Ana Sayfa Blog Sayfa 26

Kedilerin nefret ettiği 13 şey !!!

Kedinizin duygu durumunu, neleri sevip neleri sevmediğini öğrenmek istemez misiniz? Genel olarak kedilerin belli davranışlara, cisimlere ve olaylara tepki verdiğini görebilirsiniz. İşte bunların neler olduğunu, kedilerin sevdiği ya da sevmediği şeyleri genel olarak bir öğrensem diyorsanız doğru yerdesiniz.

Bu yazımızda aradığınız konulardan birisine değineceğiz. Kedilerin sevmediği ve nefret ettiği davranışlar nelerdir? Tüm kedi ırklarının aynı şeyden nefret etmesi ya da sevmesi beklenilemez. Sevilmeyen, nefret edilen şeyler kediden kediye değişiklik gösterebilir. Kediseverlerin, kedilerin genel olarak neleri sevmediklerini bilmesi aralarındaki ilişkiyi daha güçlü kılacaktır. İşte kedilerin genellikle nefret ettiği 13 şeyi birlikte inceleyelim.

 

Ücretsiz İndirmek için 602 Sinirli Kedi Fotoğraflar, Resimler Ve Arka Plan  Resimleri - Pngtree

 

Kediler Yalnız Kalmaktan ve İlgisizlikten Nefret Eder

Kediler sahibiyle birlikte zaman geçirmek ve sevilmek ister. Köpeklere göre evde daha uzun süre yalnız kalabilir ama bu durum onu huzursuz etmeye başladığında olumsuz davranışlar sergilemeye başlayabilirler. Kedinizi uzun süre yalnız bırakmak, onunla ilgilenmemek üzülmesine, terk edilme korkusu yaşamasına ve depresyona girmesine bile neden olur. Hayvanların da duyguları olduğunu her zaman hatırlamalı ve kedinize onu sevdiğinizi göstereceğiniz anlar yaratmalısınız.

Kediniz ile oyunlar oynamak, kucağınıza, yanınıza geldiğinde beklediği sevgiyi ve ilgiyi ona vermek onları çok mutlu edecektir. Yumuşak hareketlerle onun başını ve boyun bölgesini okşamanız bile onlar için önemlidir. Zaten uzun süre sevilmekten de hiç hoşlanmazlar. O yüzden kedinizle her gün ilgilenmeniz, onun istediği ve talep ettiği kadar sevmeniz, uzun süre yalnız bırakmamanız onlar için yeteli olacaktır.

 

Dünyanın En Sinirli Kedisi; GARFİ

 

Kediler Aşırı İlgiden ve Sert sevilmekten Nefret Eder

Kedilerin yalnız kalmaktan ve ilgisizlikten nefret etiğini belirttikten sonra şunu da eklemeliyiz: Onlar aşırı ilgiden ve sert sevilmekten de nefret ederler. Kedileri çok sıkmadan diğer bir deyişle size izin verdikleri kadar onları sevmelisiniz. Yemeğini vermek, kucağınıza geldiğinde sevmek ve birlikte uyumak istediğinde buna izin vermek gibi bu şekilde kedinizi sevmenizin farklı yolları da vardır.

Kedinizi bir köpeği sevdiğiniz gibi sert şekilde, sıkarak ve sarsarak sevemeyebilirsiniz. Dokunmalara karşı hassas olan kediler, yanlış yere dokunur ve severseniz tıslayabilir, o bölgeyi kaşıyıp, yalayabilir ya da ısırma refleksi gösterebilir. Bu nedenle kedilere karşı hassas, yumuşak ve nazik bir sevme tarzınız olmalıdır.

Ev kedileri en çok kendisinin temizleyemediği baş ve boyun bölgesinden sevilmekten hoşlanır. Bu bölgeleri kediler kendi arasında temizler ve yalar, sizde kedinize yoğun sevginizi göstermek istiyorsanız sert sevmek yerine bu bölgelerini sevmeyi, taramayı deneyin. Her kedi birbirinden farklı olacağı için neyi sevip neyi sevmediğini de analiz ederek ona yaklaşın.

Kedilerin nefret ettiği sevilme tarzları da vardır. Bunların en önde gelenleri

  1. Kedinize bebek gibi davranmak:

    Bu aşırı sevme ve ilgilenme durumunda ortaya çıkar. Çoğu kedi bir bebek gibi sırt üstü yatırılmaya çalışılmaktan ve sevilmekten hoşlanmaz. Kendilerini bu pozisyonda savunmasız hissettikleri için kaçmaya çalışırlar.

  2. Kedinizin karnını okşamak:

    Kediler karın bölgelerinden okşanmaktan ve sırt üstü yatırılmaktan hoşlanmazlar. Bu şekilde sevilmeye çalışıldığında agresif davranışlar sergileyebilirler. Ancak eğer bir kedi size karın, göbek bölgesini sevdiriyorsa bilmelisiniz ki: kediniz size çok güveniyor ve seviyordur. Anın tadını çıkarın.

  3. Kedinizi zorla sevmek:

    Kedilerin istemedikleri şeyleri yapması çok zordur. Siz onu sevmek istiyor olsanız dahi, o bunu istemiyorsa zorlamayınız. Zorla tutulup sevilmek onları hırçınlaştırabilir, tıslama ve ısırma hareketinde bulunabilirler. Şöyle düşünün sizi birinin zorla sevmesinden hoşlanır mıydınız?

Kediler Kalabalık Ortamdan ve Yüksek Seslerden Nefret Eder

Kediler kargaşayı, kavgayı, gürültüyü ve kalabalık ortamları sevmez ve hoşlanmazlar. Eve misafir geldiğinde, ortam kalabalıklaştığında tedirgin olurlar. Televizyon, müzik ve sokaktan gelen seslerin dışında ev ortamında aile bireylerin birbirine sesini yükseltmesi bile onları etkileyebilir. Tıpkı bir çocuk gibi yüksek ses konusunda hassastırlar ve yanlarında sesli konuşulmasından olumsuz etkilenirler.

Sadece bununla sınırlı kalmayarak fırtına, gök gürültüsü gibi doğal olaylara karşı da ses hassasiyetine sahiptirler. Yüksek sesten etkilenmesi sonucu, stres, saldırgan davranışlar, iştah kesilmesi, depresyon ve tüy dökülmesi gibi sağlık sorunları görülebilir.

Kalabalık ortamdan ve yüksek seslerden nefret eden kediler için yapılması gereken basit iki şey vardır.

1-Yüksek sese karşı hassasiyetlerini bilerek, ev ortamındaki sesi ona göre ayarlamak.

2-Yüksek sesli kalabalık ortamlarda, doğal hava olaylarında kedinizi en sessiz yerde tutmak.

Kediler Kirli Kum Kabından Nefret Eder

Kediler oldukça temiz ve titiz hayvanlar olarak bilinir ve bu yüzden kirli kum kabından nefret ederler. Nasıl insanlar temiz tuvalet kullanmak isterlerse kedilerde bunu bekler ve kirli tuvalet kabına tuvaletlerini yapmak istemezler. O yüzden kedilerin kirli kumunu evde baktığınız kedi sayısına ve kedinizin tuvalet yapma sıklığına bağlı olarak temizlemelisiniz.

Kedilerin kirli kum kabını temizleme sıklığınız her gün ya da bir gün arayla olmalıdır. Hem kedinizin rahat etmesi hem de koku yapmaması için kabı temizlemelisiniz. Yoksa kötü sürprizlerle karşılaşabilirsiniz

 

 

Kediler Kirli Kum Kabından Nefret eder

 

 

Kediler Bozulmuş ve Taze Olmayan Yiyeceklerden Nefret Eder

Kediler yemek yemeyi seven ve yiyecekleri tatlarına göre beğenip beğenmeyen seçici bir ırktır. Bu yüzden kedinizin bozulmuş ve taze olmayan yiyeceklerden nefret etiğini, tatlarına bile bakmadan kokusundan bozuk olup olmadığını anladığını görebilirsiniz.

Fark edilmeden tüketilen bozulmuş ve tazeliğini kaybetmiş yiyecekler ya da mama kedinizi sağlık açısından olumsuz etkiler ve hasta olmasına neden olabilir. Bu durumun yaşanmaması için aldığınız ıslak, kuru ve konserve mamaların son tüketim tarihine dikkat ederek almalısınız. Yakın tarihli ve paketi hasar gören ürünleri de satın almamalısınız. Uzun süre bekleyen ürünlerin ambalaj kokusu ile yiyecek kokusu karışır ve paketi hasar gören ürünler de açılmadan bayatlar. Kediniz de hassas tat alma yeteneğiyle bu yiyeceklerde bunu kolaylıkla ayırt eder ve yemeyebilir.

Kedinizin mama kabına koyduğunuz yiyeceklerin ne kadar süre içerisinde tükettiğine ve kalan miktara bakarak da kedinizin bir öğünde yediği porsiyon miktarını anlayabilirsiniz. Böylece mama kabında fazladan yiyecek bırakmaz, mama saatlerinde taze şekilde yeni mama verebilirsiniz.

Kediler İlaç Almaktan Nefret Eder

Kedilerin herhangi bir hastalıktan dolayı ilaç kullanmak zorunda kalması nefret ettiği bir durumdur. Soğuk algınlığı, enfeksiyon ya da kronik rahatsızlığa bağlı hastalandığında ne olursa olsun ilaçlara karşı tepkileri isteksizdir. Kedinizin bu süreci rahat geçirmesi için ilaçla birlikte ödüllendirme yöntemini izleyebilirsiniz.

İlaç alırken kedilerin ağızda ya da yemek borusunda tuttukları ve sonrada geri çıkardıkları görülür. İlaç içme süreciniz belli tekrarlar, aparatlar ve ilaç programıyla çözülecektir ve kediniz eninde sonunda ilaçlarını içecektir. Ancak kediler ilaçlarını düzenli kullansalar ve yutsalar bile genel olarak ilaç almaktan nefret ederler ve ellerine geçen ilk fırsatta kaçmaya çalışırlar.

 

Kediler İlaç Almaktan Nefret Eder

 

Kediler Başka Kedilerle Yakın Olmaktan Nefret Eder

Kedilerin genellikle ilgiyi, yiyeceği ve oyuncaklarını başka kedilerle paylaşmayı sevmedikleri görülür. Başka kedilerle yakın olmaktan ve rekabet etmekten nefret ederler ve birbirlerini kıskanırlar. Hafif bir kıskançlık duygusuyla saldırgan davranışlarda bulunabilirler.

Aynı evde yetiştirilen kedilerin birbirlerine alışma süreci sonrasında bu durum en az seviyeye indirilir. Ancak kedi sahibinin iki kedi arasındaki sevgi düzeyini, verdiği mama miktarını ve onlara ayırdığı oyun zamanını iyi ayarlaması ve kedilerin birbirlerini kıskanmamasını sağlaması gereklidir.

Kediler Banyo Yapmaktan Nefret Eder

Kedilerin banyo yapmaktan nefret etmesi genel bir yaklaşımdır. Bazı kedilerin suyu sevdiği ve banyo zamanından memnun olduğu görülse de bu sayı oldukça azdır. Gün içerisinde kendini sık sık yakalayarak temizleyen kedilerin, gerekmediği sürece banyo yapmaya ihtiyaçları olmaz. Kedilerin banyo yapmaktan nefret etmesinin sebeplerinden birisi de tüylerinin suyla temasında ağırlaşmasıdır. Bu kediler üzerinde kısıtlayıcı bir etki yapar. Hareketleri ağırlaşan kedi, kendini savunmasız hisseder ve endişe duyar. O yüzden banyo yapmaktan genel olarak çok hoşlanmazlar. Kedilerin banyo yapmasını istiyorsanız öncelikle suya alışmasını sağlamalı ve aranızdaki dokunma bağını etkili şekilde kurmalısınız.

Kediler Taranmaktan Nefret Eder

Ev kedilerinin sağlıkları için düzenli olarak tırnaklarının kesilmesi ve tırnak bakımının yapılması gerekir. Bu işlem kedilerin tırnağının kesilmesinden nefret etmesi sebebiyle genellikle oldukça zor şekilde yapılır.

Yavru iken kedinizi tırnak kesimine alıştırırsanız ilerleyen süreçte bir nebze işiniz kolaylaşabilir. Ancak çoğu zaman kedilerin tırnak kesim işlemine direndikleri ve büyük mücadele ile tırnakların kesilebildiği görülür.

Kediler Mama ve Su Kabının Yan Yana Olmasından Nefret Eder

Tıpkı banyo yapmaları gibi kedilerin taranma işlemine karşı verdikleri tavır da değişkenlik gösterebilir. Ancak genel kedi davranışlarına bakarsak, kediler taranmaktan nefret eder diyebiliriz. Taranma alışkanlığı erken aşamada yavruluk döneminde kazandırılırsa sevdirebilirsiniz ancak sonradan bu kazanım oldukça güçtür. Elinizdeki tarakla kedinize yaklaşmak istediğinizde sizden kaçması bu nefretin en büyük belirtisidir.

