Ana Sayfa Blog Sayfa 61

Beyoğlu’nda Çatıda Yükselen Alevlerin Arasında Mahsur Kalan Köpek Kurtarıldı

Binanın çatısında henüz belirlenemeyen bir nedenle başlayan yangın, paniğe neden oldu. İtfaiye ekiplerince kurtarılan köpeğin çeşitli yerlerinde yanık oluştu.

İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde gece saatlerinde hareketli anlar yaşandı.

Bölgedeki 3 katlı binanın çatısı, henüz bilinmeyen bir nedenle alevlere teslim oldu.

Rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüyen ve tüm çatıyı saran yangın yan binalara da sıçradı.

Yangının çıktığını fark eden bina sakinleri kendilerini güçlükle dışarı atarken durumu itfaiye, sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.

1 saatin sonunda söndürüldü
Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale etmeye başladı. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken sağlık ekipleri herhangi bir olumsuzluğa karşı hazırda bekledi.

Çevre ilçelerden de sevk edilen çok sayıda itfaiye ekibi, yangını yaklaşık bir saatlik çalışma sonunda kontrol altına aldı.

Köpek kurtarıldı
Binanın çatısında başlayan ve yan binalara da sıçrayan yangında bina içerisinde mahsur kalan köpeğin olduğunu öğrenen itfaiye personeli bina içerisine girdi.

Alevlere ve binanın çatısının çökme ihtimalini göze alan itfaiye personeli, bina içerisinden köpeği kucağına alarak çıkardı.

Vücudunun çeşitli yerlerinde yanıklar oluşan köpek sağlık ekiplerine teslim edildi.

Bina kullanılamaz hale geldi
Sağlık ekipleri tarafından köpeğe ilk müdahale olay yerinde yapılırken tedavi altına alınmak üzere veteriner kliniğine götürüldü.

Öte yandan yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürülürken bina kullanılamaz hale geldi.

Yangının çıkış sebebi yapılan çalışmalar sonucunda belli olacak.

Kaynak: En Son Haber

Güney Kore’de Bir Arazide Binden Fazla Ölü Köpek Bulundu

Güney Kore’de, arazisinde binden fazla ölü köpek bulunan kişinin hayvan istismarı şüphesiyle soruşturulduğu bildirildi.
South China Morning Post’un haberine göre, olay, Gyeonggi eyaleti Yangpyeong bölgesinde yaşayan bir kişinin kayıp köpeğini ararken zanlının evini keşfedip, polise ihbar etmesiyle ortaya çıktı.

Mülkünde binden fazla ölü köpek bulunan ve hayvan istismarı şüphesiyle hakkında soruşturma başlatılan 60’lı yaşlardaki zanlı, terk edilmiş köpekleri topladığını ve aç bırakarak öldürdüğünü söyledi.

Hayvan hakları savunucuları ise köpek yetiştiricilerinin üreme yaşını geçmiş veya satamayacakları köpekleri elden çıkarması için zanlıya ödeme yaptığını iddia etti.

Korea Herald’ın haberine göre, hayvan haklarını savunan “Care” isimli grubun bir üyesi, hayvanları koruma yasasını ihlal etmekle suçlanan şüphelinin “hayvanlara bakması” amacıyla köpek yetiştiricilerinden her köpek için yaklaşık 8 dolar aldığını ileri sürdü.

Evden kurtarılan 4 köpeğin tedavi altına alındığını ancak ikisinin durumunun kritik olduğunu belirten Care üyesi, kurtarılan köpeklerde, yetersiz beslenme veya cilt hastalığı görüldüğünü aktardı.

Güney Kore’de hayvanları koruma yasasını ihlal edenler, en fazla üç yıl hapis cezasına veya yaklaşık 23 bin ABD doları (30 milyon won) para cezasına çarptırılıyor.

Güney Kore Tarım Bakanlığına bağlı Hayvan ve Bitki Karantina Kurumunun verilerine göre, ülkede 2016’da 89 bin 732 hayvan terk etme vakası görülürken, bu sayı 2020’de 130 bin 401’e yükseldi.

Kaynak: TRT Haber 

Ankara Kedisi Özellikleri ve Tarihi

Ankara kedisi, Ankara kedisinin özellikleri, Ankara kedisi tarihi nelerdir gibi sorular ve uzun tüyleriyle dikkat çeken Ankara kedisi herkes tarafından merak ediliyor. Ankara kedisi hakkında merak edilenleri, sizler için yazımızda bir araya topladık.

Ankara kedisi özellikleri ile ismini günümüze kadar taşımıştır. Ankara kedisi dünyanın dört bir yanından ilgi gören ve evcil hayvan arayışı içerisinde olanların dikkatini çeken güzelliğe sahiptir. Zeki olması ve ipeksi tüyleri ile popülerleşen Ankara Kedisi hem çok fazla talep edildiği hem de en çok tercih edilen bir kedidir. Bir Türk kedisi olan Ankara kedisi, ismini Türkiye’nin Başkenti olan Ankara’dan almıştır. Çok uzun tüylü bir kedi ırkıdır olarak dikkat çeker ve uzun tüylü kedilerin atası olarak da kabul edilmektedir. Şayet enerjik, zeki bir kedi arayışı içerisindeyseniz ve evinizde sürekli gezinen ipeksi tüylere sahip bir canlı görmek istiyorsanız Ankara kedisini tercih edebilirsiniz.

