Ana Sayfa Blog Sayfa 129

Kedi ve Köpeklerde Diş Bakımı

Tıpkı insanlarda olduğu gibi köpeklerde de ağız ve dişlerin sağlıklı yapıda olması, hayat kalitesi açısından çok önemlidir.

Köpek sahiplerinin maalesef en çok ihmal ettikleri ve gözden kaçırdıkları konuların başında köpeklerinin ağız ve diş sağlığı gelir. Doğuştan gelen genetik donanımları bir kenara bıraktığımızda, bir köpeğin ağız sağlığını oluşturmada ilk dikkat edilmesi gereken beslenme alışkanlığının düzenlenmesidir.
Köpeklerde insandan farklı olarak ağızda kimyasal sindirim başlamaz. Köpekler dişleriyle ve çene kaslarıyla besinleri mekanik olarak parçalayarak sindirime yardımcı olurlar. Köpeklerin dişlerini incelediğimizde, yavru köpeğin diş sayısı ile yetişkin köpeklerin diş sayılarının farklı olduğunu görürüz. Yavru köpeklerde süt dişi olarak adlandırılan dişlerin tamamının görülebilir hale gelmesi, köpek yavrusunun en az 8 haftalık olmasıyla mümkündür. Yavru köpeğin ağzında 28 adet süt dişi bulunmaktadır. Yetişkin köpeklerin ağızlarında ise toplamda 42 adet kalıcı diş bulunur. Bu dişlerden 20 adedi üst çenede, 22 adedi de alt çenede lokalize olmuştur. Yavru köpek 6 ayı tamamladıktan sonra bu kalıcı dişler ağzında görülebilir hale gelir.

Köpeklerin de dişleri tıpkı bizde olduğu gibi şekil ve işlev farklılıkları açısından sınıflandırılır.
– KESİCİ DİŞLER: 12 adettir. Köpek ağzının ön kısmında 6 adedi altta, 6 adedi üst çenede yer alır.
– KÖPEK DİŞLERİ: Kesici dişlerin hemen yanında 2 tanesi üstte, 2 tanesi alt çenede yer alan bu dişler yapı ve uzunluk olarak diğer dişlerden oldukça farklıdır.
– ÖN AZILAR: Köpek dişlerinden hemen sonra gelir. 8 adedi üst çenede, 8 adeti alt çenede yer alır.
– ARKA AZILAR: Ön azılardan hemen sonra gelirler. 4 aylıktan küçük yavrularda bulunmazlar. Kalıcı olanlar 4 adet üst çenede, 6 adet alt çenede yer alır.
Dişler beslenme sıralamasının ilk ve en önemli enstrümanlarıdır. Dişlerin periyodik olarak köpek sahibi ve veteriner hekim tarafından düzenli kontrolünün sağlanması gerekir. Tıpkı bizlerde olduğu gibi köpeklerde de diş çürükleri diş kırılmaları diş eti hastalıkları ve tartar problemleri görülebilmektedir. Bu tip problemlerin engellenmesi amacıyla köpekleri:
* Yumuşak gıdalarla uzun süre beslememeliyiz, zira yumuşak gıdaların uzun süre kullanılmaları diş taşlarının oluşmasını artırmaktadır.
* Beslenmede pişirilmiş kemik kullanılmasının yoğunluğuna bağlı olarak diş kırılmalarının oluşabileceğini unutmamalıyız.
* Ağız hijyenini sağlamak için kullanılabilen doğal kaynaklı preparatları köpeklerimizin besinlerine dahil etmeliyiz.
* Kullandığımız kuru mamaların ambalajları üzerindeki diş sağlığı prosedürüne uygundur ibaresini kontrol etmeliyiz.
* Haftadada 1 ya da 2 kez köpeğimizin dişlerini onlara uygun fırçalarla fırçalamalıyız. Bu işleme köpeği yavruluk döneminden itibaren alıştırmalıyız.
* Aralıklı olarak köpeğimizin dişlerini gözle muayene edip herhangi bir renk değiştiren yada kırılan diş olup olmadığını, diş etlerinin sağlıklı pembe renkli olduğunu ve köpeğimizin ağız bölgesinde kötü karakterli bir kokunun varlığının olup olmadığını kontrol etmeliyiz.
* Köpek ağız ve diş sağlığı için üretilmiş olan köpek çiğneme oyuncakları da onların diş sağlığını oluşturmada kullanılabilecek yardımcı öğelerdir.

