Ana Sayfa Blog Sayfa 50

Evcil hayvanlarda aşılamanın önemine değindi

Sakarya Veteriner Hekimler Odası Eski Başkanı Veteriner Hekim Mustafa Yıldız, evcil hayvanlarda aşılamanın önemine vurgu yaparak “Evcil hayvanlarda da hastalıklara karşı, insanlarda olduğu gibi aşılamaların mevcut olduğunu mevcuttur” ifadelerini kullandı.

Halkımız yeterli bilgiye maalesef sahip değil

Yıldız, “Aşılamalar tüm evcil hayvanlar için son derece önemlidir. Maalesef halkımız aşılamalar konusunda yeterli bilgiye sahip değildir. Okuma alışkanlığımız maalesef istenilen seviyelerin çok altında seyretmektedir. Daha çok mahalle dedikoduları ve ehli olamayan kişilerin asılsız telkinlerini dinliyorlar. Serbest veteriner klinikleri sürekli aşıları olmamış hastalığa yakalanmış evcil hayvanlarla dolmaktadır. Gelen hasta hayvanların bir kısmı tedavi edilirken ne yazık ki, sırf aşısı olmadığı için bir kısmını kaybediyoruz” diye konuştu.

Aşılar oldukça güçlü koruyuculardır

Hekim Yıldız, “Özellikle halkımızın bilmesi gereken en ucuz korunma yöntemlerinden biri de belkide en önemlisi evcil hayvanların kendi hastalıklarına karşı aşılamalardır. Aşıların hastalıklara karşı yapmış olduğu korumayı hiçbir ilaç yapamaz. İlaçlar hastalıkları ortaya koyan virüslere çok etkili değildir. Biz hekimler evcil hayvanların hastalıklarına  ikincil karışan bakterilere karşı ilaç ve de bir kısım destekleyici ilaçlar kullanıyoruz. Doğası gereği tedavi protokolü aşılar gibi hem ucuz hem de garantili değildir” ifadelerini kullandı.

Aşılar, her hayvan için gereklidir

“Aşı uygulamaları ev ve de bahçede beslediğimiz sığır, tavuk, hindi, ördek, köpek, kedi vb. hepsine gereklidir. İnsanlarımız tek bir aşıyla her türlü hastalığı halledebileceklerine inanıyorlar. Böyle bir uygulama şimdilik mümkün değildir. Aşıların tekrarları vardır. Aşılamalar canlının yaşına göre uygulamalar değişir. Bebeklik, çocukluk, yetişkinlik yaşlarına göre değişir. Aşılamalar  bebeklik, çocukluk yaşlarında yetişkinlere göre daha fazladır. Rutin aşılar hakkında güncel bilgi sahibi olmak, muhafaza olarak kapalı alanda kalan evcil hayvanlar için bile önemlidir.Köpeklerde hastalıklara karşı örnek olarak Canine Distemper Virus, Canine Parvovirus, Canine Coronavirüs, Enfeksiyöz Canine Hepatit, Kuduz Virüsü, Bordetella ve Canine Parainfluenza Virus gibi en yaygın köpek çapından bazı potansiyel olarak hava yoluyla bulaşır veya hava yoluyla bulaştığı bilinmektedir.Kedilerde hastalıklarına örnek olarak Feline Calicivirus ve Feline Rhinotracheitis: Kedilerde ve yavru kedilerde üst solunum yolu virüslerinden en yaygın sorumlu olan iki virüs. Son derece yaygın virüsler ve neredeyse tüm kedilerin yaşamlarının bir dönemine maruz kalır. Ayrıca, Feline Panleukopenia  ‘kedi hastalığı’ olarak da bilinen bu parvovirüs türü, bulaşıcı kediler için barındırabilir. Kuduz, sadece diğer hayvanlara değil insanlara da bulaşan bir hastalık yürütüyor. Kediler ve köpekler için kuduz aşısı uygulanması ülkemizde yasal bir zorunluluğu vardır. Parazitler ilaçlamaları çok önemlidir. Fakat aşı olarak adlandırmayınız.”

Kaynak: www.haberlisin.com

Evcil Hayvan Bakımı ve Aksesuarları Pazar Analizi ve Gelişmeler 2023 – 2030 Görünümü

Evcil Hayvan Bakımı ve Aksesuarları Pazar Araştırması Raporu, pazarın büyüklüğü, payları, gelirleri, çeşitli segmentleri, itici güçleri, eğilimleri, büyümesi ve gelişiminin yanı sıra sınırlayıcı faktörleri ve bölgesel endüstriyel varlığı hakkında eksiksiz bir analiz ve içgörü sağlar. Pazar araştırmasının amacı, Tüketim Malları endüstrisi ve onun iş potansiyeli hakkında tam bir anlayış elde etmektir.

Bu araştırma raporu, Evcil Hayvan Bakımı ve Aksesuarları Pazarına yönelik kapsamlı bir birincil ve ikincil araştırma çabasının sonucudur. Uygulamaya, türe ve bölgesel eğilimlere göre ayrılmış, endüstrinin rekabetçi bir analizinin yanı sıra pazarın mevcut ve gelecekteki hedeflerine kapsamlı bir genel bakış sağlar. Ayrıca önde gelen şirketlerin geçmiş ve şimdiki performanslarına ilişkin bir pano genel görünümü sağlar. Evcil Hayvan Bakım ve Aksesuar Pazarı hakkında doğru ve kapsamlı bilgi sağlamak için araştırmalarda çeşitli metodolojiler ve analizler kullanılmaktadır.

Öngörülen Büyüme: Gelecek Tahmini:

Küresel evcil hayvan bakımı ve aksesuarları pazarının büyüklüğü 2022’de 68,31 milyar ABD doları olarak gerçekleşti ve 2023’te 72,50 milyar ABD dolarından 2030’da 116,23 milyar ABD dolarına çıkması ve tahmin döneminde %6,98’lik bir YBBO sergilemesi bekleniyor.

