Ana Sayfa Blog Sayfa 70

DÜNYANIN EN SEVİMLİ SOSYAL MEDYA FENOMENLERİ

Sosyal medyada karşımıza çıkan hayvan videolarını izlerken gülümsememek elde değil. Ardından bir tane daha, bir tane daha… Tüylü dostlarımız uzun zamandır internetin gözdesi. Sevimli kediler, iletişim kurabilen köpekler, insanlarla huzur içinde yaşayan tilkiler derken artık bir kısmı sosyal medyanın yeni influencer’ları yani ‘etkileyici kişileri’ oldu. ‘Petfluencer’ diyebileceğimiz bu hayvanların en tanınmışlarından bir seçki yaptık.

Maceracı ikili – @Sukiicat

‘Sadece küçük bir kedicik ve onunla birlikte doğayı keşfeden bir kurtarma köpeği’ sloganıyla açılan Sukii’nin Instagram hesabını 1.9 milyon kişi takip ediyor. Husky cinsi yol arkadaşı
Killua da en az onun kadar sevimli. Bu maceracı dostların sahipleri Marti Gutfreund ise iyi bir seyahat fotoğrafçısı.

SPA sevdalısı Chase – @Dontstopmeowing

Kareem ve Fifi çifti Instagram hesaplarından kedileri Chase’e SPA keyfi yaşattıkları bir video paylaştılar. Gözlerine salatalık koyup dinlendirdikleri bu sevimli kedicik adeta bir sosyal medya fenomenine dönüştü. Arkadaşları Millie ve Sky’la birlikte 1.6 milyon takipçileri var.

Kankisi öldü… – @wat.ki

İki golden retriever cinsi köpek birlikte dünyayı gezerken dostluklarını yansıtan fotoğraflarıyla 1 milyon takipçiye ulaştılar. Ancak Kiko (kızıl olan) kansere yakalandı. Geçen şubatta hayata gözlerini yumdu. Sosyal medyadaki takipçileri, Watson’la birlikte Kiko’nun yasını tutmaya devam ediyor.

Viral ‘Masa Kedisi’ – @smudge_lord

Daha çok ‘Table Cat’ yani ‘Masa Kedisi’ olarak bilinen Smudge, 2019’da ‘Bir kediye bağıran kadın’ videosuyla viral olmuştu. 1.6 milyon takipçili.

Ünlü arkadaşları var – @itsdougthepug

Doug 3.7 milyonluk takipçi sayısıyla tam bir kral. Müzisyen Halsey gibi ünlülerle de fotoğrafları olan pug cinsi bir köpek.

Kar beyazı neşe – @mayapolarbear

Maya, çok güzel, beyaz kürklü Samoyed cinsi bir köpek. Instagram’da 1.9 milyon takipçisi var. İnsanın kalbini eriten gülümsemesi popüler.

Güzel Venüs – @venustwofacecat

Venüs’ü görenler onun bir ‘fotoşop kedisi’ olduğunu düşünebilir. Yüzünün yarısı siyah, yarısı turuncu. Sağ gözü yeşil, solu mavi. 2.2 milyon takipçisi var.

Mutlu tilki Juniper – @juniperfoxx

3 milyon takipçili Juniper ile diğer tilki arkadaşları ve evin köpeği Moose’un maceraları izlenme rekorları kırıyor. Sürekli gülümsüyormuş gibi görünüyor.

Rekorlu Jiffpom – @jiffpom

9.6 milyon takipçili bir pomeranian. Ön ayakları üzerinde 5 metreyi, arka ayaklarıyla da 10 metreyi en hızlı kat etme rekorları, kitabı ve emojisi var.

Konuşan köpek Bunny – @whataboutbunny

‘Evcil Hayvanların Gizli Yetenekleri’ belgeseline konu oldu. 1.2 milyon takipçili köpek, sahibinin ürettiği dijital bir cihaz sayesinde iletişim kurabiliyor.

Kaynak: HÜRRİYET

Dubai’nin ‘VIP’ Evcil Hayvanlara Lüks Otel, Restoran Hizmeti Sunan Mekanları

Dubai köpekler için lüks tatil köyleri ve spalardan havuzlara ve göz alıcı bakım salonlarına kadar evcil hayvan hizmetleriyle dolu bir yer.

Başlangıçta bir seyyar bakım hizmeti olarak kurulan Shampooch, kendine özgü pembe ve sarı minibüslerinde evcil hayvanlara hizmet vermeyi sürdürürken şimdi de lüks bir salon deneyimi sunuyor.

Bakım, bir köpek koku spreyi ile tamamlanırken dört ayaklı müşteriler, Shampooch’un parlak pembe fotoğraf duvarına asılacak ‘önce’ ve ‘sonra’ resimleri için poz veriyor.

