Ana Sayfa Blog Sayfa 39

Evcil hayvan mama markası, 225 bin dolar yatırım aldı

‘Yeni nesil’ kedi ve köpek mamaları üreten Kito, 3,8 milyon dolar değerlemeyle çıktığı köprü yatırım turundan, Dardanel ve Dgpays Kurucu Ortağı ve CEO’su Serkan Ömerbeyoğlu’ndan 225 bin dolar yatırım aldığını duyurdu.

 

 

Aldıkları bu yatırımla hem yurt içinde hem de yurt dışında büyüme ivmesi yakalamayı hedeflediklerini belirten Kito Kurucu Ortağı Alper Çağdaş, “Kito ailesi olarak en temel amacımız, evcil hayvanlarımızın daha sağlıklı beslenmelerini mümkün kılmak. Protein kaynaklarımızı seçerken ortağımız olan bir çiftliğinin uzmanlığı ve ürettiği etlerin kalitesinden yararlanıyoruz. Üretim tarafında da yeni ortağımız Dardanel ürün kalitemizi bambaşka bir seviyeye taşıyor. Dardanel ve Serkan Ömerbeyoğlu’ndan aldığımız yatırımla birlikte, yeni pazarlara açılarak büyümeye devam edeceğiz. Elde ettiğimiz başarının rüzgarıyla sektörümüzde ilklerin ve yeniliklerin öncüsü olarak konumlanacağız” dedi.

 

“KENDİMİZE YEMEK PİŞİRİR GİBİ MAMA PİŞİRİYORUZ”

Oda sıcaklığında saklanabilir taze mamalar özelinde Türkiye’de ilke imza attıklarını söyleyen Çağdaş, “Ürünlerimizin formüllerini İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi danışmanlığıyla hazırlıyoruz. Ortağımız olan bir çiftliğinin kaliteli etlerini ve taze meyve, sebzelerden oluşan içeriklerimizi, beslenme uzmanı veteriner hekimlerimizin tasarladığı özel reçetelerle bir araya getirip kendimize yemek pişirir gibi mama pişiriyoruz. Kito Fresh olarak adlandırdığımız ürünümüz, insan standardında malzemelerle köpek ve kediler için formüle edilmiş özel bir yemek niteliği taşıyor. Bu ürün grubumuzu dünyanın en kaliteli mamalarından biri olarak görüyoruz” diye konuştu.

 

“SAĞLIĞI VE KALİTEYİ ÖNCELİKLENDİRİYORUZ”

Diğer ürünleri hakkında da bilgi veren Çağdaş, “Tüm bunları yaparken, evcil hayvan sahiplerine birden fazla alternatif sunacak bir ürün grubu geliştirdik. Kito Fresh ürünlerimize ek olarak kendi çiftliklerimizden gelen taze etleri içeren kuru mamalarımız, tamamen doğal çiğneme ürünlerimiz, doğal ödül kurabiyelerimiz ve besin takviyelerimiz ile geniş bir ürün yelpazesine sahibiz. Her bir ürün çeşidimizde sağlığı ve kaliteyi önceliklendiriyoruz. Örneğin, kuru mamalarımızda GDO’suz taze etleri kullanarak, kuru mama dünyasında oldukça yenilikçi olarak kabul edilen bir ürün elde ettik. Kaliteli ve sağlıklı ürün misyonuyla işimizi global pazara da taşıdık ve yurt dışında satışlara başladık. Hedefimiz uluslararası arenada da sayılı markadan biri olmak. Aldığımız olumlu geribildirimler de yüksek müşteri memnuniyetinin göstergesi ve en büyük motivasyon kaynağımız” ifadelerini kullandı.

 

 

https://www.dha.com.tr/

 

 

TÜRKİYEDE PET MAMASI SATIŞLARI 2027 YE KADAR İKİ KATTAN FAZLA ARTACAK

Türkiye’nin evcil hayvan maması sektörü, hayvan sahipliğindeki artış ve değişen tüketici alışkanlıklarıyla daha önce görülmemiş bir büyümeye şahit oluyor. Kedi ve köpek maması satışlarının 2027 yılına kadar iki kattan fazla artacağı öngörülen pazar, hem yerli hem de yabancı oyuncular için önemli fırsatlar sunuyor.

 

 

2023 yılında Türkiye’nin evcil hayvan maması pazarı 127 milyon dolarlık satış kaydederken, bu rakamın ABD Tarım Bakanlığı (USDA) tarafından 2027 yılı sonunda 300 milyon dolara ulaşacağı öngörülüyor. Türk Veterinerler Birliği, ülke genelinde yaklaşık 6 milyon evcil köpek ve kedinin yanı sıra 10 milyon sahipsiz hayvan ile önemli bir evcil hayvan nüfusu olduğunu tahmin ediyor. Ekonomik zorluklara rağmen, Türkiye’nin yerli evcil hayvan maması üretimi, 2019’da 90 bin tonun altında iken 2023’de iki katına çıkarak 225 bin tona yükselmiştir.

Değişen tüketici tercihleri, ticari evcil hayvan mamalarına doğru bir yönelime sebep oluyor; şu anda kedilerin %35’i ve köpeklerin %20’si bu tür ürünlerle besleniyor. Hane gelirleri arttıkça ve evcil hayvanların beslenme ihtiyaçları konusunda farkındalık arttıkça bu eğilimin devam etmesi bekleniyor. Bununla birlikte, enflasyon etkisi ve hammadde sıkıntısına bağlı olarak premium evcil hayvan mamalarında maliyetin son yıllarda keskin bir şekilde yükselmesi fiyatlarda ciddi artışa sebep oldu.