Evcil Hayvan Bakımı ve Aksesuarları Pazar Raporunun Bazı Ortak Unsurları Şunları İçerebilir:

  • Pazar büyüklüğü ve büyüme oranı
  • Rekabetçi peyzaj analizi
  • SWOT analizi (güçlü yönler, zayıf yönler, fırsatlar ve tehditler)
  • Önemli pazar eğilimleri ve itici güçler
  • Düzenleyici ortam
  • Pazar segmentasyonu ve müşteri demografisi
  • Gelecek Görünümü ve Tahminler

Evcil Hayvan Bakımı ve Aksesuarları Pazar Büyüklüğü Sektörü Rekabet Analizi:

Evcil Hayvan Bakımı ve Aksesuarları Pazar  Büyüklüğü raporu, pazardaki kilit oyuncuları analiz ederek rekabet senaryosunu inceler. Önde gelen pazar oyuncularının şirket profili, Porter’ın beş güç analizi ve Değer Zinciri analizi ile bu rapora dahil edilmiştir. Ayrıca, şirketlerin birleşmeler, satın almalar ve diğer iş geliştirme önlemleri yoluyla işlerini genişletmek için uyguladıkları stratejiler raporda tartışılmaktadır. Değerlendirilen finansal parametreler, Pazardaki kilit oyuncular tarafından üretilen satışları, karları ve toplam geliri içerir.

Evcil Hayvan Bakım ve Aksesuar Pazarı – Covid-19 Etki ve İyileşme Analizi:

Covid-19’un bu pazardaki doğrudan etkisini, ayrıca farklı sektörlerden dolaylı etkisini izliyorduk. Bu belge, pandeminin Evcil Hayvan Bakım ve Aksesuarları Pazarı üzerindeki etkisini uluslararası ve yakın bir açıdan analiz ediyor. Belge , tür, hizmet ve kullanıcı sektörlerinin kullanımına göre kategorize edilen Evcil Hayvan Bakım ve Aksesuarları Pazarı için pazar yeri boyutunu, pazar yeri özelliklerini ve pazar artışını özetliyor . Ayrıca, covid-19 salgını öncesinde ve sonrasında pazarın iyileştirilmesiyle ilgili katkı maddelerinin eksiksiz bir değerlendirmesini sağlar. Rapor ayrıca, kilit etkileyicileri ve giriş sınırlarını incelemek için ticari işletme içinde bir PESTEL değerlendirmesi yaptı.

Evcil Hayvan Bakım ve Aksesuarları Pazar Büyüklüğünün Temel Özellikleri :

  • Küresel Evcil Hayvan Bakımı ve Aksesuarları Pazar büyüklüğü ve tüketim değerinde tahminler (Milyon Dolar), 2023-2030
  • Küresel Evcil Hayvan Bakım ve Aksesuarları Pazar büyüklüğü ve bölge ve ülkeye göre tüketim değeri (Milyon Dolar) cinsinden tahminler, 2023-2030
  • Türe ve Uygulamaya göre Küresel Evcil Hayvan Bakım ve Aksesuarları Pazar büyüklüğü ve tahminleri, tüketim değeri (Milyon ABD Doları), 2023-2030
  • Ana oyuncuların Küresel Evcil Hayvan Bakım ve Aksesuarları Pazar payları, gelir (Milyon Dolar), 2023-2023

    Kaynak: www.tekkekoygundem.com

Bayram tatilinde onlar da otelleri doldurdu: Evcil hayvan otellerinde yoğunluk yaşanıyor

Bayram tatilini şehir dışında geçiren vatandaşlar artık evcil hayvanlarını onlar için dizayn edilmiş otellere bırakıyor. Gecelik ücreti 350 lira olan ve yoğun mesainin yaşandığı otellerde hayvanlar hem oyun oynuyor hem de sosyalleşiyor.

Bayram tatilinde onlar da otelleri doldurdu: Evcil hayvan otellerinde yoğunluk yaşanıyor 1

Kurban Bayramı tatili 9 gün olunca bir çok kişi tatil mekanlarının yolunu tuttu. Tatile çıkmak isteyip, evcil hayvanlarını bırakacak yer bulamayanlar ise dostlarını bırakmak için kedi köpek otellerini tercih etti. Zekeriyaköy’deki 400 kapasiteli evcil hayvan tesisinde bulunan otelde de yoğunluk 8 katına çıktı.

Şu anda 100’ün üzerinde köpeğin, yaklaşık 40 kedinin konakladığı otelde hayvanlar hem birbirleriyle sosyalleşiyor hem de havuzun tadını çıkarıyor. Eğitmenler eşliğinde geçen tatilde, hayvan sahipleri de dostlarıyla buluştuktan sonra davranışlarında olumlu değişiklikler gözlemlediğini söylüyor. VİP konaklamanın da bulunduğu otelde, bir gecelik köpek konaklama ücreti 350 lira, kedi konaklama ücreti ise 250 lira.

Bayram tatilinde onlar da otelleri doldurdu: Evcil hayvan otellerinde yoğunluk yaşanıyor 3

BAYRAMDA ORTALAMANIN 8 KATI YOĞUNLUK
İçerisinde otelin de bulunduğun tesisin işletmecisi Ayşegül Üner, “Burada köpeklere otel, kreş, eğitim, havuz, oyun gibi; kedi ve diğer küçük hayvanlara da konaklama hizmeti veriyoruz. Bayramda inanılmaz yoğun oluyoruz. Normal zamanlara göre ortalamanın 7-8 katı üstünde misafirimiz oluyor. Kapasitemiz hepsini ağırlamak için yeterli. Keyifli vakit geçiriyorlar, arkadaşlarıyla beraber oynuyorlar” dedi.

