Ana Sayfa Blog Sayfa 48

Evcil hayvanlar için uzaktan sağlık hizmetleri sunan Airvet, 18.2 milyon dolar yatırım aldı

Airvet, Mountain Group Partners’ın liderliği üstlendiği Seri B turda 18.2 milyon dolar yatırım aldığını açıkladı.

Son dönemde evcil hayvan sahiplenme oranı, bilhassa pandemi döneminde oldukça arttı. Durum böyle olunca evcil hayvanları odağına alan dijital sağlık hizmetlerine de fazlasıyla ihtiyaç duyulmaya başlandı. Bu kapsamda hayata geçirilen bir girişim olan Airvet, Mountain Group Partners’ın liderliği üstlendiği Seri B turda 18.2 milyon dolar yatırım aldığını açıkladı.

Yatırım turuna Canvas Ventures, Headline ve Burst Capital ile VCA Animal Hospitals’ın kurucusu ve eski CEO’su Bob Antin katıldı.

Brandon Werber tarafından 2018 yılında hayata geçirilen Airvet, evcil hayvan sahipleri ve veteriner hekimler arasında bakımın sürekliliğini sağlamak için tasarlanmış bir tele sağlık platformu. Platformda veterinerler, klinik gelirini artırmak ve bir bakım sürekliliği oluşturmak için müşterilerle veya evcil hayvan sahipleri ile görüntülü veya gerçek zamanlı sohbet yoluyla etkileşim kurabiliyorlar.

Morgan Stanley, evcil hayvan harcamalarının ABD’de 2025’te evcil hayvan başına 1320 dolara, 2030’da ise 1897 dolara çıkacağını tahmin ediyor. Ancak evcil hayvan sahipliği maliyetleri artmaya devam etse de bakıma erişimin tüm zamanların en düşük seviyesinde olduğu belirtiliyor. Yakın tarihli bir rapora göre, 2030’da ABD evcil hayvanlarının öngörülen sağlık ihtiyaçlarını karşılamak için önümüzdeki on yıl içinde sektöre 41 binden fazla veterinerin girmesi gerekiyor. 2030 yılına kadar ABD’deki evcil hayvanlar için tahminen 15 bin veteriner açığı bulunuyor. Airvet gibi girişimler, ABD’de bu yükü azaltmayı hedefliyor.

Kaynak: webrazzi.com

Evcil hayvanı olanlar dikkat! Bu bitkileri eve sokmayın

Evcil hayvanları olan için onları bekleyen büyük tehlikelerden birinin zararsız olduğu sanılan bazı bitkilerin eve getirilmesi olduğu ileri sürüldü. Söz konusu bitkilerin zehirli olmaları hayvanınızı kaybetmenize yol açabilir.

Evlerini canavar otu (Monstera deliciosa / Monstera Adansonii), flamingo çiçeği (Anthurium spp.), dilsiz kamış (Dieffenbachia spp.), barış zambağı (Spathiphyllum), fil kulağı (Alocasia spp.) ve calla lily (Zantedeschia aethiopica) gibi bitkiler yüksek kalsiyum oksalat içeriği nedeniyle küçük hayvanlar için tehlikeli olabilir.

Sorunlara yol açabilir

Extremadura (İspanya) Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nce yapılan araştırmada, bitki dünyasının böceklere, parazitlere ve mantarlara karşı kendini savunmak için kullandığı birkaç yoldan birinin, canlı bitkilerin veya kesme çiçeklerin yapraklarında, gövdelerinde, tohumlarında, meyvelerinde veya soğanlarında kimyasal maddeler olduğu belirtilerek bunların evcil hayvanlar tarafından yutulması halinde anında ölüme neden olmasa da orta ve uzun vadede sağlık sorunlarına yol açabileceği kaydedildi.

Üniversitenin Toksikoloji Araştırma Grubu üyesi Marcos Pérez “Hem bahçelerde – zakkumlar gibi – hem de iç mekanlarda – orman gülleri veya açelyalar gibi çevremizde bulunan birçok bitki evcil hayvanlar için potansiyel olarak tehlikelidir. Ve tahmin ettiğimizden çok daha fazlası var” dedi.

Pérez, kedilerin ve köpeklerin genellikle akıllı olduğu için bu bitkilere yaklaşmayacaklarını vurgulayarak “Ancak daha deneyimsiz ve meraklı olan yavru köpekler onları kemirebilir ve sorunlar burada başlar. Sahiplerine göre belli bir bitkiye hiç yaklaşmamış ya da ısırmamış köpek ya da kedi vakaları da vardır. Ta ki ısırana kadar. Zehirlenmeyi önlemenin tek yolu, bu bitkileri evcil hayvanların bulunduğu evlere sokmamaktır” dedi.

