Ana Sayfa Blog Sayfa 102

Yapay zeka ile kedilerin ruh halini algılayan bir uygulama geliştirildi

Kanada’da kedilerin ruh halini algılayabilen bir uygulama geliştirildi. Yapay zeka sayesinde geliştirilen bu uygulamayı kullanan veterinerler, şimdiden iyi yorumlarda bulundular.

Kanadalı bilim insanları kedilerin ruh halini anlayabilen bir yapay zeka geliştirdi. Sylvester isimli teknoloji şirketi tarafından geliştirilen bir uygulamayla kedi sahipleri, kedilerinde herhangi bir sağlık sorunu olup olmadığını artık kolayca anlayabilecekler.

Kedilerin ruh halini algılayan uygulama geliştirildi

Tably ismindeki bu uygulamayla kedi sahiplerinin, kedilerinin fotoğrafını çekmeleri yeterli. Uygulama geliştiricilerinden Miche Priest verdiği demeçte, yüz tanıma teknolojisi ile yapay zekayı birleştirdiklerini söylüyor. Priest, uygulamayı iyi kullanabilmek için kedilerin fotoğrafının düzenli olarak çekilmesinin gerektiğini de ekliyor.

Kedilerin ruh halini algılayan uygulama geliştirildi

Uygulamayı deneyen veterinerler de şimdiden uygulama için olumlu yorumlarda bulunuyorlar. Veteriner hekim Liz Ruelle, bu uygulamanın harika bir fikir olduğunu ve yapay zeka teknolojisinin kedilerin sağlık sorunlarını ve duygu durumlarını algılamada şimdiye kadar iyi iş çıkardığını söylüyor.

Uygulama kulakların, gözlerin, bıyıkların ve kafanın pozisyonunu analiz ederek şimdiden %70 doğrulukla sonuç veriyor. Uygulamanın geliştiricileri, yapay zekanın her geçen gün daha başarılı olduğuna dikkat çekiyor.

Kaynak:donanimhaber.com

Can dostlarımızın da sigortaya ihtiyacı var

Türkiye’de evcil hayvan sayısı her geçen gün artıyor. Evdeki dostlarımız için birçok harcama yapıyoruz ama yapılan harcamaların başında sağlık geliyor. Bu noktada sigorta şirketlerinin evcil hayvanlar için özel olarak hazırladığı sigorta ürünleri imdada yetişiyor.

Şehirleşme, yoğun iş hayatı derken artan yalnızlığa çare olan can dostlarımız, hayatımızın önemli bir parçası haline geldi. Pandemi ile birlikte başlayan karantinalarda da en iyi arkadaşlarımız yine onlar oldu. Türkiye’de evcil hayvan sayısının 20 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor ve bu sayı her yıl yüzde 15 oranında artıyor. Evlerin bir bireyi olarak onların da önemli temel ihtiyaçları var. Beslenme, aksesuar, bakım, eğitim ve sağlık giderleri ile bütçeden önemli bir pay alıyorlar.

Evdeki dostlarımız için yapılan en büyük harcamaların başında ise sağlık geliyor. İşte bu noktada artık onların da imdadına yetişen sigortaları var. Artan evcil hayvan sahipliğine ve ihtiyaca bağlı olarak birçok sigorta şirketi, evcil hayvanlarımız için yeni ürünler çıkardı. Evcil hayvan sigortaları acil sağlık ihtiyaçları başta olmak üzere birçok konuda güvence sağlıyor. Sigortaların kapsamında sadece sağlık konusunda değil kayıp olma durumunda da destekler var. Ürünlerin kapsamında yer alan diğer önemli teminatlardan biri de can dostu sahipleri için sunulan ferdi kaza teminatları. Ayrıca can dostunuzun 3. şahıslara veya mallarına istemeyerek de olsa verebileceği olası zararlarda ortaya çıkabilecek hukuki sorumluluklar için de teminatlar sunuluyor.

EK TEMİNATLAR VAR

Bazı sigorta şirketleri de kasko ve konut poliçelerinde evcil hayvanlar için ek teminatlar sunmaya başladı. Evcil hayvan asistans hizmetleri de istenirse sabit net prim ile poliçelere eklenebiliyor. Üstelik teminatların kapsamı sadece kedi ve köpekler için sınırlı değil. Evcil kuşlar, evcil balıklar, evcil sürüngen ve evcil kemirgenler de faydalanabiliyor.

‘PATİ SİGORTASI’ İLE ACİL DURUMLAR GÜVENCE ALTINDA

Aksigorta da evcil hayvanlar için özel ürün çıkaran şirketlerden biri. Pazarda ‘Pati Sigortası’ ile yerini alan Aksigorta, kedi ve köpek cinsi evcil hayvanların acil sağlık ihtiyaçlarını güvence altına alıyor. Bu kapsamda, 5 bin TL acil durum teminatı, 3 bin TL 3. şahıs mali mesuliyeti ve 250 TL kapsamında kayıp arama ilanı ve ödül teminatı sunuyor.

