bulunmaktadır. Tıp dünyasında “hipoterapi” adı verilen at üstünde terapi yöntemi doğayla iç içe ortamlarda fizyoterapistler eşliğinde yapılıyor. Fizik, konsantrasyon ve denge hareketlerinden oluşan hipoterapi ile kişinin kendine güveni atıyor, sinir sistemi ve dolaşım sistemi düzenleniyor.

–   Pet shop hizmeti de sağlamaktasınız, Evcil dostlarımız için hangi ürünlere sahipsiniz?

Köpek için ödüllü dünyada kabul görülmüş mama, gıda, vitamin ve aksesuarları pet shop mağazamızdan güvenle temin edebilirsiniz. İşletmemizin tamamı taze, ödüllü, bilimsel yönden tüm sertifikalarını almış kaliteli ürünleri kullanmakta ve tavsiye etmektedir. Yavru, erişkin, yetişkin ve yaşlı tüm köpekler için ayrı ayrı ürünlerimiz mevcuttur. Mamaların yanı sıra vitamin çeşitlerimizde veteriner hekimlerimizin kontrolünde tavsiye edilmektedir. Her çeşit kedi ve köpek maması, kaliteli ithal tasma ve gezdirme kayışları, köpek aksesuarları, her çeşit vitaminler, her çeşit mineraller, ahşap ve plastik kulübeler, taşıma kapları, kedi ve köpek konserveleri, her türlü pet sağlık ürünleri, koruyucu malzemeler, köpek kıyafetleri, pet oyuncakları ve daha fazlası pet shop mağazamızda bulunmaktadır.

–   Pet shop hizmeti de sağlamaktasınız, Evcil dostlarımız için hangi ürünlere sahipsiniz?

Önümüzdeki süreçte var olan tesisimizi ve alt yapımızı gelişen şartlara göre yenilemek ayrıca başka bir bölgede şubeleşip işimizi ve hizmetimizi geliştirmektir.

–    Sizin okurlarımıza iletmek istedikleriniz nelerdir?

Tesisimizi ziyaret edip imkanlarından ve güzelliklerinden faydalanıp, sevdiklerine tavsiye edip bizleri varlıklarıyla şereflendirmeleridir. Sevgi ve güvenin adresi olan International K-9 & Horse Club olarak sizlerle mutlu ve büyük bir aileyiz.

Esca Pet Firma Ortaklarından Sn. Hayrullah ÖZTÜRKLER ile firmaları hakkında sohbet ettik

”Kurulduğumuz ilk günden beri, sağlıklı ürünler üretmeyi kendimize görev edindik. Bu yüzden, üretimde doğallık ve şeffaflık ilkesi ile fabrikamız her daim tüketicilerimizin ziyaret ve denetimine açıktır.”

Firmanızdan biraz bahseder misiniz?

Firmamız 2014 yılında, Ankara’da köpek çiğneme ürünleri ve ödül mamaları üretmek amacı ile %100 yerli sermaye ile kuruldu. Kuruluş amacımız, ülkemize yüksek fiyatlarla ithal edilen, düşük kaliteli ürünlerin sektördeki hakimiyetine son vererek, tüketiciyi yüksek kaliteli ürünlerle daha uygun fiyata buluşturmaktı. Kuruluşumuzdan bu yana geride bıraktığımız altı yıl içerisinde bu hedefimize ulaştığımızı gururla söyleyebilirim.
–    Evcil dostlarımız için hangi ürünlere sahipsiniz? Piyasada hangi ürünleri bulabiliyoruz? Evcil dostlarımız için ağırlıklı olarak, “Warf” markası ile sığır derisinden ve doğal hayvan sakatatlarından oluşan geniş bir ödül grubu yelpazemiz bulunmaktadır. Son olarak, Türkiye’de bir ilk olan, dondurarak kurutma teknolojisi ile üretilen %100 doğal kedi ve köpek ödüllerimizi de “Warf Naturals” markası ile tüketicinin beğenisine sunduk. Her iki markamız da tüm Türkiye genelinde bayilerimiz aracılığı ile seçkin Pet Shop ve Veteriner Kliniklerinde yerini aldı.