En çok risk altındakiler

En fazla risk altında olan hayvanların, taze çiçeklerle dolu saksı ve vazoların yanında birkaç saatini yalnız geçirenler olduğunun ileri sürüldüğü araştırmada sindirim sistemini etkileyen bitkilerde zehirlenme sürecinin hızlı olduğu, ilk belirtinin salya akıtma, kısa süre sonra mide-bağırsak rahatsızlığı biçiminde ortaya çıktığı kaydedildi.

Kaynak: halktv.com.tr

 

BENTAŞ BENTONİT 7.KEZ ZOOMARK FUARINDA

  1. Pet sektörünün Uluslararası Fuarlarda önemli firma sayısı ile temsil edildiğini katılımcı listelerinde görüyoruz ve sizin bu konu ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Sizlerin de belirttiği gibi, her geçen yıl ülkemizin Pet Sektöründeki kıymetli üreticileri uluslararası fuarlara katılmaya gayret ediyorlar. Bentaş Bentonit olarak, uzun yıllardır sektörün ileri gelen uluslararası fuarlarına katılım sağlıyoruz. Bu sayede, ihracatımız ve ihracata bağlı hedeflerimizin gerçekleşmesi ile ülkemize katkı sağlamış oluyoruz. Dileğimiz, Zoomark ve benzeri uluslararası pet Fuarlarında daha çok Türk firması görmek.

2.Zoomark Fuarına kaçıncı katılımınız ve önceki Fuarlara göre bu yılı değerlendirir misiniz?

Bentas Bentonit olarak Zoomark Fuarına bu yıl 7. Kez katılmış olduk. 2010 yılından bu yana her iki yılda bir katılım sağlamaya özen gösteriyoruz. Zoomark Fuarını Pet Sektöründeki en büyük ikinci fuar olarak görmek yanlış olmayacaktır. Özellikle bu yıl, sektörün de büyümesi ile beraber 1000’den fazla firma Zoomark da katılımcı olarak yer aldı. İlave olarak 35.000’i aşkın ziyaretçi ile sektör için çok güzel bir organizasyon olmuş oldu.

4.En yoğun ziyaret eden ülkeler?

15-17 Mayıs boyunca toplam 3 gün süren Zoomark fuarında bizler de 80’in üzerinde görüşme gerçekleştirdik. Bunun yanı sıra mevcut müşterilerimiz de bizler Zoomark’a katıldığımız için ziyaret etme nezaketinde bulundular. Bizim tecrübelerimize göre en çok Avrupa’dan ziyaretçi olduğunu söyleyebiliriz. Takiben Uzak Doğu ve Orta doğudan ziyaretçiler yoğunluktaydı.

  1. Standınıza ziyaret sayısı ortalama kaç firma oldu?

Bentas Bentonit’in ihracat ekibi Zoomark boyunca 110’un üzerinde yüz yüze görüşme sağladı. Bunların büyük bir kısmı, bizleri sektörden bilen ve çalışmak isteyen ziyaretçilerdi. Diğer ziyaretçilerimiz mevcut müşterilerimizden oluşmaktaydı.

5.Fuar katılımı öncesi yeni ürün çalışması hedef şirketlere nasıl bir hazırlık yaptınız?

Bu konuda yaptığımız hazırlıklar daha çok görsel hafızaya yönelikti. Stand tasarımımızın da yardımı ile beraber ürünlerimize, tesislerimize ve şirketimize ait birçok tanıtım filmi ile ziyaretçilerimizi karşıladık.

  1. Bu yıl başka hangi Uluslararası Fuar planınız olacak?

Henüz belli olmamak ile beraber Uzak Doğuda düzenlenecek olan fuarları takip ediyoruz. Bentas Bentonit olarak bu yıl farklı bir uluslararası fuara katılmayı düşünmesek de, marka distribütörlerimizin katıldığı fuarlara ziyaret ediyor olacağız.

  1. Zoomark fuarında stantınızı ziyaret eden yerli yabancı tüm dostlarınıza, iş ortaklarınıza ve distribütörlerinize ne söylemek istersiniz?

Öncelikle herkese vakit ayırdıkları için teşekkür etmemiz gerekir. 1.000’in üzerinde stand olduğunu düşündüğünüzde bizlere ayrılan zaman oldukça kıymetli. Bizler de ziyaretleri sonrası tüm dostlarımıza, iş ortaklarımıza ve distribütörlerimize yıllardır beğendikleri hizmeti ve ürünü sunmaya devam edeceğiz.

