Ana Sayfa Blog Sayfa 123

Bereket’in tek seferde doğurduğu 16 yavru büyüyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi Kaşlı Geçici Hayvan Bakımevi, ender görülen bir olaya tanıklık etmiş, Mut’tan getirilen kurt melezi cinsi köpek tek seferde 16 yavru dünyaya getirmişti. Veteriner hekimler tarafından sezaryenle doğum yaptırılan ve “Bereket” ismi verilen köpeğin yavruları Bakımevi personelinin ve süt annelerinin ilgisiyle büyüyor.

2019 yılının Aralık ayında Mut ilçesinden gelen hamile köpek ihbarı üzerine harekete geçen Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal ve Veterinerlik Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, hamile olan ve doğum yaptıracak kimse olmadığı için alınması istenen kurt melezi cinsi köpeği Kaşlı Geçici Hayvan Bakımevi’ne getirerek, 16 yavru doğurtmuştu. Doğum sırasında 2 yavrusunu, doğumdan sonra da 4 yavrusunu kaybeden Bereket, kalan yavruları ile barınakta yaşamaya devam ediyor. Veterinerler ve çalışanları da Bereket’e yardımcı oluyor. Gün geçtikçe büyüyen ve yaramazlaşan yavrular 2 aylık oldu. 16 yavruyu sezaryenle doğuran ve kalsiyum eksikliğinden dolayı güçsüz kalan Bereket’in sütü kesildiği için yavruların bazıları bakımevinde yeni doğum yapmış diğer annelere verildi. Bereket’in yavrularını sahiplenen diğer anne köpekler, yavrulara süt annelik yaptı.

Bereket, doğum sonrası 10 yavrunun bakımını üstlenemediği için 4 yavru sahiplendirilerek, yeni yuvalarına kavuştu. Doğum esnasında çektiği acılar ve kalsiyum eksikliğinden dolayı oldukça hırçınlaşan Bereket, yavruları ile yakın zamanda ilgilenmeye ve zaman geçirmeye başladı. Yavruları ile oyun oynayan Bereket de bakımevi personelinin yoğun ilgisi ile yeniden güç kazandı.

Bereket’in bakımevine gelişinden itibaren geçen iki aylık süreci anlatan Evcil ve Sahipsiz Hayvanlar Şube Müdürü ve veteriner hekim Mehmet Cücük, “16 yavruyu sezaryenle almıştık. İki tanesi zaten o gün ölü doğmuştu. 4 tanesi de doğumdan hemen sonra öldü. Anne geriye kalan 10 yavruya bakamayacak durumdaydı. Bereket’in yaptığı doğum anormal bir durumdu. 16 tane yavruyu annenin beslemesi, bakması mümkün değil. Zaten Bereket’in sütü kesildi, kalsiyum eksikliği oldu. Anneye serumlar verdik, mineral madde takviyesi yaptık. Anneyi yoğun bir bakıma aldık. Yavrularımızı anneden de ayırmak durumunda kaldık, mecbur başka annelere emanet ettik” dedi.

Bereket’in lohusalık döneminde sütü kesildiği için yavruları yeni doğum yapan diğer köpeklere verdiklerini ifade eden Cücük, “Aynı emsalde olan bir-iki anne vardı, yeni doğum yapmış. Yavruların bir kısmını onlara verdik. Tabi verdiğimiz zaman bırakıp gitmiyoruz. Yavruyu alıyor mu, besliyor mu onu takip ediyoruz. Hatta bir tanesi bakmadı biz besledik. Daha sonra kendi annesinin yanına bıraktık. Yaklaşık 25 gün sonra anne yavruların çokluğundan rahatsız olmaya başladı, sütü yetmedi, yavruları annesinden ayırmak durumunda kaldık. Anne lohusalık dönemini atlatmak üzere. Anne de yavrular da toparladı, sağlıklılar” diye konuştu.

