Ana Sayfa Blog Sayfa 49

Evcil hayvanınızla güvenli ve rahat bir tatil için veteriner hekim Tuğçe Kara’dan öneriler

Veteriner hekim Tuğçe Kara, tatil sezonunda evcil hayvanıyla birlikte seyahat etmek isteyen vatandaşlara önemli bilgiler verdi. Okulların kapanması ve tatil sezonunun başlamasıyla birlikte evcil hayvan sahibi olan vatandaşlar, sevimli dostlarını da tatil planlarına dahil etmeyi düşünüyor.

Ancak hayvanınızla birlikte tatil yapmayı planlıyorsanız, bazı önemli prosedürlere dikkat etmeniz gerekiyor. Kendi aracıyla seyahat edenler için denetim yapılmadığını ifade eden veteriner hekim Kara, toplu taşıma araçları içinse bazı zorunlu kontroller olduğuna dikkat çekti. Özellikle mikroçip ve kuduz aşısı uygulaması gerektiğinin altını çizen Kara, ayrıca seyahat öncesi hayvanların mide bulantısını önlemek ve stresini azaltmak için bazı ürünlerin kullanılabileceğini belirtti.

Mikroçip uygulaması ve kuduz aşısı önemli

Veteriner hekim Kara, toplu taşıma araçlarında sıkı denetimler yapıldığını ve bu kontrollerin, evcil hayvanlarının yanlarında götürmek isteyen vatandaşların mikroçip ve kuduz aşısı yaptırmalarını gerektirdiğini belirtti. Bu aşılarla birlikte seyahat raporu da talep ediliyor ve hayvanın pasaportuna “bulaşıcı hastalığı yoktur, seyahat etmeye uygundur” şeklinde mühür basılması gerekiyor.

Uçakla seyahat etmek isteyenlerin ise daha ayrıntılı prosedürlere tabi olduğunu belirten Kara, uçak firmalarının önceden aranması ve hayvan bileti alınması gerektiğini hatırlattı. Kabinlere 8 kiloyu geçmeyecek şekilde en fazla 2 hayvan alınabiliyor.

Yolculuk esnasında nelere dikkat edilmeli?

Kedilerin stresli hayvanlar olduğunu ifade eden Kara, 1-2 günlük kısa seyahatlerde kedilerin götürülmemesi gerektiğini belirtti. Köpeklerin ise yanınızda olmasının daha sağlıklı olduğunu ekledi. Eğer evcil hayvanınızı gideceğiniz yere götüremiyorsanız, pansiyonlardan yararlanabileceğinizi, ancak buralarda bulaşıcı hastalık riskinin yüksek olduğunu unutmamanız gerektiğini söyledi.

Yurt dışı seyahatlerde ise ağırlaşan prosedürlere dikkat çeken Kara, özellikle Avrupa Birliği ülkelerine giden hayvanlarda kuduz titrasyon testi istendiğini belirtti. Hayvanın yurt dışına çıkması için bu testin olumlu sonuç vermesi gerekiyor.

Kısacası, evcil hayvanınızla tatil yapmayı düşünüyorsanız veteriner hekim Tuğçe Kara’nın önerilerini dikkate almanızı öneririz. Bu sayede hem sizin hem de evcil hayvanınızın tatili daha rahat ve güvenli geçecektir.

Kaynak: www.bolugundem.com

Sıcak havaların evcil hayvanlara büyük zararı ortaya çıktı. Uzmanı uyarılarını sıraladı

Sıcak havaların evcil hayvanları depresyona sokabileceğinin açıklayan Veteriner Hekim Serkan Eroğlu, bunaltıcı sıcaklardan hayvanları nasıl koruyabileceği konusunda doğru bilinen yanlışlar hakkında uyardı.

İHA’nın haberine göre; Yurt genelinde olduğu gibi kavurucu sıcaklar Erzincan’da da etkili oluyor. Yaz aylarında kendini hissettiren bunaltıcı sıcaklar, insanlar kadar hayvanları da etkiliyor. Sıcak geçen günlerde evcil hayvan sahiplerinin doğru bildiği bazı yanlışlar sevimli dostlara zarar verebiliyor.

Hayvanseverlerin özellikle beslenme konusunda dikkat etmesi önem teşkil ediyor.

Yaz aylarında dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında öneriler aktaran Veteriner Hekim Serkan Eroğlu, uyarılarda bulundu. Bu dönemde kuru mamanın diğer yiyeceklere göre daha sağlıklı olacağına söyleyen Eroğlu, “Kuru mamanın sürekli evcil hayvanlarımızın önünde bulunmasını istiyoruz. Yemeklerinin bozulmasının önüne geçtiği için kuru mamayı tavsiye ediyoruz. Yaz aylarında en çok gördüğümüz vakalar çok su verilmesi. Özellikle su vereyim derken buzlu su tercih ediliyor. Buzlar, keskin olması nedeniyle ağız bölgesinde kesiklere neden olabiliyor. Kat’i suretle buzlu içecek tavsiye etmiyoruz” dedi.

aw934690-02.jpg

“HAYVANLARDA DERİ ÇANTALAR SAUNA ETKİSİ OLUŞTURUYOR”

Buzun ağız bölgesinde yaralara neden olabileceğini ifade eden Eroğlu, evcil hayvanları serinletmek için ‘soğuk havlu’ önerisinde bulundu.