Türkiye’nin özellikle Fransa, Macaristan ve Sırbistan gibi Avrupalı tedarikçilerden önemli miktarlarda evcil hayvan maması ithal etmesi nedeniyle pazar, uluslararası oyuncular için hem fırsatlar hem de zorluklar içeriyor. Yerli markalar pazara hakim olsa da, ithal ürünlere, özellikle de orta ve üst gelirli haneleri hedefleyen premium markalara olan ilgi giderek artıyor.

Yasal engellere ve ekonomik belirsizliklere rağmen, Türkiye’nin evcil hayvan maması sektörü, evcil hayvanların beslenmesine ve refahına verilen önemin artmasıyla sürdürülebilir bir büyüme göstermeye hazırlanıyor.

 

https://feedplanetmagazine.com/tr

 

 

Küresel evcil hayvan sektörü hızla büyüyor

Küresel Evcil Hayvan endüstrisi son derece rekabetçi bir pazar olmaya doğru ilerliyor. 2020’den itibaren evcil hayvan sahipliği İngiltere, Almanya ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinde yüzde 50’nin üzerinde arttı.

The Exchange’in bu bölümünde milyarlarca dolarlık evcil hayvan sektörüne odaklanıyoruz.  İnsanlar sevdikleri evcil hayvanlarına bakmak için ekstra çaba sarf ediyor ve bununla birlikte sektör Kuzey Amerika ve Avrupa’da bir patlama yaşıyor.  Tüylü dostlarımızın taşınmasına odaklanan Pet Travel EU şirketinin CEO’su Sonia Morgan ile konuştuk. Ayrıca evcil hayvanlarımıza biz çalışırken göz kulak olan bir köpek bakım merkezini ziyaret ettik ve evcil hayvan endüstrisinin ne kadar büyük olduğunu paylaşan Nestle Purina CEO’su Jeff Hamilton’dan son gelişmeleri aldık.

Sektör hızla büyüyor ve analistler bu sektörün 2030 yılına kadar yarım milyar dolar değerine ulaşacağını tahmin ediyor.

Değişen Evcil Hayvan Sektörü

Evcil hayvan endüstrisinin büyüme gösteren önemli alanlarından biri de evcil hayvan maması sektörü.  Nestle Purina Petcare Avrupa CEO’su Jeff Hamilton, insanların tükettikleri gıdalar konusunda daha bilinçli hale geldikçe, aynı şeyi evcil hayvanları için de istemeye başladıklarını kaydetti.

“Evcil hayvan sahipleri hala evde hazırlanan evcil hayvan mamalarından daha ticari evcil hayvan mamalarına geçiş yapıyor. Bu, hem daha düşük karbonlu ürünlere hem de daha geri dönüştürülebilir ambalajlara sahip olmak adına tüm sektör için önemli bir büyüme faktörü olmaya devam edecektir. Bu nedenle, bu konuda yapabileceklerimize çok fazla enerji harcıyoruz ve özellikle evcil hayvanların beslenme ihtiyaçlarını karşılayan daha spesifik beslenme çözümleri yaratıyoruz.”

 

Okazoo, Belçika’nın başkenti Brüksel’in kalbinde yer alan bir evcil hayvan bakım tesisi.  Şirketin en büyük tutkusu, hayvanların sağlığı ve mutluluğu, Bu yüzden sahipleri işteyken tüylü dostlarımızı eğlendirmeyi ve onlara iyi bakmayı görev edinmişler.  İşletme, 2010 yılında sahibi Karina Koche’nin piyasadaki bir boşluğu fark etmesiyle başladı.  O zamandan beri şirket, şehirdeki köpek sahipleri için güvenilir bir kaynak haline geldi.

Evcil hayvan maması üretiminde Türkiye’den dünyaya meydan okuyacak yatırım

Kırklareli’nde lansmanı yapılan hayvan sağlığı sektörünün lider firması Hasvet Medikal, Fi Petfood markasıyla el değmeden saatte 10 ton üretim yaparak dünya markalarına meydan okuyor.

Kırklareli‘nde lansmanı yapılan hayvan sağlığı sektörünün lider firması Hasvet Medikal, Fi Petfood markasıyla el değmeden saatte 10 ton üretim yaparak dünya markalarına meydan okuyor. Hem günlük beslenme hem de tedavi edici kedi ve köpek mama serileri üreten yerli ve milli fabrika, şu anda 26 noktada Türkiye dahil olmak üzere 20’den fazla ülkede satış yapıyor.

 

Kırklareli Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren Hasvet Medikal Fi Petfood Üretim Tesisinin lansmanı gerçekleştirildi. Hasvet Medikal Fi Petfood Yönetim Kurulu Başkanı Veteriner Hekim Hidayet Şimşek’in firmanın faaliyetleri ve uluslararası planlanan faaliyetler hakkında açıklamalarda bulunduğu açılış konuşmasında firma yönetim kurulu, personeli ve çok sayıda gazeteci yer aldı.

Şimşek açıklamasında, Türkiye’nin 2023 yılı için yaklaşık 385 milyar dolar ihracat etti. Fi Petfood ile yerli ve milli bir Türk markasının dünya evcil hayvan mama pazarında önemli bir pazar payı elde ederek ülkemizin ihracat hedefine ulaştı tüm gücüyle çalışarak katkı sağladı. Son yapılan araştırmalara göre dünyada evcil hayvan mama sektörünün ticaret hacmi 370 milyar dolar civarında.

Üretim tesisinin insan gıdası standartlarında mama üretmeye en yakın mama tesisi olduğu açıklanırken; tesis, taze et girişi ve el değmeden paketleme sistemi ile Türkiye’de olmayan, Avrupa standartlarının da üzerinde üretim teknolojileri sayesinde saatte 10 ton kapasite ile üretim yapabilir durumdadır.