Minik ve bir o kadar da yaramaz yavrularla geçen 1.5 aylık süreyi de değerlendiren Cücük, “Yavruların bakımları çok zordu. Birebir ilgilenmek durumundayız. Diğer arkadaşlarımız büyük bir özveri ile yavrulara baktılar. Yavrularımızı pamuklara sardık. Kucağımızda uyuttuk. Sütle, yaş mama ile bu duruma getirdik. Annenin de biraz hırçınlığı var. Biraz asabi bir kurt köpeği. Annesinin de bakımı devam ediyor. Yavruların da eğitimi, beslenmesi, aşı işlemleri devam ediyor. Haftada bir defa aşı yapıyoruz, iç parazitle mücadelesini yapıyoruz, karma aşıları tamamlıyoruz. İkinci rapel aşılarını ve kuduz aşılarını da yapacağız. Sahiplenmek isteyen vatandaşlarımızı bekliyoruz. Biz de burada çok güzel bakıyoruz ama sahiplenip sıcak bir yuvaya kavuştukları zaman da mutlu oluyoruz” ifadelerini kullandı.

Ev arkadaşını seçmende sana yardım ediyoruz!

Sadece 5 soruda sana en uygun ev arkadaşını buluyoruz. Üstelik ömür boyu ayrılmayacağın bir arkadaş. Hadi başlayalım.

[wp_quiz id=”16058″]

Bu test profesyonel bir sonuç sunmaz. Eğlence ve mizah amaçlıdır. Lütfen bakabilecekseniz evcil hayvan edinin.

2019 Komik Vahşi Yaşam Fotoğrafları Yarışması

2019’da beşincisi düzenlenen Komik Vahşi Yaşam Fotoğrafları Yarışması’nın kazanan fotoğraflarını derledik. Yarışmanın düzenleyicileri Paul Joynson-Hicks ve Tom Sullam, bu organizasyonla avcılık karşıtı harekete dikkat çekmek ve “Vahşi Yaşamı Vahşi Yaşamda Tutun” kampanyası yapan Born Free Foundation’a destek sağlamayı amaçlıyor.

İşte fotoğraflar:

 

“Anadolu Aslanı”nın kar keyfi

Soğuğa dayanıklılıklarıyla bilinen Kangal köpekleri, hava sıcaklıklarının zaman zaman sıfırın altında 20 dereceye düştüğü ve kar kalınlığının yer yer 50 santimetreyi bulduğu Kangal ilçesinde karın ve soğuğun keyfini sürüyor.

İlçede 126 bin metrekare alan üzerine kurulu Kangal Kaymakamlığı Kangal Araştırma Uygulama ve Dokümantasyon Merkezi’nde, Kangal köpeğinin ırk ve gen özelliğinin korunması için çalışmalar yürütülüyor.

“Anadolu Aslanı” olarak da anılan Kangal köpeklerinin doğal ortamda yetiştirilmesi için merkezde her türlü ayrıntı dikkate alınıyor.

Özellikle soğuğa dayanıklılığıyla bilinen, iri cüssesi ve kafa yapısıyla dikkati çeken Kangallar, karda oynayarak vücut yapılarını geliştiriyor.

“Kangal köpeği serin ve karlı havaları sever”

Kangal Kaymakamlığı Kangal Araştırma Uygulama ve Dokümantasyon Merkezi Sorumlusu Ahmet Şinaydar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünya markası milli bir değer Kangal köpeğini daha ileri seviyeye taşımak için çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Kangal köpeklerinin son günlerde kentte etkisini gösteren soğuk hava ve karın mutluluğunu yaşadığını belirten Şinaydar, “Kangal köpeği fazla terleme özeliği olmadığı için vücut ısısını atmakta zorlanmaktadır. Bunun için de serin ve karlı havaları sevmektedir.” dedi.

Şinaydar, merkezlerinde kar kalınlığının yer yer 50 santimetreye ulaştığını ve bunu fırsata çevirerek Kangal köpeklerini doğal ortamlarına bıraktıklarını dile getirerek, “Sürekli serin havalarda koşmak istiyorlar. Vücut gelişimi açısından hareket etmeleri gerekiyor. Sıcak havalarda fazla hareket edemediği için kas yapısı ve gelişimi olumsuz yönde etkileniyor. Bu nedenle karlı ve serin havalar Kangal köpeği için bulunmaz fırsat.” diye konuştu.

“Merkezimizde her şey kayıt altına alınıyor”

Merkezde ticari amaç gütmeden Kangal köpeğinin ırk ve gen özeliğinin korunmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini anlatan Şinaydar, şunları kaydetti:

“Gerek Cumhuriyet Üniversitemiz gerekse kendi bünyemizde çalışan veteriner hekimimizle bilimsel çalışmalar yapıyoruz. Burada bulunan köpeklerimizin ırk ve gen özelikleri, soy, sağlık bilgileri ile çiftleşme takvimine kadar her şey kayıt altına alınıyor. Yüzde yüz orijinaline yakın Kangal köpeği yetiştirmek, üretmek çabasındayız. Diğer çevrede bulunan birçok köpek çiftliği, bu işi ticari maksatla yapıyor. Diğer köpek çiftliklerinin bu işi ayrıntılı şekilde yaptığını düşünmüyorum. Kangal köpeğinin Kangal Kaymakamlığına bağlı bu merkezden alınması gerektiğini düşünüyorum.”