Bayram tatilinde onlar da otelleri doldurdu: Evcil hayvan otellerinde yoğunluk yaşanıyor 4

SONUÇ RAPORUNA GÖRE EĞİTİM PROGRAMI UYGULANIYOR
Hayvanları otelde ayırdıklarına dikkat çeken Üner, “Genel olarak basamak basamak ayırıyoruz. Önce boyutlarına göre ayırıyoruz, sonra karakterlerine göre. Büyük ırklar büyük ırklarla, küçükler küçüklerle kalıyor. Enerji durumlarına göre de sakin olanları bir gruba alıyoruz, denge sağlansın diye de hareketli olanları başka bir gruba alıyoruz. Eğitim departmanımız ayrı çalışıyor. Onun daha profesyonel bir işleyişi var. Öncelikle bir karakter ve davranış testine alıyoruz. Hocamız değerlendiriyor, sonuç raporlarına göre de bir eğitim programı düzenliyoruz ve sistem o şekilde işliyor. Otelde sosyal olan, aşıları tamamlanmış, sağlıklı diğer hayvanlarla geçinebilecek düzeyde olan misafirlerimizi kabul ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Bayram tatilinde onlar da otelleri doldurdu: Evcil hayvan otellerinde yoğunluk yaşanıyor 5

GECELİK KONAKLAMA ÜCRETİ 350 TL
Hayvan sahiplerine emanet edecekleri yerler için de tavsiyede bulunan Üner, “Gecelik konaklama ücreti köpekler için 350 lira, kediler için 250 lira diğer küçük hayvanlarda da 150 lira olarak ücretlendiriyoruz. VİP statümüz de var. Şu anda 100’ün üzerinde köpek var. Yaklaşık 40 civarında da kedi var. Görmeden, tanımadan, köpeğinizi bırakmayın. Mutlaka tanışmak için köpeğinizi götürün oraya gitsin, arkadaşlarıyla tanışsın, oradaki durumu deneyimlesin. Nasıl tepki göstereceğine bakın, strese girip girmediğine bakın. En önemlisi de kurumların Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan çalışma izninin, belediyeden ruhsatının ve mali kaydının olmasına dikkat edin. Teslim ederken de mutlaka sözleşme düzenleyin” diye konuştu.

Bayram tatilinde onlar da otelleri doldurdu: Evcil hayvan otellerinde yoğunluk yaşanıyor 6

GÜVENDİĞİMİZ BİR YER
Köpeğini bırakmak için tesise gelen Gaye Kaan, “Biz de tatil amaçlı 5 gün bırakacağız. Daha önceden araştırdık, önce eğitim için getirmiştik. Eğitim aldıkları için de güvendiğimiz bir yer, o yüzden köpeklerimizi tatile giderken burada bırakıyoruz. Hem de sosyalleşmiş oluyorlar. Evde ne kadar da olsa bu kadar evcil hayvanla bir arada olmadıkları için burada sosyalleşmiş de oluyorlar. Vakit de geçiriyorlar, güzel oluyor. Bizi de özlüyorlar tabi ama daha dediklerimizi yapar cinste davranmış oluyorlar. O yüzden de mutluyuz” dedi.

Bayram tatilinde onlar da otelleri doldurdu: Evcil hayvan otellerinde yoğunluk yaşanıyor 7

Kaynak: www.karar.com

Almanya’dan ‘depremzede’ sokak hayvanları için geldiler

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta yaşanan depremlerde enkaz altında kalıp, yaralanan sokak hayvanlarının tedavisi için Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen gönüllü veterinerlerin yanı sıra, Almanya’dan gelen hayvanseverler de sokak hayvanlarını tedavi ettiriyor.

Almanya’nın yaşam hakkı savunucularından ‘Notpfote’ ekibi, Kahramanmaraş merkezli depremde Türkiye’ye gelerek, hayvanlar için çalışmalara katıldı. Ekip, aradan geçen 4,5 ay içerisinde yaralı hayvanları tedavi ettirdi. Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Osmaniye Tedavi Merkezi’nde tedavileri yapılan hayvanların, Nazilli Doğa ve Hayvanları Koruma Derneği Özel Rehabilite Merkezi’ne transferleri gerçekleştirildi. Alman hayvanseverler, bu çalışmalarının yanı sıra Yeniköy’deki HAYTAP Emekli Hayvanlar Çiftliği’nde, ağaçlandırma çalışmasına katılarak, çınar ağaçlarını toprakla buluşturdu.

 

Almanya’dan depremzede sokak hayvanları için geldiler

‘AĞAÇLARI TOPRAKLA BULUŞTURDUK’

HAYTAP Yönetim Kurulu Üyesi Veteriner Hekim Ali Laçinbala, depremin ilk gününden bugüne kadar hem maddi hem de manevi olarak sahadan ayrılmadıklarını söyledi. HAYTAP’ın Depremzede yüzlerce hayvana şifa olmaya çalıştığını ve tedavi sonrası yeniden yuva olabilecek aileler arandığını belirten Laçinbala, “Almanya’dan gelerek HAYTAP ile tanışan ve halen deprem bölgesinde yaptıklarımıza fiziki olarak, maddi olarak katkıda bulunan Almanya’nın önde gelen yaşam hakkı savunucularından Notfpote ekibiyle Hatay’daki depremzede canları alıyoruz. Ardından, Osmaniye‘deki HAYTAP Tedavi Merkezi’ne tedavilerini yaptıktan sonra Nazilli Doğa ve Hayvanları Koruma Derneği Özel Rehabilite Merkezi’ne transferlerini sağlıyoruz.HAYTAP, adım attığı her noktada sadece yaşam hakkı mücadelesi değil, geleceğimiz için de toprakla fidanları hep buluşturmuştur. Bu çalışmalar sırasında da yine doğanın müzikle buluştuğu mekan HAYTAP Emekli Hayvanlar Çiftliği’nde çınar ağaçlarımızı toprakla buluşturduk” dedi.

Kaynak: www.hurriyet.com.tr

Anne Yunuslar, Yavrularının Yanında Bebekçe Konuşuyor

Araştırmacılar, şişe burunlu yunus annelerin, yavrularının etrafında ıslıklarının perdesini ve aralığını fark edilir şekilde artırdığını buldu.