  1. Zoomark International 2023 fuarında hangi ürün tanıtımlarını yaptınız? Fuar sonrası ihracattaki büyümenizi sürdürmeyi planlıyor musunuz?

Zoomark boyunca üretimini yaptığımız Bentonit Kedi kumlarımızı tüm ziyaretçilerimize sunmuş olduk. Bunun yani sıra, markalarımıza yaptığımız kuru ve yaş mama ürünlerimiz de ilk defa ziyaretçilerimiz ile buluşmuş oldu.


RÖPORTAJ:BÜŞRA BESLİ
BENTAŞ BENTONİT FİRMA SAHİBİ : TURGAY ÖMÜR

Bu yöntemler evcil hayvan besleyenleri büyük bir dertten kurtarıyor! Evcil hayvanı olanlar için hayat kurtaran pratik temizlik yöntemleri!

Evcil hayvan besleyenlerin çok sık yaşadığı sorunları gidermek için basit ve etkili temizlik yöntemleri hayatı bir hayli kolaylaştırıyor. İşte evcil hayvan besleyenler için pratik temizlik yöntemleri…

Hayatımızı renklendiren evcil dostlarımız her ne kadar sevimli olsalar bile zaman zaman evlerde bazı sorunlara yol açabiliyor. Tüy dökme problemleri ise bu sorunların başında geliyor. Halı veya koltuklarda topak topak biriken bu tüyleri temizlemek ise bir hayli zahmetli olabiliyor.

Tüylerinin kıyafetlere veya eşyalara yapışması nedeniyle zorluk yaşayanlar için pratik birkaç farklı çözüm sayesinde tüm bu sorunlardan kolay bir şekilde kurtulmak mümkün. Basit olduğu kadar etkili temizlik yöntemleri kötü koku ve tüy problemlerinden kurtulmanızı sağlayacaktır.

EVCİL HAYVAN TÜYLERİ NASIL TEMİZLENİR?

EVCİL HAYVAN TÜYLERİ NASIL TEMİZLENİR?

Uzun tüylere sahip evcil hayvanların kıyafetlerinizde veya halı ya da koltuk gibi alanlarda bıraktıkları tüyler oldukça zor temizlenebiliyor. Bu sorunu aşmak için ve dökülen tüyleri toplamak için özel olarak tasarlanmış yapışkanlı rulolar tercih edilebilir. Bu özel rulolar kısa sürede tüylerden kurtulmanızı sağlayacaktır.

Rulo tüy toplayıcıya sahip olmayanlar ise pratik bir şekilde evdeki bazı malzemeleri kullanarak bu sorundan kurtulabiliyor. Bunun için koli bandı işinizi görecektir. Yapışkanlı yüzeyi avucunuzda olacak şekilde elinize saracağınız koli bandını eşyaların üzerinde biriken tüyleri toplamak için kullanabilirsiniz.

HALIDAN KEDİ VE KÖPEK TÜYLERİ NASIL TEMİZLENİR?

HALIDAN KEDİ VE KÖPEK TÜYLERİ NASIL TEMİZLENİR?

Halı veya koltukların üzerinde biriken kedi veya köpek tüylerini temizlemenin de pratik yolları bulunuyor. Özellikle geniş zeminlerde bu tüyleri toplamak için elektrik süpürgesinden yararlanmanız gerekecektir. Güçlü bir süpürge ile halı yüzeyindeki hayvan tüylerinin de kolay bir şekilde toparlanması mümkündür.

Elektrik süpürgesi ile tüyleri toplamadan önce halı fırçası ile ilk olarak yüzeydeki tüyleri sökmeyi deneyebilirsiniz. Bu sayede çok daha pratik bir şekilde yüzeydeki tüyler kolayca makine ile çekilebilir. Hayvanlarınızın tüy dökmesini önlemek için de özel eldivenler ile onları okşayabilir ve düzenli olarak bakımlarını yapabilirsiniz. Mama kalitesi de tüy dökmelerini önüne geçecektir.

Kaynak: medyabar.com

Patili dostlar, Evcil Hayvan Sigortası ile güvence altında

Sigortam.net verilerine göre, son bir yılda Evcil Hayvan Sigortası yaptırılan patili dostlar içinde kediler yüzde 59 ile ilk sırada yer aldı.

İSTANBUL – Sigortam.net, Evcil Hayvan Sigortası ürünleriyle hayvanseverleri veteriner masrafından kurtarıyor.

Sigortam.net’ten yapılan açıklamaya göre, şirket, Evcil Hayvan Sigortası seçenekleriyle evde ve yolculuklarda oluşabilecek acil durumlar, ameliyatlar ya da ilaç harcamaları gibi birçok konuda güvence sağlıyor.

