Ana Sayfa Blog Sayfa 46

Etobur kediniz artık otçul olabilir

Veganların evcil hayvanlarına diğer hayvanlardan üretilen mamaları vermeleri bir ikilemdi. VegPet şirketi, Türkiye pazarına getirdiği vegan evcil hayvan mamalarını ile bu soruna çözüm bulmuş gibi. Araştırmalar etçil kedilerin de bitki bazlı proteinlerle beslenebileceğini gösteriyor.

Şebnem TURHAN

Tüm hayvanların refahı ve özgürlüğü için veganlığı benimseyenlerin en büyük açmazlarından biri evcil hayvanlarına verdikleri besinler oluyor. Yine kişisel tecrübemden yola çıkacağım. Kendim hiçbir hayvansal ürünü tüketmezken evdeki biricik kedim Safiye’ye içinde benim evcil hayvanım dışındaki hayvanlara kıyılarak üretilen mamaları veriyorum. Veterinerler de bu konuda biraz çekimser. Bazısı şiddetle kedilerin vegan beslenemeyeceğini savunurken bazı araştırmalar köpekler gibi kedilerin de vegan beslenebileceğini gösteriyor.

Veganların bu açmazını veterinerlerin de desteğiyle çözebilecek bir girişim artık Türkiye’de. VegPet adıyla vegan kedi ve köpek mamalarını Türkiye’de tüketime sunan şirket yüzde 100 bitki bazlı gıdaları içeren mamaları sunuyor. Hayvanlar üzerinde test edilmeyen, biyolojik olarak parçalanabilen ürünler vaat eden şirketin mamalarında suni boya ve koruyucular kullanılmıyor. Şirketten edinilen bilgiye göre; vegan kedi ve köpek mamaları için bir pazar talebi olduğunu fark etmeleriyle birlikte, bu ihtiyacı etkin şekilde karşılamak, hayvan sağlığını, yaşamını ve sürdürülebilirliği teşvik etmek amacıyla VegPet kuruluyor.

Mamalar endüstriyel ürün içermiyor

İnsanların, giderek ne yediklerinin daha çok farkına vardığını ve daha sağlıklı besinler tüketmek istediklerine dikkat çeken şirket, açıklamasında şu noktalara işaret ediliyor: “Öyleyse, neden evcil hayvanlarımıza da kaliteli besinler sunmayalım? VegPet olarak; evcil hayvanların da sağlıklı beslenmesi gerektiğine inanıyoruz. Vegan kedi ve köpek maması ürünleri boya, endüstriyel ürünler, et ve türevleri içermez. Bu nedenle evcil hayvanların sağlığını optimal anlamda teşvik eder.”

Et olmadan da besin değeri sağlanabiliyor

Geleneksel evcil hayvan mamalarının diğer hayvanların kalıntılarını içerdiğine vurgu yapılan açıklamada bu gıdalar satın alındığında balıkların, tavukların ve ineklerin ölümüne katkıda bulunduğu belirtiliyor. Açıklamada şöyle deniliyor: “Diğer hayvanları içeren gıdalarla kendi evcil hayvanımızı beslersek, başka hayvanların öldürülmesine göz yummuş oluyoruz. Kedi ve köpeklerin tüm beslenme ihtiyaçlarını karşılayan, bütün besin bileşenlerini barındıran vegan mama markaları var. Besleyici vegan seçenekler varken bunu reddetmek, özellikle bazı hayvanları önemsemek ve diğerlerini umursamamakla eşdeğerdir. Vegan mamalar ile evcil dostlarımızı besleyerek, diğer hayvanların yaşamlarına saygılı davranıyoruz.”

 

Köpekler ve kedilerin etçil olduğu düşüncesinin akılları karıştırabileceği dile getirilen açıklamada köpeklerin omnivor olduğu ve bu nedenle köpeklerin bitki bazlı beslenmeye uygun oldukları ifade ediliyor. Açıklamada “Tabii ki, her zaman dengeli bir şekilde beslenmeleri çok önemlidir. Peki ya kediler? Kedi dostlarımız etoburdur. Bu durumda ne yapmalısınız? Kedilerin ette bulunan besinlere gereksinimi olsa da, vegan mama markaları, ürünlerini et olmadan da tüm besinleri sağlayabilecek şekilde geliştirmiştir” deniliyor.

VegPet açıklamasında, mamalarının neleri içerdiği de şöyle anlatılıyor: “Ürünlerimizde, kedi ve köpeklerin ihtiyaç duyduğu Taurin, Metionin ve Lizin gibi besin bileşenleri yer alıyor. Tüm bunlar evcil hayvanlar için gerekli olan amino asitlerdir. Vegan kedi ve köpek maması ürünlerimiz, proteinlerin emilimini sağlayan, miktar ve kalite olarak gerekli tüm yapısal amino asitleri içeriyor. Ayrıca vegan mamalarımız Omega 3 ve Omega 6 (bitkisel kaynaklardan) ile zenginleştirilmiştir. Bütün vegan kedi ve köpek mamalarımızda bitki bazlı protein bulunuyor.”