Ödül ve iyi bir eğitimle taranmaya alıştırabilirsiniz. Alışan kediler tarama işlemini bitene kadar sakince sizi bekleyebilir. Ancak bu durum genellikle kedilerin sahibine karşı gelmek istemedikleri için sadece katlandıkları bir andır. Genellikle diyoruz, çünkü bu olaydan çok memnun olan kediler de vardır

Kediler Tırnağının Kesilmesinden Nefret Eder

Kediler mama ve su kabının yan yana olmasından nefret ederler. Bu yüzden kedi sahiplerinin bu şekilde üretilmiş kedi mama ve suluklarını almaması önerilir. Bu kap şekli kedilerin doğasına aykırı bir yapıdadır. Suyun mamasına, mamasının da suyuna karışmasından kediler hiç hoşlanmaz. Kedinize alacağınız mama ve su kaplarının yan yana olmamasına dikkat ediniz. Aralıklı mesafede bulunan, iki ayrı kaptan ihtiyaçlarını karşılamak kedinizi daha çok mutlu edecektir.

Kediler Yolculuk Yapmaktan Nefret Eder

Kediler yaşadıkları ortama bağlanır ve mekan değiştirmek istemezler. Hele bu değişim kapalı bir aracın içerisinde sallanarak ve gürültülü devam eden bir yolculuk ise hiç hoşlanmazlar. Çünkü bu hareketli yolculuk midesini bulandırır ve kendi yaşadığı ortamın dışına çıktığı için duyduğu stresle birlikte kusabilir. Kediler işte bu sebeplerden dolayı yolculuk yapmaktan nefret eder. Kedi sahiplerine, gerekmedikçe kedisiyle birlikte uzun yolculuğa çıkmaları önerilmez. Çok nadir de olsa sahibiyle sorunsuz şekilde seyahat eden kediler de vardır. Eğer böyle bir kediye sahipseniz düşük orandaki şanslı kişiler arasındasınız.

Kediler Temizlik Ürünlerinden ve Kokularından Nefret Eder

Koku alma duyuları insanların kat kat üzerinde olan kediler, evde kullandığınız kokulu ürünlere karşı tepki gösterirler. Kediler temizlik ürünlerinden ve kokularından nefret ederler. Temizlik amaçlı kullandığınız narenciye, çam, nane ve okaliptüs gibi kokular kedilerin en sevmediği kokular arasındadır. Çoğu temizlik ürününün de içerisinde ortama verdiği temiz ve ferah hava sebebiyle bunlar bulunur.

Ev temizliğinde alacağınız ürünleri kedinizi düşünerek, içeriklerini inceledikten sonra seçmelisiniz. Oda kokuları, parfümler ve kokulu dezenfektanlar kedinizin ev ortamında duymak istemeyeceği kokulardır. Kedinizin eşyalarını, yaşadığı ortamı temizlerken sağlığı için kokusuz temizlik ürünleri kullanmaya çalışınız.

 

Kaynak: Petibom

Papağan Besleyen veya Beslemeyi Düşünenlerin Bilmesi Gereken Temel Şeyler !!!

Colorful parrot in cage. A pet Jenday Conure (Jandaya Parakeet) Aratinga jandaya. Parrot with bright orange, green and blue feathers, native to Brazil and closely related to Sun Conures.

Papağan denilince akla ilk gelenler ara papağanı veya jako papağanı gibi türler olsa da muhabbet kuşu, kanarya, sultan papağanı gibi küçük türler de aslında birer papağandır. büyük papağanlar daha uzun ömürlü olsalar da hem bakımları daha zordur hem de daha masraflıdırlar. papağan beslemeye karar verenlerin büyük türlerden başlamak yerine küçük türleri sahiplenmesi tavsiyedir.

genel olarak papağanlarla ilgili nelerin doğru nelerin yanlış olduğundan ve yaşam şartlarından bahsedilecek olursak…

1. sosyallik

bütün kuş türleri sosyal canlılar değildir, örneğin bir baykuşu sürü halinde görmek çok zordur. ancak papağanların neredeyse bütün türleri sosyal canlılardır ve bir sürüyle yaşarlar. eve alınan papağanların ailesi (sürüsü) o evde yaşayan insanlardır. bu sebeple bir papağanı eve aldığınızda siz her ne kadar onu evin bir üyesi olarak görmeseniz bile papağan sizi kendisinin ailesi olarak görecektir. aslında bu durum kuş türleriyle kısıtlı değil, kedi ve köpek gibi diğer birçok hayvanda da aynıdır. sizinle bağ kurmuş bir papağanı uzun süre yalnız bırakmak ve onunla ilgilenmemek papağanın stres yaşamasına ve hastalanmasına sebep olabilir. bu yüzden papağanınıza günlük olarak ayıracağınız vakit çok önemlidir, eğer evde geçirdiğiniz zaman çok azsa veya birkaç gün arayla eve gelmediğiniz durumlar oluyorsa, papağanınızın yemek ve su ihtiyaçlarını giderecek birisi olsa bile yalnız kalacak bir papağanı hiç sahiplenmemeniz onun için daha iyi olacaktır.

bununla birlikte papağanın yalnız kalmaması için alternatif olarak eş bir papağan almak da bir çözüm sunabilir. ancak bu durumda da yine papağanlarınızla günlük olarak vakit geçirmeniz gerekecektir. aksi durumda papağan size alışmaz ve sizin hayvanınız olmaktan çok kendi dünyasında yaşayan bir hayvan olur, ele alıştıramazsınız veya numara öğretemezsiniz.

2. cinsiyet farkı

kuşların çoğu türünde erkekler daha gösterişlidir, daha güzel sesler çıkarır ve taklit yetenekleri gelişmiştir. bu durum evdeki papağanlar için de geçerlidir. papağanların birçok türünde erkekler çıkarılan sesleri taklit edip, konuşma yeteneğine sahipken dişilerde bu yetenek yoktur. bu durum genellikle küçük tür papağanlarda geçerlidir, büyük tür papağanların dişilerinin de konuşmayı taklit etme yeteneği vardır. ama genel olarak bakıldığında bütün papağan türlerinde erkeklerin taklit yeteneği dişilere göre daha gelişmiştir. doğada erkek kuşlar dişileri etkilemek için farklı şeyler öğrenmeye ihtiyaç duyarlar, bu sebeple konuşma ve taklit yetenekleri gelişmiştir. dişilerin ise etkileme ihtiyacı olmadığı için bu yetenekleri ya gelişmemiştir ya da yetenekleri olsa bile erkeklerinki kadar ileri seviyede değildir.

bazı türlerde erkek papağanlar yalnızken eğitilmesi daha kolay olmaktadır, yanına dişi papağan gelen erkek artık ev halkını etkilemeye çalışmayacak onun yerine dişiye yöneleceği için bu yeteneklerini artık kullanmaz. bu sebeple erkek papağanınız tek başınayken gösterdiği bazı davranışları yanına dişi geldiğinde yapmıyorsa bu durum son derece normaldir. benzer şekilde bazı papağanlar yalnızken yapmadığı davranışları yanına dişi gelince yapmaya başlayabilir.

 

 

3. fiziksel etmenler

papağanlar doğada afrika, avustralya ve güney amerika gibi bölgelerde yaşayan canlılardır. bu bölgeler sıcak iklimlerde olduğu için papağanlar sıcağa alışmışlardır. özellikle kışın oda sıcaklığı düşerse veya bahar aylarında açık camdan soğuk rüzgar gelirse papağanınız hasta olabilir.

papağanınız için alacağınız kafes, papağanın boyutuna uygun olmalıdır. papağanınız kafesin içerisinde rahat hareket edebilmeli ve kanatlarını gerebilmelidir. eğer papağanınız küçük bir kafeste yaşıyorsa egzersiz yapamaz ve hastalanabilir.

küçük bir papağan için büyük bir kafes sorun olmayacaktır ancak büyük kafesi tüneklerle ve oyuncaklarla doldurmanız gerekebilir. kafes büyük olsa da üst taraflarda ilgisini çeken bir şey yoksa papağan oraya çok sık gitmeyecektir.

papağanınız için alacağınız tüneğin plastik olmaması önemlidir. papağınız bu tünekleri sadece oturmak için kullanmaz, aynı zamanda burada tırnaklarını ve gagalarını da törpüleyebilir. ahşap veya doğal dal tünekleri kesinlikle tavsiye etmelisiniz, plastik tünekler papağanınız için rahat olmadığı gibi hastalığa da sebep olabilmektedir.

kuşlardaki sindirim sistemi memeli canlılara göre çok daha farklı işlemektedir. kuşların dişleri olmadığı için yemleri doğrudan yutarlar ancak yutulan yemlerin öğütülmesi gerekmektedir. öğütme işlemi içinse kuşlar taşa ihtiyaç duyarlar. bu taşları doğada kuşlar içgüdüsel olarak bulsalar da ev ortamında bu taşları sağlamak sahiplerine düşmektedir. bunun için genel olarak 2 farklı ürün kullanılır, alçı taşı veya mürekkep balığı kemiği. her ikisi de aynı ihtiyacı karşılasa da mürekkep balığı kemiği papağanlar için daha sağlıklıdır. ek olarak kuşlar taşın yanı sıra kuma da ihtiyaç duyarlar, bu sebeple hazırda papağan kumunun da olması papağanınızın faydasına olacaktır.

papağanlar bitkisel ağırlıklı beslenen canlılardır. tohum, çekirdek ve tahıllar papağanların temel besinleridir. orta ve büyük boydaki papağanlar ay çekirdeği gibi kabuklu yemişleri çok severler. bunların yanı sıra papağanlar meyve ve sebze de yiyebilirler ancak hepsini değil. bazı meyvelerdeki şeker oranı çok yüksek olduğu için papağanınıza zarar verebilir. bu sebeple papağanınızı meyveyle beslemeden önce o meyvenin papağanınıza uygun olup olmadığına bakın. benzer şekilde papağanlar yağlı ve tuzlu besinleri yiyemezler, bu yüzden papağanınızı besleyeceğiniz yiyecekleri saf haliyle vermelisiniz. yemekte yediğiniz salata, kendinize yaptığınız patlamış mısır, marketten aldığınız çekirdek gibi ürünler yağlı ve tuzlu olacağı için bunları papağanınıza vermeyin. papağanınız bu yemekleri çok severek yese de sürekli bu yiyeceklerle beslenmesi doğru değildir, bu yüzden haftada 1 – 2 seferden fazla bu tür yiyecekleri vermeyin. papağanlar darı gibi yiyecekleri severek yerler, darıyı hem kendinize alıştırmak için hem de ödül yiyeceği olarak papağanınıza verebilirsiniz.

papağanların belirli aralıklarla banyo yapması gerekir. bunun için ya kafesine banyoluk almanız gereklidir ya da sprey özellikli bir şişeden suyu papağanınıza sıkabilirsiniz. ancak suyun doğru sıcaklıkta olması çok önemlidir, bunun için en ideal sıcaklık bileğinize çok soğuk veya sıcak gelmeyecek derecedir. papağanınıza haftada 1 gün banyo yaptırmanız yeterli olacaktır ama kış aylarında bu süreyi uzatabilirsiniz. bazı papağanlar banyo yapmayı sevmez, bu durumda papağanınızı zorlamak yerine yine uzun aralıklarla banyo yaptırabilirsiniz.