Buna ek olarak, zengin yerleşim bölgesi Jumeirah’ın kalbinde köpeklerin gece ve gündüz kalabileceği bakım ve butik otel hizmeti sunuluyor.

“Burada pek çok farklı müşteri tipine sahibiz. Köpeklerini şımartmak için bize gelen müşterilerimiz var, onlara bakım hizmeti veriyoruz. Bunun yanında sabah işe gitmek zorunda oldukları için köpeklerini bize bırakan çok yoğun müşterilerimiz de var. Köpekler kreşe gelir gibi sabah gelip günü burada geçiriyor. Bu biraz okula benziyor. Etrafta koşuşturuyorlar, arkadaş ediniyorlar, eve yorgun ve mutlu dönüyorlar. Bu da sahipleri için harika”.

Köpeklere ‘beş yıldızlı’ ve kameralı süitler

Başka bir köpek merkezi My Second Home da 2015’te Dubai Yatırım Parkı’nda açıldı. Bu lüks evcil hayvan tesisi ve spa, Dubai’nin köpekleri için beş yıldızlı bakım, pansiyon, eğitim ve eğlence hizmeti sağlıyor. Merkezde bir de havuz bulunuyor.

“Köpekler için hayal edebileceğiniz hemen hemen her şeye sahibiz” diyen My Second Home Direktörü ve Genel Müdürü Sean Parker, “Gece kalış hizmeti sağlıyoruz. Gündüz ise köpekler için bakım veya eğitim hizmetimiz var; insanların köpekleriyle gelip eğlenebilecekleri bir parka sahibiz. Limuzin servisimizle hayvanları evlerinden alıp evlerine bırakabiliyoruz. Lüks veya standart süitlerimizde kamera bulunuyor. Böylece endişeli sahipler yavrularını gece uyurken bile izleyebiliyor”.

Dubai’de dört ayaklı dostları ağırlayan otellerde sahipleri de kalabiliyor. Bu otellerden birinin iç ve dış dizaynı ünlü tasarımcı Dame Zaha Hadid’e ait.

ME Dubai’nin ‘Special Pooch’ paketine bir köpek yatağı, köpek fırçası ve şampuan gibi köpek malzemeleri, köpek kaseleri ile Şef James Knight-Pacheco tarafından özel hazırlanan oda servisi menüsü dahil.

“Bir şef olarak evcil hayvan menüsü hazırlamak elbette çok büyük bir zorluktu. Normalde insanlar için yemek yaparım. Bu sefer ise köpek maması veya kedi mamasında hangi besinlerin kullanıldığına dair çok fazla araştırma yapmak zorunda kaldım. Menüde pek çok farklı şey var: yavru köpekler, köpekler ve kediler için yiyecekler. Raise the Woof veya Notorious D.O.G. gibi farklı isimleri var, ancak her zaman protein ve biraz da karbonhidrat bazlı oluyorlar”.

Evcil hayvan restoranları ve yağmur ormanı Green Planet deneyimi

Tüylü arkadaşınızla bir kahvaltı veya öğle yemeği randevusu istiyorsanız, Dubai’nin evcil hayvan dostu restoranlarından birini ziyaret edebilirsiniz. The Lakes’deki Reform Social & Grill Dubai bunlardan biri. Atıştırmalıklar ve yürüyüşler için bir çim ile, özellikle sahipleri yokken, evcil hayvanlar burada şımartılıyor. Tamamen farklı bir deneyim için, City Walk’ta Dubai’nin tek kapalı yağmur ormanı Green Planet bulunuyor.

Hayvan Bakım Sorumlusu Erik Rohrkaste burada egzotik kuşlardan şeker planörlerine ve tembel hayvanlara kadar farklı türlerle yakınlaşabileceğinizi söylüyor:

“Burada birkaç farklı hayvanla görüşmenizi sağlıyoruz. Örneğin şeker planörü ile 15-20 dakika kadar vakit geçirebiliyorsunuz. Misafirler gelip şeker planör ailesiyle tanışıyor. Onları besliyor, büyük solucanlar veya bazı üzümler gibi favori yiyeceklerini veriyor. Misafirler onlara dokunup tutabiliyor ve bu ilginç küçük hayvanlar hakkında bilgi edinebiliyor. Karşılaşabileceğiniz diğer bir hayvan da tembel. Her öğlen 13.30’da ziyaret edilebiliyorlar. Misafirlerimiz onlarla yarım saat boyunca etkileşimde bulunuyor. Liam adlı tembel hayvan ziyaret alanında bir dalda duruyor. Kürkünün nasıl olduğunu görmek için dokunabiliyorsunuz. En sevdikleri sebzelerden olan havuç, erik veya üzüm vererek besleyebiliyorsunuz. Çok uysallar. Her gün 12 ila 18 saat uyuyorlar. Çok fazla enerjileri yok. Sahip oldukları enerji sadece yiyeceklerini sindirmeye gidiyor. Doğal ortamlarında yedikleri yaprakları sindirmek uzun zaman alıyor”.