“Sevgi görmediği zaman çocuk gibi küser”

Kangalların çok cesur ve duygusal olduğuna işaret eden Şinaydar, “Sahibi ile çok ayrı bir iletişim sağlar. Sahibinin sürekli olarak kendisini sevmesini ve korumasını ister. Fizyolojik beslenmesinden öte duygusal beslenmesi daha önemlidir. Sahibinden yeterli sevgiyi göremediği zaman bir çocuk gibi küser.” ifadelerini kullandı.

Şinaydar, merkezde 44 damızlık köpek bulunduğunu, yavru satışlarının belirlenen takvim çerçevesinde yapıldığını aktardı.

Vatandaşların damızlık seçimi yaparak o köpeğe ait yavruları satın aldığını da belirten Şinaydar, “Yavru köpekler 45 ya da 50 günlük olduktan sonra görevlilerimizin kontrolünde hazır hale getirilerek teslim ediliyor. Özelikle yaz dönemlerinde vatandaşlar yavru Kangal almak için sıraya giriyorlar.” dedi.

Kaynak: AA

Sahiplenilen köpek artık öğrenci

Antalya’nın Alanya ilçesinde Mevlüt Çavuşoğlu Spor Lisesi Müdürü Taner Yıldırım’ın internet üzerinden bulup sahiplendiği Husky (Sibirya kurdu) cinsi köpek, okulun 238’inci öğrencisi oldu. Öğrencilerin ilgi odağı olan Snow, okul formasıyla koridorda gezip derslere girerken, seneye de maçlarda amigo olmaya hazırlanıyor.

Mevlüt Çavuşoğlu Spor Lisesi Müdürü Taner Yıldırım, sosyal medyada gezinirken İstanbul’da Husky cinsi bir köpeğin sahiplendirilmek istendiğini gördü. İlanı bırakan kişilerle iletişime geçen Yıldırım, uzun bir uğraş sonucu köpeği sahiplendi. 2 aydır Snow ismini verdiği 1.5 yaşındaki Husky cinsi köpeğe bakan Yıldırım’ın aklına Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un okul bahçelerinde hayvan besleme çağrısı geldi. Yıldırım, tüm bakımları ve aşıları yapılan Snow’u öğretmen olan eşiyle birlikte aracıyla okula götürmeye karar verdi. Yaklaşık 1 aydır her gün okula gidip gelen Snow, öğrencilerin de ilgi odağı oldu. Öğrenciler kadar okulun öğretmenleri de Snow’a ilgi gösterdi. Öğrencilerin okul forması giydirdiği Snow, koridorlarda geziyor, öğrencilerle birlikte derse giriyor. Okulun 238’inci öğrencisi olan Snow, gelecek eğitim öğretim döneminde branş takımlarının mücadelesinde tribünde amigo olacak.

Her gün Snow’u öğrenci gibi okula getirip götüren Okul Müdürü Taner Yıldırım, köpeğinin 1 buçuk yaşında, cinsinin ise Husky (Sibirya kurdu) olduğunu söyledi. Köpeği sosyal medya üzerinden bulduklarını ifade eden Yıldırım, “Sahiplendirmek isteyen bir aile vardı. Aileyle uzun süre iletişim haline geçtik. İstanbul dışına göndermek istemiyorlardı. Okulumuzdan, evimizden bahsettik. Sadece kendime özel sahiplenmek istememiştim. Okulumuzu da dile getirdik. Aile de bunu anlayışla karşıladı. 1 buçuk, 2 aydır köpeğimiz bizimle” dedi.

Haftanın belirli günlerinde Snow’u okula getirdiğini anlatan Yıldırım, köpeğin öğrencilerle uyum içerisinde vakit geçirdiğini ve kendisine gösterilen ilgiden memnun olduğunu kaydetti.