Araştırmalar da destekliyor

Etobur olarak nitelendirilen kedilerin bitki bazlı proteinlerle beslenebileceğini kanıtlayan araştırmalar da mevcut. Küresel evcil hayvan maması üreticisi ADM şirketi 2020 yılında kedi mamalarında bitkisel içeriklerin daha uygun olduğuna ilişkin bir araştırma yayımladı. Kedilerin et ve diğer hayvansal kaynaklı içerikleri tüketmeden de gerekli proteinleri alabildiğini vurgulayan rapor Illinois Üniversitesi’nde yapılan çalışmanın sonuçlarını içeriyor. Kedilerin beslenmesinde bezelye, fasulye, mercimek, soya fasulyesi küspesi, kurutulmuş maya ve mısırdan üretilen bitki bazlı proteinlerin sindirilebilirliği de ölçülürken tüm bitkisel protein kaynaklarının yetişkin kedilerde yüksek kalitede sindirildiği ortaya çıktı.

EVCİL HAYVAN GİYİM TARİHİ GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE FARKLI AMAÇLARLA EVRİLMİŞTİR

İnsanoğlunun evcil hayvanlarını giydirmeye yönelik ilgi ve uygulamalara dayanmaktadır. Bu tarihçe oldukça uzun bir geçmişe sahiptir ve farklı dönemlerde farklı amaçlarla kullanılmıştır.

Antik Dönemler: İnsanlar, antik dönemlerden beri av köpekleri ve diğer hayvanları sıcak tutmak veya korumak amacıyla hayvanların üzerine giysiler giydirmişlerdir. Özellikle soğuk iklimlerde bu uygulama daha yaygın olmuştur.

Orta Çağ: Orta Çağ’da, av köpekleri ve av kuşları için özel giysiler üretilmiştir. Bu giysiler, hayvanların soğuktan korunmasına ve avcılık sırasında görünüşlerini gizlemelerine yardımcı olmuştur.

  1. Yüzyıl: 19. yüzyılda, evcil hayvan giyimine olan ilgi arttı. Özellikle köpekler için yapılan giysiler popüler hale geldi. Bu dönemde evcil hayvanların giydirilmesi daha çok moda veya zenginlik göstergesi olarak kabul edildi.

20 Yüzyıl: 20. yüzyılın başlarından itibaren, evcil hayvan giyim endüstrisi hızla büyüdü. İnsanlar artık evcil hayvanlarını korumak, sıcak tutmak ve şık göstermek için giydirmeye başladılar. Özellikle küçük ırk köpekler için tasarlanan elbiseler ve aksesuarlar popüler hale geldi.

Günümüz: Günümüzde evcil hayvan giyim endüstrisi büyük bir sektör haline geldi. Köpekler, kediler ve diğer evcil hayvanlar için birçok farklı türde giysi, ayakkabı, şapka, mont ve aksesuar bulunmaktadır. Evcil hayvan sahipleri, evcil hayvanlarının tarzını ifade etmek ve onları hava koşullarından korumak amacıyla bu giysileri kullanmaktadır.

Ancak, evcil hayvan giyimi hakkında bazı tartışmalar da bulunmaktadır. Bazı insanlar evcil hayvan giyimini gereksiz bulurken, diğerleri evcil hayvanlarının rahat ve sıcak tutulmasını sağlamak için bu giysileri kullanmaktadır.

1.Sıcaklık ve Hava Koşulları: Soğuk hava koşullarında evcil hayvanlarınızı sıcak tutmak veya yağmurlu günlerde kuru tutmak için giydirilebilir. Örneğin, dostlarımız için montlar veya yağmurluklar mevcuttur.

2.Moda: Bazı evcil hayvan sahipleri, evcil hayvanlarını giyimleriyle süslemeyi veya belirli bir tema veya sezon için giydirmeyi tercih ederler. Bu, özellikle özel etkinlikler veya tatiller için popülerdir.

3.Koruma: Evcil hayvan giyimleri, cilt sorunlarına, tahrişlere veya yaralanmalara karşı koruyucu bir işlev görebilir. Örneğin, bazı köpekler, yaralarını yalamalarını önlemek için boyunluklar veya elbiseler giyerler.

4.Görünürlük: Evcil hayvan giyimleri, evcil hayvanınızın gece yürüyüşlerinde veya açık hava etkinliklerinde daha görünür olmasına yardımcı olabilir. Yansıtıcı şeritler veya renkli tasarımlar bu amaçla kullanılır.

5.Allerji ve Kirlenme Kontrolü: Evcil hayvan giyimleri, alerjileri olan insanlar için veya evi temiz tutmak isteyen sahipler için tüy veya deri döküntüsünü kontrol etmek amacıyla kullanılabilir.

Evcil hayvan giyimleri, çoğunlukla köpekler ve kediler için üretilir, ancak diğer evcil hayvanlar için de bazı özel giyimler bulunabilir. Bu giyimler genellikle  E-ticaret veya evcil hayvan malzemeleri satan mağazalarda bulunabilir. Ancak, evcil hayvanlarınızı giydirmeyi düşünüyorsanız, onların rahatlığını ve güvenliğini gözetmek önemlidir. Evcil hayvan giyimleri seçerken, doğru boyutu ve malzemeyi seçmek çok önemlidir ve evcil hayvanınızın giyimini kullanırken dikkatli olunmalıdır.

