Ana Sayfa Blog Sayfa 119

Kedi ile köpeğin dostluğu

Kütahya’nın Emet ilçesinde, kedi ile köpeğin dostluğu görenleri hayrete düşürüyor.

Kütahya’nın Emet ilçesinde, kedi ile köpeğin dostluğu görenleri hayrete düşürüyor.

Çarşıda esnaflık yapan vatandaşlar kedi ile köpeğin dostluğunun uzun süredir sürdüğünü belirterek, “Bu kedi ile köpek uzun zamandır beraber oynuyorlar. Köpek kısa bir süre önce 9 tane yavru dünyaya getirdi. Yavrularının bir kısmı kaybolunca anne köpek hastalandı ve sürekli ağladı. İşte o günlerde bu kedi anne köpeğin yanından hiç ayrılmadı. Gece ve gündüz sürekli anne köpeğin yanında olan bu kedi adeta sırdaşlık yaparak anne köpeğin derdine ortak oldu. Şimdi onların oynamasını biz seyrediyoruz” dediler. – KÜTAHYA

Kaynak: haberler.com

 

HAYTAP’tan Hakkari’ye bir ton mama

 

Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) tarafından Hakkari Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğüne bir ton kedi ve köpek maması gönderildi.

Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) tarafından Hakkari Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğüne bir ton kedi ve köpek maması gönderildi.
Hakkari’de başarılı çalışmalarla gündeme gelen Veteriner İşleri Müdürlüğü ekiplerini HAYTAP yalnız bırakmadı. Günde onlarca hayvanın tedavi edildiği ve tekrar yaşam alanına geri bırakıldığı Sokak Hayvanları Kısırlaştırma ve Rehabilitasyon Merkezine HAYTAP tarafından hibe olarak gönderilen bir ton mama Hakkari’ye ulaştı. Kedi ve köpek mamalarını teslim alan veteriner ekipleri, HAYTAP yetkililerine duyarlılıktan dolayı teşekkür etti.
Veteriner İşleri Müdürlüğü yetkilileri, her zaman yanı başlarında olan ve kendilerini hiçbir zaman yalnız bırakmayan HAYTAP yetkililerine minnettar olduklarını belirttiler.

KAYNAK: haberturk.com

HAYVANLAR İÇİN DAHA İYİ BİR DÜNYA MÜMKÜN: SORUMLU KÖPEK SAHİPLİĞİ REHBERİ

Royal Canin Türkiye, Şubat ayında lansmanını gerçekleştirdiği Sorumlu Kedi Sahipliği Rehberi’ne ek olarak, bu ay “Sorumlu Köpek Sahipliği Rehberi”ni de yayımladığını duyurdu. Royal Canin Türkiye, bugüne kadar geliştirilmiş en kapsamlı bilgi kaynaklarını hayvansever herkesin kullanımına ücretsiz olarak sunuyor.

Royal Canin Türkiye web sitesi üzerinden tüm paydaşların kullanımına sunulan Sorumlu Köpek Sahipliği Rehberi, köpeklere uygun ideal bakım uygulamaları ve daha kaliteli ve sağlıklı bir yaşamın nasıl tesis edilebileceğine odaklanıyor. Rehber, Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı (OIE) tarafından geliştirilen hayvan refahı olgusunu ele alarak başlıyor. Köpekler dahil olmak üzere tüm hayvanların 5 Özgürlük Hakkı’nı vurgulayan rehber, her hayvanın açlık ve susuzluktan, sağlık sorunlarından ve korku/stres unsurlarından uzak bir yaşama erişim, uygun barınma koşulları ve kendilerini oldukları gibi ifade edebilme haklarına vurgu yapıyor.

İnsan sağlığı ve toplumsal refahın gelişimine sundukları katkılar bakımından benzersiz canlılar olan hayvanların her birinin farklı sağlık, beslenme ve bakım ihtiyaçlarının olduğunu gösteren Rehber, köpek sahiplenme aşamasında hangi faktörlerin göz önünde bulundurulması gerektiğini detaylı olarak ele alıyor. Rehber, hayvan sahiplerinin hayatlarını kolaylaştırarak hayvanların refah seviyesinin artırılmasını, sahiplenmenin teşvik edilmesini ve evcil hayvanların terk edilmesinin önüne geçebilmeyi hedefliyor.

