Ana Sayfa Blog Sayfa 53

AKSARAY VETERİNER HEKİMLER ODASI BAŞKANI YILDIZ: “ÇİP UYGULAMASI İNSAN SAĞLIĞI AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ”

Aksaray Veteriner Hekimler Odası Başkanı Önder Yıldız, evcil hayvanlara çip uygulamasıyla ilgili hayvan sahiplerine uyarılarda bulundu. Yıldız. çip uygulamasının hayvanlarda bulunan ve insan sağlığını tehdit eden çok sayıda hastalığı engelleme fırsatı sunduğunu söyledi.

Aksaray Veteriner Hekimler Odası Başkanı Önder Yıldız, evcil hayvanların çip takılarak kayıt altına alınması uygulamasıyla ilgili açıklama yaptı. Yıldız, şunları söyledi:

“Serbest çalışan veteriner arkadaşlarla birlikte Tarım İl Müdürlüğü’nde çalışan arkadaşlarımız ve resmî kurumlarda çalışan arkadaşlarımızla birlikte kedi, köpeklerin ve gelinciklerin kimliklendirilmesi, kayıt altına alınması ve bu hayvanların bir şekilde bakanlık envanterine kayıt yapılması için bir uygulama yöntemi kullandı Bakanlığımız. Biz de burada onlara elimizden gelen her türlü desteği verdik ve İl Müdürümüz Bülent Saklav Bey’e de burada emekleri için çok fazla teşekkür etmek istiyorum.

“TOPLUM SAĞLIĞINI SIKINTIYA SOKABİLECEK HASTALIKLARI KAYIT EDİYORUZ”

Aksaray’da ilimizde bulunan tüm başıboş hayvanları kontrol altına almak için yapılacak uygulama yöntemlerini belirledik. Onun dışında sahipli kedilerin köpeklerin ve gelinciklerin kesinlikle kimliklendirilmesi ile ilgili bir sözleşme protokolü yaparak yol haritası belirlemek koşuluyla uygulama yaptık. Şimdi bu uygulama öncelikle hayvanın kayıt altına alınmasını sağlıyor. Çipi hayvanın ön kulağının arkasındaki deri altına uyguluyoruz ve bunun bir tane okuyucusu var. Bununla da o çipin 14 haneli seri numarasını kayıt altına alıyoruz ve Bakanlığımızın resmî sitesine kaydediyoruz. Hayvan sahibinin adını soyadını, hayvanın ırkını, türünü, yapılmış olan aşılamaları, daha önceden yapılmış kuduz aşılarını, gençlik aşılarını, paraziter uygulamalarını kaydediyoruz. Toplum sağlığını sıkıntıya sokabilecek, birinci derecede etkileyebilecek hastalıklardan korumak için gerekli tedbirlerin alındığı listeyi o resmi web sitesine kayıt ediyoruz.

Hayvanların yakalanmasını ve tespitini sağlayarak kaybolma ya da çalınma olaylarının tespitini ortadan kaldırmış oluyoruz. Bunlarla ilgili ciddi bir kolaylık sağlıyor. Çiple birlikte ne kadar küçükbaş hayvan var biliyoruz. 2022 yılı itibarıyla yaklaşık 1.100.000 küçükbaş, 650.000 kedi 400.000 civarında köpek yavrusunu çiplendirmiş durumdayız. Gelincik bizde çok fazla yok. 18 tane de gelincik hayvan Türkiye Cumhuriyeti devletinde kayıt altına alınmış kimliklendirilmiş durumda şu anda. Pandemi süreci ile üretimde bir sıkıntı olmuş ama bakanlık bunu çözdü. Veteriner hekimlere bir beyanname doldurarak bu hayvanlara yılbaşından sonra 2023 yılında da çip takılması için müsaade ettik. Bu süreç şu anda devam ediyor. O beyanname aldığımız kişilerin hayvanlarını il müdürlüğümüzün belirlediği sadece işte kısmı bir ücretle veteriner hekim arkadaşlarımız çipleyerek kayıt altına alma işlemlerine devam etmekteler. Şu anda şehrimizde hiçbir sorun yok. İstediğimiz kadar çipe ulaşabiliyoruz. Şu anda çok başarılıyız diyebiliriz.”