 

ANKARA KEDİSİ ÖZELLİKLERİ
Ankara kedisi özellikleri sayesinde bulunduğu iklim ve çevresel şartlara göre geçmişten günümüze uyum sağlayarak ulaşmıştır. Ankara kedileri; günümüzde Türkiye’nin köylerinde ve kırsal yerlerinde, yüzyıllardır neredeyse hiç değişikliğe uğramadan benliğini korumuştur. Ankara kedisi, kendine has özellikleri sayesinde zorlu şartlara uyum sağlamıştır. Ankara kedisinin hayatta kalmasını sağlayan özellikleri; içgüdülerine oldukça bağlı ve son derece zeki bir canlı olmasından kaynaklanır. Bu türün beyaz rengi, türünün gerçek temsilcisi olarak görülmektedir. Ankara kedisi özellikleri ile ön plana çıkarak beyaz kediler için Atatürk Orman Çiftliği Hayvanat Bahçesi tarafından bir üreme programı başlatılmıştır.

Günümüzde, yabani ortamda yaşamak yerine insanlarla birlikte evcil yaşamaya alışmış olsa da kendine has enerjik ve cesur kişilik özelliklerini ile dikkat çeker.

ANKARA KEDİSİNİN VÜCUT YAPISI
Ankara kedisinin vücudunun güzel ve oryantal yapısı, kısa zamanda popüler olmasında katkı sağlamıştır. Ankara kedisinin vücudu diğer kedilere oranla daha uzun bir yapıya sahiptir. Uzun bacaklarla dikkat çeken Ankara kedisi, uzun bir kuyruğa ve yine uzun ve kaslı, estetik bir gövdeye sahiptir. Çok düzgün bir kemik yapısı ve narin bir duruşu ile ilgi odağı olmuştur. Erkek kedilerin, dişilerden büyük olma olasılıkları vardır. Hayvan severlerin dikkatini çeken parmaklarının arasında küçük tüyler bulunan, küçük ve yuvarlak patileri bulunmaktadır. İlgi gösterilerek özenle tarandıklarında tüyleri uzamaya ve kabarmaya elverişlidir.

ANKARA KEDİSİNİN GÖZLERİ
Her yaş grubu tarafından ilgi çeken geniş ve badem şekilli gözlere sahiptir ve renkleri bakır, mavi, altın, yeşil ve ela olabilmektedir. Ankara kedilerinin en belirgin ve popüler özelliklerinden biri olan renkli gözlere sahip kabul edilse de, bal rengi ve mavi gözlü Ankara kedileri de yaygındır. Gözleri farklı renkte olan Ankara kedileri arasında sağırlık ile karşılaşma olasılığı vardır. Tek renkli gözlere sahip Ankara kedilerinde bu durum genellikle söz konusu değildir.

ANKARA KEDİSİNİN KULAKLARI
Ankara kedisinin hassas kulakları diğer kedilere oranla oldukça geniştir. Baş kısmında geniş olan bu kulaklar yukarı doğru çıkıldıkça sivrileşerek daralır ve en uç noktada çok keskin bir hal alarak görsel güzelliğini taçlandırır. Ankara kedisinin kafasının üzerinde yer alan kulaklar arasındaki mesafe de normaldir. Kafanın üzerine dik olarak konumlanmış olan narin kulaklar, hayvan sahiplerden alınan bilgiye göre çok hassas ve güçlüdür.

ANKARA KEDİSİNİN TÜY ÖZELLİKLERİ
Ankara kedisinin tüyleri astarsız ve benzersiz bir güzelliğe sahiptir. Ankara kedisine bakıldığında gördüğünüz tüm tüyler tek katmanlıdır. Günümüzde çoğu kedide tüylerin altında bir de astar katmanı yer almaktadır. Ankara kedilerinin bakım aralıkları ve düzenine göre vücut tüylerinin uzunluğu değişiklik sergileyebilmektedir. Bakım şartları dışında kalan kuyruk, en yoğun tüye sahip olan yerlerden biri olarak dikkat çeker. Kuyruktaki tüyler uzundur ve ince bir yapıya sahiptir ancak dolgundur. Ankara kedisine bakıldığında tüyler ihtişamlı ipeksi bir zarafete ile gözleri üzerine çeker.

ANKARA KEDİSİNİN KARAKTERİ
Ankara kedisi; çok zeki, cesur ve sahibine duygusal yönden bağlı bir kedi olarak ön plana çıkar. Evde hemen hemen her eşya ile temas halinde olan Ankara kedilerinin, kendilerine ait sporcu bir zarafeti bulunmaktadır. Ankara kedisi, insanlarca iç içe olmayı temas etmeyi ve oyun oynamayı oldukça severler. Oyuncu tavırları ile eğlendiren Ankara kedileri sert ve öfkeli kuzenleriyle karşılaştırıldığında genellikle iyi huyludur. Van kedisinden farklı olarak bulunduğu coğrafi konum şartlarında etkiyle suyu sevmez ve uzak durmayı tercih ederler.