Kaynak: EURONEWS

Tarihteki En Eski Köpek Irklarından Biri Olan Çin Aslanlarının Özellikleri Hakkında 9 İlginç Bilgi

Kabarık kürkü ve rengi nedeniyle halk arasında ‘Çin aslanı’ olarak bilinen çov çov cinsi köpekler, oldukça uzun zamandır insanlarla beraber yaşıyorlar. Sevimli yüzleri ve kabarık vücutları ile insanda sarılma hissi uyandıran chow chow yani çin aslanı cinsi köpeklerin duyunca hem şaşıracağınız hem de sevginizin daha da artacağı bazı ilginç özellikleri var.

Öncelikle belirtmeliyiz ki bir köpek beslemek istiyorsanız bu canlıların ticaretin yapan insanlara para vermek yerine sokakta sıcak bir yuva arayan yüzbinlerce köpekten birini sahiplenebilirsiniz. Çov çov ya da İngilizce adıyla chow chow cinsi köpekler denilince aklınızda bir tür canlanmıyor olabilir ama eminiz Çin aslanı köpeği dediğimiz zaman hemen bu sevimli cins gözünüzün önüne gelecektir.

Kabarık kürkü ve rengi nedeniyle Çin aslanı olarak adlandırdığımız çov çov cinsi köpekler, en eski köpek ırklarından bir tanesidir. İyi huylu ve sevecen olmaları da bu yüzdendir ancak tüm köpekler gibi zamanında sosyalleştirilmezse tehlikeli mi diye akıllarda soru işareti bırakacak davranışlar sergileyebilir. Gelin çov çov cinsi Çin aslanı köpeğinin ilginç özelliklerine yakından bakalım ve bu sevimli köpek cinsini biraz daha yakından tanıyalım.

Çov çov cinsi Çin aslanı köpeğinin ilginç özellikleri:

  • En eski köpek ırklarından bir tanesidir.
  • Chow chow adının özel bir anlamı yoktur.
  • Çov çov cinsinin bazı fiziksel özellikleri tam anlamıyla benzersizdir.
  • Ne yaparsanız yapın, bir Çin aslanı köpeğini asla suya sokmayın.
  • Bir çov çovun eve geldiğiniz zaman sizi kapıda karşılamasını beklemeyin.
  • Çin’de bulundukları dönemde pek çok önemli göreve sahiptiler.
  • Sigmund Freud, Çin aslanı köpeğini seanslarında kullanıyordu.
  • Çov çov cinsi Çin aslanı köpeği tehlike mi sorusunun yanıtı biraz karışık.
  • Evde bir çov çov bakmak bazen çok zor olabilir.

En eski köpek ırklarından bir tanesidir:

Kesin olarak bilinmiyor ancak çov çov cinsi Çin aslanı köpeğinin yaklaşık 3 bin yıldır bizimle birlikte olduğu düşünülüyor. 11. yüzyıl metinlerinde bahsedilen Çin aslanı, Marco Polo’nun bazı seyahatnamelerinde de kendini yer bulmuştur. Tibet mastiff cinsi ile Sibirya samoyed cinsinin çiftleşmesi sonucu ortaya çıktığı düşünülüyor. Bu çiftleşmenin önce Norveç bölgesinde yaşandığı ve türün Moğollar ile birlikte daha sonra Çin’e gittiği tahmin ediliyor. Tibet manastırlarında benzer ırk köpekler görmek mümkün.

Chow chow adının özel bir anlamı yoktur: 

Ülkemizde Çin aslanı ya da çov çov olarak bilinse de bu ırkın dünyada adı İngilizce Chow Chow şeklindedir. Bu adı birkaç yüzyıl önce almıştır. İngilizler, 18. yüzyılda Çin ile ticaret yapmaya başladılar. Çince cha kelimesi karışık anlamına gelmektedir. Bu kelimeden türetilerek kullanılan chow chow ikilemesi o dönemde Çin’den gelen her türlü ürün için kullanılırdı. Muhtemelen bu cins de Çin’den geldiği zaman chow chow olarak anıldı ve en sonunda onun cins adı olarak günümüze kadar geldi.