Özellikle araçları ile uzun yolculuklara çıkacak hayvan sahiplerine, minik dostlarını deri çantada taşımamaları yönünde uyarılarda bulunan Veteriner Hekim Eroğlu, “Hayvanımız sıcaktan bunalmış olabilir serinletmek için buzluğa koyduğumuz kuru bir havluyu sürebiliriz. Saat 12.00 ile 14.00 arasında kesenlikle dışarı çıkarılmalarını önermiyoruz. Araçlarda uzun yolculuklar yapacaksak mutlaka çantaların içinde hayvanların tutulmasını önermiyoruz. Son dönemlerde çok fazla sıcak var. Bu sıcaklar olanların ter bezleri yeterli gelmiyor bazen. Bu durum onların depresyona girmesine neden olabiliyor. Özellikle çanta özelinde konuşacak olursak, deri çantalar sauna etkisi oluşturuyor. Yaz aylarında hayvanımız tıraş ettirmemeliyiz. Özellikle güneşin yoğun olduğu yerlerde zararlı olabiliyor. Araştırmalar sonucunda tıraş edilen derilerin güneşin sıcağından ve ışınlarından daha çok etkilendiği kanıtlandı. Tıraş edildi ise de özel kıyafetlerle dışarı çıkarılmalı” diye konuştu.

aw934690-01.jpg

Kaynak: www.yenicaggazetesi.com.tr

Pet sektöründe ihracat hedefi 400 milyon dolar

Dünyada 300 milyar dolarlık pazara ulaşan pet sektörü ülkemizde 5 yılda yüzde 150 büyüdü. 70 ülkeye 250 milyon dolar ihracat yapan sektör, bunu 400 milyon dolara çıkarmayı hedefliyor.

EVCİL hayvan ürün malzeme ve aksesuar sektörü globalde son 5 yılda yüzde 150 büyüyerek 300 milyar dolarlık bir pazara ulaştı. Son dönemde sektöre yatırımların artığını belirten Ulusal Fuarcılık Genel Müdürü Selçuk Çetin, “Türkiye henüz yolun başında bir ülke olarak görünse de son 5-6 yılda Çin hakimiyetini kırarak ihracata dönen bir sektör haline geldi. Türk şirketleri toplam tüketici rakamlarına göre 1 milyar dolarlık büyüklüğe yaklaştı. Bunun 250 milyon dolarını ihracat oluşturuyor” dedi. Pet sektöründeki Türk şirketlerin global pazardan daha fazla pay almak için ihracata ağrılık verdiğine dikkat çeken Çetin, “COVID-19 salgını sürecinde en çok büyüyen sektörlerden biri de evcil hayvan ürünleri sektörü oldu. Türkiye pet ürünleri ve hizmetleri pazarı yıllık büyüme ortalaması yaklaşık yüzde 15 civarındayken bu oran pandemi döneminde yüzde 50’ye kadar çıktı. Geçmişte neredeyse tamamı yabancı markalı ithal ürünlere bağımlı olan Türkiye pazarında yerli ürün ve hizmetler hakimiyet kurdu, hatta yurt dışında da söz sahibi olmaya başladı diyebiliriz” açıklaması yaptı.60 ÜLKEYE İHRACAT

Sektörün hızla büyüdüğünü aktaran Çetin, “Yeni yatarımlarla 60’tan fazla ülkeye ihracat yapan firmalarımız var. Sektörümüz 2023 sonunda yeni pazar arayışı ile ihracatını 400 milyon dolara çıkaracak. Yakın gelecekte marka ülke haline geleceğimize, büyük bir endüstri olacağımıza inanıyorum.” dedi.

FUAR BÜYÜMEYİ TETİKLER

12-15 Ekim tarihlerinde Ulusal Fuarcılık tarafından organize edilecek bölgenin en önemli pet fuarı Petzoo Eurasia ile büyüme daha katlanacak. Fuarımıza 2021 yılında 54 ülkeden ziyaretçi gelmişti. Bu yıl 80’nin üzerinde ülkeden ziyaretçi bekliyoruz”dedi.