ANKARA KEDİSİ TARİHİ NEREYE DAYANIR?
Ankara Kedisi özellikleri herkes tarafından merak edilir. Ankara kedisinin özelliklerine etki eden coğrafya, geçmişte Angora olarak isimlendirilen Ankara; ipeksi, zarif desenli ve uzun postlu hayvanlara yüzyıllardır ev sahipliği yapmaktadır. Ankara kedisi özellikleri her yaştan insan için ilgi çekici ve merak uyandıran konular içerir. Ankara kedisi, dünyaca tanınan bir kedi soyundan gelir. Ana yurdu Türkiye’nin Başkenti Ankara olan Ankara kedisi, en eski uzun tüylü kedi ırklarından bir tanesidir. Ankara kedisi tarihi önemli bir konudur. 17’nci yüzyılda ticaret gemileri aracılığıyla Avrupa’ya da götürülen Ankara kedisi tarihi diğer kedi ırklarının atası olarak kabul edilmiştir. 18’inci yüzyılda Avrupa soylularının vazgeçilmezi olmuştur. Eski zamanlarda Fransız krallarının saraylarında dâhil her yerde mevcuttu. Diğer uzun tüylü bir kedi soyu olan Fars kedisinin ortaya çıkması ile Ankara kedisinin yıldızı solmaya başlamıştır. Ancak 1950’li yıllarda Amerikalı kedi yetiştiricileri tarafından tekrar bir Ankara kedisi çifti Anadolu’dan götürülerek yetiştirilmesi sonrasında ev kedisi olarak eskinden daha popüler ve tercih edilen bir niteliğe ulaşmıştır. Günümüzde Ankara kedileri güçlü, hareketli ama narin, orta uzun ipeğimsi tüylü bir kedi olarak tanınır. Çok enerjik olup sürekli oyun oynamayı tercih eder, sahibinden ilgi ve sevgi isterler. Ankara kedisi nazik ve doğal bir kedi türüdür. Ankara kedisi özellikleri Türkiye’nin ulusal değerlerinden birisi olarak görülür. Ankara kedisi pek çok kişi tarafından orijinal uzun tüylü kedi olarak kabul edilir.

ANKARA KEDİSİ BAKIMI
Ankara kedisi bakımı dikkat edilmesi gereken bir konudur. Ankara kedisi özel bir ırk olduğundan dolayı sahibi tarafından düzenli bir bakıma ihtiyaç duymaktadır. Diğer kedilere oranla daha az ses çıkartan ve daha az miyavlayan Ankara kedisi uyumlu yapısıyla herkes tarafından sevilir. Ankara kedisi bakımı her hayvan sever için öğrenilmesi gereken hususlar içerir. Ankara kedisinin beslenme düzeni diğer kedilerin beslenme alışkanlıkları ile benzerlik gösterir. Kediler etçil canlılardır ve et ve balık tarzı besin öğelerini kolayca tüketebilirler. Ankara kedileri, kendilerine has karakterleri ile oldukça hızlı bir yapıya sahiptirler. Bu yüzden hareket etmek, oynamak ve zıplamak gibi aktiviteler konusunda herhangi bir sıkıntı çekmezler. Beslenme bakımından da bu yüzden obezite ve benzer herhangi bir sağlık problemi ile karşı karşıya değillerdir. Sahibi olarak sizin bilmeniz gereken bir şey de kediler için mamaların içerikleri ve beslenme çeşitliliğinin fazla olması dikkat edilmesi gereken bir konudur. Her mama veya sizin seçtiğiniz besin kediniz için yeterli olmayabilir. Ankara kedisi bakımı konusuna dikkat eden Hayvan severlerin bu nedenle en güzel ve en zengin içerikli besin kaynaklarını bularak evcil hayvanınıza sağlıklı bir şekilde ulaştırabilirsiniz.

ANKARA KEDİSİ SAĞLIK
Ankara kedilerinin genel olarak sağlıklı ve enerjik canlılardır. Genelde nadir karşılaşılan genetik olarak bazı hastalıklara eğilimi bulunabilmektedir. Bunlardan en önde geleni ise kas koordinasyonu ve kaslar arasındaki iletişim bozukluğu ile alakalı bazı rahatsızlıklardır. Kas ile ilgili kusurlar Ankara kedisi yaşlandıkça meydana çıkmaya başlar. Ankara Kedisinin bakımı için en önemli konulardan birisi de aşılarını tam ve zamanında yaptırmaktır. Sizin verdiğiniz ilgi ve bakım olası hastalıklara karşı en büyük korunma yöntemidir. Ankara kedisini rutin sağlık kontrollerine götürerek sizinle birlikte mutlu ve uzun bir yaşama ulaşmasını sağlayabilirsiniz.

Ankara kedisinin bakımı ile ilgili hususlar dikkate alınmadığı takdirde farklı hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Doğuştan gelen genetik olarak kalp ile ilgili bazı rahatsızlıklara da ortaya çıkabilir. Herkes tarafından ilgi odağı olarak kabul gören Ankara Kedisinin en belirgin özelliği olan iki göz renginin birbirinden farklı olması da kediler için bir mutasyon olarak kabul edilir. Ankara kedilerinde en çok karşılaşılan ortak sağlık sorunu ise kulaklardaki işitme kaybı olarak bilinmektedir.

ANKARA KEDİSİ İLE VAN KEDİSİNİN FARKLARI
Ankara Kedisi ile Van Kedisi genel olarak benzerlik gösterdiğinden karıştırılabiliyor. Ancak bu iki türün çok belirgin farklıları bulunmaktadır.

Ankara kedisinin yüzü sivri bir yapıya sahipken Van kedisinin yüzü daha yuvarlaktır. Van kedisinin baş ve kuyruk kısmında sarı lekeler bulunmaktadır. Ankara ilçeleri arasında da görebileceğiniz Ankara kedisi ise genellikle lekesiz beyaz bir sadeliktedir. Ankara kedisinin özellikle kuyruk tüyleri Van kedisine kıyasla uzundur.

