Ana Sayfa Blog Sayfa 7

Kral Penguenlerin “Altın” Üyesi: Güney Georgia’da Yüz Binde Bir Görülen Mucize…

Güney Georgia Adası’nda nadir bir doğa harikası gözler önüne serildi. Belçikalı doğa fotoğrafçısı Yves Adams’ın gerçekleştirdiği ekspedisyon sırasında 120 binden fazla normal kral pengueninin arasında parlak altın renginde bir bireyi fark etti. Tüyleri normal siyah tonlar yerine canlı sarı ve krem-beyaz renklere sahip olan bu penguen, genetik bir mutasyon olan lösizm (leucism) nedeniyle bu eşsiz görünüme kavuştu. Tam albinizmden farklı olarak gözleri normal renkte kalan penguen, sürüyle birlikte sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürüyor ve kamuflaj eksikliğine rağmen avcılara karşı dikkat çekici bir dayanıklılık gösteriyor.

Fotoğrafların yayınlanmasıyla dünya çapında büyük yankı uyandıran “altın penguen”, doğanın genetik çeşitliliğinin en güzel örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Nadir görülme olasılığı yüz binlerde bir olarak tahmin edilen bu birey, Antarktika bölgesindeki penguen kolonilerinde zaman zaman yeniden görüntüleniyor. Bilim insanları, lösizm yaşayan hayvanların genellikle daha hassas olduğunu belirtse de, bu altın rengi kral penguenin sürüyle uyumlu şekilde yaşadığı gözlemleniyor. Olay, doğa tutkunları arasında “dünyanın en nadir pengueni” unvanıyla anılmaya devam ediyor.

Bir Patinin Kurtuluşu, Bir Şehrin Sembolü: Sayran’ın ‘İnsan Zinciri’ Heykelleşti…

2016 yılında Kazakistan’ın Almatı şehrinde Sayran Rezervuarı’na bağlı bir kanala düşen bir köpek, hem kendisi hem de onu kurtarmaya inen bir gencin mahsur kalmasıyla unutulmaz bir dayanışma örneğine sahne oldu. Çevrede bulunan yabancılar anında el ele tutuşarak insan zinciri oluşturdu ve hem genci hem de köpeği güvenli bir şekilde yukarı çıkardı. O anın videosu sosyal medyada milyonlarca kez izlenerek dünyanın dört bir yanından takdir topladı. Aradan geçen 10 yılın ardından, bu anlamlı olay Mart 2026’da bronz bir heykelle ölümsüzleştirildi.

Ünlü Kazak sanatçı Erbosyn Meldibekov tarafından tasarlanan heykel, Sayran Rezervuarı kıyısına yakın bir noktada, olayın geçtiği yere yerleştirildi. İnsanların el ele tutuştuğu zincir anını canlandıran eser, interaktif bir özellik taşıyor: Son figürün uzatılmış eli, ziyaretçilerin tutunarak “zincire katılmasını” sağlıyor. ForteBank’ın desteği ve Almatı belediyesinin iş birliğiyle hayata geçirilen anıt, sıradan insanların gösterdiği empatiyi, kolektif yardımlaşmayı ve insanlığın en güzel yanını simgeliyor. Heykel, özellikle Nauryz kutlamaları döneminde açıldı ve kısa sürede Almatı sakinleri ile ziyaretçilerden büyük ilgi gördü.

Balıksız Omega-3 Devri: Butternut Box ve MiAlgae Ortaklığı…

MiAlgae, Heritage Watt University, Edinburgh, 10/9/25. © Malcolm Cochrane Photography +44 (0)7971 835 065 mail@malcolmcochrane.co.uk No syndication No reproduction without permission

İskoç biyoteknoloji şirketi MiAlgae, ilk kez balık içermeyen bir Omega 3 bileşenini evcil hayvan mamasına dahil etmek için taze köpek maması tedarikçisi Butternut Box ile yeni bir ortaklık duyurdu.

