Ana Sayfa Blog Sayfa 6

Bentaş Bentonit’ten 10 Milyon Euro Yatırım, 1.2 Milyar Euroluk Ekonomik Hacim » Kedi Kumu Üretiminde Dünyada Önemli Bir Yere Sahip Bentaş Bentonit’ten Nevşehir’e 10 Milyon Euroluk Yeni Üretim Tesisi Yatırımı Yapıldı. Bentaş Bentonit’ten 10 Milyon Euro Yatırım, 1.2 Milyar Euroluk Ekonomik Hacim

Türkiye’de kedi kumu üretiminde yerli sermaye ile ilk yatırımlardan birini gerçekleştirerek dünyaya açılan Bentaş Bentonit 2007 yılında Fatsa Organize Sanayi Bölgesi’nde kuruldu. 2 yıl süren aralıksız çalışmalarla ilk fabrikası tamamlandı ve fabrika 2009 yılında üretimle-rine başladı.

2009 yılına kadarki süreçte en iyi sonucu alabilmek ve tüketiciyi de memnun edebilecek ürünler için ARGE çalışmalarını devam ettirdi. Hayvan sağlığının yanında insan sağlığı ve çevreye duyarlılık her aşamada gözetildi.

Bentaş Bentonit dünyanın en saygın ödüllerinden kabul edilen World Branding Awards’ı evcil hayvan kategori-sinde 3 kez almayı başardı. 2019-2020, 2021-2022 ve 2023-2014 yıllarında World Branding Awards komitesi tarafından en değerli marka ödülüne layık görüldü.

Bünyesinde birçok marka barındıran Türk şirket, dünya-da tescili bulunan Van Kedisi ırkını referans alarak Van Cat markasını yarattı. Bentaş Bentonit 65’ten fazla ülke-de distribütöre sahip ve 85’in üzerinde ülkeye ihracat yapan bir kuruluş.

Türkiye’nin bentonit rezervlerinin doğru kullanılmadı-ğını fark eden ve bu alanda bulunan eksikleri gidermek için yola çıkan Bentaş Bentonit CEO’su Turgay Ömür, yeni yatırımlarıyla ilgili bilgiler verdi:

“2007 yılında bu işe başlamaya karar verdiğimiz-de, bentonit kedi kumuna Türkiye’de bu ölçekte yatı-rım yapan ilk Türk şirketi olduk. Şu an ülkemizdeki kedi kumunun yaklaşık %30’unu Bentaş Bentonit üretiyor.

2007 yılından itibaren Türk pet sektörü ve Türk ekono-misi için yapabileceklerimizi planladık ve yatırımlarımı-zı bu 2 ana maddeyi merkezde tutarak yapmaya devam ettik. Üretim tesislerimiz ve markalaşma sürecimiz için yatırımlarımızı arttırarak devam ettik. Türkiye’de kendi-ni kanıtlamış ve bu alanda uzmanlaşmış profesyonel kadrolarla çalışarak markalarımızı Türkiye’de ve dünya- olduğu inancıyla çalışıyoruz.”

Doğaya rağmen değil, doğa ile birlikte…

“İnsanı ve doğayı koru!” prensibiyle hareket ediyoruz. Biz hiçbir zaman “doğaya rağmen” demedik. “Doğa ile birlikte”hareket etmeye özen gösterdik. Bunu hammad-de tedariğinden tüketim sonrası süreci de dahil ederek düşünüyoruz. Her aşamada doğayı gözetmek bizim için sadece görev değil, bunu bir ihtiyaç olarak görüyoruz.

Sosyal sorumluluk projelerine önem veriyoruz. Evimiz-de bulunan her canlı kadar sokaktaki canlar da bizim için çok kıymetli. Bünyemizde bulunan mama ve kum markalarımızdan sivil toplum kuruluşlarına ve beledi-ye barınaklarına bağışta bulunuyoruz. Bunun yanında üniversite öğrencileri yararına düzenlenen bazı orga-nizasyonlara sponsor da oluyoruz. Sadece bugünü değil, geçmişimizi ve geleceğimizi de düşünerek hare-ket ediyoruz. Bu sebeple sosyal sorumluluk projelerine önem veriyoruz.”