6 aylıktan büyük, 10 yaşından küçük kedi veya köpeklerin sağlık masrafları için uygun primlerle teminat sağlayan poliçeler, acil tedavilerin yanı sıra muayene, tahlil/tetkik ve belirli hastalıklara yönelik tedavilerini de karşılıyor. Çoğu poliçe, ücretsiz ve indirimli ek hizmetler de sunuyor. Bunlar arasında yılda bir ücretsiz muayene, göz ve kulak temizliği, tırnak kesimi, indirimli mikroçip takılması ve köpek eğitimi hizmetleri de yer alıyor.

Sigortam.net üzerinden son bir yıl içerisinde yapılan Evcil Hayvan Sigortası oranlarına bakıldığında en çok kedilerin sigortalandığı görülüyor. Sigortam.net verilerine göre, Evcil Hayvan Sigortası yapılan patili dostların yüzde 59’unu kediler oluşturdu.

Tatil sezonunda risklere karşı Evcil Hayvan Sigortası’nın ihmal edilmemesi gerek

 

Açıklamada görüşlerine yer verilen Sigortam.net Üst Yöneticisi (CEO) Bora Uludüz, giderek artan veteriner masrafları ve sağlık giderlerinin evcil hayvan sahiplerini en çok zorlayan konuların başında geldiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Müşterilerimize sunduğumuz ürün ve hizmet çeşitliliğimizi artırmak ve ihtiyaç duyulan her noktada çözümler üretmek en büyük hedeflerimizden biri. Geçtiğimiz yıl platformumuza dahil ettiğimiz Evcil Hayvan Sigortası ürünleri, çok değerli bir sigortacılık çözümü sunuyor. Giderek artan veteriner masrafları karşısında hayvan sahiplerinin bütçesini koruduğu ve en önemlisi, patili dostlarımızın sağlığının ekonomik nedenlerle tehlikeye girmesini önlediği için bu ürünün bizim açımızdan özel bir önemi var. Özellikle yaz dönemlerinde artan seyahatlerle ve risklerle birlikte minik dostlarımızın sağlığını güvenceye alan Evcil Hayvan Sigortası’nın ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlatıyoruz ve böyle bir ürün ile müşterilerimize hizmet sunmaktan mutluluk duyuyoruz.”

Kaynak: www.diyadinnet.com

Kalp Kurdu ve Pirelere Dikkat !

 

  1. Kalp Kurdu ve Pireleri önlemek için ne yapmalıyız?

 Kalp kurdu ya da diğer adı ile dirofilariasis, başta köpekler olmak üzere kediler, gelincikler ve hatta insanlarda da görülebilen paraziter bir hastalıktır. Sivrisineklerle bulaşan bu hastalıkta parazit akciğer, kalp ve kalp damarlarında yerleşerek ciddi hastalıklara hatta ölüme sebep olmaktadır. Bu nedenle korunma oldukça önemlidir. Hastalığın yoğun görüldüğü bölgelerde aylık olarak, daha az görülen bölgelerde ise bahar ve yaz aylarında koruyucu antiparaziter ilaçlamalar aksatılmadan uygulanmalıdır. Bu uygulamalar ağızdan, enjeksiyon ya da ense damlası şeklinde olmaktadır. Ayrıca sinek kovucu özellikte tasmalardan da yararlanılabilir.

Korunma yöntemleri içerisinde yerel yönetimlerin sivrisineklerle mücadelesi de yer almalıdır (bataklıkların kurutulması, düzenli ilaçlama).

 

Pireler de ülkemizde her mevsim görülebilen parazitlerdir. Deri problemleri yanında kansızlık, bağırsak parazitleri ve kan parazitlerine dolayısıyla ciddi sistemik hastalıklara yol açabilirler. Yaz aylarının en önemli sorunlarından birisi de kenelerdir. Keneler de ciddi sağlık sorunlarına yol açan parazitlerdir. Veteriner hekiminizin önereceği tablet, ense damlası veya tasma şeklinde ilaçların düzenli aralıklarla kullanımı bu parazitlere ve dolayısıyla sebep olacakları hastalıklara karşı koruyucu olacaktır. Hayvanın türüne, yaşam koşullarına ve bölgedeki parazit çeşitliliği ve popülasyonuna bakılarak veteriner hekimler ilaç seçimi yapmaktadır. Bu nedenle hekiminizden destek almanız önemlidir.