MiAlgae, İskoç viski endüstrisinden geri dönüştürülmüş yan ürünler kullanılarak yetiştirilen doğal bir mikroalgdir. Tamamen bitki bazlı olmasına rağmen, şirket, bir ton ürünün 30 ton vahşi yakalanmış balığa eşdeğer Omega 3 içerdiğini iddia ediyor.

Bu ürün, bu aydan itibaren Avrupa genelindeki tüm pazarlarında Butternut Box’ın vejetaryen yemek seçeneği Ready Steady Veggie’de içerik maddesi olarak kullanılacak ve tedarikin devamı MiAlgae’nin İskoçya’daki yeni üretim tesisinden sağlanacak.

MiAlgae’nin kurucusu ve CEO’su Douglas Martin şunları söyledi: “Kaliteli içeriklere, evcil hayvanların sağlığına ve sürdürülebilirliğe aynı bağlılığı paylaşan Butternut Box ile ortaklık yapmaktan heyecan duyuyoruz.”

“Sürdürülebilir yöntemlerle üretilen, balık içermeyen Omega-3’lerimizi taze mamalarına entegre ederek, evcil hayvan beslenmesinde yeni bir standart belirlemeye yardımcı oluyoruz; bu standart, okyanuslarımızı korurken olağanüstü sağlık faydaları sağlıyor.”

Butternut Box’ın kurucu ortaklarından David Nolan şunları ekledi: “Misyonumuz her zaman daha fazla köpeğin hak ettikleri taze, insan tüketimine uygun kalitede yiyecekleri yemesini sağlamak olmuştur. Ready Steady Veggie yemeğimizi geliştirmek için MiAlgae ile ortaklık kurarak, gezegene karşı nazik olmak için beslenmeden ödün vermeniz gerekmediğini kanıtlıyoruz. Bu, B Corp yolculuğumuz ve Avrupa genelindeki köpeklerin sağlığı için ileriye doğru atılmış bir adımdır.”

Papağan Meraklıları İçin Dev Buluşma: Uluslararası Uzmanlar “Think Parrots”ta…

Papağan meraklıları için düzenlenen yıllık festival Think Parrots, Haziran ayında geri dönüyor.

Etkinlik, 7 Haziran Pazar günü Güneybatı Londra’daki Kempton Park Hipodromu’nda gerçekleşecek ve üç ustalık sınıfı oturumunun yanı sıra çeşitli ticari stantlara da ev sahipliği yapacak.

Kent Papağan Hanım olarak bilinen hayvan davranış uzmanı Isabelle Brinan, papağanları oyuncaklarla oynamaya nasıl teşvik edeceğini paylaşacak; hayvan davranış danışmanı Hildegard Niemann ise papağan refahını yönetmek için uzman stratejiler hakkında konuşmak üzere Almanya’dan gelecek.

Üçüncü ustalık dersinde Sophie Barnett ve David Trebus, besin zenginleştirme ve beslenme çeşitliliği hakkında konuşacaklar.

Papağan dünyasının önde gelen perakendecileri, hayvan kurtarma dernekleri ve yardım kuruluşlarıyla birlikte etkinlikte yer alacak.

Bilimsel Araştırmalar Işığında Keten Tohumu: Köpeklerde Deri Sağlığından Protein Sindirimine Etkileri…

Kontrollü bir besleme çalışması, keten tohumu yağıyla beslenen köpeklerde omega-3 yağ asidi metabolizmasındaki ırkla ilgili farklılıkları araştırdı.

Dharma Purushothaman liderliğindeki 2011 tarihli çalışmada, keten tohumu yağının, çalışma süresi boyunca köpeklerde plazma alfa-linolenik asit (ALA) ve eikosapentaenoik asit (EPA) konsantrasyonlarını artırdığı gösterilmiştir.

2023 yılında Taylor L Richards liderliğinde yürütülen ve Frontiers in Veterinary Science dergisinde yayınlanan 16 haftalık bir çalışmada, sağlıklı yetişkin köpeklerde kamelina (veya yalancı keten), keten tohumu ve kanola yağları karşılaştırıldı.