Kaynak: Gazete İlk Sayfa

Kahraman Köpek ‘Dora’ 2 Çocuğu Kurtardı

Hatay’da Dora isimli Dogo Argentino cinsi köpek, depremden saniyeler önce ev halkını uyandırmak için havlamaya başladı. Deprem sırasında da evin iki çocuğunu yere düşürüp, kendisini onlara siper etti. Sarsıntı bitene kadar da çocukların üzerinden ayrılmadı.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin büyük yıkıma neden olduğu Hatay’da deprem anında ilginç bir olay yaşandı.

Özçelik ailesinin iki yıl önce sahiplendiği ‘Dora’ isimli Dogo Argentino cinsi köpek, depremden saniyeler önce sahiplerini uyarmak için havlamaya başladı ancak ev halkı olağandışı bir durum olmadığını düşünerek, havlayışa aldırış etmedi.

Saatler 04.17’yi gösterip, yaşadıkları ev şiddetli bir şekilde sallanmaya başladığında iki yaşındaki köpek, evin iki çocuğu Çınar ve Mehmet Özçelik’i yere düşürüp üzerlerine yattı. Dora, büyük bir sadakat örneği sergileyerek deprem sarsıntısı sona erene kadar çocukların üzerinden ayrılmadı.

O anları anlatan köpeğin sahibi Arda Özçelik, Dora’nın deprem anında binadan çıkacağını düşündüğünü ancak onun bunu yapmadığını ve aksine sarsıntı sona erene kadar kardeşlerini koruduğunu söyledi. Dora’nın üzerine siper olduğu çocuklardan Çınar Özçelik ise, yaptığı bu kahramanlıktan sonra onu daha çok sevdiğini belirtti.

“DORA BİR NEVİ HAYATIMIZI KURTARDI”

Dora’nın hayatlarını kurtardığını söyleyen Arda Özçelik, “Dora ilk başta bağırarak bizi uyardı, ben kale almadım. Deprem başlayınca ailem için içeri geçtim. Kardeşlerimi kapıya kadar getirdim. Sonra geriye dönüp Dora’yı odasından saldım. Ben binadan çıkar diye düşünüyordum ama Dora çıkmamış, kardeşlerimizi yere düşürüp üzerlerine yatmıştı. Annem ve ninem bir odada sıkışıp kalmıştı. Ben onları çıkartmakla uğraşıyordum. Geri gittiğimde kardeşlerim hala yerde ve Dora üzerlerindeydi. Ben evden çıkana kadar, ailemin hepsi çıkana kadar o çıkmamıştı. İki senedir bende, kendisi iki yaşında. İki senedir birlikteyiz ve sayısız sadakatini gördüm. Bununla birlikte köpeğime daha da bağlandım. Dora bir nevi hayatımızı kurtardı” dedi.

KAHRAMAN KÖPEK DORA, ÇADIR KENTTE DE ÇOK SEVİLDİ

Özçelik ailesi, 6 Şubat’ta meydana gelen büyük depremin ardından Defne ilçesinde Kocaeli Belediyesi tarafından oluşturulan çadır kente yerleşti. Dora’nın çadır kentteki çocuklar tarafından çok sevildiği, onu görmek isteyenlerin Özçelik ailesinin çadırını sık sık ziyaret ettiği öğrenildi.

Kaynak: NTV

 

Afetzede Veterinerler Enkazdan Kurtarılan “Can Dostları” Gönüllü Tedavi Ediyor

Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Gaziantep’te enkazdan kurtarılan hayvanlar, gönüllü afetzede veterinerlerin sunduğu hizmetle sağlığına kavuşuyor. Hayvanların tedavisini yapan, mama ve bakım ihtiyaçlarını karşılayan veterinerler, bazılarını sahiplerine teslim ediyor, bazılarını da sıcak yuva buluyor.

Depremlerden en çok etkilenen ilçelerden Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı’ ilçelerinde enkaz altından yaralı çıkarılan hayvanlara, gönüllü veterinerler tarafından müdahale ediliyor.

Hayvanların tedavisini yapan, mama ve bakım ihtiyaçlarını karşılayan veterinerler, bazılarını mikroçip yardımıyla ulaştıkları sahiplerine teslim ediyor, bazılarını ise sahiplendirerek sıcak bir yuvaya kavuşturuyor. Çalışmalarını aralıksız sürdüren veterinerler, bugüne kadar 300’e yakın hayvanı sağlığına kavuşturdu.

Gaziantep-Kilis Bölgesi Veteriner Hekimler Odası Başkanı Meltem Peri, AA muhabirine, bölgede görevini sürdüren veteriner hekimlerin de ciddi şekilde depremden etkilendiği söyledi.

Türkiye’nin diğer illerinden gelen veteriner hekimlerin de kendilerine yardımda bulunduğunu ifade eden Peri, “Bu süreçte çiftlik hayvanları için enkazdan çıkarma çalışmalarını Tarım ve Orman Bakanlığı personeli yaptı ve sağ çıkan olunca bizlere ihbarda bulundular. Gönüllü meslektaşlarımız da oralara gidip müdahaleyi yaptılar. 610’uncu saatte 4 koyunu enkaz altından canlı çıkardık. Bu mucizeler sevindiriyor. Kedi ve köpekler için çalışabilecek durumda olan klinikler ücretsiz bir şekilde hizmet veriyor” diye konuştu.

Peri, Türk Veteriner Hekimler Birliği koordinasyonunda birçok veterinerin bölgede görev yaptığını, birçok veterinerden de bölgedeki çalışmalara katkı sunmak için talep geldiğini kaydetti.