Şişe burunlu bir yunus (Tursiops truncatus) annesi ve yavrusu.

Görünüşe göre bebekçe konuşmak sadece insanlara özgü değil. Bu hafta yapılan yeni araştırmalar, yunus annelerin yavrularıyla belirli iletişim biçimleri sırasında daha tiz bir ton benimsediğini gösteriyor.

Bebekçe konuşma hemen hemen her insan kültüründe ve dilinde gözlemleniyor. En çok anneler ve bebekleri ile ilişkilendirilse de, evcil hayvan sahipleri bile kedileri veya köpekleri ile bunun bir formunu uyguluyor.

Ancak Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan son çalışmanın yazarlarına göre, bu fenomenin insan olmayan hayvanlarda var olup olmadığına dair çok az araştırma var.

(İlgili: Çocukluktaki Sıkıntılar Diğer Türlerin Aksine Gorilleri Etkilemiyor)

Yeni çalışmada ekip, tıpkı insanlar gibi uzun anne-çocuk bağları kurmalarıyla tanınan memeliler oldukları için özellikle şişe burunlu yunusları incelemeye karar verdi. Bu hayvanlar aynı zamanda ses üretimi öğrenmesi veya başkalarının seslerini duymaya tepki olarak seslerinin yapısını değiştirme yeteneği denen bir şey yapabiliyorlar.

Araştırmacılar Florida, Sarasota Körfezi yakınlarındaki sularda yaşayan aynı 19 yabani dişi şişe burunlu yunustan alınan ses kayıtlarını incelemeyi başardılar. Kayıtlar yıllarca sürdü ve yunusların hayatta kalmak için onlara bağımlı yavrularıyla vakit geçirdikleri veya geçirmedikleri dönemleri kapsıyordu.

Araştırmacılar “imza ıslığı” adı verilen belirli bir yunus iletişimi türüne odaklandılar. Yunusların bu ıslıkları kendilerini diğer yunuslara tanıtmak için kullandıkları düşünülüyor. Araştırmacılar, yalnız veya diğer yunuslarla geçirdikleri zamana kıyasla, yunus annelerin yavrularının etrafındayken imza ıslıklarının perdesini ve aralığını fark edilir şekilde artırdığını buldu.

İskoçya’daki St. Andrews Üniversitesi’nde biyolog olan çalışmanın ortak yazarı Peter Tyack, “Bu durum, çalışmadaki 19 annenin her biri için geçerliydi.” diyor.

Bebekçe konuşmanın şişe burunlu yunuslar arasında yaygın bir şekilde uygulandığını gerçekten doğrulamak için bulguların diğer araştırmacılar tarafından tekrarlanması gerekecek. Ayrıca bu türde bebekçe konuşmanın kullanımlarını ve potansiyel amacını anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulacak. Örneğin insanlarda, bebeklerin bebekçe konuşmayı duyduklarında daha iyi dinleme ve tercih etme eğiliminde oldukları teorize ediliyor, bu nedenle uygulama, yunus yavrularında da benzer bir işlev görüyor olabilir.

Bilim insanları ayrıca bu çalışmada yunus iletişiminin yalnızca belirli bir biçimine, imza ıslığına odaklandılar ve bebekçe konuşmanın başka durumlarda kullanılıyor olması fazlasıyla mümkün.

Bu araştırmanın devam ettiğini ve hayvanlar aleminin başka yerlerinde de bulunduğunu varsayarsak, bebekçe konuşma yakınsak evrimin (benzer nedenlerle çok yakından ilişkili olmayan birçok türde bağımsız olarak ortaya çıkan yararlı bir özellik) bir örneği olabilir.

Kaynak: arkeofili.com

Bir yılda 25 bin kedi ve köpek kısırlaştırıldı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, sokak hayvanlarının kontrolsüz şekilde üremesini engellemek, onların refahını ve toplum sağlığını korumak için kısırlaştırma çalışmalarına hız kazandırdı. Veterinerlik İşleri Şube Müdürlüğü ekipleri bir yıl içinde 25 bin kedi ve köpeği kısırlaştırdı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, sokak hayvanlarının kontrolsüz şekilde üremesini engellemek, onların refahını ve toplum sağlığını korumak için kısırlaştırma çalışmalarına hız kazandırdı. Veterinerlik İşleri Şube Müdürlüğü ekipleri bir yıl içinde 25 bin kedi ve köpeği kısırlaştırdı.

 

İZMİR (İGFA) – İzmir Büyükşehir Belediyesi, sokak hayvanlarının refahı ve toplum sağlığını korumak için rehabilitasyon çalışmalarını hızlandırdı. Sokak hayvanlarının kontrolsüz üremesini engellemek için sürdürülen kısırlaştırma çalışmaları ile bir yıl içerisinde yaklaşık 25 bin kedi ve köpeğin rehabilitasyonu sağlandı. Yakalama hizmetinin alınması ve gönüllü desteği ile daha çok hayvana ulaşılması sağlandı.

Aylık 750 köpeği rehabilite ediyoruz
İzmir Büyükşehir Belediyesi Veterinerlik İşleri Şube Müdürü Umut Polat, rehabilitasyon, bilinen adıyla kısırlaştırma çalışmasının önemine değinerek, “Rehabilitasyon ile sokak hayvanları sayısı belli bir seviyede tutulup, çevre ve halk sağlığının korunmasına büyük katkı sağlanmakta. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu alanda büyük emek veriyoruz. Yıllık yaklaşık 25 bin civarında kısırlaştırma yapıyoruz. Yakalama hizmeti ile bunu artırmayı planlıyoruz. Aylık yaklaşık ortalama 750 köpeğe ulaşıyoruz. Bu çalışmamızı sivil toplum kuruluşları ile işbirliği halinde yürütüyoruz. Gönüllülerle ortak çalışarak lokasyonları belirleyip, hekim gözetiminde onlarla birlikte sokak hayvanlarının merkezlerimize ulaşmasını sağlıyoruz” dedi.