Sonuç olarak, evcil hayvan giyim tarihi uzun bir geçmişe sahiptir ve zaman içinde farklı amaçlarla evrilmiştir. Günümüzde moda ve işlevsellik bir arada bulunarak evcil hayvan giyimi endüstrisini şekillendirmektedir.

Büşra BESLİ

Pet Haber Gazetesi Sayı 60

Evde Kedi veya Köpek Beslemenin Avantaj ve Dezavantajları Nelerdir?

Evde kedi köpek beslemek çoğu kişinin isteği durumundadır. Tabi bununla birlikte kişisel sağlık durumları, ailevi problemler vb gibi nedenlerden dolayı her istediğimiz olmamaktadır. Evde kedi köpek beslemenin, kedi köpek beslememeye göre bazı avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır. Bunlar;

Evde Evcil Hayvan Beslemenin Avantajları

Ev içerisinde köpek dostlarımızı beslemenin birçok avantajı vardır. Elbette köpekleri beslemenin avantajları, dezavantajlarından çok daha fazladır. Çünkü onlar bizim en sadık dostumuzdur.

  • Evde kedi köpek beslemek insanı sorumluluk sahibi olmasına olanak tanır. Aynı zamanda insanda mutluluk hormonunu salgıladığından, mutlu olmanızı sağlar.
  • Kedilerin veya köpeklerin dostlukları insanlar için önemlidir, bu sebeple kendinizi yalnız hissetmezsiniz.
  • Evcil hayvan beslemek, insanın daha duyarlı olmasının önünü açar. Daha ince düşünüp ona göre hareket eden, çevresine ve olaylara daha duyarlı bir şekilde yaklaşan bir kişilik oluşturur.
  • Kedi ve köpekler, sahiplerinin sağlık durumlarını önseziyle sezinleyebilir, erken teşhisle hastalığın ilerlemeden tedavisi yapılmış olacaktır.
  • Evde kedi köpek beslemek, besleyen insanın kondisyonunun yerinde olmasına olanak tanır.
  • Evcil hayvan besleyenler daha az depresyona yakalanırlar.

Evde Evcil Hayvan Beslemenin Dezavantajları

Ev içerisinde evcil bir dost beslemenin pek dezavantajı yoktur. En dezavantaj olarak görülen durum tüy dökümüdür ki bu çok normal bir durumdur.

  • Evde evcil hayvan beslemenin dezavantajları az da olsa bulunabilir. Bunlar şu şekildedir;
  • Evde beslenilen kedi köpeğin dezavantaj olarak görülen durumlarından bir tanesi de dökülen tüyleridir. Her ne kadar dezavantaj gibi dursa da çözüm üretmesi zor değildir. Kedinin köpeğin tüyleri kısaltılabileceği gibi tüy toplayıcı rulolar kullanılabilir. İşte bu sayede bu durum dezavantaj olmaktan hızlı bir şekilde çıkmaktadır.
  • Evde evcil hayvan beslemenin dezavantajlarından biri olarak görülen durum tuvalet eğitimidir. Her ne kadar kedilere verilen tuvalet eğitimi köpeklere göre daha kolay bir durum olsa da ilk başlarda tuvalet eğitimi verilirken istenmeyen durumlar yaşanabilmektedir. Bu durum güzel bir eğitim sonucunda hızlı bir şekilde avantaja dönüşebilir.
  • Bir süre sonra alerji, kaşıntı gibi bazı sağlık sorunları görülebilir.
  • Evde beslenilen kedilerin aşıları tam değilse veya yapılmasıysa parazitlerini tüyleri yoluyla atarlar. Bu durumu dezavantaj olarak yazmış olsak da aslında evcil dostlarımıza aşı yaptırmanın öneminden bahsetmek istedik. Lütfen onların aşılarını her zaman yaptırıyor olun.
    Kaynak: www.mihav.com

NATURA MARKAMIZA YENİ EKLEDİĞİMİZ MAMA KABI VE YATAK ÇEŞİTLERİMİZİN TANITIMINI GERÇEKLEŞTİRDİK

1.Pet sektörünün Uluslararası Fuarlarda önemli firma sayısı ile temsil edildiğini katılımcı listelerinde görüyoruz ve sizin bu konu ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Her şeyden önemlisi ülkemizin sektörel bazda son 10 yılda kat ettiği mesafe inanılmaz gurur verici. Evcil hayvancılık alanında birçok ülkeye göre çok geriden geliyor gelmemize rağmen şu an ihracat rakamlarına baktığımızda çok kısa sürede müthiş bir atılıma imza atarak ihracat rakamlarımızı her yıl katlayarak arttırıyor olmamız müthiş bir başarı hikayesi. Bu vesile ile tüm meslektaşlarımızdan gurur duyduğumuzun altını çizmek isteriz.

2.Zoomark Fuarına kaçıncı katılımınız ve önceki Fuarlara göre bu yılı değerlendirir misiniz?

Zoomark fuarına ziyaretçi olarak 2000 senesinden beri katılım sağladık, katılımcı firma olarak bu sene ilk defa yer aldık. Özellikle son 20 senede sektörümüz açısından düşüş eğiliminde olan Zoomark pandemi sonrası çok ciddi anlamda önemini arttırmış olarak gördük. Bugüne kadar en yüksek katılım oranına ulaşması da bunun göstergesi.

