Ana Sayfa Blog Sayfa 27

Yavru Köpek Bakımı Nasıl Olmalıdır !!!

Yavru köpekler bebek oldukları için oldukça hassas olurlar. Bebeklik dönemlerinde sahiplerine alışıp onlarla birlikte yaşamayı öğrendikleri için de bakıma ve yönlendirmelere ihtiyaç duyarlar.

Yeme içme düzenleri, tuvalet alışkanlıkları, uyku düzenleri, oyun oynama sıklıkları diğer yaştaki köpeklere göre büyük farklılıklar gösterir. Mesela yavru köpeklerin beslenme ihtiyaçları yetişkin köpeklere göre oldukça farklıdır. Çünkü yavru köpeklerin dişleri tam gelişmemiş olur.

Tüm bunlardan sonra yavru köpek bakımı, düşünüldüğünden daha çok dikkat isteyen hassas bir konudur diyebiliriz. Bu nedenle bu yazıda yavru köpeklerin bakımı konusunda bilmeniz gerekenleri anlatacağız. Ancak öncelikle 1 ayın altındaki yavru köpekleri ele alalım. Çünkü yavru köpekler ilk 4 hafta diğer aylara göre çok daha hassas olurlar. Buyurun o halde, iyi okumalar!

1 Aydan Küçük Yavru Köpek Bakımı Nasıl Olur?

2 yaşının altında, özellikle 1 aya kadar olan yavru köpekler için bakım çok daha hassastır. Örneğin bu yavru köpeklerin ilk 2 ay anne sütü ile beslenmesi, kardeşleri ile uyuması ve onlarla zaman geçirmesi önemlidir. Ancak köpek, annesinden ayrı kalmışsa bakımını sizin yapmanız gerekir. Bu bakımları şöyle açıklayalım:

  • Beslenme: 1 aydan küçük yavru köpekleri günde en az 5-6 öğün düzenli olarak sıvı mamayla beslemeniz gerekir. Bunun için başlangıç köpek maması ile anne sütünün eş değeri olan tozları karıştırın ve kuru mamanın yumuşamasını bekleyin. Böylece yavru köpek dostunuz mamayı çiğneyebilir ve sindirebilir. Bu süt tozlarını internetten veya pet shop’lardan satın alabilirsiniz.
  • Gezdirme: Günlük rutin geziler hem enerjilerini atmaları hem de tuvalet ihtiyaçlarını giderebilmeleri için köpeklerin temel ihtiyaçlarının başında gelir. Ancak bu durumun yavru köpekler için farklı olduğunu söyleyebiliriz. Yavru köpeklerin dışarıda yetişkin köpekler gibi gezinti yapabilmesi için bebeklik dönemi aşılarının tamamlanmış olması önemlidir. Bu nedenle sahiplendiğiniz patili dostunuzu yaklaşık 16 hafta dışarıda gezdirmemeli, mümkün olduğunda ev içerisinde enerjisini atmasına yardımcı olmalısınız. Bu noktada köpekler için özel üretilen oyuncaklar en büyük yardımcınız olacaktır!
  • Oyun oynama: 2. ve 3. haftalardan sonra yavru köpeklerde oyun oynama gibi bazı sosyal davranışlar gelişmeye başlar. Bu dönemlerde oynadıkları oyunlar onların kas ve kemik gelişimi için oldukça önemlidir. Yavru köpekler ısırarak, atlayarak ve koşarak oyun oynamayı severler. Ayrıca bu oyunları bir oyuncakla da yapabilirler. Veteriner ya da pet shop’lardan alacağınız peluş oyuncaklar, toplar, özel lastikler patili dostunuzla tut-getir oyunlarını oynamanıza yardımcı olur. Ek olarak bu oyuncaklarla ısırmalı oyunlar da oynayabilirsiniz. Bu sayede hem ısırma ihtiyaçlarını giderebilir hem de yavruluk dönemini daha keyifli geçirebilirler.

 

 

Yavru Köpek Bakımı Rehberi: Dikkat Etmeniz Gereken Her Şey

 

 

1 Aydan Büyük Yavru Köpeklerin Bakımı

Yavru köpeklerin 4 haftadan sonra çene ve diş kuvveti gelişim gösterir. Ancak hala hastalıklara karşı bağışıklıkları zayıftır. Bu nedenle onları beslerken, gezdirirken, eğitirken çok dikkatli olmak gerekir.

1. Yavru Köpeklerin Beslenme Alışkanlığı

Yavru köpeklerin dişleri gelişmediği ve sindirim sistemleri yetişkin köpekler gibi olmadığı için onları beslerken dikkatli olmak gerekir. Sahiplendiğiniz yavru köpeğe başlangıç maması verebilirsiniz. Bu sayede yavrunun mamayı çiğnemesi daha kolay olur ve onu daha kolay sindirebilir. Ayrıca evinizde bu mamalardan yoksa ona su ile karıştırılmış inek sütü içirebilirsiniz ya da haşlanmış sebze yedirebilirsiniz.

Yavru köpeklerin, kaç aylık olduklarına göre günde tüketmesi gereken öğün sayısını şöyle sıralayalım:

  • 2 aylıkken 4 öğün
  • 4 aylıkken 3 öğün
  • 6 aylıkken 2 öğün

Mama miktarı konusunu, yavru köpeğinizin büyüklüğüne göre günlük alması gereken besin miktarını bir veteriner hekimden öğrenmeniz iyi olur. Mesela yavru köpeğinizin günde 150 gram mama yemesi gerekiyorsa bunu eşit parçalarda öğünlere bölebilirsiniz.

Sokakta yaşayan patili dostunuz için de durum bu şekildedir. Ancak öncelikle annesinin yanında olmadığından emin olmanız gerekiyor. Çünkü annesi onu kendi sütüyle daha sağlıklı bir şekilde besleyebilir. Annesinden ayrıysa yavru köpeğe inek veya keçi sütü içirebilirsiniz. Ancak bu sütler yavru köpeklere göre fazla laktozludur ve onlar için sindirmesi zordur. Bu yüzden laktozsuz sütü su ile karıştırıp yavru köpeğe vermeniz gerekir. Ayrıca köpek 1 aylıktan büyükse ona şu besinleri haşlayarak verebilirsiniz:

  • Havuç
  • Kereviz
  • Yeşil fasulye
  • Ispanak
  • Kabak
  • Tatlı patates
  • Balkabağı

 

2. Yavru Köpeklerde Tuvalet Eğitimi

Yavru köpekler, büyük köpekler gibi idrar tutamayabilir ve sıvı ağırlıklı beslendikleri için bu dönemde daha sık idrar yapabilirler. Bu nedenle yavru köpekler sık sık tuvalete gitme ihtiyacı hissederler. Belki gün içerisinde 7-8 kere idrar yapabilirler. Onlara tuvalet eğitimi vermek için öncelikle yavru köpeklerin ne zaman tuvalete gitmek isteyeceklerini bilmek gerekiyor. Mesela yemekten sonra, oyun oynarken ya da oyun oynadıktan sonra yavru köpekler tuvalete gitmek ister.

Ek olarak özellikle sahiplenilen yavru köpeklerin tuvaletini kolay yapabilmesi için özel pedler kullanılabilir ve idrarın pedlere yapılabilmesi için ödül mamalarından destek alınabilir. Tabii sokağınızdaki sahipsiz bir köpeğe bakıyorsanız ya da köpeğiniz bahçenizde yaşıyorsa böyle bir tuvalet yönlendirmesine ihtiyacınız yok.

3. Yavru Köpekler İçin İdeal Ortam

Yavru patili dostunuza bahçenizde veya evinizde bakıyorsanız ona öncelikle baktığınız yerde bir alan belirlemeniz önemli. Bu ortamın onları sakinleştirmesi, onlara aile ortamı sunması ve uygun sıcaklıklarda olması gerekir. Mesela köpeklerin uyuması için hava sıcaklığının 10 derece ve üzerinde olması önemlidir.

Bunun için özellikle soğuk havalarda ona, içine girebileceği ve sıcak bir alan inşa etmeniz gerekir. Çünkü kışın yavru köpek bakımında soğuk hava, en büyük tehdit olabilir. Bunun nedeni köpek yavrularının bağışıklık sisteminin yetişkin köpeklere göre daha zayıf olmasıdır.

Yazın yavru köpek bakımı konusunda ise onlara inşa ettiğiniz yaşam alanının içine su koymanız şart. Suyu gün içinde mümkün olduğunca tazelemenizi öneririz.

Eğer evinizde yaşayan bir yavru köpeğiniz varsa onun alanını odada bir minderle sınırlayabilirsiniz. Yavru köpek dostunuz için sınırladığınız alana yumuşak bir zemin hazırlayabilirsiniz. Bu alana yavrunun annesinin ya da kardeşlerinin kalp ritimlerini taklit edecek bir saat ve ona kardeşlerini anımsatacak bir peluş oyuncak koyabilirsiniz. Bu sayede yavru, kendini evinde ve huzurlu hissedebilir.

 

4. Yavru Köpeklerin Temizliği

Özellikle uzun tüylü yavru köpekleri temizlerken köpekler için temizleyici ya da tüy tarayıcı spreyler kullanabilirsiniz. Alternatif olarak bir bezi ıslatıp bitkisel bir sabun yardımıyla köpeğinizin patisini ve tüylerini silebilirsiniz. Ardından temiz bir ıslak bezle patili dostunuzu durulayabilir ve düşük dereceli saç kurutma makinesini uzaktan tutarak onu kurutabilirsiniz.

 

Kaynak: Semt Pati

Yavru Kedi Bakımı Konusunda Dikkat Edilmesi Gerekenler !!!

Bir yavru kedi gördüğümüzde onu sevmeden duramıyoruz. Başını okşuyoruz veya dakikalarca bir şeye ihtiyacı olup olmadığını anlamak için onu izliyoruz. Çünkü yavru kediler de tıpkı bebekler gibi bakıma muhtaç olurlar. Beslenmeye, uykuya, sevilmeye ve oyun oynamaya yetişkin kedilere göre çok daha fazla ihtiyaç duyarlar.

Anne kediler, yavrularını güvenli olduğunu düşündükleri bölgelerde korur, besler, uyutur ve sosyal davranışlarının gelişmesine katkı sağlar. Ancak bazen yavrularının doğada mücadele ederek kendilerini korumayı ve hayatta kalmayı öğrenmelerini isterler. Bu yüzden de içgüdüsel davranışlarla yavrularını terk edebilirler.

Böyle durumlarda bir yavru kediye, annesinin yokluğunu hissettirmeden geçici olarak bakmak veya onu sahiplenmek için yavru kedi bakımı konusunda bilgi sahibi olmak gerekir. Yavru kedi nasıl beslenir, nasıl uyur, nasıl oyun oynar veya ona ne zarar verir gibi soruların cevaplarını bilmek, yavru kedinin sağlığı ve gelişimi için oldukça önemli. Bu nedenle bu yazımızda yavruluk döneminde olan kedilerin ihtiyaçlarını karşılarken nelere dikkat etmeniz gerektiğini ele aldık.

 

 

Yavru Kedilerin Beslenmesi Nasıl Olur?

Bebeklerde olduğu gibi yavruluk döneminde olan bir kedi için de anne sütünden daha sağlıklı besin kaynağı bulunmaz. Ancak anne sütünden faydalanamayan 2 aydan küçük yavru kediler için üretilen çeşitli toz mamalar mevcut. Bu mamaları veteriner hekimin tavsiyesiyle veterinerlerden veya pet-shoplardan alabilirsiniz.

Özellikle 30 gün ve altındaki bebek kediler için mamayı sizin yedirmeniz gerekir. Bunun için öncelikle bir kaba toz mamayı dökün ve üzerine sıcak su ilave edin. Mamanın soğuması için bekleyin. Ardından mamayı bir biberona veya 1-2 haftalık bir kedi için şırıngaya doldurun. Kedinin arka patileri yere değecek, ön patileri ve gövdesi avcunuzun içinde olacak şekilde mamayı yedirebilirsiniz.