 

 

4. yumurtlama

birçok papağan türü için ideal olanı yılda 1 veya 2 kez yumurtlamasıdır. ancak bazı durumlarda bu sayı 3 veya 4 olabilmektedir. bu istenilen bir durum değildir çünkü her yumurtlamada papağan kendi vücudundan mineralleri vererek yumurtayı oluşturur.

kuşlar yumurta yapmadan önce yumurta yapılabilecek imkanların varlığını araştırırlar. karanlık, güvenli, yemek ve su ihtiyaçlarına yakın olan bir yer varsa papağanınız için yumurta yapmaya elverişli koşullar sağlanmış demektir. yumurta yapmak için kafeslere ek bir yumurta kutusu eklenebilir. ancak kafeste yumurta kutusu olmasa bile kafesin yakınlarında elverişli şartları sağlayan koltuk arası veya kitaplık gibi bir yer varsa papağanınız burayı da tercih edebilir.

her seferinde kaç yumurta yapacağı papağanın türüne göre değişkenlik gösterir. kuşlar genellikle kaç yumurta yapacağına önceden karar verir ve o sayıda yumurta yapana kadar kuluçkaya yatmaz veya yatsa bile yumurtaları yalnız bırakabilir. eğer papağanınızın yumurtalarını alırsanız veya yumurtalar kırılırsa papağanınız kuluçkada karar verdiği sayıya ulaşana kadar yumurta yapmaya devam edebilir. söylenildiği gibi her yumurta papağanınızın sağlığını olumsuz etkileyen bir durumdur, bu sebeple yumurta yapmaya karar vermiş bir papağanı rahatsız etmemek ve yumurtalarını korumak papağanınız için faydalı olacaktır. yumurtanın üzerinde her zaman dişi kuluçkaya yatmaz, ihtiyaçlarını gidermek için kalktığında erkek yumurtaları sıcak tutmak için yumurtalara gidebilir.

ancak bazı durumlarda erkek dişiden gördüğü eski ilgili bulamazsa yumurtaları kıskanır ve kırmaya çalışabilir. dişi papağanınız bunu fark ettiğinde yumurtalarına karşı daha korumacı olur ve erkeği hiçbir durumda yakınlarında istemez. bu durumda papağanlarınızı ayırmanız gerekir aksi durumda dişi ihtiyaçlarını gidermek için kuluçkadan kalktığında erkek yumurtalara zarar verebilir. ancak erkek yumurtalara zarar vermeyecek olsa bile dişi yumurtalarına karşı korumacı davranabilir, bu sebeple durumu iyi gözlemlemeniz ve ayırmaya karar vermeniz gerekebilir.

eğer yumurta kırılırsa veya kaybolursa papağanınız yumurta yapmaya devam edecektir. yumurta yapmasını istemiyorsanız yumurtanın büyüklüğünde, şeklinde ve renginde bir taşı veya benzer bir eşyayı kuluçkaya koyarak papağanınızı kandırabilirsiniz.

bütün dişi kuşlar bir erkek olmadan yumurta yapabilir. papağanınız eğer çiftleşmeden yumurta yaptıysa bu yumurtadan yavru çıkmaz, boş bir yumurtadır ancak yine de papağanınız bu yumurtanın üzerinde kuluçkaya yatabilir. bu durumda kuluçka süresi bitene kadar bekleyin, yumurtadan bir şey çıkmadığını gören papağanınız kendisi yumurtayı terk edecektir.

papağanlar yumurta yapmak için yüksek miktarda kalsiyum ve suya ihtiyaç duyarlar. bu sebeple yumurta yapacak bir papağan mürekkep balığı kemiğini ve suyu normalden daha çok tüketir. yumurta yaptıktan sonra da kuluçkadaki yumurta sayısına ulaşana kadar yine tüketmeye devam eder. bu sebeple yumurta yapan bir papağanın bu malzemelere erişimi kolay olmalıdır.

eğer papağanınızın yumurta yapmasını hiç istemiyorsanız, yumurta yapılabilecek koşulları sağlamayın.

 

 

5. kafes ve bölge

papağanlar bölgelerine çok önem verirler. kafeslerine uzattığınız el onların alanlarına yaptığınız bir saldırıdır ve sizi uzaklaştırmak için saldırabilirler. bu durum onları kendinize alıştırmayı zor hale getirmektedir. papağanınıza elinizle uzatacağınız bir yemek size alışmasına yardımcı olacaktır ancak bu alışma süreci biraz zaman alabilir. papağanınıza elinizle uzattığınız bir yemekte papağan elinize saldırabilir, bu durumda hemen geri çekilin. geri çekilmeniz papağanınızın alanına saygı gösterdiğiniz anlamına gelir. bir süre sonra aynı şekilde elinizle tekrar yemek vermeyi deneyin ve saldırırsa yine geri çekilerek elinizden yemek yiyene kadar tekrarlayın. bu süreç çok uzun sürebilir ancak en sonunda papağanınız size alışacaktır.

papağanınız eve ilk geldiği zamanlarda kafesinden çok fazla dışarı çıkmayabilir. bu normal bir durumdur, zaman geçtikçe ortamı ve sizi tanıyacak, nerelere konabileceğini öğrenecek ve kafesin dışının zararsız olduğunu anlayacaktır.

papağanınız özellikle size alıştıktan sonra, odadan çıktığınızda, sabah saatlerinde veya uyku saati yaklaşınca yüksek sesle çığlık atabilir. bu bağrışlar sürü çağrısı* olarak nitelendirilir. ses yüksekliği nedeniyle sizi rahatsız etse de aslında papağanınız için normal bir durumdur. bu çağrılarla kendi konumunun güvenli olduğunu, sürüsü eğer bir tehlikeyle karşılaşırsa hemen oraya gelmesi gerektiğini söyler.

kuşlar için gece ve gündüz kavramları saatlerle değil ışıkla ilgilidir. öğlen vaktinde karanlık bir odada kalan papağanınız zamanın gece olduğunu düşünerek uyku moduna geçecektir. benzer şekilde akşam vaktinde ışıkları açık olan odadaki papağanınız gündüz olduğunu düşünerek aktif hale gelecektir. eğer papağanınızın sürü çağrısından rahatsız olmaya başlarsanız ortamını karanlık yaparak bu durumu engelleyebilirsiniz. ancak kuşları bu şekilde kandırmak sağlıkları için sorun oluşturan bir durumdur, bu sebeple sürekli yapılmaması tavsiye edilir.

6. davranış şekli

papağanlar stres olduğunda kendi tüylerini kopararak kendilerine zarar verirler. özellikle boyun bölgesindeki tüyleri koparan bir papağanınız varsa kısa sürede veterinere götürmeniz tavsiye edilir. stresin kaynağı papağanınızın türüne ve yaşam koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

karga ve penguen gibi bazı kuş türleri parlak veya düzgün şekilli malzemeleri toplar ve yuvasına götürebilir. papağanlarda bir şeyler toplama durumu yoktur, papağanlar dişisini etkilemek için şarkı söyleme veya dans etme yöntemini seçerler. bu sebeple kafesine bu tarz eşyaları koymanıza gerek yok ancak yine de kafeste oyuncak bulunması gerekmektedir.

papağanınızın elinize, omzunuza veya kafanıza konmasını isteyebilirsiniz. papağanların genellikle elinize konması istenen bir durumdur. omzunuza konan bir papağan sizi kendisiyle aynı seviyede, kafanıza konan bir papağan sizi kendinden üstün bir seviyede görecektir. sizden alt seviyede olmayan papağan sözünüzü dinlemeyecek ve söylediklerinizi anlasa bile yapmayacaktır.

7. papağanınızın da bir canlı olduğunu bilin ve onun yaşamına saygı gösterin

hastalanınca veterinere götüremeyeceğiniz, eve gelen misafir yüzünden yalnız başına bırakacağınız, günlük rutininizde vakit ayıramayacağınız bir canlıyı sahiplenmeyin.

 

Kaynak: Ekşişeyler

Evde Su Kaplumbağası Bakımı !!!

Evde su kaplumbağası nasıl beslenir, temizliğiyle ilgili dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir? Su kaplumbağası almadan önce bilmeniz gereken noktaları öğrenin.

Su kaplumbağaları, tatlı su ekosistemlerinde yaşayan, karada da zaman geçirebilen özel canlılardır. Boyutları ve ömrü, türlerine göre büyük ölçüde değişiklik gösterir; bazıları 20 yıldan fazla yaşayabilir. Onlara sağlıklı bir yaşam sunabilmek için özel koşulların sağlanması önemlidir. Bu yazıda, su kaplumbağalarının özelliklerinden bakımınlarına kadar en çok merak edilen soruları ele alacağız.

 

Evde Su Kaplumbağası Bakımı

 

Su Kaplumbağasının Yaşam Alanı Nasıl Olmalı ?

Kaplumbağaların evde bakımı söz konusu olduğunda, ilk adım uygun bir yaşam alanı kurmaktır. Geniş bir akvaryum, su kaplumbağalarının yüzmesi ve rahatça hareket etmesi için gereklidir. Bu akvaryumun bir bölümü, kaplumbağanın güneşlenmek için çıkabileceği kuru bir alanı içermelidir. Su sıcaklığı ve kalitesi de hayati öneme sahiptir; suyun temiz ve filtrelenmiş olması, hastalıkların önlenmesinde kritik bir rol oynar. Ayrıca, UVA ve UVB ışığı sağlayan özel lambalar, kaplumbağanın D vitamini üretebilmesi ve sağlıklı bir kabuk geliştirebilmesi için önemlidir.

 

İstilacı kaplumbağa" bırakıldığı sularda endemik türlerin varlığını tehdit ediyor

 

Nasıl Beslenmeli ?

 

Su kaplumbağaları, doğaları gereği omnivorlardır; yani hem etçil hem de otçul besinleri tüketebilirler. Ancak, beslenme ihtiyaçları yaşlarına, türlerine ve sağlık durumlarına göre değişiklik gösterir.

 

Yavru kaplumbağalar, hızlı büyüme evrelerinde olduğundan, diyetlerinin büyük bir kısmını protein bakımından zengin gıdalar oluşturmalıdır. Bu, yavru kaplumbağalara daha fazla canlı yem, gibi solucanlar, küçük böcekler ve balıklar sunmak anlamına gelir. Bu protein kaynakları, onların sağlıklı bir şekilde büyümesini ve gelişimini destekler.

 

Yetişkin kaplumbağalar için ise diyetlerinde bitkisel içeriklere daha fazla yer vermek önemlidir. Marul, ıspanak ve su teresi gibi yapraklı yeşil sebzeler, yetişkin kaplumbağalar için iyi bir besin kaynağıdır. Ayrıca, kabak, havuç ve biber gibi sebzeler de onların diyetlerine dahil edilebilir. Bu sebzeler, kaplumbağaların lif ihtiyacını kave sindirim sistemlerinin sağlıklı kalmasına yardımcı olur.

 

Diyetlerine ek olarak, kaplumbağaların kalsiyum ve vitamin takviyesine de ihtiyacı vardır. Özellikle, kabuk ve kemik sağlığını desteklemek için düzenli olarak kalsiyum takviyesi yapılmalıdır. Vitamin takviyeleri, özellikle D3 vitamini, kaplumbağaların UV ışığından yeterince faydalanamadığı durumlarda önemlidir.

 

Su kaplumbağalarının beslenmesinde dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli nokta, aşırı beslemenin önlenmesidir. Aşırı besleme, obeziteye ve sağlık sorunlarına yol açabilir, bu nedenle kaplumbağaların sadece ihtiyaç duydukları kadar ve düzenli aralıklarla beslenmeleri önemlidir.

 

Sonuç olarak, su kaplumbağalarının sağlıklı bir diyeti, çeşitli protein kaynakları, yapraklı yeşil sebzeler, bazı sebzeler ve ara sıra meyveler ile kalsiyum ve vitamin takviyelerini içermelidir. Bu beslenme düzeni, onların uzun ve sağlıklı bir yaşam sürdürmelerine yardımcı olacaktır.

Evde Su Kaplumbağası Bakımı

 

Su Kaplumbağası Nasıl Temizlenir?

Su kaplumbağası ve akvaryumunun düzenli temizliği, kaplumbağanızın sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürdürmesi için temeldir. Su kaplumbağaları, doğal olarak suda yaşayan canlılar olduğundan, genellikle kendi kendilerini temizlerler. Ancak, zaman zaman dış kabuklarında birikmiş kirleri veya algleri temizlemeniz gerekebilir. Bu, özellikle kabuklarında yosun birikintisi oluştuğunda önemlidir.

Kaplumbağanızı ılık suyla dolu bir kaba koyarak başlayabilirsiniz. Bir diş fırçası veya yumuşak bir fırça kullanarak, çok fazla baskı uygulamadan, kabuğunun üzerindeki kirleri ve algleri nazikçe fırçalayın. Kabuğun altını ve kaplumbağanın bacaklarını da unutmayın.

Kaplumbağanızın temizliği, gerektiğinde yapılmalıdır. Genellikle, ayda bir veya kabuklarında belirgin bir kir birikintisi olduğunda temizlik yapılması yeterlidir.

 

Evde Su Kaplumbağası Bakımı

 

Akvaryum Nasıl Temizlenir?

Su kaplumbağalarının yaşadığı akvaryumun temizliği, sağlıklı bir ortamın sürdürülmesi için çok daha kritiktir. Kirli su, kaplumbağalarda ve diğer su canlılarında sağlık sorunlarına yol açabilir.

  • Nasıl Temizlenir? Akvaryumun temizliği, suyun bir kısmının düzenli olarak değiştirilmesi ve filtre sisteminin bakımı ile başlar. Su değişimleri sırasında, akvaryumun yaklaşık %25-50’si kadar suyu boşaltmalı ve yerine taze, kloru alınmış su eklemelisiniz. Akvaryumun dibinde biriken atıkları ve artıkları temizlemek için bir sifon kullanabilirsiniz.
  • Filtre Temizliği: Filtre, akvaryumun temiz kalmasında kritik bir rol oynar. Filtrenin düzenli olarak kontrol edilmesi ve temizlenmesi veya değiştirilmesi gerekir. Filtrenizin modeline bağlı olarak, üreticinin önerilerini takip edin.
  • Tam Temizlik: Akvaryumun tam anlamıyla temizlenmesi, yani suyun tamamen değiştirilmesi ve iç yüzeylerin fırçalanması, genellikle yılda birkaç kez gereklidir. Ancak, bu işlemi yaparken kaplumbağalarınızı stresten korumak için dikkatli olmalısınız.
  • Su Değişimi: Akvaryumun büyüklüğüne ve filtreleme sistemine bağlı olarak, su değişimleri haftalık veya iki haftada bir yapılmalıdır.
  • Filtre Temizliği: Filtre temizliği, filtre tipine bağlı olarak, her ay veya gerektiğinde yapılmalıdır.
  • Tam Akvaryum Temizliği: Yılda birkaç kez, genellikle her 3-6 ayda bir yapılmalıdır, ancak bu, suyun kalitesine ve akvaryumun doluluk derecesine bağlı olarak değişebilir.