ASISTANS HİZMETLERİ DE BULUNUYOR

Allianz Türkiye, Yuvam Sigortası ürününe Evcil Hayvan Asistans Hizmeti’ni ekledi. Şirket, ‘Evcil Hayvan Hizmeti’ni, müşterilerinin evlerini ve eşyasını yangından hırsızlığa kadar pek çok riske karşı koruyan Yuvam Sigortası Kapsamlı Paket ile sunuyor. ‘Evcil Hayvan Asistans Hizmeti’, istenirse poliçelere eklenebiliyor. Sunulan teminatların kapsamı sadece kedi ve köpek dostlarımız ile sınırlı değil. Evcil kuşlar, evcil balıklar, evcil sürüngen ve evcil kemirgenler de kapsam içinde.

ANADOLU SİGORTA’DAN ‘JUNO’ İLE EVCİL HAYVAN SİGORTASI

Anadolu Sigorta ise Birleşik Kasko Sigortası ile aracın uğrayacağı ve teminat kapsamında gerçekleşen kazalar sonucunda, aracın içinde bulunabilecek evcil hayvanın (kedi/köpek) zarar görmesi halinde tedavi masrafları belli limitle teminat altına alıyor. Anadolu Sigorta’nın ayrıca dijital sigortacılık servisi “Juno” kapsamında evcil hayvan sigortasına yer vermesi bekleniyor. Juno’nun önümüzdeki günlerde ürünleri arasına ‘Patisine Sağlık’ da girecek.

ANLAŞMALI VETERİNER AĞI İMKANI

Zurich Sigorta da Neşeli Patiler ürünü ile oldukça geniş kapsamlı bir evcil hayvan sigortası hazırladı. Zurich Neşeli Patiler sigortası ile anlaşmalı veteriner kliniği ağında sadece katılım payı ödeyerek evcil hayvanlarınızın, kedi ve/veya köpeğinizin tedavisi sağlanabiliyor. Yıkama, tırnak kesimi, göz ve kulak bakımı hizmetlerinden yılda birer kez ücretsiz olarak faydalanılabiliyor.

Kaynak:posta.com.tr

 

Sağlıklı evcil hayvanlar için 8 kural

Evcil hayvan beslemek bazı sorumlulukları beraberinde getirir. Evcil dostlarınızın daha sağlıklı bir yaşam sürmesini istiyorsanız bu kurallara dikkat edin.

Düzenli veteriner kontrolünü atlamayın

Düzenli veteriner kontrolünü atlamayın

Gerektiğinde veterineri ziyaret ettiğinizden emin olun ve sistemli rutin denetimleri gözden kaçırmayın. Bazen evcil hayvanlarımız olağan görünebilir, lakin altta yatan bir durumları olabilir. Erken bir ziyaret, veterinerinize sıra dışı bir şey bulma talihi verir, böylelikle sevgili evcil hayvanınızın sağlıklı kalmasını sağlar.

Ona bir eş bulmayacaksınız, evcil hayvanınızı kısırlaştırın

Ona bir eş bulmayacaksınız, evcil hayvanınızı kısırlaştırın

Bazen evcil hayvanlarımızın anne ve baba olduklarını görmek istediğimizi biliyoruz; bu bizi gururlu büyükanne ve büyükbaba yapar. Fakat evcil hayvanınızın sıhhati için, onları mümkün olduğunca genç yaşta kısırlaştırdığınızdan emin olun. Bu, belli hastalıkların mümkünlüğünü azaltır ve kedinizin harika eşi aramak için kaçma mümkünlüğünü azaltır.

Ona masaj yapın

Ona masaj yapın

Birtakım vakitlerde kendimizi şımartmak için bir şeyler alırız. Tıpkı bizim üzere evcil hayvanlarımız da şımartıcı bir günü hak ediyor. Kediniz için mükemmeller yaratabileceğinden hafif bir beden masajı ile başlayın. Küçük böceklerin peşinden koşarak, oyun oynayarak ve zıplayarak geçen bir günün akabinde korkuyu azaltabilir ve kedinizin kaslarını gevşetebilir.

Evcil hayvanınızı aktif tutun

Evcil hayvanınızı aktif tutun

Oyun oynamasına kıymet verin; evcil hayvanınızı etkin ve eğlendirmek, bedenlerinin, zihninin ve zekasının gelişmesini sağlayacaktır. Ek bir bonus olarak, köpek yürüyüşleriniz sayesinde nizamlı idman yaparak daha sağlıklı bir hayat süreceksiniz.

Ne yediğine dikkat edin

Ne yediğine dikkat edin

50 bin köpek üzerinde yapılan bir araştırma, başka kümedeki köpeklere nazaran yüzde 25 daha az beslenen köpek kümesinin 2 farklı kategoriye yol açtığı sonucuna varmıştır: zayıf köpekler ve çok kilolu köpekler. Yağsız köpekler, benzerlerinden ortalama 18-24 ay daha uzun yaşadılar. Bu, kediler için de geçerlidir. Kedinizin öz denetimi varsa, özgür beslenme tamamdır, lakin kedinizin iştahı yüksekse, atıştırmayı seviyorsa ve kilo alıyorsa, onları denetlemek daha düzgündür. Rastgele bir kilo değişikliğine her vakit dikkat ettiğinizden emin olun.

