Firmanızı ve markanızı kısaca tanıyabilir miyiz? Kuruluş hikâyeniz nasıl başladı?
TK Kozmetik olarak 10 yıldan beri güçlenerek devam eden yapımızla, yurt içi ve yurt dışı faaliyetlerimizde inovasyonu ilke edindik. AR-GE çalışmalarımız sonucunda hayvan dostlarımızın sağlık, bakım ve temizlik ihtiyaçlarına yönelik altyapıyı oluşturduk. Bu birikimi, TK PET markası altında probiyotik teknolojiye dayalı ürünlerle sahaya taşıyarak, TK Kozmetik çatısı altında daha sağlıklı ve ekolojik bir hijyen yaklaşımı sunmayı hedefledik.
Evcil hayvan kozmetiği alanına yönelmenizin arkasındaki motivasyon neydi?
Yaşamsal ve endüstriyel alanda ekolojik ürünlerimiz sayesinde kimyasal ürünlerin verdiği zararı ortadan kaldırmaya katkı sağlamak, hem temiz hem de sağlıklı bir dünya oluşturmak.
Markanızı sektörde rakiplerinden ayıran temel özellikler nelerdir?
Markamızı farklı kılan temel özellikleri 3 başlıkta toplayabiliriz:
- Probiyotik teknolojiye dayalı inovatif ürün yaklaşımı
- AR-GE odaklı geliştirme kültürü ve sürekli iyileştirme anlayışı
- Kimyasal yükü azaltmayı hedefleyen ekolojik hijyen yaklaşımı
Ürün portföyünüzde hangi kozmetik ürün grupları yer alıyor?
Ürün portföyümüzde öne çıkan gruplar:
- Kedi, köpek probiyotik şampuan
- Pati temizleme köpüğü
- Kedi kumu koku giderici ve temizleyici
- Yüzey temizleyici ve koku giderici
- Anti-alerjik sprey
- Metabolizma düzenleyici ürünler.
Ürün geliştirme sürecinde hangi kriterleri ön planda tutuyorsunuz?
Ürün geliştirme sürecinde öncelik verdiğimiz kriterler:
- pH uygunluğu
- Tahriş riskini azaltmaya yönelik yaklaşım
- Kalıntı bırakmama hedefi
- Koku yönetimi
- Nemlendirme özellikleri
Ürünlerinizde doğal, organik veya vegan içeriklere yer veriyor musunuz?
Ürün gamımızda bulunan ürünlerimizi doğal ve organik bileşenlerle zenginleştirilmiş farklı canlı probiyotikler kullanarak evcil hayvanlarımızın sağlık standartlarını en üst düzeyde olacak şekilde formüle ediyoruz.
Evcil hayvanların cilt ve tüy sağlığı açısından dikkat ettiğiniz özel noktalar nelerdir?
Cilt ve tüy sağlığında iki kritik noktaya odaklanıyoruz:
- cildin doğal mikrobiyal dengesini korumak,
- kimyasal kalıntı ve tahriş riskini
Ar-Ge çalışmalarınızdan ve ürün test süreçlerinizden bahsedebilir misiniz?
AR-GE tarafında probiyotik teknolojiye dayalı ürün altyapımızı kurarak, ürünlerimizi istikrarlı kalite anlayışıyla geliştirmeye devam ediyoruz. Probiyotiklerin stabil yapısı ve aktifleşme mantığına dayanan yaklaşımımızı, kullanıcı deneyimi ve müşteri memnuniyeti önceliğiyle birleştiriyor, ürünlerimizi titizlikle iyileştirerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Hayvan refahı ve ürün güvenliği konusunda nasıl bir politika izliyorsunuz?
Hayvan refahı ve ürün güvenliğinde önceliğimiz, güvenli kullanım prensipleriyle hareket etmek ve kimyasal yükü azaltmaya odaklanan ekolojik bir yaklaşımı benimse-mektir. Bu kapsamda, içerik güvenliği, hassasiyet riski, kullanım talimatlarının açıklığı ve ürünün evcil hayvan ile yaşam alanı uyumu gibi başlıklarda titiz davranırız.