Çov çov cinsinin bazı fiziksel özellikleri tam anlamıyla benzersizdir:

Çin aslanı köpeği denilince pek çoğumuzun aklına tarçın rengi gelir ancak American Kennel Club’a göre bu cinsin siyah, tarçın, krem, yoğun kırmızı, beyaz ve mavi – gri renkleri de bulunmaktadır. Evrildikleri coğrafya ve ataları nedeniyle tüyleri kendilerini soğuktan korumak için kalın ve uzundur. Dilleri ise diğer köpeklerin aksine pembe değildir, büyüdükçe mavi – siyah renge sahip bir dilleri olur.

En ilginç özellikleri şüphesiz dişleridir çünkü pek çok köpek ırkının 42 dişi varken Çin aslanı köpeğinin 44 tane dişi vardır. Bunun nedeni tam olarak bilinmiyor. Dikkatli bakarsanız bir çov çov köpeğinin arka ayaklarının eklemli değil düz olduğunu fark edersiniz. Bu özellik sayesinde kalçaları dik yürürler ve son derece heybetli görünürler.

Ne yaparsanız yapın, bir Çin aslanı köpeğini asla suya sokmayın:

Köpeklerin en karakteristik özelliklerinden bir tanesi suya atlayınca usta bir yüzücüye dönüşmeleridir ama çov çov, bildiğiniz köpeklere benzemez. Evrimsel olarak her türlü coğrafi koşulda yaşamışlardır ama deniz, nehir, göl kenarı nedir bilmezler. Üstelik kürkleri o kadar yoğun ve kalındır ki bir insanın kışlık bir mont ile suya atlamasına benzer. Elbette bir köpek olduğu için iyi kötü yüzer ama kürkü ıslanıp ağırlaştığı için boğulma ihtimali çok yüksektir. Bu yüzden Çin aslanı köpeğini sudan uzak tutun ve illa serinlemek isterse hortumla biraz su sıçratın.

Bir çov çovun eve geldiğiniz zaman sizi kapıda karşılamasını beklemeyin:

Çov çov uyumlu ve sevimli bir köpektir. Ancak diğer köpek cinsleri gibi sahibinin etrafında dönüp de sevgi beklemez. Eve geldiğiniz zaman sizi kapıda karşılamak yerine rahat bir köşede kedi gibi uzanmış neler olup bittiğini gözlemlerken bulabilirsiniz. Çok oyuncu bir cins değildir ama iyi bir şey yaptığı zaman kulağının arkasını kaşımak gibi küçük takdir hareketleri hoşuna gidecektir.

Çin’de bulundukları dönemde pek çok önemli göreve sahiptiler:

Günümüzde köpekleri birer dost olarak evimizde besliyor olsak da aslında bu canlıların bizimle beraber evrimleşme nedenleri işe yarar olmalarıydı. Kuzey bölgelerinden Çin’e gelen ilk çov çov köpekler yavruluk dönemlerinden itibaren sıkı bir eğitime tabi tutularak avcılık, bekçilik, kızak çekmek, sığır gütmek gibi görevlerde kullanılıyorlardı. Tang hanedanı imparatorlarının 10 bin adam ve 5 bin çov çovdan oluşan özel ekipleri vardı.

Sigmund Freud, Çin aslanı köpeğini seanslarında kullanıyordu:

Psikanalizin babası olarak bilinen Sigmund Freud’un Jofi adını verdiği bir çov çov cinsi Çin aslanı köpeği vardı. Bu köpek özellikle çocuklarla yaptığı seanslarda yanında olurdu çünkü katılımcıların rahatlamasını sağlardı. Freud bu durumu şu cümlelerle anlatmıştır; “Köpekler, saf sevgiden aciz olan insanlardan farklı olarak sevgi ve nefreti karıştırmadan arkadaşlarını sever, düşmanlarını ısırır.”

Çov çov cinsi Çin aslanı köpeği tehlike mi sorusunun yanıtı biraz karışık:

Kabul etmek gerekiyor ki tüm hayvanlar yapısı gereği biraz tehlikelidir. Çünkü insan medeniyeti hayvanlar için geçerli değildir ve onlar yabancı gördüklerine saldırma eğilimine sahiplerdir. Tüm köpekler gibi çov çov cinsi Çin aslanı köpeği de zaman zaman saldırgan davranışlar sergileyebilir ancak özel bir saldırganlık durumu söz konusu değildir. Tüm köpekler gibi henüz bir yavruyken hem insanlarla hem de diğer hayvanlarla birlikte sosyalleştirilirse bu tür eğilimlerden uzaklaşacaktır. Agresif davranmaması için yeterli egzersiz yapması gerektiğini de unutmayın.