3. Standınıza ziyaret sayısı ortalama kaç firma oldu?

Bu fuarda yaklaşık 35 firma ile görüşme gerçekleştirdik. Görüşme sayısı olarak diğer fuarlarla karşılaştırıldığında daha az görüşme sayısı olarak görülebilse de nitelik olarak daha ciddi görüşmeler olduğunu ifade edebiliriz.

4.En yoğun ziyaret eden ülkeler?
Bizim açımızdan en yoğun talep aldığımız ülke olarak İsrail en başta sonrasında Rusya ve Balkan ülkeleri diyebiliriz.

 

 

5.Fuar katılımı öncesi yeni ürün çalışması hedef şirketlere nasıl bir hazırlık yaptınız?

Markalarımız bünyesinde en geniş yelpazeye sahip olan firmalardan biriyiz. Bu fuara da Natura markamıza yeni eklediğimiz mama kabı ve yatak çeşitlerimizin tanıtımını gerçekleştirdik. Kuru mamalarımızın yeni ambalajlarını müşterilerimizin beğenisine sunduk.

6.Bu yıl başka hangi Uluslararası Fuar planınız olacak?

Bu yıl katılımcı olarak yer aldığımız Amerika Birleşik Devletlerinde gerçekleşen Global Pet Expo ve İtalya’da gerçekleşen Zoomark sonrasında İstanbul Petzoo Euroasia ile bizim için en önemli fuarlar olduğunu düşündüğümüz fuar halkasını tamamlayacağız.

7. Zoomark fuarında stantınızı ziyaret eden yerli yabancı tüm dostlarınıza, iş ortaklarınıza ve distribütörlerinize ne söylemek istersiniz?

Biz Türk firmaları olarak daha çok yeni başladığımız bu yolda büyüyerek ilerleyeceğiz.

8. Zoomark International 2023 fuarında hangi ürün tanıtımlarını yaptınız? Fuar sonrası ihracattaki büyümenizi sürdürmeyi planlıyor musunuz?

Eco Natura, Mamamia markalarımız bünyesinde yaş ve kuru mamalardan, kozmetiğe, ek besinlerden, aksesuarlara, taraktan tasmaya, yataktan kedi kumuna 800’e yakın ürünümüzü Zoomark’da meslektaşlarımızın beğenisine sunduk.

Bizim en büyük hedefimiz markalarımızı ulaştırabileceğimiz her ülkeye taşıyabilmek. Son 3 senemiz içerisinde tüm yatırımlarımızı, emeğimizi bu hedefe odakladık. Şu an için 21 ülkede yer alan markalarımızı daha çok ülkede yer almasını sağlayarak, Türk malı ürünlerin, dünyanın dört bir yanındaki evcil hayvan dostlarının takdirini kazandıracağımıza inanıyoruz.

 

 RÖPORTAJ: BÜŞRA BESLİ
RÖPORTAJ VEREN: NATURA FİRMA SAHİBİ: SELİM KİNSU

 

DOĞALLIK VE SÜRDÜREBİLİRLİK

1.Pet sektörünün Uluslararası Fuarlarda önemli firma sayısı ile temsil edildiğini katılımcı listelerinde görüyoruz ve sizin bu konu ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Evcil hayvan sektöründe özellikle perakende sektörünün buluşma noktası, teknolojiden ziyade ürün çeşitliliği ön planda. Avrupa’nın azalan arz karşısında alternatif arayışında geçen bir fuardı.

2.Zoomark Fuarına kaçıncı katılımınız ve önceki Fuarlara göre bu yılı değerlendirir misiniz?

Zoomark bizler için yeni bir tecrübeydi, Interzoo ile kıyaslandığında elbette çok daha düşük kapsamlı bir fuar. Pandemi sonrası ilk Zoomark tecrübemizde uzak doğudan oldukça fazla ziyaretçi/katılımcı ile karşılaştık.

3. Standınıza ziyaret sayısı ortalama kaç firma oldu?

45-50 arası diyebiliriz.

4.En yoğun ziyaret eden ülkeler?

Doğu Avrupa ve Kuzey Afrika ülkeleri başta diyebiliriz.

5.Fuar katılımı öncesi yeni ürün çalışması hedef şirketlere nasıl bir hazırlık yaptınız?

Özellikle Avrupa pazarı için daralan arz durumunu bildiğimiz için bu pazarın kalite hedefleri doğrultusunda mevcut işletmelerinin üretim yeterliliklerini arttırmak isteyen yatırımcıları hedef alan çalışmalar ile hazırlıklarımızı tamamladık.

6.Bu yıl başka hangi Uluslararası Fuar planınız olacak?

Evcil hayvan sektörüne yönelik Petzoo Eurasia 2023 fuarında Yemmak olarak yerimizi alıyoruz.

7.Zoomark fuarında standınızı ziyaret eden yerli yabancı tüm dostlarınıza, iş ortaklarınıza ve distribütörlerinize ne söylemek istersiniz?

Sektörün beslenme trendleri ve yeni ürünlerin tanıtılmasında en önemli aracı ortam. Mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir fuar, kesinlikle kaçırılmaması gerekiyor.

8.Zoomark International 2023 fuarında hangi ürün tanıtımlarını yaptınız? Fuar sonrası ihracattaki büyümenizi sürdürmeyi planlıyor musunuz?