Unutmayın! Diş ve ağız sağlığı ihmalleri, köpeğinizde sindirim sistemi hastalıklarından, kalp hastalıklarına kadar ciddi sağlık problemlerine sebep olabilir.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

KEDİLER TÜYLERİNİ NİÇİN YALARLAR
Sevimli dostlarımızın tüylerini yalaması aslında birçok amaca hizmet etmektedir. Bunların başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz:
* Tüy bakımı, tımarlamak, katı ve yabancı partiküllerden kurtulmak.
* Özellikle sıcak havalarda kendini serinletmek.
* Tüy ve deri bütünlüğü bozulmuş bölgeleri temizlemek ve tedavi etmek.
* Üstlerine bulaşmış yabancı kokulardan kurulmak, bazen de bu kokuların kaynağını algılamak.
* Sosyal çatışmaların gerilimini hafifletmek.

Evde Beslenilebilecek Kedi Türleri

Kediler çok sevimli olmalarıyla birlikte evde beslenmeleri kolay olan hayvanlar arasında yer alırlar. Bazı kediler ırkından kaynaklı olarak evde beslenmeye çok daha uygundur.

İnsanlar nasıl farklı karakterlere sahipse, kedilerde farklı karakterlere sahiptirler. Karakterlerini belirleyen en önemli faktör ise ırktır. Örneğin bazı kedi türleri çocuklar ile iyi anlaşamayabilir. Bu yüzde evde beslenebilecek kedi türleri arıyorsanız aşağıda yer alan 3 kedi türünü detaylı bir şekilde incelemenizde yarar var. Kediler, köpekler ve hatta diğer hayvanlar hakkında daha çok bilgi edinmek adına enpati.net web adresimizi ziyaret edebilirsiniz. İşte evde beslenebilecek 3 kedi türü;
1-British Shorthair

British shorthair cinsinin en büyük özelliği yüzlerinin ve yanaklarının yuvarlak olmasıdır. Oynak, şefkatli bir kedi olan British Shorthair,sadık ve bekar insanlar için iyi bir arkadaştır.Çok şefkatlidirler, sahip oldukları insanlara oldukça bağlı hale gelirler.Yaşlarına bakılmaksızın hanenin bütün insan üyeleri ile iyi geçinir. Taşınmaktan hoşlanmazlar.
Muhtemelen en eski İngiliz kedi cinsi olan British Shorthair, atalarını Roma’nın yerli kedilerine kadar izleyebiliriz. Soyları çok eski zamanlara kadar dayanmaktadır.Bu cins ilk olarak fiziksel gücü ve avlanma kabiliyeti ile tanındı.
Genellikle yetiştiriciler yavru kedileri on iki ila on altı haftalık yaş arasında sunar. Uzmanlar, yavru kedilerin ilk on iki haftalık yaştaki insanlarla bağlanmaya başladıkları konusunda hemfikir görünüyorlar.Uygun bakım ile bu kediler uzun, sağlıklı ve neşeli bir yaşam sürecek ve ailelerine mutluluk getirecektir.
British Shorthair ırkı ile daha fazla bilgi edinmek isterseniz enpati.net adresini ziyaret edebilirsiniz.
2-Scottish Fold

Scottish Fold, evde beslenebilecek kedi türleri arasında yer alan ve çoğu zaman British shorthair kedi cinsi ile kıyaslamaya tutulan bir ırktır. Yüz hatlarının benzerlikleri yüzünden iki ırk birbiri ile karıştırılabilmektedir.
1961’de William Ross adında bir çoban, bilinen ilk Scottish Fold kedisini Dundee’nin kuzeybatı İskoçya’nın Tayside Bölgesi’ndeki CouparAngus yakınlarındaki bir çiftlikte gördü.
Bu kedi ile ilgili benzersiz olan şey, kulaklarının ve başının öne doğru eğiliyor olmasıydı. Bu bakış ortaya “pixie”, “baykuş” veya “oyuncak ayı” izlenimini meydana getiriyordu. Son yirmi yılda Scottish Fold, kendine özgü bir görünüm geliştirdi.
Bu kedilerin sesi oldukça az çıkar. Yeni doğduğu andan itibaren bakmaya başlarsanız oldukça uyumlu olacaklardır.
Gürültülü çocuklar ve köpeklerle dolu bir odada, tek başınaymış gibi huzurludur. Çevrede yer alan unsurlardan etkilenmez. Bu yüzden çocuklar için uygundur. Temiz çevre, bakım ve doğru beslenme ile size uzun yıllar arkadaşlık edecekler.
3-Maine Coon