Fi Petpood Yönetim Kurulu Başkanı Veteriner Hekim Hidayet Şimşek, “Hasvet 27 yıl önce hayvan sağlığı sektöründe kurulmuş köklü bir firmadır. 27 yıl boyunca veteriner hekimlerin ihtiyacı olan medikal, yazılım, cerrahi alet, ilaç, eğitim ve endüstriyel ekipman gibi birçok ürün üreterek veteriner hekimlerle buluşturmuş bir firmayız. Bugün artık yaptığımız üretimlerin her bir halkasının bir araya gelerek oluşturduğu sisteme Hasvet ekosistemi diyoruz. Ekosistemimize son halka olarak eklediğimiz, Petfood yani evcil hayvan maması üretimi için kurulmuş olan bir tesiste Fi Petfood markasının lansmanı için bir aradayız. Şu anda üzerinde bulunduğumuz tesis, Türkiye’de ve Avrupa’da evcil hayvan maması üretimindeki üst düzey standartların tamamını barındıran bir tesistir. Tesis içerisindeki teknolojik donanım sadece Türkiye’nin değil Avrupa’da da standartların üzerindedir. Tesisimizdeki makine donanımı, Türkiye’de ve Avrupa’da birçok tesisin sahip olmadığı üstün özeliklere sahiptir. Tesis yapısı ve teknolojik alt yapı itibariyle dünya standartlarında olan üretim tesisinde yapılan üretim; mamanın besleyici değeri, lezzeti ve güvenilirliği gibi birçok konuları yakından etkilemektedir. Dolayısıyla veteriner hekimler tarafından kurulmuş olan Hasvet A.Ş. ‘nin Türkiye’de ilk defa veteriner hekim şirketinin evcil hayvanlar için mama üretiyor olması, veteriner hekimlikten gelen bilimselliğinin alan uzmanı akademik kadroların deneyimleri ile birleştirerek böyle güçlü alt yapısı olan fabrikada üretime dönüştürmesi evcil hayvanlar, ülke ekonomisi ve hayvan sağlığı sektörü açısından oldukça anlamlı bir gelişme” diyerek açıklamalarına devam etti.

“Fabrika, kendi markasıyla 26 noktada 20’den fazla ülkede satış yapar durumda”

Türkiye’de hayvan sağlığı sektöründe sahip olduğumuz güçlü altyapımız ve tecrübemizle, hocalarımızın akademik bilgi birikimi, kabul görmüş firmalardan tedarik edilen zengin hammadde içeriğiyle birleştirerek oluşturduğumuz etkinliği kanıtlanmış kaliteli formüllerle yalnızca Türkiye’de değil Avrupa ve dünyada geleceğin mama markasını oluşturmak için yola çıktık. Mama çeşitlerimizin yalnızca Türkiye’de faaliyet gösteren petshop raflarında ve veteriner hekimlerde değil; dünyadaki veteriner hekimlerin ve dünyadaki evcil hayvan besleyen tüm hayvanseverlerin hizmetinde olacak bir marka olması hedefimiz gerçekleşti. Dolayısıyla ihracat hedefimiz ve dünyadaki veteriner klinik ve hastanelerinin raflarında vardır. dünyada hayvan besleyen tüm hayvanseverlerin evinde bulunmaktadır. Hedeflerimizi gerçekleştirdiğimiz akademik kadroya ve üretim tesisine sahibiz. Akademi ve tesis gücünün birleşmesiyle beraber artık tüm dünyada üretmiş olduğumuz mamalarımızı hayvanseverler ile buluşturduk. Yapılacak üretimin ülkeye etkisine bakıldığında ciddi bir döviz girişi, ülke için ekonomik kalkınma ve istihdam artışı oluşturduğu, Fi Petfood gibi birçok Türk markasının dolayısıyla daha çok yerli ve milli markanın dünya pazarlarında yer alacağı kanaatindeyiz” diye cümlelerine devam etti.

“Tesisimiz insan gıdası standartlarında evcil hayvan gıdası üretmeye en yakın mama tesisi diyebiliriz”

“Ürettiğimiz mamaların içerisinde veteriner hekimlerimiz için diyet seri mamalarımız var. Türkiye’de, sahip olduğumuz üstün teknoloji ile ilk defa diyet seri üretilmiş oldu” diyen Şimşek, Türkiye’de üretilmiş olan diyet seri mamaların zaten öncesinde var olduğunu, bu üretmiş oldukları mama çeşitlerinin veteriner hekimlerin medikal tedavilerine destek sağlayacağını da ifade ederek, “Evcil dostlarımızın beslenmesinin yanında hastalıkların tedavi edilmesine ve hastalıklara karşı koruyucu olarak kullanılmasına olanak sağlayacak formülasyonlara sahibiz. Bu formülasyonlar üretim tesisimizdeki güç, son teknoloji altyapı ve akademik kadromuzun sahip olduğu bilimsel bilgi birikimiyle birleştiği zaman evcil hayvanlarımız için güvenilerek tüketilebilecek olan en sağlıklı mamayı ürettik. Böylece güvenilir ve sağlıklı mama çeşitlerimiz sayesinde evcil hayvan dostlarımızın daha uzun ve konforlu yaşaması sağlanacaktır.

“İlaç üretimindeki tecrübemizi mamaya da taşıdık”

Mama dışında, ilaç üretiminin de çok zor bir üretim olduğunu vurgulayan Şimşek, “Ankara Başkent Organize Sanayi ve Konya Büyükkayacık Organize Sanayi’deki 2 tane GMP üretim tesisimizde uzun zamandır veteriner ilaç üretimi yapıyoruz. Veteriner ilaç üretimindeki tecrübemizi mamaya da taşıdık. Taşıdığımız tecrübe eminiz ki mama üretiminde fark oluşturacak ve bu farkla Fi Petfood’un ürettiği her mama tanesi; bilimselliği, sağlığı, uzun ve konforlu yaşamı, meslek sevgisini ve ülke sevgisini içererek tüm evcil can dostlarımız için vazgeçilmez bir marka haline geldi” dedi.