–    Önümüzdeki süreçte firmanızın planları neler? Gelecek planlarından biraz bahseder misiniz?

Sektörümüz sürekli büyüyen ve yeniliklere açık bir sektör olduğu için ar –ge çalışmalarımız da buna paralel olarak, ara vermeksizin devam ediyor. Kuruluşumuzdan bu yana, ürün portföyümüze ilave ettiğimiz yenilikçi ürünler ile, piyasanın övgüyle bahsedilen firmalarından biri olmayı başardık. Önümüzdeki süreçte de, yeni ürünlerimiz ve projelerimiz ile sektöre renk katmaya devam edeceğiz.

–    Türkiye’nin pet sektörünün ihracat potansiyeli hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Firmanız bu konuda neler yapıyor ve planlıyor?

Türkiye’nin Dünya pet sektöründe üretici konumu ile yerini her geçen gün daha da sağlamlaştırdığını düşünüyorum. Üretici firmalarımız,  kapasite ve ürün kalitesi açısından Dünya’nın aran üreticileri olma konusunda emin adımlarla ilerliyorlar. Biz de bu konu ile ilgili üzerimize düşen görevi elimizden geldiğince yerine getirmeye çalışıyoruz. Şu an üretmekte olduğumuz ürünlerin %80’i başta ABD ve Avrupa Birliği olmak üzere çeşitli ülkelere ihraç edilmekte.

–    Son zamanlarda öne çıkan ürünleriniz nelerdir? Evcil hayvan sahiplerinin en çok tercih ettiği ürününüzden biraz bahseder misiniz?

Yukarda da bahsettiğimi gibi, dondurarak kurutma teknolojisini Türkiye’de pet sektör ile tanıştıran ilk firma olduk. Bu teknoloji ile ürettiğimiz kedi ve köpek ödül mamalarımız, doğallığı ve tazeliği başta olmak üzere birçok özelliği ile rakiplerinden sıyrılarak, kısa sürede tüketici tarafından tercih edilen ürünler oldu.

–    Ürünlerinizi hangi mecralardan inceleyebilir veya tedarik edebiliriz?

Ürünlerimiz bayilerimiz aracılığı ile Türkiye’nin tüm seçkin Pet Shop ve Veteriner Kliniklerinde tüketiciye sunulmaktadır. Bunun yanında, ürünlerimize www.warftreats.com sitemizden ulaşılabilir.

–    Bayi ve son tüketiciye ulaşma konusunda ne gibi çalışmalarınız var, biraz bahseder misiniz?

Mevcut bayilerimiz ile ilişkilerimizi sıcak tutarak, son tüketicinin taleplerine elimizden geldiğince cevap vermeye çalışıyoruz. Bunu yanında, yeni bayilik taleplerini de dikkatle değerlendirerek, ailemize yeni iş ortakları katıyoruz.

–    Firmanız bilinen markalara sahip, bu sürece kadar markanızın tanıtımı için ne gibi çalışmalarınız oldu?

Ürünlerimizi gerek yurt içi, gerekse yurtdışı fuarlara katılarak müşterilere tanıtmaya çalıyoruz. Bunu yanında sosyal medya ve internet kanalını da elimizden geldiğince etkin bir şekilde kullanarak marka bilinirliğimizi arttırıyoruz.

–    Sizin okurlarımıza iletmek istedikleriniz nelerdir?

Tüketicinin yerli üretimi desteklemek adına, ülkemizde üretilen ürünleri tercih etmesi sektörümüz adına çok faydalı olacaktır. Bunun yanında özellikle ödül mamaları konusunda, doğal ve katkı maddesi kullanılmayan ürünler tercih etmeleri tüylü dostlarımızın sağlığı açısından son derece önemli. Kurulduğumuz ilk günden beri, sağlıklı ürünler üretmeyi kendimize görev edindik. Bu yüzden, üretimde doğallık ve şeffaflık ilkesi ile, fabrikamız her daim tüketicilerimizin ziyaret ve denetimine açıktır.

 

 

Norveç orman kedisinin özellikleri; Bakımı ve beslenmesi nasıl yapılmalı?