Royal Canin, “Sorumlu Hayvan Sahipliği” konsepti kapsamında, daha önce de kedi sahiplerinin sorumluluklarını hatırlatan kapsamlı bir rehber yayımladığını duyurmuştu. Sahiplenme sürecini detaylı olarak ele alan rehber, kedi sahiplenme kararı, kediyle yaşam, ev ortamı, beslenme, sağlık ve bakım, birden fazla hayvan ile yaşam, taşınma sürecinde dikkat edilmesi gerekenler, kedilerde beden dilini ve davranışları anlama, şehir hayatında kedi yaşamı gibi pek çok konuda ayrıntılı bir bilgi sunuyor.

Royal Canin’in sorumlu hayvan sahipliği anlayışı hakkında bilgi veren Royal Canin Kurumsal İlişkiler Direktörü Çağla Çavuşoğlu, “Royal Canin olarak ‘hayvanlar için daha iyi bir dünya’ sağlama amacımız kapsamında sorumlu hayvan sahipliğini önemsiyoruz ve ana odağımızı bu kavram oluşturuyor” dedi. Sorumlu hayvan sahipliğine katkıda bulunacak uygulamaların, hayvanlarla etkileşime geçen tüm canlıların sorumluluğu olduğu bilinci ile çalışmalarına yön verdiklerini belirten Çavuşoğlu şunları söyledi: “Hayvan sahipliğinin uzun sürecek bir taahhüt olduğunu Rehber’lerimizde vurguluyoruz. Sahiplenme kararı vermeden önce bakımı üstlenilecek hayvanların ihtiyaçlarını doğru tespit etmek ve bu ihtiyaçları zaman, bağlılık ve bütçe olarak karşılayıp karşılayamayacağımızın cevaplarını yanıtladıktan sonra harekete geçmek gerektiğinin altını çiziyoruz.”

Hayvanseverler, canlı yayınlar aracılığıyla bilgilendiriliyor

Sorumlu hayvan sahipliği anlayışının yaygınlaştırılmasının, bu alanda farkındalık ve bilinçlendirme çalışmalarıyla mümkün olduğunu vurgulayan Royal Canin Türkiye, Sorumlu Hayvan Sahipliği üzerine sosyal medya platformları üzerinden canlı yayınlar gerçekleştiriyor. Köpek Eğitim Uzmanı Ali Yeşilırmak ve Veteriner Hekim Sara Ece Ulutürk ile Mayıs ayında gerçekleştirilen canlı yayınlar, 40.000 kişilik bir izlenme oranıyla beslenmenin hayvan sağlığına olan doğrudan etkisi, COVID-19 süresince insanlar için olduğu kadar hayvanlar için de hareketli yaşamın önemi ve bu dönemde hayvanların hayat kalitesini üst düzeyde tutabilmek için neler yapılması gerektiğine odaklandı. Katılımcıların interaktif olarak soru da sorabildiği canlı yayınlarda katılımcılara ödüller verilirken, ayrıcaengelleri bulunan hayvanların daha iyi bir hayat sürmelerine olanak sağlayacak yürüteç bağışlarında da bulunuldu.

Köpek Eğitim Uzmanı Ali Yeşilırmak, sorumlu hayvan sahipliği ile ilgili olarak, “Evcil hayvanlar ile hayatı paylaşmak heyecan verici ve benzersiz bir deneyim sağlarken, bu birliktelik hayvan sahipleri için ciddi sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Hayvan sahiplerinin, köpeklerinin sağlık, sıhhat ve refahını artıracak sağlıklı alışkanlıklar geliştirmesi ve onlara uygun bakım ve olanakları sağlaması gerekiyor. Sorumlu hayvan sahipliği ile hayata geçirilen her uygulama köpeği ile sahibinin arasındaki bağı daha da kuvvetlendirecektir.” dedi.

KAYNAK: ajanimo.com

Bengal kedisi özellikleri nelerdir? Bakımı ve beslenmesi nasıl yapılır?

2018 Türkiye güzeli Şevval Şahin Bengal kedisi sahiplendiğini duyurdu. Dünyanın en pahalı kedi türleri arasında yer alan Bengal kedisi, kürkü ile adeta bir leoparı andırıyor. Şevval Şahin’in kedisinin cinsi olan Bengal kedisinin özellikleri herkesin merak ettiği konu oldu. Bengal kedilerinin fiyatları 20 bin lirayı bulabiliyor. Bengal kedisi özellikleri, bakımı ve beslenmesi hakkında bilgiler haberimizde.