Şimşek son olarak, “Bundan 27 yıl önce kurulan Hasvet’imize, 10 yıl önce katılan Yazılım, 8 Yıl Önce katılan Safir Cerrahi ve Travmavet, 2 yıl önce katılan Vindino, Vettalks ve Pifarma İlaç, 1 yıl önce katılan FDN İlaç, Hasvet Ratem ve Hasvet Bakü firmaları ile oluşturduğumuz büyüyen ekosistemimizin, gücüne güç katacak son halkası olan Fi Petfood markamızın lansmanı için bir aradayız. Bu vesileyle, 11 Temmuz 2021’de Anıtkabir özel defterine yazdığımız “Ülkemiz hayvan sağlığı sektörünü dünya hayvan sağlığı standartlarının üzerine çıkararak, adımızı tüm dünyaya duyurduk” sözümüze bir adım daha yaklaştığımız bugüne hepiniz hoşgeldiniz. Veteriner hekim meslektaşlarımızın ve sektördeki tüm paydaşlarımızın katkılarıyla hayata geçirdiğimiz bu büyük ideal, artık uluslararası platformlarda adını duyurmak ve ekosistemimizin tohumlarını dünyanın dört bir yanında filizlendirmek için hazır” diyerek açıklamalarını noktaladı.

Kaynak: İHA

 

Muhabbet Kuşu Hastalıkları

Muhabbet kuşları, yaklaşık 10 ila 12 yıl arasında yaşayabilecek, çok güzel hayvanlardır.

Ancak muhabbet kuşlarının yakalanabileceği çok fazla hastalık olduğu için bu hayvanların uzun bir ömür sürmelerini sağlamak çok kolay bir görev değildir.

Bazı hastalıklar kuşların yalnızca tüylerini ve gagasını etkiler ve bu nedenle de bu tip hastalıklarla başa çıkabilmek oldukça mümkündür. Ancak bazı hastalıklar ise bu fantastik kuşların hayatını tehdit altına alabilir. Yine, bazı hastalıkların tedavisi vardır ve bazıları insanlar için bulaşıcı bile olabilir.

Bu bilgiler ışığında, muhabbet kuşu hastalıkları ile ilgili temel bilgiler edinmek, bu kuşların sahipleri için çok önemlidir.

Bulaşıcı Hastalıklar
Tıpkı insanlar gibi, muhabbet kuşları da bulaşıcı hastalıklardan muzdarip olabilir. Bu hastalıklar mantar, virüs ve bakteri sebebiyle meydana gelebilir. Bunlardan en bilinenleri ise polyoma virüsü, kandidiaz (pamukçuk), salmonella ve kursak iltihabı olarak sıralanabilir.

Polyoma virüsü gibi yalnızca kuşlarda görülen bazı hastalıklar vardır. Bu tip enfeksiyonlardan korunmak için geniş ve iyi bir şekilde havalandırılan bir kafes en iyi çözüm olacaktır. Bu arada, ekmek mayası kuşlarda bağırsak iltihabı görülmesine sebep olabilir. Ancak mantar önleyici ilaçlar vardır ve bu ilaçlar oldukça etkili ilaçlardır.

Bu hayvanların geliştirebileceği en hassas hastalıklardan bir tanesi kursak iltihabıdır. Bu hastalık ise, marul gibi sebzeler çok iyi yıkanmadığı zaman ya da zirai ilaç kalıntıları hala olduğu zaman gerçekleşebilen bir hastalıktır. Belirtileri ise oldukça meşhurdur. Bu belirtileri pembe bir cilt, depresyon, iştah kaybı ve kirli gaga olarak sıralayabiliriz. Böyle bir durumda zavallı kuşun ölmesi normalde sadece üç, en fazla beş gün sürer.

Kafeslerindeki kuş yeminin ne durumda olduğunu kontrol etmek gibi, kuşunuzun temel ihtiyaçlarına dikkat etmeniz büyük önem taşır. Özellikle sebze ve tahıl söz konusu olduğunda bu daha da önemlidir. Kuşunuzun çok zayıf olduğunu, çok fazla su içtiğini ya da tüylerinin değiştiğini fark ederseniz, yapılacak en iyi şey doğrudan bir veterinere gitmek olacaktır.

Parazit Enfeksiyonu
Muhabbet kuşu hastalıklarına yol açabilecek pek çok parazit içeren organizma vardır. Örneğin knemidocoptes akarları hava yolu ile hareket eder ve muhabbet kuşunun bacaklarına ve gagasına bulaşır. Eğer kuşunuzda küçük küçük oyuklar ve pul pul dökülmeler varsa, bunun sebebi kuşunuzun bu hastalığa yakalanmış olmasıdır.

Ancak aynı zamanda evcil hayvanınızın vücudunda yaşayan iç parazitlerin de sebep olduğu bazı hastalıklar vardır. Çoğu zaman, bu tür enfeksiyonlar sağlık kaybı, halsizlik, ishal ve iştah kaybına neden olur.

Gördüğünüz gibi, birçok muhabbet kuşu hastalığı, sindirim sistemini etkilemez. Bu nedenle, sahiplerinin kuşlarının dışkısını, ruh halini ve yeme alışkanlıklarını kontrol etmeleri mantıklı bir eylem olacaktır.

Deri ve Tüy Hastalıkları
Bir muhabbet kuşunun dış görünüşü, belirli klinik durumlardan da etkilenebilir. Kanatlarda kabuklanma ve morarma ile kendini belli eden Ema sendromu bu durumlardan bir tanesidir. Enfekte olmuş bölgelerde kan izleri de bu hastalığa dair bir işaret olabilir.