2 aylık yavru kediler ve daha büyük yavrular için ise bir kaba toz ve ıslak mamayı koyup karıştırabilir, mamayı kendisinin yemesini sağlayabilirsiniz. İlerleyen zamanda patili dostunuz, kuru yavru kedi mamasını tüketebilir. Ayrıca her uyku öncesi ve sonrası mama yedirmeyi unutmamak, yavrunun sağlığı ve aç kalmaması için önemli.

Yavru kediler başta olmak üzere kedilere inek ve keçi sütü gibi hayvansal sütleri içirmemeniz gerektiğini belirtmekte fayda var. Aksi halde onun gastrointestinal sistemini yani sindirim sisteminin tüm organlarını içeren sisteme zarar verebilirsiniz. Bu sütler nedeniyle yavru kedi diyare olabilir ve bu problem kötü sonuçlara yol açabilir.

 

 

Yavru Kedilerin Tuvalet Alışkanlığı Nasıl Olur?

Yemek yedikten, oyun oynadıktan sonra patili dostunuz tuvalete çıkabilir. Ancak 2 aydan küçük yavru kediler kendi başlarına idrar ve dışkı yapamayabilir veya gaz çıkaramayabilir. Bu nedenle yemeklerden sonra mideye yere masaj yaparak gaz çıkarmalarını sağlayabilirsiniz.

2 aylıktan büyük yavru kediler tuvaletlerini nasıl yapacaklarını bilir. Ancak yavru kediyi yeni sahiplendiyseniz onu evinizde tuvaletini yapmaya alıştırmanız gerekir. Bunun için geniş bir kaba kedi kumu dökebilir ve yemeğini yedikten sonra kediyi kumun içine bırakabilirsiniz. Bir kere kuma tuvaletini yaptıktan sonra tuvalet eğitimi edinmiş olur.

 

 

Yavru Kedilerin Uyku Düzeni Nasıl Olur?

Kediler ne kadar evcilleşmiş olsa da doğaları gereği avcı hayvanlardır ve enerjilerini toplayıp bir sonraki ava hazır olmak için uykuya ihtiyaç duyarlar. Peki, kediler kaç saat uyur? Yaş ve yapılan aktivitelere bağlı olarak kediler, günün ortalama 15 saatini uyuyarak geçirir. Yavruluk dönemlerinde ise daha fazla uyumaya ihtiyaç duyarlar. Yani yavrunuz günün 18 saatini uyuyarak geçiriyorsa endişe etmeyin.

Yavru kediler yer ve mekan ayrımı yapmadan aniden uykuya dalabilir. Uyku süreleri uzun, aralıkları kısa ve uykuları derin olur. Ancak kedilerin uyudukları zaman dilimleri insanlarınki gibi olmaz. Güneşin battığı ve doğduğu saatler yani alacakaranlık ve şafak vakti uyanık kalabilirler. Bu saatlerde uyanık kaldıklarında yaramazlık yapabilir ve sizi uyandırabilirler. Böyle zamanlarda onları ödüllendirmemenizi ve uyumaya devam etmenizi öneririz. Aksi halde gece uyumamayı alışkanlık haline getirirler.

Yavru Kediler Nelerle, Nasıl Oynar?

Kediler yavruluk dönemleri boyunca yetişkin kedilere göre oldukça hareketlidir. Özellikle 4-5 aylık olduklarında günün uykudan arta kalan büyük kısmını oyun oynayarak geçirirler. Yavru kedi oyunları dendiğinde ise akla hemen minik toplar, peluş oyuncaklar gelir.

Bunlara ek olarak evde yavrunuz için kendiniz oyuncak yapabilirsiniz. Mesela kullanılmış bir kağıdı buruşturarak top yapabilirsiniz. Alternatif olarak kağıdı minik bir yelpaze haline getirerek bir ipe, ipi de bir çubuğa bağlayarak dostunuzun onu yakalaması için oyun başlatabilirsiniz.

 

 

Yavru Kedilerin Hastalıklara Karşı Bağışıklıkları Nasıl Olur?

Yavru kedilerin bakımını yaparken dikkat etmeniz gereken bir konu da hastalıklardır. Özellikle anne sütü ile beslenemeyen kedilerin bağışıklık sistemi, anne sütü ile beslenen kedilere göre düşüktür. Düşük bağışıklık sistemi de birçok hastalığa davetiye çıkarır.

Bu yüzden yavru bir kediyi başka kedilerle veya köpeklerle bir arada tutmamanız gerekir. Başka bir kedi veya köpekle temasa geçtiğinizde ise yavru kediniz ile temas etmeden önce kıyafetlerinizi değiştirmenizi öneririz.

Sadece yavru kedi değil, yavru köpek veya sokak hayvanı sahiplenmek de ilgi gerektiren ciddi bir konudur. Bu yüzden onları sahiplenmeden önce hazır olduğunuzdan emin olmanız gerekir.

 

Kaynak: Semt Pati

Köpeklerde Deri Hastalıkları Hangileridir?

Köpeklerde En Yaygın Görülen Cilt Hastalıkları

Konu sevimli dostlarımız olduğu zaman onların sağlığı konusunda çok titiz olmamız gerekmektedir. Özellikle köpeklerin deri hastalıklarına çok sık maruz kalmasından dolayı bu yazımızda köpeklerde en yaygın görülen deri hastalıkları hakkında bilgi edinmeniz için faydalı olacağına inandığımız bazı bilgileri sizlerle paylaştık.

 

 

Köpeklerde Deri ve Tüy Hastalı.. | patiliyo.com

 

 

En sık görülen deri problemleri

  • Tüy dökülmesi
  • Yavru köpeklerde dermatit
  • Egzama, Gıda alerjileri, Pire alerjisi
  • Deri iltihaplanması
  • Köpeklerde mantar hastalığı
  • Köpeklerde uyuz hastalığı

Köpeklerde Tüy Dökülmesi

Köpeklerin kılları deri bölgesinde bulunan germanatif hücrelerinin içinde bulunmaktadır. Bu hücrelerin farklı nedenlerden dolayı etkilenmesinden dolayı hücreler kendini geliştiremez ve kıl kökleri yeteri besini alamayacağı için tüy dökülmeleri başlayacaktır. Bu tür etkenlerin görülmesinde en büyük neden yanlış beslenme olduğu bilinmektedir. Fakat bazı durumlarda da mevsimsel tüy dökülmesi normal durumlar içinde oluşmaktadır. Mevsimsel tüy dökülmesi köpeklerde en yaygın görülen tüy dökülme sebebidir. Bunun dışında tüy dökülmeleri doğumsal ve edinsel olarak iki farklı nedenden oluşabilmektedir.

Edinsel tüy dökülmesi: Genelde mantar, parazit, egzama gibi dış etkenlerin neden olduğu tüy dökülmeleridir. Edinsel tüy dökülmesi bazı durumlarda kimyasal zehirlenme yaşanması durumunda da görülebilmektedir.

Doğumsal tüy dökülmesi: Anne köpekte gebelik döneminde çeşitli vitamin ve mineral eksiliği oluşması durumunda yavru köpeklerde genelde lokal olmak üzere tüy dökülmeleri görülebilmektedir. Veteriner hekim kontrolü ile uygun supplement takviyesi ile geçebilmektedir.

Yavru Köpeklerde Dermatit

Genelde 12 aydan daha küçük köpeklerde görülmektedir. Özellikle çene ve karın bölgesinde çok sık görülen bu tür tüy dökülmeleri staphyloccus isimli bir bakterinden meydana gelmektedir. Veteriner hekim kontrolü ile uygulanacak ilaç tedavisi ile bu bakteri enfeksiyonu kontrol altına alınabilinmektedir.

Köpeklerde Maya Dermatiti

Genelde köpeklerde en sık görülen deri hastalıkları arasında bulunmakta ve kulak kepçesi, dış kulak karın altı gibi bölgelerde çok sık görülmektedir. Maya dermatiti oluşmasına uyuz ve pire gibi dış parazitler zemin oluşturabildiği gibi hormon bozuklukları ve yanlış beslenmede neden olabilmektedir. Maya dermatiti her cins köpek ve her yaş grubunda görülebilmektedir. Köpeklerde maya dermatiti oluşması durumunda deride meydana gelen kötü koku, kızarıklık ve deri kalitesinin düşmesi bize bu rahatsızlığı düşündürmektedir.

Köpeklerde Egzama

Köpeklerde tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına neden olan deri hastalıkları arasında bulunmaktadır. Deride hastalığın şiddetine göre meydana gelebilecek yaralar, kızarıklıklar hastanın sürekli kendini kaşıması sebebi ile enfeksiyon kapması durumunda köpeklerin yaşamlarını etkileyecek dereceye ulaşabilmektedir. Egzama köpeklerin vücudunun her bölgesinde görülebilmektedir. En etkili tedavi veteriner hekim tarafından verilecek krem, özel banyo ve ilaç takviyeleri olmaktadır.

Köpeklerde Deri İltihaplanması

Genel olarak deride yaşanan bütün rahatsızlıkların devamında kendini sürekli yalayarak, kaşıyarak ya da kendini bir yerlere sürterek enfeksiyon kapması sonucu iltihap oluşması olarak açıklanmaktadır. Özellikle Staphylococucus gibi mikro organizmalar iltihaplanmaya neden olmaktadır. İltihaplar tedavi edilmediği takdirde septisemi riskine kadar giden riskler oluşturmasından dolayı vakit kaybetmeden veteriner hekiminiz tarafından müdahale edilmesi gereken deri hastalıkları arasında bulunmaktadır.

 

 

Köpek Deri Hastalıkları - Belirtileri, Tedavisi | Leylek Vet

 

 

 

Köpeklerde Gıda Alerjisi

Hatalı besleme, protein oranı yüksek diyet, tuzlu baharatlı kızarmış rastgele ev yemekleri ile besleme, ya da bireysel olarak hassasiyet duyduğu gıda ile beslneme sonucu gıda alerjisi şekillenerek köpeklerde cilt sorunları oluşmasına neden olabilmektedir. Köpeklerin gıda alerjisine en hassas olduğu yaş aralığı 2-5 arasındadır. Kepeklenme ile başlayan deri hastalıkları tüy dökülmesi ve iltihaplanma oluşumuna kadar devam edebilmektedir. Köpeğin cinsine göre ve bireysel hassasiyetine uygun ve kaliteli mamaların seçilmesi önerilmektedir.

 

Blog | Kedi ve Köpeklerde Beslenme Hatalarından Kaynaklanan Deri Hastalıkları

 

 

Köpeklerde Mantar Hastalığı

Genelde genç hayvanların baş, kulak ve kuyruk bölümlerinde çok sık görülebilmektedir. Köpeklerde en sık görülen mantar etkeni trichophyton ve microsporum’dur. Mantarlar tedavi edilmediği takdirde daha genişleyerek 2-3 yıl boyunca köpeklerde deri sorunlarına neden olabilmektedir. Mantarlar tedavi edilmemesi durumunda kaşıntı oluşturacağı için deri bölgesinde açık yaraların oluşmasına neden olacağından ciddi enfeksiyon riskleri oluşturmaktadır.

 

 

Kaynak: Vetlove

Kedilerde En Sık Görülen Cilt ve Deri Hastalıkları Hangileridir?

İnsanlarda olduğu gibi kedilerde de cilt, dış dünya ile vücut arasındaki bir bariyer olarak görev yapar. Kedi derisindeki herhangi bir sorun cilt bariyerinde zayıflamaya neden olur ve bariyerdeki hasarlar kedilerin vücutlarının genel savunmasını azaltabilir. Birçok farklı nedenle kedilerde deri hastalıkları oluşabilir, kedilerin cildindeki problemler fark edildiğinde zaman kaybetmeden veteriner hekimlere danışılması gerekir. Kedilerde en sık görülen cilt ve deri hastalıkları arasında egzama, dermatit, kepek ve mantar enfeksiyonları öne çıkar.