 

Bizim sorumluluğumuz ülkemize

“Yeni üretim tesisimiz için yatırımlarımızı hızlandırdık. Nevşehir’de 10 milyon Euro yatırımla yeni kedi kumu fabrikamızı açtık. 1. tesisimizi hizmete aldık. 2 yeni tesi-si daha aktif hale getirmek için çalışmalarımız sürü-yor. Sorumluluğumuzun bilincindeyiz, Bentaş Bento-nit olarak Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan her canlıya karşı kendimizi sorumlu hissediyoruz. Aktif hale gelen yeni tesisimizde yıl sonuna kadar 100’den fazla istihdam sağlamayı planlıyoruz. Çalışmaları süren diğer 2 tesisi devreye aldığımızda bu sayı 250’yi geçecek.

Yeni yatırımla 1.2 milyar Euroluk ekonomik hacim yara-tacağımızı düşünüyoruz. Nevşehir’de bulunan bento-nit rezervi önümüzdeki 25 yıl boyunca işlenebilecek hacme sahip. Kendi ülkemizde kedi sahiplerine kaliteli ve uygun fiyatlı kedi kumu ulaştırmak ve ihracatla döviz getirisi sağlayacak bu yeni yatırımı yapmak gurur verici.

Nevşehir’in sanayisi yeni gelişiyor. Bu gelişime destek olabileceğimizi düşünüyorum. Hem istihdam hem de ekonomik olarak bu faydayı sağlamak için elimiz-den geleni yapacağız. Nevşehir, maden bakımından da oldukça zengin bir şehir olmasına rağmen buradan çıkarılan madenlerin çok büyük bir kısmı işlenemeden ihraç ediliyor. Dolayısıyla Nevşehir’e getirisi az oluyor. Biz uzmanı olduğumuz bentonit madenini buradan çıkara-cağız ve kendi tesislerimizde işleyeceğiz. Yani ne ülke-miz ne de şehrimiz bir gelir kaybı yaşayacak, ülke olarak bu işten kazançlı çıkacağız.

Yatırımlarımız her zaman olduğu gibi devam edecek. Umuyorum ki bu yatırımlar ülkemize faydalı olacak.”

Röportaj – Haber: Ali Tağ – Pet Haber Gazetesi

 

Atık Malzemeler Patili Dostlar İçin Yuvaya Dönüştü…

Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’nda görev yapan müzik öğretmeni Tuğçe Aygün, öğrencilerine merhamet ve sorumluluk duygusunu aşılamak amacıyla takdir toplayan bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. “Sıfır Atık” prensibiyle yola çıkan Aygün, okul yönetimi, öğrenciler ve velilerin desteğini alarak sokak hayvanlarının kış şartlarından etkilenmemesi için dev bir seferberlik başlattı. Eğitimle vicdanı buluşturan bu çalışma, kısa sürede okulun sınırlarını aşan bir iyilik hareketine dönüştü.

Proje kapsamında, atıl durumda bulunan eski okul sıraları, kullanılmayan dolaplar, tahta parçaları ve plastik kasalar titizlikle toplandı. Öğretmenlerinin rehberliğinde atölye çalışmalarına katılan öğrenciler, bu atık malzemeleri kendi elleriyle kesip birleştirerek ve rengarenk boyayarak tam 500 adet kedi evi üretti. Çocukların hayal güçleriyle süslenen barınaklar, hem çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağladı hem de geri dönüşümün somut ve anlamlı bir faydaya nasıl dönüşebileceğini gözler önüne serdi.

Hazırlanan 500 adet kedi evi, dondurucu kış soğukları başlamadan önce şehrin çeşitli noktalarına, okul çevrelerine ve veteriner kliniklerinin belirlediği ihtiyaç alanlarına yerleştirildi. Velilerin de lojistik destek sağladığı proje, sadece sokaktaki canlara sıcak bir yuva sunmakla kalmadı; aynı zamanda öğrencilerin takım çalışması ve gönüllülük bilinci kazanmalarına vesile oldu.

Kortlardan Doğaya: Wimbledon’ın “Emekli” Topları Hasat Farelerine Yuva Oluyor…

Dünyanın en prestijli tenis turnuvası olan Wimbledon, her yıl kortlarda kullanılan on binlerce tenis topuna turnuva sonunda sıra dışı bir görev yüklüyor. Yaklaşık 55.000 adet kullanılmış tenis topu, İngiltere’deki vahşi yaşam derneklerine bağışlanarak, ülkenin en küçük memelilerinden biri olan hasat fareleri için “lüks” yaşam alanlarına dönüştürülüyor. Doğal yaşam alanları modern tarım yöntemleri ve iklim değişikliği nedeniyle tehdit altında olan bu canlılar için tenis topları, hayatta kalmalarını sağlayan stratejik birer sığınak işlevi görüyor.