Dahası, kırmızı akarlar dış parazitlerdir ve kuşunuzun kanatlarının iç tarafında yaşarlar. Bu hastalığa yakalanmış kuşlar kaşınırlar ve kaşıntıyı hafifletmek için kendi tüylerini yolma eğilimi gösterebilirler. Sonuç olarak, kuşunuzun temizliğine özen göstermeniz ve enfekte olmuş bölgeleri alkol ile temizlemeniz çok önemlidir. Bu tip hastalıkları önlemek için kafeslerini temiz tutmak da çok büyük önem taşır.

Muhabbet kuşları, tüy dökme sorunları da yaşayabilirler. Bu sorunlara polyoma virüsü gibi diğer virüslerin sonucu olarak yaşanabilecek Fransız tüy dökme ya da anormal tüy dökme de dahil edilebilir.

Bazı Hastalıklar İnsanlarda Görülen Hastalıklarla Aynıdır
Muhabbet kuşları, soğuk algınlığı, ishal, karaciğer yağlanması ve kabızlık gibi hepimizin bildiği ve daha önce yaşadığı hastalıklardan muzdarip olmaya da elverişli olabilirler. Dahası, aynı bizler gibi bacaklarını ya da kanatlarını kırabilirler.

Bunlara ek olarak, biz insanların yaşadığı solunum ile ilgili problemler onlarda da görülebilir. Bu kuşlar astım ve bronşit hastalığına yakalanabilir ya da bazı maddelere karşı alerjik reaksiyon gösterebilirler. Hatta bazıları epilepsi bile olabilir.

Muhabbet kuşları sadece bunlarla da kalmayıp, tümör ve kanser gibi hastalıklara da yakalanabilir. Uzman veterinerler bu hastalıkların iki yaş ile altı yaş arasındayken gerçekleşebileceğini iddia etmektedir. Muhabbet kuşları hasta oldukları zaman, bu hastalıktan etkilenen organlar neredeyse her zaman böbrekler, deri, sindirim sistemi ve üreme organları olur.

Diğer Muhabbet Kuşu Hastalıkları
Guatr hastalığı hemen hemen her kuşun yaşadığı bir hastalıktır; ancak muhabbet kuşları özellikle bu konuda tektirler. Bu hastalık tiroitlerde değişmeye neden olan iyot eksikliğinden kaynaklanır. Bunun sonucunda muhabbet kuşunuzun daha kalın bir sesi olur.

Papağan Ateşi ölümcüldür ve insanlar da bu hastalığa yakalanabilir. Bu hastalığa yakalanan kuşlar ile ilgili özellikle dikkat çeken şey, kuşun hasta olduğundan haberdar olması ve başkalarına bulaşmasını engellemek için kendisini sizden uzağa, kafesin bir köşesine doğru çekmesidir. Bu yüzden eğer kuşunuzda böyle bir davranış fark ederseniz, endişelenmeli ve çok dikkatli olmalısınız.

Son olarak, en ciddi muhabbet kuşu hastalıklarından birinin dışarıdan değil içerden bir sebeple ortaya çıktığını belirtmekte fayda vardır. Depresyon, bu kuş için ölümcüldür. Eğer muhabbet kuşunuz depresyona girdiyse, yemek yemeyi bırakacak ve daha stresli bir hale gelerek kendi tüylerini yolmaya başlayacaktır. Eğer modlarını yükseltemezseniz ve kendilerini iyi hissetmelerini sağlayamazsanız, ölürler.

 

 

 

 

 

Ana Sayfa

​Kediler Neden Kısırlaştırılmalı, Bilmeniz Gerekenler

Kedilerin sağlığını korumak ve yaşam sürelerini artırmak için yapılabilecek en iyi müdahalelerin başında kısırlaştırma geliyor. Neredeyse her veteriner tarafından tavsiye edilen kısırlaştırma operasyonları ile kedilerde görülebilecek pek çok hastalığın önüne geçmek de mümkün.

Kedinizi kısırlaştırmanın en önemli dört faydasını bu yazımızda sizler için anlattık.

1. Bazı Kanserlerin Önlenmesinde Etkilidir

Özellikle dişi kedilerde, kızgınlık dönemi başlamadan önce yapılan kısırlaştırma işlemlerinin pek çok kanser türüne karşı önleyici etkisi olduğu biliniyor. Üreme sistemi ile alakalı olan kanser türleri, genellikle kızgınlık döneminden sonra gelişmeye başladığı için, kısırlaştırma bu gibi sorunların önüne geçmeye katkı sağlıyor.

Erkek kediler için de yine aynı tesire sahip olan kısırlaştırma, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilen testis kanserini engelleyebiliyor.

2. Kızgınlık Dönemini Hafifletir

Ev kedilerinde kızgınlık döneminde etrafa işaret bırakma, yüksek sesle miyavlama ve evden kaçma gibi eğilimlerin görülmesi gayet doğal kabul edilmektedir.

Kısırlaştırılan kedilerde bu gibi belirtilerin minimuma indiği bilinmektedir. Kısırlaştırılmış kedilerde de benzer belirtiler görülebiliyor olsa da bu belirtiler çok daha hafif olmaktadır.

3. Kediden Kediye Geçen Hastalıkları Engellemede Etkilidir

Kediler arasında bulaşıcı olan lösemi, FIV gibi hastalıkların engellenmesinde kısırlaştırmanın çok ciddi önemi bulunmaktadır. Kedinizi her ne kadar evde besliyor olsanız da kızgınlık döneminde evden kaçması, başka bir kedi ile kavgaya girmesi gibi durumlarda hastalık kapma ihtimali bulunmaktadır.

Kısırlaştırılmış kedilerde bu gibi riskler en aza inmektedir.