Kedilerde sık görülen cilt hastalıklarının belirtileri genel anlamda ortaktır: Tüylerin dökülmesi, aşırı yalanma ve anormal kaşıntı kedilerde cilt hastalıkları belirtileri arasındaki semptomlara örnek gösterilebilir. Kedi derisindeki sorunlar kadar bu sorunların nedenleri de farklılaşabilir. Kedinizin tüylerinde matlaşma, kedilerde kaşıntı, ciltte kızarıklık, ciltte küçük kabartılar ya da tüy dökülmeleri gözlemlemeniz hâlinde veteriner hekimlerden görüş almanız bu nedenle oldukça önemlidir. Bu yazımızda kedilerde en sık görülen cilt ve deri hastalıkları ile nedenleri ve belirtileri hakkında bilgi bulabilirsiniz.

 

 

kaşınan kedi

 

 

Uyuz

Çeşitli akar türleri nedeniyle oluşabilen iltihaplı bir deri hastalığı olan uyuz, kedilerde aşırı kaşınmaya yol açar. Yüzde, göz kapaklarında, boyun ve sırt çevresinde tüy dökülmelerine de neden olabilen bu hastalık büyük çoğunlukla kedilerin kendilerini kaşırken ciltlerine zarar vermeleri ile sonuçlanır. Veteriner hekiminiz tarafından topikal tedavi uygulanmasının ya da ilaç alınmasının önerilmesi mümkündür. Ek olarak kedilerin sürekli kullandığı eşyaların temizlenmesi de eşit derecede önemlidir.  Uyuz hastalığına yol açan spesifik akar türleri bulunabilir. Maruz kalınan akar türleri uyuz hastalığı türü ve şiddeti üzerinde değişikliğe neden olabilir.

Mantar Enfeksiyonları

Kedilerde sık görülen cilt ve deri hastalıklarından biri mantar enfeksiyonlarıdır. Mantar sporlarının cilde nüfuz etmesi, solunması ve/veya yutulması sonucu ortaya çıkabilen enfeksiyonlar, genellikle bağışıklık sistemi baskılanan ve/veya hasta kedileri etkiler. Derideki mantar enfeksiyonları nemli ve sıcak hava koşullarında daha yaygın bir şekilde ortaya çıkar. Birçok mantar enfeksiyonu zoonotiktir, diğer bir deyişle insanlara da bulaşabilir. Dolayısıyla hem kedilerin sağlığının korunması hem de olası bir bulaşın engellenmesi adına kedilerde mantar enfeksiyonları belirtilerinin bilinmesi faydalı olacaktır. Kedilerde yaygın görülen mantar enfeksiyonu belirtileri arasında tüylerin dökülmesi, deride oluşan pullanma, deride püstül oluşumu bulunur. Enfeksiyonun ciddileşmesi durumunda cilt altında nodüllerin ve apselerin oluşması mümkündür. İkincil olarak bakteriyel enfeksiyonlar da meydana gelebilir.

Kedilerde mantar enfeksiyonları ilerleyebilir ve sistemik sorunlara yol açabilir. Genelde akciğerlerin ve sinir sisteminin etkilenmesine neden olan mantar enfeksiyonları kilo kaybından ateşe, nöbetlerden solunum zorluklarına dek çeşitli belirtilerle etkisini gösterebilir.

Mantar enfeksiyonlarının tedavisi enfeksiyona yol açan mantar türü ve kedilerdeki deri sorunları ile şiddeti doğrultusunda farklılaşabilir. Topikal kremlerin ve özel kedi şampuanlarının kullanılması, oral ilaçların alınması ve gerekli durumlarda nodüllerin cerrahi olarak çıkarılması gibi yöntemlere başvurulabilir.

Egzama ve Dermatit: Kedilerde Deri İltihaplarının Yönetimi

Kedilerde cilt hastalıkları alerjiler nedeniyle de gündeme gelebilir. Kedilerde cilt alerjileri söz konusu olduğunda ciddi bir kaşıntı ve acı sorunu yaşayabildikleri bilinir. Kedilerde cilt alerjisine neden olan temel unsurun belirlenmesi ile kedilerin yaşadıkları konfor düşüşü ve şikâyetler azaltılabilir. Pireler, tüketilen gıdalar ve çevresel alerjenler kedilerde cilt alerjilerine neden olan unsurlardandır.

Egzama ve dermatit kedilerde sık görülen cilt hastalıklarındandır. Egzama genellikle alerjik reaksiyonların bir sonucu olarak karşımıza çıkar. Dermatit ise alerjilere ek olarak hem enfeksiyonlar hem stres hem de çevresel faktörlere bağlı olarak görülebilir.

Kedilerde yaygın olarak atopik dermatit olarak adlandırılan egzama;

  • Genellikle boyun ve baş bölgesinde kaşınmalar,
  • Yüzde, bacakların önünde ve kol altlarında kabuklanma,
  • Yüzde, kulaklarda, bacakların önünde ve koltuk altlarında kırmızılık,
  • Aşırı yalanma nedeniyle bacakların önünde tüy dökülmesi ile karakterizedir.

Kedilerde egzama ve dermatit tedavisi kapsamında nedenlerin belirlenmesi önceliklidir. Kremler, ilaçlar, solüsyonlar tedavi kapsamında kullanılabilir. Neden doğrultusunda tedavi kısa ya da uzun süreli olarak planlanabilir.

 

 

Kedilerde En Sık Görülen Cilt ve Deri Hastalıkları Hangileridir?

 

 

Kedilerde Kepek

Kedilerde de insanlarda olduğu gibi kepek sorunu yaşanabilir. Kepeklerin az miktarda olması oldukça doğaldır, fakat belirgin ölçüde artması dikkat gerektirir. Kedilerde kepek oluşumunun ardında obezite, cilt alerjileri, cilt enfeksiyonları, dış parazitler, diyabet gibi rahatsızlıklar, hormon sorunları, otoimmün cilt rahatsızlıkları ve beslenme yetersizliği bulunabilir.

Kedilerde kepek sorunu belirgin ölçüde arttığında veteriner hekimler kepeğe yol açan hastalığın türünün ya da nedenin belirlenmesi için testler uygulayabilirler. Neden belli olduğunda tedavi bu doğrultuda şekillendirilir. Örneğin kedilerde kepek, parazitlerin sonucu olarak ortaya çıktıysa parazit tedavisi uygulanır. Kaynak enfeksiyonsa, enfeksiyon kaynağına yönelik antibiyotikler veya antifungal ilaçlar kullanılabilir.

Kedilerde Cilt ve Deri Hastalıkları Neden Olur?

Kedilerde en sık görülen cilt ve deri hastalıkları gündeme geldiğinde altta yatan birçok farklı neden bulunabildiği ifade edilebilir. Gıda alerjileri, solunan alerjenlere karşı alerjik reaksiyon oluşması, bakteriyel enfeksiyonlar, mantar enfeksiyonları, kulak akarları, parazitler, nedeni bilinmeyen enflamasyon, ilaçlara reaksiyon gösterilmesi ve yetersiz beslenme kedilerde cilt sorunlarına yol açabilen faktörlere örnek olarak gösterilebilir.

Kedilerde Cilt ve Deri Hastalıkları Nasıl Önlenir?

Kedilerde cilt ve deri hastalıkları, her zaman engellenemeyebilir. Yine de kedilerin daha sağlıklı bir cilde sahip olması ve cilt bariyerlerinin güçlendirilmesi adına çeşitli önlemler alınabilmektedir.

Kedilerde parazitlerin önlenebilmesi cilt sağlığının devamlılığı bakımından oldukça önemlidir. Düzenli olarak iç ve dış parazit ilaçlarının alınması bu kapsamda önemli bir gereklilik olarak kabul edilir. Evlerde yaşayan kedilerin parazit ilaçlarına ihtiyacının olmadığı düşüncesi doğru değildir.

Kedilerde cilt ve deri hastalıklarının önlenebilmesi için kedilerin streslerinin kontrol altında tutulması gerekir. Aşırı yalanmaya bağlı olarak ortaya çıkabilecek cilt sorunlarının engellenebilmesi adına kedilerin stres düzeyinin kontrol altında tutulması tavsiye edilir. Kedilerin stresinin azaltılabilmesi için onlara özel alan tanınması, oyun oynamalarının teşvik edilmesi, birden fazla kedinin yaşadığı evlerde kedilerin rahatlayabileceği yüksek alanların yaratılması etkili adımlar olacaktır.

Kedilerin cilt ve tüy sağlıklarının desteklenmesi adına düzenli olarak taranıp fırçalanmaları gerekir. Tüylerinin karışmaması, ciltlerindeki kan dolaşımının artırılması, cildin hava alması ve cilt yağının vücuda dengeli olarak yayılması için tüy bakımı rutin hâle getirilmelidir.

Kedilerin cilt ve deri hastalıklarına yakalanmalarının nedeni beslenme ile ilişkili olabilir. Hem yetersiz beslenme hem de kalitesiz mamaların tüketilmesi kedilerde cilt sorunlarının oluşumunu tetikleyebilir. Dolayısıyla kedilerin beslenmelerinin dikkatle planlanması ihmal edilmemelidir.

 

 

Kaynak: Petlebi

 

 

Köpeğinizin Ağız ve Diş Bakımı İçin İpuçları !!!

Köpeğinizin Ağız ve Diş Bakımı İçin İpuçları

Hem köpeğiniz hem de sizin için harika bir haberimiz var: Köpekler diş çürümesine karşı bizden çok daha dirençlidir. Bir köpeğin ağzının, insan ağzından daha temiz olması gerçeğine rağmen köpekler hala tartar, plak oluşumu ve diş eti iltihabı gibi problemler yaşayabilir. Ama endişelenmeniz gereken sadece kötü bir nefes ve sarı dişler değil. İnsanlarda olduğu gibi köpeklerde de diş problemleri hayatı tehdit eden enfeksiyonlara; kalp, karaciğer ve böbrek hastalığı gibi sorunlara yol açabilir.

Köpeğinizin ömrünü uzatacak iyi bir ağız ve diş bakımı için neler yapmamız gerektiğine bakalım:

Köpeğinizin Dişlerini Nasıl Fırçalamalısınız?

Köpeğinizin dişlerini fırçalamak için kullanabileceğiniz en iyi fırça, fotoğraftaki gibi diş eti çizgisinin altında temizlemek için 45 derece açıyla fırçalarla çift başlıdır. İnternette “çift başlı köpek diş fırçası” araması yaparak kolayca farklı alternatiflerini bulup sipariş edebilirsiniz.

Köpeğiniz ilk başta dişlerinin fırçalanmasından çok hoşlanmayabilir ama bu durumu ikiniz için de eğlenceli hale getirerek işinizi kolaylaştırabilirsiniz. Köpeğinizin yeterli miktarda egzersiz yapmış olduğu bir zaman seçin ki siz dişini fırçalarken hareketsiz oturmaya daha yatkın olsun. İlk birkaç denemede aşırıya kaçmayın. Yavaşça başlayın ve tüm ağzı henüz fırçalamış olmasanız bile köpeğinizin tedirgin olması durumunda durun. Her gün fırçaya ve macuna alıştıkça fırçalama süresini arttırabilirsiniz. Ayrıca, fırçalama sırasında yatıştırıcı ve tatlı bir ses tonuyla konuştuğunuzdan ve köpeğinizi fırçalama sonrasında bolca severek ödüllendirdiğinizden emin olun. Çok geçmeden köpeğiniz bu günlük rutini dört gözle beklemeye başlayacaktır.