BİZİM ASIL AMACIMIZ ZOONOZ HASTALIKLARI ENGELLEMEK”

Çip işlemlerinin insan sağlığı açısından da büyük önem arz ettiğini, zoonoz hastalıkları engellemek için çip uygulamasının işe yarar olduğunu ifade eden Yıldız, “Bizim asıl amacımız bunları engelleyebilmek ve toplum sağlığını etkileyen hastalıkları bertaraf etmek. Karaciğer kistleri özellikle kedi ve köpeklerden gelen insanlarda oluşan, karaciğerde ciddi hareketlere sebep olan bir örnek. Çok yaygın olduğu için bu örneği vermek istiyorum ve bunun gibi birçok rahatsızlıklar var. Bunları engelleyebilmek için bu uygulamayı yapmamız gerekmekte” dedi. Başıboş hayvanların ya da sahipli hayvanların sokağa bırakılması durumunda toplama yetkisinin belediyelerde olduğunu belirten Yıldız, bu konudaki işleyişi şöyle anlattı:

“Uygulamayı şöyle yapıyoruz belediye sınırları içerisinde bulunan yerlerde başıboş hayvanlar ya da sahipli hayvanlar sokağa bırakıldığında toplama yetki ve sorumluluğu belediyelere ait. Bu hayvanlar rehabilitasyon merkezi adını verdiğimiz bir merkezde toplanıyor. Köylerde ve kasabalarda işte Tarım ve Orman Bakanlığımızın kurmuş olduğu özel ekiplerde toplanarak orada da başka bir merkezde toplanıyorlar. Ve burada sahipli hayvanlar sokağı bırakılmışsa üzerinde çip var mı tespit ediyoruz. Hayvan sahibine ulaşıyoruz. Ulaştıktan sonra yedi günlük süre veriyoruz, diyoruz ki ‘Hayvanınız bulunmuştur. Şu merkezdedir geliniz o hayvanınızı teslim alınız.’ Gelmezse 72 saat süre daha veriyoruz sahiplenmesi için. Tekrar gelmezse başka bir sahip buluyoruz ve sahiplendiriyoruz. Bunun dışında sahipsiz hayvanları da aynı uygulamayla topluyoruz. Belediyelerin rehabilitasyon merkezlerinde sahiplendiriyoruz. Bu arada ne yapıyoruz? Kuduz aşıları, paraziter aşılamaları, mikroçip uygulamaları yaparak hayvanları kayıt altına aldıktan sonra sahiplendiriyoruz.”

DAHA MODERN REHABİLİTASYON MERKEZİ OLUŞTURULMALI”

Aksaray’da rehabilitasyon merkezinin daha modernize edilerek profesyonelleşmesi gerektiğini söyleyen Yıldız, “Mümkünse başka bir rehabilitasyon merkezi oluşturarak daha profesyonel ve daha büyük bir işletmeye dönüşmek zorundayız. Çünkü hayvanlar, çok hızlı çoğaldıkları için bunların daha profesyonel ve daha büyük bir rehabilitasyon merkezinde bulundurulması gerekiyor. Toplama ekiplerinin oluşturulması ve buralara taşınması buralardan da sahiplendirilmesi gerekiyor. Bunun için çalışıyoruz. Üniversite, valiliğimiz bakanlık ve il müdürlüğümüz çalışıyor” dedi. Yıldız, 18 yaşından küçük hayvanseverlere de değinerek, “18 yaşından küçük yetiştiricilerimiz velilerinin sorumluluğunda. 18 yaşına kadar velilerin sorumluluğunda hayvan bakabiliyorlar ama sahiplenemiyorlar. 18 yaşından sonra sahiplenebiliyorlar” diye konuştu.

Kaynak:ankahaber.net

Evcil hayvanı olanlar dikkat! İşlemler başladı

Yozgat Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından evcil hayvanlara çip takma işleminin başladığı duyuruldu.

Sahipli kedi ve köpeklere mikroçip takma zorunluğu getirilmiş, 31 Aralık itibariyle son bulacağını söylenmişti.

31 Aralık 2022 tarihinden önce beyanname vererek kedi ve köpeklerine çip taktırmak isteyenler için Tarım ve Orman Yozgat İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından açıklama yapıldı.

Yetkililerce yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “31 Aralık 2022 tarihinden önce beyanname vererek Kedi ve Köpeklerine çip taktırmak isteyenler için; İl Müdürlüğümüzce çip takma ve pasaport verme işlemleri başlamıştır. Hayvan sahiplerine duyurulur.”

