Köpekler evcilleşme sürecinin en üst basamağındaki insana en yakın olan canlılardır. İnsanoğlu köpeklerle birlikte yaşamaya başladığından beri onların mucizevi his ve yeteneklerinden sürekli faydalanmıştır.
İnsanlık tarihi, bu sadık dostların birçok kahramanlık hikâyesi ile doludur. İşte size tarihe insanlık adına yaptıklarıyla damgasını vurmuş kahraman köpeklerin bazılarının gerçek hikâyesi: ALPLERDE DONMAKTAN KURTARDI
Barry: Saint bernard ırkı köpekler 1600’lü yıllardan itibaren İsviçre’nin Alp Dağları bölgesindeki karlı zor geçitlerde mahsur kalan insanları kurtarmak hedefli olarak manastır rahipleri tarafından yetiştirilmektedirler. 1800’lerde yaşamış Barry isimli bir saint bernard, hayatı boyunca bu bölgede donma ve ölüm tehlikesi yaşayan 40’ın üstünde insanı kurtararak tarihe adını kahraman köpek olarak yazdırmıştır. SPUTNİK 2 İLE UZAYA GÖNDERİLDİ
Laika: 1957 yılının kasım ayında S.S.C.B tarafından Sputnik 2 isimli uzay aracıyla geri dönüşü planlanmaksızın uzaya gönderilen ilk köpektir. Bir sokak köpeği olan Laika caddelerde koştururken birden kendini uzay araştırma merkezinde dar bir kabinde seyahate alıştırılma hedefli bir eğitim programının içinde bulur. Laika uzaya gönderilen ve orda ölen ilk canlıdır. Bilim adına önemli bir adım gibi gösterilen bu çalışma insanlık adına utanç vericidir. 9 YIL SAHİBİNİ BEKLEDİ
Hachiko: Japonya’nın Odeto ilçesinde doğmuş olan Hachiko, bu bölgede yaşayan bir ziraat mühendisi profesörün köpeğiydi. Her gün metroyla üniversiteye giden sahibini metroya götürüp, akşam geliş saatini tahmin ederek metro çıkışında karşılardı. Hayatının ikinci senesinde üniversitede kalp krizi geçirerek ölen sahibini metro çıkışında karşılamak üzere son kez istasyona gitti. Sahibinin gelmediğini gören Hachiko yaşamının geriye kalan 9 yılını sadakatle istasyonda sahibini bekleyerek geçirdi. Anısına aynı istasyonda heykeli dikildi. KAYIP KUPAYI ORMANDA BULDU
Pickles: 1966 yılında futbol dünya kupası İngiltere’de oynanacaktı. Büyük kupa, maçların başlamasından bir kaç ay önce çalınınca İngiltere futbol federasyonunda büyük bir panik yaşandı. Pickles isimli border collie ırkı bir köpek maçlardan kısa bir süre önce ormanlık bir bölgede çalıların arasında büyük kupayı buldu. Pickles, İngiliz halkı tarafından kahraman ilan edildi. 27 KİŞİYİ SUDAN ÇIKARDI
Swansea Jack: 1930’larda İngiltere’de yaşayan bu köpek, hayatı boyunca Swansea bölgesindeki Tawe nehrinde boğulma tehlikesi geçiren 27 kişiyi kurtarmıştır. Bu cesur köpek belediye konseyi tarafından yılın en cesur köpeği olarak ilan edilmiş ve bölgenin futbol takımının simgesi olmuştur.
İguana tropikal iklimde yaşayan bir kertenkele türü. Türkiye’de nadir de olsa evcil hayvan olarak beslenebiliyor. İstanbul’da dev iguananın görülmesinin ardından bu egzotik canlının özellikleri de merak edilir oldu. Sürüngen sınıfındaki iguanalar farklı evcil hayvan beslenmek isteyenlerin en iyi dostu oluyor. İşte iguana bakımı, beslenmesi ve özellikleri.
İguana sürüngenler sınıfında yer alan ve tropikal iklimde yaşayan bir kertenkele türü. Ortalama yaşam süresi 19-21 yıl arasında değişen iguanalar, genellikle ağaçlarda yaşar.