Mümkünse Henüz Bir Yavruyken Fırçalamaya Alıştırın

Yetişkin köpekler dişi temizliği sırasında rahat olmayı öğrenebilir, ancak köpeğinizi daha yavruyken fırçaya ve fırçalama işlemine alıştırırsanız işiniz kolaylaşacaktır.

 

Köpeğiniz için Doğru Diş Macunu Nasıl Seçilir?

Bu çok önemli. Köpeğiniz için normal insan diş macunu KULLANMAYIN. Çoğu insan diş macunu, köpekler için son derece zehirli olan florür içerir. Köpekler için formüle edilmiş diş macunlarını pek çok evcil hayvan mağazasında ya da internette bulabilirsiniz.

 

Kuru Gıdalar Yumuşak Gıdalardan Daha İyi

Eğer diş fırçalama denemeleriniz kan, ter veya gözyaşı ile biterse, köpeğinizin ağız sağlığını korumak için yapabileceğiniz başka şeyler de var. Kuru ve gevrek mamalar, köpeğinizin dişleri için yumuşak yiyeceklerden daha iyidir, çünkü yumuşak yiyeceklerin dişlere yapışması ve çürümeye neden olması daha olasıdır.

Diş Sağlığı İçin Çiğnenebilir Kemik ve Oyuncaklar

Köpeğinizin diş etlerini ve dişlerini güçlendirmek için özel olarak tasarlanmış birçok sentetik kemik ve çiğneme oyuncağı bulabilirsiniz. Buradaki önemli nokta köpeğinize çiğnemesi için ona güvenli nesneler verdiğinizden emin olmak. Sert nesneler kırık dişlere neden olabilir.

Köpeğinize çiğnemesi için kaliteli bir kemik vermek, dişlerde plak birikmesini engeller ve dişlerin güçlü kalmasını sağlar, ancak sadece sakız çiğneyen ve ağız suyu kullanan bir insan hayal edin. Ağız sağlığını etkili bir şekilde koruduğunu söyleyemeyiz. Aynısı köpeklerimiz için de geçerlidir.

 

Veterinere Ne Zaman Gitmelisiniz?

Köpeğinizin dişlerini ister düzenli fırçalıyor olun ister olmayın; ağzına her hafta mutlaka bir göz atmalısınız. Aşağıda sıraladığımız diş problemi belirtilerinden herhangi birini fark ederseniz, köpeğinizi veterinere götürün:

–Ağız kokusu

–Yeme veya çiğneme alışkanlıklarında değişiklik

–Yüz veya ağızda pençe izi

–Depresyon

–Aşırı salya akması

–Yanlış hizalanmış veya eksik dişler

–Renksiz, kırık, eksik veya çarpık dişler

–Kırmızı, şiş, ağrılı veya kanamalı diş etleri

–Diş eti hattı boyunca sarımsı kahverengi tartar kabuğu

–Ağız içindeki şişlikler veya büyüme

 

Veterinere Ne Kadar Sık ​​Gitmelisiniz?

Köpeğiniz her ne kadar sağlıklı dişlere sahip olsa da tıpkı bizim gibi, altı ila on iki ayda bir dişlerinin bir profesyonel tarafından kontrol edilmesi gerekir. Veterinerinizden rutin kontrol sırasında diş ve ağız kontrolü yapmasını da isteyebilirsiniz.

Diş bakımı hem siz hem de patili dostunuz için sıkıntı verici olabilir, ama iyi bir bakım uzun vadede onun sağlığı için çok faydalı olmakla birlikte sizin için de ciddi bir tasarruf sağlayacaktır. Köpeğinizin ağız ve diş bakımını aksatmak pahalı ve genelde ağrılı veteriner ziyaretlerine yol açabilir. İyisi mi siz köpeğinizin ağzını temiz tutun ki birlikte uzun süre gülümsemeye devam edebilin 🙂

 

Kaynak: Patili Oteller

KEDİLERİN DİŞLERİ NASIL FIRÇALANIR?

Kediler, sevimlilikleriyle olduğu kadar sağlıklı olmalarıyla da göz dolduran evcil dostlarımızdır. Ancak, genellikle ihmal edilen bir konu olan ağız diş bakımı, kedinizin genel sağlığını etkileyen önemli bir unsurdur. “Kedilerin Dişleri Nasıl Fırçalanır?” konulu bu yazıda, özellikle diş bakımına odaklanarak, kedi sahiplerine rehberlik edeceğiz. Kedinizin dişlerini düzenli olarak temizlemek, sadece kötü nefes gibi sorunları önlemekle kalmaz, aynı zamanda diş ve diş eti sağlığını koruyarak daha uzun ve mutlu bir yaşam sürmelerine katkı sağlar.

“Kedilerin dişleri fırçalanır mı?” sorusundan sonra aklımıza gelen ilk soru çoğunlukla “Kedilerin dişleri nasıl fırçalanır?” olmaktadır. Özel kedi diş fırçasını kullanarak dişlerini nazikçe ve dairesel hareketlerle fırçalamanız faydalı olacaktır. Fırçalama alıştırması yapmak için yumuşak bir bez kullanabilirsiniz. Özellikle diş etlerine de dikkat etmeniz faydalı olacaktır. Başlangıçta kısa süreli seanslarla başlamanız ve zamanla süreyi artırarak düzenli bir rutin oluşturmanız önemlidir. Diş fırçalama rutini, kedinizle olan bağınızı güçlendirmenin yanı sıra, onun genel refahını da olumlu yönde etkileyecektir. Bu ve bunun gibi birçok diş bakımı ve diş sağlığı hakkındaki bilgileri “Kedilerin dişleri nasıl fırçalanır?” sorusu ile birlikte vermeye çalışacağız.

Kedilerin Dişi Neden Fırçalanır?

Kedilerin dişlerinin düzenli bir şekilde fırçalanması, genel sağlık ve yaşam kalitesi açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu bakım pratiği, pek çok fayda sağlar ve kedinizin uzun vadeli sağlığını olumlu yönde etkiler.

Kedilerin diş fırçalamasının en temel avantajlarından biri diş plaklarını ve diş taşlarını kontrol altında tutmaktır. Zaman içinde biriken bakteri plağı, diş taşlarına dönüşebilir ve bu durum diş eti sorunlarına, diş çürüklerine ve ağız kokusuna neden olabilir. Kedilerin diş fırçalamasının bir düzene oturtulması bu olumsuz etkileri minimize eder ve kedinizin ağız sağlığını korur.

Aynı zamanda, kedilerde diş fırçalama, diş eti sağlığını destekler. Diş eti iltihapları, diş eti çekilmeleri ve kanama gibi sorunların önlenmesi, kedinizin ağız sağlığını sürdürmek için önemlidir. Ağızdaki rahatsızlıkların erken tespiti ve tedavisi, daha ciddi sağlık sorunlarının önüne geçilmesine yardımcı olur.

Kötü ağız kokusu da ağızdaki bakterilerden kaynaklanabilir. Kedilerin diş fırçalaması, bu bakterilerin azaltılmasına yardımcı olarak kedinizin nefesinin daha taze olmasını sağlar. Bu hem kedinin hem de sahibinin daha keyifli bir deneyim yaşamasına katkı sağlar.

Kedilerde diş fırçalamanın bir diğer önemli avantajı, diş ve ağız içindeki diğer sağlık sorunlarının erken tespitine yardımcı olmasıdır. Kediler genellikle ağız ağrısı veya rahatsızlık hissettiklerini belli etmezler. Düzenli diş fırçalama sırasında dişler ve diş etleri kontrol edilerek, potansiyel sorunlar önceden tespit edilebilir ve veteriner hekim müdahalesi hızlandırılabilir.

Düzenli diş fırçalama, profesyonel diş temizliği ihtiyacını azaltabilir. Bu tür temizlikler genellikle anestezi gerektiren işlemlerdir ve düzenli ev bakımı ile bu tür müdahalelere olan ihtiyaç azaltılabilir. Kedilerde diş fırçalama sadece kedinizin ağız sağlığını değil, genel sağlığını da olumlu yönde etkileyerek daha uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmesine yardımcı olur. Bu bakım rutini, kedinizle olan bağınızı güçlendirmenin yanı sıra, onun genel refahını da artırır.

Kedilerin Dişi Neden Fırçalanır?
Kedilerin Dişi Neden Fırçalanır?

Kedilerin Dişini Fırçalarken Ne Kullanmak Gerekir?

Kedilerin diş sağlığını korumak için kullanılan malzemelerin özenle seçilmesi önemlidir. İnsanlar için üretilen diş macunları ve fırçalar, kedilerde kullanılmamalıdır çünkü içerdikleri maddeler ve tasarımlar kedi sağlığına uygun olmayabilir.

Kedilere özel diş macunları, genellikle lezzetleri kedilere daha çekici gelmesi için tasarlanmıştır. Ayrıca, kedilerin yutması durumunda zararlı olabilecek maddeler içermez. İnsanlar için üretilen diş macunları, içerdikleri florür gibi maddeler nedeniyle kedi sağlığına zarar verebilir.

Kedilere özel diş fırçaları, genellikle kedinin ağzına uygun tasarımlara sahiptir. Kedi diş fırçaları, diş etlerine ve dişlere zarar vermeden etkili bir şekilde temizlik yapacak şekilde üretilir. İnsanlar için tasarlanan diş fırçaları, kedinin ağzına uygun olmayabilir ve kullanımı sırasında kedinin strese girmesine neden olabilir.

Nasıl Yapılır?

“Kedinin dişi nasıl fırçalanır?” sorusu kritik önem taşımaktadır. Her kedi farklıdır, bu nedenle sabır, naziklik ve tutarlılık önemlidir. Başlangıçta kediniz direnç gösterebilir ancak onu mutlu edecek bir rutin oluşturmanız sayesinde zamanla alışacaktır. “Kedimin dişini nasıl fırçalarım?” diye düşünüyorsanız aşağıdaki adımlar bu süreci yönetmenizde size yardımcı olabilir.

  • Kedinizi sakinleştirecek bir yer seçin ve onunla nazik bir şekilde iletişim kurun. Başlangıçta sadece ağzına dokunarak alışmasını sağlayın.
  • Kedi diş fırçası ve diş macunu seçimine dikkat edin. Kedi diş fırçaları genellikle yumuşak kıllara sahiptir ve ağızdaki tırtıkların temizlenmesine yardımcı olacak şekilde tasarlanmıştır. Kedi diş macunları, genellikle tavuk, deniz ürünleri veya kuzu gibi lezzetlere sahip olup, kedinizin ilgisini çeker.
  • Kedinizi diş fırçalamaya alıştırmak adına yavaş bir süreç izleyin. Başlangıçta parmağınızı kullanarak ağzına hafifçe dokunun ve diş etlerine nazikçe masaj yapın. Bu, kedinizin ağzına alışmasına yardımcı olacaktır.
  • Bir süre sonra, kedi diş fırçasını ve diş macununu kullanarak diş fırçalamaya geçin. Diş fırçasına az miktarda diş macunu sürün ve kedinizin dişlerini nazikçe fırçalayın. Dairesel hareketlerle ve yavaşça fırçalayarak işlemi gerçekleştirin.
  • Diş fırçalama işlemi sonrasında kedinizi ödüllendirin. Bu, olumlu bir deneyim olarak kalmasına yardımcı olacaktır. Ödül olarak, ona sevdiği bir ödülü veya biraz oyuncak zamanı verebilirsiniz.
  • Kedinizin dişlerini düzenli olarak fırçalamak için bir rutin oluşturun. İdeali, haftada en az birkaç kez diş fırçalamaktır. Bu, diş sağlığını düzenli olarak kontrol etmenizi ve sorunları erken tespit etmenizi sağlar.
  • Kedimin dişini nasıl fırçalarım?” veya “Kedimi dış fırçalama rutinine alıştırmakta zorlanıyorum.” gibi sorunlar yaşıyorsanız veteriner hekiminizle paylaşarak destek alabilir ve süreci daha konforlu yönetebilirsiniz.