Bizler projelerimizde fark yaratmayı ve sürekli iyileşmeyi kendimize hedef belirlediğimiz için sektör içerisinde “doğallık ve sürdürülebilirlik” başlıklarında işletmeleri destekler nitelikle ürün posterlerimiz ile katıldık. Bu noktada global pazar içerisinde az sayıda üreticiden biri olduğumuz için ihracatta yeni pazarlar açacağından hiç şüphemiz yok.

RÖPORTAJ: BÜŞRA BESLİ
RÖPORTAJ VEREN: YEMMAK İŞ GELİŞTİRME ASİSTAN DİREKTÖRÜ: MAHMUT TATLIDİL

Köpekler Neden Silkelenir?

Köpeklerin bir anda durup silkelendiğini görmüşsünüzdür. Silkelenme hareketi titremeden çok daha farklıdır. Titreme köpeğin bilinçli yaptığı bir hareket değilken silkelenme tam aksine köpeğin isteyerek yaptığı bir harekettir.

Bir köpeğin tüm vücudunu kontrollü bir şekilde sallamasının farklı nedenleri olabilir. Köpeklerin davranışlarını anlamak için, onları bilinçli bir şekilde gözlemlemek gerekir. Bu yazımızda “Köpekler neden silkelenir?”, “Köpeklerde silkelenme davranışı bir sağlık sorununa işaret eder mi?” gibi soruların yanıtlarını bulabilirsiniz.

Köpeklerde Doğal Bir Davranış Olarak Silkelenme

Köpekler banyo sonrasında silkelendikleri zaman bu davranışın nedenini kolayca anlarsınız ancak köpeklerde silkelenme davranışının çok farklı nedenleri olabileceğini unutmamalısınız. Ayrıca silkelenme davranışı zaman zaman bir sağlık sorununun işareti olabilir.

Tüylerin Kurutulması

Bir köpek ıslandıktan sonra tüylerindeki suyun %70’ini 4 saniye boyunca silkelenerek uzaklaştırabilir. Pek çok insan, ıslanan bir köpeğin silkelenmesine şahit olmuştur. Bu hareket köpekler için tüylerini kurutmanın en güzel ve kolay yöntemidir. Eğer köpeğinizi yıkadıktan sonra havlusunu almak için biraz uzaklaşırsanız silkelenme duşuna maruz kalma ihtimaliniz oldukça yüksektir.

Uykudan Uyanınca

Köpekler uykudan uyandıktan sonra vücutlarını esnetirken bir yandan silkelenebilir. Bu, köpeğin vücudunu canlandırmak ve hareket etmeye hazırlanmak için yaptığı bir harekettir. Yani köpeklerin uyandıktan hemen sonra silkelenmesi güne başlama hazırlığı olarak düşünülebilir.

Stres Altındayken

Silkelenme davranışı köpeklerde stresin bir belirtisi olabilir. Bir davranışın stres ya da sağlık sorunu temelli olup olmadığını anlamak için bağlamına bakmak gerekir. Yıkanmış bir köpeğin silkelenmesi normalken hiçbir neden olmadan meydana gelen silkelenme farklı bir duruma işaret eder. Aniden ortaya çıkan silkelenme hareketi adrenalin patlaması olarak da ifade edilebilir. Bu durumda köpeğin fiziksel ya da duygusal stres yaşadığı düşünebilir. Strese bağlı silkelenmede negatif ve pozitif nedenler olabilir. Bir köpek ilgi çekici bir koku aldığı zaman dikkatini o yöne vermeden hemen önce ya da korktuğu anda silkelenebilir. Köpeklerde strese bağlı silkelenme davranışını insanların stresliyken derin bir nefes alması gibi değerlendirmek gerekir.

Sosyalleşme Anında

Köpekler sosyal olarak etkileşime girdiklerinde heyecan verici bir deneyim yaşayabilecekleri gibi stresli de hissedebilirler. Hissettikleri ne olursa olsun başka bir evcil hayvan ya da insan gördükleri zaman silkelenebilirler. Bu durumda köpekler için silkelenme gergin kasların ve duyuların serbest bırakılması için etkili bir yöntemdir.

Köpekler birbirleri ile gerçekleştirdikleri enerjik bir oyun seansının bitişini de silkelenerek gösterebilirler. Birlikte oynayan köpeklerden birinin ya da her ikisinin bir süre sonra durup silkelendiğini görmek mümkündür. Bu davranış oyun seansını sonlandırmak, oyun esnasında gerilen kasların rahatlamasını sağlamak için sergilenir.

Egzersiz Sonrası

Oyun oynayan ve egzersiz yapan köpekler gerilen kaslarını rahatlatmak için silkelenebilir. Aktivite esnasında heyecanlanan köpekler de bu harekette bulunabilir.

masum bakışlı büyük ırk köpek

Köpeklerde Sağlık Sorununa Bağlı Silkelenme Davranışı

Silkelenme, aynı zamanda köpeğinizin sahip olduğu bir sağlık sorununa işaret edebilir. Bu nedenle silkelenmenin yukarıda bahsedilen nedenlere bağlı olup olmadığını iyi gözlemlemek önemlidir. Eğer doğal silkelenme nedenleriyle bir bağlantı kurulamıyorsa sağlık sorunu ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır.