Son olarak, bazı su kaplumbağası türleri doğal olarak kış uykusuna yatar. Evde bakım sırasında, bu doğal döngüyü taklit etmek, kaplumbağanın türüne ve sağlık durumuna bağlı olarak gerekebilir. Kış uykusuna yatırma işlemi, veteriner hekim gözetiminde ve özenle planlanarak yapılmalıdır.

 

Evde Su Kaplumbağası Bakımı

 

Kırmızı Yanaklı Su Kaplumbağası (Trachemys scripta elegans)

Kırmızı yanaklı su kaplumbağası, evde bakım için en popüler su kaplumbağası türlerinden biridir. Canlı renkleri ve aktif doğaları ile bilinirler. Ancak, büyüklükleri (kabuk uzunluklarında 20-30 cm’ye kadar büyüyebilirler) ve uzun ömürleri (20 yılın üzerinde yaşayabilirler) göz önünde bulundurulduğunda, yeterince büyük bir yaşam alanı sağlamak önemlidir.

Sarı Yanaklı Su Kaplumbağası (Trachemys scripta scripta)

Sarı yanaklı su kaplumbağası, kırmızı yanaklıya benzer özelliklere sahiptir ancak yanaklarında sarı çizgiler bulunur. Bu tür de popüler bir evcil hayvan seçeneğidir ve benzer bakım ihtiyaçlarına sahiptir.

Kaplan Kaplumbağası (Malaclemys terrapin)

Kaplan kaplumbağası, özellikle desenli kabuğu ve göz alıcı görünümü ile dikkat çeker. Bu tür, tuzlu su alanlarında da yaşayabilen bir türdür, bu yüzden bakımları biraz daha özeldir ve tuzluluk oranının dikkatlice ayarlanması gerekir.

Avrupa Kaplumbağası (Emys orbicularis)

Avrupa kaplumbağası, daha soğuk su koşullarına dayanıklı olan ve nispeten daha küçük boyutlarda (kabuk uzunluğu 15-20 cm) olan bir türdür. Bu tür, daha az yaygın olmasına rağmen, evde bakım için uygundur ve daha küçük bir yaşam alanı gerektirir.

Misk Kaplumbağası (Sternotherus odoratus)

Misk kaplumbağası, küçük boyutları (kabuk uzunluğu genellikle 13 cm civarında) ve nispeten daha az agresif doğaları ile bilinir. Bu tür, özellikle sınırlı alanı olan evler için iyi bir seçenektir ancak su kalitesine özellikle dikkat edilmesi gerekir.

 

Kaynak:Oggusto

BETA BALIKLARININ BAKIM VE BESLENMESİ

Beta Balığı Hakkında

Beta balığı (Betta Splendens), akvaryum hobisi ile ilgilenenler tarafından en çok tercih edilen balık türlerinden birisidir. Anavatanı Tayland olan bu balık, aynı zamanda akvaryum balıklarının en eski türleri arasında yer alır. Yaklaşık 600 yıldan fazla bir geçmişe sahiptir ve ilk olarak “Sukhothai” hanedanı tarafından akvaryumda beslendiği bilinmektedir. Beta balığı, özellikle erkeklerinin kuyruk ve yüzgeçlerinin güzelliği ile ön plana çıkan bir türdür. Acemi akvaryum severlerin dahi kolaylıkla besleyebileceği bu balık; kendi türlerine karşı aşırı, diğer türlere karşı ise orta derecede agresiftir. Bu nedenle genellikle ayrı bir akvaryumda yalnız başına beslenir. Yalnız başına beslenen ve uç şartlara dahi dayanabilen bu balık türü, kesinlikle küçük bardaklarda ya da fanusta beslenmemelidir. Çünkü beta balığı, dayanıklı bir tür olsa da küçük fanuslarda yeteri kadar oksijen alamaz, strese girer ve yaşamını yitirebilir. Peki, Beta balığı bakımı ve beslenmesi nasıl olmalı? Beta balığı türleri nelerdir?

 

Beta Balıklarına Dair Bilmeniz Gereken Temel Bilgiler - Evrim Ağacı

 

Beta Balığı Türleri Nelerdir?

Beta balıkları, labirent balıkları olarak adlandırılan türler arasında yer alır. Doğal yaşam alanı Asya olan bu balıkların boyutu ortalama olarak 4 – 6 cm’dir. En önemli özellikleri ise suyun içerisinde oksijen kalmadığı durumlarda suyun yüzünden oksijen alarak yaşamlarını bir süre daha devam ettirebilmeleridir. Beta balıklarının birçok türü bulunmaktadır. Bunlar arasında ülkemizde en popüler olanlar ise betta splendens, betta dimidiata, betta rutilans ve betta crowntail türleridir. Diğer beta balığı çeşitleri ise şunlardır:

  • Veil Tail Beta
  • Double Tail Beta
  • Halfmoon Beta
  • Delta Tail Beta
  • Rose Tail Beta
  • Halfmoon Plakat Beta
  • Spade Tail Beta
  • Round Tail Beta
  • Dumbo-Big Ear Beta
  • Cross Tail Beta
  • Half Sun Beta
  • Over Halfmoon Beta

 

 

Siyam Dövüş Balığı Olarak Da Bilinen Beta Balığı Hakkında 11 Bilgi

 

 

Beta Balığı Bakımı Nasıl Olmalı?

Beta balıklarının yaşam süresi ortalama olarak 2 – 3 yıldır. Ancak iyi bir bakım ile daha uzun süre yaşamaları mümkündür. Bu balıkların sağlıklı ve uzun ömürlü olmaları için öncelikli olarak doğru akvaryumu seçmek gerekir. Beta balıkları petshoplarda plastik ya da cam bardaklar içerisinde satılırlar. Fakat daha geniş bir alana ihtiyaçları vardır. Bunun için beta balığı akvaryumu olarak en az 7 – 8 lt lik bir akvaryum tercih edilmelidir. Eğer 10 lt’nin altında bir akvaryum tercih edilecek olursa akvaryumda akvaryum filtresi ya da ısıtıcı bulundurmaya gerek yoktur. Ancak 10 lt ve üstündeki akvaryumlar için bu akvaryum ekipmanları mutlaka temin edilmelidir. Yine akvaryumun su sıcaklığı 20,5 ºC, pH’ı ise 7 – 7,5 arasında olmalıdır.

Beta balığı için uygun akvaryum seçimi kadar akvaryum için doğru yer seçimi de oldukça önemlidir. Beta balıklarının ısıya ya da hava akımına maruz kalmamaları ve strese girmemeleri için akvaryumlarının uygun bir yere konulması gerekir. Bu doğrultuda akvaryum bir pencerenin kenarına konulmamalıdır. Çünkü pencereden akvaryuma direkt olarak ulaşan güneş ışınları suyun çok ısınmasına neden olur. Bunların yanı sıra beta balığı bakımı için tercih edilen nokta bir kalorifer peteği ya da diğer ısı kaynaklarının yanı olmamalıdır. Beta balığı akvaryumu düz bir zemin üzerine yerleştirilmelidir. Ayrıca akvaryumun bulunduğu yerden sürekli insan gelip geçmemeli. Bu, gürültü ve hareketlilik nedeniyle strese girmelerinin önüne geçecektir.

Beta balıkları zaman zaman gözden uzak olmak isterler. Bu nedenle akvaryum içerisine mağara ya da plastik akvaryum bitkileri yerleştirilebilir. Böylece onlara saklanıp yalnız kalabilecekleri bir ortam oluşturulabilir.

 

 

Beta Balığı Üretimi ve Bakımı: Sağlıklı ve Renkli Balıklar Yetiştirmek |  Petzz Blog

 

 

Beta Balıkları Nasıl Beslenmeli?

Beta balıkları hepçil, yani hem et hem de ot ile beslenen balıklardır. Genel olarak et ile beslenseler de zaman zaman bitki tüketmeye de ihtiyaçları vardır. Beslenmeleri için günde iki kez, hazır olarak satılan beta balık yemi kullanılabilir. Yine hazır balık yemlerine ek olarak ayda bir kez haşlanmış yeşil sebze de tüketmeleri gerekir.

Beta balığı bakımı sırasında verilen yem miktarına dikkat etmek gerekir. Çünkü bu balıkların günlük yem ihtiyacı kendi göz yuvarları kadardır. Yani bir beta balığına ne kadar yem verileceğine gözünün büyüklüğüne bakarak karar verilebilir. Böylece yemi birkaç dakika içerisinde yiyip bitirebilirler. Ancak yemin tamamını 5 dakika içerisinde bitirememeleri durumunda artan yem akvaryumdan çıkarılmalıdır. Aksi halde fazla yem akvaryum suyunu kirletecektir.

Beta balıklarının her gün aynı yemi yememeleri tavsiye edilir. Bunun için en azından haftada bir defa normalin dışında bir şeyler vermekte fayda bulunmaktadır. Yine 2 – 3 farklı beta balığı yemi satın alarak her gün farklı bir yem verilebilir. Kurutulmuş yemler suda şişer. Bu nedenle yemi vermeden önce ıslatmak gerekir. Kuru yem ıslatılmadan direkt olarak verilecek olursa balığın karnında şişerek sağlık sorunları yaşamasına neden olabilir.

Beta balıkları açlığa uzun süre dayanabilirler. Ancak buna güvenerek aç bırakmak oldukça sağlıksız bir durumdur. Çünkü bir beta balığı aç kaldığı süre boyunca zayıflar ve vücut direncini yitirir. Bunun sonucunda ise hastalanarak ölebilir.

 

SAMURAY BETTA

 

Beta Balıklarında Görülen Hastalıklar Nelerdir?

Beta balığı hastalıkları ile ilgili önceden bilgi edinmek ve bu hastalıklar için gerekli ilaçları evde hazır bulundurmak, hastalığa anında müdahale edebilmek adına önemlidir. Yine beta balığı bakımı sırasında iyi bir gözlemci olmak ve balıkta şüpheli bir durum fark edildiğinde hemen tedavi ettirmek gerekir. Çünkü herhangi bir hastalık, bu balıkların küçük gövdelerinde hızla yayılır ve yaşamlarını yitirmelerine neden olabilir. Beta balıklarında en sık görülen hastalıklar ise şöyledir:

  • Fungal Enfeksiyon: Balıkların vücudunda soluk beyaz lekeler ve hareketsizlik ile kendini gösteren bu hastalık oldukça bulaşıcıdır. Bunun için balıklar karantinaya alınmalı ve su üç günde bir değiştirilmelidir.
  • Yüzgeç Kuyruk Erimesi: Bu hastalık, balıkların yüzgeçlerinin yıpranması ve kısalması ile kendini belli eder. Ayrıca balıkların rengi değişir ve iştahlarını kaybederler. Kirli sudan kaynaklanan bu hastalıktan korunmak için düzenli su değişimi yapılmalıdır.
  • Beyaz Benek Hastalığı: Balıklarda beyaz benek hastalığı, balıkların yemek yemeyi bırakmalarına ve cansız nesnelere sürtünmelerine neden olur. Bu hastalık hızlı bir şekilde kontrol altına alındığında ciddi bir soruna neden olmaz.
  • Kadife Hastalığı: Altın tozu ya da odinium olarak da bilinen kadife hastalığı, fark edilmesi zor bir hastalıktır. Önce kuyruk ve yüzgeçlerden başlar. Hastalığa neden olan parazitler ışıkta üredikleri için akvaryumun karanlıkta tutulması gerekir. Yine akvaryum suyuna tuz ilave edilmeli ve su sıcaklığı 29,5 derece olmalıdır.

Beta balıklarında görülen hastalıklar bunlarla sınırlı değildir. Aynı zamanda dropsy ve tüberküloz gibi hastalıklara da maruz kalabilirler. Bunların yanı sıra unutulmamalıdır ki, balıklar da depresyona girebilir. Bunun nedeni herhangi bir hastalık ya da olumsuz akvaryum koşulları olabilir. Çıkabilecek problemlere karşı dikkatli ve hazırlıklı olmak ise akvaryum içindeki savunmasız balıkların depresyondan korunmalarına yardımcı olacaktır.

 

Kaynak: Pelikanpet

Hamster Özellikleri ve Bakımı Hakkında Her Şey !!!

Hamster Fare Midir?

Hamsterler genel olarak halk arasında fareye benzediklerinde fare olarak adlandırılsa da aslında başlı başına bir türdür. 1930’lu yıllarda ilk olarak Hebrew Üniversitesinde araştırmalara konu olmuş ve bu günkü Suriye sınırları içerisinde ilk olarak tanımlanmıştır. 1940’lı yıllarda Avrupa ülkelerine yayılmış olsa da Hamsterlar’a küçük çöl canlıları diyebiliriz. Bu makalemizde ilginizi çekeceğini düşündüğümüz hamsterların özelliklerinden kısaca bahsedeceğiz.