Çip taktırma işlemi hakkında bilgi veren İl Müdürlüğü yetkililerince, “Buradaki amaç kimliklendirmek. Herhangi bir operasyonla değil basit bir işlemle deri altına yapıldı. Deri altına çipler enjeksiyon yoluyla takılıyor. Ondan sonra bir barkot okuyucumuz var ve artık her birinin bir sahibi olacak. Bu kimlik sayesinde hayvanın yapılan operasyonları, aşılamaları veya ne kadar bilgi varsa hepsi gözükecek. Bizim bakanlığımızın PETVET diye bir kayıt sistemi var, bilgiler barkot sistemi ile sisteme girilecek ve artık bu işlemle evcil hayvanların kimliklendirilmesi yapılmış olacak. Bununla ilgili uygulamalar 31 Aralık’ta son. Ondan sonraki uygulamalarda 5199 sayılı kanuna göre ceza işlem uygulanabilecek. Sahipli hayvanların kimliklendirilmesi İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüzde şuan yapılıyor. Bununla ilgili özel bir merkezimiz var” denildi.

Kaynak: /www.ilerigazetesi.com.tr

ESKİŞEHİR HAYVANAT BAHÇESİNE ÇALIŞTAYDA ÖNEMLİ GÖREV

Yaban hayatını koruma üzerine yaptığı başarılı çalışmalarını sürdüren Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi, nesli tükenme tehlikesi altında olan 5 ördek türünün korunmasını hedefleyen çalıştaya katılarak koruma projesinde görev aldı.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2017 yılında Eskişehir’e kazandırılan ve bugüne kadar 3 milyondan fazla ziyaretçi ağırlayan Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı içerisindeki Hayvanat Bahçesi, yaban hayatı koruma üzerine yaptığı başarılı çalışmalarla ulusal ve uluslararası alanda davetler almaya devam ediyor.

Eskişehir Hayvanat Bahçesi son olarak Ankara’da düzenlenen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen “Yeni Bir Metodoloji Kapsamında Türkiye’deki Nesli Tehlike Altındaki Türler için Eylem Planlarının Hazırlanması, Uygulanması ve İzlenmesi” projesi kapsamındaki çalıştaya katıldı.

undefined

Doğa Araştırmaları Derneği koordinatörlüğünde yapılan nesli tehlike altında olan 5 ördek türü için bir eylem planı hazırlamayı hedefleyen çalıştaya, Eskişehir Hayvanat Bahçesi ile birlikte 10’dan fazla kurum ve alanlarında uzman 80’den fazla kişi katılım gösterdi. Çalıştayda 5 ördek türünün neslini tehlikeye atan faktörler ve olası çözümler konuşularak bu kapsamda eylem planı hazırlandı.

Ayrıca nesli tehlikede olan 5 ördek türü içinde yer alan Dikkuyruk Ördeği (Oxyura leucocephala) için Eskişehir Hayvanat Bahçesi ve Doğa Araştırmaları Derneği işbirliğiyle koruma projesi de yürütülecek.

undefined

undefined

Kaynak: www.habereguven.com

 

 

Apartmanda köpek kedi kuş besleyenlere Yargıtay’dan kötü haber! Cezası var resmen açıklandı

Apartmanda köpek kedi kuş besleyenlere Yargıtay’dan kötü haber! Cezası var resmen açıklandı – Pandemi döneminde uygulanan zorunlu sokağa çıkma yasağı döneminde pek çok kişi evcil hayvan sahiplenmişti.

Gerek evde kalan yetişkinler gerekse de evde kalan çocuklarının sıkılmasını engellemek isteyen ebeveynler kedi köpek ve kuş beslemeye başlarken ne yazık ki apartmanlarda yeni krizin adı evcil hayvan olmuştu. Peki, apartmanda evcil hayvan beslemek yasak mı?

APARTMANDA KEDİ KÖPEK BESLEMEK YARGITAY KARARLARI! EVDE EVCİL HAYVAN BESLEMEK YASAK MI?

Yargıtay konu hakkında yeni bir emsal karara imza atarken apartmanın yönetim kurulu planında “evcil hayvan beslenemez” ibaresi varsa kedi, köpek ve hatta kuş bile beslenemeyeceğine hükmetti. Avukat Oğuz Özdemir yaptığı değerlendirmesinde “Eğer ki apartman ve site yönetmenliğinde ”ev ve süs hayvanı beslenemez” ”evcil hayvan beslenemez” ”çiftlik hayvanı beslenemez” şeklinde bir madde varsa yani bağımsız bölüm,eklenti ve ortak yerlerinde hayvan beslenmesi yasaklanmışsa, kat malikleri kurulunun izin verdiğine dair belge ibraz edilmezse evcil hayvan beslenmesi mümkün olmamaktadır.