Maine Coon kedisi,kızılderili uzun tüylü kedidir ve ilk önce Maineeyaletinin resmi kedisi olaraktanınmıştır. Bu kediler yetenekleri yüzünden çok fazla popüler oldu. Yerel halk kendi arasında en yetenekli kediyi seçmek için yarışmalar yaptı.
Büyüklüğüne ve ağırlığına rağmen kar üstünde yürüyebilme kabiliyetine sahip. Kibar davranışlarıyla dikkat çekiyor. Evinizde başka bir hayvan varsa onun ile iyi geçineceğinden emin olabilirsiniz.

Uzun tüylü olması gözlerinizi korkutmasın. Diğer uzun tüylü ırklara göre çok daha kolay. Doğru bakımları yaptığınız takdirde hiçbir sorun yaşamazsınız.

Kaynak:konhaber.com

Evcil Hayvan Sahiplerinin Tercihi YHT Oldu

Türkiye’de ilk kez 2009’da Ankara-Eskişehir arasında hizmet vermeye başlayan ve halen 4 hatta sefer yapan YHT ile bugüne kadar 37 bin evcil hayvan seyahat etti.

Türkiye, hızlı ve konforlu tren yolculuğu ile 13 Mart 2009’da Ankara-Eskişehir arasında açılan Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattı ile tanıştı. Böylece, Ankara-Eskişehir arasındaki seyahat süresi 1 saat 25 dakikaya düştü.
AA muhabirinin Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Taşımacılık AŞ’den derlediği bilgilere göre, Türkiye genelinde halen 4 hatta seferlerini sürdüren YHT ile bugüne kadar 50 milyondan fazla yolcu seyahat etti.
Bugüne kadar 37 bin evcil hayvan taşındı
Yine aynı hatlarda bu zamana kadar kedi, köpek, kuş ve balık gibi toplam 37 bin evcil hayvan yolculuk yaptı.
YHT’lerde 2011’de 268 evcil hayvan taşınırken bu sayı 2012’de 273, 2013’te 293, 2014’te 2 bin 321, 2015’te 3 bin 836, 2016’da 4 bin 684, 2017’de 7 bin 84 ve 2018’de ise 9 bin 559 oldu.
Bu yılın 8 ayında ise 8 bin 653 hayvan sahibi YHT’yi tercih etti.
Otobüs ve uçakların yanı sıra evcil hayvanların yolcularla birlikte seyahat etmesine imkan sağlayan YHT, hayvan sahiplerinin öncelikli tercih ettiği ulaşım araçlarından biri haline geldi.
Yüzde 50 indirimli taşınıyorlar
TCDD tarafından kimlik kartı ve veteriner sağlık raporu bulundurulması zorunlu olan hayvanlar, trenlerde yüzde 50 indirimli olarak taşınıyor.
Yolcular internet üzerinden de “evcil hayvan” seçeneğini tercih ederek biletlerini indirimli olarak alabiliyor.
Ayrıca 2014’ten bugüne kadar anahat trenlerinde 9 bin 62 ve bölgesel ekspreslerde ise 4 bin 852 evcil hayvan yolcukluk yaptı. Ancak anahat trenlerinde yataklı ve kuşetli vagonlara evcil hayvan kabul edilmiyor.

Kaynak:aa.com.tr

Bakımını Yaptığı Köpekleri, Sözleşme İle Sahiplendiriyor

Ankara’da İnci Aksoyoğlu (60) 16 yıl önce kurduğu barınakta bakımını yaptığı sokak köpeklerini, ‘dövüş, deney gibi zarar görecek şekilde kullanılmaması’, ‘ayda bir kez görsellerinin paylaşılması’, ‘sözleşmeye aykırılık durumunda 5 bin lira tazminat ödenmesi’ gibi maddelerin yer aldığı sözleşme ile sahiplendiriyor. 18 maddelik sözleşme ile şimdiye kadar 80 köpeği sahiplendiren Aksoyoğlu, “Hayvanları her gelene vermiyorum. Onlar benim çocuklarım, canım” dedi.