Kedi Diş Fırçalama Ne Zaman Başlamalı?

“Kedilerin dişleri fırçalanır mı?” sorusu genellikle yeni yavru kedi sahiplerinin sorduğu sorular arasında yer alır. Kedinizin diş fırçalamaya alıştırılması, mümkünse erken yaşlarda başlamalıdır. Kedi yavruyken diş fırçalamaya alıştırma, kedinin bu işlemi daha iyi tolere etmesini ve alışmasını sağlayabilir. İdeal olarak, yavru kediniz evinize geldiğinde veya diş bakımına başlamak istediğinizde bu alıştırmalara başlayabilirsiniz. Ancak, her yaşta kedinize diş fırçalamayı öğretebilirsiniz. Eğer yavru bir kedi sahibiyseniz ve “Kedi diş fırçalama ne zaman başlamalı?” sorusu hakkında tereddütleriniz varsa durumu veteriner hekiminizle paylaşarak ağız ve diş sağlığı hakkında gerekli bilgi desteğini alabilirsiniz.

Kedilerin Dişi Ne Sıklıkla Fırçalanır?

“Kedilerin dişleri fırçalanır mı?” sorusundan sonra cevabı en fazla merak edilen bir diğer soru “Kedilerin dişi ne sıklıkla fırçalanır?” olmaktadır. Kedilerin dişleri genellikle günde bir kez veya en azından haftada birkaç kez fırçalanmalıdır. Ancak, her kedi farklıdır ve bireysel ihtiyaçlar değişebilir. Kedinizin diş fırçalama sıklığına etki eden faktörler arasında genetik yatkınlık, diyet, yaş, genel sağlık durumu ve diş bakım geçmişi bulunur.

Kedinizin diş fırçalama sıklığı konusunda veteriner hekiminizle konuşmak, kedinizin özel ihtiyaçlarını değerlendirmek ve uygun bir diş bakım rutini oluşturmak önemlidir. Düzenli diş kontrolü ve fırçalama, kedinizin ağız sağlığını korumak ve olası sorunları önlemek için kritiktir.

Kedilerin Dişi Ne Sıklıkla Fırçalanır?
Kedilerin Dişi Ne Sıklıkla Fırçalanır?

1: Kedilerin Dişi Her gün Fırçalanır Mı?

İdeal olarak, kedilerin dişleri her gün fırçalanmalıdır, çünkü bu en etkili ve koruyucu yöntemdir. Ancak, her kedi farklıdır ve bazı kediler diş fırçalamayı hoş karşılamayabilir. Bu durumda, haftada birkaç kez düzenli olarak diş fırçalamak da kabul edilebilir bir pratiktir. Çoğu durumda, günde bir kereden fazla diş fırçalamak gerekli olmayabilir.

2: Kediler İçin Özel Diş Macunu ve Fırçası Var Mı?

Evet, kediler için özel diş macunu ve diş fırçası bulunmaktadır. Kedilerin ağız sağlığını korumak ve diş bakımını yapabilmek için bu özel ürünler kullanılmalıdır. Kedilere özel diş macunları, genellikle tavuk, deniz ürünleri veya kuzu gibi lezzetlere sahiptir. Bu lezzetler, kedilerin diş macununu yalamalarını teşvik eder ve diş fırçalamayı daha çekici hale getirir. Ayrıca, insanlar için kullanılan diş macunlarındaki bazı maddeler, kediler için toksik olabilir, bu nedenle özel kedi diş macunları kullanılmalıdır. Kedi diş fırçaları genellikle yumuşak kıllara sahiptir ve kedinin ağzına uygun şekilde tasarlanmıştır. İnsanlar için tasarlanan diş fırçaları, kedinin ağzına uygun olmayabilir ve kullanımı sırasında kedinin strese girmesine neden olabilir. Kedi diş fırçaları, diş etlerine ve dişlere zarar vermeden etkili bir şekilde temizlik yapacak şekilde üretilir.

Bu özel diş macunu ve diş fırçaları, kedinizin diş sağlığını korumanın yanı sıra diş plaklarını ve diş taşlarını kontrol etmek için kullanılır. Düzenli diş fırçalama, kedinizin ağız sağlığını iyileştirir, kötü ağız kokusunu azaltır ve diş sorunlarını önler.

3: Yavru Kedilerin De Dişi Fırçalanır Mı?

Yavru kedilerin diş bakımı da önemlidir ve bu süreç, kedilerin diş sağlığını erken yaşlarda koruma açısından kritiktir. Yavru kedilerin dişleri genellikle diş çıkarma döneminde ve sonrasında daha hassas olabilir. Bu nedenle, yavru kedinizin dişlerini düzenli olarak fırçalamak, diş sağlığına katkıda bulunabilir.

 

Kaynak: Vetqom

Kedi ve Köpekler Hakkında Merak Edilenler ve İpuçları !!!

Kedilerde Ergenlik Dönemi

Kediler, evcil hayvanlar arasında sevimlilikleri ve bağımsız karakterleriyle bilinirler. Ancak, her canlı gibi kediler de belli bir yaşa geldiklerinde ergenlik dönemine girerler. Ergenlik dönemi, genç kedilerin cinsel olgunluğa ulaştığı ve yetişkinlik özelliklerini kazandığı bir evre olarak bilinir. Bu dönem, genellikle kedilerin altı ay ile bir yaş arasında deneyimlediği bir süreçtir.

Kedilerin ergenlik dönemi, fiziksel ve davranışsal değişikliklerle birlikte gelir. İlk olarak, dişi kedilerde ergenlik dönemi genellikle erkek kedilere göre biraz daha erken başlar. Dişi kediler genellikle altı aylıkken bu döneme girebilirken, erkek kediler genellikle bir yaş civarında ergenlik dönemine ulaşırlar. Bu dönemde, kedilerin cinsel organları gelişir ve üreme yetenekleri ortaya çıkar.

Fiziksel değişikliklerin yanı sıra, ergenlik dönemindeki kedilerin davranışları da belirgin bir şekilde değişebilir. Kediler daha cesur ve bağımsız hale gelirken, aynı zamanda daha saldırgan ve otoriter olabilirler. Kediler arasındaki hiyerarşi mücadeleleri artabilir ve bu dönemde kedilerin işaretleme davranışları daha belirgin hale gelebilir. İdrar işaretleme, kedilerin çevrelerini işaretlemek için idrar kullanmaları anlamına gelir ve bu davranış, genellikle ergenlik döneminde görülür.

Ergenlik dönemindeki kediler, oyunculuk ve enerji seviyelerinde de artış gösterebilirler. Bu dönemde, kedilerin daha fazla egzersize ihtiyaçları olabilir ve sahipleriyle daha fazla etkileşimde bulunabilirler. Bu, kedilere uygun oyuncaklar ve aktiviteler sağlayarak enerjilerini pozitif bir şekilde yönlendirmenin önemli olduğu bir dönemdir.

Sahipleri, kedilerin ergenlik dönemini anlamak ve onlarla başa çıkmak için sabır ve anlayış göstermelidir. Kediler, bu dönemde eğitim ve sınırlamalarla daha iyi yönlendirilebilirler. Kısırlaştırma veya sterilizasyon gibi prosedürler, bu dönemde ortaya çıkabilecek istenmeyen davranışları kontrol etmeye yardımcı olabilir.

Sonuç olarak, kedilerin ergenlik dönemi sahipleri için zorlayıcı olabilir, ancak doğru yaklaşım ve bakım ile bu süreci daha kolay atlatmak mümkündür. Sağlıklı bir yaşam sürebilmeleri ve istenmeyen davranışları kontrol altına alabilmek adına veteriner önerilerine uygun şekilde hareket etmek önemlidir.

Köpeklerde Ergenlik Dönemi
Köpekler, insanların en yakın dostları olarak bilinir ve evcil hayatımızın önemli bir parçasıdır. Köpeklerin yaşam evreleri, insanlara benzer şekilde çeşitli dönemleri içerir. Bu dönemlerden biri de “ergenlik dönemi”dir. Köpeklerde ergenlik dönemi, genellikle büyümenin ve cinsel olgunluğa ulaşmanın bir parçası olarak tanımlanır.
Köpeklerde ergenlik dönemi, genellikle 6 ila 18 ay arasında değişen bir zaman dilimine denk gelir. Ancak, küçük ırklar genellikle daha erken bir yaşta ergenlik dönemine girebilirken, büyük ırklar daha geç bir yaşta bu dönemi yaşayabilirler. Bu dönem, köpeklerin hormonal değişikliklere uğradığı ve davranışlarında belirgin değişiklikler gösterdiği bir evredir.

Fiziksel olarak, köpeklerde ergenlik dönemi genellikle büyüme hızının yavaşlaması ve kemik gelişiminin tamamlanması ile karakterizedir. Cinsiyete bağlı olarak, erkek köpeklerde testislerin büyümesi ve dişi köpeklerde ilk östrus döngüsünün başlaması gibi belirtiler görülebilir. Bu dönemde köpek sahipleri, veterinerleriyle işbirliği yaparak gelişim süreçlerini takip etmeli ve cinsel olgunluğa ulaştıklarında uygun üreme kontrol önlemlerini düşünmelidirler.

 

 

Kedi köpek stok fotoğraflar, telifsiz resimler, görseller | Depositphotos

Davranışsal olarak, köpeklerde ergenlik dönemi genellikle zorlayıcı olabilir. Köpekler daha bağımsız hale gelir, yetişkin köpekler gibi davranmaya başlarlar ve sıklıkla sınırlarını zorlarlar. Eğitim ve sosyalleşme süreci bu dönemde daha da önemlidir. Köpek sahipleri, sabırlı olmalı, tutarlı bir eğitim programı uygulamalı ve köpeklerini olumlu davranışları ödüllendirerek yönlendirmelidirler.
Köpeklerde hormonel değişikliklerle birlikte gelen bu dönemde, bazı köpeklerde agresif davranışlar veya işaretleme davranışları da gözlemlenebilir. Bu durumla başa çıkabilmek için kısırlaştırma veya sterilizasyon gibi prosedürler düşünülebilir. Ancak, bu tür kararlar öncesinde veteriner ile görüşmek önemlidir.
Sonuç olarak, köpek sahipleri, köpeklerinin ergenlik dönemini anlamak ve doğru bir şekilde yönlendirmek adına bilinçli olmalıdır. Düzenli veteriner kontrolleri, sağlıklı bir beslenme programı, uygun eğitim ve sevgi dolu bir çevre, köpeklerin bu dönemi sağlıklı bir şekilde atlatmalarına yardımcı olabilir.

Yavru kediniz evde yalnız kalmaya nasıl alışır?
Evcil bir kedi sahibi oldunuz ve şimdi yavru kedinizle birlikte keyifli anlar geçiriyorsunuz. Ancak, günün belirli saatlerinde evde olamayabilirsiniz ve yavru kedinizin yalnız kalmasını sağlamak zorunda kalabilirsiniz. Yavru kedinizin evde yalnız kalmaya alışması, sabır ve doğru yönlendirmelerle mümkündür. İşte bu süreci kolaylaştırmak için bazı öneriler:
1. Kademeli Ayrılıklar:

Yavru kedinizi yalnız bırakmaya alıştırmak için ayrılıkları kademeli olarak artırın. İlk başta kısa bir süre ayrılıp, zamanla bu süreyi artırarak yavru kedinizin yalnız kalmaya alışmasına yardımcı olabilirsiniz.
2. Güvenli Bir Ortam Sağlayın:

Yavru kediniz için güvenli bir ortam oluşturun. Oyuncağı, yatağı ve tuvaleti bulunduğu yerde olsun. Bu, yavru kedinizin kendini daha güvende hissetmesine yardımcı olabilir.
3. Rutin Oluşturun:

Yavru kedinizin yaşamında bir rutin oluşturun. Beslenme, oyun ve tuvalet zamanları belirli bir düzen içinde olsun. Bu, kedinizin ne zaman ne olacağını önceden öğrenmesine yardımcı olabilir.
4. Eğlenceli ve Zihinsel Uyarıcı Oyuncaklar:

Yalnız kalan kedinizin zamanını geçirebileceği eğlenceli ve zihinsel uyarıcı oyuncaklar sağlayın. Böylece kediniz hem eğlenir hem de zamanını daha verimli değerlendirir.