MAMA VE KEDİ KUMU

Evcil hayvan ürünleri pazarının 5 yılda yüzde 150 büyüdüğünü belirten Çetin, “70 ülkeye mama, 65 ülkeye kedi kumu ihracatı gerçekleştiren sektörümüzde yaklaşık 600 firma faaliyet gösteriyor. Sektörümüz 250 milyon dolar olan ihracatını yeni pazar arayışı ile 2023’te 400 milyon dolara çıkarmayı hedefliyor” diye konuştu.

Kaynak:www.aksam.com.tr/

KUŞADASI BELEDİYESİ, EVCİL HAYVAN REHABİLİTASYON MERKEZİ’YLE CAN DOSTLARIN YANINDA

Kuşadası Evcil Hayvan Rehabilitasyon Merkezi, sahipsiz can dostlara kucak açmaya devam ediyor. Bu kapsamda 2023 yılının ilk 6 ayında 157 sokak hayvanını sahiplendirerek sıcak yuvasına kavuşturan merkez, sokakta yaşayan kedi ve köpeklerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasını engellemek için ücretsiz kısırlaştırma hizmeti veriyor.

Sokak hayvanlarıyla ilgili yaşama geçirdiği projelerle dikkat çeken Kuşadası Belediyesi, Kirazlı Mahallesi yolunda bulunan Kuşadası Evcil Hayvan Rehabilitasyon Merkezi’nde yıl boyunca binlerce sahipsiz kedi ve köpeğin bakım ve sorumluluğunu üstleniyor.

Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in girişimleriyle fiziki koşulları iyileştirilen merkez aracılığıyla sokak hayvanlarının geçici barınma, beslenme, tedavi ve kısırlaştırma ihtiyaçları da karşılanıyor. Kuşadası Belediyesi tarafından merkez bünyesinde kurulan Kedi Tedavi Ünitesi’nde ise kedilere özel tedavi uygulanıyor. Hayvan ambulansı olan 2 Haybulans aracıyla da hasta ve yaralı sokak hayvanlarının yardımına koşuluyor. 7/24 esasına göre çalışan ekipler, hasta ya da yaralı sokak hayvanlarına acil müdahalede bulunuyor.

3 veteriner ile 6 veteriner teknikerinin görev yaptığı Kuşadası Evcil Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde yılın ilk 6 ayında bin 828’i kedi, 636’sı köpek olmak üzere toplam 2 bin 464 sokak hayvanı kısırlaştırıldı. Sokak hayvanlarının sağlık ve yaşam koşulları açısından büyük önem taşıyan kısırlaştırma hizmeti kapsamında merkezde görevli veterinerler tarafından, tam donanımlı 2 ameliyathanede günde ortalama 10 kedi ile 5 köpek kısırlaştırılıyor. Kısırlaştırıldıktan sonra küpe takılan sokak hayvanları, bir süre gözetim altında tutulduktan sonra doğal ortamlarına bırakılıyor.

Kısırlaştırma işlemi için sokakta bakımını üstlendiği kedileri Evcil Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ne getiren Tanya Ağaoğlu, kent sakinlerini sokakta gördükleri hayvanların kısırlaştırılması için merkeze davet ederek “Kuşadası Belediyesi’nin Evcil Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde ücretsiz bir şekilde kısırlaştırma işlemi gerçekleştiriliyor. Hafta sonları bile ekipler size yardımcı oluyor. Çalışanlar çok ilgili davranıyor ve hayvanları çok seviyorlar. Başkan Ömer Günel’e ve ekiplere hayvanlara gereken değeri ve önemi gösterdikleri için çok teşekkür ederiz” dedi.

Ücretsiz kısırlaştırma işleminin sokak hayvanlarına yönelik olduğunu belirten Kuşadası Evcil Hayvan Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Fulya Akıllı ise “Haftanın 7 günü sokak hayvanları için kısırlaştırma hizmetimizi sürdürüyoruz. Kent sakinlerinden sokakta bakımına destek olduğu ya da dikkatini çeken kısırlaştırılmamış bir kedi ya da köpek görenler Kuşadası Belediyesi Güvercin Masa hattı üzerinden kısırlaştırma işlemi için bizlerle iletişime geçebilirler” diye konuştu.

Veteriner Fakültesi öğrencilerine uygulamalı ameliyat eğitimi verildi

Bir araç çarpması sonucu bir bacağı işlevsiz hale gelen kedi, Veteriner Hekim Dr. Hakan Tan tarafından ameliyata alındı. Kedi için hayatı risk oluşturabilecek yaralı bacak yapılan başarılı ameliyatla tedavi edildi.