Diş sağlığına özen gösterin

Diş sağlığına özen gösterin

Tıpkı bizim üzere evcil hayvanlarımızın da dişlerinin bakımına muhtaçlığı vardır. Evcil hayvanlarımızın günlük yapılacaklar listesindeki son şey diş fırçalama olduğundan, kulağa geldiği kadar kolay değil. 7 günlük diş fırçalama çabasını deneyebilirsiniz. Bu uzun bir süreç olabilir ve çok sabır gerektirir ve evcil hayvanınız birinci başta direnebilir. Lakin başarılı olamazsanız, reçeteli diş diyetleri yahut çiğnemeler üzere diğer alternatifler de vardır.

Onları içerde tutun

Onları içerde tutun

Evcil hayvanlarınızın ömrünü uzatmanın en kolay yollarından biri onları içeride tutmaktır. Olağanüstü dış yerlerde, tatlı kürklü bebeğiniz, ister süratli şoförlerden isterse başka yırtıcılardan olsun, travmaya maruz kalabilir ve rota dışında dolaşmasına müsaade vermemeyi seçtiğinizde hastalık taşıyan haşerelerle müsabaka talihi azalır. Dışarıdaki pak havayı hakikaten solumalarını istiyorsanız, açık havada korunaklı bir nizam oluşturabilirsiniz.

Onu mutlaka tarayın

Onu mutlaka tarayın

Köpeğinizi banyo yapmak yahut saç bölümü için kuaföre getirmek, kedinizin kürkünü fırçalamak ve tırnaklarını kesmek evcil hayvanınızın kendisine bakıldığını hissetmesini sağlayabilir. Kuaförden çıktığınızda ve kendinizi yeni bir insan üzere hissettiğinizde o duyguyu biliyor musunuz? Rastgele bir cilt tahrişi yahut enfeksiyonuna karşı önleyici bir tedbir olan tımarlamayı rutinine dahil ederek evcil hayvanınızın tıpkı duyguya sahip olmasına yardımcı olun.

Kaynak:posta.com.tr

KASTAMONU – “Kedi dostu” esnaf, deposunda can dostları için yuva kurdu

Kastamonu’da esnaflık yapan Tansu Yeşiltepe, dükkanının deposunda bir köşeyi sokak kedileri için yuvaya dönüştürdü.

Kastamonu’da esnaflık yapan Tansu Yeşiltepe, dükkanının deposunda bir köşeyi sokak kedileri için yuvaya dönüştürdü.

Belediye Caddesi’nde eşarp dükkanı işleten Tansu Yeşiltepe, bakıma muhtaç sokak kedilerini iş yerinde oluşturduğu köşede rehabilite ediyor.

Kastamonu’da esnaflık yapan Tansu Yeşiltepe, dükkanının deposunda bir köşeyi sokak kedileri için yuvaya dönüştürdü.

KASTAMONU - 'Kedi dostu' esnaf, deposunda can dostları için yuva kurdu

Belediye Caddesi’nde eşarp dükkanı işleten Tansu Yeşiltepe, bakıma muhtaç sokak kedilerini iş yerinde oluşturduğu köşede rehabilite ediyor.

Su ve mama kaplarıyla oyuncakların bulunduğu bölümde, sevimli konuklarını ağırlayan Yeşiltepe, iş stresini kedilerle oynayarak gideriyor.

KASTAMONU - 'Kedi dostu' esnaf, deposunda can dostları için yuva kurdu

Yeşiltepe, AA muhabirine, aslen Ordulu olduğunu, bir mağaza açarak 1,5 yıl önce Kastamonu’ya yerleştiğini söyledi.

İş yerinin etrafında gezerken bakıma muhtaç, hasta, hatta şiddete maruz kalan kediler gördüğünü ve bu durumun kendisini çok üzdüğünü dile getiren Yeşiltepe, “Bu konuda ne yapabilirim?” diye düşünmeye başladığını belirtti.

KASTAMONU - 'Kedi dostu' esnaf, deposunda can dostları için yuva kurdu

Bir süre sonra iş yerinin alt katında bulunan deponun 20 metrekarelik bölümünü kediler için ayırdığını anlatan Yeşiltepe, “Paletlerle, halıyla döşeyip kediler için sıcak bir yuva haline getirdim. Her gün yanlarına geliyorum. Sabah, öğle ve akşam beslenmelerini takip ediyorum, bakımlarını yapıyorum. Hasta hayvanların tedavilerini yapmaya çalışıyorum. İyileşen kedileri ücretsiz sahiplendiriyorum. İnsanlardan Allah rızası için kedilere bakmalarını istiyorum. Mevcut yavrulara da burası sıcak bir yuva oluyor.” ifadelerini kullandı.

KASTAMONU - 'Kedi dostu' esnaf, deposunda can dostları için yuva kurdu

Kedilerin de yaşama hakkı olduğunu vurgulayan Yeşiltepe, şunları kaydetti:

“Onların yanında rahatlıyorum. Stresli veya kızgın olduğumda yanlarına iniyorum, stresimi alıyorlar. Biri kafamda, biri kucağımda, biri kolumda rahatlıyorum. Kedi yuvamıza 2021 yılı içinde 120 kedi girişi oldu. Bunların içinde 5’ini kaybettik ama diğerlerine sağlıklı şekilde baktık. 80’ini sahiplendirdik. Sahiplendirdiklerimin de takibini yapıyorum. Bazılarını da kısırlaştırdıktan sonra serbest bırakıyorum. Şu an 25 civarında kedi var. Yeni gelen kediler için karantina bölümü ayırdım. Doğum yapanlar, hastalar ve yeni gelenleri karantina bölgesine alıyorum. Sağlık sorunları yoksa bir süre sonra diğerlerinin yanına bırakıyorum.”