“Snow 238’inci öğrencimiz oldu”

Bu şekilde öğrencilere hayvan ve doğa sevgisini aşıladıklarını anlatan Yıldırım, “Bunu büyük bir kazanç olarak düşünüyorum. Milli Eğitim Bakanımızın hayvan dostu okul projesini kendimize hedef alarak böyle bir projeye imza atmaya çalıştık. Şuan her şey gayet güzel gidiyor. Öğrencilerimiz çok memnun. Köpeğimizin hal ve hareketlerinden mutlu olduğunu görebiliyoruz. 237 aktif öğrencimiz vardı, Snow ile beraber 238 aktif öğrencimiz oldu. Her gün sabah beraber geliyoruz, akşam da eve geçiyoruz. Okul müsabakalarında okulumuzun maskotu olarak kullanacağız” diye konuştu.

“Okula gelmediği zaman öğrenciler soruyor”

Köpeği okula getiremediği zamanlarda öğrencilerin ‘Öğretmenim Snow bugün neden yok?’, ‘Öğretmenim öğle arası gidip Snow’u getirebilir misiniz?’ diyerek talepte bulunduklarını anlatan Yıldırım, “Okulun bir parçası gibi oldu. Öğrencilerimiz çok sahiplendi. Öğretmen arkadaşlarımızın ilgisi çok güzel. Okulun düzenini bozucu ya da işleyişi aksatacak pozisyonu olduğu takdirde bir yönetici olarak izin vermemiz mümkün değil. Ama öğrenciler ve öğretmenler üzerinde çok pozitif bir etkisi var. Ailenin durumu zordu. Talepte bulunmamış olsaydık sonu ne olacaktı bilmiyoruz. Hayvanı satın almak yerine sokak hayvanı sahiplenmek çocuklara bu bilinci aşılamak, sokak hayvanlarına zor günlerde yardımcı olmak, çocuklarımıza kazandıracağımız en güzel bilinçtir. Snow burada sevgi pıtırcığı oldu. Sevgiyi hissediyor. Yapmacık sevgiyi de anlıyor, korktuğunuzu anlıyor ama saldırganlığı yok. Aşılarımız düzenli olarak yapılıyor” ifadelerini kullandı.

“Derslere katılıyor”

Öğrencilerden Busenur Yalçın, hayvanları çok sevdiğini, evinde de muhabbet kuşu beslediğini söyledi. Okulda da bir köpek görmenin güzel olduğunu dile getiren Yalçın, “Okulumuzdaki köpeği gezdiriyoruz, derslere katılıyor arada. Okulumuza ayrı bir renk getirdi Snow” diye konuştu.

Öğrencilerden Emirhan Yüksek ise evde kedi beslediğini ifade ederek, “Snow’u okulda görmek çok farklı. Derslerimize de giriyor. Sokakta hayvanlar eziyet görürken burada Snow bizimle yaşıyor. Milli Eğitim Bakanlığının projesini olumlu buluyorum. Okulumuzun maskotu oldu, gelecek yıldan itibaren maçlarımızda amigomuz, okulumuzun simgesi olacak” dedi.

Sokak kedisi fıtık ameliyatı oldu

Ümraniye‘deki Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ne yeni kurulan kedi ameliyathanesi hizmet vermeye başladı.

Veterinerler, yeni kurulan ameliyathanede ilk ameliyatı fıtık olan bir sokak kedisine yaptı. Ümraniye Belediyesi, belediyenin Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde yer alan mevcut ameliyathanesine ek olarak sadece kediler için ayrı bir ameliyathane kurdu.

Röntgen cihazı ve diğer tüm teçhizatları ile hazır hale getirilen kedi ameliyathanesi, ilk ameliyatını gerçekleştirdi. Abdominal bölgesinde fıtık olan bir sokak kedisi, veterinerler tarafından ameliyat edildi. Ameliyatı gerçekleştiren Veteriner Hekim Ece Arınır, “Burası Ümraniye Belediyesi tarafından kurulan yeni bir ameliyathane. Her türlü ihtiyaçları tamamlanarak hazır hale getirildi. Kemik, yumuşak doku gibi bütün operasyonlar yapılabiliyor. Röntgen cihazı da mevcut, buraya gelen hastaların röntgenleri de çekilerek ondan sonra gereken operasyonlar neyse gerçekleştiriyoruz” dedi.