Evli ve 2 çocuk annesi İnci Aksoyoğlu, Etimesgut ilçesinde evinin yakınındaki tuz fabrikasına ait arazide 16 yıl önce sokak hayvanları için, ‘İnci Annenin Hayvan Barınağı’nı kurdu. Aksoyoğlu, kendi imkanlarıyla oluşturduğu barınakta sokaklarda bakımsızlık nedeniyle güçsüz düşen ve hastalanan köpeklerin bakımını üstlendi. Eşi emekli olan Aksoyoğlu, kendi imkanları ve bazı hayvanseverlerin desteği ile besleyip, tedavilerini yaptırdığı köpekleri bir taraftan da sahiplendirdi.
18 MADDELİK SÖZLEŞME
Aksoyoğlu, çocukları gibi görüp, bakımlarını yaptığı sokak köpeklerini bilinçli ellere teslim edebilmek amacıyla 18 maddelik sözleşme hazırlattı. Valilik onaylı sözleşmede, “Hayvanınızı asla dövüş, deney ve benzeri bir sebeple zarar verecek ya da zarar gelecek şekilde kullanmamayı, hiç bir şekilde çiftleştirip üretmemeyi kabul ediyor musunuz? Herhangi bir sebepten ötürü sahiplendiğiniz hayvandan ayrılmak zorunda kaldığınızda, asla satmamayı ya da başka birine vermemeyi kabul edip, bu durumlarda ilk önce sahiplendiren kişiye haber vereceğinizi ve tüm geri dönüş masraflarını üstlenmeyi kabul ediyor musunuz? Sahiplendiğiniz hayvanı yılda en az 2 kere gelip ziyaret etmemizi ve her ay mutlaka en az 1 kere görsellerini iletişim kanallarıyla bize beyan etmeyi kabul ediyor musunuz?” gibi maddelerin yer aldığı sözleşmede, “Sözleşme şartlarına uyulmadığı takdirde, hayvanı sahiplenen kişi 5 bin TL tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt eder” maddesi de bulundu.

Kaynak:memurlar.net

Antalya’ya Modern Hayvan Barınağı

Büyükşehir Belediyesi Döşemealtı Kirişçiler Mahallesi’nde Avrupa Standartlarında modern bir Sokak Hayvanları Bakım Evi ve Rehabilitasyon Merkezi inşa edecek.

BÜYÜKŞEHİR Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya’ya modern bir Sokak Hayvanları Bakım Evi ve Rehabilitasyon Merkezi kazandırmak için çalışma başlattı. Büyükşehir Belediyesi, Döşemealtı Kirişçiler Mahallesi’nde tahsisi alınan 84 bin metrekare alan üzerine Avrupa standartlarında örnek bir Sokak Hayvanları Bakım Evi ve Rehabilitasyon Merkezi inşa edecek.
Modern ve yüksek standartlara sahip olması planlanan merkezde birbirinden bağımsız kedi ve köpek barınakları, yavrulu anne bölümleri, sahipsiz at ve eşekler için padok, klinik bölümü, operasyon öncesi kafesler, köpek oyun parkı, açık etkinlik alanı, karantina bölümü, idari binalar, ameliyathaneler, ameliyat sonrası bakım bölümleri, rezerv alanı, yem ve mama deposu gibi bölümler yer alacak.
YERDEN ISITMALI
Teknik ve hijyenik şartları yüksek, modern tesiste barınakların çeşitli bölümleri yerden ısıtmalı ve havalandırmalı olacak. Tesiste güvenlik kamera sistemleri de yer alacak. Hayvansever derneklerinin de destek verdiği proje Türkiye’ye örnek olacak. Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, “Sokak hayvanlarının iyi şartlarda yaşamlarını sürdürmesi onların en tabi hakkı. Yeni yapacağımız Sokak Hayvanları Bakım Evi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde onların rahat edebilmesi için her türlü ayrıntıyı düşündük. Son derece modern bir merkezi Antalyamıza kazandıracağız” dedi.