Kulak Enfeksiyonu Sebebiyle Silkelenme

Köpekler fiziksel olarak bir sorun yaşadıklarında da silkelenebilir. Köpeklerde hastalık nedeniyle silkelenmenin en yaygın nedenlerinden birisi kulak enfeksiyonudur. Özellikle baş bölgesinin veya kulakların sallanması kulak enfeksiyonunun değerlendirilmesi gerektiğinin göstergesidir.

Kulak enfeksiyonu olan köpeğin kulağında kaşınma hissi meydana gelir. Köpek bu hissin geçmesi için vücudunu silkeler, kafasını ya da kulaklarını sallar. Köpeklerde kulak enfeksiyonunun diğer belirtileri kulağı sık sık kaşıma ve pençeleme, denge kaybı, kulaklardan gelen rahatsız edici koku, kulakta sızıntı olması şeklinde sıralanabilir. Baş bölgesi ağırlıklı sallanma ya da silkelenmeye bu belirtiler eşlik ediyorsa köpeğinizin kulağında bir sorun olabilir ve bu durumda mutlaka bir veteriner hekime başvurulması gerekir.

Cilt Sorunları Sebebiyle Silkelenme

Köpeklerde sağlık sorununa bağlı silkelenmenin bir diğer nedeni de cilt rahatsızlıklarıdır. Köpek, cildi kaşındığı zaman kaşıntının geçmesi için silkelenebilir. Pire, kene gibi dış parazitlerin yanı sıra dermatit gibi cilt sorunları silkelenme nedenidir. Köpeklerde kendini çok fazla yalama, kaşıma, ciltte kızarıklık, tüylerde matlaşma veya dökülme cilt sorunlarının diğer belirtileri arasında yer alır. Silkelenmeye ek olarak bu belirtiler varsa veteriner hekime danışılması gerekir.

Kaynak: www.petlebi.com

Benzeri Nadir Bulunan Bitkisel İçerikli, Özgün Formüllü Fitoterapötik Besin Destek

1.Pet sektörünün Uluslararası Fuarlarda önemli firma sayısı ile temsil edildiğini katılımcı listelerinde görüyoruz ve sizin bu konu ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Açıkçası bizler için de yeni bir deneyim, her ne kadar yurtiçi pazarda 1990 yılından beri faaliyet göstersek dahi yurtdışı alanı için ihracatımız 2 yılı geride bırakmış durumda ve bizler de yeni katılımcılardan biri sayılabiliriz.

Pandemi döneminin zorlu ve kısıtlı zamanlarında başlayan ihracat serüvenimiz oldukça kısa bir zamanda 10’dan fazla ülkeye açılmamızı kapsamış bulunuyor.

Dünya çapında tanınmış firmaların yanında uluslararası fuarlarda artık bizler de dahil Türk firmalarının da gün geçtikçe daha güçlü şekilde yer aldığını görüyoruz. Bizleri hem firmamız adına hem de ülkemizi temsilen fuarda bulunuyor olmakla iki gururu bir arada duyuyoruz.

 

2.Zoomark Fuarına kaçıncı katılımınız ve önceki Fuarlara göre bu yılı değerlendirir misiniz?

Zoomark için ilk deneyimimizdi ve bundan önce ilk yurtdışı fuar deneyimimizi Interzoo Nurnberg’te yaşamıştık.

Şu an için oldukça başarılı bir deneyim yaşadık fakat 2025 Zoomark zamanı bu soruyu daha iyi yanıtlayabiliriz J

 

3. Standınıza ziyaret sayısı ortalama kaç firma oldu?

4 kıta ve 30 farklı ülke olmak üzere 45 farklı firma ile yüz yüze toplantı gerçekleştirdik.

Bunun dışında elbette kataloglarımızı ve kartlarımızı alan ve bizim standlarını ziyaret ettiğimiz birçok firma oldu.

 

4.En yoğun ziyaret eden ülkeler?

İhracata yeni başlayan her ülke için göz bebeği olan Ortadoğu bölgesinden her zamanki gibi yoğun bir ilgi gördük. Fakat bunun yanı sıra Zoomark lokasyonu sebebi ile oldukça fazla İtalya menşeili firma ile de bir araya geldik ki en büyük amaçlarımızdan biri de gerek kedi-köpek mamaları gerek ise besin destek ürünleri markalarımızdan biri ile İtalya pazarına giriş yapabilmektir.

5.Fuar katılımı öncesi yeni ürün çalışması hedef şirketlere nasıl bir hazırlık yaptınız?

Biz Beta Pet Health olarak oldukça dinamik bir firmayız. Fuar öncesinde Unique ve Guupy pet mama markalarımız; TheraVet ve Vet Prive besin destek markalarımız ile oradaydık. Ayrıca Vet Prive markamızın satışına yeni başlayacağımız mama serisi için tanıtım ve materyal çalışmalarımızı da yaparak etkili bir şekilde katılım gösterdik. Hâlihazırdaki müşterilerimiz ve potansiyel müşterilerimiz için araştırmalarımızı yapıp iletişime geçerek randevularımızı oluşturduk.