Kediye yapılan operasyonla ilgili bilgi veren Arınır, “Şu anki ameliyat edeceğimiz kedinin abdominal bölgesinde bir fıtığı var. Bugün onun tedavisini yapacağız. Öncesinde normal tedavisi yapıldı. Genel durumu kontrol altına alındıktan sonra bugün de fıtık operasyonunu yapacağız” diye konuştu.

Yeni kurulan ameliyathane ile ilgili bilgi veren Veteriner Hekim Serdar Kurt ise, “Kedilere operasyonlarımızı yapmak için ayrı bir bölüm tahsis ettik. Burada kedilerimizin operasyonlarını yapacağız. Gerekli teçhizatlar sağlandı. Ayrıca osteosentez operasyonları için de gerekli teçhizat ve röntgen cihazımızı da temin ettik. Röntgen cihazımızla da burada kırık olan ya da kırık şüphesi bulunan hayvanlara röntgen çektikten sonra gerekli müdahaleleri yapacağız” şeklinde konuştu.

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na göre belediyeler, küpesiz veya hasta sokak hayvanlarını toplayarak geçici bakımevinde kısırlaştırıp, kuduz aşısı, iç ve dış parazitlere karşı iğneleri yapılıp kulağına küpe takıldıktan veya tedavisi tamamlandıktan sonra alındıkları yerlere bırakmakla yükümlü.

(İHA)

Bodrum’daki 20 klinik’ten 3 ay ücretsiz hizmet

Ücretsiz Hizmet Klinik

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın öncülüğünde sokaktaki canlar için başlatılan çalışma büyüyerek adeta bir seferberliğe dönüştü. Kent Konseyi ile ortak yürütülen proje kapsamında Bodrum’daki 20 veteriner kliniğinde ücretsiz kimliklendirme ve kısırlaştırma işlemleri uygulanacak. 3 ay boyunca klinikler ücretsiz hizmet verecek.

1 Mart 2020’de başlayacak olan uygulama, Bodrum Belediyesi ve Bodrum Kent Konseyi Hayvanların Yaşam Hakkını Koruma Çalışma Grubu Ortak Projesi olarak hayata geçiriliyor. Kimliklendirme ve Kısırlaştırma Projesi, Bodrum’da bulunan ve Muğla Veteriner Hekimleri Odası ‘na üye 20 veteriner kliniğinin desteği ile gerçekleştirilecek.

İki aydır süren çalışmalar meyvesini verdi

Bir süredir alt yapı hazırlıkları yapılan projenin hayata geçirilmesi için, 10 Ocak 2020 tarihinde, Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Serkan Alpözen ve Kent Konseyi Çalışma Grubu arasında Kimliklendirme ve Kısırlaştırma protokolü imzalandı. Projenin son aşamasında, Belediye Başkan Yardımcısı Tayfun Yılmaz ile Kent Konseyi Hayvanların Yaşam Hakkını Koruma Çalışma Grubu üyeleri bir araya gelerek 1 Mart günü başlayacak olan projenin detaylarını görüştüler.

1 Mart-1 Haziran arası özel kliniklerde yapılacak

Bodrum Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne bağlı bakımevlerinde sahipsiz hayvanlara sürekli olarak yapılan kimliklendirme çalışmaları 1 Mart-1 Haziran günleri arasında özel kliniklerde sahipli ve sahipsiz hayvanlara ücretsiz uygulanacak. Projeye destek veren 20 veteriner kliniği aynı tarih aralığında, kendi belirledikleri sayıda kedi ve köpek kısırlaştırılması yapacak. Kısırlaştırma ameliyatlarında kullanılacak olan ameliyat sarf malzemesi, anestezi ve antibiyotik gibi malzemeler yine kimliklendirme çiplerinin olduğu gibi Bodrum Belediyesi tarafından temin edilecek.

Klinikler için randevu sistemi uygulanacak

Türkiye’ye örnek olacak olan Kimliklendirme ve Kısırlaştırma Projesi kapsamında, özel kliniklerde sahipli ve sahipsiz kedi köpekler için kısırlaştırma randevusu, Bodrum Kent Konseyi Hayvanların Yaşam Hakkını Koruma Çalışma Grubu tarafından organize edilecek. Randevu ve bilgi almak isteyenler, Bodrum Kent Konseyi Hayvanların Yaşam Hakkını Koruma Çalışma Grubu Facebook ve Instagram sosyal medya hesaplarına mesaj ve hayvankorumabodrum@gmail.com adresine mail gönderebilirler.