Görevlerinin önemine işaret eden Peri, “Kutsal bir meslek yaptığımızı ortaya koyduk çünkü deprem bölgesindeki arkadaşlarımızın çoğunun klinikleri göçük altında kaldı. Bir şekilde bir yerlerden ödünç araç temin ettiler, yine de müdahale ettiler. İlaç konusunda oldukça destek aldık. Gönüllü hizmet hiç durmadı. 6 Şubat’tan itibaren hem evcil hayvanlara hem de çiftlik hayvanlarına hizmetimiz sürekli devam etti” ifadelerini kullandı.

Peri, insanlar gibi hayvanların da depremden etkilendiğini anlatarak, enkaz altından kurtarılan hayvanların da çok korktuğunu gördüklerini belirtti.

“Mikroçipin bize faydası oldu. İlk olarak kayıtlarına baktık. Hayatta olan sahiplerini bulduk. Hayatta değillerse kaydına ulaştık. İnsanlar hayatta ama hayvanının nerede olduğunu bilmiyor. Mikroçip bu bağlantıyı sağladı. Bu da bizim için sevinç kaynağı oldu” ifadelerini kullanan Peri, bazı hayvanların sahiplerini mikroçip sayesinde bulduklarını dile getirdi.

Veteriner hekim İlkay İnaç da depremin şokunu atlattıktan sonra çalışmalara başladıkları belirtti.

Enkaz altından çıkarılan hayvanların bakımlarını üstlendiklerini ifade eden İnaç “Arama kurtarma köpeklerinin de bakımlarını üstlendik. Hem çok üzgünüz hem de elimizden bir şey geldiği için mutluyuz. Arama kurtarma köpekleri sürekli enkaz altında çalıştılar, soğuktan etkilendiler. Onlara gönüllü hekimler müdahale etti” dedi.

Kaynak: Habertürk

Konteyner Klinik Kuran Veteriner: Buraları Terk Etmeyeceğiz

Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde, depremde kliniği hasar gören veteriner hekim Fatih Yavuz Yıldırım, kendi kurduğu konteyner klinikte hizmet vermeye başladı. Yıldırım, ikinci depremde çarşı merkezinin yerle bir olduğunu belirterek, “Buraları terk etmeyeceğiz. Biz burada ekmek yedik, burada büyüdük” dedi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Elbistan’da bulunan evi ve veteriner kliniği hasar gören veteriner hekim Fatih Yavuz Yıldırım, kendi imkanlarıyla kurduğu konteyner klinikte hizmet veriyor. Depremde yaşadıklarını anlatan Yıldırım, “İlk Deprem sonrası Elbistan’da az sayıda evde yıkım oldu. Hayat normale dönüyor, sandık ve artçı depremler başladı. İkinci depremde çarşı merkezimiz yerle bir oldu. Burada o zaman can pazarı yaşandı. Devletimizden Allah razı olsun, buraya yetişmek zordu. Şükür, burada hayat normale dönüyor. Biz burada konteyner kliniğimizi oluşturduk. Buraları hiç terk etmeyeceğiz, bırakamayız. Biz burada ekmek yedik, burada büyüdük” dedi.

Birinci derece yakınlarından kayıp olmadığını söyleyen Yıldırım, “Ama eş dosttan kayıplarımız oldu. Elbistan’da şu anda ciddi manada bir çalışma var. Biz ilçemizin 3-5 ayda düzeleceğini zannederken, bir an önce enkaz kaldırma çalışmaları sürüyor. Bulunduğumuz alandaki enkaz ise 24 saat geçmeden kaldırıldı. Herkesten Allah razı olsun. İnşallah hayat burada eskisi gibi olur, diye ümit ediyoruz. 150 bin nüfuslu ilçemizin geçim kaynağı ise tarım ve hayvancılık. Bu kişiler de şehrimizi terk etmezlerse kısa sürede yaralar sarılar, diye ümit ediyorum” diye konuştu.

Kaynak: Hürriyet

İyiliği cezalandıran çip: Depremzede hayvanlara bir darbe de devletten

Depremzede hayvanlara evlerini açmak isteyenler, bu hayvanlara daha önce çip takılmadığı için 3 bin 642 liralık ceza ile karşı karşıya kalıyor. TVHB Başkanı Arslan, kanunun değişmesini istiyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ‘Kedi, Köpek ve Gelinciklerin Kimliklendirilmesi ve Kayıt Altına Alınmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği’ne göre 31 Aralık 2022 tarihine kadar evcil hayvanlarına çip takmayanlara 3 bin 642 lira para cezası uygulanacak.

Ancak Maraş merkezli depremler sonrası, bölgeden alınan hayvanlar sahiplendirilirken çip yönetmeliği gereği cezalarla karşı karşıya kalıyor.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi (TVHB) Başkanı Murat Arslan, “Mikroçip uygulamasında kanunun değiştirilerek uzatılmasında ve depremden çıkan hayvanlar için ceza yaptırımı uygulanmamasında yarar var” dedi.

