Yaz aylarının gelişi ve artan hava sıcaklıkları, evlerimizi paylaştığımız sevimli dostlarımız için büyük bir sağlık riskini de beraberinde getiriyor: Dehidrasyon, yani vücudun aşırı su kaybetmesi. Kediler ve köpekler, ter bezleri bizimki gibi çalışmadığı için sıcak havayla baş etmekte zorlanırlar ve hayati fonksiyonlarını sürdürebilmek için kesintisiz bir temiz su kaynağına ihtiyaç duyarlar. Çoğu zaman fark edilmeden sinsice ilerleyen bu durum, müdahale edilmediğinde böbrek yetmezliğinden organ hasarına kadar geri dönüşü olmayan ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Evcil hayvanınızın yeterince su tüketip tüketmediğini anlamanın en pratik yollarından biri “deri esneklik testi” yapmaktır. Dostunuzun kürek kemiklerinin arkasındaki deriyi nazikçe yukarı doğru çekip bıraktığınızda, derinin anında eski haline dönmesi gerekir; eğer deri yavaşça iniyorsa veya olduğu gibi kalıyorsa bu ciddi bir susuzluk belirtisidir. Bunun yanı sıra, nemli ve pembe olması gereken diş etlerinin kuru, yapış yapış veya solgun görünmesi, gözlerin çökmesi, halsizlik ve idrar miktarındaki belirgin azalma da dehidrasyonun en net habercileri arasında yer alır.
Dostlarımızı bu sessiz tehlikeden korumak için evde alabileceğimiz basit ama etkili önlemler bulunuyor. Evin farklı noktalarına gün içinde sık sık tazelenen su kapları koymak, akarsulardan içmeyi seven canlılar için su pınarları (fıskiye) kullanmak ve beslenme rutinine yaş mama dahil etmek su tüketimini artırmanın en kolay yollarıdır. Eğer evcil hayvanınızda yukarıda belirtilen dehidrasyon belirtilerinden birkaçını gözlemliyorsanız, durumun daha da kötüleşmesini engellemek için zaman kaybetmeden uzman bir veteriner hekime başvurmanız hayati önem taşımaktadır.