Evde bir çov çov bakmak bazen çok zor olabilir:

Çov çov cinsi Çin aslanı köpeğinin bakımı da diğer köpek türleri kadar zordur. Kendi cinslerine özel hastalıkları vardır, düzenli egzersiz yapmaları gerekir, midelerini rahatsız etmeyecek mamalarla beslenmelidirler ve en önemlisi yavruyken başlayarak hayat boyu süren bir sosyalliğin içinde olmalıdırlar. Pek çok uzun tüylü köpek ırkı gibi ve hatta daha fazla tüy dökebilirler. Bu nedenle bu tür kaygılarınız varsa evde bir çov çov beslemeden önce bir kez daha düşünün.

Binlerce yıldır insanlarla birlikte olan çov çov cinsi Çin aslanı köpeğinin ilginç özelliklerinden bahsederek bu tür hakkında bilmeniz gereken detaylardan bahsettik. Çov çov cinsini seviyor musunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Kaynak: WEBTEKNO

 

KEDİ ”GÜMÜŞ”ÜN AMELİYATINI JANDARMA YAPTIRDI

Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesinde yaralı buldukları kedi yavrusuna sahip çıkan İlçe Jandarma Komutanlığı personeli, aralarında para toplayarak kedinin ameliyatını da yaptırdı.

İlçe Jandarma Komutanlığı önünden geçen yolda yaklaşık 50 gün önce jandarma personeli tarafından yaralı halde bulunan kedi yavrusu, veterinere götürüldü.

Veterinerin kedinin bacağında sinir hasarı bulunduğunu ancak küçük olması nedeniyle ameliyat edilemeyeceğini söylemesi üzerine jandarma tarafından kediye sahip çıkıldı.

“Gümüş” ismi verilen kedi, İlçe Jandarma Komutanlığında özenle bakılmaya başlandı. Bu arada Gümüş’ün ameliyatı için jandarma personeli aralarında para topladı.

“Gümüş” sağlına kavuştu

Aradan 45 gün geçmesinin ardından yeniden veterinere götürülen “Gümüş”, ameliyat edilerek sağlığına kavuşturuldu. Yaklaşık bir ay veteriner kliniğinde kalacak Gümüş, daha sonra yeniden İlçe Jandarma Komutanlığındaki yuvasına dönecek.

Gümüşhacıköy İlçe Jandarma Komutanı Kıdemli Başçavuş Mustafa Kurtcu, İlçe Jandarma Komutanlığı önünden geçen yolda ses duymaları üzerine yaptıkları aramada, yaralı kedi yavrusunu bulduklarını söyledi.

Kediye ilk müdahaleyi yaptıklarını, Gümüşhacıköy’de olmaları dolayısıyla “Gümüş” adını verdiklerini anlatan Kurtcu, “Götürdüğümüz veteriner hemen ameliyat edilemeyeceğini, bir süre bakılması gerektiğini bize bildirdi. Bunun üzerine ona kulübe yaptırıp bakımını üstlendik. Belli bir süre veterinerde kalacak. Daha sonra bize teslim edecekler ve biz bakımına devam edeceğiz” dedi.

KAYNAK: TRT HABER

EVCİL HAYVAN BESLEMENİN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ OLUMLU ETKİLERİ

EVCİL HAYVAN BESLEMNİN ÇOÇUKLAR ÜZERİNDEKİ OLUMLU ETKİLERİ NELERDİR?

Ailelerin en büyük tutkularında biri de, güzel karakterli çok iyi çocuklar yetiştirmek. Bunun için her aile elinden geleni sonuna kadar yapmak ister. Doğal olarak hayat insanlara çok şey öğretir. Aşağıda sıraladığım davranış örneklerinden fazlasını çocuğunuz bir evcil hayvandan öğrenebilir.

Köpekler ve Kediler Çocukları Neden Daha Sağlıklı Yapar?

Hayvanın ölümü. Bir hayvanın vefatı hayvan besleyen ailelerin çocukları da yas tutmayı öğrenecektir.

Saygı duymak. Evcil hayvan yemek yerken ve hayvana yemek yemeyi öğretmeyi ve eğitimi konusunda empati kurarak , küçük yaştaki çocukların eğitimini öğretecektir.

Benlik saygısı. Evcil hayvanlar, koşulsuz sevgiye baktığında, çocuğun benliğini terbiye eder. Sorumluluk sahibi olmak aynı zamanda küçük çocuklarda benlik saygısını da geliştirir.

Bağlılık. Evcil hayvanlar sahiplerine çok sadıktır ve çocuk için örnek olan davranışlar empati kurarak nasıl davranılacağı konusun da iyi bir örnektir.

Aktivite etkinliği. Yürümek ve top atmak harika bir egzersizdir.

Sabır.  Evcil hayvanla bağ kurarak , sabrın püf noktalarını öğrenir .