Rusya’da bir girişimci kedi tabutu üretiyor

Kedi Tabutu

Rusya’da bir girişimci kedi tabutu üreterek internet üzerinden satışa başladı

Rusya’nın başkenti Moskova’da yaşayan bir girişimci, kedi tabutu üretmeye başladı. Kedilerin boyutlarına göre 30 ve 15 santimetre uzunluklarında ürettiği tabutların satışı için internet sitesi kuran girişimci tabutların satışı için sosyal medyayı kullanınca kısa zamanda hedefine ulaştı. Girişimci Rusya’da çok sayıda kişinin evinde kedi beslediği ve kedi ölümlerinin de çok olduğunu, Rus halkının kedileri törenle gömmek istediğini ve bunun kendisine tabut fikrini verdiğini söyledi.

Kedi Tabutu

Kedi ve Köpekler Koronavirüs Bulaştırır mı?

Kedi ve Köpekler Koronavirüs Bulaştırır mı

Evcil hayvanlar Koronavirüs taşıyıp bulaştırabilirler mi? Kedi ve Köpekler Koronavvirüs Bulaştırır mı? sorusu evde hayvan besleyen kişiler tarafından merak ediliyor. Sağlık Bakanlığı Koronavirüs ile ilgili merak edilen soruları yanıtladı. Evde bakılan hayvanların Yeni koronavirüs (2019-nCov) talşıyıp bulaştırabilir mi? İşte Sağlık Bakanlığı’nın konuya ilişkin açıklaması…

Evcil hayvanlar Koronavirüs taşıyıp bulaştırabilirler mi?

Evde bakılan kedi/köpek gibi evcil hayvanların Yeni Koronavirüsle (2019-nCoV) enfekte olması beklenmemektedir. Ancak evcil hayvanlarla temas sonrası her zaman için ellerin su ve sabunla yıkanması gereklidir. Böylece hayvanlardan bulaşabilecek diğer enfeksiyonlara karşı korunma sağlanacaktır.

Kornavirüse yakalanmamak için ne yapılmalı?

Akut solunum yolu enfeksiyonlarının genel bulaşma riskini azaltmak için önerilen temel ilkeler Yeni Koronavirüs (2019-nCoV) için de geçerlidir. Bunlar;

– El temizliğine dikkat edilmelidir. Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalı, sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptiği kullanılmalıdır. Antiseptik veya antibakteriyel içeren sabun kullanmaya gerek yoktur, normal sabun yeterlidir.

– Eller yıkanmadan ağız, burun ve gözlerle temas edilmemelidir.

– Hasta insanlarla temastan kaçınmalıdır (mümkün ise en az 1 m uzakta bulunulmalı).

– Özellikle hasta insanlarla veya çevreleriyle doğrudan temas ettikten sonra eller sık sık yıkanmalıdır.

– Bugün için ülkemizde sağlıklı kişilerin maske kullanmasına gerek yoktur. Herhangi bir viral solunum yolu enfeksiyonu geçirmekte olan kişinin öksürme veya hapşırma sırasında burun ve ağzını tek kullanımlık kağıt mendil ile örtmesi, kağıt mendilin bulunmadığı durumlarda ise dirsek içini kullanması, mümkünse kalabalık yerlere girmemesi, eğer girmek zorunda kalınıyorsa ağız ve burnunu kapatması, mümkünse tıbbi maske kullanması önerilmektedir.

Köpekler yer altındaki elektrik arızalarını tespit ediyor

Özel eğitimli dedektör köpekler Lady ve Carlos, koklayarak 2 dakika gibi kısa bir sürede yer altında meydana gelen elektrik arızasını buluyor. Hassas burunlarıyla, elektrik arızalarını yüzde 90 oranında doğru tespit eden yetenekli köpekler, yanık kablo koklatılarak 6 ayda eğitildi.

İstanbul Avrupa Yakası’nda elektrik dağıtımını üstlenen Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş (BEDAŞ) vatandaşlara kesintisiz enerji hizmeti sunmak ve elektrik arızlarına hızlı müdahale edilmesini sağlamak amacıyla arızayı noktasal olarak tespit etmek için özel eğitimli dedektör köpekleri kullanmaya başladı.