Yönetim planında evcil hayvan besleme ile ilgili herhangi bir yasaklama söz konusu değilse ,ortak mahalde ,bağımsız bölümde hayvan beslenebilir” diyerek hangi durumlarda hayvan beslenebileceğini, hangi durumlarda ise beslenemeyeceğini açıkladı.

APARTMANDA, SİTEDE KEDİ KÖPEK BESLEYENİ NEREYE ŞİKAYET EDEBİLİRİM, KÖPEK HAVLAMASI NEREYE ŞİKAYET EDİLİR?

Köpek gürültüsü, kuş sesi gibi apartmanda rahatsızlık veren gürültü şikayetleri Alo 153 hattına yapılmaktadır. Apartmanda havlayan köpek şikayeti komşular arasında son dönemde büyük sorunlar yaşanmasına neden olurken yönetim planında köpek beslenemez ibaresi yer alıyorsa evcil hayvanını evinden çıkarmayan kişinin evini tahliye etmek zorunda kalacağı, yargıtayın bu konuda emsal kararı olduğu belirtildi.

Kaynak:/www.usakgundem.com

Panama’da ‘Kaplumbağa Hakları’ Yasası Kabul Edildi

Panama‘da çıkarılan yasa ile deniz kaplumbağalarının yaşama ve sağlıklı bir ortamda özgürce bulunma hakları garanti altına alındı. Yasa, deniz kaplumbağalarının sağlıklı bir çevrede bulunma hakkını tanıyacak ve vatandaşlar bu durumu yasal olarak savunabilecek.

Panama‘da çıkarılan yeni bir yasa, deniz kaplumbağalarının yaşama ve sağlıklı bir ortamda özgürce bulunma haklarını garanti altına alıyor.

Deri sırtlı deniz kaplumbağalarını korumaya yönelik çalışmalar yürüten ve mevzuat için baskı yapan bir grubun kurucusu Callie Veelenturf, ‘Yasa, her Panama vatandaşının deniz kaplumbağalarının sesi olmasına ve onları yasal olarak savunmasına izin verecek. Hükümetleri, şirketleri ve vatandaşları deniz kaplumbağalarının haklarının ihlal edilmesinden yasal olarak sorumlu tutabileceğiz’ diyor.

Gazete Pencere’nin Euronews‘ten aktardığı habere göre, Uzmanlar, Panama hükümetinin attığı bu adımın, diğer ülkelerde de tehdit altındaki türleri korumak için benzer adımlar atılmasını sağlayacak bir evrimin parçası olacağını umuyor.

Yasanın ardındaki düşünce daha geniş kitlelere yayılsa da yayılmasa da, deri sırtlı deniz kaplumbağaları ve şahin gagalı deniz kaplumbağaları için dünyanın en önemli yuvalama noktalarından bazılarına sahip olan Panama’nın deniz kaplumbağaları için kritik öneme sahip. Ülkede bir plaj alanında yılda yaklaşık 3 bin şahin gagalı kaplumbağa yuvası bulunuyor.

Yeni yasa Panama’daki deniz kaplumbağalarını nasıl koruyor?

Yeni yasa Panama’daki deniz kaplumbağalarını nasıl koruyor?

Yasa deniz kaplumbağalarının iklim krizi, tesadüfi avlanma, kıyı gelişimi ve düzensiz turizm gibi fiziksel hasara veya sağlık sorunlarına neden olan kirlilikten ve diğer insan etkilerden arınmış bir çevre hakkını tanıyor.

ABD’nin Oregon eyaletinden klinik hukuk profesörü ve Portland‘daki Lewis ve Clark Hukuk Okulu’ndaki Hayvanlar ve Çevre için Küresel Hukuk İttifakı direktörü Erica Lyman, ‘İklim krizine yönelik hiçbir adım atmayı öngörmeyen yasalar, yok olan türler ve iklim değişikliğine karşı koruma sağlamak için yeterince eyleme geçmiyor. Bu yasa, umut verici yeni bir girişim’ ifadelerini kullanıyor.

Lyman, vahşi yaşamı koruma yasalarının genellikle insanlara yönelik bazı algılanan faydalar nedeniyle çıkarıldığını, ancak Panama’da çıkarılan yasanın deniz kaplumbağalarının ihtiyaçlarını ve bu ihtiyaçlara erişimleri için insanlarının davranışlarını kısıtlamaları gerektiğini dikkate aldığını ifade ediyor.