Kaynak:haberler.com

 

 

Evcil hayvanları sıcak havadan korumak için ipuçları

Tüylü dostlarımız, kavurucu yaz sıcağı gazabını hepimiz de dahil olmak üzere onlara aktardığında en çok rahatsız olurlar. Aşırı nem ve yüksek sıcaklıklar yaz aylarında köpeklere, kedilere ve diğer evcil hayvanlara aşırı rahatsızlık verir.

Mümkünse evcil hayvanınızı çok sıcakken ev dışına çıkarmayın.

İçeride tutulamıyorsa, bahçede evcil hayvanınızın dinlenebileceği korunaklı yerler olduğundan emin olun. Güneşin konumuna bağlı olarak günün her saatinde gölge olup olmayacağını kontrol edin.

Sıcak bir günde daha çabuk ve ciddi anlamda ısınabilecekleri için evcil hayvanları kapalı bahçe kulübelerinde veya garajlarda bırakmayın.

Evcil hayvanlarınızın güneşe maruz kalmayan bol miktarda temiz, tatlı su içtiğinden emin olun. Suyu serin tutmak için buz blokları da koyabilirsiniz.

Evcil hayvanlarınızdan uzaklaşacağınız takdirde su kaplarının güvenliğinden emin olun. Birinin devrilmesi ihtimaline karşı iki adet içme suyu tası bulundurabilirsiniz.

Evcil hayvanınızı sıcakta yürütmekten kaçının. Sabahın erken saatlerinde veya akşam hava daha serin olduğunda yürüyüşe çıkın.

Evcil hayvanınızın kaldırım, yol veya sıcak kum gibi sıcak yüzeylerde yürümesine izin vermeyin. Köpekler patilerini yakabilir.

Pencereler kısmen açık olsa bile evcil hayvanınızı hiçbir koşulda arabada yalnız bırakmayın.

Kaynak:posta.com.tr

Yaz sıcağında onlara göz kulak olalım

Dünyayı paylaştığımız hayvan dostlarımızın bakımı hepimizin görevi. Sokaklarda yaşayan kedi ve köpeklerle birlikte martıları, ebabilleri ve kirpileri de düşünüp hepsine uygun su kapları kullanabiliriz. Sokak hayvanlarının ömrünün kısa olmasının en önemli sebeplerinden biri susuzluk. Evcil hayvanlarımızın da sıcakta özel bakıma ihtiyacı olduğunu hatırlayıp sık sık şampuansız yıkarsak serinlemelerine yardımcı olabiliriz.

Yazın gelmesiyle yüksek sıcaklık ve nem oranları, bizi olduğu kadar evdeki ve sokaktaki can dostlarımızı da olumsuz etkiliyor. Bu dönemde dikkat edeceğimiz birkaç basit kural hem sokakta hem de evimizde ya da bahçemizde yaşayan hayvanların konforu ve sağlığı için önemli. Unutmamalıyız ki sokakta yaşayan canlar her an karşılaştığımız kedi ve köpekten ibaret değil. Uzmanlar “Güneşin yakıcı etkisinden korunmak için kirpiler gece aktif, biz göremesek de onlar su aramaya çıkıyor. Ebabiller sinekleri toplamak için sabah ve akşam 7.00’de uçmaya başlıyor. Kedi ve köpekler de akşam saatlerinde sokaklarda su bulmak için yürüyüşe çıkıyor” diyor. İşte onlar için yapabileceklerimiz…

‘SICAKTA BOZULACAK YEMEK VERMEYİN’
Veteriner hekim Barış Kurt – Axis Veteriner Polikliniği, Göztepe – Kadıköy sorumlusu

– Evcil hayvanınızın bol su içmesini sağlayın. Sık sık kabındaki suyu tazeleyin. Buzlu su kullanmayın.

– Sokakta yaşayan dostlarımız için kullanılacak kapların tek kullanımlık olmasına özen gösterin.

– Yaş mama, et ürünleri, yemek artıkları, süt ürünleri verilecekse mutlaka bozulmadan yemelerini sağlayın. Kedi ve köpeklerin mideleri sanılandan daha hassastır.

– Evde yaşayan hayvanlar için ortamın havadar ve serin olmasına, akvaryumda yaşayan balıkve kaplumbağaların su sıcaklığının uygun derecede kalmasına özen gösterin.

– Sokaktaki dostlarımız için gölge alanlar oluşturun.

– Köpeklerin tuvalet ve egzersiz yürüyüşlerini sabah ve akşam saatlerinde yaptırın.

Yaz sıcağında onlara göz kulak olalım

– Serinletmek amacıyla kedi ve köpekleri elimizle hafifçe ıslatabiliriz. Sık şampuan kullanımı kedi ve köpeklerin cildi için uygun değildir. Sadece suyla bol bol yıkanabilir.

