Ana Sayfa Blog Sayfa 130

150 Köpek Yarıştı

KÜTAHYA'NIN EMET İLÇESİNDE BU YIL 2. KEZ DÜZENLENEN POİNTER IRKI KÖPEK YETİŞTİRİCİLERİ VE ÜRETİCİLERİ YARIŞMASI EMET TERMAL RESORT OTEL EV SAHİPLİĞİNDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ. (YUNUS DAŞDEMİR/KÜTAHYA-İHA)

27 ırktan 150 köpek, Gölbaşı Mogan Gölü kıyısında bulunan Atatürk Sahil Parkı’nda güzelliklerini sergiledi.

Yerli ve yabancı ırklara mensup köpekler, Gölbaşı Mogan Gölü kıyısında bulunan Atatürk Sahil Parkı’nda düzenlenen organizasyonda yarıştı. Gölbaşı Belediyesi’nin de katkılarıyla Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonu (KIF) tarafından düzenlenen ‘Ankara Ulusal Irk Standartları Yarışması’nın (CAC) 5’incisi önceki gün yapıldı. Renkli ve eğlenceli görüntülere sahne olan yarışmada, birbirinden güzel yerli ve yabancı 27 ırktan 150 köpek yarıştı. Yerli ve yabancı çok sayıda hayvanseverin ilgiyle takip ettiği yarışmada ödülü hak eden köpekler, kupalarının yanı sıra lezzetli mamalarla ödüllendirildi.

ORGANİZASYONLAR DEVAM EDECEK;

Gölbaşı’nın sahip olduğu doğal güzellikleri ve turizm potansiyeliyle Başkent’in sayfiye merkezi olduğunu kaydeden Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek, “Böyle güzel bir organizasyona ev sahipliği yaparak, yerli ve yabancı ırklara mensup birbirinden sevimli köpekleri ilçemizde ağırlamaktan memnun olduk. Gerek yurt içinden, gerekse yurt dışından çok sayıda hayvansever özel bir gün yaşadı. Gölleri, doğal güzellikleri, kuş ve balık çeşitliliğiyle önemli bir turizm potansiyeli olan ilçemizde benzer organizasyonları yaparak, doğa ve hayvanseverleri ilçemizde ağırlamaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

 Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr

Hayvan Beslemek Yasaklanamaz

Evimde köpek beslemek istiyorum. Bunun için diğer apartman sakinlerinden izin almam gerekiyor mu? 

Ülkemiz, Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi’ne taraf bir ülkedir. Bu sözleşme gereğince, apartmanda evcil hayvan beslemek isteyenler bu konuda bir özgürlüğe sahiptir. Bu özgürlük yönetim planıyla engellenemez. Öyle ki; bu konuda Yargıtay hukuk dairesi de vermiş olduğu kararda, yönetim planında daire içinde evcil hayvan beslenmesini yasaklayan hükmün geçersiz sayılacağına hükmetmiştir. Yargıtay vermiş olduğu kararda “Çevresine herhangi bir rahatsızlık vermemesine rağmen, sadece yönetim planı uyarınca, hayvanın evden uzaklaştırılması, hayvanın haklarına aykırılık teşkil etmektedir” şeklinde hüküm tesis etmiştir. Fakat burada önemli bir nokta, evcil hayvan besleyenler çevre kirliliğini ve insanlara verilebilecek zarar ve rahatsızlıkları önleyici tedbirleri almakla yükümlüdürler. Ayrıca,Türkiye’nin taraf olduğu Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi’ne göre, hiç kimse bir ev hayvanının, gereksiz acı, sıkıntı veya ızdırap çekmesine sebep olamaz.

kaynak: www.takvim.com.tr

Köpek Eğitiminin Önemi Ve Eğitim Çeşitleri

Köpek eğitimi, sahip ile köpek arasındaki iletişiminin geliştirilebilmesi için oldukça önem arz etmektedir. Eğitimli bir köpekten beklenen doğal bir şekilde sahibinin isteklerine uyması, komutları ve bunun önemini anlamasıdır. Köpek eğitimi oldukça yüksek bir seviyede disiplin, ilgi ve sabır gerektirmektedir.