Doğanın yasal haklarını koruma eğilimi yükselişte

Doğanın yasal haklarını koruma eğilimi yükselişte

2022’de Ekvador‘un en yüksek mahkemesi, vahşi hayvanların anayasal doğa hakları hükümleri uyarınca hak sahibi olduğuna karar verdi. Şahsi bir evde tutulan bir maymun ile ilgili olan dava, Panama’daki doğal yaşam savunucularını harekete geçirdi.

Lyman, Ekvador’daki bu yasanın, doğa tanımının vahşi hayvanları bölgeye veya yere bağlı olmadan bireysel olarak da içerecek şekilde geliştirilmesinde önemli bir adım olduğunu söylüyor.

2020’de Pakistan’daki bir mahkeme, bir filin ‘hayvanat bahçesi’ndeki esaretine ilişkin bir davada, hayvanların tanınması gereken doğal haklara sahip olduğuna karar verdi. Bu karar, dini doktrinlerden de yararlanarak insanlığın vahşi hayvanlara karşı davranışlarına sert bir eleştiri getirdi.

Eğilim, hayvanlarla da sınırlı kalmıyor. Minnesota‘daki Ojibwe kabilesinin Beyaz Toprak Grubu, yabani pirince yasal haklar tanıyan bir yasayı kabul etti. Pirinç, 2020’de bir petrol boru hattını durdurmak isteyen bir kabile mahkemesi davasında davacı rolündeydi. Dava, yargı gerekçesiyle reddedildi.

2022’de İspanya‘da Avrupa’nın en büyük tuzlu su lagünü olan Mar Menor‘a kişi statüsü verildi.

Neden hayvanlara yasal haklar verilmeli?

Neden hayvanlara yasal haklar verilmeli?

Panama’daki yasa, uzun süredir vahşi hayvanların var olma ve gelişme haklarını yasal olarak tanıyan ve bu hakların ihlal edilmesi durumunda dava açılmasına izin veren sözde doğa haklarına sahip olması gerektiğini savunan insanlar için zafer niteliği taşıyor.

Hayvan Yasal Savunma Fonu yönetici avukatı Christopher Berry, hayvanların yasal haklara sahip olduğunun kabul edilmesinin mahkemede bu hakların ve koruma çalışmalarının savunulmasına imkan sağlaması açısından bu tür yasalara ihtiyaç olduğunu söylüyor.

Berry, hayvanların hakları ihlallerinde başvurulabilecek bu tür yasaların “yeterince dikkat çekmeyen, gerçekten inanılmaz derecede önemli bir hayvan hukuku konusu” olduğunu belirtiyor.

Berry, şunları kaydetti:

‘Bu hayvanların bize faydası olsa da olmasa da var olmaya hakları var. Bize birçok yönden fayda sağlıyorlar. Ama sağlamasalar bile var olmaya hakları var. Ve bir ulusun bu duruşu aldığını görmek iç rahatlatıcı.’
Kaynak:onedio.com

Veterinerden sıcaklık uyarısı: 9 köpek cinsini işaret etti

Bir veteriner, bu yaz güneş çarpmasından etkilenme ihtimali en yüksek olan 9 köpek cinsinin sahiplerini uyardı.

Sosyal medya yıldızı Cat, veteriner tavsiyeleri paylaşarak TikTok’ta 325 binden fazla, Instagram’daysa 31 binden fazla takipçi kazandı.

Veteriner geçen yıl, sıcak havalarda genellikle zorlanan bütün köpek cinslerini ele aldığı bir video çekmişti.

Videoda, Vet Compass’in 2020’de gerçekleştirdiği ve Çin Aslanı cinsi köpeklerin sıcak çarpmasından mustarip olma ihtimalinin ortalama bir köpeğe göre 17 kat daha yüksek olduğunu ortaya koyan bir araştırmaya atıfta bulunuluyor.

Cat, “Biraz basık suratları ve muazzam kürklerinin çifte dezavantaj yarattığı düşünüldüğünde bu pek de şaşırtıcı değil” dedi. İngiliz Bulldoglar ikinci sırada yer alırken, üçüncü ve 4. sırada Fransız Bulldoglar ve Fransız Mastifleri var.

Veteriner şöyle açıkladı:

Zaten bildiğimiz bir şeyi [kanıtlıyor bu]: Basık suratlı cinsler sıcak havalarda muazzam derecede daha savunmasızdır ve onlara gerçekten çok iyi bakmamız gerekiyor.