2. Kedimi/Köpeğimi ne sıklıkla yıkamalıyım?

Sfenks gibi bazı ırklar hariç kedilerin banyoya ihtiyacı yoktur. Ciddi bir kirlenme ya da deri problemi yoksa banyo yerine düzenli olarak tüylerinin fırçalanması daha sağlıklıdır.

 

Köpeklerde banyo dediğimizde ırk ve yaşam koşulları devreye giriyor. Çünkü normalde birkaç ayda bir yıkanmaları yeterli olan köpeklerin evlerin içerisinde bizimle yaşaması nedeniyle daha sık yıkama ihtiyacı hissedebiliyoruz. Sağlık problemleri dışında, birlikte yaşadığımız köpeklerin ayda bir yıkanması yeterlidir. Sık yıkamayı tercih edenlerin köpeğin deri altı yağ tabakasına zarar vermeleri nedeniyle daha çok koku ve tüy dökümü ile karşılaşacaklarını bilmelerini isterim. Mecburen yıkamak zorunda olanlara doğal içerikli şampuan kullanmalarını ve haftada birden önce yıkamamalarını öneriyorum.

  1. Şampuan ve/veya sabun öneriyor musunuz?

Onların deri-tüy yapısına uygun, pH’ı dengeli (pH 7 uygundur) şampuanlar tercih edilmelidir. Sık banyo yaptıranlara önerim her banyoda şampuan kullanmamaları yönünde olacaktır. Bir hafta şampuan ile yıkamışlarsa sonraki 3 hafta duru su ile yıkamalarında fayda var.

*Bu konu hakkında eklemek istediğiniz bir konu var mı?

Yaz ayları artan parazit popülasyonu, sivrisinekler, yanlış banyo uygulamalarımız, deniz sonrası durulama yapılmaması, düzenli olarak tüylerin fırçalanmaması nedeniyle hem onlara hem de bizlere sıkıntı olabiliyor. Alerjiler, deride yaralar, aşırı tüy dökümleri ile karşılaşabiliyoruz. Ancak görüldüğü üzere düzenli olarak ilaçlamaların yapılması, her gün fırçalama ve uygun aralıklarla banyo yaptırılması, deniz sonrası duş aldırılması gibi hususlara dikkat edersek sorun yaşamadan yaz aylarını atlatabiliriz.

Röportaj: Büşra BESLİ
Röportaj Veren: DR. MÜJGAN ÇEVİK AKSAY

En popüler ve en güzel süs köpeği Pomeranian Boo hakkında bilinmesi gerekenler

Pomeranian Boo, dünya çapında büyük ilgi bulan bir süs köpeği türüdür . Oyuncak ayıcık yüz ifadesi ile öne çıkan bu ırk, sevimli ve küçük bir köpek olma özelliğine sahiptir.

İnanılmaz görünüm ayrıcalıkları ile en başta herkesi kendine hayran bıraktığından söz edebiliriz. Adeta kabarık ve ipeksi tüyleri ile baktıkça bakası geliyor insanın.

Yoğun, kabarık ve pürüzsüz bir kürke sahiptir. Genellikle beyaz renkli tüy ayrıcalıkları ile bilinir. İnce yüz hatları adeta görenlerin kalbini çalmaya yetiyor. Cam gibi siyah göz yapısıyla oldukça şirin bir duruş sergiliyor. Fındık gibi burnu ise tam ısırmalık…

Bu köpekler için oldukça minyatür bedenli olduğundan bahsetmeden olmaz. Genel cins özellikleri itibari ile 1.5 ila 3 kilogram arasında değişen bir hafifliğe sahiptir.

Bu tatlı mı tatlı köpeğe dair diğer özelliklere göz atamaya ne dersiniz?

En popüler ve en güzel süs köpeği Pomeranian Boo hakkında bilinmesi gerekenler - 2

Kedi ve köpeklerde yüzde 70 ‘parazit’ artışı

Bu yaz sivrisinek ve pire sayısında ciddi artış var. Bu durum hayvanlarda da çeşitli hastalıklara sebep oluyor. Peki belirtiler neler?

Sivrisinek ve pire popülasyonu artıyor. Kedi ve köpeklerde ölümcül sonuçlar doğuruyor. Sivrisinek ve pireler ısı ve nemin fazla olduğu yerlerde ürüyor.

İklim değişikliği ve artan sıcaklığa bağlı olarak sivrisinek ve pirelerde ciddi bir artış yaşandı. Yaşanan bu artış sadece insanları değil can dostumuzu hayvanları da etkiliyor ve parazit vakalarına neden oluyor.

Son dönemlerde parazitlere bağlı olarak yaşanan hastalıklar sokak hayvanlarını değil evcil hayvanları da etkiliyor. Belirti olarak da ateş, iştahsızlık ve halsizlik gösteriyorlar. Kedi ve köpeklerde ölümcül sonuçlar doğruyor.