Evde verilen köpek eğitimleri, çoğu zaman yetersiz bilgi sonucunda istenilen sonucu vermemektedir. Bu nedenle köpeklerin eğitim merkezlerinde ve uzmanlar tarafından eğitilmesi daha yararlı bir durumdur. K-9 Türk Köpek Eğitim Merkezi bu alandaki başarılarını günden güne artırmaktadır. Köpekler bizzat eğitim merkezinin sahibi Veteriner Osman Kılınç gözetiminde eğitilmektedir.

Köpek Eğitiminin Kapsamı

Köpek eğitimi sahibin isteği göz önüne alınarak farklı kategorilerde verilmektedir. Eğitim kapsamında köpeğin; cinsi, yaşı, fiziksel özellikleri ve karakter yapısı da göz önüne alınmaktadır. Temel itaat, ileri itaat, alan koruma, kişi koruma ve tuvalet k9 bünyesinde verilen eğitimler arasındadır.

Temel itaat eğitimi ve ileri itaat eğitimi arasındaki en büyük fark köpeğin tasmalı veya tasmasız olmasıdır. Temel itaat eğitimleri otur, kalk, bekle gibi basit komutları içermektedir ve her köpeğe mutlaka öğretilmelidir. İleri itaat eğitiminde ise köpek, sahibini tam olarak bir lider sıfatına getirmektedir. Verilen komutlar eksiksiz ve tasmasız bir şekilde yerine getirilmektedir.

Bazı durumlarda köpeklere sayılan temel eğitimlerin dışında da eğitimler verilmektedir. Bu eğitimler özel eğitim başlığı altında toplanmaktadır. Suçlu bulma, silah bulma ve narkotik operasyonlara çıkabilme bu özel eğitimler sonrasında sağlanabilmektedir. Özel eğitimler verilmeden önce ilgili köpeğin cinsi de göz önüne alınmaktadır.

Alan ve Şahıs Koruma

Alan ve şahıs koruma eğitimleri temel eğitim tamamlandıktan sonra verilmektedir. Koruma alanlarında köpek, bulunduğu alanı veya belirtilen kişiyi koruma komutunu öğrenmektedir. Eğitim sonrasında köpek, olası tehlikelere karşı sahibini havlayarak uyarmaktadır. Bunun yeterli olmadığı durumlarda ise tehlikeyi etkisiz bir hale getirmektedir. Şahıs korumalarında genellikle köpeğe ısırma ve bırak komutları öğretilmektedir.

Tuvalet Eğitimi

Bir köpek ile yaşamanın en büyük problemi tuvalet sorunsalıdır. Köpek doğru yere tuvalet yapmayı ancak gerekli eğitimi aldığında öğrenmektedir. Eğitim sonrasında köpekler genellikle evden dışarıya çıktığında tuvaletini yapacağını öğrenmektedir.

Kaynak: http://www.sariyermanset.com

Kahvehanenin Davetsiz Misafirlerini Fıstık ve Cipsle Beslediler

Erzincan’da, zaman zaman geldikleri kahvehanenin adeta maskotu haline gelen kargalar, masalarına kondukları kişiler tarafından fıstık ve cipsle beslendi- Kahvehane işletmecisi Selçuk Güzel:”Genellikle insanlarla iletişimi iyi olmayan kargalar resmen evcil

ERZİNCAN (AA) – Erzincan’da, zaman zaman geldikleri kahvehanedeki insanlara alışan kargalar, masalarına ve omuzlarına kondukları kişilerin verdiği fıstık ve cipsle beslendi.

Kentteki bir kişi tarafından yavru iken beslenip ardından doğaya salındığı belirtilen bazı kargalar, yaklaşık bir ay önce kent merkezine bağlı Yalınca köyündeki Selçuk Güzel’e ait kahvehanenin çevresine gelmeye başladı.