Kısırlaştırma çalışmaları iki katına çıktı
Bornova Gökdere’deki Pako Sosyal Yaşam Kampüsü’nde bulunan ameliyathanede kısırlaştırma işlemleri yapılan köpekler, sağlığına kavuştuktan sonra alındıkları bölgeye bırakılıyor. Ameliyatın ardından kedi ve köpeklerin yaklaşık bir hafta gözlem altında tutulduğunu ifade eden Umut Polat, “Kısırlaştırılması, ameliyatı ve bakımı, tedavi süreci bir haftayı buluyor. Kısırlaştırma sonrası operasyon yarası iyileştiğinde, hayvanın genel durumunun iyi olduğu kanaati oluştuktan sonra alındığı yere bırakılıyor. 8 hekim ile operasyon yapılıyor. Yıllık 10-12 bin seviyesinde olan kısırlaştırma sayıları, son bir buçuk yılda iki katına çıkarıldı” dedi.

Rehabilitasyon önemli
Temel hedeflerinin sokak hayvanları popülasyonunu belli bir seviyede tutmak olduğunu ifade eden Umut Polat, “Rehabilitasyon onların refahı ve sağlığı açısından çok önemli. Aynı zamanda beraber yaşadığımız bu canlılar ile insanların daha uyumlu yaşaması adına bu çalışmaları yapıyoruz” diye konuştu.

Kaynak: www.abdpost.com

Sahipsiz hayvanların sayısı uzmanları korkutuyor

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, Türkiye’deki sahipsiz hayvanların sayısının şu andaki kabul edilebilir ve başa çıkılabilir olmaktan çıktığını söyledi.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, yaptığı açıklamada, öncelikle “sokak hayvanı” yerine “sahipsiz hayvan” kavramının kullanılması gerektiğini belirtti.

Bu coğrafyada insanların her zaman sokak ve mahallelerinde hayvan beslediğini vurgulayan Arslan, “Ancak şu andaki sayı artık kabul edilebilir ve başa çıkılabilir olmaktan çıktı. Bu durum sadece insanlar için değil, hayvanlar için de sorun. Trafik kazaları, hastalık ve açlık nedeniyle ölümler, hayvan refahına da aykırı bir durum. Yani bu sorunu hayvanseverlik ya da hayvan sevmemek gibi duygulardan çıkarmalı, daha akılcı ve bilimsel yaklaşmalıyız ” diye konuştu.

Birçok tarafı olan bu sorunun çözümünün de kısa vadede çok kolay olmadığını aktardan Arslan, “Popülasyon giderek arttığı için çözümü de giderek karmaşık ve uzun süreli projeleri gerektiriyor. Dünyada bu sorunu çözmüş olan ülkelere baktığımızda ya çok uzun soluklu uygulamalar yapıyorlar ya da uygulanması bizde mümkün olmayan çok radikal kararlar alıyorlar” ifadelerini kullandı.

“Tahmini 8 milyon sahipsiz hayvan bulunuyor”

Türkiye’de 9 Temmuz 2021’de revize edilen Hayvanları Koruma Kanunu’nun tam olarak uygulanması durumunda orta vadede yararları olabileceğini belirten Arslan, terk edilme engellenmedikçe, kaçak üretim, hayvan girişi ve satışı devam ettiği sürece tablonun giderek ağırlaşacağına dikkati çekti.

Bazı il ve ilçe belediyelerinde kanuni zorunluluk olmasına rağmen geçici bakımevi veya barınak bulunmadığını, kimi belediyelerin ise hayvanseverlerin baskısıyla sorunu çözdüğünü ifade den Arslan, şunları kaydetti:

“Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya nüfusunun yüzde 10’u kadar sahipsiz hayvan bulunmaktadır. Bu çıkarımın nedeni, bu canlıların yiyecek kaynağı olan insanların artıklarının ancak yüzde 10’una yetmesidir. Bu tahmine göre ülkemizde yaklaşık 8 milyon sahipsiz hayvan bulunduğu söylenebilir. Ancak ülkemizde bugüne kadar hayvan sayısı konusunda ciddi bir çalışma yapılmamıştır. Yine tahminlere göre şehir merkezlerinde bu rakamın yüzde 75’i kedi, yüzde 25’i köpek iken, kırsal alana geçildikçe bu oran tersine dönmektedir. Bu kadar hayvan varken ve üreme hızı çok fazla olan kedi ve köpeklerde ülkemizde yapılan toplam kısırlaştırma sayısıyla bir sonuca ulaşmak mümkün görünmüyor. Bilimsel çalışmalar bir bölgede 6 aylık sürede mevcut hayvanların yüzde 70’i kısırlaştırıldığı takdirde bile popülasyonun nüfusu ancak sabit kalmaktadır. Yani tek başına kısırlaştırma asla yeterli olamayacaktır.”

ABD ve Avrupa’nın çoğunda sokakta değil barınakta

Sahipsiz hayvanlar sorununa ilişkin çeşitli ülkelerde farklı uygulamalar bulunduğunu dile getiren Arslan, Hindistan’da sahipsiz hayvanlarını öldürmenin cezasının 5 yıl hapis olduğunu, 2017’de Tayvan’ın barınaklarda öldürülmeleri yasakladığını, ABD ve Avrupa’daki ülkelerin çoğunda ise “sahipsiz” olarak tanımlanan hayvanların sokakta değil, barınaklarda tutulduğunu aktardı.

Barınaklarda tutulan hayvanlara bazı ülkelerde 15 gün-2 ay, kimi ülkelerde ise 7 gün içinde sahiplendirilemezlerse ötanazi uygulandığına dikkati çeken Arslan, “Bu hayvanların oranı, yüzde 70-99 gibi bir aralıkta seyrediyor. ABD’de her yıl 3-4 milyon kedi ve köpek barınaklarda öldürülmektedir. Bunların 2,4 milyonunun (yüzde 80) sağlıklı, tedavi edilebilir ve evde yaşamaya uyum sağlayabilir nitelikte olduğu bildirilmektedir. Avrupa’da, örneğin Belçika’da her yıl 10 bin kedi öldürülüyor (sokakta yaşayan kedilerin 3’te 1’i). Fransa’da her yıl barınaklarda kedilerin yüzde 80’i (yaklaşık 30 bin) öldürülüyor.” dedi.