Araştırma sonuçlarına göre, keten tohumu yağı diğer tohum yağlarıyla karşılaştırıldığında olumlu sonuçlar vermiştir.

PetfoodIndustry’nin 13 Mart’ta yazdığına göre, çalışma koşulları altında, sağlıklı köpeklerde ölçülen deri ve tüy parametreleri veya dolaşımdaki inflamatuar ve oksidatif belirteçler açısından yağ uygulamaları arasında anlamlı bir fark bulunmadı.

Uluslararası Obezite Dergisi’nde yayınlanan bir çaprazlama çalışması, keten tohumunun yağdan daha fazla fayda sağladığını ortaya koydu.

S. Nybroe liderliğindeki 2016 tarihli çalışmada, araştırmacılar köpeklerde keten tohumu müsilajını değerlendirmiş ve özellikle diyet kalsiyumu ile birleştirildiğinde görünür yağ sindirilebilirliğinde azalma olduğunu bildirmişlerdir. Dışkı özellikleri de etkilenmiş olup, bu durum dahil edilme düzeyinin toleransı etkilediğini düşündürmektedir.

Ammelie Godglück liderliğinde yapılan ve Animals dergisinde yayınlanan 2025 tarihli bir çalışma , yetişkin köpeklerin beslenmesinde bitkisel protein kaynakları olarak keten tohumu posası da dahil olmak üzere yağlı tohum posalarını değerlendirdi.

Keten tohumu bazlı diyet, karşılaştırılan yağlı tohum küspelerine göre daha düşük görünür ham protein sindirilebilirliği gösterdi.

 

Türkiye, Avrupa’nın Mama Üssü Oluyor: United Petfood’dan İkinci Büyük Yatırım…

Belçika merkezli United Petfood, Türkiye’deki büyüme stratejisi kapsamında ikinci büyük yatırımını gerçekleştirdi. Şirket, Türk ortağı Lider Pet Food ile birlikte, MAYA Family Pet Food’a ait üretim tesisini satın alarak ülkedeki varlığını güçlendirdi. Bu adım, United Petfood’un Türkiye pazarını uzun vadeli bir üretim ve ihracat üssü olarak konumlandırma hedefinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Satın alınan tesis, Kırklareli’nde yer alıyor ve geniş üretim kapasitesiyle dikkat çekiyor. İstanbul’a yakın konumu sayesinde lojistik açıdan avantaj sağlayan fabrikanın, hem iç pazara hem de çevre ülkelere hızlı erişim imkânı sunduğu belirtiliyor. Bu yatırımın, şirketin özellikle Doğu Avrupa pazarına yönelik ihracat kapasitesini artırması bekleniyor.

United Petfood, daha önce 2023 yılında Lider Pet Food’a ortak olarak Türkiye pazarına giriş yapmıştı. Son satın almayla birlikte şirket, ülkedeki operasyonlarını büyüterek üretim altyapısını güçlendirmeyi hedefliyor. Artan evcil hayvan sahipliği ve premium mama talebindeki yükseliş, Türkiye’yi uluslararası yatırımcılar için cazip bir pazar haline getiriyor.

Sektör uzmanlarına göre bu yatırım, Türkiye’de hızla gelişen evcil hayvan maması sektöründe rekabeti artıracak ve yerel üreticiler üzerinde dönüşüm baskısı yaratacak. Aynı zamanda yeni teknolojilerin ve üretim standartlarının sektöre entegrasyonunu hızlandırması bekleniyor. United Petfood’un hamlesi, Türkiye’nin bölgesel üretim merkezi olma potansiyelini de güçlendiren önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Geleneksel Sirk Modeli Tarihe Karışıyor: Fransa’dan Hayvan Hakları Hamlesi…