Doğal yaşamlarında insanlara fazla yaklaşmayan kargaların kaçmadığını fark eden Güzel de kargaları yemlemeye başladı.

Bu nedenle zaman zaman kahvehaneye gelen kargalar, müşterilerce de fıstık, cips ve ekmek ile beslenmeye başlandı.

Adeta maskotu oldukları kahvehanedeki vatandaşların omzuna ve masalarına konan kargalar, görüntülerinin paylaşıldığı sosyal medyada da ilgi gördü.

Kahvehane işletmecisi Selçuk Güzel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir aydır aralıklarla kahvehaneye gelen kargaların insanlardan kaçmayıp ellerinden beslendiğinin görüntü ve fotoğraflarını çektiğini söyledi.

– Kargalar sosyal medyada fenomen oldu

Güzel, sosyal medyada paylaştığı görüntülerin çok beğenildiğini anlatarak, şunları kaydetti:

“Köyümüze önce evcilleşmiş şekilde bir karga geldi, vatandaşların sohbet ettiği kahvehane ortamında masalarda gezmeye başladı. Genellikle insanlarla iletişimi iyi olmayan kargalar resmen evcilleşmiş gibiler, bugüne kadar böyle bir durum görmemiştik. Bu durum biraz enteresan geldi, o an fotoğraf ve videolarını çekip sosyal medyada paylaştım, bayağı bir fenomen oldular.”

Selçuk Güzel, kargaların 3 gündür kahvehaneye gelmediğini ve doğal yaşamlarına döndüklerini düşündüklerini belirterek, “Kargaların bir başka köydeki bir kişi tarafından yavru iken beslendikleri için evcilleştikleri belirtiliyor.” dedi.

Kargaların zaman zaman geldikleri kahvehanenin adeta maskotu olduğuna da işaret eden Güzel, gelmeleri halinde kargaları beslemeyi sürdüreceklerini de sözlerine ekledi.

Kaynak:www.ozsozgazetesi.com.tr

Çinli Bir Biyoteknoloji Şirketi, Evcil Hayvan Klonlama İşini Ticari Hale Getirmeye Hazırlanıyor

Pekin merkezli Sinogene Biyoteknoloji Şirketi, Huang Yu adlı hayvanseverin hastalık sonucu kaybettiği kedisi Sarımsağı başarıyla klonladı. Şirket, şimdi klonlama işini ticari hale getirmeye çalışıyor.

Bir hayvan severseniz ve evinizi paylaştığınız dostunuzun “gitme” vakti gelip çattığında yaşanan üzüntüyü tarif etmek için bazen kelimeler yetersiz kalabiliyor. Çin’de yaşayan Huang Yu adlı hayvansever de British Shorthair ırkı kedisi idrar yolu enfeksiyonu sebebiyle hayatını kaybettiğinde çok üzülmüş.
Yu, “Sarımsak” ismini verdiği ve kendisi için çok özel kedisini tekrar hayatının bir parçası yapmak için ise klonlatmaya karar vermiş. Kendisinin bu konuda imdadına Pekin merkezli Sinogene Biyoteknoloji Şirketi yetişmiş. 2018 yılının Ağustos ayında denemelere başlayan ve Sarımsağın klonu için kediden hücre alan şirket, üretilen embriyoyu taşıyıcı bir anneye yerleştirmiş. 66 gün süren gebelik süreci sonrası ise Çin’in ilk klonlanmış kedisi 21 Temmuz’da dünyaya gelmiş. Şirketin söz konusu başarılı hamlesi ülkede bulunan hayvanseverlerin dikkatini çekmiş olacak ki Sinogene, hayvan klonları için randevu vermeye bile başlamış.

Normal bir kedinin yaşam süresine sahip olacağı düşünülen Sarımsağın şu an için eski Sarımsakla tek ortak yönü ise görünüşü. Kedinin hal ve tavırları haliyle ilk Sarımsağa göre tamamen farklı. Bu da Yu’nun kedi ile tekrar bir bağ kurması anlamına geliyor. Ancak Sinogene’nin bahsi geçen durum için bir çözüm üretmek için çalıştığı ifade ediliyor.