Norveç Orman kedisi kişiliği ve görünümü ile kedi severlerin dikkatini çekiyor. Norveç orman kedisinin kökeninin Vikinglere dayandığı düşünülüyor. Norveç orman kedisinin özellikleri, bakımı, beslenmesi ve karakteri hakkında tüm bilgiler haberimizde.

Büyüleyici bir güzelliğe sahip olan Norveç orman kedileri, dünyanın en pahalı kedi türleri arasında yer alıyor. Norveç orman kedisi, geleneksel İskandinav mitolojisinde ve efsanelerinde oldukça fazla yere sahip bir tür. Efsaneye göre Tanrıça Freya’nın arabasını çekebilen tek canlılar Norveç orman kedileriydi. Öyle ki, Tanrı Thor bile bunu yapma kabiliyetine sahip değildi.

Norveç orman kedilerinin özellikleri

Norveç orman kedilerinin özellikleri

  • Norveç orman kedileri yabancılara karşı oldukça soğuk, sahibine karşı ise nazik ve korumacı bir tür.
  • Tam olarak kökenleri bilinmese de Vikingler tarafından getirildiği kabul ediliyor.
  • Uzmanlar Norveç orman kedilerinin Avrupa ve Orta Doğu’dan gelen kedilerin Mısır ve Norveç’ten gelen kedilerle çiftleşmesi ve soğuk iklime adapte olması sonucu ortaya çıktı.
  • Başlangıçta tüyleri kısa olan Norveç orman kedileri soğuk iklime daha iyi uyum sağlayabilmek için uzun tüylü olarak evrilmiş.
  • Zor şartlara oldukça iyi uyum sağlayan bu kediler, avcılık ve tırmanma konusunda oldukça iyidir.
  • Sıcak aylarda tüy dökme eğilimleri var. Kış mevsiminde ise özellikle boynundaki tüyler belirgin şekilde kalınlaşır.
  • 10 kilograma kadar çıkabilen bu kedi ırkı güçlü fiziği ve kaslı gövdesiyle diğer kedilerden ayrılıyor.
  • Üçgen yüz hatlarına sahip olan Norveç orman kedilerinin çenesi kalın, yanakları ise etlidir.
  • Kulakları sürekli avına odaklanmış gibi dik ve sivri olan bu kediler uzun bıyıklara sahip.
  • Kuyruk yapıları uzun, yumuşak tüylü ve her zaman diktir. Ayrıca kuyruk boyları uzun ve geniştir.
  • Norveç kedilerinin doğumları diğer kedi türlerine oranla daha kolay geçer ve yavruları 3 aylıkken uzun tüylerine kavuşur.
  • Norveç orman kedilerinin bakımı için bahçeli bir ev olması en iyisidir. Bu kedilere stres atabilmeleri için gereken geniş alanın sağlanması çok önemli.

Norveç orman kedileri iyi beslendiği ve hareket ettiği sürece 18 yıla kadar yaşayabilir. Bu kedilerin de bazı kronik hastalıkları var.

  • Sindirim kanallarında tüy yumakları
  • Hipertropik kardiyomiyopati (kalp kası hastalığı
  • Kalça çıkığı
  • İdrar yolu enfeksiyonları
  • Tip IV glikojen depo hastalıkları
  • Retina ile ilgili problemler

KAYNAK: posta.com.tr

Veteriner hekim sokak hayvanlarını askıda mama uygulamasıyla besliyor

Amasya’nın Merzifon ilçesinde yaşayan veteriner hekim Ahmet Özmen, yoksullara yardım amacıyla zaman zaman gerçekleştirilen “askıda ekmek” ve “askıda çorba” gibi uygulamalardan esinlenerek sokak hayvanlarını beslemek için “askıda mama” uygulamasını hayata geçirdi.

Uygulama sayesinde birçok sokak hayvanını doyurduklarını belirten Özmen, “Mahallemizdeki kedi, köpek, kuş gibi hayvanların gıda ve su ihtiyaçları olduğunu gözlemledik. Bu hayvanlar için ne yapabiliriz diye düşündük. Öncelikle boş olan bir yeri sokak hayvanlarının barınması için düzenleyip yem ve su ihtiyaçlarını karşıladık” dedi.