Fransa, 2021 yılında kabul edilen hayvanlara karşı kötü muameleyi önleme yasası kapsamında, seyahat eden sirklerde vahşi hayvanların kullanımını aşamalı olarak sona erdirme kararı aldı. Bu düzenleme, aslan, kaplan, ayı, fil gibi yabani türlerin gösterilerde yer almasını, taşınmasını ve tutulmasını yasaklıyor. Tam uygulama tarihi 1 Aralık 2028 olarak belirlendi. Hayvan hakları örgütleri tarafından uzun süredir talep edilen bu yasak, kamuoyundaki değişen tutumları yansıtıyor ve sirklerin insan odaklı, akrobasi ağırlıklı gösterilere geçişini teşvik ediyor.

2026 yılı itibarıyla Fransa’da hâlâ yaklaşık 61 sirk vahşi hayvanlarla performans sergilemeye devam ediyor. Yaklaşık 600 vahşi hayvanın yer aldığı bu gösteriler yasal olarak sürse de, sirk işletmecilerinin büyük bölümü geçiş sürecine hazırlıksız yakalandı. Birçok dompteur, hayvanlarını barınaklara teslim etmek yerine kendi mülklerinde tutmayı planladığını açıklarken, hükümetin geçiş desteği ve yeni barınak altyapısı yetersiz kalıyor. Hayvan hakları dernekleri, bu durumun yasağın etkin uygulanmasını riske attığını vurguluyor.

Yasağın yürürlüğe girmesiyle birlikte Fransa, vahşi hayvanları eğlence amaçlı sömüren geleneksel sirk modeline son verecek. Bu adım, Avrupa’da benzer yasakların arttığı bir dönemde önemli bir örnek oluşturuyor. Sirk sektörü ise ekonomik zorluklar ve iş kayıpları konusunda endişeli; ancak uzmanlar, yaratıcı insan gösterileriyle sektörün modernize olabileceğini belirtiyor. Hayvanların uygun koşullarda emekliliğe ayrılması için acil hazırlıkların hızlandırılması gerektiği konusunda çağrılar yapılıyor.

Döngüsel Ekonomiye Dev Yatırım: Nestlé Purina Sürdürülebilir Ambalaj Vizyonunu Açıkladı…

Nestlé Purina, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda ambalaj alanındaki yatırımlarını artırdığını duyurdu. Şirket, çevresel etkisini azaltmak ve döngüsel ekonomiye katkı sağlamak amacıyla geri dönüştürülebilir, yeniden kullanılabilir ve daha az plastik içeren ambalaj çözümlerine odaklanıyor. Bu kapsamda yapılan yeni yatırımlar, hem üretim süreçlerinde hem de ürün tasarımında önemli iyileştirmeleri beraberinde getiriyor.

Şirket yetkilileri, sürdürülebilir ambalaj inovasyonlarının yalnızca çevreyi korumakla kalmayıp aynı zamanda tüketici beklentilerine de yanıt verdiğini belirtti. Nestlé Purina, 2025 ve sonrası için belirlediği küresel hedefler doğrultusunda, tüm ambalajlarını geri dönüştürülebilir veya yeniden kullanılabilir hale getirmeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda Ar-Ge çalışmalarına hız verilirken, iş ortakları ve tedarik zinciriyle de yakın iş birlikleri sürdürülüyor.

Nestlé Purina’nın artırdığı bu yatırımlar, şirketin uzun vadeli sürdürülebilirlik vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor. Marka, hem evcil hayvan sahiplerine hem de topluma daha yaşanabilir bir gelecek sunmayı hedeflerken, çevresel sorumluluğunu da güçlendirmeyi sürdürüyor. Yapılan açıklamaya göre, sürdürülebilir ambalaj çözümlerinin yaygınlaştırılmasıyla birlikte karbon ayak izinin azaltılması yönünde somut ilerlemeler kaydedilmesi bekleniyor.