Bir sonraki aşama, hatıraların kopyalanması
Şirket insan-makine arayüzü teknolojileri ve yapay zekâ programları kullanarak kaynak hayvanların hatıralarını depolamaya ve bunları hayvanların klonlanmış hallerine aktarmaya çalışıyor. Sinogene eğer bu “küçük” pürüzü de giderebilirse hayvan sahipleri yakın gelecekte, eski hayvanlarının duygusal ve fiziksel kopyalarıyla tekrar bir arada olabilecekler.

Sinogene’i bu yönde bir araştırmaya ve yatırıma iten neden olarak ise Çin’deki yaklaşık 73 milyon evcil hayvan sahibi gösteriliyor. Şirket yakında başlayacağı faaliyetleri kapsamında kedi klonu için yaklaşık 36 bin, köpek klonu için ise 54 bin dolar talep ediyor.

 

Kaynak:www.starkibris.net

Takip Barınakları Kurulmalı

Veteriner Hekim Gürsel Kıranoğlu, sokak hayvanlarını kısırlaştırdıktan sonra takip edilmeleri için belediyeler tarafından barınaklar kurulması gerektiğini söyledi.

Uzun  yıllardan beri Akyurt’ta veteriner hekim olarak görev yapan Gürsel Kıranoğlu, sokakta yaşayan kedi, köpek gibi hayvanların kısırlaştırılarak kontrol altında tutulması gerektiğini söyledi. Belediyelere büyük görev düştüğünü belirten Kıranoğlu, “Akyurt’ta sokak hayvanlarını kısırlaştırdıktan sonra Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri veteriner hekimleri tarafından takip edilmelerini sağlamak amacıyla mutlaka barınaklar kurulmalıdır. Sadece Ankara değil, tüm ilçe belediyeleri bu tür barınaklarla insanlar ile can dostları arasındaki iletişim ve yakınlığın kurulmasında en önemli etken olacaktır. Her yerde olduğu gibi her geçen gün Akyurt’ta da sokak hayvanlarının üreme sayısı artmaktadır. Böylece hem sokak hayvanları rahat yaşama ortamına kavuşmuş olurlar hem de zaman zaman çete halinde gezerek tehlikeli durum arz eden sokak köpeklerine karşı vatandaşların güvenliği sağlanmış olur” dedi.

Didim’de Sokak Hayvanlarının Bir Ambulansı Oldu

Sokak hayvanları için alınan Haybulans barınağa teslim edildi.

– Aydın’ın Didim ilçesinde, sokak hayvanlarının bir ambulansı oldu. Belediye ve hayırseverlerin katkılarıyla alınan Hayvan Ambulansı (Haybulans) barınağa teslim edildi. Geçtiğimiz aylarda Didim Belediyesi’nin katkılarıyla Ramazan ayında düzenlenen iftar yemeğinde elde edilen gelirin yanı sıra, hayırsever vatandaşlar ve duyarlı hayvanseverlerin bağışlarıyla alınan Haybulans Didim Belediyesi Hayvan barınağına teslim edildi. Barınaktaki tanıtım törenine Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay, Başkan yardımcıları Yusuf Deveci, Zeynel Şener ve Öznur Gündoğdu, DİTAB Başkanı Sevinç Karataş ile birim amirleri ile hayvanseverler katıldı.
Didim Belediyesi Hayvan barınağı sorumlu Veteriner hekimi Ali Karahallı “Didim olarak bir kampanyaya imza atmak istedik. Belediye Başkanımız A. Deniz Atabay, DİTAB Başkanımız Sevinç Karataş ve Ali Coşkun bey ile bir çalışma başlattık. Bu çalışma sonuç verdi. Anında müdahale için böyle bir araca ihtiyacımız vardı, inşallah nice canlara bu anlamda yardımcı olacağız.”dedi.

Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay ise “Bu tür işler imkan meselesi, hepsi aynı anda olmuyor ihtiyaçları ve eksikleri biliyor ve gidermeye çalışıyoruz. Araç bir nebze yardımcı olacak. Daha uygun olanı ilerleyen günlerde alacağız. Bir yemek düzenlendi ama bu yemekte duyarlılığa dikkat çektik. Onların katıklarıyla alındı. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Ayrıca bir seçim vaadimiz var bir Patiköy projemiz var. Arazi süreci devam ediyor az bir süre kaldı. Türkiye’de belki hiç olmayan güzellikte bir proje ortaya koyacağız. Çok yakın zamanda bunu göreceğiz.”dedi.
Barınak bünyesine alınan Haybulansın yemekteki bağışların yanı sıra kişiler katkıları ve hayırseverlerin destekleri 42 bin TL’ye mal olduğu öğrenildi.

 

Artık Rehber Köpekler de Konsere Girebilecek

Rehber Köpekler Derneği Kurucu Başkanı Avukat Nurdeniz Tunçer ve rehber köpeği Kara, bir ilki gerçekleştirerek, Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda Haluk Levent konserini izledi. İstanbul Devlet Tiyatrosunun ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları da tiyatro ve konser salonlarını rehber köpeklere açarak, hayatlarının her aşamasında yan yana oldukları sahipleriyle konser izlemelerini sağlıyor.

Rehber köpekler, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarının tiyatro ve konser salonların açmasıyla hayatlarının her aşamasında yan yana oldukları görme engelli sahipleriyle konser de izleyebilecek.

Geçen mayıs ayında Rehber Köpekler Derneği ile İstanbul Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü, engellilerin sanata erişimi konusunda Türkiye’de bir ilke imza atarak, rehber köpek sahibi görme engelli bireylerin sevimli yol arkadaşlarıyla devlet tiyatrolarının oyunlarını izlemelerinin önünü açan uygulamayı başlattı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları da Rehber Köpekler Derneğinin referansıyla kapılarını rehber köpek sahibi görme engellilere açtı.

Rehber Köpekler Derneği Kurucu Başkanı Avukat Nurdeniz Tunçer ve rehber köpeği Kara, bir ilki gerçekleştirerek, Turkish Airlines Harbiye Açıkhava Konserleri kapsamında Poll Production organizasyonuyla Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda düzenlenen Haluk Levent konserini izledi.

Tunçer’in “iki gözü” rehber köpek Kara, meraklı izleyicilerin bakışları arasında sahibini yönlendirip, onlarca merdivenden güvenle inmesini sağlayarak, konseri izleyeceği koltuğuna götürdü. Görevini yerine getirip mutlu şekilde Tunçer’in yanına yerleşen Kara, konser boyunca uslu bir şekilde oturmayı, yüksek sesten etkilenmeden zaman zaman da uyumayı tercih etti.

HAYATLARI KOLAYLAŞIYOR;
Nurdeniz Tunçer, ilk kez Şehir Tiyatrolarının etkinliğine katıldıklarını ifade etti. Tunçer, diğer rehber köpek sahiplerinin de sürdürebilir şekilde bu etkinliklerde yer alacağını belirtti.
Sosyal etkinliğin görme engelliler için çok önemli olduğunu vurgulayan Tunçer, “Artık rehber köpekler bütün kültürel etkinliklere katılıyor. Onları konser salonlarında da görürseniz şaşırmayın. Rehber köpekler, görme engellilerin iki gözü. Onlardan korkmamak gerekiyor, çünkü rehber köpek ısırmaz, atlamaz. Onların görevi sahibiyle birlikte bir yerlere rahat bir şekilde ulaşabilmek. Onların hiçbir zararı yok, insanlar korkmasın. Rehber köpeklere lütfen kapılarınızı açın. Rehber köpeklerle göremeyen kişilerin bağımsız hareket etmesi daha kolay.” diye konuştu.
Tunçer, konser için oturacakları koltuğa gelirken Kara’nın kendisini dikkatlice basamaklardan indirdiğini anlattı.
Görev başındayken rehber köpeklerin sevilmemesi gerektiğinin altını çizen Tunçer, şunları söyledi:
“Rehber köpekler pozitif bir şekilde bebekliklerinden itibaren eğitiliyorlar. Bu eğitim, sosyal yaşamda göremeyen kişileri yönlendirmek ve uslu bir şekilde onlara eşlik etmekten ibaret. Pozitif eğitildiği için onlar açısından takım çalışması büyük bir mutluluk, bizim için de öyle. Onlar da aynı insanlar gibi bu toplumda rahat hareket etmeliler. Rehber köpekler çok sempatik ve güzel oldukları için doğal olarak ilgi çekiyor. Ancak farkındalık çok önemli; görev başındayken rehber köpekler sevilmemeli, kafasına dokunulmamalı, öpücük atılmamalı ve dikkatini dağıtacak hareketler yapılmamalı, ayrıca onlardan korkulmamalı. Dikkatleri dağıldıysa sıkıntı yaşayabiliriz.”
Nurdeniz Tunçer, Kara’nın bir sanatsever olduğunu müzikle iç içe yaşadığını belirterek, “Bundan sonra konserleri beraber takip edeceğiz.” dedi.