Otobur olan iguanalar meyve ve otlarla beslenirler. İguanaların boyu 1-2 metre arasında değişebilir.
Erkek iguanalar dişilerine göre daha saldırgandır ve tehlikeleri savuşturmak için kuyruklarını kırbaç gibi kullanırlar. İguana türleri ise şöyle:
İguana iguana (genç) (yeşil iguana)
Amblyrhynchus cristatus (Galapagos deniz iguanası)
Conolophus amblyrhynchus (Galapagos kara iguanası)
İguana özellikleri
Ortalama ömrü 20 yılı bulabilir.
2 buçuk-3 kilo arasında ağırlığı değişebilir.
Boyu 2 metreyi bulabilir.
Otobur olarak beslenir.
Gençleri kahverengi yeşil arası daha lekeli, erişkinlerin renkleri daha düzgündür.
Dişileri 3-4, erkekleri 3-5 yaşlarında üreme çağına gelir.
Çiftleştikten 65 gün sonra dişi yumurtayı bırakır. 10 ila 30 adet yumurta bırakabilir.
Kuluçka süresi 90 ila 120 günü bulabilir.
Evde iguana bakımında dikkat edilecek noktalar
İguana akvaryumda beslenen bir canlı. Bu nedenle küçük bir akvaryum ona yetmeyecektir. Ona uygun bir akvaryum seçmenizde fayda var.
Yavru iguanalar için kafesin ideal ölçüsü 120x80x60 cm, yetişkinler için ise bu ölçü 200x200x150 cm. kadar olabilir.
Tropikal canlı olduğu için sıcak ortamı sever. Bulundukları ortamın 26 derecenin altına inmemesi, 32-35 derece arasında olması gerekiyor.
Akvaryumunun bir kısmını serin bırakmanız, bunaldığı zaman onun ferahlamasını sağlayacaktır.
Bulundukları ortamı sürekli yaladıkları için küçük cisimlere dikkat etmenizde fayda var. Ufak cisimleri yutabilir.
İguanalar tek yaşarlar. Sadece çiftleşmek için eş bulurlar. Aynı alanda yaşayamazlar. Özellikle erkek iguanalar aynı ortamda çok sık kavga ederler.
İguana beslenmesine dikkat edilecek nokta: İguanaların tüketeceği yemlerin büyük oranının yeşillik içermesi gerekiyor. Sebze ve meyvenin yanı sıra haftada 1 kez yemlerine kalsiyum da katmanız gerekiyor.
İguanaları elinize alırken koruyucu eldiven giyin. İguanalar evcil olsa bile tırnakları zarar verebilir.
İguana zehirli mi?
Çoğu uzman zehirli iguananın olmadığını savunuyor. Bazı uzmanlara göre ise, alerji yapan iguana türleri var. İguana sahibi olmak istiyorsanız, mutlaka sahipleneceğiniz iguana türü hakkında bir veteriner hekimden bilgi almanızda fayda var.
İguanayı ele alıştırma
İguana başlangıçta elinize gelmeyecek ve sizden kaçacaktır. Öncelikle kafesine ve yaşam alanına alışması gerekiyor. Sabırlı olmalı ve erken yaşta ele alıştırmaya başlamalısınız. Günde birkaç kez elinizle yemek sunun, elinizden yemeye başladıktan sonra iguananızı artık elinize alabilirsiniz. İguanayı belli bir tutma şekliniz olsun. Tutarken iki elinizi de kullanın, göğsünü ve pelvis bölgesini elinizle destekleyin. Asla kuyruğundan tutmaya çalışmayın. Kuyruğu kopabilir.
Evde bir anda kedinizin ya da köpeğinizin ortadan kaybolduğunu siz de fark etmişsinizdir. Belki dakikalarca belki de saatlerce evcil dostunuzu aramaya başladınız ve en sonunda en umulmadık yerde onu uyuklarken buldunuz. Bu durum hemen hemen her evcil hayvan sahibinin başına gelebiliyor. İşte saklambaç oyununda ustalaşmış 12 sevimli hayvan.