Uzmanlar ise parazit vakalarında yüzde 70 artış yaşandığını belirtiyor. Erken teşhis için uyarılarda bulunuyor.

Kaynak: www.kanalben.com

Veteriner hekim ziyaretlerinden değil, kediniz ile yaşadığınız mutluluğun kesintiye uğramasından endişe edin

Veteriner hekim ziyaretlerinden değil, kediniz ile yaşadığınız mutluluğun kesintiye uğramasından endişe edin

Araştırmalara göre dünyada her 10 kediden yalnızca 4’ü düzenli sağlık kontrollerinden geçiriliyor. Kedi sahipleri, kedilerini yalnızca hastalandığında veya yaralandığında veteriner kliniğine götürdüklerini belirtirken, Türkiye’deki kedi sahiplerinde de maalesef benzer bir durum söz konusu. Her 3 kedi sahibinden 1’i kedileri hastalık semptomu göstermesine rağmen onları hemen sağlık kontrollerinden geçirmediğini belirtiyor. Oysa hastalık semptomlarını maskelemekte usta olan kediler için, düzenli sağlık kontrolleri yaşamsal öneme sahip.

Konu hakkında farkındalık yaratmak amacıyla Royal Canin’in her sene sektörel dernekler ve veteriner hekimler destekleri ile düzenlediği “Kedinizi Veteriner Hekimine Götürün” kampanyası kapsamında Küçük Hayvan Veteriner Hekimleri Derneği (KHVHD) Başkanı Veteriner Hekim Erkut Gören, kediler için düzenli sağlık kontrollerinin önemini ve hayvan sahiplerinin üzerine düşen sorumlulukları anlattı.

 

Veteriner hekim ziyaretlerinden değil, kediniz ile yaşadığınız mutluluğun kesintiye uğramasından endişe edin

 

Kediler için düzenli veteriner hekim ziyaretleri neden önemli?

Bahçeli evde veya zemin katta oturan hayvan sahipleri için konuşmak gerekirse; evimizde, yaşamımızı paylaştığımız kediler zaman zaman dışarı çıkabiliyor. Zoonotik hastalık risklerini göz önüne aldığımızda, dışarıya çıkan kedilerin temas ettiği veya maruz kaldığı unsurların düzenli olarak veteriner hekimler tarafından takip edilmesi, kedilerin sağlığı kadar hayvan sahiplerinin ve toplumun sağlığı için de çok önemli.

Öte yandan düzenli veteriner hekim kontrolleri yalnızca dışarısı ile temas halinde olan kediler için değil, yaşamını ev içinde sürdüren kediler için de oldukça önemli. Çünkü hastalık etmeni, parazitler de olabilir ve kediniz dışarıya hiç çıkmasa dahi bu etmenlere maruz kalabilir. Zaman zaman kedi sahipleri, hayvanları evden dışarı çıkmadığı için veteriner hekim ziyaretlerini aksatabiliyor. Bu oldukça hatalı bir anlayış; evet, o çıkmıyor olabilir ama siz çıkıyorsunuz ve dışarıdan birçok dış etkeni evinize taşıyabilirsiniz.

Ayrıca kediler, hayvan sahiplerinin göremeyebileceği veya farkında olamayabileceği metabolik bir hastalıkla da mücadele ediyor olabilir. Metabolik hastalıkların dışarıya çıkıp çıkmamakla ilişkisi yoktur ve her kedi bu hastalıklarla ilgili olarak hemen hemen eşit risk değerine sahiptir. O yüzden, her ne nedenle olursa olsun düzenli kontrolleri aksatmamak kritik önemde.

Düzenli olarak veteriner hekim kontrolleri planlandığı zaman, hekiminiz kedinizdeki değişimleri ve hasta sahibinin göremediği hastalık semptomlarını zamanında fark edebilir. Veteriner hekimler, koruyucu hekimlik uygulamaları kapsamında kilo kontrolünden tüy sağlığına, genel görüntüden diş sağlığına kadar pek çok dış etmeni gözlemler.

Kedilerin sağlık sorunları, hayvan sahiplerini maddi anlamda, fiziksel anlamda ve mental olarak yoruyor. Bir hastalığı koruyucu hekimlik uygulamaları ile daha en başından fark ederek önlem almak ile ileri aşamada ortaya çıkan semptomlar sonrası tedavi etmek arasında çok büyük bir fark var. İkincisi çok fazla emek, zaman ve bütçe gerektiriyor. Dolayısıyla kedilerin sağlığı, hayvan sahiplerinin sağlığını da dolaylı veya direkt olarak etkiliyor hatta zoonotik hastalık risklerini de düşündüğünüzde halk sağlığını da etkiliyor. Tüm bu risklerin doğru ve etkin bir şekilde yönetilebilmesi için düzenli veteriner hekim kontrollerine ihtiyaç var.