Yapılan ameliyata Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi dördüncü sınıfta eğitim gören 6 öğrenci de katılarak uygulamalı olarak eğitim aldı. Ameliyat sonucunda yaralı kedi sağlığına kavuşurken veteriner fakültesi öğrencileri de Veteriner Hekim Dr. Hakan Tan’dan uygulamalı olarak ameliyat eğitimi almış oldu.
Hayvanlara değer veren hizmetler yapmaya devam eden Osmangazi Belediyesi, 19. yüzyılda Osmanlılar tarafından, başta sakat leylekler olmak üzere göçmen kuşların bakımının yapılması amacıyla kurulan ve Türkiye’nin ilk hayvan hastanesi olan Gurabahane-i Laklakan (Düşkün Leylekler Evini) kültürünü, Sahipsiz Hayvanlar Doğal Yaşam ve Tedavi Merkezi ile sürdürüyor.

Kaynak: www.tunagazete.com

Patili Dostlarınız İçin En Konforlu Uykunun Adresi Yataş Kedi&Köpek Yatakları

Yataş Bedding, kedi ve köpekler için özel tasarladığı yataklarla patili dostlarımızın rahatını düşünüyor. Şık ve konforlu Yatak kedi&köpek yatakları kaydırmaz taban, çıkarılabilir minder gibi özellikleriyle kullanım kolaylığı da sunuyor.

Türkiye’nin uyku ürünlerinde kalite ve yenilikçi teknolojiler denildiğinde ilk akla gelen markası Yataş Bedding, kedi&köpek yataklarıyla patili dostlarımızın uykusunu da düşünüyor. Rahatlığı ve şıklığıyla dikkat çeken Yataş kedi&köpek yatakları, kaydırmaz taban uygulaması sayesinde sabit kalarak rahat bir kullanım sağlıyor. Çıkarılabilir minderleri ise 30 derecede çamaşır makinesinde yıkanabiliyor.

Loki Kedi&Köpek Yatağı, özel Wellsoft yumuşak iç kumaşı ile can dostlarınıza keyifli ve konforlu bir uyku sunuyor. Şık tasarımıyla evinizin her köşesini güzelleştiren Loki, üst düzey rahatlık sunan iç yapısı, yıkanabilir kumaşı ve kaymaz tabanıyla dikkat çekiyor.

Oscar Kedi&Köpek Yatağı, şık kadife kumaşı ve konforlu yapısıyla patili dostlarınızı Yataş rahatlığıyla buluşturuyor. Wellsoft yumuşak iç kumaşı, üst düzey rahatlık sunan iç yapısı, kaymaz tabanıyla öne çıkan Oscar, yıkanabilir kumaşı sayesinde temizlikte kolaylık sağlıyor.

Miu Kedi&Köpek Yatağı, 4 farklı ebat seçeneği ile kedi ve her ırktan köpek için ideal bir konfor alanı yaratıyor. Kadife kumaşıyla evinizin şıklığını tamamlayan Miu, tüm zemin tiplerinde sabit durabilen kaydırmaz tabanı ve çıkarılıp yıkanabilen yapısıyla hijyenik ve konforlu kullanım bir kullanım sunuyor.

Kaynak: yatasbedding.com.tr

”Veteriner sayısı artsın” çağrısı

Türk Veteriner Hekimleri Birliği, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde görev yapan veteriner hekim sayısının artırılması çağrısı yaptı.

Dünya Zoonoz Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan Türk Veteriner Hekimleri Birliği, her yıl ortaya çıkan 5 yeni hastalığının 3’ünün hayvan kökenli olduğu belirtti.

Açıklamada nüfus artışı ve şehirleşmeyle birlikte insanların yaban hayvanların yaşam alanlarını işgal ettiği kaydedildi.

Bu durumun zoonotik hastalıkları tetiklediği bildirildi.

Bu nedenle Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde görev yapan veteriner hekim sayısının artırılması çağrısı yapıldı.

Kaynak:/www.ntv.com.tr

Evcil hayvanların mama ambalajlarında sıcak tasarım ögeleri dikkat çekiyor

Evcil hayvan mamaları söz konusu olduğunda, ambalaj tasarımının hem fonksiyonel açıdan hem de içerik ve kalite gibi detaylar açısından hızlıca dikkat çekecek şekilde kurgulanması gerekiyor. Tasarist Yaratıcı Direktörü Musa Çelik, satın alma kararlarında bilinç düzeyi gittikçe yükselen tüketici için,…

Bilinçli ve markaların kendileriyle ortak değerleri paylaşmasını talep eden tüketicinin artışı, evcil hayvan mamalarının ambalaj tasarımlarını da etkiliyor. Tüm gıda ürünlerinde olduğu gibi ürünün tazeliğini koruma gerekliliğinin yanı sıra mamayı rahat alabilmek, kolay açıp kapatabilmek gibi fonksiyonel detayların yer aldığı bu kategorinin tasarımlarında, tüketici samimiyet görmek istiyor.