– Köpekler denize girecekse yine sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli ve sadece suyla durulanmalı.

– Veteriner hekiminiz tavsiye ediyorsa kedi-köpeğinize tıraş yapılmalı. Tıraş olmuş hayvan direkt güneş ışığına maruz kalmamalıdır.

– Eğer evcil hayvanınızla seyahate çıkacaksanız, aracın yeterli havalandırma ve soğutma sistemine sahip olması gereklidir. Toplu taşımada mümkünse yanınızda olmalı. Veteriner tavsiye ediyorsa sakinleştirici ve kusma engelleyici ilaçlar kullanabilirsiniz.

– Yaşlı, gebe, yavru, hasta hayvanlar ve kalp ve solunum yolu hastalıkları olan vya da bu hastalıklara yatkınlığı olan ırklara mensup hayvanlar (İngiliz ve Fransız bulldog, Pekingese, pug, Persian vb.) yüksek sıcaklığa daha duyarlıdır. Özel tavsiyeler için veteriner hekiminize danışın.

Hayvanların ulaşabilecekleri su kaynakları gittikçe azalıyor. Dereler, göller kuruyor ve yaban hayvanları farklı göç rotalarına kaymaya devam ediyor. Sokak hayvanları havalar ısındıkça gölgelik bir alan, bir ağaç bulmaya çalışıyorlar. Amaç, vücutlarındaki suyu koruyabilmek. Ağaçların azaldığı, binaların fazlalaştığı bu dönemde kedi, köpek, kuş ve kirpilere su vererek hayatta kalmalarına yardımcı olmalıyız.

– Susuzluk öldürür. Belki her canlı üç gün aç kalabilir ama susuz kalamaz. Bu sebeple 15 yıl yaşayabilecek sokak hayvanlarının ömrü 1-5 yıldır.

– Her gün temiz su ve mama verilen sokak hayvanları daha sakin ve sevecendir.

– Su kaplarını gölgeye koyun. Dik gelen güneş ışınları suyu hızlıca buharlaştırır.

– Su kaplarının devrilmemesi için içine temiz, büyük bir taş yerleştirin. Kirpilerin ön bacaklarıyla uzanıp içebilecekleri kadar sığ, devrilmez; kargalar, martılar için de gagalarının sığabileceği kapları tercih edin.

– Bahçelerimize yağmur suyu toplayan seramik kaplar yerleştirin. Bu su mineralden zengindir ve kuşlar tercih eder. Yaban hayvanları için de kırsal alanlarda yağmur suyu toplayan büyük kaplar konulabilir.

– Sokaklarda mama ve su verdiğimiz kapların günlük temizliğinden sorumluyuz. Güzel, temiz su kapları kullanılırsa herkes bunu hoş karşılar ve civarınızdaki diğer kişiler de gelip su koyar. Kuru mama tercih edilmesinin sebebi, ortamın temiz kalmasıdır.

– Evcil hayvanlara su verirken çeşme suyunu 24 saat dinlendirin. Klor 24 saat içinde uçup gidecektir.

– Mama ve su kaplarını yan yana koyun. Su kapları devrilmez, mümkünse cam, seramik, porselen olmalıdır.

– Kedi-köpek tüyleri ısı ve güneş ışığına karşı izolasyon sağlar; güneş ışığından, ısıdan koruyan bir kalkan gibidir.

– 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, hepimize su ve mama verme hakkını tanır. Eğer birileri sizin mama ve su vermenize engel olmaya çalışırsa, yasal hakkınızı söyleyin. Bilinçli yardım, gerçek yardımdır.

Kaynak:hurriyet.com.tr/

Can dostların pandemi sınavı

Karantinada birlikte daha fazla vakit geçirdiğimiz evcil hayvanlarda gözlenen davranış değişikliğini, sahiplerinden dinledik.

Yaklaşık iki yıldır hayatımızı alt üst eden pandeminin etkilerinden, evde kaldığımız aylar boyunca adeta karantina yoldaşımıza dönüşen evcil hayvanlarımız da muaf değil. İngiltere’de York ve Lincoln Üniversiteleri’nin yürüttüğü bir araştırmaya göre, geçen yıl karantina dönemi boyunca evcil hayvan sahipleri, başta kedi ve köpek olmak üzere evcil hayvanlarında davranış değişikliği gözlemledi. Buna göre, başına buyrukluğuyla meşhur kediler daha sevecen oldu, sadakatiyle ünlü köpekler ise sahibine bağımlı hale geldi. Evcil hayvan sahiplerine pandemi dönemindeki gözlemlerini sorduk.

“Birlikte uyuma isteği arttı”

Vicky’i 5 yıl önce barınaktan sahiplenmiştim. Travmatik bir köpekti. Travmasını atlatana kadar çok sosyalleşmeden devam etti. Sonrasında sabah-akşam yürüyüşlerimiz ve her akşam 15 dakika oyun saatimiz dışında bir etkinliğimiz olmadan yaşadık. Kendisi fazlasını istemiyordu. Pandemiye girdikten sonra 7/24 beni evde görünce o da dengesini bulmakta zorlandı. İlk başlarda hep oyun oynamak istedi. “Madem evdesin, o zaman benimle oyun oynayacaksın” der gibiydi. Daha çok temas, birlikte uyuma isteği gibi davranış değişiklikleri oldu. Beni kapı önünde görür görmez coşku gösterme davranışı daha da fazlalaştı. Şimdi daha sakin ama kesinlikle pandemi öncesindeki kızım Vicky değil. Artık benimle daha çok iletişim kuruyor ve birbirimize daha bağlı, belki de bağımlı bir ilişkimiz var.