2018 Türkiye güzeli Şevval Şahin’in yeni evcil hayvanı olan Bengal kedisinin özellikleri herkesin merak konusu oldu. Dünyanın en pahalı kedi türleri arasında yer alan Bengal kedisinin fiyatları 20 bin lirayı bulabiliyor.Laboratuvar ortamında geliştirilen bir kedi türü olan Bengal kedileri, her ne kadar vahşi bir leoparı andırsa da bildiğimiz ev kedilerinden bir farkı yok. Genetikçi Jean Mill Bengal kedi cinsinin yaratıcısı olarak kabul ediliyor. Bengal kedisi Asya Leopar kedisi, Habeş Kedisi ve British Shorthair cinsi kedilede çiftleştirilmesiyle ortaya çıkmış. Meraklı ve sıcak kanlı bir kedi olan Bengal kedisinin bugünkü görünümünü alması 20 yıl sürmüş.

Bengal kedisi özellikleri

  • Leoparı andıran Bengal kedisinin kürkü turuncu, kahverengi ve altın sarısı renklerde olabilir.
  • Meraklı bir kedi olan Bengal kedisi ilgiyi çok sever.
  • Çok zeki ve araştırmacıdır.
  • İstediği ilgiyi ona vermediğinizde depresyona girebilir ve stres yapabilir.
  • Sahiplerine aşk derecesinde bağlıdırlar.
  • Tüy bakımları oldukça kolaydır ve haftada 1 kez taranması yeterli gelir.

  • Sosyallikten çok hoşlanırlar ve geniş aileler için ideal bir kedidir.
  • Köpeklerle ve diğer hayvanlarla araları oldukça iyidir.
  • Bengal kedileri büyük kedi ırkları arasında yer alıyor. Ağırlıkları ortalama olarak 3,5 -7 kg arasında değişiyor. Hatta bazı bengal kedileri bu kiloyu da geçebiliyor.

Bengal kedisi beslenmesi

Bengal kedisi melez bir ırk olduğu için endüstriyel kedi mamalarına karşı duyarlıdırlar, bu sebeple çoğu Bengal kedisi sahibi dostlarını çiğ gıda ile beslemeyi tercih eder. Genellikle sağlıklı bir kedi ırkı olan Bengal kedisinde genetik olarak retina dejenerasyonu nedeniyle körlük meydana gelebiliyor.

KAYNAK: posta.com.tr

Köpekler hakkında daha önce hiç duymadığınız 16 ilginç bilgi

İnsanların en iyi dostunun köpekler olduğunu hepimiz biliyoruz. Köpekler hakkında yayımlanan bilimsel bilgiler, sevimli dostlarımız köpeklerin yeteneklerinin bununla sınırlı kalmadığını ortaya koyuyor. İşte 16 maddede köpekler hakkında daha önce hiç duymadığınız ilginç kısa bilgiler.

1-3 göz kapakları var

Çoğu köpek sahibi bunun farkında olmasa da, köpeklerin aslında 3 tane göz kapağı var. Köpeklerdeki üçüncü göz kapağına haw deniyor. Haw, gözün korunmasını ve nemlenmesini sağlıyor.

2-Gerçekten en sadık dost

ABD’deki görme engelli bir kişi köpeği rehber köpeği sayesinde 3.5 kilometrelik bir parkuru aştı. Bu da köpeklerin bizim en sadık dostumuz olduğunun başka bir kanıtı.

3- O şarkıyı sadece köpekler duyabilir

Efsane grup The Beatles’ın A Day in the Life şarkısı sadece köpeklerin duyabileceği bir frekansa sahip. 2013 yılında bir röportajdan grubun üyelerinden Paul McCartney bu şarkının sonuna sadece köpeklerin duyabileceği bir frekans eklediklerini söyledi.

4-Basenji köpekleri ulur

Orta Afrika kökenli bir köpek ırkı olan basenji, diğer köpeklerden ayrılıyor. Çünkü basenjiler havlamıyor, onun yerine uluyor. bu köpek ırkı her zaman oyuna hazır ve hareket etmeyi çok sever.

5-George Lucas karakterlerde köpeğinden esinlendi

Star Wars filminin yönetmeni George Lucas, Return of the Jedi filmindeki Ewok karakterlerini, Brüksel griffonu cinsi köpeğinden esinlenerek yarattı.

6-Bazı köpek cinslerinin dilleri siyah

Chow chow ve Shar Pei cinsi köpeklerin dilleri siyah. Ancak uzmanlar bu köpek ırklarının dillerinin neden siyah olduğunu henüz bilmiyor.