Basık suratlı cinsler nefes alma sorunları yaşayabilir. Genellikle brakiosefalik Solunum yolu sendromuyla mücadele eden bu hayvanların uzun, yumuşak damakları ve küçük burun delikleri vardır. Bu da hava akışını ciddi ölçüde sınırlar. Köpeklerin vücut ısılarının düşmesi, büyük ölçüde nefes alıp vermelerine bağlıdır.

Tazılar 5. sırada yer alırken, Cat bunun nedenini vücutlarının boyutuna oranla “büyük kas kütlelerine” sahip olmalarıyla ilişkilendirdi.

Cat, “Bu da özellikle sıcak günlerde, egzersizle birlikte vücudun iç sıcaklığının epey yükselebileceği anlamına geliyor” dedi.

King Charles spanyelleri, daha basık yüzleri ve kalın kürklerinin yanı sıra “obeziteye daha yatkın” olmaları nedeniyle 6. sırada yer aldı.

7. sıradaki Pug’lar da brakiosefalik Solunum yolu sendromundan mustariptir. Listede bu cinsi takip eden Golden Retriever ve Springer Spanyeller hakkında Cat, “her ikisinin de çok kalın tüyleri var ve hava nasıl olursa olsun egzersiz yapmak için çıldırmanın tipik örnekleri” ifadelerini kullandı.

Cat videoyu evcil hayvan sahiplerini uyararak bitirdi:

Köpeğinizin cinsi ne olursa olsun, lütfen ama lütfen hava sıcaklıkları fırlarken dikkat edin.

Hayvan Eziyetini Önleme Kraliyet Topluluğu (Royal Society for the Prevention of Cruelty to Animals/RSPCA) da evcil hayvan sahiplerine kusma, nefes nefese kalma, aşırı salya akıtma, uyuşukluk gibi, köpeklerdeki sıcak çarpması belirtileri hakkında tavsiyeler paylaştı.

Hayvanlara yardım amacı taşıyan kuruluş, köpeğinin sıcak çarpması geçirdiğinden şüphelenenlerin, hayvanın üzerine soğuk su dökmesini fakat köpeği şoka sokabilecek buz gibi sudan kaçınmasını tavsiye ediyor.

Basık suratlı köpeklerin sahiplerine, köpeklerin kafasına su dökmemesi de tavsiye ediliyor çünkü bu, köpeğin yanlışlıkla suyu burnundan çekmesi durumunda boğulma olasılığını artırabilir.
Kaynak:www.kibrispostasi.com

Torbalı Belediyesi, Deprem Bölgesinde Kurtardığı Can Dostlarını Sahiplendiriyor

Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremin ardından bölgeye yardım eli uzatan Torbalı Belediyesi, deprem bölgesinde enkazdan kurtardığı can dostları sahiplendirmeye devam ediyor. Son olarak Hatay’da enkaz altından belediye ekipleri tarafından çıkarılan 2 hamile kedi, Ankara’da tedavi süreci tamamlanarak Torbalı Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne getirildi. Kedilerin sahiplenmek için 300 başvuru geldi ve yeni sahipleri kura ile belirlendi.

Kahramanmaraş‘ta meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremin ardından bölgeye yardım eli uzatan Torbalı Belediyesi, deprem bölgesinde enkazdan kurtardığı can dostları sahiplendirmeye devam ediyor.

6 Şubat tarihinde Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremler sonrasında bölgede hem yurttaşlara hem de can dostlara el uzatan Torbalı Belediyesi, deprem bölgesinde 15 can dostu enkazdan kurtarmıştı. Ekipler enkaz altından çıkarılan hayvanları sahiplendirmeye devam ediyor. Son olarak Hatay‘da enkaz altından belediye ekipleri tarafından çıkarılan 2 hamile kedi ilk olarak Pati Koruyucuları Derneği’nin yardımı ile Ankara‘da tedavi altına alındı. Ankara’da tedavi süreci tamamlanan kediler, Torbalı Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne getirildi.