Gördüğünüz her nesneyi kedilere mi benzetiyorsunuz? Aramıza hoş geldiniz 🙂
Kedi sevgisini yaşamayan bilmez. Bu öyle bir sevgidir ki sağınızda solunuzda her yerde onlardan bir işaret görebilirsiniz. Bazen onları o kadar çok düşünürüz ki bir bakmışız elimizdeki kahvenin köpüğü kedi şekli almış.
İşte her yerde kedi görmeye başlayan insanların çektiği eğlenceli fotoğraflar
Yavru kedi bakımı, bebek büyütür gibi hassas bir süreci kapsamaktadır. Büyük bir titizlik ve sabır gerektirmektedir. Peki, bakım sürecinde nelere dikkat edilmelidir?
Yavru kedi bakımı, bebek büyütür gibi hassas bir süreci kapsamaktadır. Büyük bir titizlik ve sabır gerektirmektedir. Doğru bilinen yanlışları düzeltmek, araştırma yaparak ve veterinere danışarak bakımları yapılmalıdır.
Kedi bakımı zevkli, eğlenceli ve dikkat gerektirmektedir. Özellikle anne sütünden mahrum kalmış yavruların bakımında çok titiz davranılması gerekir. Doğum sırasında anne hayatını kaybetmişse veya kayıp bir yavru bulmuşsanız onun artık yeni annesi, babası, ailesi sizsiniz. Her sürecinde yanında olmalı ve hiçbir eksiklik hissettirmemelisiniz.
Allah’ın sessiz kulları hayvanlar hal ve hareketleri ile bizlere çok şey anlatırlar. İsteklerini anlamak için onlarla biraz vakit geçirmek yeterli olacaktır. Örnek verecek olursak; bir kedi sokakta ağzı açık şekilde nefes alıyor ve huzursuz ise hastalanmıştır. Onu bir an önce en yakın veterinere veya belediye barınağına götürmeniz hayatını kurtarabilir.
Kediler, sokakların rengi olduğu kadar evlerimizin de birer bireyi olarak hayatımıza renk katarlar. Salonda kendi kendine oynaması, uyurken kucağınıza yatması, mır mır sizlere bir şey anlatmaya çalışması moralinizi ve hayat enerjinizi yükseltecektir. Sizlerin yapması gereken tek şey doğru yavru kedi bakımı yöntemleri ile ona sağlıklı bir hayat sağlamak olacak.
Kedi bakımı yavru kediler için biraz daha farklıdır. İşte sizlere birbirinden önemli kedi bakımı tavsiyeleri…
1- Anne Sütü Almasına Özen Gösterin
Bir yavru kedi sahiplenecekseniz öncelikle anne sütünden yeteri kadar faydalandığından emin olmalısınız. Çocuklarda olduğu gibi kedilerde de anne sütü çok önemlidir. Bir yavru kediyi annesinden yeteri kadar süt emmeden sahiplenmeniz, onu annesinden ayırmanız doğru bir karar olmayacaktır. Bu nedenle en az 2 ay anne sütü ile beslenmiş kedileri sahiplenmeye özen gösteriniz. Bu süreç onların ileri yaşlarında sağlıklı olmasını sağlayacak besinleri anne sütünden almasında etkili olacak.
Bir kedi annesiz kalmış ve 2 aydan küçük ise annesinden alması gereken besinleri dışarıdan takviye etmeniz gerekecek. Bunun için veteriner tavsiyesi ile alınacak olan anne sütüne yakın besinleri içeren süt tozu içirmelisiniz. Yavruya vereceğiniz miktar ve ısı miktarı veteriner tarafından sizlere söylenecektir. Biberon veya şırınga yardımı ile rahatlıkla besleyebilirsiniz. Kesinlikle inek sütü vermeye çalışmayın. Kediler için inek sütü parazit deposudur ve sağlıkları için iyi bir seçim değildir.
2- Mama Tercihinde Seçici Olun
Yavru kedilerin en az 2 ay kadar anne sütü ile beslenmesi gerektiğini ve bu süreçte annelerinden ayrılmamaları gerektiğini söyledik. Dişler çıkmaya başladı ve artık 2 aylık süreç geçti. Anne sütünden ayrı olarak katı gıdalara ihtiyaç duyulacaktır. Anne sütü kesildikten sonra besin değeri yüksek kedi mamaları tercih etmeniz gerekecektir.