HEDEF; ZAMANDAN TASARRUF VE MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ

Dedektör köpeklerin yeteneklerini elektrik arızalarında kullanma düşüncesiyle yola çıktıklarını anlatan BEDAŞ Genel Müdürü Murat Yiğit, Uzaktan Kontrol ve Kumanda Merkezi (SCADA) başta olmak üzere ileri teknolojiye sahip pek çok yöntemi aktif bir şekilde kullandıklarını bununla birlikte müdahale sürelerini kısaltmak için yardımcı yöntemlere yöneldiklerini aktardı. Arızaların daha hızlı tespit edildiğini ve zamandan tasarruf ettiklerini belirten Yiğit, “Köpekler yer altı kablolarında meydana gelen arızanın kokusunu alıyor. Hedefimiz, zamandan tasarruf etmek ve müşteri memnuniyetini en üstte noktada tutmak” dedi.

BÜYÜKÇEKMECE, AVCILAR, BAKIRKÖY, ESENYURT VE SİLİVRİ…

2019 yılında EPDK’ya Ar-Ge projesi olarak projeyi teklif ettiklerini belirten Yiğit, “Onlar projeyi destekledi ve başladık. Şu anda Büyükçekmece, Avcılar, Bakırköy, Esenyurt ve Silivri bölgesindeki arızalarda dedektör köpekler destek veriyor. Elektrik arızlarında hızlı bir şekilde enerjinin tekrar verilebilmesi için bu projeyi başlattık. Bazı yer altı kablo arızalarında teknolojiden istediğimiz gibi sonuç alamıyoruz. Köpekler bu noktada devreye girerek arızanın bulunmasında sürenin kısalmasına fayda sağlıyor” diye konuştu. ARIZAYI YÜZDE 90 TESPİT EDİYOR Dedektör köpeklerin elektrik arızasını yüzde 90 oranında doğru tespit ettiğini aktaran Murat Yiğit, “6 aydır eğitim alıyorlar son 3 ayda inanılmaz geliştiler. 3 köpekle çalışıyoruz, biri Jack Russel Terrier, ikisi Alman Çoban Köpeği, ilerleyen dönemde köpeklerin sayısını artırmayı düşünüyoruz. 3 köpekten de aynı oranda verim alıyoruz. Dedektör köpeklere yer altı kablo arızalarının yoğun olduğu bölgelerde ihtiyacımız oluyor. Yer altı kablolarında meydana gelen arızaları noktasal olarak tespit ediyorlar” ifadelerini kullandı.

EKİPLER ARIZAYI CİHAZLA TESPİT ETMEKTE ZORLANABİLİYOR

Cadde ve sokaklardaki alçak gerilim seviyesinde meydana gelen elektrik arızalarında köpeklerden yardım aldıklarını söyleyen Yiğit, “Herhangi bir cadde ve sokakta kesinti olduğu zaman bize ihbarı düşüyor. İhbardan sonra ekipler bölgeye gidiyor. Yanlarında götürdükleri cihazlarla arıza noktasını tespit etmeye çalışıyorlar. Bazen cihazlar tespit etmekte yetersiz kalabiliyor, süre olarak bizi zorluyor. Uzun mesafede kazı yaparak arızalı kabloyu anca bulabiliyoruz. İşte burada köpekler devreye giriyor, arızalı noktayı bulmamızda hızlıca destek oluyorlar. Diğer türlü kazıyı yapmak saatler sürüyor, gereksiz yere çevreyi de tahrip etmiş oluyoruz bu anlamda büyük fayda sağlıyor” dedi.

50 KÖPEK ARASINDAN SEÇİLDİLER; ÖDÜLLERİ ‘TOP’

BEDAŞ’ın proje yöneticisi Mete Özdemir ise, dedektör köpekler Lady ve Carlos’un 50 köpek arasından seçildiğini söyleyerek, “Seçilirken oynamayı seven, hareketli olmalarına dikkat edildi. Köpekler, açık alandaki mamalardan ve çevresel etkenlerden etkilenmesinler diye arıza noktasını bulunca, topla ödüllendiriliyor” diye konuştu. EĞİTİMDE YANIK KABLO KOKLATILDI Eğitimdeyken yanık kabloların koklatıldığını belirten Özdemir, “Yanık kablo koklayarak eğitildiler. Kablo arızası sırasında oluşan yanıkların kokusuna alıştılar ve arızayı bu şekilde tespit ediyorlar. Elektrik kesinti, süre ve sayılarındaki azalmayı sağlamayı amaçladık. Kablo güzergahı bilindiği zaman 5 dakikadan kısa bir sürede arızayı tespit ediyorlar” şeklinde konuştu.

DHA