EVCİL

Facebook
Twitter
LinkedIn
Pinterest
Pocket
WhatsApp


   

SORU: EVİMİZDE 5 YAŞINDA ERKEK BİR GOLDEN RETRIEVER İLE BİRLİKTE 3 YAŞINDA DİŞİ BİR SOKAK KEDİSİ BESLİYORUZ. ŞİMDİYE KADAR FARKLI SEBEPLERLE BİRKAÇ DEFA HASTALANDILAR. HER TEDAVİ ÖNCESİNDE FARKLI TAHLİLLER YAPILMASININ BELİRLİ BİR NEDENİ VAR MIDIR? EĞER ÖYLE İSE SAĞLIKLI HAYVANLARDA RUTİN KONTROL AMAÇLI YAPILAN TAHLİLLER NEYE GÖRE BELİRLENİYOR? BUNLAR KEDİ VE KÖPEKLERDE DEĞİŞKENLİK GÖSTERİR Mİ?

CEVAP:

Sağlıklı bir kedi veya köpek, hastalandığında ya da hastalanmadan önce. sahibine göre alışılagelmiş hal ve tutumlarında bir takım farklılıklar gösterir. Bu değişimler üzerine hasta sahibi veteriner hekime müracaat ettiğinde aktardığı bilgiler doğrultusunda genel muayene yapılır. Standart genel muayene; vücut sıcaklığının ölçülmesi, steteskop yardımıyla akciğerlerin ve bağırsakların dinlenmesi, elle muayene edilebilen lenf yumrularının büyüklüklerinin tespit edilmesi, otoskopla kulak kanalının kontrol edilmesi, gözler, ağız boşluğu ve derinin incelenmesinden ibarettir. Ancak hasta sahibinin bildirdiği özel belirtilere yönelik olarak standart muayene detaylandırılabilir. Muayene bulguları ve şikayet olunan semptomların toplam değerlendirilmesi sonucunda hekim genelde birden fazla ihtimali göz önünde bulundurur. Bir veteriner hekimin hastasının sözlü olarak kendisini ifade edemediği düşünülürse, semptomlar belirli bir hastalığa doğrudan işaret edebilecek kadar karakteristik olmadığı sürece, teşhise yaklaşabilmek için röntgen, ultrason ve EKG gibi yardımcı muayene yöntemlerine hizmet eden pek cok donanıma ihtiyaç duyulması kaçınılmazdır. Özellikle dahiliyeyi ilgilendiren olgularda ise ek olarak bir dizi tahlil sonucuna müracaat etmek tanıyı doğrulamak ve kesinleştirebilmek için gereklidir. Kedi ve köpeklerde uygulanabilecek analiz yöntemlerinde kullanılabilecek onlarca materyal çeşidi, her biri için çalışılacak birden fazla sayıda tahlil ve her bir tahlil için de birçok parametre olduğu hesaba katıldığında, bunların tamamını her hastada tatbik etmeye kalkışmak hem pratik uygulama hem de maliyet açısından zorlayıcı olacağı gibi lüzum hissedilmeyen parametrelerin değerlendirilmesinin anlamsızlığından dolayı da gereksizdir. Veteriner laboratuarlarında kan, kan serumu, idrar, dışkı, deri kazıntısı ve patolojik materyaller ile vücut sıvı ve akıntıları gibi numuneler kullanılarak yapılan, kan sıvısı içerisinde bulunan kan hücrelerinin sayısını, büyüklüklerini ve bu kriterler bakımından birbirlerine olan oranlarını sayısal olarak tespit eden hemogram yani kan sayımı testi; yine kan sıvısı içerisinde çeşitli organ, sistem ve yapılardan salgılanmak ya da vücuda dışarıdan verilmek suretiyle mevcut bulunan başlıca enzim, hormon, ilaç ve benzeri maddelerin varlığını ve miktarını ortaya koyan kanın biyokimyasal analizi; mide bağırsak parazitlerinin ve çıplak gözle tespit edilemeyen sindirim sisteminin olası kanamalarının varlığını açığa çıkaran, sindirim enzimlerinin eksikliğine ilişkin ipucu verebilen dışkı tahlilleri; idrar kristalleri, deride yaşayan uyuz ve mantar gibi etkenler ile protozoon olarak isimlendirilen kan parazitlerinin kesin görsel kanıtını sağlayan mikroskobik incelemeler; kedi ve köpeklere özgü viral enfeksiyonlarda doğrudan tanı imkanı veren hızlı kart testler; çeşitli doku üremelerinin patolojik karakterini belirleyen mikroskobik biyopsi araştırmaları ve marazi materyal ismiyle nitelendirilen çeşitli vücut sıvı ve akıntılarında bulunan bakterilerin varlığını ve nevini anlamaya yarayan ve kullanılacak etkili antibiyotiğin etken maddesini saptayan mikrobiyolojik kültür-antibiyogram testi sıklıkla kullanılan laboratuar tanı metotları arasında sayılabilir. Veteriner hekim, hasta sahibinin şikayetleri ve kendi muayene şeması sonucunda ortaya çıkardığı semptomların ilgili olabileceğini düşündüğü sisteme yönelik olarak ihtiyaç duyduğu tahlillerden yana seçimini yapar. Söz gelimi üst solunum yolları ve yüksek ateş şikayetiyle kliniğe intikal eden bir hastanın boğaz svvabından kültür antibiyogram testi ve bu şikayetlerle ilgili olabileceğini düşündüğü birkaç kan parametresinin değerlerini isteyebilir. Ancak özel bir sebep yoksa, aynı hastanın deri kazıntısının mikroskobik incelenmesi pek yerinde bir girişim olmayacaktır. Sağlıklı hayvanlarda yılda bir veya iki defa olmak üzere, periyodik sağlık kontrolü amacıyla yapılan kan tahlilleri, vücutta bulunan organ, sistem ve çeşitli yapıların her biriyle ilgili bir iki ana parametreyi içeren ve genel bir bilgi vermek amacıyla uygulanan testlerdir. İlgili parametrelerden alarm veren olduğunda ise o parametrenin ait olduğu organa ait diğer destekleyici alt parametrelere müracaat edilerek tahlil detaylandırılabilir. Elbette ki tahlilin kapsayacağı parametreler, hayvanın türüne yani kedi ya da köpek oluşuna, mensup olduğu ırkın meyilli olduğu olası hastalıklara, cinsiyete, yaşla ilgili olarak öngörülebilecek rahatsızlıklara ve mazisiyle ilgili bireye özel hassasiyetlere yönelik olarak veteriner hekimin kanaatiyle seçilebileceğinden ötürü çeşitlilik gösterebilecektir.

Facebook
Twitter
LinkedIn
Pinterest
Pocket
WhatsApp

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

19 + 7 =

Yeniler

Köşe Yazıları