Bu yaratıcı koruma projesi kapsamında, tenis toplarına farelerin girişine uygun küçük delikler açılarak yüksek otların arasına veya korunaklı direklere yerleştiriliyor. Tenis toplarının su geçirmez dış yüzeyi ve yalıtım sağlayan iç yapısı, fareleri hem aşırı yağışlardan hem de dondurucu soğuklardan koruyor. Yerden yüksekte konumlandırılan bu minik evler; tilki, gelincik ve yırtıcı kuşlar gibi doğal avcıların farelere ulaşmasını zorlaştırarak türün hayatta kalma oranını önemli ölçüde artırıyor.

Sadece birkaç gram ağırlığındaki hasat fareleri, doğal ortamda otları örerek küre şeklinde yuvalar yapma eğilimindedir. Tenis toplarının geometrik yapısı bu doğal yuvaları taklit ettiği için fareler tarafından hızla benimseniyor. Bir tenis topunun içine bir anne fare ve yavrularından oluşan kalabalık bir ailenin sığabilmesi, projenin verimliliğini gözler önüne seriyor. Wimbledon’ın bu çevreci adımı, spor dünyasının atık yönetimini yaban hayatı koruma projeleriyle nasıl başarılı bir şekilde birleştirebileceğinin en sevimli örneği olarak kabul ediliyor.

Fish4Dogs’tan Yeni Akşam Ritüeli: ‘Kemik, Fırça, Yatak’ ile Diş Sağlığı Atağı…

Köpek maması tedarikçisi Fish4Dogs, sahiplerinin evcil hayvanlarının diş sağlığını iyileştirmelerine yardımcı olmak amacıyla yeni bir yatma rutini benimsemelerini sağlayacak yeni bir girişim başlattı.

‘Kemik. Fırça. Yatak’ kampanyası, köpek sahiplerini evcil hayvanlarının yatma vaktine, bir çocuğunun yatma vaktine gösterdikleri özeni ve tutarlılığı göstermeye teşvik ediyor; bu da köpeklerinin dişlerini fırçalamayı da içeren önemli bir adım.

Kampanya, sahiplerin diş bakımını akşam rutinlerine dahil etmelerine yardımcı olmak için üç adımlı bir çerçeve sunuyor: “Kemik”, yani köpeklerin rahatlamasına yardımcı olmak için sağlıklı bir diş çiğneme oyuncağı vermek; “Fırçala”, köpekler için güvenli diş macunu kullanarak fırçalama; ve “Yatağa”, sahiplerine tutarlı bir yatma rutiniyle günü sonlandırmayı tavsiye ediyor.

Bu girişim, düzenli müşterilerinden yaklaşık 2.000’inin katıldığı bir anketin ardından başlatıldı. Ankete göre, İngiltere’deki köpek sahiplerinin %56’sı köpeklerinin dişlerini nadiren veya hiç fırçalamıyor; %25’i köpeklerinin “sevmediği” için fırçalamadığını, %39’u ise fırçalama yerine diş çiğneme oyuncakları kullandığını belirtti. Ayrıca, evcil hayvan sahiplerinin yarısından fazlası köpeklerinin diş bakımı konusunda daha net bir rehber istediklerini ifade etti.

 Fish4Dogs’un CEO’su Sarah Fowler şunları söyledi: “Çocuklu aileler için yatmadan önce uygulanan rutinlerin çok doğal olduğunu biliyoruz ve ‘Banyo. Kitap. Yatak’ en popüler rutinlerden biri. Ancak araştırmamız, neredeyse tüm evcil hayvan sahiplerinin köpeklerine yatmadan önce bir rutin uygularken, diş bakımının göz ardı edildiğini gösteriyor.”

“Anket yaptığımız köpek sahiplerinin yarısından fazlası, köpeklerinin dişlerine nasıl doğru şekilde bakacakları konusunda daha fazla rehberliğe ihtiyaç duyduklarını belirtti. Bu nedenle, yeni köpek sahiplerinin yavruluk döneminden itibaren diş fırçalamayı kademeli olarak başlatmayı hatırlamalarına yardımcı olmak için Kemik. Fırça. Yatak. rutinini oluşturduk.”