Can dostların pandemi sınavı

“Her an kendisini sevdirmek istiyor”

Robin’i 3.5 yıl önce Abant’ta ormanda terk edilmiş olarak bulmuş ve sahiplenmiştim. İlk başlarda zorlandı ama zamanla yuvasını benimsedi. Sabah akşam park grubuna gitmek dışında ben işteyken evde dinlenerek vakit geçiriyordu. Pandemiyle birlikte evde iyice gölge gibi beni takip etmeye başladı. Eskiden olduğu gibi yanı başımda uyumak yerine sürekli kendisini sevdirmek isteme huyu baskın hale geldi. Bu arada hayatımıza pandeminin ortasında geçici yuva olmak istediğim Nora katıldı ancak kalıcı oldu. Şu an bana olan düşkünlükleri, sürekli temas etme istekleri eskisine göre çok fazla arttı fakat çok kuvvetli bir iletişimimiz de oluştu. Bazen göz temasıyla bile anlaşabildiğimizi söyleyebilirim. Onlar sayesinde kendimi pandeminin en şanslı kişilerinden görüyorum. İyi ki varlar…

Can dostların pandemi sınavı

“Mama protestoları başladı”

3 sene önce sahiplendiğim kızım Nina ile pandemi öncesinde mesai saatlerime uygun bir düzenimiz vardı. Pandemiyle birlikte evden çalışma düzenine geçince karşılıklı sevindiğimizi söyleyebilirim. Ancak, zamanla bazı farklılıklar gün yüzüne çıktı. Örneğin; Nina her öğünüme tanık olmaya başladı ve bu durum köpek sahiplerinin yakından bildiği “mama dilenciliği” durumunu tetikledi. Mama protestoları başladı, insan yemeğine eğilim arttı, hatta tek seferde silip süpürdüğü mamasından uzaklaştı. Bir diğer konu ise hareket özgürlüğü. Her evden çıkışımda üzülsem de, aslında bu Nina için özgürlük demekti. Evdeki çok da katı olmayan kurallarımız, ben çıktığımda ortadan kalkıyordu. Ben sürekli evde olduğumdan, küçük hanımın normalde ben yokken bozduğu tüm kurallar aynı şekilde uygulanır oldu. Bu da tabii Nina’yı rahatsız etti. Kısacası bu süreçte bana daha çok bağlandı ama evde yalnız kalıp kafa dinlemeyi de özlediğinden eminim.

Can dostların pandemi sınavı

“Hırçınlıkları azaldı”

Tofu’yu 1.5 aylıkken sahiplendim. Şu an 8 yaşında. Bütün gün işte olduğum için akşamdan akşama ve hafta sonları vakit geçirebiliyorduk. Pandemiyle birlikte evden çalışmaya başladığımda, ilk birkaç hafta gözlerindeki soru işaretini gördüm; adeta “Neden buradasın?” der gibiydi, kendi rutinini bozmadan sanki ben evde yokmuşçasına yaşıyordu ama zamanla kendi rutinini benimkiyle birleştirdi. Evde nereye gitsem kuyruğum gibi peşimde dolaşmaya başladı. Daha sık kucağıma geliyor, kendini sevdiriyordu. Akşam ben yatmadan yatmıyordu. Ona vakit ayırdıkça hırçınlıkları azaldı. Şimdi ise yeni bir dönemdeyiz, çünkü işe gitmeye başladım ve dengemiz yine bozuldu. Artık evde olduğum her an ona daha özenli yaklaşıyorum. Karşılıksız sevginin ne demek olduğunu Tofu’yla daha iyi anladım.

Can dostların pandemi sınavı

“Daha eşit bir ilişkimiz oldu”

İki güzel kızım var: Prenses ve Mine. Pandemi öncesine kadar, sabahları bir saat, akşamları 4-5 saat görüşebiliyorduk. Mesafeli bir ilişkimiz vardı. Ben her fırsatta yakalayıp seviyordum ama onlar genellikle kendi kendilerine takılmayı tercih ediyorlardı. Pandemiyle birlikte evden çalışmaya başladığımda en yakın mesai arkadaşlarım haline geldiler. Zaman içinde sahibi oldukları evdeki varlığıma alışmaya ve bana ilgi göstermeye başladılar. Miyav alfabesi üzerinden benimle kurdukları iletişim arttı. Geceleri, uyumak için seçtikleri kanapeyi bırakıp benimle birlikte yatmaya karar verdiler. Prenses, ayak ucumu tercih ederken Mine kolumu seçti. Artık kimse kimseyi zorlamıyor, sevgi dilenme, reddetme durumları bitti. Özetle pandemi sayesinde daha eşit bir ilişkimiz oldu.