Kurtarılan sokak hayvanlarına karşı toplumun hassasiyeti de baz alındığında mama paketlerinde safkan ırklar yerine melez hayvanları tasvir etmenin tüketiciyi harekete geçirebileceği gibi çarpıcı bir analizde bulunan Tasarist Yaratıcı Direktörü Musa Çelik, “Markanın tüketiciyle ortak paydada buluştuğunu, hedef kitlesiyle ortak değerler benimsediğini anlatabilmesinin en etkili yollarından biri de ambalaj tasarımı. Artık tüketici, ulaştığı duyarlılık noktasında evcil hayvanları için ayrı, sokak hayvanları için ayrı mamalar satın alıyor. Bu gerçek de tasarımcılar için segment ayrımını doğru yapmanın önemini açıkça ortaya koyuyor. İçerik ve kalite gibi detayların hızlıca göze çarpması gerek. Çok daha bilinçli bir tüketiciyle karşı karşıya olduğumuzu göz önüne alırsak mamaların içeriklerinin temizliği kadar ambalaj tasarımlarının da tıpkı besledikleri hayvanları kadar samimi ve olumlu bir izlenim yansıtması gerekiyor. Aksi takdirde hayvan dostu tüketiciler soğuk, renksiz ve tanıdık gelmeyen ürünlerin yanından yürüyüp gidecektir.” sözlerini kullandı.

Evcil hayvan sahipleri samimi tasarımları önemsiyor

Günümüz tüketicileri, kendi yaşam tarzlarını tamamlayacak tasarımlara yöneliyor. Müşterilerin duygularına, ihtiyaçlarına ve aynı zamanda göz zevklerine hitap eden ambalajlar, ürünü daha tercih edilir kılıyor. Bu tasarımların özellikle gıda paketleri için daha etkili olduğu düşünülürse insanlar, kendi yiyeceklerinde olduğu kadar evcil hayvanları için de mama ambalajlarında seçici davranıyorlar. Net ve bilgilendirici mesajların verildiği, canlı renklerin ve enerjik hayvan görsellerinin yer aldığı sıcak tasarımlar tüketiciler tarafından daha samimi bulunuyor. Aynı zamanda müşterilerin hayvan mamalarında görmek istedikleri organik ve temiz içerikli ifadelerine ek olarak ‘biyoçözünür’ ve ‘sentetik vitamin içermez’ şeklindeki bilgilerin ambalajda yer alması ürünün daha güvenilir olduğu izlenimi yaratıyor.

“Hem duygusal hem işlevsel faydayı bir arada sunmak zorundayız”

Hayvan mamalarının maliyeti dolayısıyla uzun süreli kullanımı için büyük gramajlı paketlerde yer alması ürünün tercih edilme sebepleri arasında yer alıyor. Aynı zamanda paketin açılır kapanabilir olması da mamanın lezzetini ve tazeliğini korumasına yardımcı oluyor. İlk göze çarpan yer olmasından dolayı, paketlerin ön yüzüne konumlandırılan ürünün içeriği, hangi yaş grubu için hazırlandığı ve besin değerlerinin yer alması, tüketicinin ilk bakışta kendi hayvanlarına uygun olup olmadığını anlamasını sağlıyor. Arka yüzünde ise kullanılan belirli bileşenleri, kaynak bilgileri, ürünün nasıl oluşturulduğu ve hijyenik işleme yöntemlerinin bulunması gerekiyor. Ambalajın yalnızca ürünü koruyan değil aynı zamanda israfı da azaltacak şekilde tasarlanması, satın alma alışkanlıklarının çevresel etkilerinden giderek daha fazla endişe duyan tüketicilerin gözünde olumlu bir imaj yaratıyor. Günümüzde savunduğu değerlere uygun olarak belirli demografilere ayrılan tüketicinin, ürün ambalajı ile duygusal bir bağlantı kurmasının önemini aktaran Tasarist Yaratıcı Direktörü Musa Çelik, “İlk bakışta müşterinin dikkatini çekmek için yalnızca birkaç dakikamız var. Bu kısa sürede, evcil hayvan maması tasarımlarında yaşanan handikap şu ki, sade ve anlaşılır görseller ancak eğlenceli ve bir o kadar da renkli olmalı aslında. Mama ambalajları tasarlarken dikkat edilmesi gereken bir özellik var ki, o da paket gramajları büyüklüğünden dolayı dik durduğunda yaşanan yığılmalar. Hem duygusal hem işlevsel faydayı maksimumda göstermemiz gereken ürün kategorilerinden biri.” yorumlarında bulundu.

Kaynak:rhaajans.com/haber

Konya Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Koçak’tan açıklama

6 Temmuz Dünya Zoonoz Günü dolayısıyla açıklamada bulunan Konya Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Mesut Koçak, Türkiye’de zoonotik hastalıklarla mücadelenin sessiz kahramanlarının veteriner hekimler olduğunu söyledi

Konya Haber: 6 Temmuz Dünya Zoonoz Günü dolayısıyla açıklamada bulunan Konya Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Mesut Koçak, Türkiye’de zoonotik hastalıklarla mücadelenin sessiz kahramanlarının veteriner hekimler olduğunu söyledi.