5. Sakin Bir Ayrılma ve Hoşgeldin Rutini:

Kediyi evde yalnız bırakırken ve geri dönerken sakin olun. Ayrılırken kedinize kısa bir hoşça kal ritüeli uygulayın ve geri döndüğünüzde de sakin bir şekilde onu selamlayın. Bu, ayrılık ve dönüş anlarını daha az stresli hale getirebilir.

 

 

Kedi köpek stok fotoğraflar, telifsiz resimler, görseller | Depositphotos

6. Kedi Dostu Müzik veya Sesler:

Evdeyken arkaplanda kedi dostu müzik veya ses kayıtları bırakabilirsiniz. Bu, yavru kedinizin yalnızken daha az yalnız hissetmesine yardımcı olabilir.

7. Kedi Arkadaşı Düşünün:

Eğer mümkünse, yavru kediniz için bir kedi arkadaşı edinmeyi düşünün. Kediler sosyal hayvanlar olduklarından, birbirleriyle oynayabilir ve birlikte vakit geçirebilirler.

Unutmayın ki her kedi bireyseldir ve bu öneriler her kedi için aynı şekilde işlemeyebilir. Yavru kedinizin davranışlarını gözlemleyin ve ona özel çözümler geliştirmek için esnek olun. Sabır ve sevgiyle, yavru kediniz zamanla yalnız kalmaya alışacaktır.

Köpeğiniz poposunu neden yere sürtüyor?
Köpeklerin tuhaf davranışları bazen sahiplerini endişelendirebilir ve poposunu yere sürtme davranışı da bu durumlardan biridir. Bu davranışın birkaç farklı nedeni olabilir ve her bir durum, köpeğin sağlığı veya davranışsal durumu hakkında bilgi verebilir. İşte köpeğinizin poposunu yere sürtmesinin muhtemel nedenleri:

1. Kaşıntı veya Tahriş:

Köpekler, anüs bölgesindeki kaşıntı veya tahriş nedeniyle poposunu yere sürebilirler. Bu durum, parazitler, alerjiler, ya da enfeksiyonlar gibi dermatolojik sorunlardan kaynaklanabilir. Köpeğinizin poposunu sık sık sürüyorsa, veterinerle görüşmek önemlidir.

2. Anal Bez Problemleri:

Köpeklerin anüs bölgesinde bulunan anal bezler, dışkılamalar sırasında otomatik olarak boşalmalıdır. Ancak bazen bu bezler tıkanabilir veya iltihaplanabilir. Köpek, poposunu yere sürerek bu bölgedeki rahatsızlığı hafifletmeye çalışabilir. Anal bez sorunları veteriner müdahalesi gerektirebilir.

3. Temizlik ve Hijyen:

Köpekler, kendilerini temizlemek için poposunu yere sürebilirler. Bu davranış genellikle doğal bir temizlik eylemi olarak kabul edilir. Ancak, sürekli olarak aşırı temizlik davranışı da başka sorunları işaret edebilir.

4. Ters Dönmüş Tüyler:

Köpekler, anüs bölgesinde veya kuyruk altında tüylerin ters dönmesi nedeniyle rahatsızlık hissedebilirler. Bu durumda, köpek poposunu yere sürtme eğiliminde olabilir.
5. Koku Bırakma ve İletişim:

Köpekler, ter ve anal bezler aracılığıyla vücut kokularını yayarak iletişim kurarlar. Poposunu sürterek bıraktığı koku, diğer köpeklerle iletişim kurma veya alanı işaretlemek amacıyla kullanılabilir.

6. Stres veya Anksiyete:

Köpekler, stres veya anksiyete durumlarında farklı davranışlar sergileyebilirler. Poposunu yere sürtme, bu tür duygusal durumların bir belirtisi olabilir.

7. Sindirim Problemleri:

Köpekler, sindirim problemleri nedeniyle rahatsızlık hissedebilirler. Bu durumda, poposunu sürmek, içsel rahatsızlığı hafifletmeye çalışma şekli olabilir.

Köpeğinizin poposunu yere sürtme davranışı devam ediyorsa, bu durumu gözlemleyip bir veterinerle görüşmek önemlidir. Profesyonel bir değerlendirme, potansiyel sağlık sorunlarını belirlemeye ve uygun tedaviye başlamaya yardımcı olabilir.

 

 

 

Selfie cat için 22 fikir | kedi, eğlenceli kedi, hayvan

 

Köpeğiniz hangi yiyeceklerden uzak tutmalısınız?
Köpek sahipliği, sevimli dostumuzun sağlığına dikkat etmek ve ona uygun bir beslenme sağlamak anlamına gelir. Ancak, bazı insan gıdaları köpekler için zararlı olabilir veya sindirim sistemlerine uygun olmayabilir. İşte köpeğinizin uzak durması gereken bazı yiyecekler:

1. Çikolata:

Çikolata içerisinde teobromin adlı madde bulunur ve bu madde köpekler için toksik olabilir. Teobromin, köpeklerde kalp ve sinir sistemi sorunlarına yol açabilir. Bitter çikolata, sütlü çikolatadan daha yüksek teobromin içerdiği için özellikle tehlikelidir.
2. Şeker ve Şeker İçeren Yiyecekler:

Şeker içeren yiyecekler, köpeklerin kilo almasına ve diş sorunlarına neden olabilir. Ayrıca, bazı tatlandırıcılar, özellikle ksilitol, köpekler için zehirli olabilir ve hızla ciddi sorunlara yol açabilir.

3. Soğan ve Sarımsak:

Soğan ve sarımsak, köpekler için zararlı olan alliin adlı bir madde içerir. Bu maddeler, köpeklerde kan hücrelerinin parçalanmasına neden olabilir ve anemiye yol açabilir.

4. Tuzlu Yiyecekler:

Tuz, köpekler için aşırı miktarda tüketildiğinde tansiyon yükselmesine ve su tutulmasına neden olabilir. Tuzlu atıştırmalıklar ve işlenmiş gıdalar köpeğinize zarar verebilir.

5. Alkol ve Kafein:

Alkol, köpeklerde çok daha hızlı bir şekilde toksik etkiler gösterir ve alkol zehirlenmesi yaşanabilir. Kafein de kalp çarpıntısı ve sinir sistemi sorunlarına yol açabilir.

6. Çekirdek ve Kemikler:

Köpeklere küçük kemikler veya çekirdekler vermek, boğulma veya bağırsak tıkanıklığı riskini artırabilir. Ayrıca, bazı kemikler köpeklerde çatlamaya ve sindirilemeyen parçaların bağırsaklara zarar vermesine neden olabilir.

7. Süt ve Süt Ürünleri:

Bazı köpekler laktoz intoleransına sahiptir ve süt ürünleri tüketmeleri ishal, karın ağrısı gibi sindirim sorunlarına yol açabilir.

8. Üzüm ve Kuru Üzüm:

Üzüm ve kuru üzüm, köpeklerde böbrek yetmezliği ve diğer ciddi sağlık sorunlarına neden olabilen bilinmeyen bir toksin içerir.

9. Avokado:

Avokado, persin adlı bir madde içerir ve bu madde köpeklerde mide rahatsızlıklarına ve sindirim sorunlarına neden olabilir.

Köpeğinizin sağlığı için herhangi bir yiyecek eklemeye karar vermeden önce mutlaka veterinerinizle görüşmeli ve onun için uygun bir beslenme programı oluşturmalısınız. Ayrıca, insan gıdalarını köpeğinize vermeden önce o yiyeceğin onun için güvenli olup olmadığını araştırmak önemlidir.

Kedinizi Hangi Yiyeceklerden Uzak Tutmalısınız?

Kediler, özel bir beslenme ihtiyacına sahip hassas canlılardır. Ancak bazı insan gıdaları kedi sağlığına zarar verebilir veya sindirim sistemine uygun olmayabilir. İşte kedinizi uzak tutmanız gereken bazı yiyecekler:

1. Çikolata:

Çikolata içinde bulunan teobromin maddesi kediler için toksik olabilir. Bu madde, kedinin kalp ve sinir sistemi üzerinde olumsuz etkiler yapabilir ve zehirlenmelere neden olabilir.
2. Süt ve Süt Ürünleri:

Kediler genellikle laktoz intoleransına sahiptir ve süt içeren yiyecekler kedinizin sindirim sistemini rahatsız edebilir, ishal veya karın ağrısına yol açabilir.
3. Soğan ve Sarımsak:

Soğan ve sarımsak, kedinizin kan hücrelerini etkileyebilen ve anemiye yol açabilen maddeler içerir. Bu nedenle bu tür gıdalardan kaçınılmalıdır.
4. Kafein:

Kafein içeren içecekler ve yiyecekler (örneğin çay, kahve, çikolata) kedinizin kalp ve sinir sistemini etkileyebilir ve zehirlenmelere neden olabilir.

5. Alkol:

Alkol, kedi sağlığı için son derece tehlikeli olabilir ve küçük miktarlarda bile ciddi zehirlenmelere neden olabilir. Bu nedenle kesinlikle uzak tutulmalıdır.
6. Balık Kemikleri:

Balık kemikleri kediniz için tehlikeli olabilir. Kemikler boğazlarında sıkışabilir veya sindirim sistemlerine zarar verebilir.
7. Tuz:

Aşırı miktarda tuz, kedinizin böbreklerine zarar verebilir ve tansiyon sorunlarına yol açabilir. İşlenmiş veya tuzlu gıdalardan kaçının.
8. Üzüm ve Kuru Üzüm:

Üzüm ve kuru üzüm kediler için zararlıdır ve böbrek yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.
9. Şeker ve Şeker İçeren Yiyecekler:

Şeker içeren yiyecekler, kedinizin kilo almasına ve diş sorunlarına neden olabilir. Ayrıca bazı tatlandırıcılar, özellikle ksilitol, kedi sağlığı için toksik olabilir.
10. Amonyak içeren Yiyecekler:

Salam, sosis ve işlenmiş et ürünleri gibi bazı gıdalar, içerdikleri amonyak içeriği nedeniyle kedinizin sağlığını olumsuz etkileyebilir.
Kedinizin sağlığı için herhangi bir yiyecek eklemeye karar vermeden önce mutlaka veterinerinizle görüşmeli ve onun için uygun bir beslenme programı oluşturmalısınız. Kedi dostunuzun güvenliği için evdeki bu tür zararlı gıdalardan uzak durmak önemlidir.