Hamster, kedi ve köpek gibi yaygın evcil hayvanlardan sonra çokça tercih edilen sevimli ve ürkek canlılardır. Bu yüzden sizinle iletişim kurmaları için sabırlı olmanız gerekse de diğer evcil hayvanlara göre oldukça uyumlu ve sessiz canlılar olmaları yüzünden ideal ev canlılarıdır. Malzemeleri de oldukça uygun fiyatlıdır. Bakımları temizlik ve ilgi istese de çok masum oldukları için bunu severek yapacağınıza emin olabilirsiniz.

 

Hamster Beslemek İsteyenlere Tavsiyeler - Evcilal

 

Hamsterların Genel Özellikleri

  • Fareye benzeseler de başlı başına farklı bir türdür.
  • Görme yetileri zayıftır.
  • Koklama ve işitme duyuları gelişmiştir.
  • Ön ayaklarını el gibi kullanırlar. Nesne ve yiyecek taşımak, yiyecekleri ağzına götürmek ve kendini temizlemek için ön ayakları adeta birer el gibi işlev görür.
  • Ön ayaklarında dörder, arka ayalarında beşer parmak bulunur.
  • Yanak kesecikleri depolama görevi görür. Topladıkları yiyecekleri keselerinde saklayıp yuvalarına götürür ve yiyecekleri azar azar tüketirler.
  • Adeta kesilmiş gibi duran küt kuyrukları, 1 santimetre kadardır.
  • Genellikle sarı ve kahve tonlarında canlılardır.
  • Son derece meraklı hayvanlardır.
  • Dayanıklılardır, çabuk hasta olmazlar.
  • İyi birer kemirgenlerdir. Keskin ön dişleri hayatları boyunca büyür.
  • Dişi hamsterlar, erkeklerden daha agresiflerdir.
  • Gündüz uyumayı severler, geceleri aktiflerdir.
  • Genellikle tek başlarına yaşamayı severler. Ama cüce Hamsterlar toplu halde yaşabilir.
  • İnsancıldırlar ama ürkek canlılar oldukları için insanlara alışmaları zaman alır.
  • Ürkek ve tedirgin canlılar oldukları için yüksek sesten ve ani hareketlerden hoşlanmazlar.

 

Hamster Bakımı - VETMUNDO - hamster bakımı

 

Hamster Bakımı

Tedirgin ve kendini güvende hissetmeyi seven hamsterlar, iyi birer kemirgen oldukları için sağlam malzemelerden üretilmiş kafeslere koyulmalıdırlar. Yoksa kafesi kemirip kaçabilirler. Kafeslerinin bulunduğu ortamın soğuk olması hamsterların sağlığı açısından sakıncalı olabilir. Ama kafesi direkt güneş alan bir yere konumlamak da doğru değildir. Hamsterlar, kemirgen olduklarından kafes yakınındaki her şeyi kafese çekip kemirmek isteyebilirler. Bu yüzden kafes diğer eşyalara yakın olmamalıdır. Kafesin zemini talaş ya da kum kaplı olabilir. Kum kullanmak biraz daha risklidir. Örneğin kumun kokulu olması hayvana zarar verebilir. Gazete kâğıdı gibi ürünler de zararlı olacağından kafes zemininde kullanılmamalıdır. Hamsterlar, bakımları kolay gibi gözüken evcil hayvanlar olsa da kafes, suluk ve mama dışında bir takım bakım malzemelerine ihtiyaç duyarlar.

 

  • Hamster YatağıGenellikle sentetik malzemeler kullanılarak üretilmiş Hamsterlara özel yataklar bulunmaktadır. Hamsterlar yumuşak bir yerde yatma ihtiyacı hissettikleri için bu yataklar elzemdir.
  • Hamster TuvaletiBu ürün son derece pratiktir. Hem hayvanın sağlığı hem de sizin açınızdan oldukça gerekli ve sağlıklıdır. Zeminine serdiğiniz kemirgen kumu hem tuvalet temizliğini kolaylaştırır hem de kokuyu önler.
  • Hamster EviÜrkek ve tedirgin bir hayvan olduğu için kuytulara ihtiyaç duyan hamsterlar, bir eve ihtiyaç duyarlar.Ahşap ya da plastikten yapılan bu ürünler hamsterın gizlenmesi için gereklidir. Kolay temizlik açısından plastik evleri daha tavsiye ederiz. Ayrıca Hamsterlar tahtayı kemirebilirler.
  • Hamster ÇarkıHamsterlar hareketli ve enerji harcamayı seven canlılardır.Bu yüzden koşu çarkı onlar için olmazsa olmaz bir malzemedir. Hamster özellikle geceleri aktif şekilde egzersiz yapmalıdır, bunun için mutlaka koşu çarkı gerekir.Koşu çarkı hamsterın iki ayağının da sığacağı büyüklükte olmalıdır.

 

Hamster Özellikleri ve Bakımı Hakkında Her Şey - Pet İhtiyaç

 

Hamster Yavruları 

Hamster yavruları doğumdan sonra 4-5 hafta anneye ihtiyaç duyarlar ve sonrasında anneden uzaklaşmak isterler.

Hamsterlar hastalıklara karşı dayanıklı canlılardır ve kolay hasta olmazlar.

Bilinenin aksine hamsterlar suya ihtiyaç duyarlar ve çok az su tüketirler. Genelde besin maddelerindeki su onlar için yeterlidir. Eğer daha çok kuru bir gıda tüketiyorsa mutlaka hamster suluğu olmalıdır.

Dişi hamsterlar, erkek hamsterlara nazaran daha huysuz ve hırçındır.

 

Hamsterlarda Gebelik Süresi Nedir?

Hamsterlarda gebelik yaklaşık 20 gün sürer ve 5 ile 10 arası yavru doğumu olur.

Kendilerini yalayarak temizlerler. Hamsterların tükürüğündeki maddeler antiseptik vazifesi görür.

Hamsterların doğan yavruları öldüğünde genelde kafeste bulamazsınız. Çünkü hamsterlar ölen yavruları yiyebilirler.

 

Hamsterlarda Beslenme ve Barındırma - VetRehberi

 

Hamster Beslenmesi

Aşırı iştahlı olmayan hamster, diğer evcil hayvanlara göre beslenmesi kolay bir canlıdır. Hazır yemlerle beslenmeleri yeterli olsa da taze gıdalarda bu hayvanlara verilmelidir. Hamsterlar, yeşil sebzeleri çok severler. Salatalık, brokoli ve ıspanak gibi yeşil sebzeleri taze olarak onlara vermelisiniz. Bunun yanında elma, muz ve armut gibi meyveleri de sever. Fakat, onlara fazla meyve verilmemelidir. Sindirimi zor meyve ve sebzeler bu sevimli kemirgenlerin sindirim sistemlerine zarar verebilir. Gıdalardan aldıkları su yeterli olmayacağı için günlük temiz su da bulundurulmalıdır. Mısır, yulaf ve arpa gibi tahılları ve keçiboynuzunu da çok seven Hamsterınıza mutlaka hazır yem vermelisiniz.

 

 

 

 

Tavşanlar Hakkında İlginç Bilgiler !!!

Sizler için, tavşanlar hakkında bilgilere ve duyduğunuzda şaşıracağınız ilginç özelliklerine değineceğiz.

Tavşanlar Hakkında Kısa Bilgiler

• Tavşanlar hakkında bilgilere, memeli grubuna ait bir tür olduğunu belirterek giriş yapalım. Tavşanlar bilinenin aksine kemirgen grubu üyesi değildir. 1912 yılında tavşanlar, kemirgen grubundan ayrılmış ve memeliler grubuna dahil edilmiştir.

• Tavşanlar, gözleri kapalı ve tüysüz şekilde doğarlar. Tüylerini ve görme fonksiyonlarını doğumdan sonra kazanırlar. Bu özelliği taşımayan tek tür, kır tavşanlarıdır. Kır tavşanları tüylü ve gözleri açık şekilde dünyaya gelirler.

• Evcil tüylü dostlarınızın, uygun ortamları sağlandığında 10 yıldan fazla yaşayabildiklerini söyleyebiliriz. Vahşi doğada bu süre 8 yıldır.

• Tavşanların ağızlarında 28 tane dişleri vardır. Dişleri de tıpkı tırnak gibi sürekli uzar. Tavşanlar hakkında bilgilere, uzun dişlerinin olması beslenme ve ağız yapısı ile ilgili sağlık problemlerine yol açabileceğine değinerek devam edelim. Vahşi doğada yaşayan tavşanlar, dişlerini sert nesneleri kemirerek kısaltırlar ve kullanımlarına uygun hale getirirler.

• Tavşanların görüş açısı 360 derecedir. Bu nedenle her yeri görebilirler.

• Dünya üzerinde bilinen 50 tavşan türü vardır.

• Tavşanlar otçuldur. Bu nedenle tüm diyeti bu yönde şekillenmiştir. Yedikleri gıdaların sindirimi sırasında kaliteli içeriğe sahip olan bir kısmını dışkı ile atarlar. Bu nedenle dışkılarını tekrar yiyerek kalan takviye gıdalarının emilimini sağlarlar.

• Bilinenin aksine tavşanlar kök sebzeleri çok sevmezler. Bu nedenle en sevdiği yiyecek havuç değildir.

• Üzücü de olsa, tüm ürün testlerinde genellikle tavşanlar kullanılır.

• Tavşanlar hakkında bilgilere ek olarak, en çok bulunduğu bölgenin Kuzey Amerika olmasını belirtelim.

• Tavşanlar gruplar halinde yaşamayı severler. Etkileşim kurmak onlar için önemlidir. Siz de tavşan sahiplenmek istiyorsanız yanına arkadaş almayı ihmal etmemelisiniz.

• Tavşanlar hakkında bilgilere ek olarak, arka bacaklarının daha uzun olduğunu söyleyebiliriz. Bu şekilde daha uzağa zıplayabilirler.

• Vahşi doğada sürekli tetik halinde bulunurlar. Kulakları çok hassastır. Bu nedenle sesli ve çocukların olduğu ortamlarda strese girip mutsuz olma ihtimalleri çok yüksektir.

• Tavşanların üst dudağı derin bir yarığa sahiptir. Üst dudaklarında 20 ila 25 adet duyu iplikçiği vardır. Bu nedenle tavşanların üst dudağı sürekli aşağı yukarı hareket halindedir.

• Burunları çok hassastır. Ayrıca iyi bir koku alıcıdır.

• Tavşanlar hakkında bilgilere ek olarak, kusamadıklarını belirterek devam edelim. Tavşanların sindirim sistemleri tek yönlü çalışır. Bu nedenle kusmazlar.

• Tavşanlar hakkında bilgilere, mutlu olduklarında sürekli zıplayıp havada döndüklerini belirterek devam edelim. Bu hareketleri, binky (hoplama) olarak bilinir ve küçük dostunuzun mutlu olduğunun göstergesidir.

 

En Güzel Tavşan Resimleri – Fotoğrafları – Seyir Kafe

 

Evcil Tavşanlar Hakkında Bilgiler

Tavşanlar hakkında bilgilere, vahşi doğada kendi ihtiyaçlarını karşılayabilirken, evde küçük dostunuz için uygun ortamı sizin yaratmanız gerektiğini belirterek devam edelim.

Tavşanlar eğitilmeye açık canlılardır. Uygun yönlendirmeler sayesinde tuvalet eğitimi verebilirsiniz.

Meraklı oldukları için her şeyi koklama ve kemirme gibi davranışları sergileyebilirler. Bu nedenle evde tavşan beslemeyi düşünüyorsanız, fiziksel koşulları ayarlamalısınız. Minik dostunuza, zarar verebilme potansiyeli olan tüm etkenleri ortadan kaldırmanız önemlidir.

Tavşanlar hakkında bilgilere, yaşam alanlarına değinerek devam edelim. Tavşanınız için en uygun kafesi seçmelisiniz. Karton kutu tercih etmemelisiniz. Karton kutu tercihiniz evcil dostunuzu potansiyel sağlık sorunlarına itebilir.

Beslenmesinde taze gıdalar olmasına dikkat etmelisiniz. Seçtiğiniz gıda ürünlerinin tavşanınız için uygunluğunu veteriner hekiminize danışarak öğrenmelisiniz. Ayrıca tavşanlar için uygun içerik ve kaloride tasarlanmış, tavşan mamalarını da kullanabilirsiniz.

 

 

Tavşan Resimleri | Manzara Resimleri

 

 

Yavru Tavşanlar Hakkında Bilgiler

Tavşanlar hakkında bilgiler kısmında doğduklarında tüysüz ve gözleri kapalı olduğunu belirtmiştik. Bu nedenle bakımı çok önemlidir. Doğum sonrası tüm ihtiyacını anneleri tarafından karşılanır. Size düşen sorumluluk ise uygun koşulları sağlamaktır.

Yavru tavşanların ilk 30 ila 45 gün anne sütü almalarını sağlamalısınız.

Yavru tavşanlar ortalama 4 ila 6 hafta sonra yumuşak besinleri tüketmeye başlayabilirler.