Dışarıdan çok hayvan geldiğini görünce hayvansever vatandaşların kendilerine destek verdiğini dile getiren Özmen, “Daha sonra bir kampanya başlattık. Ulaşabildiğimiz bütün sokak hayvanlarının gıda ihtiyacını karşılamaya çalışıyoruz. Askıda mama uygulamasına destek veren vatandaşlarımızı tabelamıza yazarak diğer insanlara örnek olmaları için çabalıyoruz. Bu uygulama bizim de vatandaşların da hoşuna gitti. Aynı zamanda hayvanların da hoşuna gitti” ifadesini kullandı.

Salgın sürecinde lokantaların kapalı olması nedeniyle artan yemek de bulunmadığına dikkati çeken Özmen, şunları kaydetti:

Bu süreçte uygulamamızın çok işe yaradığını gördük. Biz sadece insanlık görevimizi yapıyoruz, inşallah bundan sonra kampanyamızı daha da büyütürüz. Dünyayı beraber paylaşıyoruz, bulunduğumuz yerde tek canlı biz değiliz. Onlara saygı gösterelim, onlar için yapabileceğimizi yapalım. Heves için onları alıp daha sonra evimizden uzaklaştırmayalım. Sokak hayvanlarının karnını doyurup yaşamlarını sürdürmelerini sağlamak çok zor bir şey değil. İlla evde beslemek zorunda değiliz. Sokağında, mahallende bulunan hayvanlara su verebiliyorsak su verelim, yemek verebiliyorsak yemek verelim.

Kampanyaya destek veren esnaf Yasemin Sunar ise Özmen’in uygulamasını takdir ettiklerini vurgulayarak, “Herkesin sokak hayvanlarımıza karşı duyarlı olmasını bekliyoruz. Biz Ahmet bey sayesinde sokak hayvanlarının farkına varabildik. Elimizden gelen desteği vermeye çalışıyoruz. İnşallah uygulamayla şehrimizde aç hayvan kalmayacak” diye konuştu.

KAYNAK: posta.com.tr

Serval kedisi nedir? Serval kedisinin özellikleri, bakımı ve beslenmesi

Orta boyutlu vahşi Afrika kedisi ve yerel türlerin melezi olan Serval ırkı, zorlu ve aynı ölçüde etkileyici bir cins. Peki Serval (Savannah) kedisi nedir? Serval kedisinin özellikleri nelerdir? Serval kedisinin bakımı ve beslenmesi nasıl olmalı? İşte bütün merak edilenler.

Serval (Leptailurus serval), kedigiller (Felidae) familyasından orta boyutlu vahşi bir kedidir. Serval kedileri sınıflandırma olarak Animalia Chordata Mammalia yani hayvanlar aleminin kordalılar şubesinin memeliler sınıfı üyesidir. Aslında özetle Serval kedileri, kedigiller familyasının Afrika kökenli etçil ve memeli bir türü. İlk görünüşte çitayı, vaşağı ya da Türkiye’de de nadiren görülen karakulağı andırıyor. Ancak modern moleküler DNA araştırmaları Serval kedisinin her ne kadar çitalarla benzer özellik gösterseler de aslında aslanların soyundan geldiğini destekliyor. Aynı DNA çalışmaları Afrika altın kedisi ve karakulak kedisinin genleri ile de yakın ilişkili olduğunu, bu iki cinsin melezlemesi olabileceğini de vurguluyor.

Serval kedisinin özellikleri

  • Serval kedilerinin uzunluğu 59-92 cm, kuyruğu ise 20-38 cm arasında değişmektedir. Vücut ağırlığı ise dişilerde 7-12 kg, erkeklerde ise 9-18 kg arasında seyrediyor.
  • Kendi sınıfında ince, zayıf bir hayvan olmasına rağmen uzun bacakları ve nispeten kısa kuyruğu ile oldukça güçlü bir kedidir.
  • Oval gözleri, büyük kulakları ve küçük kafası vücudu ile ilişkilidir.
  • Kürk yapısı değişkendir. Serval kedisi genellikle siyah benek şeklinde desenlere sahiptir.
  • Başının arkasından 2 ila 4 çizgi şeklindeki siyahlık sırtına ve boynuna doğru uzanır. Daha sonraları bu çizgiler de benek şekline dönüşür.
  • Bu kedilerin beyaz renkli olanların ve tüysüz olanlarının fotoğrafları olsa da aslında vahşi doğada beyaz Serval kedileri hiçbir zaman görülmez.