4. Barınakların Nüfusunu Azaltmaya Katkı Sağlar

Kedilerin kısırlaştırılması, istenmeyen yavru kedilerin önüne geçilmesi için tek yoldur. Kedi popülasyonunun kontrol altında tutulması için sokak kedilerinin de ev kedileri gibi kısırlaştırılması tavsiye edilmektedir.

Kısırlaştırma, kediler için hayati öneme sahip bir süreçtir. Bu nedenle, ister evde ister bahçenizde kedi besliyor olun, mutlaka kısırlaştırma yaptırmanız tavsiye edilmektedir.

Köpekle vakit geçirmek stresi azaltıyor ve konsantrasyonu artırıyor

Güney Kore’deki Konkuk Üniversitesi’nin araştırması, köpeğin kendisine bakan için iyi bir refakatçi olmanın dışında bir anlamda iyi bir terapist görevi de üstlendiğini gösteriyor

Güney Kore’de yapılan bir araştırma, köpeklerle etkileşimin stres giderme ve konsantrasyonla ilişkili beyin dalgalarını artırdığını ortaya koydu.

Araştırma, köpeğin kendisine bakan için iyi bir refakatçi olmanın dışında bir anlamda iyi bir terapist görevi de üstlendiğini gösteriyor.

Köpeklerin hali hazırda hastanelerde ve okullarda stresi azaltmak için görev yaptığına işaret edilen araştırma, insanların bir köpekle etkileşime girdiğinde beyinlerinde ne tür olumlu gelişmeler yaşandığını da açıkça gözler önüne serdi.

Araştırma nasıl gerçekleşti?

Güney Kore’deki Konkuk Üniversitesi’nden bir ekip, bir köpekle çeşitli aktivitelerde bulunan insanların, elektrotlar kullanılarak beyinde elektriksel aktiviteyi ölçmek için kullanılan bir test olan elektroensefalogramı (EEG) aracılığıyla 30 yetişkin denek üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde araştırdı.

Bu deneyde araştırmacılar, katılımcıların sınırlı seanslar sırasında “temel itaat, görgü kuralları, saldırganlık ve sosyallik konusunda tam eğitimli” 4 yaşındaki standart bir evcil köpekle etkileşime girmesini sağladı.

İnsanların duygusal tepkileri de köpekle yapılan aktivitelere bağlı olarak farklı anketler ve raporlama testleri kullanılarak değerlendirildi.

Testlerde köpekle oynamak, ona yemek vermek, okşamak veya onunla fotoğraf çekmek dahil toplam sekiz aktivite mercek altına alındı.

“PLOS ONE” dergisinde yayımlanan bulgular, köpekle yapılan tüm aktiviteler sırasında katılımcıların kendilerini daha az yorgun ve depresif hissettiklerini ortaya koydu

Köpeği beslemek, okşayıp sevmek, kucağa almak sayesinde daha düşük stres seviyelerinin tespit edildiği bulgusuna yer verilen raporda, bunun da ruh halinin iyileşmesine yol açtığı görüşü dile getirildi.

Stres yüklenmeden daha fazla konsantrasyon imkanı tanıyor

Köpekle etkileşim sırasında stresin düşmesinin dışında konsantrasyonun da arttığı görüldü.

Beyinde elektriksel aktiviteyi ölçmek için kullanılan elektroensefalogram sayesinde, köpeği okşamak, bakım ve hayvanla oyun sırasında dikkat ve konsantrasyonla bağlantılı beta dalgalarında bir artış olduğu gözlendi.

Deney sırasında beta dalgalarının yoğunluğunun, hayvanla temasın yoğunluğuyla birlikte arttığı tespit edildi.

Araştırmanın bir sonraki adımı bu sonuçları daha fazla sayıda katılımcıyla teyit etmek olacak.

Katılımcıların köpeklere olan yakınlıklarından dolayı çalışmaya katılmayı kabul etmeleri yüzünden, araştırmacılar, geniş çaplı yapılacak testlerdeki sonucunun da önemli olduğu görüşünde.

Araştırmayı gerçekleştirenler, bu çalışmanın “hayvan destekli müdahalelerin terapötik etkilerini ve altında yatan mekanizmaları açıklamak için değerli bilgiler sağladığı” inancında.

“Sevgide rol oynayan oksitosin hormonu artıyor, stresle bağlantılı olan kortizol seviyeleri ise azalıyor”

İnsanlar üzerindeki terapötik etkileri sayesinde köpekler, hastanelerde duygusal destek veya engelli hastalara yardımcı olmak amacıyla klinik olarak halihazırda yaygın olarak kullanılıyor.

Bu etki genellikle etkileşimden önce ve sonraki hormonal seviyelerin ölçülmesiyle değerlendiriliyor.

Önceki araştırmalar, insanların köpeklerle etkileşime girdiğinde sosyal hayata bağlanma ve sevgide rol oynayan oksitosin hormonunun arttığını, stresle bağlantılı olan kortizol seviyelerinin ise azaldığını ortaya koymuştu.

Bu arada ABD’deki Johns Hopkins Hastanesi’ne göre terapi köpekleri aynı zamanda hastaların hastanede kaldıkları süre boyunca ağrı düzeylerini azaltıyor ve kan basıncını düşürüyor.

 

 

 

https://tr.euronews.com/

Can dostlar için seyahat kolaylığı

Kuduz Antikor Titre Tayini Testi (FAVN testi) evcil hayvanlara yapılan kuduz aşıları sonrası, hayvanlarda yeterli bağışıklık düzeyinin oluşup oluşmadığını ortaya koyan bir test ve Türkiye’den yurt dışına evcil hayvanıyla seyahat edeceklerden istendiği gibi, ülkemize evcil hayvanıyla gelip tekrar kendi ülkesine dönecek yabancılardan da talep ediliyor.