Kaynak:haberturk.com

LEYLEĞE PROTEZ GAGA

Aydın’da bir vatandaş tarafından gagası kırık halde bulunan leylek, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesinde yapılan protez gagayla tekrar yemek yemeye başladı.

Söke ilçesinde bir vatandaş, tarlada çalışırken gagası kırık kanlar içerisinde yatmakta olan bir leylek buldu. Duyarlı vatandaş leyleği, Aydın Doğa Koruma Milli Parklar Müdürlüğü yetkililerine teslim etti. Yetkililer daha sona yaralı leyleği Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde bulunan Kanatger Topluluğuna teslim etti. Üniversite öğrencileri gagası kırık olduğu için bir süre bir şey yiyemeyen leyleğin önce karnını doyurdu. Yaklaşık bir hafta öğrencilerin kendi eliyle beslediği leyleğe, ADÜ Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Zeynep Bozkan ve ekibi leyleği eski sağlığına kavuşturmak ve rahat beslenmesini sağlamak için araştırmalara başladı. Daha önce hiç böyle bir vaka ile karşılaşmayan Bozkan, leyleğin gaga ölçüsünü alıp epoksi reçinesiyle ilk kez protez gaga yapıp ekibinin de yardımıyla leyleğe taktı. Leyleğe protez takıldıktan sonra kendisi yemeye başladı. Yaklaşık bir yıl takibe alınacak olan leylek, önümüzdeki yıl göç sezonunda doğaya bırakılacak.
İLK KEZ LEYLEĞE PROTEZ YAPILDI
ADÜ Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Zeynep Bozkan, leyleğin kendilerine ilk geldiğinde üst gagasının yarısının olmadığını ifade ederek “Leylek, kendi başına yardımsız yemek yiyemez durumdaydı. İlk muayenesini yaptık. Biraz kanamalı durumu söz konusuydu. Protez gaga yapabileceğimize karar verdik. Biraz araştırdık. Daha önce böyle bir şey yapmamıştık. En sık kullanılan materyal bu tip protezler için epoksi reçineymiş. Epoksi reçineyle bir protez oluşturduk. Önce gaganın kalıbını alarak ve daha sonra teller vasıtasıyla montajını yaptık. Biz bunu yaptıktan çok kısa bir süre sonra tekrar beslemeye aldığımızda leyleği gayet normal şekilde kendi yardımsız yemek yiyebildiğini gördük. Tabi bu bizi çok mutlu etti. Şu an kontrollerine devam ediyoruz. Çünkü protez yapıldıktan sonra normal boyutlarına uzayana kadar gevşeme, kırılma riski söz konusu olduğu için sürekli gözetim altında tutacağız. Ama bu süre zarfında yardımsız yemek yiyebilip kendi hayatını idame ettirebilecek. Rehabilitasyon süresinde bu da bizi çok mutlu etti” dedi.
SAĞLIĞI YERİNDE
Aydın Doğa Koruma Milli Parklar Müdürlüğü tarafından leyleğin kendilerine teslim edildiğini kaydeden Kanatger Topluluğu Başkanı Seddar Özer, “Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Kanatger Topluluğu öğrencileri tarafından bakıldı ve beslendi. Leyleğin bize geldiği zaman gagası kanlar içindeydi. Hastanemiz hocaları tarafından protez gaga yapıldı. Artık kendi başına yemek tüketebiliyor gayet sağlıklı durumda. Bir sonraki göç mevsimine kadar bizim misafirimiz olacak. Göç mevsiminde de doğaya kazandıracağız” diye konuştu.
Doğada yarılı halde gelen kanatlı hayvanların bakımını yapıp sağlığına kavuşturan ADÜ Kanatger Topluluğu öğrencileri, ayrıca barınakta yaralı halde bulunan doğan, yılan kartalı, kızıl şahin, kerkenez gibi kanatlıların da bakımını yapıyor. Kuşlar sağlığına kavuşunca doğaya bırakılıyor.