 Serval kedisi vücut büyüklüğü ile orantılı olarak Kedigiller ailesi içinde en uzun arka bacaklara sahip türü oluşturur.Sahip olduğu uzun arka ayakları sayesinde hareketli avlarını yakalamada büyük öneme sahiptir. Örneğin yerden 2-3 metre havaya zıplayarak uçan bir kuşu avlayabilir. Serval kedisinin diğer ayırıcı özellikleri ise büyük geniş kulakları ve kafatasında bulunan işitme ile ilişkili mühürleridir.

Serval kedisi nerelerde yaşar?

Serval kedileri, menşei olarak Afrika’nın yerlisidirler ve daha çok Tunus, Fas ve Cezayir çevresinde yaşamalarına rağmen 20. yüzyılda yaşam alanlarının daralması sebebiyle farklı yerlerde de yaşamaya alışmışlar ve bu durumda evrimleşmişlerdir. Zira bir Serval kedisi 3 bin metre yüksekliğe kadar olan alanlarda dahi yaşayabilir. Yaşam alanında küçük su birikintilerinin olması şarttır, yarı kurak veya kurak alanlarda yaşayamazlar.

Serval kedisi neyle beslenir?

Servaller gece avlanan hayvanlardır. İnsanların ve büyük yırtıcı hayvanların hareketleri azalınca avlanmaya başlarlar. Genellikle kemirgenler, kuş, tavşan, sürüngenler, böcekler, balıklar ve kurbağalarla beslenirler. Avlarının yüzde 90’ını ağırlığı 200 gramı geçmeyen canlılar oluştursa da nadiren geyik, ceylan ve keseli antiloplarla da beslenebilirler. Serval kedileri yemeklerini çok hızlı yerler. Yediklerini boğazlarında biriktirip daha sonra tekrar ağızlarına getirerek sindirimlerini tamamlarlar. Küçük avlarını tamamen yerken daha büyük olan avlarının kemiklerini, kürk, tüy, gaga, toynak vs. ayırarak yerler. Uzun arka bacakları sayesinde saatte 80 km hızda çok hızlı koşabilirler.

Serval kedisi nasıl avlanır?

Avlanmadan önce gözlerini kapatarak yaklaşık 15 dakika boyunca sesleri dinlerler ve avlarını kendilerine has bir yakalama tekniğiyle havada yakalarlar. tere inene kadar avlarını ya öldürür ya da büyük oranda sersemletmiş olurlar. Tüm kedigiller ailesinde avının peşinden gidip yakalama oranı 1/10 iken Serval kedilerinde bu oran yaklaşık yüzde 50 hatta gece avlanmada yüzde 67’ye kadar çıkar.

Serval kedisi kaç yıl yaşar?

Serval kedisi önceleri sadece Afrika ve Mısır’da bulunmasına rağmen sonraları Amerika ve Avrupa’da da yaygın olarak görülür. Serval kedilerinde gebelik süresi 66-77 gün arasında değişmektedir ve genellikle 2-3 yavru verirler. Yavrular yaklaşık 250 gram büyüklüğünde dünyaya gelmekte ve 9 ila 13. günlerde gözleri açılır. Yaklaşık 6 aylıkken kalıcı dişleri çıkar ve gerçek anlamda bu yaştan sonra avlanmaya başlarlar. Cinsel olgunluğa ulaşmaları 12-25 aylıkken gerçekleşir. Yaşam süreleri ise esaret altındayken 20 yıl kadar sürerken vahşi hayatta ortalama 10 yıl kadardır. Evcilleştirebilen bu hayvanlar, özel izinlerle getirtilip beslenebiliyor. Çok yüksek rakamlara da satılabiliyor.