CAN DOSTLARI SAHİPLENMEK İÇİN 300 BAŞVURU

Torbalı Belediyesi ekiplerinin yoğun tedavi süreci uyguladığı anne kediler, geçtiğimiz haftalarda 5 tane yavru dünyaya getirdi. Oldukça sağlıklı bir şekilde dünyaya gelen yavru kediler, yeni sahiplerine de kavuştu. Torbalı Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından başlatılan kampanya ile birlikte 2 hafta boyunca kedileri sahiplenmek isteyen vatandaşların başvuruları alındı. İlçe sakinleri kedileri sahiplenmek için yoğun ilgi gösterirken can dostları sahiplenmek için toplamda 300 başvuru geldi. Başvuru sürecinin ardından ise yeni sahipler ise kura ile belirlendi. Yeni evlerine kavuşan can dostların mağdur olmaması için Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri kedilerin yeni sahipleri ile sözleşme imzaladı.
Kaynak:www.sondakika.com

Köpekler araba camından kafalarını çıkarmayı neden sever?

ABD’li hayvan davranışı uzmanları köpeklerin otomobillerin açık camlarından başlarını çıkarmayı sevdikleri sorusunu yanıtladı

Köpeklerin hareket halindeki otomobil camlarından başlarını çıkarttığı herkesin malumu.

Sadık dostlarımızın bunu yaparken zevk aldıkları da açıkça görülüyor. Ancak bunu yapmalarının tek nedeni yüzlerine vuran rüzgardan hoşlanmaları ya da sadece temiz hava almak olmayabilir.

Genelde merek edilse de çok üzerinde durulmayan bu konuda hayvan davranışları uzmanları bazı mantıklı tahminlerde bulundu.

Wiconsin Humane Society’den köpek davranışı uzmanı Natalie Zielinski “Köpekler başları arabanın dışında olduğunda, içinde oldukları zamana kıyasla daha fazla koku uyarımı alır. Camın sadece birkaç santimetre açılması bile köpeklerin aradığı uyarımı ve zenginleşmeyi sağlıyor gibi görünüyor” dedi.

Köpeklerin koku duyusu insanlarınkinden çok daha gelişmiştir. Bir köpeğin burnu 300 milyon koku reseptörüyle karmaşık bir yapıdayken insanlarda bu reseptörlerin sayısı 5 milyondur.

Köpeklerin burnundaki hava akışı da insanlarınkinden farklı. Köpeklerin burnundaki hava kanallarından biri nefes almaya ayrılmışken diğeri sadece koku almaktan sorumlu.

Dahası köpeklerin beyninde kokuları işlemekten sorumlu koku korteksi insanlarınkinden 40 kat daha büyük.

“Televizyon izlemek gibi”

Hayvan davranışı araştırmacısı ve köpek eğitim merkezi sahibi Jennifer Cattet köpeklerin araba camından başlarını çıkarma davranışını “televizyon izlemeye” benzetti.

Catttet “Başlarını camdan çıkardıkalrında sokaktaki tüm insanların, çevredeki çöplerin, çimlerin, restoranların ve diğer köpeklerin kokusunu alabiliyorlar. Bu bizim televizyon izlememize benziyor” dedi.

Ancak Cattet yine de popüler görüşün aksine köpeklerin ana bilgi edinme kaynağının koku değil görme duyusu olduğunu söyledi. Basitçe köpekler için de açık bir camdan bakmak arka koltukta yatmaktan daha ilginç.

Zielinski de köpeklerin açık araba camından bakmasının hem koku, hem görme hem de yüzlerine vuran rüzgarla birlikte dokunulma duyularının uyarılması sonucu bir bahis oyununda kazanılan üçlü ödüle denk geldiğini belirtti.

Kaynak: www.indyturk.com

Çernobil’deki köpeklerin genetik açıdan farklılaştığı keşfedildi

Nükleer felaket bölgesinde 800’den fazla köpek yaşıyor

Çernobil’deki köpeklerin bazıları, tahliye edilenlerin geride bıraktığı evcil hayvanların torunları (AFP)

Çernobil’de nükleer felaketten sonra varlığını sürdüren yaban hayatını gözlemleyen araştırmacılar, bölgede yaşayan köpeklerin genetik açıdan farklılaştığını tespit etti.

Çalışma, yalnızca uzun süreli radyasyona maruz kalmanın köpekleri ne kadar etkilediğini değil, aynı zamanda çevresel bir felakette hayatta kalmak için ne gerektiğini anlama çabası için de önemli ipuçları sunuyor.

Uluslararası araştırma ekibi, Çernobil‘deki köpekler arasında üç ana popülasyon belirledi.

Genetik akrabalıklarına dayanarak, bu köpeklerin radyoaktif bölgedeki siteler arasında hareket ettiği, birbirine yakın yaşadığı ve özgürce ürediği anlaşıldı.