Türkiye’nin ilk veteriner reçeteli/prescription diyet maması olan markamız Unique Veterinary Prescription Diet’i ve tamamen bitkisel içerikli, özgün formüllü fitoterapötik besin destek markamız TheraVet’i özellikle ön plana çıkardık. Pazarda diğer ürün gruplarına göre benzeri daha nadir bulunan bu ürünlerimiz beklediğimiz şekilde oldukça fazla ilgi gördü.

 

6.Bu yıl başka hangi Uluslararası Fuar planınız olacak?

Yurtiçi fuar planlarımız var, ancak 2023 senesi için kesin olamamak ile beraber PetsArabia gibi Ortadoğu da düzenlenecek fuarlar için araştırmalarımız devam etmektedir.

7. Zoomark fuarında stantınızı ziyaret eden yerli yabancı tüm dostlarınıza, iş ortaklarınıza ve distribütörlerinize ne söylemek istersiniz?

Öncelikle tüm ziyaretçilerimize, iş ortaklarımıza ve distribütörlerimize teşekkür etmek isteriz. Kendileri ile bu şekilde küresel etkinliklerde bir araya gelmekten oldukça keyif alıyoruz.
Zoomark ekibine de pet sektörü için verimli ve keyifli bir ortamı sağladıkları için ayrıca teşekkür ederiz.

Yerli ve milli markalarımızın ve firmalarımızın Avrupa’da ve tüm dünyada varlığını görmek ve Dünya’da başarılarını kanıtlamış firmaların içerisinde Türk firmaları olarak ülkemizi temsil etmek gerçekten çok gurur vericiydi. Hep beraber başarılarımızı devam ettirmeyi diliyoruz.

8. Zoomark International 2023 fuarında hangi ürün tanıtımlarını yaptınız? Fuar sonrası ihracattaki büyümenizi sürdürmeyi planlıyor musunuz?

Kendi markalarımızdan; kedi ve köpek mamaları kategorisinde Unique Veterinary Prescription Diet, Unique Super Premium Pet Food, Vet Prive Pet Food, Guupy Pet Food, kedi ve köpek besin destek ve bakım ürünleri kategorilerinde ise TheraVet ve Vet Prive markalarımızın skalasında bulunan tüm ürünlerimizin tanıtımlarını gerçekleştirdik.

Tabii ki ihracat departmanı olarak her zaman en büyük hedefimiz yeni ülkeler ile birlikte mevcut distribütörlerimiz ile de sıkı çalışmalar oluşturup tonaj sayımızı arttırmaktır.

Bu ve bunun gibi yurtdışı fuarları yeni kitlelere ulaşırken aynı zamanda mevcut müşterilerimiz ile de bir araya gelmeyi sağladığı için hem yeni kampanyaları yüz yüze duyurup aramızdaki güven ilişkisini arttırmak hem de yeni pazarları değerlendirmek için oldukça fazla olanak sağlıyor.

Beta Pet Health ailesi olarak dış ticaretteki temel amacımız tanınan bir Türk firması imajını içerdiği için mümkün olan en yüksek büyüme hedefi ile potansiyel iş ortaklarımız ile görüşmeye devam etmekteyiz.

Röportaj: Büşra BESLİ
Röportaj Veren: Beta Group Veteriner Hekim / Dijital Pazarlama Yönericisi: Simge Saka ve İthalat & İhracat Uzmanı Onur Tekinay

 

Kuduz vakaları ve halk sağlığı – Dr. Gülay ERTÜRK

Kuduz yine gündemimizde. Her yıl 60 bine yakın insanın kuduzdan öldüğü dünyada, bu sadece geri kalmış ülkelerin sorunu. İnkübasyon süresi değişmekle birlikte 2 hafta ile 2 ay arasıdır. Tedavisi imkânsızdır. Sadece aşı ile korunmak mümkündür.

Ülkemizde kuduza yakalanma ihtimali olan hayvan türleri; köpek, kedi, sığır, koyun, keçi, at, eşek gibi evcil hayvanlarla kurt, tilki, çakal, domuz, ayı, sansar, kokarca, gelincik gibi yabani hayvanlardır.  Ülkemizde kuduz olan hayvanların yüzde 93’ünün evcil hayvanlar olduğu ve ilk sırayı  yüzde 59 ile köpeklerin aldığı görülmektedir.

HASTALIK AŞAMALARI

Kuduz bir hayvanın enfeksiyöz salyası ile ısırılma ve hatta sağlam mukoza yolu ile temas, hastalığı insana bulaştırır.

Hayvanlarda klasik kuduz seyrinde enfeksiyon üç dönemde kendini gösterir. Sükûnet dönemi, saldırgan dönem ve felç dönemi. Saldırganlık dönemi görülmeden de kuduz seyredebilir. Saldırganlık döneminin görülmediği kuduz seyir şekline sakin kuduz denir. Kedi ve köpeklerde kuduz hastalığında, virüs, santral sinir sisteminden tükürük bezlerine ulaştıktan sonra on gün içinde hastalık belirtileri ortaya çıkar ve hayvan ölür. Bir başka deyişle ısıran hayvan salyasında virüs taşıyorsa, on gün içinde ölmesi beklenir. Bu nedenle kedi ve köpeğin on gün gözlemi önerilir.