“Ülkemiz daha insani yöntemler uyguluyor”

Türk Veteriner Hekimler Birliği Başkanı Murat Arslan, Türkiye’de diğer ülkelerle kıyaslandığında daha insani bir yöntem uygulandığını, sahipsiz hayvanların kısırlaştırılıp kuduz için aşılandıktan sonra alındıkları yerlere bırakıldığını dile getirerek, şöyle konuştu:

“Yapılan çalışmalarda ötanazinin çözüm olamayacağı, bu uygulamada genellikle insanlara yakın olanların yakalanabildiği, üreme yeteneği olan denetimsiz hayvanlara yer açıldığı ve daha fazla üredikleri bildirilmektedir. Sonuç olarak, sorunun çözümü kolay değildir. Başta merkezi hükümet olmak üzere yerel yönetimler, meslek örgütleri ve STK’lerin içinde olduğu uzun süreli programlar uygulanarak, hayvan refahı ve sağlığı gözetilerek uygulamalar yapılmasına ihtiyaç vardır.”

Kaynak: www.trthaber.com

Evcil hayvanınızın eşyalarını ne sıklıkla temizlemelisiniz?

Kedileri ve köpek aksesuarlarını temizlemek, evinizin evcil hayvanlarını güvende tutacaktır.

Yatak takımları ve kaselerden oyuncaklara ve paltolara, evcil hayvanlarımızın eşyalarımız kir ve bakteri barındırabilir. Eşyalarını düzenli olarak yenilemek, mikropları uzak tutmaya yardımcı olacak, sizi temiz bir eve ve büyük olasılıkla mutlu bir evcil hayvanla bırakacaktır

Buraya, uzmanlar evde hijyen için en iyi ipuçlarını paylaşıyor.

Yakalar ve uçlar

Kirli bir yaka sürtünme ve cilt sorunlarına neden olabilir, bu nedenle köpek yakanızı haftada bir kez yıkamanız tavsiye edilir, â diyor Ashley Rossiter, evcil hayvan marka pazarlama ajansı Mirror Me PR MD”si.

İşin belirttiği gibi, dogâs uçlarınızı aynı anda temizlemek iyi bir fikirdir; aksi takdirde kirli bir kurşunla uğraşırsınız ve dokunduğunuz her şeye bakteri ve mikropları aktarırsınız.

ÂYıkamadan önce kimlik disklerini çıkarın ve çamaşır makinenizi korumak için fermuarlı bir çamaşır torbası kullanın, Rossiter’e tavsiyede bulunur. ÂDeri yakaları ve kurşun kılıflarını temizlemek için ılık su ve klima deri sabunu kullanın.

Kediniz açık hava hayatını yaşamayı seviyor ve yaka takıyorsa, Rossiter yakalarını haftada en az bir kez yıkamanız gerektiğini söylüyor. ÂYine, evcil hayvan dostu bir deterjanla temizleyin ve kedinizin asla yakasız kalmamasını sağlamak için başka bir yaka ve kimlik diski ile döndürün.

Petter Winter, Güven Başkanı & Pets4Homes”ta Güvenlik, bunun özellikle açık hava kedileri için önemli olduğunu söylüyor, yakalarının altında kir alma olasılıkları daha yüksek olduğundan.

Oyuncaklar

ÂItâs önerilen köpek oyuncakları en az birkaç haftada bir yıkanır, daha düzenli oynanan oyuncaklarla, daha sık yıkanır, â diyor Kış.

Zararlı kimyasalların yutulmamasını sağlamak için evcil hayvan güvenli deterjanlar kullanmak çok önemlidir, â Kış uyarır. âHarder oyuncaklar sıcak su ve köpek dostu sabunla dezenfekte edilebilir veya bulaşık makinesine düşük sıcaklıkta yerleştirilebilir.

Daha yumuşak oyuncakların gerektiğinde yüksek sıcaklıklarda makinede yıkanması gerektiğini söylüyor..

ÂPlastik kedi oyuncaklarını bir süngerle elle yıkayın, â diyor Rossiter. ÂDonât aşındırıcı bir yıkayıcı kullanın, çünkü bu mikropları barındırabilen küçük çiziklere neden olabilir.

Devam ediyor: ÂCatNip oyuncaklar sade sıcak suda durulanabilir ve doğal olarak kurumaya bırakılabilir.â

Kış, kedi sahiplerinin evcil hayvanlarını çizik sonrası izlemeleri gerektiğini söylemeye devam ediyor, ârope-likeâ malzemesi metal zımba teli ile tutturulduğu için maruz kalabilecek, pençeleri ve pençeleri kesiklere neden oluyor.

ÂItâs bu nedenle, kedinizin güvenliğini sağlamak için tamamen yıpranmadan önce çizik direklerini değiştirmek önemlidir, â diyor Kış. ÂHasarlı oyuncakların bertaraf edilmesine benzer.

Yatak takımı

ÂKöpeğiniz uzun bir yürüyüşten sonra en sevdikleri yatakta ve battaniyelerde sarılmaktan daha iyi bir şey sevmeyecek, ancak yerel parkınızın etrafındaki her yürüyüş eve bakteri ve mikropları getirebilir, â notları Rossiter.

Yıkanmamış bırakıldı, dogâs yataklarınızın sağlıksız düzeyde bakteri, mantar ve pire, keneler ve akarlar için hoş bir geri çekilme barındırmaya başlayabileceğini söylüyor.

 

ÂDogâs yataklarınızı düzenli olarak yıkamak, uygun pire ve kene bakımının yanı sıra sağlıklı bir ortam ve kürkünüz ve insan aileniz için daha temiz bir ev yaratacaktır.