Kaynak:milliyet.com.tr/

Hayvanları Koruma Kanunu TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi

Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

Kanuna göre, Hayvanları Koruma Kanunu’nun tanımları düzenleyen maddesinde değişiklik yapılarak “süs” ibaresi çıkarılacak.

“Ev hayvanı” tanımına gerçek kişiler yanında tüzel kişilerin sahipliğinde bulunan hayvanlar da dahil edilerek kapsam genişletilecek.

Hayvan bakımevi tanımında, bakımevlerinin hayvan sağlığı yönünden asgari standartların sağlanması için Tarım ve Orman Bakanlığından izin alınarak kurulması yönünde değişiklik yapılacak.

“Rehabilitasyon” da tanımlanarak, kapsamı, sahipsiz hayvanlar bakımından yerel yönetimlerce yapılacak tedavi, parazit mücadelesi, aşılama, kısırlaştırma ve dijital kimliklendirme yöntemleriyle işaretleme işlemleri olarak belirlenecek.

Yerel yönetimler, gönüllü kuruluşlarla iş birliği içinde, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması için hayvan bakımevleri kurarak onların bakımlarını, tedavilerini sağlayacak ve eğitim çalışmaları yapacak. Yerel yönetimler ayrıca ilgili karar organının uygun görmesi halinde hayvan hastanesi kurabilecek.

Kedi ve köpek sahipleri, hayvanlarını dijital kimliklendirme yöntemleriyle kayıt altına aldırmakla yükümlü olacak.

Ticari amaç güdülmeksizin bakılan ev hayvanı, bulunduğu yere bakılmaksızın sahibinin borcundan dolayı haczedilemeyecek.

Ev hayvanı ve kontrollü hayvanları bulundurma, sahiplenme şartları, hayvan bakımı, korunması konularında verilecek eğitimle ilgili usul ve esaslar, sahiplenilerek bakılan hayvanların çevreye verecekleri zarar ve rahatsızlıkları önleyici tedbirler, Tarım ve Orman Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

HAYVAN SAHİPLERİNİN SORUMLULUKLARI GENİŞLETİLECEK

Ev hayvanı satış yerlerinde (petshop) ortamın hayvan sağlığı ve etolojisi bakımından uygun olmaması sebebiyle kedi ve köpek bulundurulması yasaklanacak.

Ev hayvanı satış yerlerinde kedi ve köpeklere ilişkin katalog ve benzeri görsel bilgiler bulunacak; ilgililerin bunlardan seçtikleri kedi ve köpekler, Tarım ve Orman Bakanlığınca izin verilen üretim yerlerinden teslim alınabilecek. Bu düzenleme, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten 1 yıl sonra uygulanacak.

Anne ve yavruların korunmasına yönelik öngörülen tedbirler, tüm hayvanları kapsayacak şekilde genişletilecek.

TEDAVİ AMAÇLI HAYVANLARA MÜDAHALELERE İZİN VERİLECEK

Yasayla, tedavi amaçlı hayvanlara müdahalelere izin verilecek; veteriner hekimlik uygulamalarına engel olunmaması amaçlanıyor.

Tehlike arz eden hayvanları belirleme yetkisi, Tarım ve Orman Bakanlığına verilecek. Bu hayvanları üretmek, sahiplenmek, takas etmek, sergilemek, hediye etmek ve bunların ülkeye girişini, satışını ve reklamını yapmak şeklindeki yasaklar korunacak. Bu yasaklara sahiplenmek, barındırmak ve beslemek de ilave edilecek.

Mevcut halde kabahat niteliğinde olan hayvanlara işkence yapmak, acımasız ve zalimce muamelede bulunmak, hayvanlara cinsel saldırıda bulunmak ve tecavüz etmek fiilleri, suç kapsamına alınacak.

Hayvan sahiplerinin sorumlulukları genişletilerek her türlü terk fiili yasak kapsamına alınacak.

kaynak:cumhuriyet.com.tr/

Kedileri en çok korkutan 5 şey

Kedilerin güçlü bir koku ve işitme duyusu vardır. Bazı uyaranlara garip şekillerde tepki verebilir ve kolayca korkabilirler. Evcil hayvan ebeveynleri olarak, evinizde bazı değişikliklere ihtiyacınız olup olmadığını veya evcil hayvanınızı rahatsız eden bir şey olup olmadığını öğrenin.

GÜÇLÜ KOKULAR

GÜÇLÜ KOKULAR

Kedilerin koku alma duyusu insanlardan 14 kat daha güçlüdür. Kediler narenciye, meyveli vs. gibi güçlü kokuları sevmezler. Güçlü kokulu spreyler de evcil hayvanınız için toksik olabilir. Bunları kedinizin yatak takımına veya çöp kutusuna püskürtmekten kaçının.

Ayrıca evinizi boyatmayı planlıyorsanız veya evinizde haşere kontrol operasyonu planladıysanız, koku geçene kadar evcil hayvanınızı birkaç günlüğüne bir pansiyona veya bir arkadaşınızın evine götürmeniz önerilir.