Cinsiyetleri 6 haftalık olduklarında fark edilir hale gelir. Ergenliğe çok erken girdikleri için bunun ayrımını yapmanız sağlıklı olacaktır.

 

 

Tavşan bakımı nasıl yapılır? | Evcil Hayvan Bloğu

 

 

Tavşanların Özellikleri ve Bakımı

Tavşanlar hakkında bilgiler kısmında yaşam alanı seçiminin öneminden bahsetmiştik. Bu nedenle karton kutu seçiminin tavşanınızın üzerinde oluşturabileceği sağlık sorunlarına kısaca değinmek istiyoruz.

Yaşam alanı olarak karton kutu kullanımı, evcil dostunuzun sürekli nemli ve ıslak bir ortamda kalmasına sebep olur. Buna bağlı olarak sağlık sorunları oluşması muhtemeldir. İdrarı ile sürekli temas halinde olması nedeni ile koku problemi yaşayabilirsiniz. Ayrıca dış parazitler için de uygun ortamı yaratmış olursunuz. Bu nedenle karton kutu yerine uygun kafes seçimi daha sağlıklıdır.

Ayrıca tavşanınıza ait özel alanının olması, eve alışma sürecinde olumlu etkilere sahiptir. Bu şekilde evi daha rahat benimseyebilirler.

 

 

Evde Beslenebilecek En Sevimli Tavşan Türleri - patigiller.com

 

 

Tavşanların Hakkında Merak Edilen Konular?

Tavşanlar hakkında bilgilere, merak edilen sorulara yanıt vererek devam edelim.

• Tavşanlar regl olur mu? Bu soru tavşan sahipleri veya tavşan sahibi olmayı düşünen hayvan severler tarafından merak edilen bir konudur. Tavşanlar regl/adet olmazlar. Onların döngüleri insanlardan daha farklı ilerleyen bir süreçtir.

• Tavşanlar kaç tane yavru doğurur? Tavşanlar ortalama olarak 4 ila 10 yavru doğurabilirler.

• Tavşanlar kaç ayda doğurur? Bu sorunun yanıtı 30 gündür. Böylelikle tavşanlar hakkında bilgilerde, tavşan kaç günde doğurur sorusuna da yanıt vermiş olduk.

• Tavşanlar ne zaman ergenliğe girer? Yavru dişi tavşanlar için bu süre 4 ila 5 aydır. Erkek yavru tavşanlar için ise yaklaşık olarak 6 ila 7 aydır.

• Tavşanların kaç ayağı vardır? Tavşanlar hakkında bilgilere ek olarak 4 tane ayaklarının olduğunu belirtelim. Ön ayakları kolları olarak düşünülse de aslında ayaktır.

• Tavşan kış uykusuna yatar mı? Bu sorunun yanıtını hayır olarak belirtmek isteriz.

• Tavşanlar su içer mi? Evet tavşanlar su içer ve diyetlerinde önemli bir yere sahiptir.

• Tavşanlar ısırır mı? Tavşanlar kendilerini tehdit altına hissederlerse ısırabilirler. Bu tamamen kendini savunma içgüdüsü ile yapılan bir tepkidir.

• Tavşanlar yıkanır mı? Tavşanlar da kediler gibi temizlik ihtiyaçlarını yalanarak sağlarlar. Islak tüyler tavşanların strese girmesine ve hasta olmasına sebep olabilir. Bu nedenle tavşanlar yıkanmaz.

• Tavşanlar havuç yer mi? Tavşanlar hakkında bilgiler kısmında bahsettiğimiz gibi tavşanlar havuç yerler. Fakat en sevdikleri ve tek beslenme kaynaklarının havuç olduğu söylenemez.

• Tavşanlar karanlıktan korkar mı? Tavşanlar hakkında bilgilere, gece aktif olmayı sevdiklerinden bahsederek devam edelim. Tavşanlar gece ve alacakaranlıkta daha aktiftir. Bu nedenle tavşanlar karanlıktan korkmazlar.

• Tavşanlar nasıl ses çıkarır? Tavşanlar genel olarak sesle alakası olan varlıklar değildirler. Onları sadece ara sıra homurdanırken bulabilirsiniz.

 

 

Angora (Ankara Tavşanı) Özellikleri ve Bakımı - Pet İhtiyaç Blog

 

 

 

Tavşanların Vücut Dilleri:

Tavşanlar hakkında bilgiler konulu içeriğimizi, küçük dostlarınızın vücut dilinin ne anlama geldiğine değinerek bitirmek istiyoruz.

Yalamak: Tavşanlar arasında bir sevgi göstergesidir. Eğer sizi yalıyorsa bu sizi sevdiğini işaret eder.

Diş gıcırdatma: Eğer tavşanınızla ilgilenirken, böyle bir ses duyarsanız sevgi ifadesi olarak yorumlayabilirsiniz. Durduk yere bu hareketi yapıyorsa canı yanıyor olabilir.

Yere dümdüz yatma: Bu davranış küçük dostunuzun keyfinin yerinde olduğunun bir göstergesidir.

Ayaklarını yere vurma: Bu hareket onların sinirli olduğunu ifade edebilir ya da arkadaşlarına ulaşma çabası olarak değerlendirilebilir.

Bazen kulak hareketleri ile de size bir şeyler ifade etmeye çalışırlar. Arkaya doğru eğik kulaklar rahatsız ve stres altında olduğunun belirtisidir. Kulaklarını dik olarak gördüğünüzde bir şeye odaklandığını ve tehdit unsuru algıladığını söyleyebiliriz.

Bağırmak: Tavşanları ses çıkarırken çok göremezsiniz. Tavşanlar sadece hayata veda ederken tiz tonda bağırırlar.

Tavşanlar hakkında bilgiler içeriğimizi burada noktalıyoruz. Umarım sizler için de keyifli bir içerik olmuştur.

 

Kaynak: Markamama

Muhabbet Kuşu Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey !!!

Muhabbet kuşları, popüler evcil hayvanlar olarak bilinen neşeli, cıvıl cıvıl ötüşleriyle canlı kuş türüdür. Çoğunlukla ev ortamına uyum sağlayan muhabbet kuşları, genellikle apartmanlarda yaşayan aile bireyleri için ideal bir seçenektir.

Muhabbet kuşları, ortalama olarak 15 ile 20 cm boyunda, parlak renkli tüyleri ve küçük gagaları bulunmaktadır. Doğada genellikle tohumlarla beslenerek hayatta kalmaya çalışırlar. Fakat evde yaşayan muhabbet kuşları ise, hazır yemler ve taze meyvelerle beslenirler.

Oldukça sosyal hayvan olan muhabbet kuşları sahipleriyle etkileşim halinde olmaktan mutluluk duyarlar. Düzenli olarak egzersizleri ve serbest bir şekilde uçmalarını sağlamak, zihinsel ve fiziksel açıdan sağlığını olumlu yönde etkilemektedir. Bununla birlikte muhabbet kuşlarının eğitilme ve konuşma yeteneklerinin geliştirilmesi için özel olarak üretilen oyunlar ve aktiviteler yer almaktadır. Dişi muhabbet kuşları, erkek kuşlara nazaran daha mat ve küçük renklidir. Çiftleşme döneminde ise, erkek muhabbet kuşlarının ötüşleri daha şiddetli ve yüksek olması mümkündür.

Muhabbet kuşu için bilgi sahibi olabilmeniz adına, merak ettiğiniz başlıkları listeledik;

Muhabbet Kuşu Cinsleri Nelerdir?

Muhabbet kuşları oldukça popüler bir evcil kuş türüdür ve genellikle konuşma becerileriyle bilinirler. Çeşit çeşit muhabbet kuşu cinsleri bulunur, bu cinsler arasında renkleri ve boyutları gibi birçok yönden farklılıklar olmaktadır. Bazı muhabbet kuşu cinsleri ise şunlardır:

Albino muhabbet kuşu: Beyaz tüyleri ve kırmızı gözleriyle farklı muhabbet kuşlarından kolayca ayırt edilebilirler. Bu türler, genellikle evcil hayvan olarak beslenmekte ve ev ortamında bakılmaktadır.

Albino muhabbet kuşlarını popülerliği, çoğunlukla genetik sebeplerden kaynaklı, bazı olumsuzlukları da ortaya çıkarabilir. Üreticiler, albino muhabbet kuşunu mümkün olabildikçe hızlı bir şekilde üretebilmek için akraba çiftleştirmesi yapmaktadır. Bu durum, genetik çeşitliliği ve sağlıklı bir popülasyon oluşturma imkanını azaltır.

Yüzüklü muhabbet kuşu: Boyun kısmında karakteristik bir yüzükleri bulunur ve renkleri çoğunlukla sarı, mavi veya beyazdır.

Lutino muhabbet kuşu: Sarı tüylere sahip olan bu muhabbet kuşunun, gözleri kırmızı renkli olmaktadır.

Opalin muhabbet kuşu: Bu türün tüy yapısı yoğun ve parlak renkli bir desen yapısından oluşur.

Spangle muhabbet kuşu: Oldukça sevimli olan bu kuş türünün tüyleri üzerinde noktalı bir desen bulunur.

Muhabbet Kuşu Kaç Yıl Yaşar?

Muhabbet kuşları, uygun beslenme ve bakım yapıldığında ortalama 5 ila 10 yıl arasında yaşamaktadır. Fakat, kimi muhabbet kuşları 15 yıl ya da daha uzun süre ömürleri olabilir. Muhabbet kuşlarına daha sağlıklı bir yaşam sağlayabilmek için taze su, uygun bir gıda, temiz kafes ve egzersiz gibi temel ihtiyaçlarını sağlamak önemlidir. Ek olarak, muhabbet kuşunuzun hastalıklara karşı dirençli olması için aşılanması, düzenli olarak veterinere götürülmesi önerilir.

Muhabbet Kuşu Bakımı Nasıl Olmalıdır?

Muhabbet kuşları, hemen hemen her evde beslenen evcil hayvanlardır. Onları mutlu ve sağlıklı tutmak için düzenli bakım tavsiye edilir. İlk olarak yapmanız gereken ise, bir kafes seçmek olacak.

Kafes, muhabbet kuşunun özgürce hareket edebileceği kadar büyük ölçülerde olmalıdır. Kafesin zeminine ise, kuşunuzun tırnaklarını törpüleyebilmesi için temizlemesi kolay olan, kumlu bir kağıt veya kum konulması önerilir. Yiyecek ve su kapları ise kafesin içinde bulunmalıdır. Muhabbet kuşlarının yemleri, özel olarak üretilen içeriklerden oluşmaktadır. Bu yemlere ilave olarak, muhabbet kuşunuzun besin ihtiyacını karşılamak için taze sebze ve meyve verilebilir. Kafesin içinde birkaç oyuncak olması sayesinde, oyun oynayabilir ve zihnini meşgul tutarak daha aktif olmasını sağlar.

Muhabbet kuşunun tüylerinin bakımı da oldukça önemlidir. Haftada bir kez olarak, kuşunuzun tüylerini tarayabilirsiniz. Muhabbet kuşunuzun tüylerinin temiz kalabilmesi için bir banyo yapması önemlidir. Şayet muhabbet kuşunuzu yıkayacaksanız, özel bir banyo kabında ya da bir kase içinde sıcak su ile yapılması tavsiye edilir.

Muhabbet Kuşu Çiftleşmesi

Muhabbet kuşları, kolayca çiftleşebilen tüylü hayvanlardır. Lakin, çiftleşme için belirli koşulların yerine getirilmesi gerekmektedir. Muhabbet kuşunuzun cinsiyetini belirlemeniz gerekir. Bu, bazen zor bir durum olsa da, veteriner tarafından yapılan bir cinsiyet tespiti oldukça basittir. Şayet bir çift oluşturmayı planlıyorsanız, iki muhabbet kuşunu aynı kafese koymalısınız. Muhabbet kuşlarının birbirleriyle tanışması ve alışması için birkaç hafta beklemek doğrusu olacaktır.

Muhabbet kuşunun uyumlu olup olmadıklarını kontrol etmek için takip etmelisiniz. Çiftleşme zamanı geldiği dönemde, kuşlar birbirlerine karşı özel bir davranış sergilemeye başlayacaktır. Erkek kuş, dişi kuşun ilgisini çekmek için adeta özel bir dans yapar bu durumda da dişi kuş bu davranışa geri karşılık verir. Her şey yolunda gittiğinde ise, çiftleşme gerçekleşir. Daha sonrasında dişi muhabbet kuşu yumurta bırakmaya başlar.

Muhabbet Kuşu Cinsleri

 

Muhabbet Kuşu Nasıl Yıkanır?

Muhabbet kuşu, tüylerinin sağlıklı kalabilmesi ve vücutlarını temizleyebilmek için düzenli olarak banyo yapması gerekir. Yıkama işlemi sonrasında, muhabbet kuşunun tüylerinin daha canlı ve parlak görünmesine destek olur.

