Küçük Hayvan Veteriner Hekimler Derneği Başkanı Vet. Hek. Erkut GÖREN

Facebook
Twitter
LinkedIn
Pinterest
Pocket
WhatsApp

1Erkut Gören kimdir? Kısaca tanıyalım.

-1993 İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi mezunuyum. Veteriner hekimlik, çalışma alanı geniş bir meslek. Fakültedeyken hangi dalda çalışacağınıza net karar veremiyorsunuz. Günlük şartların sizi nereye götüreceğini de bilmiyorsunuz. Son senemde klinik çalışmayla ilgili fikirler kafamda şekillenmeye başlamıştı. Mezun olunca ilk yaptığım da bir klinikte çalışmak oldu. Askerlikten sonra ciddi ve profesyonel anlamda klinik üzerine çalışmam başladı. Dernekte çalıştım. Sonra belediyede bir dönem çalıştım. Rehabilitasyonla ilgili bir projede görev alıp ondan sonra da serbest olarak kendi kliniğimde çalışmaya başladım. Toplumsal duyarlılığınız olduğu zaman sadece kendi işinize odaklanmıyorsunuz. Şuradaki kuşların yaşantısından tutun, şuradaki ağacın yaşantısı bile sizi ilgilendirir duruma getiriyor. Türkiye bir geçiş aşamasında. Bütün mesleklerde dönem dönem inişler çıkışlar, sorunlar oluyor. Mesleğin uygulanmasında toplumun algılaması tam şekillenmiş değil. Buradan yola çıktığımızda da kendi hayatınızı kazandığınız veya geçiminizi sağladığınız bir mesleğiniz var ve bu mesleğe saygı duyuyorsunuz. Mesleğinizi de seviyorsanız konuyla ilgili çalışmalara da katılma ihtiyacı duyuyorsunuz. Toplumsal sorumluluk hissediyorsunuz. Meslek odasında çeşitli çalışmalar yaptım. Klinik komisyonlarında dönemsel olarak bir takım üretimlerimiz oldu. Mesleğin daha iyi icra edilmesi, meslektaşlar arasındaki seviyenin sağlanmasıyla ilgili çeşitli çalışmalar yapıldı. Somut baktığınızda bunun kalıcı bir görüntüsü olmuyor. Ama sonuçta sürecin doğru şekillenmesi yönünde mutlaka bir katkı sağlamıştır.

Küçük Hayvan Veteriner Hekimler Derneği’nde ne gibi çalışmalar sürdürmektesiniz?

-KHVHD’ nin ilk kurucularından değilim tabii. Meslektaşlarımız tarafından kurulmuş. Örneği Avrupa’da ve Dünyada olan bir yapılanmadır. Derneğin yapılanmasında ve kuruluşunda temel olan şeylerden bir tanesi mezuniyet sonrası eğitimin desteklenmesidir. Türkiye’de de dernek olmadığı için kuruldu. Avrupa’yla ve Dünya ile entegrasyonu sağlanmıştır. Ben derneğe katıldıktan sonra daha aktif çalışma içine girdim. Bu bir sivil toplum kuruluşudur. Baktığınız zaman gelişen dünyada ve gelişen toplumda sivil inisiyatif, bazen her şeyin önünde ve üstünde olabiliyor. Çünkü yasamayı ve yürütmeyi yapan bir merci var: devlet, bir de toplumun ihtiyaçlarını sağlamak için de sivil toplum kuruluşlarının önemli bir yeri vardır. Toplumun olmazsa olmazlarından bir tanesi. Ülkemizde baktığımız zaman bazı oluşumlar bunu kabul etmek istemiyor. Bunun da toplumun ileri gitmemesini sağlamaktan başka da bir şeyi olmadığını düşünüyorum. Dernek olarak sadece kendi üyelerimiz ve klinik çalışanı arkadaşlarımızın sorunlarında ziyade mesleği temel olarak ilgilendiren diğer sorunlarla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Büyük hayvan üzerine çalışan bir meslektaşımızın çalışma koşullarındaki olumsuzluklar bizim için de sorundur. Veya gıda sektöründe çalışan arkadaşlarımızın sorunları da aynı şekilde bir sorundur. Biliyorsunuz ülkemizde bir AB Birliği uyum süreci yaşanıyor. Burada idareyle ilgili değişen kanunlar var. Mesela geçen yıl Veteriner Hekimlik Hizmet Kanunu değişti. Daha sonrasında da oluşturulan yönetmeliklerle uygulanması şekillendirilmeye başlandı. Bunların hepsinde çalışan insanların, bu sektörden hizmet alan insanların beklentilerini biz bu kanun ve yönetmelikleri oluşturan insanlara taşımayı, toplumun aynası olmayı kendimize görev edindik. Mezuniyet sonrası eğitim konusunda gerek seminerlerle, gerek meslektaşların birbiriyle iletişiminin sağlanmasıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Meslektaşlarımız için bir yazışma ortamımız bulunmaktadır. Burada üye olmayanlar bile dertlerini, mesleki sıkıntılarını bildirebilmektedirler. Bu da sosyal iletişimi sağlıyor. Diğer taraftan 7 yıldır yaptığımız kongre var. Mesleki yenilikleri meslektaşlarla konuşabildiğimiz, buluşturabildiğimiz bir organizasyon. Seminerler, sempozyumlar ve kongreler bunun geniş kapsamlı boyutları. Geçtiğimiz 11 yıl, mesleğimiz adına önemli yıllardı. Avrupa’daki kongreye ev sahipliği yaptık. 6 yıl içinde kongre organizasyonu konusunda kat ettiğimiz yol oldukça iyiydi. Avrupa kongresine ev sahipliği yapmam görevi de bize verilmiş oldu. Bunu da başarıyla tamamladığımızı düşünüyorum. Seminerler ve meslek içi eğitim kurslarımızı da devam ettiriyoruz. Bunlar da mesleğin gelişmesi, bilgilerin yenilenmesi, meslek içi iletişimin sağlanması anlamında önemli adımlardır. Dönem dönem toplantılar düzenliyoruz. Bunun da amacı şudur: hem meslektaşların bir araya gelmesi, sorunları konuşarak çözüme doğru yöneltilmesi, hem de aynı meslek grubundaki insanların belirli zamanlarda, belirli ortamlarda aynı havayı teneffüs edip, aynı dilden konuşabiliyor olmayı sağlıyor. Ben yaklaşık 4 yılı aşkın bir süredir derneğin başkanlığını yapıyorum. Yani bu tür çalışmalar sivil toplum kuruluşlarının ekip çalışmalarıdır. Yapı olarak baktığınızda bir başkanlık sistemi üzerine kurulmuş gibi görünür. Fakat sizin mutfağınızda çalışan iyi bir ekibiniz yoksa iyi bir yemek çıkartamazsınız.