“Diş fırçalamayı gece yatmadan önceki rutin uyku düzenine dahil etmek, süreci daha kolay ve tutarlı hale getirecek, sahiplerinin önlenebilir diş hastalıklarını engellemesine ve köpeklerinin uzun vadeli sağlığını desteklemesine yardımcı olacaktır.”

Tavo Pets, Araç İçi Evcil Hayvan Güvenliğinde Farkındalık Atağına Geçti…

Evcil hayvan tedarikçisi Tavo Pets, arabalarda evcil hayvanların daha güvenli bir şekilde taşınması konusunda farkındalık yaratmak amacıyla bir kampanya başlattı.

Safer Inside kampanyası, veteriner hekim Dr. Scott Miller ve köpek davranış uzmanı Adem Fehmi’nin desteğiyle geçtiğimiz günlerde düzenlenen Crufts gösterisinde başlatıldı.

Şirket yakın zamanda İngiltere’de araba kullanan 2.000 köpek sahibiyle bir anket yaptırdı ve ankete göre katılımcıların %26’sı köpeklerinin başı arabanın camından dışarı çıkmış halde seyahat ettiklerini itiraf etti. Köpeklerinin bu şekilde seyahat etmesine izin verenlerin %71’i köpeğin bundan keyif aldığını, %70’i köpeğe temiz hava sağlamak için bunu yaptığını ve %43’ü de köpeği rahatlattığına inandığını belirtti.

Ancak Fehmi, sahiplerin yanılıyor olabileceğine inanıyor.

Şöyle dedi: “Köpek davranışı karmaşıktır. Bazı sahipler, köpeğin başını camdan dışarı çıkarıp nefes nefese kalmasının temiz havanın tadını çıkardığının bir işareti olduğunu düşünebilir, ancak nefes nefese kalma aslında stresin bir işareti olabilir. Araç içinde, çarpışma testinden geçmiş bir taşıma kafesi içinde oturmak, güvenlik hissi yaratmak ve köpeğin sakin ve mutlu olmasını sağlamak için en iyi seçenektir.”

Evcil Hayvan Sağlığında Akdeniz Esintisi: 2036 Yılına Kadar 470 Milyon Dolarlık Dev Pazar…

Türkiye ve İspanya Liderliğinde Yeni Bir Dönem başlıyor. Evcil hayvan sağlığı için geliştirilen Akdeniz kaynaklı deniz ürünleri içerikleri pazarı, büyük bir dönüşümün eşiğinde. Yeni yayımlanan pazar analizlerine göre, bu sektörün 2036 yılına kadar 470 milyon dolar hacme ulaşması bekleniyor. Özellikle Türkiye ve İspanya, gelişmiş su ürünleri yetiştiriciliği ve işleme altyapılarıyla bu büyümenin lokomotifi konumunda yer alıyor. Tüketicilerin artık evcil hayvan mamalarında şeffaflık ve bölgesel kaynaklı içerik arayışına girmesi, Akdeniz havzasını küresel bir tedarik merkezine dönüştürüyor.

Sektör Devleri Stratejik Konumlarını Alıyor Pazarın ön saflarında, biyoteknoloji ve beslenme alanında dünya devi olan DSM-Firmenich ve Aker BioMarine gibi isimler yer alıyor. Bu şirketler, balık yağı ve krill bazlı içeriklerle özellikle köpeklerde deri, tüy ve eklem sağlığını destekleyen fonksiyonel çözümlere odaklanıyor. Sektördeki bu devleşme, sadece bir ham madde tedariki değil, aynı zamanda klinik olarak kanıtlanmış ve takip edilebilir içerik sistemlerinin pet food (evcil hayvan maması) dünyasına entegrasyonu anlamına geliyor.

Balık Yağı ve Fonksiyonel Beslenme Talebi Artıyor Araştırma verileri, pazarın %10,7 gibi güçlü bir yıllık bileşik büyüme oranı (CAGR) ile ilerleyeceğini öngörüyor. İçerik bazında bakıldığında, balık yağı %34’lük payla pazarın en popüler ürünü olmaya devam ederken; uygulama alanında ise deri ve tüy sağlığına yönelik ürünler %31 ile zirvede yer alıyor. Evcil hayvan sahiplerinin “insan kalitesinde beslenme” (human-grade) beklentisi, Omega-3 bakımından zengin Akdeniz biyokütlesine olan talebi her geçen gün daha da artırıyor.