Araştırma ekibinden Dr. Elaine Ostrander, “Radyoaktivite farklı bölgelerde farklı seviyelerde görülse de köpekler her yerde yaşıyor” diye konuştu.

ABD Ulusal İnsan Genomu Araştırma Enstitüsü’nde köpekler üzerinde uzmanlaşan Ostrander, şöyle ekledi:

Bu kritik mutasyonları aramaya başlamadan önce kimin kim olduğunu ve neyin ne olduğunu bilmemiz gerekiyordu.

Radyasyon, harap santralin etrafındaki yaklaşık 2 bin 600 kilometrekarelik bölgeyi etkilemeye devam ediyor. Radyoaktiviteye rağmen, bölgedeki yabani köpek sayısı artıyor. Çernobil Köpek Araştırma Girişimi, 2017’den beri bu köpeklere veterinerlik hizmeti sağlıyor.

Çernobil ve çevresinde 800’den fazla köpeğin yaşadığı tahmin ediliyor. Bunlar genellikle tesisin bakımını yapmak için gelen santral çalışanları tarafından besleniyor.

Köpeklerin yaklaşık yarısı santralin hemen yakınında yaşarken, diğer yarısı da 14 kilometre uzaklıktaki Çernobil şehrindeydi. Az sayıda köpeğin santral çalışanları için kurulan Slavutiç yerleşim biriminde yaşadığı biliniyor.

Araştırmacılar, bu popülasyonlar arasında bir miktar örtüşme olmasına rağmen, santral köpeklerinin genetik açıdan Çernobil şehrinin köpeklerinden farklı olduğunu saptadı.

Öte yandan, iki grup arasında çok az gen akışı olduğu görülmüştü. Bu da onların nadiren iç içe geçtiklerini düşündürüyor. Ekip, santralin etrafındaki güvenlik bariyerlerinin bu iki grubu ayrı tutmayı sağladığını belirtti.

Güney Karolina Üniversitesi’nden biyolog Timothy Mousseau, “İki popülasyonun neredeyse tamamen farklılaştığını gördük. Bu beni çok şaşırttı” ifadelerini kullandı.

Santraldeki ve Çernobil şehrindeki köpeklerin soyları karışık. Her iki grupta da Alman çoban köpeklerinin yanı sıra diğer Doğu Avrupa çoban ırklarından gelen hayvanlar var.

İleri analizler Çernobil köpeklerinin Doğu Avrupa, Asya ve Ortadoğu’daki serbest üreyen köpeklerden de genetik açıdan farklı olduğunu ortaya koydu.

Araştırmayı yorumlayan Cornell Üniversitesi Veterinerlik Okulu’ndan köpek genetikçisi Adam Boyko, şu ifadeleri kullandı:

Daha önce hiç kimsenin serbest üreyen tek bir köpek popülasyonuna genetik açıdan bu kadar ayrıntılı baktığını sanmıyorum.

Çernobil Faciası, 26 Nisan 1986’da Sovyetler Birliği’ne bağlı Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin Pripyat şehri yakınlarındaki Çernobil Nükleer Santrali’nin 4 numaralı reaktöründe yaşanan kaza sonucu gerçekleşmişti.

Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra yıllarca Ukrayna sınırları içinde yer alan Çernobil sahası, Mart 2022’de Rus askerlerinin kontrolüne geçmişti.

Rusya’nın santrali ele geçirmesi büyük korku ve paniğe neden olmuştu

Kaynak: www.indyturk.com

BAŞKAN ŞAHİN, BARINAKTAKİ CANLAR İÇİN ÇAĞRIDA BULUNDU

Osmaneli Belediye Başkanı Münür Şahin, barınakta olan hayvanlar için destek istedi.

Hayvan haklarının önemine vurgu yapan Başkan Şahin, “Hayvanlar bizim dostlarımız ve onların da hakları var. Osmaneli Belediyesi olarak, hayvanların haklarını korumak ve onlara daha iyi bir yaşam sunmak için çalışıyoruz. Hayvan barınağımızda birçok sevimli dostumuzun bakımı ve tedavisi yapılmaktadır. Siz de bu konuda destek olmak isterseniz, barınağımızda yaşayan hayvanlara yardım edebilirsiniz. Unutmayın, hayvanlar da birer canlı ve sevgiye ihtiyaçları var. Sevgiyle kalın!” NEVZAT KAPTAN

Kaynak:www.yarin11.com