Dogâs yatağınızı ve yatak takımlarınızı temizlemek için, döküntüleri, kırıntıları ve gevşek saçları gidermek için hoover yapın, gerektiğinde leke çıkarıcı uygulayın ve yatak yıkama talimatlarına göre makinede yıkayın, uzman bir evcil hayvan yatak deterjanı kullanarak, Rossiter’e tavsiyede bulunur.

ÂBunlar, dogâs hassas cildinize karşı nazik olacak ve özellikle kokuları gidermede etkili olacak şekilde formüle edilecektir, â diyor Rossiter. âÇoğu uzman en az iki haftada bir tavsiye ediyor.

Kışın işaret ettiği gibi, kediniz için daha yumuşak yataklar herhangi bir kiri çıkarmak için zaman zaman yıkanmalıdır: Bununla birlikte, kedilerin yatak takımlarının ve battaniyelerin aşırı yıkanması tavsiye edilmez, çünkü güçlü deterjanlar genellikle kedigiller tarafından iyi karşılanmaz, çünkü eşyalarını kendilerine benzer kokmayı tercih ettikleri için.

Kaseler

Rossiter’in dediği gibi: Köpeğiniz veya kediniz yiyeceklerinin her lokmasını kaselerinden yalamaktan keyif alabilir, ancak kaselerini günlük olarak yıkamıyorsanız, evcil hayvanınız e-coli ve salmonella dahil mikrop ve bakterileri yutuyor olabilir.

Evcil hayvanınız veya ev ortamınız için çok iştah açıcı değil, Rossiter uyarıyor. ÂPetâs kasenizi günlük olarak yıkamak maya, yosun ve mantarların gelişmesini önleyecektir.â

Itâs önerilen kaseler sıcak sabunlu suya batırılır ve özellikle temizlikle ilgilenen sahipler için Winter, paslanmaz çelik kaseleri plastik kaselerden daha hijyenik oldukları için düşünmeyi söylüyor.

 

Kedi kumu tepsileri

Rossiter, kedi kumu tepsinizin kirli çöpleri çıkararak günlük olarak temizlenmesi ve çöp topaklanması için günde iki kez temizlenmelidir.

ÂÇöpü ne sıklıkla değiştireceğiniz, kedinize ve kaç kediye bağlıdır, ancak haftada en az bir kez iyice temiz ve tam çöp giderilmesi önerilir.â

Hafif kokusuz bir deterjan ve sıcak su kullanmayı söylüyor., ancak bazı bileşenler kediler için toksik olabileceğinden dezenfektanlardan kaçının.

Kaynak: www.theportugalnews.com/tr

Kediler Tırmalama Tahtası Kullanımına Nasıl Alıştırılır?

Kedi sahiplerinin en sık şikayet ettikleri sorunlardan biri, kedinin tırmalama direği yerine mobilyaları veya uygun olmayan diğer yerleri tırmalamasıdır. Kedinizi sadece tırmalama direklerini ya da oyuncaklarını tırmalaması için nasıl ikna edebilirsiniz? Pek çok öneri var. İşte harika ipuçları.

kara kedi

İyi Bir Tırmalama Direği Seçin

Yerel evcil hayvan malzemeleri dükkanınıza bir göz atın. Direklerin çoğu pürüzlü bir iple ya da kumaşla kaplıdır. Doğada, kediler ağaç kabuğu gibi çok pürüzlü yüzeyleri tırmalamayı severler. Eve az pürüzlü bir kumaş kaplı direk getirmek, kedinizin  kiliminizi veya oturma odasındaki kanepeyi tırmalaması için adeta bir davettir.

Seçtiğiniz tırmalama direğinin tamamen kaba ip veya benzeri malzeme ile kaplandığından emin olun. Kedinizin uzanabileceği kadar uzun, tercihen tepesinde bir platform veya tünek bulunan güçlü, sağlam bir tırmalama direği alın. Kedilerin yüksek yerlere çıkmayı ne kadar sevdiklerini biliyoruz!

Kedi Nanesinin Gücü

Bahçeye biraz kedi nanesi ekin veya evde bir saksıda da yetiştirebilirsiniz. Kurutulmuş kedi nanesini alıp direğin üzerine sürün. Kulağa basit geliyor, ancak bu ot kedi için güçlü bir çekicidir ve kedinizi direğe çekecektir. Kediler etkilerine karşı toleranslı hale gelebileceğinden, aralıklı kullanın.

Kedinizin Merakını Kullanın

Kediler meraklı hayvanlardır. Alışverişten eve geldiğinizde bir çanta dolusu yiyeceği kontrol etmekten veya eve yeni alınan bir eşyayı kontrol etmekten kendilerini alamazlar. Mağazadan eve getirdiğiniz yeni bir tırmalama direğini sararak kedinizin doğal merakından yararlanın. Direği büyük bir torba ile örtün veya kağıtla sarın. (önce kedi nanesini de unutmayın).

Doğru Yeri Bulun

Direği bir köşeye yerleştirin, böylece kediniz tırmalamaya başladığında kaymaz. Ayrıca kedinizin tırmalamayı sevdiği bir mobilyanın yanına koymak da yardımcı olur. Kediniz yumuşak bir sandalye yerine kaba bir direk seçecektir. Çekingen bir kediniz varsa, direği yan yatırmayı düşünün. Bazı kediler uzun, yeni bir nesneyi sevmeyebilir ve direk düz ise kendilerini daha güvende hissedeceklerdir.