Önceki yıllarda FAVN testi için verilen hizmet, fiziksel evraklarla yürütülüyordu. Özel veteriner klinikleri tarafından test için alınması gerekli olan kan numunelerine ilişkin protokol evrakları, evcil hayvan pasaport örnekleri, analiz sonuçlandırma ve rapor yayınlanması gibi iş ve işlemlerin tamamı fiziksel evraklar üzerinden yapılıyordu. Uzayan işlemler evcil hayvan sahiplerini çeşitli problemlerle karşı karşıya bırakıyordu. Tarım ve Orman Bakanlığı, Kuduz Antikor Titre Tayini Testlerinin daha hızlı ve güvenli bir şekilde yapılarak mağduriyetlerin önüne geçilmesi için bu yıl QR kodlu doğrulamaya imkan veren uygulamayı devreye aldı. Yurt dışına çıkan vatandaşlar, varış yaptıkları ülkelerin gümrük kapılarında raporlarını artık online olarak doğrulatabilecek. Alınan kan numunelerine ait evrakların protokol girişlerinin Bakanlığa ait bir online veri tabanı olan Veteriner Laboratuvar Bilgi Sistemi (VELBİS) çatısı altına alındı. Burada da fiziksel evraklardan kaynaklanacak yavaşlığın önüne geçilmesi amaçlandı.

https://www.milliyet.com.tr/

Evcil Hayvan Sahipleri için Günlük ve Haftalık Rutinler

Evcil hayvanlarımızla paylaştığımız hayatı daha iyi koşullarda yaşanır kılmak için en güzel adım, rutinlere sadık kalmak olacaktır. Köpeğinizin sağlığını ve mutluluğunu destekleyecek haftalık rutininizde neler olmalı; gelin birlikte bakalım.

Evcil hayvanlarımız da ailemizin üyelerinden biri. Evcil dostlarımızın ebeveynleri olarak onların sağlıklı ve mutlu bir ortamda yaşamalarını sağlamak ise en büyük görevimiz. Bazen bir köpek sahibi olmak oldukça zor bir süreç yaratabilir. Gününüzü onun ihtiyaçlarına göre planlamak zorunda olmak, size bazen kısıtlı bir alan bırakıyor gibi dursa da eve vardığınızdaki heyecanını görmek dünyalara bedel olsa gerek. Yaşamımızda bir sihirli değnek etkisi yaratan evcil hayvanlarımıza en iyi şartları sunmak için rutinler kurtarıcımız olacaktır. Peki, köpeğimiz için haftalık olarak rutinlerimizde neler yer alır? Alt başlıklar açarak bu konuyu inceleyelim…

Beslenme Rutini

Evcil Hayvan Sahipleri için Günlük ve Haftalık Rutinler

Köpeğinizin sağlıklı ve mutlu olması, öncelikle derisini ve tüylerini korumaktan geçer. Bunun için ilk ve en önemli adım doğru mamayı seçmektir. Hayvanlarınızı, kendi yediğiniz besinlerle beslememeye özen gösterin. Çünkü kendimiz için sağlıklı olarak değerlendirdiğimiz besinler, evcil dostlarımız için zarar verebilecek mineraller içerebilmektedir. Rutin kontrollerde, köpeğinizin yiyeceği kuru ve yaş mama porsiyonunu hekiminize danışarak belirlemek, en doğrusu olacaktır.

Köpeğinizin kuru mamasını 38°C’nin altındaki serin ve kuru bir ortamda saklamalısınız. Genel olarak evcil hayvan mamalarının lezzetlerini bir yağ bariyeri oluşturan orijinal paketlerinde saklandığında en iyi koruduğunu unutmamalısınız.

Burada bir diğer önemli konu da köpeğinizin yiyecek ve içecek kaplarını düzenli olarak temizlemektir. Bu kaplarda zararlı mikroorganizmaların birikmesi, köpeğinizin hastalanmasına neden olabilir. Bunun için düzenli olarak sıcak su ve sabun yardımıyla bu kapları iyice durulandığından emin olacak şekilde yıkamalısınız. Ve tekrar kullanmadan önce de mutlaka iyice kurutmalısınız.

Patili Dostunuz ve Kendi Sağlığınız için Temizlik Rutini

Evcil Hayvan Sahipleri için Günlük ve Haftalık Rutinler

Patili dostunuzla zaman geçirmek ve onun hayatınızdaki varlığı, her ne kadar sizin için nefis bir deneyim olsa da evcil hayvanınız, evinizin her tarafına alerjenler kadar küçük tüy ve partiküller bırakır. Gözle görünür tüylere ek olarak bir tür alerjen olan evcil hayvan kepeği havada uçuşarak mobilyalara ya da döşemelere yerleşebilir. Dışarıdan gelen kirler ise evcil hayvanınızın tüylerine yapışarak, tüyler döküldüğünde de bakteri yayabilir. Ayrıca patiler ve tüyler, dışarıdan içeriye yayılabilecek partikülleri de toplar.

Peki, bu durumla nasıl başa çıkabiliriz? Evcil hayvan tüyleri, sıklıkla halı kaplı yüzeylere ve sert zeminlere yerleşir. Bu tüylerin ve diğer yapışmış partiküllerin tam anlamıyla temizlenebilmesi için, kullandığınız süpürgenin emiş gücü veya süpürgenin başlığındaki fırçanın güçlü bir şekilde devreye girmesi gerekir. Halı, kanepe, yatak veya yastık gibi yüzeylerde birikerek toz akarlarının besin kaynağını oluşturan tüylerin temizliği noktasında ise emiş gücüyle kirleri, tozları ve tüyleri yok eden süpürge temizlik rutininde ve yaşamınızda önemli bir yer tutacaktır.