Konya Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Mesut Koçak, 6 Temmuz Dünya Zoonoz Günü dolayısıyla açıklamada bulundu.

Zoonoz veya zoonotik hastalıkların hayvanlardan insanlara bulaşabilen hastalıklar olduğunu ifade eden Başkan Mesut Koçak, “Ülkemiz için önemli halk sağlığı problemi olan zoonotik hastalıklar bruselloz, şarbon, kuduz, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, tularemi, kistik ekinokokkoz hastalıklar olarak sıralanabilir.6 Temmuz 1885 tarihinde 9 yaşındaki bir çocuğa kuduz aşısı uygulayan Bilim İnsanı Louis Pasteur, o çocuğun hayatını kurtararak tarihe geçti. Bugüne ithafen 6 Temmuz, zoonozlara karşı farkındalık yaratabilmek adına Dünya Zoonoz Günü olarak belirlendi. Zootonik hastalıklar hayvanlardan insanlara bulaşan bakteriyel (yüzde 41,4), viral (yüzde 37.7), paraziter (yüzde 18,3) ve mantar (yüzde 2) enfeksiyonları olarak geniş bir yelpazeye sahiptir. Dünya Zoonoz Günü’nün temel amacı tıbbın en önemli, en ucuz ve uygulanabilir konusu olan koruyucu hekimlik kavramını hayata geçirmek için toplumu bilinçlendirmektir. Zoonotik hastalıklarla mücadelede en önemli husus da hayvanlarda hastalığı yok etmektir. Zoonotik hastalıklar hayvan ve toplum sağlığını etkileyerek ekonomik kayıplara, diğer yandan da insan sağlığını etkileyerek ciddi hastalıklara neden olmaktadır.Zoonotik özellik taşıyan hastalıkların insanlara bulaşması; Hasta hayvana temas, hasta hayvandan elde edilen gıdaların tüketimi, hayvanın salgılarına ve kanlarına dokunma, deri, kürkleri veya deriden yapılan eşyalara doğrudan veya dolaylı temas, kene, sivrisinek vb. aracılığı ile olmaktadır. Hekimlik 3 esasa dayanır; Birincisi koruyucu hekimlik. İkincisi, hastalıklarda tanı ve bulaşmanın engellenmesi. Üçüncüsü ise tedavidir.Bu prensiplerin ilk ikisi, hem insan, hem de hayvan sağlığı açısından veteriner hekimler için çok önemli bir sorumluluk alanıdır. Çünkü veteriner tıbbın asli çalışma konusu hayvanlar olsa da, tüm veteriner hekimlerin en temel hedefi insan ve toplum sağlığının da korunmasıdır” dedi.

“HASTALIKLARLA MÜCADELEDE BAŞARI ‘TEK SAĞLIK’ YAKLAŞIMI İLE MÜMKÜN”

İnsanlarda görülen hastalıkların yüzde 60’ının hayvansal kaynaklı olduğunu ifade eden Başkan Mesut Koçak, “SARS, MERS, Zika, Ebola, Batı Nil Virüsü, Kuş Gribi, KKKA, Covid-19 ve Maymun Çiçeği gibi yeni ortaya çıkan patojenlerin yüzde 75’i; gıda kaynaklı hastalıkların ise yüzde 90’dan fazlası zoonotik karakterde olduğundan ve her yıl ortaya çıkan 5 yeni insan hastalığının 3’ü hayvan orjinli ve zoonotik hastalık grubunda yer alan etkenlerinde yüzde 80’i potansiyel biyoterör etkenleri arasında bulunmaktadır. Eldeki verilere göre dünyada yılda yaklaşık 2.6 milyar vaka görüldüğü ve 2.8 milyon insanın zoonoz kaynaklı hastalıklardan öldüğü bildirilmektedir. Bu sayı Covid-19 ile daha da artmıştır. Zoonoz hastalıkların gelecekte de dünyada en önemli sorunlardan biri olacağı açıktır. Riskin azaltılması için Tek Sağlık (insan, hayvan ve çevre sağlığının bir arada ele alınması) yaklaşımını benimsemek/özümsemek gerekiyor. Zoonotik hastalıklarla mücadele de başarı ancak “Tek Sağlık” yaklaşımı ile mümkün olup koruyucu hekimliğin de önemli bir pratiğidir. KVHO olarak; “Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının ‘‘Tek Sağlık’’ yaklaşımını gelişmiş ülkelerde olduğu gibi benimsemelerini, mesleğimizin hayvan sağlığı ile refahını, toplum sağlığını ve çevreyi korumadaki hayati rolünü desteklemelerin Bakanlık teşkilat yapılanmasının bu konsepte uygun hale getirilmesinin ülkemiz açısından önemli bir ihtiyaç haline geldiğini” de belirtmek isteriz. Kuduz gibi hayvansal kökenli hastalıklar artık insanlığı tehdit etmiyorsa bu büyük veteriner hekim ordusunun çabalarıyla olmuştur. Gelecek ancak Covid-19 ve Maymun Çiçeği gibi hastalıklardan veteriner hekimlerin katkısıyla korunacaktır. Pandemi sürecinde özellikle Covid-19 aşı çalışmalarında olmak üzere, ülkemizde yıllardır zoonotik hastalıklarla mücadelenin sessiz kahramanları olan veteriner hekimler yerli aşımız “TURKOVAC”nda milletimize kazandırılmasında öncülük etmiştir. Dünya Zoonoz Günü’nün ülkemiz ve mesleğimiz için daha güzel yarınlara vesile olmasını diliyor, 2021 yılında Covid-19’a karşı TURKOVAC aşısını geliştiren Türk Veteriner Hekim Bilim İnsanımız Prof. Dr. Aykut Özdarendeli’ye ve tek sağlık ruhu ile ülkesine hizmet veren tüm meslektaşlarımıza teşekkürlerimizi iletiyoruz” diye konuştu.