7-Dünyanın en eski köpek ırkı Saluki

7-Dünyanın en eski köpek ırkı Saluki

Saluki cinsi köpeklerin dünyanın en eski köpek ırkı olduğu düşünülüyor. 329 yılında kraliyet köpeği olarak kullanılan Saluki’lerin M.Ö. 7 bin yılında Irak’taki mağaralara çizilmiş resimleri bulundu.

8-Dalmaçyalılarda duyma sorunu var

Dalmaçyalıların yüzde 30’unun bir kulağı sağır olarak dünyaya geliyor. Bu genetik bir hastalık. Dalmaçyalıların her iki kulağının da sağır olması ihtimali ise yüzde 5. Uzmanlar bunun nedeninin beyaz kürk ve mavi gözlere sahip olmalarından sorumlu olan bir genden kaynaklandığını ileri sürüyor. Dalmaçyalı köpekler, beyaz doğarlar ve büyüdükçe lekeleri genişler.

9-Tazılar çitaları yenebilir
9-Tazılar çitaları yenebilir

Çitaların dünyanın en hızlı hayvanı olduğu söyleniyor. Ancak görünen o ki tazılar uzun bir yarışta çitaları yenebilecek hıza sahip. Tazılar 11 kilometrelik bir yolu saatte 55 kilometre hızla koşabilirler. Çitalar ise her zaman hızlarını koruyamayıp bir süre sonra yavaşladıkları için tazıların onları yarışta geçme olasılıkları daha yüksek.

10-Dünyanın en uzun köpeği

10-Dünyanın en uzun köpeği

Guiness Rekorlar Kitabına giren tüm zamanların en uzun köpeği olarak bilinen ünlü köpek Zeus arka ayaklarının üzerine kalktığında 224 santimetreyi bulabiliyordu. Omuz hizasındaki yüksekliği ise 112 santimdi. Zeus 2014’te 6 yaşına basmasına az kala hayata gözlerini yumdu.

11-Bloodhound'un burnu yanılmaz

11-Bloodhound’un burnu yanılmaz

İri ve güçlü bir köpek ırkı olan Bloodhound’un burnu o kadar iyi koku alıyor ki mahkemede delil olarak kullanılabilir. Bloodhound cinsi köpekler 300 saatten daha önce kalmış bir kokunun bile izini sürebilir ve 200 kilometre öteden bunu takip edebilir. Bloodhound ırkı, günümüzdeki görünümünü 19. yüzyıl’da ABD ve İngiltere’de aldı.

12-Dünyanın en iyi can kurtaranı

12-Dünyanın en iyi can kurtaranı

Newfoundland cinsi köpekler inanılmaz bir cankurtaranı olarak biliniyor. Anavatanlarında balıkçılar tarafından eğitilen ve yetiştirilen bu köpekler perdeli ayakları ve özel kürkleri sayesinde suda çok aktif bir şekilde hareket edebiliyorlar. Zeki, cesur, dost canlısı, sakin, güvenilir olmalarıyla bilinirler.

13-Burun mucizesi

13-Burun mucizesi

Köpeklerin burunları insanların parmak izleri gibi kendilerine özel. Islak olmasının sebebi ise daha iyi koku alabilmek. Köpekler burunlarına gelen kokuyu daha iyi örneklemek için burunlarını yalıyorlar. Köpeklerin koku duyusu insanlardan 100.000 kat daha iyi.

14-Yüzünüze bakıp duygularınızı anlayabilirler

14-Yüzünüze bakıp duygularınızı anlayabilirler

Köpekler 2 yaşındaki bir çocuğun zekasına sahip. Ayrıca köpekler, aynı insanlar gibi ruh halinizi yüzünüzden anlayabilen tek hayvan türü.

15-Titanic faciasından 3 köpek kurtuldu

15-Titanic faciasından 3 köpek kurtuldu

15 Nisan 1912’de New Foundland’ın güneyinde bir buzdağına çarparak batan ve 1513 kişi ölümüne neden olan Titanic faciasından 3 köpek kurtuldu. İddialara göre; köpekler 1. sınıfta yolculuk yapan birine aitti. Sahipleri ise köpekleri kurtarmak için battaniyeye sararak onlara bebek süsü vermişti. Köpeklerin ırkı ise pomeranian’dı.

16-Yağmurdan rahatsız olurlar

Yağmur sesi köpeklerin kulaklarını rahatsız eder. Köpeklerin kulağında en az 18 kas bulunuyor, insanlarda ise bu sayı 6.