İlk olarak, muhabbet kuşunun yıkanacağı yerin belirlenmesi gerekmektedir. Bu yer çoğunlukla bir banyo kabı ya da özel olarak üretilmiş bir kuş banyosu olabilmektedir. Bazı muhabbet kuşları, banyo yapmak için musluğun altına girmeyi tercih ederken, bazıları ise bir kapta suyla oynamaktan hoşnut olurlar.

Banyo yaptıracağınız zaman, suyun sıcaklığına dikkat etmelisiniz. Su, muhabbet kuşunun sıcaklığına uygun bir derecede olmalıdır. Aşırı sıcak su, muhabbet kuşunun cildini tahriş ederken, aşırı soğuk su ise sağlığına zarar verebilir. Çoğunlukla, ılık su muhabbet kuşları için en uygun sıcaklık derecesi olacaktır.

Muhabbet kuşunu banyo yaptırırken, suyun yüzeyine birkaç damla olacak şekilde kuş şampuanı eklemek, tüylerinin temizlenmesine ve sağlıklı kalmasına fayda sağlar. Lakin, bu konuda dikkatli olmak gerekir, çünkü fazla miktarda şampuan, muhabbet kuşunun cildinde tahrişe sebep olabilir. Bu yüzden, yıkama işlemi sırasında sadece birkaç damla şampuan kullanmanız önerilir.

Banyo sonrasında ise yapmanız gereken muhabbet kuşunu iyice kurulamak olacaktır. Muhabbet kuşunun sıcaklık dengesi hassas olduğu için, banyodan sonra hemen kurulanmaları önem gerektirir. Bu sebeple, muhabbet kuşunu bir havlu yardımı ya da saç kurutma makinesi ile hafifçe kurulamanız tavsiye edilir.

Muhabbet Kuşu Cinsiyet Ayrımı Nasıl Anlaşılır?

Muhabbet kuşunun cinsiyet ayrımı yapılabilmesi için bazı davranışsal ve görsel ipuçlarına bakmak gerekir. Cinsiyetini belirlemek, kuşların yaşına göre daha zor olmakla beraber çoğu zaman doğru sonuç vermez.

Erkek muhabbet kuşu, dişiye nazaran daha canlı renklere sahip olabilir. Genellikle kafaları, kanatları ve göğüsleri parlak turuncu ya da mavi tonlarda olabilmektedir. Erkek muhabbet kuşunun burun delikleri daha büyük olmakla beraber dişi kuşa göre daha yuvarlak bir yapıya sahiptir.

Dişi muhabbet kuşunun renkleri çoğunlukla daha soluktur ve kahverengimsi tonlarda olmaktadır. Dişi muhabbet kuşunun burun delikleri daha küçük ve daha oval yapıdadır. Dişi muhabbet kuşu, yumurtlama döneminde daha aktif ve yuvalama davranışları gösterirler.

Lakin, bazı muhabbet kuşları cinsiyetini belirlemek bu özelliklere uymayabilir. Bu sebeple, kesin bir sonuç almak için veteriner hekime başvurmak en iyi doğru seçenek olacaktır.

Muhabbet Kuşu Nasıl Konuşturulur?

Muhabbet kuşu, doğası gereği zeki ve konuşkan canlılardır. Eğitildiklerinde konuşmayı öğrenerek, en popüler hayvanlar arasında yer almaktadır. Muhabbet kuşunu konuşturabilmek için öncelikle doğru bir eğitim yöntemi seçilmelidir.

İlk olarak yapmanız gereken, muhabbet kuşunuza güven kazandırmalısınız. Muhabbet kuşunuzun sizinle iletişime kurarak tanımasına izin vermelisiniz. Daha sonrasında ise, düzenli olarak şarkı söyleyin ve onunla konuşun. Muhabbet kuşunuzun insan sesinin tonlarına aşina olmasına fayda sağlayacaktır.

Muhabbet kuşunun sevdiği davranışlardan bir tanesi de kelimeleri veya cümleleri tekrarlamaktır. Kelimeleri net ve yavaş bir şekilde söylemelisiniz. Kelimeleri doğru telaffuz etmesini sağlamak için, kayıt cihazı kullanarak muhabbet kuşunuza düzenli olarak dinletip tekrarlamasına yardımcı olabilirsiniz.

Bu noktada, muhabbet kuşunuzu ödüllendirme sistemidir. Kuşunuzun iyi davranışlarında ödüllendirmek, onun daha fazla öğrenmesine ve çaba göstermesine olumlu yönde etki edecektir.

En önemli davranış ise, tutarlı ve sabırlı olmanız olacaktır. Her kuşun öğrenme hızı farklıdır ve öğrenmesi zaman alabilir.

ingiliz muhabbet kuşu - uludağ sözlük galeri

 

Muhabbet Kuşu Tırnak Kesimi

Muhabbet kuşunuzu, bakımlı ve temiz tutmak istemeniz oldukça normaldir. Tırnak kesimi bu bakımın bir parçası olarak yer almaktadır. Muhabbet kuşunun rahat etmesi için bu tırnakların kesilmesi önemlidir. Çünkü uzayan tırnaklar, yürüme esnasında muhabbet kuşunuza zorluklar yaratabilir.

Muhabbet kuşunuzun tırnak kesimi, özel bir tırnak makası kullanılarak yapılabilir. Kesim işlemi esnasında, tırnağın hassas kısımlarına zarar vermemeye özen göstermelisiniz. Muhabbet kuşunuzun tırnağına fazla baskı yapmamanız gerekir, çünkü kuşun acı hissetmesine sebep olabilir.

Tırnak kesimi, haftada bir kez ya da ihtiyaç duyulduğunda zamanlarda yapılabilir. Tırnak kesimi yapmadan önce, muhabbet kuşunuzun tüneğine oturtularak sakinleştirilmesi tavsiye edilir.

Tırnak kesimi işlemi, muhabbet kuşunuzun sağlıklı bir şekilde yaşam geçirmesi için oldukça önemlidir ve siz sahipleri tarafından düzenli olarak yapılması önerilir.

Muhabbet Kuşu Neden Tüy Döker?

Muhabbet kuşu, tüylerini yenileyebilmek için düzenli olarak tüy dökmektedir. Tüy dökme esnasında, yeni tüylerin büyüyerek eski tüylerin yerini almasına müsaade eder. Muhabbet kuşu tüy dökme dönemleri çoğunlukla mevsimlerle alakalıdır. Genel olarak, tüy dökme dönemi sonbaharda veya ilkbahar dönemlerinde görülür. Bu dönemlerde muhabbet kuşunun aktivitelerinde ve beslenme alışkanlıklarında değişiklik görülebilir.

Muhabbet Kuşu Cinsleri ve Özellikleri Nelerdir? Muhabbet Kuşu Türleri ve  Renkleri - Evcil Hayvan

 

Muhabbet Kuşu Neden Kusar?

Muhabbet kuşu, gıdalarını çiğneme yerine yutarak sindirirler ve bu sebeple yedikleri gıdaların sindirim süreci için mide asidinin salgılanması gerekir. Lakin, bazen muhabbet kuşu fazla yemek yediğinde ya da yanlış gıda tüketiminde, mide asidi fazla salgılanır. Bu esnada, muhabbet kuşu kusarak sindirim sistemini rahatlatır.

Muhabbet Kuşu Ömrü

Muhabbet kuşu ömrü, doğru bakım sağlandığı takdirde ve beslenmesi kaliteli olduğu zaman geçirdiği yaşam koşulları ile doğru orantılıdır. Genel olarak, sağlıklı bir muhabbet kuşu 5 ila 10 yıl arasında yaşamaktadır. Lakin, bazı muhabbet kuşu 15 yıl yaşayabilmektedir. Muhabbet kuşu daha uzun ömürlü ve sağlıklı olmaları için, kaliteli bir beslenme, temiz bir yaşam yeri, düzenli egzersizleri ve veteriner kontrolleri yerine getirilmelidir.

Muhabbet Kuşu Hastalıkları

Muhabbet kuşu, bazı evcil hayvanlar gibi hastalıklara yakalanabilmesi mümkündür. En yaygın olarak solunum yolu enfeksiyonu, kabız, isal, tüy dökme, tüy kanatma ve tüy yeme gibi hastalıklar olabilir. Muhabbet kuşu sağlıklı bir yaşama devam edebilmesi için düzenli olarak veteriner kontrolü ve doğru beslenmeleri gerekir.

Muhabbet Kuşu İsimleri

Muhabbet kuşunun birçok farklı türü ve renkleri bulunmaktadır. Bazı popüler muhabbet kuşu isimleri ise: Max, Lily, Gizmo, Charlie, Sky, Sunny, Rainbow, Luna, Kiwi, Poppy, Mango, Angel, Coco, Bubbles, Bluey ve Happy olabilmektedir. Muhabbet kuşu, sahiplerinin kişisel istekleri üzerine isimlendirilmektedir.

Jumbo Muhabbet Kuşu

Jumbo muhabbet kuşu, diğer muhabbet kuşlarından çok daha büyük bir boyuta sahiptir. Yumuşak tüy yapısı ve parlak renkleri sayesinde dikkat çeken muhabbet kuşu, yüksek zeka seviyeleri ile de tanınmaktadır. Ayrıca sevimli kişilikleri olan Jumbo muhabbet kuşunun, diğer muhabbet kuşlarından daha az yaygın olmasına rağmen, sahiplerine karşı sevgi dolu bir arkadaşlıkları vardır.

 

JUMBO & İNGİLİZ MUHABBET KUŞU HAREKETSİZ KUŞLAR MIDIR?

 

 

Muhabbet Kuşu Ne Yer

Muhabbet kuşu, beslenme açısından geniş bir yelpazeye sahiptir ve doğal olarak tohum tüketmektedir. Genel olarak muhabbet kuşu yemi ve taze yeşilliklerle beslenmeyi tercih ederler. Muhabbet kuşu, protein açısından diğer kuşlar gibi küçük hayvanlarda yiyebilir. Bu yüzden, muhabbet kuşuna dengeli bir beslenme için, farklı çeşitte tüketebileceği gıdalar sunmak önemli olacaktır.

Muhabbet Kuşu Kafesi

Muhabbet kuşu kafesi, tüylü dostunuzun mutlu ve sağlıklı bir yaşam geçirmesini sağlar. Kafesler, muhabbet kuşunun rahat bir şekilde hareket edebileceği ve kanatlarını özgürde uçurabileceği büyüklükte olmalıdır. Kafesin demirleri arası uygun ölçüde olmalıdır ki, kuşunuzun başı sıkışmasın ya da kaçamayacak kadar genişlikte olmamalı. Kafesin alt kısmında tepsisi yer almalı ve muhabbet kuşunu rahatsız etmeyecek yönde temizlemesi oldukça kolay olmalıdır.

Kafes içinde, muhabbet kuşunuzun egzersiz yapması ve oynayabilmesi için tırmanma aparatları ya da oyuncaklar bulundurmalısınız. Muhabbet kuşu sosyal canlılarda ve yalnız bırakılmamalıdır. En az bir tane muhabbet kuşu arkadaşı olduğunda, diğer kuşlarla oyun oynaması ve sosyalleşmesi daha aktif olacaktır. Muhabbet kuşları sonuç olarak hem beslenme hem sağlıklı bir yaşam hem de oyuncaklara ve uygun ölçülerde bir kafes materyallerine ihtiyaç duymaktadırlar. Böyle bir durumda, sağlıklı ve mutlu yaşam sürdüreceklerdir.

 

Kaynak: Markamama

Köpekler Sevildiğini Anlar mı?

Köpekler sevildiğini anlar mı? Köpekler ve insanlar arasında sıkı bir bağ vardır. Onlarla göz teması kurduğunuzda kuyruklarını sallayarak heyecanlı hareketler sergilediklerini görmüşsünüzdür. Köpekler iletişim kurmak için beden dilini kullanırlar. Sinirli, sevgi dolu, stresli olduklarını yüz ifadesine ve vücut hareketlerine bakarak anlamak mümkün hale gelmektedir. En iyi arkadaşımız olmayı başaran köpekler, sahiplerinin sadece ilgilerine ihtiyacı vardır. Sezgileri ve duyguları diğer hayvanlardan daha güçlü olduğu için onlara verdiğiniz duyguların farkındadır. Köpekler her şeyi anlar mı? Köpek sevgisini nasıl gösterir? Gelin tüylü dostlarımız hakkında ilginç bilgiler öğrenmeye devam edelim…

Köpekler Sevildiğini Anlar mı?

Köpek severlerin en çok merak ettikleri konulardan biridir. Her gün evinizde ya da sokak karşılaştığınız sevimli arkadaşlarımıza minik öpücükler kondurmadan ya da başlarını okşamdan geçemeyiz. Köpekler kendilerine kızıldığını, ceza verildiğini, emirler verildiğini anladıkları gibi sevginizi de anlarlar. Köpekler sevildiğini anladıklarında daha çok yaklaşırlar. Çünkü köpekler bağ kurmayı başaran en sadık canlılardır. Kendilerinden korkan insanların davranışlarını anlayan köpekler onlara yaklaşmamayı tercih ederler.