“6 TEMMUZ DÜNYA ZOONOZ GÜNÜ KUTLU OLSUN”

Zoonotik hastalıklarla mücadelede veteriner hekimlerin kilit oyuncu olduğunu söyleyen Koçak, “ Veteriner Hekimler; “Tek Sağlık” yaklaşımını benimsemiş ancak “sağlık sınıfında” yer alamamış toplumun “gizli kahramanlarıdır.” veteriner hekimler; hayvan sağlığı, veteriner halk sağlığı, çevre sağlığı ve gıda güvenliği konusunda ülkemiz için mücadeleye devam edecektir6 Temmuz 1885, Louis Pasteur’un kuduz bir köpek tarafından ısırılan 9 yaşındaki Joseph Meister’a aşı yaparak hayatını kurtarmasının üstünden tam 138 yıl geçti ve veteriner hekimliğin halk sağlığı için ilerlediği bu yolda koruyucu hekimlik, teşhis ve tedavi ile dolu Tek Sağlıklı yıllara…6 Temmuz Dünya Zoonoz Günü kutlu olsun” dedi.

Kaynak: anadoludabugun.com.tr

Muhabbet Kuşunuzun Aşırı Kaşınmasının Olası Nedenleri

Muhabbet kuşları çeşitli nedenlere bağlı olarak kaşınabilirler. Bu nedenlerin bazıları son derece normal ve zararsızken bazıları bir sağlık sorunun işareti olarak ortaya çıkabilir. Parazitler, enfeksiyonlar, alerjiler ve stres; muhabbet kuşlarında kaşıntı şikayetinin ortaya çıkmasına neden olan durumlardan sadece bazılarıdır. Eğer aklınızda “Muhabbet kuşu çok kaşınıyor neden?” gibi bir soru işareti varsa bu durumda kuşunuzu yakından incelemeniz gerekebilir.

Kuşlar gün içerisinde çoğunlukla kaşınırlar ve bunu tüylerini temizlemek için yaparlar. Bu nedenle kuşun kaşınması ve gagasıyla tüylerini temizlemesi son derece normaldir. Ancak bu hareketlerin sıklığı arttığında altta yatan bir sorun buna neden oluyor olabilir.

kafesinde duran muhabbet kuşu

Muhabbet Kuşlarının Normal Kaşınma Davranışları

“Muhabbet kuşu neden kaşınır?” sorusunun cevabı aslında oldukça basittir. Kuşlar tüylerini korumak ve temiz tutmak için doğal olarak kaşınır ve tüylerini dökerler. Bu kuşlar için önemli bir davranıştır çünkü tüyleri hayatta kalmak için kritik öneme sahiptir. Tüylerin temizliği vahşi doğada onları uçuşa hazırlamaya yardımcı olur. Tüy dökülme döneminde temizlik bir kat daha önemli hâle gelmektedir. Tüy dökülmesi sırasında tüyleri kaşımak ve temizlemek aynı zamanda tüylerin yağlanmasını da sağlar. Bu şekilde artık işlevini yitirmiş tüyler vücuttan uzaklaştırılırken mevcut tüyler su geçirmez hâle gelir ve sağlıklı olur.

Kuşlarda normal kaşınma davranışlarından birisi de baş bölgesinin kaşınmasıdır. Baş kaşımanın tüy bakımıyla ilgili birden fazla işlevi mevcuttur. Muhabbet kuşlarında kaşınma, genellikle gagayla ve ayakla gerçekleşir. Kuşlar gagalarıyla başlarında tüyleri kaşıyamazlar. Bu bölgedeki tüylerin bakımı için, gagalarında toplanan yağ dokusunu ayaklarıyla sıyırırlar ve sonra kafalarını kaşırlar. Evcil kuş sahibiyseniz kuşunuzun bu hareketi özellikle baş bölgesinin kulağa yakın kısmına doğru sıkça yaptığını görebilirsiniz.