‘SİSTEME GİRİLDİĞİNDE CEZA SÜRECİ BAŞLIYOR’

Maraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerden hayvanlar da etkilendi. 11 ilde yıkılan binaların enkazında çok sayıda hayvan kaldı. Yıkıntılar içerisinden çıkarılan ve sahiplerine ulaşılamayan kedi ve köpekler için sahiplendirme kampanyaları başlatıldı. Ancak 22 Nisan’da yürürlüğe giren yönetmelik, sahiplendirmelerin önünde engel teşkil ediyor. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi (TVHB) Başkanı Murat Arslan, 31 Aralık 2022 tarihine kadar çip uygulanmamış kedi veya köpekleri sahiplenmek isteyenlerin, 3 bin 642 lira ceza ile karşılaştıklarını söyledi. Arslan, “Bu, deprem bölgesindeki enkazlardan çıkarılan hayvanlar için de geçerli. O bakımdan burada bir sorun var. İnsanlar sahiplenmek istiyor ama sisteme girildiğinde ceza süreci başlıyor. Mikroçip uygulamasında kanunun değiştirilerek uzatılmasında ve depremden çıkan hayvanlar için ceza yaptırımı uygulanmamasında yarar var” dedi.

‘SAHİBİ HAYATTA OLMAYAN VE ÇİPLENMEMİŞ BİRÇOK HAYVAN VAR’

Depremden önce de hayvanların en az yarısının çiplenmediğini belirten Arslan, bakanlığın bu konuda bir adım atması gerektiğini belirtti. Deprem dolayısıyla çok sayıda hayvanın sahipsiz kaldığını söyleyen Arslan, ortaya çıkan bir mağduriyet olduğunu ve bu mağduriyetin yok sayılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. “Cezalar uygun değil” diyen Arslan, “Türk Veteriner Hekimler Birliği olarak Maraş, Hatay, Adıyaman, Malatya ve ilçelerde kurduğumuz 16 ekip ile hem çadır tedavi merkezleri oluşturduk hem de belediyelerin barınaklarında gönüllü veteriner hekimler görevlendirdik. Bu merkezlerde enkazdan çıkarılan hayvanların tedavilerini yaptık, çiplerini okutup sahiplerine ulaşabildiklerimize ulaştık. Ancak sahibi hayatta olmayan ve çiplenmemiş çok sayıda hayvan var. Bu hayvanların sahiplendirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

‘KURALSIZ İŞLER YAPILDI’

Deprem bölgesinde birçok sivil toplum kuruluşu ve derneğin hayvanlarla ilgili çalışmalar yaptığını belirten Arslan, bunlardan bazılarının ‘sahiplendiriyoruz’ diyerek sahipli hayvanları da sahiplendirdiğini söyledi. Arslan, konuyla ilgili uyardı: “Türk Veteriner Hekimler Birliği’ne, ‘kedimiz, köpeğimiz kayıp’ şeklinde birçok başvuru yapıldığını belirten Arslan, “Bu hayvanların sahiplendirilmesinde de birtakım sorunlar söz konusu. Sahipleri ölü veya tedavi görüyor, bilemiyoruz. Kendisine ulaşılamayınca bu hayvanları alıp başka şehirlere göndererek sahiplendiriyorlar. Bu, ileride hukuksal sorunlar oluşturabilir. Bu süreçte böyle kuralsız işler de yapıldı. O yüzden kayıtlarının doğru bir şekilde alınması lazım.”

Kaynak: GazeteDuvar

Depremde Yaralanan Sena, 19 Gün Sonra Kurtarılan Kedisi “Zeno”yu Yanından Ayırmıyor

Diyarbakır’da depremde ayağından yaralanan 20 yaşındaki Sena Yaman, ağır hasarlı binada 19 gün mahsur kalan ve ekiplerin yoğun çalışması sonucu kurtarılan kedisini kucağından düşürmüyor.

Diyarbakır
Kahramanmaraş merkezli depremlerin etkili olduğu Diyarbakır’da oturduğu evin ağır hasar görmesi sonucu yaralanan Yaman, AA muhabirine, depremde büyük bir sarsıntıyla uyandığını, kardeşine ulaşır ulaşmaz kedisi “Zeno”yu bulmaya çalıştığını söyledi.

Çok uysal ve sakin olan kedisinin depremin etkisiyle çok korktuğu için sürekli hareket halinde olduğunu anlatan Yaman, yatak odası duvarının çökmesiyle ayaklarının moloz altında sıkıştığını belirtti.

“Çok korkmuştuk. Kolonların açık kısmından aşağı doğru sarkıyordum, eğer üzerime moloz düşüp beni ayağımdan sıkıştırmasaydı aşağıya düşecektim. Annemlere, ‘Hareket etmeyin uçtayım, yoksa kayıp düşerim.’ dedim. Ayaklarımı hissetmiyordum, iki ayağım da sıkışmıştı. Annem molozları kaldırıp beni kurtardı.” diyen Yaman, yangın merdiveninden alt katlara indiklerini, vatandaşların yardımıyla binadan çıktıklarını aktardı.

Ayağından yaralandığı için hastanede tedavi altına alındığını ifade eden Yaman, aklının hep evde mahsur kalan Zeno’da olduğunu dile getirdi.-

“Kaloriferin arkasına saklanmıştı”
Yaman, taburcu edildikten sonra kedisini kurtarmak için girişimde bulunduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Enkazdaki AFAD yetkililerine ve tüm çalışanlara kedimizin içeride kaldığını söyleyip yardımcı olmalarını istedik. Koltuk değneğiyle yürüyebiliyorum. Her gün, her saat oradaydık, sürekli gidiyorduk. Binaya girmeye gönüllüydüm ancak can güvenliği açısından girmeme izin vermiyorlardı. Her gün kedimin kurtarılması için ağır hasarlı binanın önüne gittim. Bizim evin içinde dron uçuruldu ve evin halini görünce kedim oradan çıkamaz dedim. Çok üzüldüm, ağladım.