Sosyal hizmet. Evcil hayvanlar içine kapanıklığı giderme konusunda olumlu yönde çok katkı sağlar.

Motivasyon. Evcil hayvan küçük çocuklarda motivasyon eksikliğini giderir.

Empati. Bir evcil hayvanla büyüyen çocuklar, bu hayvanlara karşı daha fazla empati kurarlar ve genel olarak yaşamında kararlarını daha fazla empati yaparak alır.

Çocuklarımıza ve ailelerine mutlu huzurlu bir gelecek dilerim.

Mustafa YILDIZ

Veteriner HEKİM

KAYNAK: SAKARYA’DAN HABER

KÖPEĞİ BOĞULURKEN, O YÜZDÜĞÜNÜ SANIP KAMERAYA ÇEKTİ!

Çin’de bir köpek, sahibi ve petshop çalışanı tarafından yüzmesi için bırakılan havuzda boğularak can verdi. Köpeğin yüzdüğünü zannederek, boğulduğunu anlamayan sahibi ise o anları kameraya aldı.

Güvenlik kamerasınca kaydedilen görüntülerde, sahibi tarafından yüzmeyi öğrenmesi için petshopa getirilen bir köpeğin havuza bırakıldığı görülüyor.

Köpeğin suya girer girmez çırpınmaya başladığı görülse de, köpeğin sahibi köpeğin yüzmeye çalıştığını zannederek olayı telefonuyla kayda alıyor.

Bir süre suda çırpınan köpeğin dibe batması sonrası köpeğin boğulduğunu anlayan petshop çalışanı, köpeği havuzdan çıkarıyor.

Olay sonrası açıklama yapan petshop yetkilileri, köpeğin en yakın veterinere götürüldüğünü, ancak kurtarılamadığını belirtti.

Ayrıca, köpeğin sahibinden de özür dileyen yetkililer, olayın petshop çalışanının ihmali sonucu yaşandığını da kabul etti.

KAYNAK: CNNTÜRK

NORVEÇ ORMAN CİNSİ! ANKARA’DA BULUNDU

Ankara‘da Melek N.’nin evinde kötü ve uygunsuz koşullarda besleyip, üretimini yaptığı 29 Norveç orman kedisine el konuldu, hayvanların bakımını ihmalden 5 bin 713 lira idari para cezası uygulandı.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 9’uncu Bölge Müdürlüğü ile Çankaya Belediyesi ekipleri, ihbar üzerine Melek N.’nin Çankaya ilçesindeki 2 katlı evine polis eşliğinde baskın düzenledi. Evde 18’i yavru olmak üzere 29 Norveç orman kedisi bulundu.

Hayvanlardan yeni doğum yapan 2’si bir odada 18 yavru ile tespit edildi. Diğer kedilerin terasta ayrı bir odada kötü şartlarda beslendiği saptandı. Kedilerin sadece bir kısmının aşı karnesi olduğu ve uygunsuz ortamda beslenip, üretimlerinin yapıldığı belirlendi.

Melek N, kedilerin kendisine ait olmadığını ve sahiplerinin yurt dışında olduğunu, sadece bakıcılık yaptığını ileri sürdü. Ekipler, 29 kediye el koyarken, Melek N.’ye de Hayvanları Koruma Kanunu’nun ilgili maddeleri kapsamında hayvanların bakımını ihmalden kedi başına 197 lira olmak üzere toplam 5 bin 713 lira idari para cezası uygulandı.

 

‘KAÇAK ÜRETİM DURMALI’

Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu Ankara Temsilcisi Tülay Danacıoğlu, hayvanların uygunsuz şartlarda beslendiği ihbarı üzerine ekiplerin evde denetim yaptığını anlatarak, “Ankara’da yine bir kaçak üretim evi boşaltıldı. Evden yaklaşık 29 tane anneli yavrulu hayvan alındı. Kaçak üretimin durması için, hiç bir şekilde ve yöntemde petshop ve internet üzerinden hayvan satışına izin verilmemelidir. Kanunda ciddi cezalar olmalı ve internet satışı yasaklanmalıdır” dedi.