Yavru kediler aç bir kurt yavrusu gibi sürekli olarak beslenmek isteyecektir. Günde 3-4 kez vitamin ve besin değeri yüksek mamalar ile besleyiniz. Bu sayede hem gelişimleri hızlanacak hem de kaliteli mama sağlıklarını güçlendirecektir.
3- Aşılarına Özen Gösterin
Çocuklarda olduğu gibi kedilerde de aşı takibi çok önemlidir. Sokaktaki kedilere aşı falan yapılmıyor gayet sağlıklılar diye düşünmek yanlıştır. Aşılar kedilerden çok sizin sağlığınız için de önemlidir. Onların her hangi bir parazit kapmaması gerekir. Parazitler sizin sağlığınızı etkileyebilir. Bunun olmaması için aşıların düzenli olarak yapılması gerekir.
2 aylık olmuş kedilerinizi veterinere götürebilirsiniz. Veteriner gerekli muayeneyi yaptıktan sonra parazit aşısı, karma aşı, lösemi gibi aşıların olması gerektiğini söyleyecektir. Yavru kedi bakımı için bu aşılar son derece önemlidir. Veteriner kliniğinde çıkartılacak aşı kartı ile de aşıların kontrolünü yapabilirsiniz.
4- Tuvalet Eğitimi Sizin Elinizde
Yavru kedilerin tuvalet eğitimi süreci biraz sabır gerektiriyor. Kaliteli bir kedi kumu ve kedi tuvaleti alarak ilk adımı atınız. Kedi tuvaleti seçimini kedinizin boyutuna göre tercih etmeniz onun rahat kullanımı için faydalı olacaktır.
Yavru kedilerin daha rahat eşinmeleri için ince taneli kedi kumu tercih etmeniz etkili olacaktır. Kedinizin her beslenmesi sonrası alıp kumun içine bırakmanız kedinizin alışma sürecini hızlandıracaktır. Yavru kediler tuvalet ihtiyacı geldiğinde evde köşe ve görülmeyen yer ararlar. Hızlı hızlı hareket ederler. Takip edin ve böyle bir durumda hemen alıp tuvaletine götürün. Bir süre sonra alışacaktır.
5- Kedinize Uygun Bir Mama Kabı Seçin
Kedinize özel olduğunu hissettirmeniz huzurlu olması için önemlidir. Onun için ona özel mama kapları almanız etkili olacaktır. Su için ayrı mama için ayrı kap almak yerine çiftli mama kabı almanız daha doğru olacaktır. Mama kabını belirli bir noktaya koyun ve sürekli olarak temiz tutun. Suyun taze olmasına dikkat edin. Kediniz pis bir ortamda, kirli bir suyu içmeyecek ve mamayı yemeyecektir.
6- Kedinizle Zaman Geçirin
Yavru kedi bakımı denildiğinde sadece mamasını vermek, suyunu içirmek, aşılarını yaptırmak anlaşılmamalıdır. Onların en çok sevdiği saatlerden birisi oyun saatidir. Kedinize gün içinde vakit ayırmanız, onla eğlenmeniz ikili ilişkinizi de güçlendirecektir. Kedinizi de mutlu ve huzurlu hissettirecektir.
Oyun saatlerinizi renklendirmek için oyuncak satın alabilirsiniz. Peluş oyuncaklar, ipler, toplu oyun setleri sevdikleri oyuncak seçenekleri olabilir.
7- Kedinizle Uyumak Doğru Bir Seçim Olmayabilir
Kedilerle uyumak her ne kadar güzel ve huzurlu olsa da yavru kedi ile uyumak istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Çünkü hem siz hem de yavru kediniz uyurken kendinizden geçebilirsiniz. Kediniz henüz kendini koruyacak kabiliyette olmadığı için uyuma sırasında ezilme tehlikesi geçirebilir. Onu uyku sırasında boğabilir ve derin bir hüzün yaşayabilirsiniz.