Dün hasarlı bina önünde kedime seslendim. Oraya gidip ‘Zeno’ diye bağırdım, baktım ki miyavlıyor, inanamadım. Etrafımdakilere soruyorum, duydunuz mu diye. Zeno çıktı, kendini gösterdi, kaloriferin arkasına saklanmıştı. Çok büyük bir mucize. 19 gündür orada hayatta kaldı tek başına. Polis ağabeylerim sağ olsunlar, kedimin bulunması için yardımcı oldular. Çok teşekkür ederim. Herkes elinden geleni yaptı.”

Depremde komşularının hayatını kaybettiğini, onlar için çok üzgün olduğunu vurgulayan Yaman, “Önceliğimiz tabii ki enkaz altında kalanların kurtarılmasıydı. Çünkü hayvanların yaşama yeri vardı, bina tam çökmemişti. Kurtarma çalışmalarının bitmesini bekledik, sonra da hayvanların kurtarılmasını istedik. Kedimi eve getirdikten sonra sürekli beni çağırıyor, yanımdan ayrılmıyor. Ciddi bir sıkıntısı yok. Sadece biraz susuz kalmıştı, serum verdik, kendine geldi, toparlandı. Çıktığı andan itibaren kucağıma geldi. Saatlerce uyudu, çok korkmuştu. Şimdi keyfi yerinde, sürekli oynuyor, yemek yiyor. Çok mutlu. Ben de çok mutluyum.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

Halk Otobüsü, Depremzede Kedilerin Evi Oldu

HAYTAP deprem bölgesindeki kedilere sahip çıktı. Tedavileri yapılan 50 kedi, Bursa’daki Emekli Hayvanlar Çiftliği’ne getirilip yuvaya dönüştürülen eski bir halk otobüsüne yerleştirildi.

DUVAR – Maraş’ta 6 Şubat’ta meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerden hayvanlar da etkilendi. Deprem bölgesinde sahra çadırları kuran HAYTAP, gelen ihbarları değerlendirerek bölgedeki yaralı ve sahipsiz hayvanlara ulaşmaya çalışırken, ilk müdahaleleri yapılan 320 evcil hayvan, geçici olarak Bursa’ya getirilerek, kliniklerde tedaviye alındı.

DHA’da yer alan habere göre, çipi bulunan ve PETVET’e kayıtlı olan evcil hayvanların sahiplerine ulaşılması için harekete geçildi. HAYTAP Bursa Temsilcisi Emre Demir, yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı:

“Malatya, Hatay ve Osmaniye’de sahra çadırları kurduk. Bu çadırlarda bölgedeki evcil hayvanların tedavilerinin tamamlanmasının ardından ilk işimiz ailelerini aramak oldu. Ailesini bulamadıklarımızı ise Bursa başta olmak üzere İstanbul ve İzmir’de korumaya aldık. Çok fazla sayıdalar.

Kediler, köpeklere göre biraz daha farklı. Kedi her zaman yerini ve ailesini arar. Kedi, kendi karakterinden taviz vermez. Onlar için bu süreç zor. Bu nedenle geçici yuva sistemini kurduk. Geçici yuvaya verip, ailelerine ulaşmaya çalışıyoruz. Ailelerine ulaşamadıklarımızı kısırlaştırıp, sahiplendireceğiz. Orada çok sayıda bu durumda evcil hayvan vardı ve bu duruma sessiz kalmamız mümkün değildi. İstiyoruz ki hepsi ailesine kavuşsun. Ulaştığımız bazı aileler gelip evcil hayvanlarını alıyor. Aradığımızda mutluluktan dakikalarca ağlayan aileler oluyor. Aileler bize minnettarlığını belirtiyor ve bu bize güç veriyor. Kimi ailelere ulaşamıyoruz ve bu bizi endişelendiriyor. Umuyoruz ki ilerleyen zamanlarda ailelere ulaşırız.”

50 kedi için Nilüfer ilçesindeki Emekli Hayvanlar Çiftliği’nde kedi kulübesi oluşturuldu. Bahçede bulunan eski bir halk otobüsünü, kedi yuvasına dönüştüren HAYTAP yetkilileri, depremzede kedilere burada bakıyor. (HABER MERKEZİ)

Kaynak: Gazete Duvar

Kahramanmaraş’ta Enkazdan Kurtarılan 400 Kedi ve Köpek Tedavi Edildi

Merkezi Kahramanmaraş olan depremlerde, enkaz altında kalıp yaralanan 400 kadar kedi ve köpek, Büyükşehir Belediyesi’ne ait hayvan barınağında tedavi edildi.

Kahramanmaraş’ta meydana gelen 2 büyük depremde, kent genelinde 2 bin 500 bina yıkıldı, 10 binin üzerinde bina ise ağır hasar aldı, binlerce kişi yaşamını yitirdi. Depremler insanlar kadar, hayvanları da etkiledi.

Enkaz altından çıkarılan 400 kadar kedi ve köpek Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’ne ait hayvan barınağında tedaviye alındı.

Büyükşehir ekiplerinin yanı sıra Türk Veteriner Hekimler Birliği organizasyonuyla Türkiye’nin farklı bölgelerinden gönüllü olarak gelen veterinerlerin tedavisini sağladığı kedi ve köpekler iyileştiğinde güvenli olabilecekleri başka şehirlere transfer ediliyor.