KAYNAK: posta.com.tr

Köpeklerin insanlarla benzeşen yanları

Köpek, evcilleşme basamağının en üst seviyesinde olan ve insanla yakın dostluğu en eskiye dayanan hayvandır. Yüzyıllardır süre gelen dirsek teması sadık dostumuz köpekleri birlikte yaşadıkları bizlerle benzer davranış ve özellikleri edinmeye itmiştir.

İçgüdülerinin atalarına göre körelmiş olması, köpeği bizlere daha bağımlı bir hale getirmiş ve klavuzu olan insanı takip etmek de dostumuzu biraz da olsa insanlaştırmıştır.
İşte evcil köpek dostlarımızın bizlerle benzeyen yanları:

GÜN İÇİNDE BİRKAÇ KEZ ACIKIRLAR
m Periyodik besleme ihtiyacı: İlkel ve avcı olan köpek, doğada düzenli bir beslenme şekline sahip değilken evlerimizde beslediğimiz dostlarımız bizlerin programladığı düzenli ve periyodik beslenme sistemine endekslenmişlerdir. İnsan tarafından edindirilmiş bu davranış onların da tıpkı bizler gibi gün içerisinde birkaç defa acıkmalarına ve eğer beslenme saatleri gecikirse huzursuz ve stresli olmalarına sebep olmaktadır.

Hastalıklar: Köpekler de tıpkı bizler gibi hastalanabilirler. İnsanlarda da rastlanabilen kalp yetmezlikleri, böbrek fonksiyon kayıpları, karaciğer yağlanması, kanser, tiroid bozuklukları gibi sayısının arttırılabileceği birçok hastalığa yakalanabilirler. Ayrıca insan eliyle yapılan üretimler ve seleksiyon sonucunda köpekler birçok kalıtsal hastalığın da malesef sahibi olmuşlardır. İnsan manipülasyonu sonucunda (yanlış ve düzensiz beslemeler) oluşabilen obezite gibi hastalıklara da tıpkı bizler gibi yakalanabilirler.

Davranış problemleri: İnsanla bir arada grift ilişkide yaşamak köpekleri de ruhsal anlamda etkileyebilmektedir. Onlarda da stres bozuklukları, depresyon, obsesif kompulsif bozukluklar gibi birçok insansı bozukluklar görülebilmektedir. Köpeklerde görülen davranış bozukluklarının büyük bir çoğunluğu insan etkisiyle oluşurken çok küçük bir kısmı genetik kökenli olmaktadır.

DÜZENLİ EGZERSİZ ÖNEMLİ VE HAYATİ

Köpeklerin insanlarla benzeşen yanlarıEgzersiz ihtiyacı: İnsan olarak bizler için sağlıklı yaşamanın gerekliliklerinden biri olan egzersiz, köpekler için de son derece elzemdir. Düzenli egzersiz ihtiyacı köpekler için çok önemli ve hayatidir. Uzun gezintiler, koşmak ve hareketlilik onların da bağışıklık sistemini ve ruhlarını zinde tutar. Özellikle şehir hayatının merkezinde apartman dairelerinde yaşayan dostlarımız için kısıtlı alanda muhafaza edilmenin yarattığı stres ancak düzenli egzersiz ile engellenebilir.

Üşüme ve terleme: Irka ve bireysel duyarlılıklara bağlı olarak değişebilse de köpekler de tıpkı bizler gibi üşüyebilir ve terlerler. Köpeklerin soğuk ve karlı havalarda üşümediklerini zannetmek yanılgıdır. Bizden daha dayanıklı olmaları, üşümeyecekleri anlamına gelmez. Aynı zamanda sıcakta köpekler de terlerler. Sadece bizlerden farklı olarak terleme şekilleri solunum yoluyla olmaktadır.

Sosyalleşme ve oyun ihtiyacı: Köpekler de tıpkı bizler gibi sosyal canlılardır. Zaman zaman türdeşleriyle bir araya gelmek ve etkileşimde bulunmak onlar için ciddi bir ihtiyaçtır. Sürekli olarak tür dışı olan insanla ilişkide olmak zamanla köpek olduklarını unutmalarına ve tür alışkanlıklarını kaybetmelerine sebep olur. Bizler nasıl arkadaşlarımızla buluşup sosyal ortamlarda sohbet edip takım sporları yapıyorsak, köpekler de arkadaşlarıyla buluşup ilişki kurup oyun oynamaya ihtiyaç duyarlar.

