Yüzyıllardır süregelen Roma hukuku kökenli mülkiyet anlayışı, küresel çapta yerini modern biyoetik normlara bırakıyor. Birçok Avrupa ülkesi ve ABD eyalet mahkemeleri, medeni kanunlarında köklü reformlara giderek evcil hayvanları televizyon, araba veya mobilya gibi devredilebilir bir “mülk/mal” statüsünden çıkardı. Yasalarda resmen “duygusal kapasiteye sahip, acı ve sevinci hissedebilen canlılar” (sentient beings) olarak tanımlanan evcil hayvanlar, artık boşanma ve ayrılık davalarında mal paylaşımı değil, çocuk velayetine benzer bir hukuki süreçle ele alınıyor.
Avrupa’da Yasal Reform Dalgası
Fransa, İspanya, Portekiz ve İsviçre gibi ülkeler medeni kanunlarını peş peşe güncelleyerek hayvanların mülkiyet rejimindeki yerini baştan tanımladı:
- İspanya’nın Örnek Yasası: İspanya Medeni Kanunu’nda yapılan değişiklikle evcil hayvanlar resmi olarak aile bireyi statüsüne yaklaştırıldı. Boşanma davalarında hakimler, hayvanın faturasının veya mikroçip kaydının kimin adına olduğuna bakılmaksızın; tarafların maddi imkanlarını, hayvana ayırabilecekleri vakti ve en önemlisi hayvanın hangi tarafla daha derin bir duygusal bağ kurduğunu inceliyor.
- Ortak Velayet ve Nafaka: Mahkemeler, ayrılan çiftler arasında evcil hayvan için ortak velayet kararı verebiliyor; bakım masrafları, rutin veteriner giderleri ve beslenme harcamaları için taraflardan birinin “hayvan bakım nafakası” ödemesine hükmedebiliyor.
- Haczedilemezlik İlkesi: Canlı statüsünün tanınmasıyla birlikte borç tahsilatlarında uygulanan en acımasız uygulamalardan biri de son buldu; evcil hayvanlar artık icra ve haciz işlemlerine konu edilemiyor.
ABD Mahkemelerinde “Hayvanın En Yüksek Yararı” İlkesi
Amerika Birleşik Devletleri’nde de eyalet yasaları geleneksel mülkiyet yaklaşımını hızla terk ediyor:
- Eyaletlerin Öncü Adımları: Alaska, Kaliforniya, New York ve Illinois gibi eyaletler, aile mahkemelerine evcil hayvan anlaşmazlıklarında “hayvanın en yüksek refahını ve yararını” (well-being of the animal) gözetme yetkisi tanıyan özel düzenlemeleri yürürlüğe koydu.
- Geleneksel “Mülkiyet Testi” Çöktü: Eski uygulamada hayvanı satın alan ya da faturası elinde olan taraf doğrudan mülkiyet hakkını kazanırken; yeni içtihatlarda hayvanı kimin gezdirdiği, veterinere kimin götürdüğü, günlük bakımını kimin üstlendiği ve ayrılığın hayvanda yaratacağı psikolojik travma belirleyici kriterler haline geldi.