Kaynak:aydinhedef.com.tr

Pet Haber Gazetesi Sayı 40

Takip Barınakları Kurulmalı

Veteriner Hekim Gürsel Kıranoğlu, sokak hayvanlarını kısırlaştırdıktan sonra takip edilmeleri için belediyeler tarafından barınaklar kurulması gerektiğini söyledi.

UZUN yıllardan beri Akyurt’ta veteriner hekim olarak görev yapan Gürsel Kıranoğlu, sokakta yaşayan kedi, köpek gibi hayvanların kısırlaştırılarak kontrol altında tutulması gerektiğini söyledi. Belediyelere büyük görev düştüğünü belirten Kıranoğlu, “Akyurt’ta sokak hayvanlarını kısırlaştırdıktan sonra Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri veteriner hekimleri tarafından takip edilmelerini sağlamak amacıyla mutlaka barınaklar kurulmalıdır. Sadece Ankara değil, tüm ilçe belediyeleri bu tür barınaklarla insanlar ile can dostları arasındaki iletişim ve yakınlığın kurulmasında en önemli etken olacaktır. Her yerde olduğu gibi her geçen gün Akyurt’ta da sokak hayvanlarının üreme sayısı artmaktadır. Böylece hem sokak hayvanları rahat yaşama ortamına kavuşmuş olurlar hem de zaman zaman çete halinde gezerek tehlikeli durum arz eden sokak köpeklerine karşı vatandaşların güvenliği sağlanmış olur” dedi.

Kaynak:https://www.sabah.com.tr/

Kedi Evleri

Gemlik Belediyesi ilçenin çeşitli noktalarına kedi evleri ve mama odakları yerleştirdi.

Gemlik Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü ekipleri, Atatürk Kordonu, Manastır Sahili ve Kayıkhane mevkine kedi evleri, köpek kulübeleri ve mama odakları yerleştirdi.

Konuyla ilgili açıklama yapan Gemlik Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Dr. Veteriner Hakan Uğur, sokak hayvanlarına yönelik çalışmaların devam edeceğini belirterek, “Daha önce belediyemizce başlatılan mama kabı çalışmalarına ek olarak kedi ve köpek evlerimizi uygun yerlere yerleştirdik. Yaklaşan sonbahar ve kış aylarında sokaktaki canlarımızın rüzgar, yağmur ve diğer doğa olaylarından korunması için bu evler oldukça önemli. Ayrıca uygun noktalara yerleştirdiğimiz mama odakları ile hayvanların besin ihtiyacına katkıda bulunuyoruz. Hemşehrilerimizden bu kulübelere sahip çıkmalarını, korumalarını, mama odaklarına sokaktaki canların yiyebileceği besinleri, yemek artıklarını dökmelerini, bizlere bu çalışmalarda destek olarak sokaktaki hayvanlara da yardım etmelerini rica ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Kaynak:www.timeturk.com

Dünyanın En Yaşlı Evcil Hayvanı Tommy 121. Yaşını Kutladı

Dünyanın en yaşlı evcil hayvanı sıfatını taşıyan Tommy’nin 121. doğum günü kutlandı.

Türkiye’de ‘Trakya tosbağası’ olarak bilinen Hermann kaplumbağası cinsindeki Tommy, İngiltere’de 62 yaşındaki sahibi Sheila Floris ile yaşıyor.

T24’ün haberine göre; şimdiye kadar 2 dünya savaşı, 6 Britanya hükümdarı ve 21 ABD başkanı gören Tommy’nin 50 yıl daha yaşaması bekleniyor.

1898 yılında doğduğu bilinen Tommy’yi Floris’in büyük annesi 1909 yılında 1 pound’a satın almış.

Tommy’nin şimdiye kadar hiç veterinere gitmediğini belirten Floris, yaşlı kaplumbağanın sağlığını bahçeden yediği yeşilliklere ve sevgiyle büyütülmesine borçlu olduğunu söyledi.

Floris, 5 yaşından beri Tommy ile birlikte yaşadığını ifade etti.

İlk tanıştıklarında erkek olduğunu düşündükleri için Tommy adı verilen kaplumbağanın sonradan dişi olduğu ortaya çıkmış.

Ayrıca yılın 6 ayını kış uykusunda geçiren Tommy, her yıl 1 Nisan’da (Floris’in de doğum günü) uyanıyor.

 

Kaynak: https://www.birgun.net