Kaynak; www.sozcu.com.tr

Köpek Sahiplenmek Kalp Hastalıkları Riskini Azaltıyor

Bilim adamlarına göre, insanoğlunun en iyi arkadaşı olarak görülen köpekler, kişinin kalp rahatsızlığı riskini düşürmeye yardımcı olabilir.

İsveç’te yapılan araştırmada, araştırmacılar, köpek sahiplenmek ile kalp sağlığı arasındaki ilişkiyi inceledi. Sonuçlar, köpek sahiplerinin kalp hastalığı riskinin daha düşük olduğunu gösteriyor. Çünkü köpekler; sahiplerine sosyal destek sağlıyor ve sahiplerinin fiziksel aktivitelerini de arttırıyor. Özellikle yalnız yaşayan insanlar için köpek sahiplenmek iyi bir fikir olabilir. Daha önce yapılan araştırmalar da, köpek sahiplerinin stresle başa çıkmada daha başarılı olduklarını savunuyor. Köpek sahibi olmanın depresyon riskini de oldukça azalttığı yapılan araştırmalarla ortaya çıkarıldı.

Yapılan araştırmadaki ilginç bulgulardan diğeri ise; özellikle yalnız yaşayan insanlar için köpek sahiplenmenin oldukça önemli olduğu. Yalnız yaşayan insanların kalp hastalıkları yaşamay
a daha yatkın oldukları için köpek sahiplenmeleri tavsiye ediliyor. Evcil hayvanların, insanların kalp sağlığı üzerindeki etkilerini daha iyi anlamak için, araştırmacılar nüfus verilerini aynı 12 yıllık dönemde köpek mülkiyetinin kayıtlarıyla karşılaştırdılar. (İsveç’teki her köpek Ziraat Kuruluna kayıtlı olmalıdır.) Ayrıca, araştırmacılar köpek ırklarını da kıyasladı. Onların sonuçları, avcılık için yetiştirilen köpeklerin (terrier gibi) kalp hastalıkları riskinin düşüklüğü ile daha ilişkili olduğunu ortaya koydu.

Köpek sahiplenmenin, mental ve fiziksel sağlığı pozitif yönde etkilediği bir gerçek. Köpekleriyle yürüyüşe çıkan, onlarla oyun oynayan insanların kalp hastalığını tetikleyen stres ve hareketsizliği engellemiş olacağından; bir köpek sizin için bir arkadaştan çok daha fazlası olabilir.

 

Kaynak:www.sozcu.com.tr

Köpek Maması

Köpek Maması;
Köpekler şüphesiz ki ülkemizde en çok beslenen evcil hayvanlar arasında yerini alır. Köpek besleme veya sahiplenme isteği de birçok ihtiyacı beraberinde getirir.