Muhabbet Kuşunuzun Aşırı Kaşınmasının Nedenleri

Çeşitli nedenlere bağlı olarak muhabbet kuşlarında aşırı kaşınma davranışı görülebilmektedir. Aşırı kaşınma probleminin giderilmesi için ilk olarak bu duruma yol açan nedenin teşhis edilmesi gerekir. Kuşlarda aşırı kaşınma problemine sebep olan yaygın durumlar aşağıdaki gibidir.

Parazitler: Akarlar, bitler ya da diğer parazitler kuşlarda aşırı kaşınmaya yol açabilecek nedenlerden biridir. Özellik kırmızı akar, kuşlarda yaygın olarak görülebilmektedir. Kuşlarda parazit diğer kuşlardan, yiyeceklerden ya da kirli kafeslerden bulaşabilmektedir. Kuşunuzda bit ya da diğer parazitler olduğunu düşünüyorsanız bu durumun tedavi edilmesi için veteriner hekim ile iletişime geçmeniz gerekir. Dış parazitlerden kurtulmak için uygulanabilecek çeşitli yöntemler mevcuttur.

Kuru cilt: Muhabbet kuşları düşük nem, banyo yapmama veya yetersiz beslenme gibi çeşitli nedenlere bağlı olarak kuru cilde sahip olabilir. Bu durum kuşlarda aşırı kaşınmaya neden olur. Kuru cilt aynı zamanda tüylerin kalitesini ve büyümesini olumsuz yönde etkiler.

Alerji: Muhabbet kuşları da çevrelerindeki toz, polen, küf ya da çeşitli kimyasallara karşı alerjik reaksiyonlar gösterebilir. Alerjik reaksiyon belirtileri arasında iltihap, hapşırma, kaşıntı ve solunum problemleri yer alır. Muhabbet kuşları meydana gelen tahrişi gidermek için de normalden daha fazla kaşınmaya başlayabilir.

Stres: Muhabbet kuşlarında kaşınmaya yol açan durumlardan birisi de aşırı strestir. Kuşların gündelik rutinlerinde, çevrelerinde ya da sosyal etkileşimlerinde meydana gelen değişiklik, onların stres yaşamasına neden olabilmektedir. Stres, kuşlarda aşırı kaşınmanın yanı sıra tüyleri yolma ya da kendini yaralama gibi problemlere neden olmaktadır.

kafesi temizlenirken kafesinde duran muhabbet kuşu

Aşırı Kaşınmanın Tedavisi ve Önlenmesi

Kuşlarda aşırı kaşınmanın tedavisi kaşınmanın altında yatan nedene bağlı olarak değişiklik gösterir. Parazit nedenli kaşınma problemlerinde paraziti önlemek için kafesi temiz tutmak, anti parazit ilaçları kullanmak gerekir. Bunun için veteriner hekimlerin önerdiği etkili anti parazit ilaçlar bulunmaktadır.

Cilt kuruluğuna bağlı kaşınma problemlerinde ise daha farklı bir yaklaşım uygulanır. Cilt kuruluğunu önlemek için kuşunuzun banyo yapmasını sağlayabilirsiniz. Kuşunuzun kafesine bir banyo koyarak onun düzenli olarak banyo yapmasına ve aynı zamanda cildini nemlendirmesine imkân tanıyabilirsiniz.

Alerji problemine bağlı olarak gelişen kaşınma problemlerinde ise alerjiye neden olan alerjeni ortadan kaldırmak gerekmektedir. Kuşun kafesini, içerisinde bulunan oyuncakları temizlemek, kuşun tozsuz bir ortamda bulunmasını sağlamak gibi önlemler alerjinin hafiflemesini sağlayabilir. Ciddi durumlarda ise veteriner hekimler tarafından önerilmesi durumunda antihistaminik veya steroid içeren ilaçlar kullanılabilmektedir. Kuşların derisinde tahriş olan yerlerin tedavisi için çeşitli spreyler de reçete edilebilmektedir.

Son olarak, strese bağlı kaşınma durumlarında ise stres faktörlerini belirlemek önemlidir. Kuşunuzu onu korkutabilecek ya da rahatsız hissetmesine yol açabilecek yüksek ses gibi faktörlerden uzak tutmak ve ona zekâsını zorlayacak oyuncaklar almak yapılabilecek şeylerden sadece birkaçıdır. Düzenli bir şekilde sosyalleşme imkânı sunmak ve istikrarlı bir ortam sağlamak da kuşunuzun stresini ortadan kaldırma konusunda size ciddi oranda yardımcı olacaktır.

Kaynak: www.petlebi.com