Yavru köpeğiniz evde yalnız kalmaya nasıl alışır?
Yavru köpek sahiplendiğinizde, onun evde yalnız kalma sürecine adapte olması önemlidir. Yavru köpeğinizi yavaşça yalnız bırakma rutinine alıştırmak, hem onun stresini azaltır hem de evdeki eşyaların güvenliği için önemlidir. İşte yavru köpeğinizi evde yalnız kalmaya alıştırmak için bazı adımlar:
1. Kademeli Ayrılıklar:

Yavru köpeğinizi yalnız bırakmaya alıştırmak için kademeli bir yaklaşım benimseyin. İlk başta kısa bir süre ayrılıp zamanla süreyi artırarak, köpeğinizin yalnızlıkla baş etmesine olanak tanıyın.
2. Güvenli Bir Ortam Oluşturun:

Yavru köpeğinizin yalnız kaldığı zamanlarda bulunduğu alanı güvenli hale getirin. Zarar görebilecek eşyaları ve tehlikeli maddeleri kaldırın. Yumuşak bir yatak ve oyuncağı olan bir alan oluşturun.
3. Yavaşça Alıştırma Oyunları:

Evden çıkarken yavru köpeğinize bir oyuncak veya ödül verin. Böylece yalnız kalmak, olumlu bir deneyim haline gelebilir. Özellikle interaktif oyuncaklar, köpeğin zihinsel uyarılmasına yardımcı olabilir.
4. Rutin Oluşturun:

Yavru köpeğinize bir rutin oluşturun. Beslenme, tuvalet ihtiyacı ve egzersiz saatleri gibi rutinler, köpeğinizin ne zaman ne olacağını önceden bilmesine yardımcı olabilir.
5. Sakin Ayrılış ve Hoşgeldin Ritüeli:

Köpeğinizi yalnız bırakırken ve geri döndüğünüzde sakin olun. Ayrılırken çok dramatik bir vedalaşma ve dönüşte aşırı sevinç gösterileri, köpeğinizde ayrılık kaygısını artırabilir. Sakin ve rutin bir ayrılış ve hoşgeldin ritüeli oluşturun.
6. Evde Hafif Sesler Bırakın:

Yavru köpeğinizi yalnız bırakırken, hafif bir müzik veya televizyon sesi bırakabilirsiniz. Bu, sessizlikten kaynaklanan endişeyi azaltabilir ve köpeğinizi daha rahat hissettirebilir.
7. Profesyonel Yardım Alın:

Eğer yavru köpeğiniz evde yalnız kalmak konusunda sürekli endişe gösteriyorsa, bir uzmandan yardım almayı düşünün. Davranış uzmanları veya veteriner hekimler, yavru köpeklerin ayrılık kaygısıyla başa çıkmak için önerilerde bulunabilirler.
Sabırlı olmak ve yavru köpeğinizle olumlu bir bağ kurmak, onun evde yalnız kalmaya alışmasını kolaylaştırabilir. Her köpek bireyseldir, bu nedenle alışma süreci farklılık gösterebilir.

Köpeklerde İshal Problemleri

Köpeklerde ishal, sahipleri tarafından endişe yaratan yaygın bir sağlık sorunudur. İshal, genellikle sindirim sistemindeki bir sorunun bir belirtisi olarak ortaya çıkar ve bir dizi farklı nedenle meydana gelebilir. İşte köpeklerde ishal problemleri hakkında genel bir bakış:
Nedenler:

  1. Beslenme Değişiklikleri: Yavru köpeklerin yeni bir diyetle tanışması veya yetişkin köpeklerin gıda alerjileri, ishale neden olabilir. Ayrıca, köpeğinize insan gıdalarından verilmesi de ishal riskini artırabilir.
  2. Bakteriyel veya Viral Enfeksiyonlar: Köpekler, bakteriyel veya viral enfeksiyonlardan kaynaklanan ishal sorunları yaşayabilirler. Salmonella, parvovirus ve coronavirüs gibi patojenler köpeklerde ishale neden olabilir.
  3. Parazitler: Bağırsak parazitleri, köpeklerde ishalin yaygın nedenlerindendir. Solucanlar, kurtlar veya giardia gibi parazitler köpeklerin sindirim sistemine zarar verebilir.
  4. Stres ve Anksiyete: Köpekler, stresli durumlar veya büyük değişikliklerle karşılaştıklarında ishal yaşayabilirler. Yeni bir ev, yeni bir aile üyesi veya ani bir çevresel değişiklik bu duruma neden olabilir.
  5. Zehirlenme: Bazı yiyecekler, bitkiler veya toksik maddelerle temas, köpeğin sindirim sistemini etkileyerek ishale neden olabilir.
  6. Bağırsak Bozuklukları: İrritabl bağırsak sendromu (IBS) veya inflamatuar bağırsak hastalığı (IBD) gibi bağırsak bozuklukları, kronik ishalin altında yatan nedenler olabilir.

Belirtiler:

  • Sulu veya yumuşak dışkı
  • Aşırı miktarda dışkı
  • Dışkıda kan veya mukus
  • İştah kaybı
  • Kusma
  • Halsizlik
  • Su içme miktarında artış

Tedavi ve Önleme:

  1. Veteriner Kontrolü: Köpeğinizin ishal sorunu devam ederse, bir veterinerle iletişime geçmek önemlidir. Veteriner, köpeğin sağlık geçmişini değerlendirebilir ve uygun tedaviyi önerebilir.
  2. Diyet Değişiklikleri: Yumuşak dışkıya neden olan bir diyet değişikliği varsa, köpeğinize uygun bir diyet planı uygulamak önemlidir. Özel gıdalar veya hassas sindirim sistemine sahip köpekler için formüle edilmiş yiyecekler de kullanılabilir.
  3. Hydrasyon Sağlama: İshal sırasında köpekler sıvı kaybedebilir. Bu nedenle, köpeğinize yeterli su sağlamak önemlidir. Dehidratasyonu önlemek için köpeğin su içme miktarını gözlemlemek önemlidir.
  4. Parazit Kontrolü: Köpeğinizi düzenli olarak parazitlere karşı kontrol etmek ve veterinerin önerisi üzerine antiparaziter ilaçlar kullanmak önemlidir.
  5. Koruyucu Aşılar: Köpeğinizi koruyucu aşılarla güncel tutmak, bulaşıcı hastalıklardan kaynaklanan ishal riskini azaltabilir.
  6. Temiz ve Hijyenik Çevre: Köpeğinizin yaşadığı çevreyi temiz ve hijyenik tutmak, bakteriyel ve viral enfeksiyonlardan kaynaklanan ishal riskini azaltabilir.

Köpeğinizin ishal sorunu devam ederse veya şiddetlenirse, bir veterinerle görüşmek önemlidir. Profesyonel bir değerlendirme, köpeğinizin sağlık sorununu doğru bir şekilde tanımlayarak uygun tedaviyi başlatmaya yardımcı olabilir.

Kedilerde İshal Problemleri
Kediler, zaman zaman ishal sorunu yaşayabilen hassas canlılardır. İshal, genellikle sindirim sistemindeki bir sorunun bir belirtisi olarak ortaya çıkar ve birçok farklı nedenle meydana gelebilir. İşte kedilerde ishal problemleri hakkında genel bir bakış:
Nedenler:

  1. Beslenme Değişiklikleri: Kediler, ani bir diyet değişikliği ile karşılaştıklarında ishal yaşayabilirler. Yeni bir kedi mamasına geçiş, ishale neden olabilir.
  2. Parazitler: Bağırsak parazitleri, kedilerde ishalin yaygın nedenlerindendir. Solucanlar, giardia veya coccidia gibi parazitler kedilerin sindirim sistemine zarar verebilir.
  3. Bakteriyel veya Viral Enfeksiyonlar: Kediler, bakteriyel (Salmonella, E. coli) veya viral (feline herpesvirus, calicivirus) enfeksiyonlardan kaynaklanan ishal sorunları yaşayabilirler.
  4. Yabancı Cisimler: Kedinin sindirim sistemine giren yabancı cisimler, ishale neden olabilir. Örneğin, saç kümeleri, bitkiler veya yabancı nesneler.
  5. Zehirlenme: Bazı bitkiler, ev kimyasalları veya toksik gıdalar kedilerde zehirlenmeye ve ishal sorunlarına yol açabilir.
  6. Stres ve Anksiyete: Kediler, stresli durumlar veya büyük değişikliklerle karşılaştıklarında ishal yaşayabilirler. Yeni bir ev, yeni bir evcil hayvan veya ani bir çevresel değişiklik bu duruma neden olabilir.
  7. İrritabl Bağırsak Sendromu (IBS) veya İnflamatuar Bağırsak Hastalığı (IBD): Kronik ishalin altında yatan nedenlerden biri de bağırsak bozuklukları olabilir.

Belirtiler:

  • Sulu veya yumuşak dışkı
  • Aşırı miktarda dışkı
  • Dışkıda kan veya mukus
  • İştah kaybı
  • Kusma
  • Halsizlik
  • Su içme miktarında artış

Tedavi ve Önleme:

  1. Veteriner Kontrolü: Kedinizin ishal sorunu devam ederse, bir veterinerle iletişime geçmek önemlidir. Veteriner, kedinizin sağlık geçmişini değerlendirebilir ve uygun tedaviyi önerebilir.
  2. Diyet Değişiklikleri: Yumuşak dışkıya neden olan bir diyet değişikliği varsa, kedinize uygun bir diyet planı uygulamak önemlidir. Özel gıdalar veya hassas sindirim sistemine sahip kediler için formüle edilmiş yiyecekler de kullanılabilir.
  3. Hydrasyon Sağlama: İshal sırasında kediler sıvı kaybedebilir. Bu nedenle, kedinize yeterli su sağlamak önemlidir. Dehidratasyonu önlemek için kedinizin su içme miktarını gözlemlemek önemlidir.
  4. Parazit Kontrolü: Kedinizi düzenli olarak parazitlere karşı kontrol etmek ve veterinerin önerisi üzerine antiparaziter ilaçlar kullanmak önemlidir.
  5. Koruyucu Aşılar: Kedinizi koruyucu aşılarla güncel tutmak, bulaşıcı hastalıklardan kaynaklanan ishal riskini azaltabilir.
  6. Temiz ve Hijyenik Çevre: Kedinizin yaşadığı çevreyi temiz ve hijyenik tutmak, bakteriyel ve viral enfeksiyonlardan kaynaklanan ishal riskini azaltabilir.

Kedinizin ishal sorunu devam ederse veya şiddetlenirse, bir veterinerle görüşmek önemlidir. Profesyonel bir değerlendirme, kedinizin sağlık sorununu doğru bir şekilde tanımlayarak uygun tedaviyi başlatmaya yardımcı olabilir.

 

Kaynak: Mamaplus

Evcil Hayvanlara Mikroçipte Merak Edilenler !!!

31 Aralık’a kadar kedi, köpek ve gelincik gibi evcil hayvanlarına mikroçip taktırmayanlar para cezası, ulaşım araçlarında taşıyamama gibi yaptırımlarla karşılaşacak. Uzmanlara, hayvan dostlarının uygulamayla ilgili akıllarındaki soruları yönelttik…

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın dijital kimliklendirme projesi yeni yılla birlikte hayata geçiyor. Kedi, Köpek ve Gelinciklerin Kimliklendirilmesi Yönetmeliğine göre evde yaşayan kedi, köpek ve gelinciklere 31 Aralık tarihine kadar mikroçip takma zorunluluğu getirildi.

HANGİ BİLGİLER İŞLENECEK:
 Mikroçip uygulamasıyla Ev Hayvanı Kayıt Sistemi’ne (PETVET) hayvanın adı, pasaport numarası, türü, ırkı, cinsiyeti, rengi, doğum tarihi, hayvan sahibinin adı, bulunduğu il, ilçe, köy-mahalle bilgileri ile acil durumda ulaşılabilecek kişi bilgileri kaydedilecek. Ev hayvanlarının mikroçip numaraları ile aşı bilgileri, sahip değişikliği, kayıp durumu ve hayvana yapılan operasyonların bilgileri kayıt altına alınacak. Ev hayvanı sahibi, 16 yaşından gün almış, 18 yaşını doldurmamış ise vasisi sorumlu olacak.

KAYBOLURSA NE OLACAK: Terk edilmiş ya da kaybolmuş hayvanın daha önce sahipli olduğuna dair bilgi ve bulguya rastlanırsa sahibine durum bildirilecek ve ev hayvanını teslim alması için 30 gün süre verilecek. Hayvanı bulan kişi sahiplenmek istemediği durumlarda terk edilen sahipli ev hayvanı, bakımevi bulunan en yakın belediye tarafından hayvan bakımevine götürülecek.