Siz de bir köpek beslemeye niyetlendiğinizde edinmeniz gereken bir takım ürünler bulunmaktadır. Bu ihtiyaçlar arasında da ilk olarak edinmeniz gereken köpek mamasıdır. Fakat burada dikkat etmeniz gereken önemli birkaç husus vardır; o da köpeğinizin yaşı ve ırkıdır. Bu çeşitlilik mama üretiminde köpeğin yaşı ve ırklarına göre bir takım kategorilere ayrılmasıyla gerçekleşmektedir.
Köpek mamaları
Sanılan aksine oldukça çeşitlidir. Bu kategorilere ayrılmasındaki amaç da
köpeğinizin ihtiyaç duyduğu besin değerlerini alabilmesiyle ilgilidir.

Yavru Köpek Maması;

Köpeklerin büyüme periyodu kritik öneme sahiptir ve köpekler oldukça hızlı
büyürler. Köpeklerin gelişimlerini destekleyen en önemli unsur da köpek
mamalarıdır. Çünkü köpek maması dostlarınız için gerekli olan enerji ve besin
değerlerini içeren günümüzdeki en ideal besindir. Bu nedenle köpeklerin ileriki
yaşamlarında da oldukça büyük etkisi olan yavruluk dönemlerinde beslenme de
ayrıca bir öneme sahiptir. Köpeklerde yavruluk dönemi yine ırklarına bağlı olarak
değişse de en az ilk 6 hafta muhakkak anne sütü ile beslenmelidir. 6 ile 8 haftanın
sonunda yavru köpek mamasına geçilmelidir. Sonrasında köpeğin ırkına bağlı
olarak 10 ile 18 ay arasında yavru köpek maması ile beslenmelidir.

Yetişkin Köpek Maması;

Genel olarak 1 yaşını geçmiş köpekler yetişkin köpek olarak adlandırılırlar.
Köpeklerin hayatlarının en uzun dönemleri de yetişkinlik dönemleridir. Bu
dönemdeki beslenmeleri yavruluk dönemine göre daha yağlı olan köpek
mamalarıdır. Çünkü köpekler bu dönemde oldukça hareketlidir, en fazla enerjiyi
de yine bu dönemde harcarlar. Köpeklerin yetişkinlik döneminde yedikleri
mamalar yavru mamalara oranla daha yağlı olmasının yanı sıra aynı zamanda
daha fazla protein değeri içeren mamalardır. Yetişkin köpek maması çeşitleri aynı
zamanda, gelişimini tamamlamış olan köpeklerin ağız ve çene yapısına göre
üretilmektedir. Sizin de yetişkin bir köpeğiniz varsa, köpeğinize yetişkin köpek
maması çeşitlerinden satın almanızı öneririz.

Yaşlı Köpek Maması;
Köpeklerde yaşam süresi ırklara göre değişkenlik göstermektedir. Küçük ırk
köpeklerin ve orta ırk köpeklerin yaşam süreleri 12 ile 16 yıl arasındayken, büyük
ırk köpeklerin ise 8 ile 12 yıl arasında bir yaşam süresi vardır. Ortalama olarak
baktığımızda ise küçük ırk köpeklerin 8 yaşına geldiğinde, büyük ırk köpeklerin ise 6 yaşına geldiğinde yaşlılık dönemine girmektedir. Köpeklerin yaşlanma
sürecinde, doğal bir kas ve kemik kütlesi kaybı vardır. Bu aşamada köpeklere
doğru bir besin kaynağı sunmak şarttır. Köpeklerde kas kaybını azaltmak için de
beslenme planlarında yeterli bir enerji sağlanmalıdır. Yeterli enerji sağlandığında
vücut tarafından proteinin yani kaslarının enerji olarak kullanılmasını önlediğini
göreceksiniz. Yaşlı köpeklerin kalori harcamalarındaki azalma düşük
karbonhidrat ve yüksek kaliteli beslenme programlarını haklı çıkarır. Dolayısıyla
eski hareketliliğini yitirmiş yaşlı dostunuz için en iyi yaşlı köpek mamasını
seçmeye özen göstermenizi dileriz.

Kaynak: kadikoygazetesi.com/