Kediniz için daha güvenli ve rahat bir yer bulun ve orada uyumasını sağlayın. Kedi uyuma evi satın almanız boş yere para harcamanız anlamına gelebilir. Çünkü büyük ihtimalle kediniz orada yatmak yerine kendi seçtiği bir yastık üzerinde veya sandalyede uyuyacaktır. Yavru kedi bakımı biraz stresli ama zevkli bir süreç olarak hayatınıza renk katacaktır.
Kedi sahipleri, evcil dostlarını akılalmaz mekanlarda akılalmaz pozisyonlarda bulmaya alışıktır. Bu nedenle kedilere 9 canlı diyoruz. Dünyanın dört bir yanından kedi sahipleri, kedilerinin ilginç fotoğraflarını paylaştı. Öyle ki bu fotoğraflar kedilerin fizik kurallarına meydan okuyan canlılar olduğunun birer kanıtı. İşte yer çekimin hiçe sayan kedilerin birbirinden ilginç 12 fotoğrafı.
Kedilerin ne kadar ilginç canlılar olduğunu hepimiz biliyoruz. Hele ki kedi sahibiyseniz, bu duruma zaten alışmışsınızdır.
Hele bir de yeni normalde evden çalışmaya başladıysanız, sevimli dostunuzun yer çekimine bile meydan okuduğunu keşfetmiş olmanız muhtemel.
Kediler yer çekimine ve fizik kurallarına meydan okuyabilmek için formlarını korumak zorundalar. Bunun için her fırsatı değerlendirebilirler.
Bazen havada bile durabilirler…
Bazense düz duvara tırmanırlar.
Bize yoga dersi bile verebilirler.
Eve girmek için her yolu denerler.
Evden çalışıyorsanız, kediniz olmadan işe başlayamazsınız.
İşte fizik kurallarını alt üst eden sevimli dostlarımız.
Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş (TREDAŞ) tarafından atık olarak ayrılan, kullanılmayan aydınlatma armatür başlıkları sokak hayvanları için mama kabına dönüştürülerek sokaklara bırakılıyor.
TREDAŞ tarafından başlatılan “Küçük Dostlarımız İçin Hayatı Aydınlat” projesi kapsamında kullanım dışı ve atık olarak ayrılan armatür başlıkları mama ve su koyulacak hale getiriliyor. Mama ve su kapları TREDAŞ gönüllüleri tarafından içlerine su ve mama konularak kentte belirli noktalara bırakılıyor.
TREDAŞ Genel Müdürü Reşit Bilgili, gazetecilere yaptığı açıklamada, Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli’nde faaliyet yürüttüklerini anımsattı. Bilgili, yaz sıcaklarında sokak hayvanları için faydalı olacağını düşündükleri için projeyi hayata geçirdiklerini belirterek, “Gönüllü ekibimiz tamamen gönüllük esasına göre çalışma yapıyorlar. Sosyal sorumluluk projelerimizin saha çalışmalarını bu gönüllü arkadaşlarımız yürütüyor. Yaz sıcaklarında aç ve susuz kalan can dostlarımıza sevgimizi göstermek istedik” dedi.
”Hem şirketimize hurda maliyeti çok düşük olan armatür başlıkları sokak hayvanlarının beslenmesinde değerlendirilecek hem de bölgemizde sosyal anlamda katma değer sağlanacak. Sokaklarımızı aydınlatan sonra kullanılmayan atıl durumda olan lambaları su ve mama kabına dönüştürdük.”
”Küçük bir çabayla çok şey elde ediyoruz. Sokak hayvanlarını sevindiriyoruz. Sevgimizi göstermiş oluyoruz. Bu duyarlılığı hem çalışan arkadaşlarımıza yansıtmak hem de farkındalık oluşturmak istedik.”
Yolda yürürken sahibine benzeyen bir köpek gördüğünüzde gülmemek için kendinizi zor tutarsınız. Hatta durumu abarttığınızı düşünürsünüz. Ancak araştırmalar gösteriyor ki, durumu abartmıyorsunuz! Köpekler gerçekten de zamanla sahiplerine benziyor. Üstelik bu benzerlik, sadece dış görünüşle de kalmıyor.