 

Veteriner hekim ziyaretlerinden değil, kediniz ile yaşadığınız mutluluğun kesintiye uğramasından endişe edin

 

Peki bu kadar önemli olan ziyaretler, zamanında yapılabiliyor mu? Hayvan sahipleri ziyaretleri aksatıyorlar mı?

Geçmiş yıllara göre bu noktada artan bir farkındalık mevcut; fakat düzenli kontroller henüz yeterli seviye ve sıklıkta değil. Kedileri artık evimizin ve yaşamımızın bir parçası olarak görüyoruz ve onların sağlığı ve refahı için geçmişe göre daha fazla özen gösteriyoruz, ancak klinik ziyaretlerinde yaşanan zorluklar, kedilerin sağlığı hakkında doğru bilinen yanlışlar gibi sebeplerle klinik ziyaretleri düzenli hale gelemiyor veya sıklığı az oluyor.

Kedi sahipleri, 3 ayda bir mutlaka veteriner hekim ziyaretlerini planlamalı hatta bu ziyaretler arası zaman ne kadar daralırsa kedinizin sağlığı için o kadar iyi. Kediler 9 canlı değildir ve hastalık semptomlarını ustalıkla gizleyebilir, bu nedenle gündelik yaşamda kedinizdeki değişimi fark edemeyebilirsiniz.

Kedilerin klinik ziyaretleri sırasında yaşadığı stresi azaltmak için sahiplerinin dikkat etmesi gerekenler nelerdir?

Stresi yönetmek, daha yolculuğun başında, evde başlıyor. Öncelikle kedinize stresten uzak bir yaşam alanı oluşturmalısınız. Evde stresli bir ortam varsa kedinin stresi de daha evde başlıyor ve yolculuk sırasında artabiliyor. Ek olarak, kedi sahipleri de stresini yönetebiliyor olmalı; şayet çıkılacak yolculuk sebebiyle stres daha kedi sahibinden başlıyorsa hisleri anlama konusunda hassas olan kedilerine de bu stres sirayet edecektir.

Yolculuk sırasında ise ani seslerden olabildiğince uzak olunmalı. Taşıma çantası da kedinizin rahat edebileceği bir çanta olmalı. En önemli konulardan biri ise randevu… Gitmeden önce kliniğinizden mutlaka randevu almalısınız. Kliniğiniz böylelikle hasta kabulünü sizin ziyaretinize göre planlayabilir, örneğin bir köpek ile aynı anda beklemek zorunda kalmazsınız ya da uzun bir bekleme yapmazsınız.

Klinikler için ise, fiziki şartlar elverdiği sürece köpek ve kedi muayene odalarının farklı olması, stresi azaltma noktasında oldukça önemli. Klinik ortamının kokusu için de kediler için sakinleştirici niteliği taşıyan kokular tercih edilebilir. Kedilerin sağlığı için bir önceliklendirme yaparak stresi azaltmak adına bazı uygulamaların daha seyrek yapılması da tercih edilebilir. Örneğin, üç ayda bir kliniğe gelen kedi için her seferinde tırnaklarının kesilmesi hayati önemde olmayabilir.

 

Veteriner hekim ziyaretlerinden değil, kediniz ile yaşadığınız mutluluğun kesintiye uğramasından endişe edin

 

Düzenli kontrollerde, muayene esnasında nelere dikkat ediyorsunuz?

Kedi, kliniğe geldiğinde, onu gördüğümüz anda muayene süreci de başlıyor aslında. İlk olarak taşıma çantasının içindeki davranışlarını gözlemliyoruz. Muayene masasında ise tüy sağlığından, dişlerine, el ile fizyolojik genel kontrole kadar pek çok aşamadan geçiyoruz. Bazen vücutta oluşabilen küçük kitleler elinize gelebiliyor. Bu kitleleri kedi sahipleri fark edemeyebilir. Bu kitlelere daha küçükken müdahale ettiğinizde bunlar tam tümör kitlesi haline dönüşmeden sonuç alabiliyorsunuz ama çok ilerlemiş tümör vakalarında mutlaka iç organlarında metastazı da gerçekleşmiş oluyor. Bu nedenle el ile fizyolojik kontrol bizim için oldukça önemli.