“BARINAĞIMIZI MERKEZ ÜSSÜ OLARAK BELİRLEDİK”
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi veterineri Yakup Bilal, depremin ilk gününden itibaren sokak hayvanları ile ilgili çalışmaları Kocaeli Valisi koordinatörlüğünde hayvan barınağında yürüttüklerini söyledi.

Türk Veterinerler Birliği aracılığı ile görevlendirilen veteriner hekimlerinde gönüllü olarak destek verdiğini ifade eden Bilal, “Türkiye’nin her yerinden veteriner kliniklerinden veteriner hekimlerimiz ellerinden geldiği kadarıyla ilaç, medikal malzeme, her şeylerini buraya gönderdi. AFAD il müdürlükleri, valilikler, sivil toplum kuruluşları buraya mama bağışında bulundu. Biz şu anda barınağımızı merkez üssü olarak belirledik. Kahramanmaraş’ın tüm ilçelerine buradan mama ve veteriner hekim desteği sağlıyoruz. Şu an barınağımızda sokak hayvanları ile ilgili il genelinde herhangi bir sorun görünmemekte. Ekiplerimiz sürekli sahada. Sürekli besleme noktalarına mama yardımı yapılmakta. Yaralı hayvanlarımızın tedavilerini hemen yapmaktayız” dedi.

BARINAKTA 400 HAYVANA BAKTIK
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Kapıçam Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi’nde depremde enkaz altında kalarak yaralanan 400 kadar kedi ve köpeğin tedavi edildiğini anlatan Bilal, “Biz depremin ilk iki gününde ailelerimizi güvenli yarlara yerleştirdikten sonra Belediye Başkanımızın talimatı ile sahaya indik. Buradaki herkes ailelerini güvenceye aldıktan sonra çalışmaya devam etmekte. Bu süreci çok kısa bir sürede atlatacağımıza inanıyorum. Barınağımızda 400 hayvanımız vardı. Hemen transfer sürecini gerçekleştirdik. Yaklaşık 400 hayvan gitti, şu an burada 70’e yakın hayvan kaldı. Onlar da bugün ve yarın tedavileri tamamlandıktan sonra görüştüğümüz kuruluşların araçları ile transfer edilecek” diye konuştu.

TÜRKİYE’NİN HER YERİNDEN GÖNÜLLÜLER GELDİ
Türk Veterinerler Birliği koordinesiyle Kahramanmaraş’a gelen veteriner hekimlerden Nevzat Orhan ise depremden etkilenen hayvanlar için herkesin elinden geleni yaptığını belirterek, şöyle konuştu:

“Kayseri’de özel bir klinik sahibiyim. Burada hem okul zamanından tanıdığım hem de omuz omuza verdiğimiz kardeşlerimiz bu zor zamanda ağır bedel ödediler. Biz de olabildiğince yardım edebilmek adına Türk Veteriner Hekimleri Birliği Konseyi yönlendirmesiyle gönüllü arkadaşlarla buraya geldik. Buradaki arkadaşların kendilerine vakit ayırma, ailelerini düşünme noktasında büyük sıkıntı yaşıyorlardı.
Maksadımız fiili olarak burada onları çalıştırmayalım, biz onların yerine koşturalım, patili dostlarımıza yardımcı olalım. İlk günden beri buradayız. Gönüllü arkadaşlarımız canhıraş çalışıyorlar. Bir yandan ailelerine koşturuyorlar. Enkazın altında sadece biz kalmadık. O yavrularımız da enkazdan çıktı, tedirginlikleri, kaygıları, korkuları var. Biz de onları moralle aşmaya çalışıyoruz.”

DEPREMDEN 17 GÜN SONRA ENKAZDAN ÇIKARILDI
Kahramanmaraş’ta depremden 17 gün sonra bir ofisin enkazından polis eşliğinde avukat Burak Yılmaz tarafından çıkarılan bir kedi de hayvan barınağında tedavi altında alındı.

Avukat Yılmaz, “Kedi kuzenimin ofisindeydi. Bina ağır hasarlı. Dün kuzenim eşyalarını taşırken birini kurtardı. Bu kedi çok korktuğu için enkazdan çıkamamıştı. Biz bugün polisler eşliğinde yangın merdiveninden binaya girdik. Daha önce de ben bunu sokakta bulmuştum, kuzenim sahiplenmişti. Bir odaya kilitledim, üzerine battaniye attım çünkü kaçıyordu. Çok şükür sağlıklı bir şekilde kurtardım. Çok mutluyum, Allah’a şükürler olsun” dedi.

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi veteriner teknikeri Sevgi Eser, depremin ardından ailelerini güvenli yerlere götürdükten hemen sonra hayvanlar için çalışmaya başladıklarını söyledi.

Eser, “Buradaki canlara ne kadar yardımcı olabiliriz, neler yapabiliriz dedik. Afet enkazından çıkan kediler, köpekler var. Yaralı hayvanlar var. Bunların tedavilerini tamamlayıp tekrar farklı şehirlere transferlerini sağlıyoruz. Bu süre zarfı içerisinde kedi ve köpeklerin sahipleri de geliyor. Ben kedimi, köpeğimi bulamıyorum diyorlar. Onlarla iletişime geçiyoruz. Geçici olarak sahiplendirdiğimiz ailelere ulaşıyoruz. İnsanlara kedilerini, köpeklerini tekrar elimizden geldiğince kendilerine teslim etmeye uğraşıyoruz” dedi.

Kaynak: Cumhuriyet