TEDAVİ SÜRECİ

İnsanlarda, kuduz riskli temas proflaksisinde en önemli adım yara bakımıdır. İyi bir yara bakımı kuduz virüsü geçişini azaltmadaki en etkili yöntemdir. Virüs uzun süre ısırık bölgesinde kalabileceği için aradan geçen süreye bakılmaksızın yıkama işlemi mutlaka uygulanmalıdır. Mekanik olarak virüsün mümkün olduğu kadar uzaklaştırılması amaçlandığından su ve sabun ile yıkama çok önemlidir.

AŞININ ÖNEMİ

Bugün kuduz için yapılan aşıların tümü ithal aşılardır. Oysa aşı üretimi konusunda ülkemizde veteriner hekimler çok tecrübelidirler. 1882’de Pasteur kuduz aşısını bulduğunda, Osmanlı padişahı ikinci Abdülhamit’in, aşı ile ilgili eğitimi almaları için Paris’e gönderdiği üç kişilik heyetteki kişilerden birisi de Baytar Hüsnü Bey idi. 1900’lü yılların başından başlayarak Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı dahil, 2000’li yıllara gelinceye kadar aralıksız olarak veteriner aşı ve serumları üretilmiştir. Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitülerinde çok sayıda viral bakteriyel ve paraziter aşı geliştirilmiştir. Ülkemizde aşı üretim alanında, günümüzdeki dışa bağımlılığının önlenmesi için kamu ve özel sektörde yerli aşı üretiminin desteklenmesi ve GMP sistemi yatırımlarının acilen yapılması gereklidir.

Türkiye’de Sağlık Bakanlığı verilerine göre her yıl ortalama 200 binin üzerinde insan kuduz riskli temas nedeniyle sağlık birimlerine başvurmaktadır. Kuduz bu kadar önemli iken Sağlık Bakanlığı bünyesinde “Veteriner Halk Sağlığı” birimi yoktur. Oysa hayvanlardan geçecek hastalıklar için ilk ve en iyi savunma hattını veteriner hekimler oluşturur.

Gerek yerel yönetimlerde, gerekse ilgili bakanlıklar bünyesinde veteriner otoritesi yeniden yapılandırılmadığı sürece, kuduzdan uyuza birçok hastalık hayvanlardan insanlara bulaşmaya devam edecektir.

DR. GÜLAY ERTÜRK

VETERİNER HEKİMLER DERNEĞİ GENEL BAŞKANI
Kaynak:www.cumhuriyet.com.tr

Kasli Geçici Hayvan Bakimevi ve Rehabilitasyon Merkezinde gerçeklestirilen pet kuaför hizmeti, yikama, tiras, tirnak bakimi ve tüy taramayi kapsiyor. Hayvanlarin daha saglikli bir sekilde yasayabilmesi adina gerekli olan hijyen bakimini, konusunda uzman personel gerçeklestiriyor. Bakimevine çesitli nedenlerle getirilen ve misafir edilen patili dostlarin, saglikli ve temiz bir sekilde yasamasi için büyük özen gösterildigini belirtilen ekipler, bu baglamda hayvanlarin hijyenik bakimlarini da düsünüyor.

Bakimevinde konuk edilen kedi ve köpeklerin öncelikle muayene islemini gerçeklestirilirken, herhangi bir saglik sorunu varsa ona göre tedavi uygulaniyor. Tedavi edilen patili dostlar, daha sonra Pet Kuaför hizmetinden de faydalaniyor.

Her yil Nisan ve Agustos aylari arasinda yogun bir tempoda verilen pet kuaför hizmeti, ihtiyaç halinde yilin diger dönemlerinde de yapiliyor.

“Uzamis ve yapismis tüyler birçok probleme neden olmaktadir”

Hayvanlarin daha saglikli ve rahat yasayabilmesi için hijyenin, özellikle de tiras isleminin çok önemli olduguna deginen Kasli Geçici Hayvan Bakimevi Veteriner Hekimi Mert Tatar, “Özellikle uzun tüylü sadik dostlarimizin tiras bakimlarini burada yapiyoruz. Uzamis ve yapismis tüyler, hayvanin derisinde yaralanmalara ve hijyenik problemlere neden olur. Tiras sayesinde dostlarimiz, daha konforlu ve rahat bir sekilde yasarlar. Özellikle tüy dökme mevsiminde, uzun tüylü hayvanlar bu tüyleri yalamak suretiyle yutarlar. Bu da sindirim sisteminde ve iç organlarda büyük problemlere neden olur. Bütün bu sebeplerden dolayi can dostlarimizin tiraslarini ve diger hijyenik bakimlarini burada yapiyoruz” dedi.

Kasli Geçici Bakimevinde hayvan bakicisi olarak görev yapan ve ayni zamanda pet kuaför hizmeti de veren Ceren Saygili ise “Buraya gelen, keçelenmis tüyleri olan, veteriner hekimlerimizce uyuz oldugu tespit edilen hayvanlarin tirasini ben yapiyorum. Bunun disinda tirnak kesimi, banyo ve tüy tarama gibi islemleri yapiyoruz” dedi.

Pet Kuaför hizmeti verebilmek için egitim aldigini ve isini severek yaptigini söyleyen Saygili, “Çok kolay, benim için gayet eglenceli ve keyifli geçiyor” ifadelerini kullandi.
Kaynak: beyazgazete.com