Bir Asırlık Güven, Binlerce Mutlu Yuva: Hartz 100. Yılını Gönüllülük Projeleriyle Kutluyor…

Amerikan evcil hayvan bakım markası Hartz, bu yıl 100. kuruluş yıl dönümünü, evcil hayvanların geçici yuvalandırılması ve sahiplendirilmesini destekleyen çeşitli girişimlerle kutluyor.

Köpek ve kedi ürünleriyle bilinen marka, yıl boyunca dijital ve sosyal medya kanallarının yanı sıra yüz yüze etkinlikleri de kapsayan bir program yürütecek. Bu çalışmalar, markanın halihazırda yürüttüğü barınak destek programı Hartz Loving Paws öncülüğünde gerçekleştirilecek.

Mayıs ayında Hartz çalışanları, yerel hayvan barınaklarında bir hafta boyunca gönüllü hizmet verecek. Haziran ayında ise markanın sosyal medya platformlarında, ABD’nin önemli şehirlerinde yuva arayan risk altındaki barınak hayvanlarının bilgileri paylaşılacak.

Hartz ayrıca özel bir 100. yıl logosu oluşturdu ve evcil hayvanlar ile sahipleri arasındaki bağı kutlayan bir video kampanyası başlattı. Bu kampanyada kullanılan içeriklerin tamamı şirket çalışanları tarafından sağlandı.

Hartz Başkanı ve CEO’su Tina Le Lay, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Hartz, kedi ödül mamaları, hayvan sağlığı, hijyen ürünleri, köpek ödül mamaları ve evcil hayvan oyuncakları alanlarında zengin bir geçmişe sahip. Ana marka perspektifinden bakıldığında, kedi ve köpek sahiplerinin deneyimlerini paylaşabilmeleri için içgörüler, kaynaklar ve bir platform sunmak bizim için önemliydi.

Hartz’ın 100. yılını kutlayan markalar arasına katıldığını görmek büyük bir ayrıcalık ve bunu tutkulu topluluğumuz olmadan başaramazdık.”

“Sağlıklı Kilo” Bilmecesi: Hayvan Sahiplerinin %40’ı Obezite Riskini Hafife Alıyor…

Evcil hayvan sahipliğinin artmasıyla birlikte kedi ve köpeklerde obezite önemli bir sorun haline geliyor. Royal Canin’in uluslararası araştırmasına göre, dünya genelinde yetişkin kedi ve köpeklerin yaklaşık yüzde 40’ı fazla kilolu ya da obez. İngiltere’den Brezilya’ya uzanan geniş bir katılımla yapılan çalışma, sorunun yalnızca beslenmeden değil, bilgi eksikliğinden de kaynaklandığını ortaya koyuyor.

Araştırma sonuçları, hayvan sahiplerinin önemli bir kısmının “sağlıklı kilo” kavramını tam olarak bilmediğini gösteriyor. Katılımcıların yüzde 26’sı bu konuda bilgi sahibi olmadığını belirtirken, yüzde 17’si yanlış bilgilerin kilo kontrolünü zorlaştırdığını ifade ediyor. Veterinerler de benzer şekilde, çelişkili bilgilerin doğru yönlendirmeyi güçleştirdiğini vurguluyor.

Algı ile gerçeklik arasındaki fark da dikkat çekici. Veterinerlerin neredeyse yarısı obezitenin arttığını gözlemlerken, hayvan sahiplerinin önemli bir bölümü fazla kilonun sağlık risklerini hafife alıyor. Oysa obezite; diyabet, eklem rahatsızlıkları, kalp ve solunum hastalıkları gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor ve yaşam süresini kısaltabiliyor.

Uzmanlara göre sağlıklı kilo yönetimi; doğru porsiyonlama, yaşa uygun beslenme, düzenli egzersiz ve veteriner kontrolünün birlikte yürütülmesini gerektiriyor. Türkiye’de artan evcil hayvan sahipliğiyle birlikte bu risk daha da büyürken, ödül mamalarının sınırlı verilmesi, insan yiyeceklerinden kaçınılması ve düzenli kilo takibi yapılması büyük önem taşıyor.