KAYNAK: MİLLİYET

PATİLİ DOSTLARA ‘’İŞ’’TEN DESTEK

İş dünyası 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla sokak hayvanları için seferber oldu. Pek çok firma patili dostlar için yardım ve kampanya başlattı.Cheetos, Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) iş birliğiyle 7 bölgeden 7 ilde bakımevlerine ameliyathaneler kuracak. Tüketiciler kasım ayı sonuna kadar sürecek kampanya kapsamında her Cheetos ile HAYTAP’a destek vermiş olacak. Kampanyanın önemli bir ayağını da bakımevlerindeki sokak hayvanları için ha

Tanıtım toplantısı PepsiCo Türkiye Yiyecek Kategorisi Pazarlama Direktörü Osman Dilber, HAYTAP Başkanı Ahmet Kemal Şenpolat ve oyuncu ve hayvan sever Eda Ece tarafından gerçekleştirildi. Dilber, “Cheetos olarak hedefimiz HAYTAP ile uzun soluklu bir iş birliği kurmak ve sokak hayvanlarının yaşamlarında fark yaratmaktır. Bu yönde çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Mama bağışı

Kurulduğu günden bu yana her yıl Dünya Hayvanları Koruma Günü özelinde sokak ve barınak hayvanları için mama toplayan Getir, hedefini büyüttü. 6 yılda 100 ton mama toplamayı başaran Getir’in bu yılki hedefi ise 150 tona denk gelen 1 milyon kap mamayı toplamak. Aras Kargo’nun ‘Doğa Dostu Araslar’ platformu, Hayvanları Çaresizlikten ve İlgisizlikten Koruma Derneği (HAÇİKO) ile birlikte sahaya çıkarak yaşam mücadelesi veren yüzlerce sahipsiz köpeğe mama takviyesi sağladı.

Amazon, hayvan severlere 2-8 Ekim tarihleri arasında petshop ürünlerinde yüzde 35 indirim sağladı. Hepsiburada, afet bölgelerindeki hayvanlara destek için “Haydi sen de destek ol senin adına ihtiyaç bölgelerine ulaştıralım” diyerek başlattığı yardım kampanyasını sürdürürken, 1-9 Ekim tarihleri arasında petshop kategorisinde indirim sağlıyor.

KAYNAK: MİLLİYET

PETSHOPLAR KASAPLAR ODASI’NA BAĞLANDI!

Türkiye Kasaplar, Besiciler, Et ve Et Ürünleri Esnaf ve Sanatkârları Federasyonu Başkanı Osman Yardımcı, ülke genelinde faaliyet gösteren petshopların Kasaplar Odası’na bağlandığını açıkladı.

Türkiye Kasaplar, Besiciler, Et ve Et Ürünleri Esnaf ve Sanatkârları Federasyonu Başkanı Osman Yardımcı, kısa süre önce yayınlanan bir genelge ile faaliyetleri federasyonlarına bağlanan petshoplarla ilgili açıklamalarda bulundu.

Aynı zamanda Antalya Kasaplar Odası Başkanı olan Yardımcı, “Yeni sistemde petshoplar Kasaplar Odası’na bağlandı. Yeni işletme açacak olanlar artık bize başvuru yapacak. Eski açanlar aynı şekilde devam edecek. Biz de bunların sorumlusuyuz. Bizim alanımız hayvanlar olduğu için, bunlar da hayvan kısmına girdiği için ondan birleştirildi. Petshopları toparlamak da iyi bir şey. Herkes mesleğini yapsın” diye konuştu.

Petsholarda kedi, köpek satılmasının daha sağlıklı ve güvenli olduğunun altını çizen Yardımcı, “Zaten internetten hayvan satışının önüne geçilemiyordu. Petshoplar denetleniyor. İnternet üzerinden yapılacak olan hayvan satışları nasıl denetlenecek?” dedi. (İHA)

KAYNAK: SÖZCÜ

ENGELLERİ AŞAN İKİ ARKADAŞ BİRLİKTE ‘’ENGELSİZ PET SHOP’’ AÇTILAR

Bağcılar’da Engelliler Sarayı’nda tanışan görme engelli Hamza Demir ile ortopedik engeli olan Muhittin Egel, birlikte “Engelsiz Pet Shop” açtı. Ayrı ayrı bu işi yapamayacaklarını ve birbirlerini tamamladıklarını söyleyen Hamza Demir, “Ben ona ayak oluyorum o bana göz oluyor” dedi.

Doğuştan yüzde 90 görme engelli olan 27 yaşındaki Hamza Demir ile yüzde 60 ortopedik engelli olan 28 yaşındaki Muhittin Egel, 7 yıl önce Bağcılar Belediyesi Engelliler Sarayı’nda tanıştı. Birlikte çok güzel bir dostluk kuran ikili daha sonra bunu ortaklığa çevirdi. Beraber bir iş yeri açmaya karar veren ikili 2 hafta önce “Engelsiz Pet Shop” açtı. Kısa sürede yoğun ilgi gördüklerini ve insanların sevgisini kazandıklarını belirten Egel, yeni açılan her iş yerinin tutunmasının zor olduğunu ama çevredeki insanların ilgisi ile bunu kısa sürede aştıklarını söyledi. Eksikliklerini tamamladıklarını ifade eden Demir ise, birbirlerine göz ve ayak olduklarını kaydetti.