İstanbul’daki pet sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

-Örneğin Türkiye’de televizyonların gelişimini düşünün. Tek kanallı bir yayın vardı. Sonra özel televizyonlar çıktı. O dönemler yasak olduğu için uydu üzerinden yapıldı. Sonra bunun yasal zemini hazırlandı ve bir şekil verildi. Bir denetçisi var. Günün belli saatlerinde yayınlarına dikkat etmek zorundalar. Bizim sektörümüzde de pet shoplar ilk açılmaya başladığında bununla ilgili bir yasa da yoktu. Türkiye’de dükkân ve küçük işletmeler tarzında yapılar oluştu. Bunun da belirli bir standardının olması gerekiyor. Şimdi o standarda kavuştular mı, hayır kavuşmadılar. Bizde şöyle bir yapı vardır: hastaneye gidersiniz hemşire, doktordan daha doktordur. Asıl olarak görev tanımları çok önemlidir. Kim ne yapacak, kimin yetkisi ne gibi. Bu sektörde görev tanımları tam olarak oturmadı. Pet shoplarda ilk olarak hayvanların ihtiyacını giderecek maddelerin, kozmetiklerinin satılması gerekir. Bunun dışında canlı havan satışı da yapılıyor. Bunun da bir standardının olması gerekiyor. Yani bir yavrunun satılabileceği fiziki şartlar. Küçücük bir camekânın içinde bir sürü yavru. Hastalık kapabilirler ve gece-gündüz ısı farkı olur. Yavrunun pisliğine diğer bir yavrunun temas etmesi, yemek yediği yerle pislediği yerin aynı olması hijyen açısında son derece tehlikelidir. Bizim insan olarak vicdanımızı rahat hissedebileceğimiz bir yapı değil. Pet shopların durumlarının iyileştirilmesi ve kendi çalışma alanlarının dışına çıkmamaları gerekiyor. Özellikle İstanbul’da bu işin dengesi bozulmuş durumda. Ben kişisel olarak canlı ticaretine de karşıyım. Canlı satışlarının koşulları iyi olan, çiftlik tarzı yerlerde yapılması lazım. Dar alanlarda bu işin ticaret için yapılıyor olmasına karşıyım. Gerçekten bir hayvanla yaşamaya karar veren, bununla ilgili sorumlulukları kaldırabilecek insanların evcil hayvan edinmeleri gerekir. Hayvan o an için sevimli gelip alındıktan sonra ertesi gün sokağa bırakılması doğru değil. Bunun insan için de o hayvan içinde hiçbir kazanımı yoktur.

Pet shoplarda ilaç satışının yasaklanmasıyla ilgili bir kampanyanız var. Bu konunun ayrıntıları nelerdir?

İlaç ve biyolojik maddeler, pet shoplarda satılmaktadır. Kaçak ilaç ve hayvan satışı yapılmaktadır. O ilaçlar gerçekten ilaç mı, ne koşullarda saklanmış bunların bilinmesi lazım. İlaç ve biyolojik maddelerin saklama koşulları vardır. Biz hekim olarak baktığımızda, ilacın kullanımı tamamıyla bir hekimin kontrolünde olması lazımdır. Pet shopların verdiği ilaç tavsiye usulü verilen ilaçtır. Buradan yola çıktığımızda da ilacın yararlılığı, etkisi, ilaçlar arasındaki etkileşim önemlidir. Hekimin kontrolündeki kullanılması gereken maddelerin pet shopta tezgâhta bulunan kişinin bilgisiyle, önerisiyle kullandırılması toplum sağlığı açısından çok sakıncalıdır. Gerçekten o ilacın hayvana uygulanması gerekiyor mu, bunun bilinmesi lazım. Yasal olarak da baktığımız zaman zaten biyolojik maddelerin satışı yasaktır. Ancak biyolojik maddeyi bir hekim uygulayabilir durumdadır. Biz de bunun için toplantılar düzenliyoruz ve imza topluyoruz.

Facebook
Twitter
LinkedIn
Pinterest
Pocket
WhatsApp

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

10 + 8 =

Yeniler

Köşe Yazıları