Sürdürülebilirlik ve Takip Edilebilirlik Öne Çıkıyor Pazarın 2026 yılında 170 milyon doları aşması beklenen yolculuğunda, en kritik başarı faktörü içeriklerin izlenebilirliği olacak. Küresel karma kaynaklı ürünlerden, menşei belli olan Akdeniz kaynaklı içeriklere geçiş; hem yasal düzenlemeler hem de markaların “premium” konumlandırma stratejileriyle destekleniyor. Türkiye’nin bu süreçteki rolü, sadece üretim kapasitesiyle değil, aynı zamanda Avrupa ve Orta Doğu pazarları arasındaki stratejik köprü göreviyle de perçinleniyor.

 

Bir Şişe Atık, Bir Kap Mama: Sokak Canları İçin Akıllı Dönüşüm…

Türkiye’nin en değerli sosyal sorumluluk projelerinden biri olan Pugedon, sokak hayvanlarını besleyen akıllı geri dönüşüm otomatlarıyla dikkat çekiyor. 2014 yılında sosyal bir fikir olarak başlayan ve 2016’da şirketleşen Pugedon plastik şişe, pet veya madeni para atıldığında otomatik olarak sokak kedisi ve köpeklerine mama ile su veren MamaMatik makinelerini üretiyor. Hem çevre kirliliğini azaltmayı hem de sahipsiz hayvanların beslenmesine katkı sağlamayı hedefleyen bu sistem, güneş enerjisiyle çalışan modelleriyle de sürdürülebilirlik açısından öne çıkıyor. İstanbul’un birçok ilçe ve belediyedelerinde kurulan otomatlar, vatandaşların küçük bir katkısıyla can dostlarına umut oluyor.

Pugedon’un yenilikçi yaklaşımı, sadece Türkiye’de değil uluslararası alanda da ilgi görüyor. Plastik atık karşılığında mama veren makineler, geri dönüşüm bilincini artırırken sokak hayvanlarının yaşam kalitesini yükseltiyor. Belediyelerle yapılan işbirlikleri sayesinde birçok noktaya yerleştirilen MamaMatik’ler, atılan her şişe veya 1 TL’lik destekle otomatik mama dağıtıyor. Bu sayede hem çöp karıştırma sorunu azalıyor hem de hayvan severler kolayca katkı sağlayabiliyor. Proje, dünya basınında “plastik şişe karşılığında sokak hayvanlarını besleyen akıllı kutu” olarak haber olmuş ve Türkiye’den çıkan çevre-hayvan dostu bir örnek olarak gösteriliyor.

Günümüzde hâlâ aktif şekilde yeni noktalara yayılan Pugedon MamaMatik’ler, toplumda hayvan sevgisi ve çevre bilincini bir arada geliştiren etkili bir sosyal girişim olarak yoluna devam ediyor. Binlerce otomatın kurulduğu ve ihracatın yapıldığı belirtilen projede, her kullanımla hem doğa hem de sokak canları kazanmış oluyor. Hayvan severler ve çevre dostları için ilham verici bu uygulama, küçük bir jestin büyük fark yaratabileceğini gösteriyor. Gelecekte benzer sistemlerin yaygınlaşması bekleniyor.

Dünya Kedileri İstanbul’da Buluşuyor: International Cat Show 2026…

Türkiye’nin kedi dünyasındaki en prestijli organizasyonlarından biri olan International Cat Show, bu yıl dünya çapında özel bir statüye sahip olan “Jubilee Show” heyecanıyla geri dönüyor. Sadece yerel bir etkinlik olmanın ötesinde, uluslararası kedi federasyonlarının standartlarında düzenlenen bu organizasyon, dünyanın en özel ırklarını İstanbul’da bir araya getirecek. Katılımcılar, nadir bulunan kedi türlerini yakından görme ve dünya çapında tanınmış hakemlerin titiz değerlendirme süreçlerine tanıklık etme fırsatı yakalayacaklar.

Bu büyük buluşma, 17-18-19 Nisan 2026 tarihlerinde, İstanbul’un modern etkinlik merkezlerinden Four Points By Sheraton Pendik ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. “Jubilee” statüsü sayesinde, yarışmaya katılan kediler uluslararası şampiyonluk unvanlarını tamamlama konusunda benzersiz avantajlar elde edecek. Özellikle ilk gün yapılacak olan “Double Judgement” (Çifte Değerlendirme) seansları, kedi yetiştiricileri ve sahipleri için etkinliğin heyecan dozunu en üst seviyeye taşıyacak.