“Onun eksikliklerini ben tamamlıyorum benim eksikliklerim o tamamlıyor”

Birlikte çalışmaktan mutlu olduğunu belirten Hamza Demir, “Bir iş yeri açmak benim çocukluk hayalimdi. Ama görmediğim için tek başıma yapmam mümkün olmayacaktı. Yaklaşık 7 sene önce falan Bağcılar Belediyesi Engelliler Sarayı’nda kursa başlarken ortağım Muhittin Egel ile tanıştım. Oradan muhabbetimiz ve samimiyetimiz oldu. Zaman geçtikçe birbirimizi tanıyıp ne kadar güvenilir olduğunu anladık. Muhittin aslında pet shop olaylardan çok iyi anlıyor ama ben çok anlamıyorum daha yeni yeni staj görüyorum. Sonra böyle bir şey yapmaya karar verdik ve ortaklaşa birlikte güçlerimizi birleştirdik. Onun eksikliklerini ben tamamlıyorum, benim eksikliklerim o tamamlıyor. Böylelikle bir şeyler yapmaya gayret gösteriyoruz” diye konuştu.

“Ben ona ayak oluyorum o bana göz oluyor”

Birbirlerinin eksikliklerinin tamamladıklarını söyleyen Demir, “Ben yüzde 90 görme engelliyim, ortağım yüzde 60 ortopedik engelli ben ona ayak oluyorum, o bana göz oluyor. Bu şekilde bir şeyleri götürmeye çalışıyoruz. Tezgahımızı ilerletmeye gayret gösteriyoruz. Muhakkak ki bir zorluk oluyor tabii ki ama dediğim gibi hani bu zorlukta tam sıkıştığım yerde imdadıma Muhittin yetişiyor ve o zorluğu olduğumu hallediyor. Onun sıkıştığı yerde gücünün yetmediği yerde, boyunun yetmediği ben ona yardımcı oluyorum. Olay çok görsele girmediği sürece bir sıkıntı olmuyor. Görsele girdiği zaman zaten Muhittin müdahale ediyor. Müşteriler zaten buraya ilk erken zaten pet shopun müşterisi güzel bir kesim, fakat geldiği zaman ilk önce bir afallıyor, ne yapacağını bilemiyor. Ondan sonra 2-3 dakika bizimle muhabbet ettikten sonra artık başka yere gitmiyorlar, sürekli bizi tercih ediyorlar sağ olsunlar. Bütün Bağcılar halkını işletmemizde misafir etmekten gurur duyarız” dedi.

“İki yıllık aradan sonra Hamza arkadaşımızla tekrar böyle bir düşüncemiz oldu”

Bu işe nasıl başlamaya karar verdiklerini anlatan Muhittin Egel, “Burası aslında ilk yerim değil üç yıl önce Bağcılar Meydan’da ben bir yer açtım. Bir yıl orayı işlettikten sonra sağlık sebeplerinden dolayı, tek başıma zorlandığımdan dolayı kapatmak zorunda kaldım. İki yıllık aradan sonra Hamza arkadaşımızla beraber tekrar böyle bir düşüncemiz oldu. Az önce kendisinde dediği gibi benim zorlandığım yerde onu müdahale ediyor, onun zorlandığı yerden ben müdahale ediyorum. Bu şekilde daha az yorulmuş oluyoruz ve yaklaşık 2 haftalık bir açılma sürecimiz var. Hamza ile engeller sarayında tanıştık ben engeller sarayında bir dönem görev aldım. Kendisi de kursiyerdi o dönemler, tanıştık çok güzel bir arkadaşlığımız başladı. 7-8 yıldır da arkadaşız” şeklinde konuştu.

“Hayvana olan ilgisi bakış açısı çok güzel”

Eski iş yerindeki anısından bahseden Egel, “Kesinlikle çok etkisi oluyor özellikle ben ilk yeri açtığım zaman şöyle komik bir anımız vardı. İçerde oturuyorum müşterimin biri kapıda tabelayı okuyor şey diyor engelsiz pet shop acaba bu ne demek, kendi kendine konuşuyor. Ben de içeriden duyuyorum tabii ki hemen onun arkadaşı da şey diyor, engelsiz yani hiçbir hayvana engel yok anlamında düşünerekten böyle isim koymuşlar gibisine böyle komik bir anımız olmuştur. Kesinlikle iki haftalık süreçte gayet memnunuz dilerseniz yeni açılan yer her zaman zordur her zaman bir tık geriden başlar ama çok şükür halk bizi sevdi buradaki halkın hayvana olan ilgisi bakış açısı çok güzel şimdilik memnunum çok şükür” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: İHA