Köpeklerin sahiplerine benzediği fikri, ilk olarak 2004 yılında psikolog Michael Roy liderliğindeki bir çalışmada, araştırmaya katılan insanların, köpekler ve sahiplerinin görüntülerinin 64’ünü eşleştirebildiğini tespit etti.
O zamandan beri yapılan diğer çalışmalar da aynı şeyi gösterdi. Yabancı insanların, hangi köpeklere ait olduklarını, sadece görünüşlerine dayanarak bulmaları çok kolaydır. Ama bu nasıl oluyor? İnsanlar kendileri gibi görünen köpekleri mi sahiplenmeyi tercih ediyor? Yoksa köpekler ve sahipleri yavaş yavaş birbirlerine mi benzemeye başlıyorlar?
Roy’un çalışması sadece safkan köpeklerde geçerli. Roy’un orijinal çalışmasında, köpeklerin sahipleriyle eşleşmeleri için çok daha zor olduğunu keşfetti. Sadece yüzde 35’inde doğru cevabı aldılar.
Ayrıca, sahiplerin ne kadar süredir köpekleriyle yaşadıkları ile yabancıların ne kadar doğru tahmin ettikleri arasında bir ilişki yoktu. Bunların hepsi, insanların belli bir köpeğe sabitleme eğiliminde olduklarını, yani belli belirsiz bir şekilde onlara benzeyen köpekler aradıklarını ortaya koyuyor.
İnsanlar, köpekleri doğal saç kesimlerine ve yüz ifadelerine göre seçip, “Her gün aynada baktığım kişiye benziyor” düşüncesiyle sahipleniyorlar. Peki ya köpeklerin böyle bir görüntüsü yoksa? Sonuç olarak, insanlar onlara benzeyen şeyleri sahiplenmeyi daha cazip buluyor.
2014 yılında yayımlanan bir araştırma, aynı durumu köpeklerde değil, arabalarda inceledi. Köpeklerde olduğu gibi, araştırmaya katılan insanlar hangi arabanı kime ait olduğunu bulabildi. Çünkü araçların görüşünü de sahiplerine benziyordu.
2018 yılında ortaya çıkan bir çalışma, konuya ışık tutuyor. Araştırmada, bilim insanları müşterilerin tercihleri ne olursa olsun, satış görevlilerinin, fazla kilolu müşterilerin yuvarlak şekilli ürünler alması konusunda eğilimi olduğunu gösterdi. İnsanların yüzüne benzeyen köpek ve arabaların aksine, fazla kilolu insanların daha iyi ürünleri tercih ettiklerini gösteren hiçbir kanıt yok. Bu, insanların en azından zaman zaman tercihlerine dayanmak yerine kendi görünümlerine göre ürünleri topladıklarını gösteriyor.
2018 yılında fotoğrafçı köpeklerin sahiplerine benzediğini ortaya koyan bir projeye imza attı. Gerarrad Gethings isimli fotoğrafçı “Do You Look Like Your Dog” (Köpeğine benziyor musun?) isimli projesinde, 25 köpek ve sahibini fotoğraflayarak aradaki ciddi benzerliği ortaya koydu. Fotoğraflarda dış görünüş ve mizaç olarak sahiplerin ve köpeklerinin birbirlerine olan benzerliği dikkat çekiyor.
Balıkesir’de Erdek İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, devriye görevi sırasında, yaralanmış Saz Delicesi türü kuş buldu. Jandarma ekibi, yaralı kuşu veteriner ekibe teslim ederek, Doğa Koruma Milli Parklar Şefliği’ne teslim edilmesini sağladı.
Balıkesir’in Erdek ilçesinde jandarma ekiplerinin yaralı halde bulduğu yırtıcı kuş yetkililere teslim edildi.
Erdek İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından, devriye görevi sırasında Erdek İlçesi Aşağıyapıcı-Tatlısu Mahalleleri yol ayrımında yol kenarında doğada nadir olarak görünen yırtıcı kuşlar arasında yer alan yaralanmış “Saz Delicesi ” türü kuş buldu.
Erdek Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü ile irtibat kuran jandarma ekibi, yaralı kuşu veteriner ekibe teslim ederek, Doğa Koruma Milli Parklar Şefliği’ne teslim edilmesini sağladı.