GÖK GÜRÜLTÜSÜ VEYA HAVAİ FİŞEKLER

GÖK GÜRÜLTÜSÜ VEYA HAVAİ FİŞEKLER

Yüksek sesler kedileri korkutabilir ve kanepenin veya yatağın altına saklanmak için koşarlar ve titreyebilirler. Eğer korkmaya başlarsa, onu dış gürültünün yoğunluğunun daha az olduğu bir yere hapsedin. Sevmeyebileceğinden onu yemeye veya eğlendirmeye çalışmayın. Ayrıca, fırtınaya eğilimli bir bölgede yaşıyorsanız, veterinerinizle konuşun ve acil durumlar için anti-anksiyete ilaçları hakkında bilgi alın. Ancak veterinerinize danışmadan herhangi bir ilaç vermeyin.

TEMİZLİK MALZEMELERİ

TEMİZLİK MALZEMELERİ

Kediler aerosollere ve temizlik maddelerine karşı hassastır. Bu kimyasallardan bazıları solunum yolu enfeksiyonuna bile neden olabilir. Çöp kutularını temizlemek için güçlü kimyasallar kullanmaktan kaçının. Kokusuz veya organik evcil hayvan dostu temizleyiciler kullanın.

DİĞER HAYVANLAR

DİĞER HAYVANLAR

Kedilerin tüylerini diken diken eden köpekler listenin başında! Kediler, bölgelerine giren tanımadıkları köpekleri veya kedileri fark ettiklerinde korkabilirler.

Yüksek stres seviyeleri, kedilerin birbirine saldırmasına bile yol açabilir. Bu yüzden onlara korkusuzca yaşayabilecekleri ve dolaşabilecekleri güvenli bir ortam sağlayın.

BAZI YENİLİKLER VE DEĞİŞİKLİKLER

BAZI YENİLİKLER VE DEĞİŞİKLİKLER

Kediler, ortamlarındaki küçük değişikliklerden bile kolayca strese girerler. Yeni bir evcil hayvanın veya yeni bir insan ziyaretçinin eklenmesi bazı kediler için endişe verici olabilir. Endişeli olabilirler, uzun süre saklanabilirler veya yeme ve eliminasyon programlarını değiştirebilirler. Evinize yeni mobilyaların eklenmesi de kedinizi strese sokabilir. Bu stres kusmayı, ishali, kaygıyı veya iştah kaybını tetikleyebilir.

Size ne kadar küçük görünse de, evde bir değişiklik olduğunda kedinizi mutlaka izleyin. Değişikliği kabul etmeleri için onlara biraz daha zaman verin.

Kaynak:posta.com.tr/

Kedi her sabah sahibini kapıda karşılayarak kucaklıyor

Konya’da sokaktan alınan ve 3 yıldır iş yerinde beslenen “Kara” adlı kedi, aracının sesinden tanıdığı sahibini her sabah iş yerinin önünde karşılayarak kucaklıyor.

Kedi her sabah sahibini kapıda karşılayarak kucaklıyor

Konya’da sokaktan alınan ve 3 yıldır iş yerinde beslenen “Kara” adlı kedi, aracının sesinden tanıdığı sahibini her sabah iş yerinin önünde karşılayarak sarılıyor. Her sabah tekrarlanan sevgi dolu anlar ise güvenlik kamerası tarafından görüntülendi.

Kedi her sabah sahibini kapıda karşılayarak kucaklıyor

Konya’nın Karatay ilçesinde hurdacılık ile uğraşan Mehmet Çetin, 11 yıldır şehrin çeşitli bölgelerinde bulunan kedi ve köpekleri beslemeye başladı. Çevrede bulunan 50 kedi ile birlikte son 3 yıldır da sokakta bulduğu ve “Kara” ismini verdiği kediyi besleyen Mehmet Çetin, kediyle sıcak bir ilişki kurdu. Sahibinin iş yerinde beslemeye başladığı kedi, her sabah iş yerine yaklaşan sahibini aracından tanıyarak karşılamaya başladı. Aracından inmesini bekleyerek sahibinin yanına giden kedi, sahibine sarılarak adeta kucaklıyor. Her sabah tekrarlanan sevgi dolu anlar ise güvenlik kamerası tarafından görüntülendi. Görüntülerde, sahibinin iş yerinin önüne yaklaştığını anlayan kedinin sahibinin yanına giderek birbirlerine sarılmaları ve sahibinin kediyi sevdikten sonra iş yerine girmesi yer alıyor.

Kedi her sabah sahibini kapıda karşılayarak kucaklıyor

‘Kara” isimli kedisinin sabahları motosiklet ve minibüsün sesinden tanıyarak dışarı çıktığını ve kendisini karşıladığını ifade eden Mehmet Çetin, “Her sabah geldiğim zaman bana bir karşılama yapıyor. Sonrasında biraz seviyorum. Daha sonrasında işimize gücümüze bakıyoruz her gün. Mesela ileride 50 civarında kedim var, günlük onları doyuruyorum. Çok sayıda köpek var, günlük onların sularını falan veriyorum. Sonrasında işine gücüme bakıyorum. Toplamda 40-45 dakika falan sürüyor. Bu ise kendi kedim Kara. Rutin olarak benim arabamı veya motosikletimin sesini duyduğu zaman içeriden çıkıyor ve geliyor her zaman ve karşılamasını yapıyor” dedi.

Kaynak:pusulahaber.com.tr/