KEDİ SAHİPLENMEK

KEDİ SAHİPLENMEK

Bir süre önce köpekleri anlatmıştım size. Köpek sahiplenmenin oyuncak seçmekten epey farklı olduğunu, örnekler eşliğinde detaylı bir şekilde anlatmıştım.
Bugün de kedi sahiplenmeyi anlatacağım.
Oyuncak seçer gibi seçtiğiniz kedileri anlatacağım.
Anatomilerini, karakterlerini, yapılarını paylaşacağım.
Umarım bir nebze olsun bilinçlenmeye sebep olabilirim.
Çünkü, bilincimiz hala yetersiz.
Bilinç yok gibi birşey.
Sahiplendirme yapacağımız kişilerle aramızda geçen konuşmalardan ilerde kitap yazmayı düşünüyorum.

En dehşet verici konuşmalardan birinde, sahiplenmek isteyen kişiye soruyoruz, camlarınızda sineklik tel var mı? Neden diyor, neden tel istiyorsunuz ki? Diyoruz ki, camdan düşüp ölmesini engellemek için.
Ve soru bomba olarak geliyor; nasıl yani, kediler düşünce ölür mü?
Evet kediler de bütün canlılar gibi ölür. Dokuz canlı meselesi efsanedir, hikayedir, gerçek dışıdır. Kediler de doğar, yaşar ve ölürler.
Bu temel bilgiyi verdikten sonra diğer detaylara geçelim.
Kediler doğal bilinçle doğarlar. Hiç öğretilmediği halde toprağı eşeleyip tuvaletini yapmayı ve örtmeyi bilirler.
Kedileri köpek gibi eğitemezsiniz. Mutfağa girme, masaya çıkma deyip beklentiye girmeyin. Tırmanır, isterse dolabın tepesine çıkar orada oturur. Mobilyalarınız pek kıymetliyse bilin istedim.
Bir kedinin ortalama yaşam süresi 16 senedir. Artı eksi şeklinde doğal şartlara göre değişkendir elbette.
Bir kedi sahiplenirken bilmelisiniz ki 16 sene birlikte olacaksınız.
İyisiyle kötüsüyle.
Siz koynunuzda yatsın uyusun, mırıl mırıl ses çıkarsın, sizi sevsin, şirinlikler yapsın diye kedi sahiplenmek istiyorsunuz. Çok normal bir istek.
Ancak bilmelisiniz ki, kedilerin hastalanma ihtimalleri var. Tıpkı biz insanlar gibi hastalıklara sahipler.
Kalp hastası olabilirler, böbrek sorunu yaşayabilirler, kanser olabilirler. Bütün bunlar olabilir.
Tüyleri güzel diye sahiplendiniz diyelim, pufidik tüylerine aşık oldunuz. Tüyleri sebepsiz dökülebilir. İnsanın kel kalması gibi, o da tüysüz kalabilir.

Öncelikle bunun farkına varın. Maddi manevi hazır mısınız? İyi günde kötü günde onunla olacak mısınız?
Evli değilseniz ilerde evlenebilirsiniz. Eşiniz istemezse ne yapacaksınız? Çocuğunuz olacak belki, hamile kaldığınızda herkes konuşacak, tüyleri zarar verir, aman çocuk düşer gibi gerçek ve bilim dışı fikirler verilebilir. Siz o zaman ne yapacaksınız?
Veririm mi diyorsunuz? Aşağı bırakırım, kedi bu sokakta da yaşar mı diyorsunuz?
Orada duralım.
Sokakta doğmuş büyümüş bir kedi sokakta güzelce yaşar.
Eve alışmış, sokak görmemiş bir kediyi sokağa bırakırsanız öncelikle saklanacak delik arar. Sesler, arabalar, yabancı insanlar ve hayvanlar. Yemeği bulsa bile yiyemez çünkü diğer kediler yedirmez. Kavga etmeyi de bilmediği için gidip saklanır. Aç kalır.
Ev ortamına alıştığı için hava şartlarına da hazırlıklı değildir. Üşür, hastalanır.
Siz buna yaşamak derseniz yaşar tabii.

Ben kedimi aynı bu halde bulmuştum. Terk edilmiş ve başaramamış bir kediydi. Hastalanmış ve sokağa bırakılmış. Bulduğumda karnında kocaman şişleri, tüyleri yapış yapış olmuş, yüzü çökmüş, zayıf, korkak bir haldeydi. Yemek yiyemiyordu çünkü sürekli dayak yiyordu. O kadar küçüktü ki bebek sanmıştım. Oysa bir yaşındaymış. Fıtıkları varmış meğer. Tedavisini yaptırdım, yuva aramaya başladım. Ama çirkin, zayıf bu kediyi isteyen çıkmadı.
Benim hayatımda gördüğüm en güzel kediydi ama. Çünkü hamur gibiydi. Sessiz sakin, mırıl mırıl bir kediyi kimse istemedi. Çünkü yeterli görsel güzelliğe sahip değildi.
Bende kaldı. Yedikçe kilo aldı. Pas rengine dönmüş tüyleri kuzgun siyaha döndü. Yüzü toplandı. O eciş bücüş kedi bir dünya güzeli oldu çıktı. Meğer tek ihtiyacı biraz yemek biraz sevgiymiş.
Terk etmek kolaydır. Sonrasını düşünmek boynunuzun borcudur.
Bir kediyi hiç sahiplenmez ve sokakta yaşamasına isin verirseniz o kendi yolunu bulur. Başının çaresine bakar, öğrenir.
Onu evinize alıp bir hayat verip sonra o hayatı elinden alamazsınız.
Buraya kadar tamamsak gelelim ısrarla cins ve bebek kedi isteyenlere.
Size bir haberim var. Bebek kedilerin bebeklik dönemleri sadece iki ay sürecek. Çünkü, size gelebilmesi için sütten kesilmesi gerekecek ki bu iki aylıkken mümkün. Siz iki aylık bebeği aldığınızda iki ay bebeklik yaşayacaksınız. Sonrasında o bebeklik bitecek.
Büyümüş bir kediyi de sahiplenebilirsiniz. Yuva arayan, terk edilen dünya kadar kedi var. Bebek de bebek diye tutturmanın alemi ne?
Bebek olsun bana alışsın derseniz, o da şehir efsanesi. Bir dakikada alışır size. Kum terbiyesi var mı? Kumun yerini göstereceksiniz sadece.
Cins olsun, illaki cins olsun. Niye?
Görsel açıdan mı? Nice cinslere taş çıkaracak güzellikte kediler var. Sadece bir cinsi yok.
Bazı kedilerin güzellikle uzaktan yakından alakası yok, tüysüz, zayıf öyle kara kuru belki. Ama nasıl cana yakın nasıl sevgi dolu. Bu yetmez mi size?
Güzellik dediğin geçici demedik mi?
Önemli olan sizi nasıl sevdiği olmalı, gerisi hikaye.
Güzelmiş, tüylüymüş, cinsmiş boşverin bunları. Kör olabilir, sakat olabilir. Yine de sizi aynı şekilde sever. Dahası işleyeceğiniz sevabı düşünün.
Dünya kadar ev arayan kedi var. İlanları okuyun. Görseli boşverin. Hikayesini okuyun. Sizi çok mutlu edecek, aşık olacağınız bir kedi mutlaka ev arıyor.
Sahiplenin.
Kaynak: https://www.medyaege.com.tr/

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.