Evin etrafına, özellikle de kedinizin genellikle tırmaladığı yerlere birden fazla tırmalama direği yerleştirmek de iyi bir çözümdür. Birkaç yerde direklere sahip olmak, kedinize seçenekler sunar ve kedinizin tırmalama dürtüsü hissettiği her yerde bir direğin hazır olmasını sağlar.

kedi tırmalama

Oyun Süresinde Direğe Odaklayın

Kedinizin tırmalama direği ile iyi, olumlu şeyler arasında bağlantı kurmasını istiyorsanız, tırmalama direğinin oyun seanslarının merkezinde olduğundan emin olun. İşten eve geldiğinizde ve beslenme saatinde kedinizle birlikte direği ziyaret edin. Kedinizi sevmeden önce direği kaşıyarak bu zamanlarda kedinizin mutluluğundan yararlanın. Ardından, direğe yaklaştığında kedinizi okşayın. Kediler rutinleri sever, bu yüzden bunu her gün yapın.

Mobilyalarınızı Nasıl Daha Az Çekici Hale Getirirsiniz?

Alanı çift taraflı bant, alüminyum folyo, plastik örtü veya alana yapıştırdığınız yapışkan kağıt koruyucularla kaplayarak mobilyaların çizilmesini önleyebilirsiniz. Sandalye ve kanepelerin köşelerini ve kollarını koruyan yumuşak plastik örtüleri de deneyebilirsiniz. Başka bir seçenek de bölgeye evcil hayvan kovucu veya sirkeli su püskürtmektir. Kediniz mobilyaları tırmalamayı bırakmayı öğrenene kadar bu teknikleri birkaç günde bir tekrarlayın.

Sık Sorulanlar

Kedim neden halıyı çiziyor?

Halı ve mobilyaların tırmalanması genellikle uygun tırmalama direklerinin olmamasından kaynaklanır. Kedinize, özellikle de genellikle tırmaladıkları alanların yakınında sağlam bir tırmalama direği koymak, bu davranışı uygun öğelere yönlendirmeye yardımcı olabilir.

Kediler neden mobilyaları çizer?

Kediler, sadece malzeme ve konum çekici olduğu için can sıkıntısından veya endişeden de mobilyaları çizebilir. Mobilyaların çizilmesini önlemenin en iyi yolu, kedinizin tırnaklarını düzenli olarak kesmek, tırmalama direkleri sağlamak ve mobilyaları korumak için çift taraflı bant veya alüminyum folyo kullanmaktır. Ayrıca bastırılmış enerjiyi serbest bırakmak ve can sıkıntısını gidermek için kedinizle her gün oyun oynamalısınız.

Kediler neden küçük, kapalı alanları sever?

Kediler doğal avcılardır ve genellikle kendilerini güvende hissettirecek küçük, kapalı alanlar ararlar. Karton kutular, kağıt torbalar ve kedi yatakları, kedilere kendilerine ait diyebilecekleri bir alan sağlar. Kedinize bir kedi ağacı veya raf gibi dikey bir alan sağlamak, onun yükseğe çıkıp çevresini incelemesine de olanak tanır. Bu, özellikle çok kedili evlerde stres ve kaygıyı azaltmaya yardımcı olabilir.

Kaynak: www.a-z-hayvanlar.com

TEPEBAŞI’NDAN EV HAYVANI SATIŞ YERİ AÇACAKLARA EĞİTİM

epebaşı Belediyesi tarafından ev hayvanlarının satış yerlerinde uygulanacak kurallar, bu hayvanların bakımı ve korunması konulu eğitim semineri düzenlendi.

Tepebaşı Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar İl Müdürlüğü ve İl Tarım Müdürlüğü tarafından ev hayvanı satış yeri açacaklar için eğitim semineri düzenlendi.

Tepebaşı Belediye Meclis Salonu’nda gerçekleşen eğitim seminerine, Tepebaşı Belediyesi Başkan Yardımcısı Nuray Çayır, Doğa Koruma ve Milli Parklar İl Müdürlüğünde görevli Şef Ekrem Ulu, İl Tarım Müdürlüğü Veteriner Hekim Fatih Koçak, Tepebaşı Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü yetkilileri ve ilgililer katıldı.

Seminerin açılış konuşmasını gerçekleştiren Tepebaşı Belediyesi Başkan Yardımcısı Nuray Çayır, “Tepebaşı Belediyesi olarak sahipsiz hayvanlar konusunda üzerimize düşeni en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Geçici bakımevimizde 2009’dan bu yana 19 bin 416 kısırlaştırma, 12 bin 553 sahiplendirme yapılmıştır. Canlılarla çalışmak ayrı bir hassasiyet ister. Sizlerin de gerek iş hayatında gerekse günlük hayatınızda onlara karşı hassasiyetle yaklaştığınızı biliyorum. Eğitim seminerinin sizler için faydalı geçmesini diliyorum” dedi.

SATIŞ YERİ BAKIM VE EĞİTİM YERLERİ İLE İLGİLİ BİLGİ VERİLDİ

Açılış konuşmasının ardından Doğa Koruma ve Milli Parklar İl Müdürlüğünde görevli Şef Ekrem Ulu, yaptığı sunumda Avrupa Hayvan Hakları Sözleşmesi’nden, Hayvanları Koruma Kanunu’ndan ve hayvanların korunmasıyla ilgili yönetmelikten söz etti.

İl Tarım Müdürlüğü Veteriner Hekim Fatih Koçak ise ev hayvanı satış yeri, bakım ve eğitim yeri açacaklar için sağlanması gereken şartlardan bahsetti. Satış, bakım ve eğitim yerlerinde hayvanlara uygun şartların sağlanması gerektiğinden söz eden Koçak, hijyen kurallarına ve bakım kurallarına uyulması gerektiğine vurgu yaptı. Koçak ayrıca veteriner hekimlerin görev ve sorumluklarına değindi.

Tepebaşı Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’nden Veteriner Hekim Melike Gümgümcü de hayvan davranışları, bakım ve beslenme konularında bilgi verdi. Gümgümcü ayrıca hayvan hastalıklarından, hastalığın bulaşma yollarından ve hayvanlara önerilen aşılardan bahsetti.

Eğitim semineri soru cevap bölümünün ardından eğitim alan ilgililere katılım belgesi verilmesiyle son buldu.

Kaynak: ankahaber.net