Etkinlik, sadece yarışmalarla sınırlı kalmayıp kedi severler için tam bir bilgi şölenine dönüşecek. Ziyaretçiler, kedi sağlığından doğru beslenmeye kadar pek çok konuda profesyonel tavsiyeler alabilecek ve sektörün öncü markalarının en yeni ürünlerini inceleyebilecek. Sorumlu kedi sahipliğini ön plana çıkaran International Cat Show, eğitici seminerleri ve sosyal aktiviteleriyle, her yaştan hayvansever için Nisan ayının en unutulmaz etkinliklerinden biri olmayı vaat ediyor.

Veterinerlik Tarihinde Bir İlk: Weill Çiftinden 120 Milyon Dolarlık Rekor Bağış…

ABD’li milyarder iş insanı Sanford “Sandy” Weill ve eşi Joan Weill, köpeklerinin tedavi gördüğü Kaliforniya Üniversitesi Davis (UC Davis) Veterinerlik Fakültesi’ne 120 milyon dolar bağış yaparak veterinerlik eğitimine dünyanın en büyük katkısını sağladı. 28 Ocak 2026’da duyurulan bağış, fakültenin adının Joan and Sanford I. Weill School of Veterinary Medicine olarak değiştirilmesine neden oldu. Çiftin bichon frisé cinsi köpeği Angel, 2018’de lenfoma teşhisi konduktan sonra UC Davis’te tedavi görmüş ve bu deneyim aileyi derinden etkilemişti. Joan Weill’in gençliğinde veteriner olmayı hayal ettiği de bilinen detaylar arasında yer alıyor.

Bağışın 80 milyon dolarlık bölümü yeni bir küçük hayvan öğretim hastanesinin inşasına, kalan 40 milyon dolar ise araştırma, klinik çalışmalar ve insan-hayvan sağlığını birleştiren karşılaştırmalı tıp projelerine ayrılacak. Bu katkı, UC Davis’in 750 milyon dolarlık Veterinary Medical Complex genişletme projesinin önemli bir parçası olacak. Weill çifti, Angel’ın bakımının aileleri üzerinde bıraktığı olumlu izlenimi minnettarlıkla ifade ederek, bağışın hem hayvan sağlığına hem de gelecek nesil veterinerlere katkı sağlayacağını vurguladı. Şu anda aynı cins başka bir köpekleri olan Sweet Pea ile yaşayan çiftin bu jesti, hayvan sevgisinin büyük iyiliklere dönüşebileceğinin çarpıcı bir örneği olarak medyada geniş yankı uyandırdı.

Uganda’da Tarihi Dönüş: 43 Yıl Sonra Kidepo Vadisi’nde İlk Gergedan Ayak Sesleri…

Uganda’da 43 yıl aradan sonra gergedanlar doğaya döndü. Uganda Wildlife Authority (UWA), Mart 2026’da Kidepo Valley National Park’a ilk güney beyaz gergedanlarını (southern white rhinos) taşıdı. 1983’te kaçak avcılar tarafından son bireyleri öldürülen parkta, Ziwa Rhino Sanctuary’den getirilen iki gergedan 17 Mart’ta, ardından iki tane daha ulaştı. Toplam sekiz gergedanla başlatılan bu yeniden yerleştirme programı, parkın kuzeydoğusundaki savan ekosistemini eski haline getirmeyi hedefliyor. Koruma uzmanları, bu adımı nesli tükenme tehlikesi altındaki türler için önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriyor.

Bu reintroduksiyon, Uganda’daki başarılı yetiştirme çalışmalarının meyvesi olarak öne çıkıyor. 2005’te kurulan Ziwa Rhino Sanctuary’de gergedan sayısı 6’dan 50-60 seviyelerine yükseldi. Kidepo’ya getirilen gergedanlar, 1600 dönümlük çitle çevrili güvenli bir alanda tutulacak ve ilerleyen aşamalarda doğu siyah gergedanlarının da getirilmesi planlanıyor. UWA yetkilileri, operasyonun güvenlik önlemleri, yollar ve su kaynaklarıyla desteklendiğini belirterek, bu çabanın sadece tür koruma değil, aynı zamanda turizm ve biyoçeşitlilik açısından da büyük katkı sağlayacağını vurguladı. Bu gelişme, Afrika’daki kaçak avcılıkla mücadelede umut verici bir örnek olarak kaydedildi.