Köpeklerin insanlarla benzeşen yanlarıUZUN YALNIZLIK ONLARI MUTSUZ EDER

Yalnızlığa tahammülsüzlük: Köpekler özlerinde sürü hayvanlarıdır. Doğada topluluk halinde yaşarlar ve aile ilişkileri çok kuvvetlidir. Yalnızlığı sevmediğimizi ve istemediğimizi ‘yalnızlık Allaha mahsustur’ sözüyle doğrulayan biz insanlar gibi köpekler de yalnızlığı sevmezler. Gün içerisinde uzun yalnızlıklar köpekleri mutsuz eder. İnsanla bir arada olabilmek onlar için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır.
Vücut dili ve mimik kullanma: Köpekler de tıpkı bizler gibi iletişimde vücut dillerini kullanır ve iletişimde oldukları canlının vücut sinyallerini takip ederler. Köpekleri anlayabilmek onların vücut dillerini çözümlemekle mümkündür. İnsanla olan tür dışı ilişkisinde köpeklerin vücut diliyle kendilerini ifade etme çabaları ve bizler gibi bazen yüz mimiklerini kullanmaları bizlerle benzeyen yönlerinden biridir.
Yarı etçil hale gelmiş olmaları: insan eliyle besleniyor olmak ataları etçil olan köpeklerin beslenme alışkanlıkları ve sindirim sistemlerinin değişmesine neden olmuştur. Evcilleşme ile köpeklerin besin rasyonlarına insanın kattığı tahıl bileşenleri ve endüstriyel katkılar onların sindirim alışkanlıklarını evrilterek günümüzde yarı etçil hale gelmelerine neden olmuştur. Köpekler de bizler gibi birçok besini tüketir olmuşlardır.
Özlemek: Özlemek insan için doğal kabul edilen bir duygu durumu iken köpekler de bizler gibi türdeşleri olan köpeklere yada bizler gibi tür dışı olan canlılara özlem duyabilmektedirler. Sizden bir süreliğine bile uzak kalmış olan dostunuzun size kavuştuğundaki tarifsiz sevinci özlem duygularının yansımasıdır.

KAYNAK: hürriyet.com.tr

Sıcaklık stresine giren köpekler her gün yıkanıyor

Antalya’da sıcak hava ve yüksek nem nedeniyle sıcaklık stresine giren hayvanların hareket kabiliyetleri günlük yıkama işlemiyle artırılmaya çalışılıyor. Hekim Nilay Vurkaç, hayvanların sıcaklık stresini atmaları için alıştıra alıştıra yıkadıklarını belirtti.

Antalya’da sıcak hava, Konyaaltı Belediyesi Sokak Hayvanları Sağlık Merkezi’ndeki 350 hayvanı da olumsuz etkiliyor. Sağlık merkezi görevlileri, sıcak hava ve yüksek nemden bunalan hayvanları serinletmek için büyük çaba sarf ediyor.

Hava sıcaklığının gündüz 40 dereceye ulaşmasıyla sağlık merkezi çalışanları, bakımevindeki hayvanların sağlık açısından dengede kalmaları ve sıcaklık stresinden kurtulmaları için her gün hayvanları yıkıyor. Veterinerlerin, köpekleri yıkaması ve kurulaması renkli görüntüler ortaya çıkarıyor.

Sıcaklık stresi günlük hayatlarını olumsuz etkiledi

Sıcaklık stresi günlük hayatlarını olumsuz etkiledi

Merkezden Sorumlu Veteriner Hekim Nilay Vurkaç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sıcağa duyarlı kedi ve köpeklere yönelik önlemler aldıklarını söyledi. Hayvan barınaklarının da fıskiye sistemiyle ıslatıldığını aktaran Vurkaç, aşırı sıcaklarda hayvanların strese girdiğini, mama tüketimlerinin düzensizleştiğini, hayvanların dengede kalabilmesi için suda yıkandıklarını anlattı.