Köpeğinize sevgi sözcükleri söylediğinizde dilinizi anlamazlar. Ancak ses tonunuz, mimikleriniz, beden dilinizi anlayarak köpekler sevildiğini anlar. Her gün kaliteli mamalar ile beslenen, oyunlar oynanan ve ilgi gören köpekten mutlusu yoktur. Yanlış davranışlarda bulunduklarında kızarken kullandığınız ses tonu ile kızdığınızı da çok rahat anlamaktadırlar. Hatta yaramazlık yaptığının farkında olan köpekler patileriyle yüzlerini kapatıp saklanmaya çalışırlar.

 

Evde Köpek Beslemek İsteyenlere 5 Öneri

 

Köpekler Her Şeyi Anlar mı?

Pek çok insan köpeklerine söylediklerinin anlaşılmadığı için önemli olmadığını düşünür. Ancak durum öyle değil. Sizin tahmin etmediğiniz pek çok şeyi anlıyorlar. Macaristan’da Eötvös Loránd Üniversitesinin yaptığı araştırma sonucunda daha fazla şeyi anladıkları belirlenmiştir. Araştırma sırasında 13 köpeğin beyin sinyalleri incelenmeye başlanmıştır. Bir cihaz yardımıyla eğitimcilerin sesleri köpeklere dinletildi. 7 dakika boyunca sesleri dinleyen köpeklerin beyninde meydana gelen sinyaller incelendi. Sol ve sağ beyin aktif bir şekilde işlem gördüğü gözlemlendi. Tıpkı insan beynindeki gibi sağ beyin ses tonunu, yumuşaklığı-sertliğini ayırdı. Sol beyin ise konuşulanları işlenmeye almıştır.

Araştırma sonucunda köpeklerin cesaret verici konuşmaları, duygu yüklü konuşmaları ya da sinirli kızgın ifade edilen sözcükleri ses tonuna göre ayırt ettiklerine ulaşıldı. Yani köpekler ne söylediğinden ziyade nasıl söylediğinizi daha çok dikkate alıyor. Temel köpek eğitimlerinde uzun süre aynı komutları, hareketleri duyan köpekler sürekli tekrarlayan kelimeleri, sayıları akıllarında tutmalarını sağlar.

Köpeğinizle Göz Teması Kurun

Bazı anlar köpeğin gözlerinize uzun uzun baktığınızı fark edersiniz. İşte bu anı kaçırmamanız aradaki bağın sıkı olması için kaçınılmazdır. İnsanlarda bulunan anne ve bebek arasındaki bağın oluşmasını sağlayan oksitosin hormonu köpeklerde de vardır. Köpeğinize sevgi dolu baktığınızda, sarıldığınız ya da öptüğünüzde oksitosin hormonu artarak hem köpeğiniz hem de siz mutlu olacaksınız. Aynı zamanda köpek öpüldüğünü anlar mı sorusunun da cevabını vermiş olduk. Eğer uzun ve keskin bakışlarda bulunuyorlarsa bu tehdit ya da meydan okumayı ifade eder. Gözlerini kırparak bakması, dilini dışarı çıkarması ve yanakların genişlemesi, kuyruğunu sallaması mutluluk göstergeleridir.

Köpeğiniz Sizinle Uyumak mı İstiyor?

En güzel köpek yatağı alsanız bile tüylü dostunuz o konforlu alanı terk edip sizin yanınıza sıkışmayı istiyorsa sevdiğini gösteriyor. Kimi zaman köpeklerin sahiplerinin yanından ayrılmaması korktuklarının göstergesi olduğunu gösterse de aranızdaki bağın güçlü olmasının da etkisi vardır. Köpekle beraber uyumak en büyük güven ve sevgi göstermenin en iyi yolu sizinle uyumalarına izin vermenizdir.

Köpeklerin beden dili: Köpek dilinin şifresi - Fırat Haber

 

Köpeğiniz Eve Geldiğinizde Sizi Kapıda Karşılıyor mu?

Bütün gün evde yalnız kalan köpek sahibinin yolunu dört gözlerle bekler. Bu akşam sizin gelmenizi ve onunla ilgilenmenizi beraber oyunlar oynamanın hayalini kurmaktır. Her zaman eve geliş saatiniz aynıysa köpeğiniz sizi kapıda hazır bekleyecektir. Siz gördüğü an zıplamaya başlayan, bacaklarınıza tırmanmaya çalışıyorsa sizin sevginizi hisseden ve sizi görmekten mutlu olduğunu gösterir.

 

Köpekler hakkında şaşırtan bilgiler | TLC

 

Köpek Sevgisini Nasıl Gösterir?

Köpekler sahibini sevdiğini açık şekilde gösterirler. Sizi seven köpek en sevdiği oyuncaklarını size getirerek oyun oynamak isterler. Köpeğinizin sizi sevdiğini göstermesi sizin de kendilerini sevdiğini bilmeleri ile aynıdır. Sahibini seven köpek sürekli temas kurmaya çalışır. Yanınızdan ayrılmak istemezler. Sadece temel ihtiyaçlarını gidermek yetmezler. Köpekler kaliteli ilgi ve sevgi beklerler. İnsanların üzüldüğünü, acı çektiğini, başlarının dertte olduğunu anlayan köpeklerin sahipleri ile arasında güçlü bir sevgi oluşur.

Köpeğiniz evde bulunduğunuz zamanlarda yanınızdan ayrılmıyorsa televizyon izlerken yanınızda kıvrılıp sizinle beraber oturuyorsa size aşık bir köpeğinizin olduğunu bilmelisiniz. Üzgün olduğunuzda sizi mutlu etmeye çalışan, sinirli olduğunuz sizi sakinleştirmeye çalışırlar.

 

Kediler Sevgiyi Hisseder mi?

Kediler sevgiyi hisseder mi? Bu, birçok kedi sahibinin merak ettiği bir soru. Ve cevap kocaman bir evet! Kediler genellikle sahipleri ve diğer arkadaşları için oldukça güçlü bir sevgi hissederler. Hiç kendinize “Kediler sahipleri hakkında ne düşünüyor?” diye sordunuz mu? Cevap, onlar bizim hakkımızda oldukça detaylı düşünüyorlar. Yavaş sakin mırıltılara, yoğurmaya ve sizi odadan odaya takip etmeye kadar, kediler sevgiyi birçok benzersiz ve harika yolla gösterir.

 

 

Kediler ve Pratik Bilgiler | EVCİL DOSTLAR - COSMOTURK

 

 

Kediler, sahiplerini sadece yiyecek makinesi olarak görmezler. Bizi aslında ebeveyn olarak görüyorlar. 2019’da yapılan bir araştırma, kedilerin sahiplerine, bebeklerin ebeveynlerine gösterdiği bağın aynısına sahip olduğunu ortaya koydu. Çalışmadaki yavru kediler, bakıcıları ayrıldıklarında sıkıntılı, geri döndüklerinde ise mutlu ve güvende davrandılar. Bir yıl sonra bile hala bu şekilde davrandılar. Tepkiler, çocukların ebeveynlerine verdikleri tepkilere benziyordu.

Artık kedilerin gerçekten sevgiyi hissettiğini bildiğinize göre, bunu bize nasıl gösteriyorlar? İnsanlar hislerini göstermek için vücut dilini, el hareketlerini, yüz ifadelerini, kelimeleri ve tonu kullanırlar. Kedilerin bizimkinden çok farklı iletişim yolları vardır. Kedinin “dilini” anlarsanız, sevgilerini pek çok şekilde sergilediklerini görebilirsiniz. Ancak tıpkı insanlar gibi, her kedi benzersizdir. Bazıları bu işaretleri sık sık gösterirken, diğerleri daha bağımsızdır ve yalnızca zaman zaman işaretleri gösterir.

 

Kediler Uyurken Neden Titrer ? Titreme Nedenleri ? Bigcattr

 

 

Gözlerini yavaşça kırpma, bir kedinin klasik sevgi dilidir ve çevirisi, “Şu anda çok mutluyum, memnunum ve huzurluyumdur. Kedinizin size baktığını ve çok yavaşça göz kırptığını fark ederseniz, yavaşça tekrar göz kırpmayı deneyin. Kedinize onu sevdiğini söylemenin harika bir yolu.

Mırlamak kedi dilinde birçok farklı anlama gelebilir, ancak çoğu durumda mırlamak, kedinizin size yakın olmaktan mutlu olduğu anlamına gelir.

Kediniz üzerinize oturur veya uzanırsa, bu sizi sevdiğini gösteren bir işarettir. Ona verdiğiniz güven nedeniyle veya ona ait olduğunuzu göstermenin bir yolu olarak bu şekilde davranır.

Kedilerin, çözülmesi biraz zaman alabilen bir vücut dili vardır. Kuyrukları bunun büyük bir parçasıdır. Kabarık kuyruğu veya kuyruğu aşağıda olan kediler gergin veya stresli olabilir. Ama kediniz kuyruğunu yukarıda tutuyorsa kendinden emin, güvende ve sizi gördüğüne seviniyordur.

Kediniz size başıyla hafifçe vurursa veya yanağını size sürterse, size “kokusunu” bırakmaya ve birbirine ait olduğunuzu göstermeye çalışıyor demektir. Sizi ailesinin bir parçası olarak işaretlemek için vücudunuza feromonlar aktarıyor. Sakinleştirici difüzörler, kedinizin doğal sakinleştirici feromonlarının özdeş halidir ve bölgenin tanıdık ve güvenli olduğunu gösterir. Bu feromonlar kedinizin kendini güvende, mutlu ve rahat hissetmesine yardımcı olur.

Önünüzde yuvarlanmak ve karnını göstermek bir güven işaretidir. Göbeği yukarıda bir şekilde önünüzde mutlu bir şekilde yuvarlanabilir ya da tembel tembel yere yatar. Göbek göstermek gerçek bir savunmasızlıktır ve bir kedi bunu yalnızca size gerçekten güvendiğinde ve sevdiğinde yapar.

 

Kediler Neden Kusar? Nasıl Tedavi Edilir?

 

Evet, miyav bile sevgi belirtisi olabilir. Kediler, sahiplerine özgü bir “miyav dili” geliştirebilirler. Kediniz, eve geldiğinizde sizi mutlu miyavlarla karşılayabilir ve ilginizi çekmek istediğinde size daha kısa, daha kalıcı miyavlar verebilir.

Kediniz sizi seyrederse veya yoğurursa, bu başka bir sevgi ve şefkat belirtisidir. Kediler kokularını karıştırmak ve güven göstermek için birbirlerini tımar ederler. Tıpkı kedi yavruları gibi rahat ve mutlu olduklarını göstermek için yoğururlar. İkisi de kesin sevgi belirtileridir. Artık kedilerin aşkı hissedip hissetmediğini merak etmenize gerek yok. Kediler minik kalplerinde o kadar çok sevgi hissederler ki hepsini zar zor tutabilirler.

 

Kaynak: Felikan

Kedi ve Köpeklerdeki Benzerlikler !!!

Köpekler ve kediler, evcil hayvanlar arasında en yaygın olarak beslenen hayvan türleridir.

İki tür evcil hayvan arasında ortak bazı özellikler şunlardır;

  1. Sosyal Hayvanlar: Hem köpekler hem de kediler sosyal hayvanlardır. İnsanlarla birlikte yaşamayı severler ve etkileşim içinde olmaktan hoşlanırlar.
  2. Evcil Hayvan Olarak Beslenirler: Köpekler ve kediler, insanlar tarafından evcil hayvan olarak beslenirler ve genellikle aile üyelerinin bir parçası olarak kabul edilirler.
  3. Duygusal Varlıklar: Hem köpekler hem de kediler, duygusal varlıklardır ve insanlarla yakın bir bağ kurabilirler. İnsanların sevgisini, ilgisini ve dikkatini hissederler.
  4. Beslenme İhtiyaçları: Köpekler ve kediler, özel bir diyetle beslenmeleri gereken hayvanlardır. Her iki türün de yeterli miktarda protein, karbonhidrat ve yağ alması önemlidir.

 

Puzz 1000 Parça Kedi Köpek Kardeşliği Yapboz

 

  1. Sağlık Bakımı: Hem köpekler hem de kediler, sağlıklarını korumak için düzenli veteriner kontrolleri, aşılar ve düzenli bakım gerektirir.
  2. Temizlik İhtiyaçları: Hem köpekler hem de kediler, düzenli banyo, tüy bakımı ve tırnak kesimi gerektirir. Ayrıca, evdeki kirleri temizlemek için kediler kum kabında ve köpekler dışarıda tuvalet ihtiyaçlarını karşılamalıdır.
  3. Egzersiz İhtiyacı: Hem köpekler hem de kediler, egzersiz yapmaları gereken hayvanlardır. Yeterli egzersiz, kilo kontrolü, zihinsel uyarılma ve stres yönetimi için önemlidir.
  4. İletişim: Hem köpekler hem de kediler, birçok farklı yolla iletişim kurabilirler. Vücut dili, ses tonu, koku ve davranışları aracılığıyla insanlarla ve diğer hayvanlarla iletişim kurarlar.

 

 

Kaynak: Woofypet