Evcil hayvan kozmetiği sektörünün Türkiye’deki gelişimini nasıl değerlendi-riyorsunuz?
Pet sektörü özellikle ülkemizde son yıllarda ilgi artışı yüksek olan bir konu. Kullanıcılar “koku” değil, içerik, güvenlik, sürdürülebilirlik ve uzun vadeli hijyen etkisini daha fazla talep ediyor.
Son yıllarda tüketici taleplerinde ne gibi değişimler gözlemliyorsunuz?
Daha az kimyasal içeren, cilt-tüy dengesini bozmayan, alerji hassasiyeti olan evlerde güvenle kullanılabilen, evcil hayvanın yaşam alanını da kapsayan “bütünsel hijyen” talebi artıyor.
Sizce evcil hayvan sahipleri kozmetik ürün seçerken nelere daha fazla dikkat ediyor?
En çok dikkat edilenlerin başında, içerik güvenliği, pH uyumu, tahriş riski, kalıntı bırakmama, koku yönetimi, kullanım kolaylığı ve ürünün yalnızca hayvanda değil, yaşam alanında da işe yarayıp yaramadığı gelen talepler arasında.
Hayvan hakları veya sosyal sorumluluk projelerine destek veriyor musunuz?
Sosyal sorumluluk ve hayvan refahı başlıklarını önemsiyoruz. Bu alanda sürdürülebilir ve etkisi ölçülebilir iş birlikleri kurgulamak, doğru paydaşlarla somut projeler üretmek önceliklerimiz arasında.
Fuar katılımları markanız için ne ifade ediyor? Bu alandaki hedefleriniz nelerdir?
Petzoo Eurasia
Fuarlar, hem ürünleri sahada anlatmak, özellikle distribütör ve veteriner kanalları gibi paydaşlarla güven ilişkisi kurmak için kritik. Petzoo Eurasia bizim için görünürlük, doğru iş ortaklarıyla temas, geri bildirim toplama ve uluslararası bağlantılar açısından stratejik bir platform.
Ulusal ve uluslararası pazarlarda büyüme stratejileriniz hakkında neler söylemek istersiniz?
Stratejimiz, ürün ailesini güçlendirirken satış kanallarını dengeli büyütmek, fuar ve B2B iş birlikleriyle distribütör ağını genişletmek, aynı zamanda marka güvenini bilimsel ve şeffaf içerik iletişimiyle desteklemektir. Hali hazırda Avrupa ve Orta Doğu’daki müşterilerimizle uzun vadeli ve sürdürülebilir iş ortaklıkları kurarak ticaretimizi geliştiriyoruz.
Önümüzdeki dönemde planladığınız yeni ürün veya projeler var mı?
AR-GE odağımız gereği yeni ürün geliştirme gündemimiz sürekli aktif. Ancak “hangi ürün, ne zaman, hangi kategori” gibi net bilgi paylaşmak için henüz erken.
Markanızın 5 yıl sonraki konumunu nasıl hayal ediyorsunuz?
Vizyon ve misyonumuz doğrultusunda, evcil hayvan ve yaşam alanı hijyeninde probiyotik yaklaşımıyla daha geniş ürün ailesine sahip, Türkiye’de güçlü, uluslararası pazarlarda daha görünür bir marka olmayı hedefliyoruz. Temel hayalimiz, temizlik anlayışına inovatif bir yaklaşım kazandırırken, daha sağlıklı bir dünya katkısını büyütmek.
Evcil hayvan sahiplerine ve sektör paydaşlarına iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Evcil hayvan hijyeni, sadece “koku” değil, sağlık, yaşam alanı kalitesi ve sürdürülebilirlik meselesidir. Evcil hayvan sahiplerine ürün seçerken içerik güvenliğini, pH uyumluluğunu, tahriş ve kalıntı riskini, uzun vadeli hijyen etkisini sorgulamalarını öneririz.