Vurkaç, hayvanların streslerini atmaları için ellerinden geleni yaptıklarını belirterek şöyle konuştu: ”Sıcak havada insanlar gibi hayvanlar da serinlemek istiyor. Streslerini atıp yediklerini eritmek istiyorlar. Hayvanların yaşam alanlarını ıslatırken onları strese sokmamaya da özen gösteriyoruz. Hayvanların göz ve kulak sağlığına dikkat ederek onları sabunsuz suda günlük olarak yıkıyoruz. Bunun yanında kulübelerimizde anne hayvanların yanında yavruları da mevcut. Anne yavru ilişkisine dikkat edip, ayrı bir stres ortamı oluşturmuyoruz.”

Yıkama sonrasında hayvanların çok mutlu olduğuna değinen Vurkaç, ziyaretçilerin de bu uygulamayı keyifle izlediğini ifade etti.Her hayvan için sabunsuz yıkama işleminin uygun olmadığını anlatan Vurkaç, şunları kaydetti:

”Bazı hayvanlarımızın uyuz ve mantar hastalıkları var. Onların yıkaması ayrı dezenfektanlarla gerçekleşiyor. Diğerlerini ise alıştıra alıştıra yıkıyoruz. Göz ve kulak yapısına zarar verecek her uygulamaya karşıyız. Bunun için onlara hassas davranıyoruz. Günlük yıkama yaptığımızdan ziyaretçiler de eğlenceli anlara şahitlik ediyor. Bu sayede sahiplenme oranları tüm Türkiye’de düşerken Antalya’da artıyor.”

Vurkaç, sıcaklık ve nem miktarının normalin üzerinde seyretmesinin zararlı bakterilerin çabuk üremesine sebep olduğundan dışarıya bırakılan su ve mamaların kontrollü olarak yenilenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

KAYNAK: posta.com.tr

Kedilere neden 9 canlı denir? İşte söylentinin ardındaki gerçekler

Çocukluğumuzdan beri kedilerin 9 canlı olduğu söylenir bize. Elbette bilimsel olarak kedilerin 9 canlı olmasının ihtimali yok. Peki kediler için neden 9 canlı denir? İşte uzun yıllardır bilinen bu mitin ardında yatan gerçekler.

Kediler ölümcül felaketlerden nasıl canlı çıkıyor?

Kediler ölümcül felaketlerden nasıl canlı çıkıyor?

Kedilerin depremlerde veya başka durumlarda gökdelenlerden atlayıp yine de hayatta kaldıkları bilinen bir gerçek. 2009 yılında New York’taki binanın 16. katından atlayan Andy isimli kedi, hayatta kalmıştı.Kediler neredeyse her zaman 4 ayakları üzerine düşerler. Bunun nedeni, ‘doğrultma refleksi’ne sahip olmaları. Kediler yüksek bir yerden düştüklerinde havada daha rahat bir şekilde kendilerini çevirebilir ve böylece 4 ayak üstüne düşebilirler. Kedilerin son derece iyi denge ve refleksleri var ve insanlardan daha fazla omurları olduğu için daha esnektirler.

İngiltere'den Eski Yunan'a uzanan efsane

İngiltere’den Eski Yunan’a uzanan efsane

Eski bir İngiliz atasözü “Bir kedinin dokuz canı vardır. Üçü oyun oynaması, üçü gezinmesi ve kalan üçü de durması için” der. Kedilerin 9 canlı olduğu miti bu sözden çıkmış olabilir.9 ayrıca büyülü bir sayı. Çağlar boyunca kediler büyülü canlılar olarak adlandırıldılar. İnsanlar kedilerden hem korktular hem de onlara taptılar.Eski Yunan’da, dokuz sayısının dini çağrıştıran mistik bir sayı olarak adlandırırdı. Dolayısıyla 9 sayısı birçok kaynaktan gelmiş olabilir.

Kedilerin 9 canlı olduğu efsanesinin kesin çıkış kaynağı bilinmese de kedilerin tam bir hayatta kalma uzmanı oldukları bir gerçek.

KAYNAK: posta.com.tr