Genel muayene yaparken özellikle kedilerde ilk dişlerine ve kulaklarına bakıyoruz. Gözlerindeki, tüylerindeki canlılığa ve parlaklığa bakıyoruz. Örneğin dişte bir problem gördüğümüzde zamanında müdahale edebilirsek dişin sonradan çekilmesine kadar giden sürecin önüne de geçmiş oluyoruz.

Yine kedilerde özellikle el ile gerçekleşen fizyolojik böbrek muayenesi yapabiliyoruz. Böbrekler, çalışma fonksiyonunun yüzde 60’ını yitirmeden belirti vermeyebilir. Bu, geç fark ettiğinizdeki böbreğin yüzde 60’ını kaybetmişsiniz demektir. Böbrek kendindeki sorunu belli ettiğinde böbrek yetmezliği nedeniyle üzücü sonuçlar yaşanabilir. Biz böbrek yetmezliğini başlangıç evrelerinde yakalayarak, belirli desteklerle kedinin daha uzun bir süre refahını artırarak yaşamasına destek oluyoruz.

 

Veteriner hekim ziyaretlerinden değil, kediniz ile yaşadığınız mutluluğun kesintiye uğramasından endişe edin

 

Son olarak “Kedinizi Veteriner Hekimine Götürün” kampanyası hakkında söylemek istedikleriniz var mıdır?

Kedinizi Veteriner Hekimine Götürün kampanyası, kedi sahiplerinin doğru bildiği yanlışları ortaya çıkarma ve onları kedilerinin sağlığı için harekete geçmeleri için cesaretlendiren bir çağrı.

Hayvan sahipleri bu çağrıya cevap vermeli ve hayvanlarının sorumluluklarını alarak düzenli veteriner hekim kontrollerini aksatmamalı. Bir hayvan ile yaşamınızı birleştirmek harika bir şey fakat daha mutlu ve refah dolu bir birliktelik sorumluluk gerektiriyor.

Bir kedi sahiplenmek en az 15 yıllık bir plan ve sorumluluk gerektirir. Yaşamınıza bir kediyi dahil edecekseniz beslenmesinden, sağlık kontrollerine, ev ortamınızın düzenlenmesinden yaşam tarzınızın buna uygun olup olmadığına kadar pek çok değerlendirmeyi de yapıyor olmalısınız. Veteriner hekiminiz, kediniz ile yaşayacağınız uzun ve mutlu bir hayatın mimarıdır. Bu nedenle düzenli kontrollerden değil, kedinizle yaşayacağınız hayatın, mutluluğun sekteye uğramasından korkun ve bunun yaşanmaması için vakit kaybetmeden sağlık kontrolü için veteriner hekiminizden randevunuzu alın.

Kaynak: www.posta.com.tr

İstanbul Valiliği, belediyelere sokakta yaşayan hayvanlarla ilgili talimat verdi

İstanbul Valiliği, büyükşehir belediyesi, ilçe belediyeleri, kaymakamlıklar ve Tarım İl Müdürlüğüne sokakta yaşayan hayvanları toplamaları için talimat gönderdi. Buna göre hayvanlar, kısırlaştırılıp aşılandıktan sonra alındıkları yerlere geri bırakılacak.

İstanbul Valiliği sokakta yaşayan hayvanların toplatılması yönünde talimat verdi. Valilik tarafından verilen talimatta 5199 nolu Hayvanları Koruma Kanunu gereğince sokakta yaşayan hayvanların rehabilitasyon merkezlerine götürülmesi istendi. Talimata göre bu hayvanlar kısırlaştırılarak tedavi edildikten sonra gözlemlenecek. Hayvanların sağlığına kavuştuğu tespit edildikten sonra ise alındıkları yerlere bırakılması istendi.

Ayrıca bakımevi olmayan belediyelerin gerekli işlemleri başlatarak bakımevlerini aktif hale getirmeleri talimatı da verildi.

Valilik talimatı Büyükşehir Belediyesi’ne, İlçe Kaymakamlıklarına, 39 ilçe belediyesine ve Tarım İlçe Müdürlüklerine gönderdi. Talimatta şu ifadelere yer verildi:

“Kanun, sokak hayvanlarının bulundukları yerlerden alınmasını, rehabilitasyon merkezlerine götürülmesini, kısırlaştırılarak tedavi edilmesini, tedavi sonrası bir süre gözlemlenmesi ve sağlıklarına kavuştukları tespit edildikten sonra yeniden alındıkları yere bırakılmasını gerektirmektedir. İlgili yazı, ilgili birimlerin bu kanunun gereğince işletilmesi talebini içermektedir.”

Kaynak: yesilgazete.org