Evcil hayvan edinmeden önce düşünmeniz gereken 5 madde - Evrensel

 

 

ÇİPSİZ SEYAHAT MÜMKÜN MÜ: Kara, deniz, havayolu taşımacılığında hayvanlar, Evcil Hayvan pasaportu olmadan seyahat edemeyecek. Aynı şekilde gerekli konsolosluk işlemleri uygulandıktan sonra her ülkenin belirteçleri ve gerekli testler yapıldıktan sonra yurtdışı seyahati için de mikroçip ve dolayısıyla pasaport gerekecek.

KAYITLI HAYVANIN ÖLÜMÜ HALİNDE: Kayıtlı ev hayvanlarının ölümü halinde 30 gün içerisinde Bakanlıkça yetki verilmiş kurum-kuruluş, gerçek veya tüzel kişilere bildirilecek. Yetkili veteriner hekim tarafından ev hayvanının durumu veri tabanına işlenecek.

MİKROÇİP TAKTIRMAYANA YAPTIRIM NEDİR: Evcil hayvanlarına mikroçip taktırmayan, taktırıp terk eden kişilere 3 bin 600 liraya kadar para cezası verilebilecek.

 

 

Evcil Dostlarımız » Bilgilerce

 

ÇİPİ YOKSA VETERİNER BAKMAYACAK MI?

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan: “Terk edilen hayvanlar, şikâyete konu olanlar, kaybolan veya bulunan hayvanların deri altındaki mikroçip özel bir okuyucu ile taranarak kime ait olduğu tespit edilecek. Mikroçipler takıldıktan sonra hayvanı sokağa terk ettiği saptanan kişiden, gelip hayvanı alması istenecek. Belirlenen süre içinde teslim almazsa hayvanı sokağa terk etmiş olarak kabul edilip idari para cezası uygulanacak. Yönetmelik sadece sahipli Kedi, Köpek ve gelincikleri kapsıyor. Sahipsiz hayvanlar belediyelerce kayıt altına alınıyor.”

Kedici Veteriner Hekimleri Derneği (KEDVET) ve Özel Hayvan Hastaneleri Derneği (OHHAD) Başkanı Veteriner Hekim Tarkan Özçetin: “Pirinç tanesi büyüklüğünde, 12 milimetrelik bir çip, enjektörle deri altına yerleştiriliyor. Bugüne kadar bir yan etkisine rastlamadık. Kediniz ve köpeğiniz mikroçipin varlığını hissetmeyecekler bile. Anestezi de gerektirmiyor. Bazen MR’a girmek gerekebiliyor. O zaman da ayaklarına yapılıyor. ‘Çipi olmayanlar tedavi edilmeyecek mi?’ diye çok soru geliyor. Bakanlıktan ‘Bakmayın’ diye bir tebligat gelmedi. Bu süreçte çipi yaptıramayanlar için kesinlikle sağlık hizmeti alamama durumu olmayacak.”

YER TESPİTİ MÜMKÜN MÜ: “Bu kesinlikle GPRS değil. Yerini uydudan tespit etmek gibi bir durum olamaz. Evcil hayvanı da nüfusunuza kayıt ettirmiş oluyorsunuz. Hayvanları da koruyan bir uygulama. ‘Sokağa çıkmıyor, yaptırmalı mıyım?’ diye soruyorlar. Yarın bir gün kaçmayacağının garantisini veremeyiz.”

BAKAN İNSANLARA CEZA

Hayvan Kurtarma Derneği Başkanı Zekiye Taş Köklü: “Çipin MR çekilecek hayvanlardan tekrar sökülmesi gerekiyor. Bizim hayvanların yüzde 90’ı yaşlı ve MR’a sürekli ihtiyacı oluyor. Çip sökümü için anestezi almak zorunda kalıyorlar. Bunu sadece kayıt ederek yapabilirlerdi. Hayvan bakan insanlara bir nevi ceza oldu.”

Kaynak: Hürriyet Meltem Özgenç & Umut ERDEM

Uzmanlar uyarıyor! Mamalarda paket yerine içeriğine bakın !!!

Düşük kaliteli proteinler tüm canlılarda olduğu gibi kedi ve köpek gibi evcil hayvanlarda da çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Sevimli dostlar için alınan mamaların janjanlı ambalajları yerine içeriklerine bakılmasını tavsiye eden veteriner hekimler; kalitesiz mamaların, kedi ve köpeklerde böbrek hastalıklarını tetiklerken, çoğunlukla sevimli dostları sakat bırakabildiğine dikkat çekiyor.

 

 

Uzmanlar uyarıyor! Mamalarda paket yerine içeriğine bakın

 

 

Mamadan kısılan üç beş kuruşun ileride tedavi masrafı olarak tüketiciye geri dönebildiğini hatırlatan Yılmaz; “İyi bir mama ile beslenen kedi günde bir yahut iki en fazla defa düzenli olarak dışkılar. Dışkı leş kokulu değildir ve kıvamı ne çok sert nede çok cıvıktır. Tüyler parlak ve canlıdır, az dökülür. Kedinizin ağzı kokmaz. Aşırı bir kilo alımı veya kilo kaybı gözlenmez. Mamaların paketinin janjanlı oluşu değil içeriği önemlidir. Kaliteli mamalar içerikleri ile dostlarınızın gündelik yaşamlarını kolaylaştırmaktadır. Özellikle kediler bazı gıdaları sindiremezler ya da sindirmekte zorlanırlar. Bu da metabolizmalarının çeşitli sinyaller vermesine, alerjik reaksiyonlara neden olabilmektedir. Mama içerikleri bu yüzden kedi sahipleri tarafından dikkatli incelenmelidir. Özellikle marketlerde yer alan yüksek tahıl katkılı mamalar uzun vadede böbrek sorunlarına yol açmaktadır. Mama çeşitleri içinden yapacağınız tercihlerde evcil dostunuzun bir kobay değil, sizin arkadaşınız olduğunu unutmayın” dedi.

 

 

 

 

“KALİTESİZ MAMALAR SOKAK HAYVANLARINA DAHİ VERİLMEMELİ”

Kedi ve köpeklerin sahipleriyle gönül bağı kurduklarına vurgu yapan Veteriner Hekim Ertan Yılmaz, kötü beslenmenin hayvanlarda bir takım metabolizma hastalıklarına sebebiyet verdiğine işaret ediyor. İnsanların kendi gıdalarını alırken fiyat farkını çokta önemsemediğini kaydeden Veteriner Hekim Yılmaz, çok ucuz gıdalara şüphe ile bakıldığını dile getiriyor. Aynı hassasiyetin can dostları için de gösterilmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz şunları söyledi: “Günümüzde bir çok süper market müşteri çekebilmek adına çok ucuz mamaları raflara koyabiliyor. Bu mamalar et oranı düşük, tahıl oranı yüksek vitamin mineral oranı çok dengesiz mamalardır. Bu ürünlerin içindeki kimyasal koruyucular, paketlerde yazan besin değerlerini yakalayabilmek için katılan suni vitaminler, suni mineraller, kemik unları hayvanlara ciddi zarar verebiliyor. Kalitesiz mamalar; böbrek taşları, karaciğer fonksiyon bozuklukları, bağırsak problemleri, kalp problemleri, ciddi tüy dökülmeleri, deri bütünlüğünün bozulması, mantar problemleri, egzema, bitmeyen kaşıntı, ishal, anal kese problemlere davetiye çıkarıyor. Bu tür ürünleri değil evcil hayvanlara sokak hayvanlarına dahi verilmemesi gerekir.”

Kaynak: Sabah

 

 

 

 

 

Kedi ve Köpeklerin Kişisel Bakımı !!!

Kedi ve köpeklerin kişisel bakımı, genel sağlık ve refahlarını korumak için oldukça önemlidir. Bu bakım rutinleri, evcil hayvanınızın temizlik, sağlık ve görünümünü korumanıza yardımcı olur. İşte kedi ve köpekler için önemli kişisel bakım adımları:

 

Kedi ve köpek neden uzlaşamaz? | Şalom Gazetesi - 12.02.2025

 

1. Tüy Bakımı

  • Düzenli Fırçalama: Kedi ve köpeklerin düzenli olarak fırçalanması, tüylerin sağlıklı kalmasını ve dökülmeyi azaltır. Ayrıca tüylerin altında biriken ölü deri hücrelerini ve kirleri temizler.
  • Banyo: Köpekler, belirli aralıklarla yıkanmalıdır. Kediler genellikle kendilerini yalarlar, ancak bazı durumlarda banyo gerekebilir. Kediler için özel olarak formüle edilmiş şampuanlar kullanılmalıdır.

2. Tırnak Bakımı

  • Tırnak Kesimi: Kedinizin veya köpeğinizin tırnaklarını düzenli olarak kesmek, tırnakların aşırı uzamasını ve çatlamasını önler. Dikkatli olunmalı ve tırnak damarına zarar verilmemelidir.

3. Diş Bakımı

  • Diş Fırçalama: Köpekler ve bazı kediler için diş fırçalama, plak birikimini azaltır ve diş eti hastalıklarını önler. Evcil hayvanlar için özel diş fırçaları ve diş macunları kullanılmalıdır.
  • Diş Temizleme Oyuncakları: Özellikle köpekler için diş temizleme oyuncakları, dişlerin mekanik olarak temizlenmesine yardımcı olur.

4. Kulak ve Göz Bakımı

  • Kulak Temizliği: Köpeklerde düzenli olarak kulak temizliği yapılmalıdır. Pamuklu çubuklar kullanılmamalı ve sadece dış kulak kıvrımları temizlenmelidir.
  • Göz Temizliği: Göz çevresinde biriken kir ve göz akıntıları düzenli olarak temizlenmelidir. İleri durumlarda veteriner hekime danışılmalıdır.

5. Beslenme ve Su İhtiyacı

  • Sağlıklı Beslenme: Kedi ve köpekler için dengeli ve sağlıklı bir diyet önemlidir. Yaş, cinsiyet, aktivite seviyesi ve sağlık durumuna göre uygun beslenme programı belirlenmelidir.
  • Su Temini: Evcil hayvanınızın her zaman taze suya erişimi olmalıdır. Özellikle kuru mamalarla beslenen hayvanlar için su tüketimi önemlidir.

 

 

Kediler de 'köpekler kadar akıllı' - BBC News Türkçe

 

Kedi ve Köpeklerde Kolajen Kullanımı

Kolajen, kedi ve köpeklerde deri, tüy ve eklem sağlığı için önemli bir bileşendir.

  • Kolajen Takviyeleri: Evcil hayvanınızın günlük diyetine kolajen takviyesi eklemek, deri ve tüy sağlığını destekleyebilir. Aynı zamanda eklem esnekliğini ve hareket kabiliyetini artırabilir.
  • Kolajen İçeren Şampuanlar ve Losyonlar: Kolajen içeren şampuanlar ve losyonlar, kedinizin veya köpeğinizin derisini besleyerek ve tüylerini güçlendirerek sağlıklı bir görünüm kazanmasına yardımcı olabilir.
  • Gıda Takviyeleri: Gıda takviyeleri, kedi ve köpeklerin genel sağlığını desteklerken, kolajen gibi özel bileşenlerle deri ve tüy sağlığını iyileştirmeye yönelik olabilir.

Kedi ve köpeklerin kişisel bakımı, evcil hayvan sahipleri için önemli bir sorumluluktur ve onların sağlıklı bir yaşam sürmelerini sağlamak için gereklidir. Güvenilir markaların sunduğu ürünler, evcil hayvanınızın deri, tüy ve eklem sağlığını desteklemek için ideal seçenekler sunabilir. Herhangi bir sağlık sorunu veya bakım ihtiyacı durumunda, veteriner hekiminizden tavsiye almak her zaman en iyisidir.

 

Kaynak: Vetassist