Gezme ve Oyun Saati Rutini

Evcil Hayvan Sahipleri için Günlük ve Haftalık Rutinler

Evcil hayvanlarınız da tıpkı sizin gibi sosyal varlıklardır ve ilgiye ihtiyaçları vardır. Özellikle köpekler evde çok uzun süre kapalı kalamaz. Onları gezdirmek ve onlarla oyun oynamak için zaman ayırmalısınız. Köpeğiniz ne kadar büyükse o kadar büyük bir alanda enerjisini atmaya ihtiyaç duyar. Özellikle bir bahçeniz de yoksa, haftanın her günü ve günde en az iki kez onu dolaşmaya çıkarmalısınız. Tıpkı sizin gibi yer değiştirmeye, doğada zaman geçirmeye ihtiyaç duyan evcil dostunuzun daha hareketli olmasını destekleyecek bu geziler, aynı zamanda daha sağlıklı ve mutlu bir köpek olmasını da sağlayacaktır. Bu durum ise evcil dostunuzun zihinsel gelişimini de olumlu bir şekilde etkiler. Bununla birlikte bağ kuracağınız, aranızda köprü oluşturacak oyuncaklar edinmek de köpeğinizin psikolojisi için doğru bir adım olacaktır. Ayrıca bu durum sadece köpeğiniz değil, sizin de daha sakin biri olmanıza yardımcı olur.

Sevginizi ve ilginizi gösterirken dilediğinizce cömert olun. Zira aslında en çok ihtiyaç duydukları şey de bunlar; tıpkı tüm canlılar gibi. Hayatta en önemli şey sevgi; onu doya doya sevin…

Sağlıklı Yaşam Rutini

Evcil Hayvan Sahipleri için Günlük ve Haftalık Rutinler

Evcil dostlarımız bize ne zaman neye ihtiyaçları olduğunu söyleyemez. Onların bakımından sorumlu olan kimseler olarak yapmanız gereken, genel görünümü ve davranışlarını rutin bir şekilde kontrol etmektir. Söz konusu sağlık olunca, erken teşhisin hayat kurtaracağı bizler için hep söylenir. Bu durum evcil dostlarımız için de geçerlidir. Sağlıklı yaşam rutinini sadık bir şekilde uygulamak, evcil hayvanınızı ve sizi ciddi sorunlar yaşamaktan ve üzüntülerden kurtaracaktır.

Ayrıca köpeğinizin sağlığı için yıllık sağlık muayenesini atlamamak da oldukça önemlidir. Köpeğinizin kronik bir sağlık problemi varsa ya da artık yaşlandıysa, bu süreci yılda iki kez olarak güncellemekte fayda var. Bunun yanında sizin rutin gözlemlerinizle veteriner ziyaretleri de kurtarıcınız olacaktır.

Pati Bakımı Rutini

Evcil Hayvan Sahipleri için Günlük ve Haftalık Rutinler

Düşünün ki ayakkabı giymiyor, sokaklarda ayaklarımız yere basarak yürüyoruz. Nasıl olurdu? Köpeklerimizin ayak tabanlarının onların bir nevi ayakkabısı olduğunu unutmamalıyız. Oldukça hareketli olan dostlarımızın patileri; sıcak, soğuk ve sert zeminlerde koşmalar, zıplamalar, oynamalar derken zamanla aşınabilir. Bunun için pati yastıklarını her gün kontrol etmeli ve haftada bir iki kez köpekler için üretilmiş krem ya da wax ürünlerini bu bölgelere uygulamalısınız. En sağlıklısı keratin içerikli ürünleri tercih etmek olacaktır. Böylece patilerini dış etkenlere karşı dirençli hale getirebilirsiniz. Bununla birlikte tırnaklarını da uzadıkça uçlarından kesmeli ya da rutin olarak törpülemelisiniz. Tırnak kırılma ya da çatlamalarını böylece önleyebilirsiniz.

Önemli bir not düşelim; evcil dostunuzun patilerinin kirlenmesini engellemek için plastik içerikli köpek patikleri kullanmak sağlıklı değildir. Bırakın sevimli dostunuz özgürce koşsun ve doğasını yaşasın. Pati bakımıyla ilgili bilmeniz gereken her şeyi bur rehberde keşfedin.

Ağız ve Diş Bakımı Rutini

Evcil Hayvan Sahipleri için Günlük ve Haftalık Rutinler

“Köpeğinizin dişlerinde çürük var mı?” ya da “Diş etlerine kemik parçaları batmış mı?” gibi soruların yanıtlarının erken fark edilmesi oldukça önemlidir. Bunun için haftada en az bir kez sevgili dostunuzun dişlerini ve ağız mukozasını kontrol etmek, ihmal etmemeniz gereken rutinlerden biridir. Bunun yanında köpeğinizin dişlerini ve diş etlerini parmak fırçaları yardımıyla haftada iki kez fırçalamak, onun daha sağlıklı bir ağza sahip olmasını sağlayacaktır.

Banyo Rutini

Evcil Hayvan Sahipleri için Günlük ve Haftalık Rutinler

Köpeğinizi ne sıklıkta yıkayacağınız, yine onun tüy tipine ve aktivite düzeyine göre değişecektir. Çok hareketli bir köpeğiniz varsa, elbette daha sık yıkanmaya ihtiyaç duyabilir. Ancak aksi gerekmedikçe dört haftada bir iyi bir rutindir. Burada sözünü ettiğimiz şampuanla gerçekleştirilecek nazik ve yatıştıran bir banyodur. Köpekler genel olarak suyu sever; bu rutin onun enerjisini de dengeleyecektir. Bu banyo sırasında, düzenli olarak biriken kir, yağ ve döküntüler temizlenirken, size veteriner bakımı gerektirecek bir durumu olup olmadığını anlama olanağı da sunar.

https://www.oggusto.com/

 

 

Pet Haber Gazetesi Sayı 63