KAYNAK: posta.com.tr

Kedi tavşan yavrusuna annelik yapıyor

Osmaniye’nin Sumbas ilçesinde tarlada bulunup eve getirilen tavşan yavrusuna, ailenin kedisi Sarıkız annelik yapıyor.

İlçeye bağlı Yeşilyayla köyünde oturan 18 yaşındaki Enes Karaoğlu, mısır tarlasında bulduğu yeni doğmuş yabani tavşan yavrusunu evine getirip bakmaya başladı.

Karaoğlu, elleriyle beslediği ve Pamuk adını verdiği tavşanı, yeni doğum yapan evin kedisi Sarıkız’ın emzirdiğini görünce çok şaşırdı.

Sarıkız, hem kendi yavrularına hem de Pamuk’a annelik yapıyor. Kedilerle aynı anda Sarıkız’ı emen Pamuk, onlarla oyunlar oynayıp beraber uyuyor.

Karaoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mısır tarlalarında gezerken tavşan yavrusuyla karşılaştığını belirterek “Aç ve bitkin haldeydi. Eve getirdiğim yavruya Pamuk ismini verdik. Önce kendi imkanlarımla yiyecek verdim. Daha sonra evimizin 14 yıllık kedisi Sarıkız’ın yavru tavşanı emzirdiğini gördüm. Sarıkız, yeni doğum yaptı. Hem kendi yavrusuna hem de tavşana ayırt etmeden annelik yapıyor. Her ikisi de evimizin birer parçası oldu.” diye konuştu.

 

KAYNAK: aa.com.tr

 

Köpeğimi kısırlaştırmalı mıyım?

Kısırlaştırma, sahipli köpek ya da sokak hayvanı olsun saf ırk veya melez olsun her köpek için sağlık ve davranış üzerine birçok pozitif getirisi olan bir olgudur.

Ülkemizde sokak ve ev köpeklerinin popülasyonunun düzenlenmesinin en doğru ve tek yolu üremenin kontrol altına alınmasıdır. Her geçen gün kontrolsüz çiftleşmeler sonucunda sürülere yeni bireyler katılmakta ayrıca merdiven altı üreticilerin tetiklemeleriyle sayı çığ gibi artmaktadır. Eğer popülasyon artışı kendi doğal akışına bırakılırsa üremeye bağlı olarak sayı gittikçe artacak ve kontrolsüz bir şekilde kümelenecektir. Dişi köpekler senede iki kez üreme ve erkeği kabul dönemine girerler. Erkek köpekler ise seksüel gelişimlerini tamamlandıktan sonra üremeye her zaman hazır olurlar.
Kısırlaştırma popülasyon sayısını kontrol altına aldığı gibi sevgili dostlarımızın daha uzun ve sağlıklı yaşamalarını da sağlamaktadır. Bu müdahale genellikle dişi köpekler için uygulanmalıdır kanısı yanlıştır. Dişi köpekler kadar erkek köpeklerin de kısırlaştırılması gerekmektedir. Birçok veteriner hekim tarafından kolaylıkla yapılabilen bu operasyonun dişi ve erkek köpeklerdeki yararlarını şöyle sıralayabiliriz:

TÜMÖR RİSKİNİ ORTADAN KALDIRIR

– Dişi köpeklerde erken dönemde yapılacak olan kısırlaştırma operasyonu (ilk kızgınlık öncesi) köpeğin ilerleyen ve yaşlılık dönemlerinde meme tümörüne yakalanma riskini ortadan kaldıracaktır ki, kısırlaştırılmamış dişi 7 yaş üstü köpeklerde meme tümörü görülme oranı nerdeyse yüzde 70’lerdedir.
– Kısırlaştırılan dişi köpekler bir daha cinsel istek göstermeyecek ve birçok dişi köpek sahibinin şikâyetçi olduğu kanamayla karakterize bu dönemde, evleri temiz kalacaktır.
– Ülkemizde sokak köpeklerinin varlığı düşünüldüğünde kısır olmayan ve çiftleşme dönemine girmiş dişi bir köpeğin gezdirilmesi esnasında kokuyu alan erkek köpeklerin verebileceği takip rahatsızlığı, birçok hayvan sahibi tarafından bilinmektedir. Kısır bir dişi köpek bu dönemlere girmeyeceği için rahat bir şekilde gezintiye çıkabilecektir.

PROSTAT KANSERLERİ AZALTILIR

– Kısırlaştırılmış dişi köpeklerde yumurtalık kisti, rahim kanseri, rahim enfeksiyonları ve yumurtalık tümörlerinin görülme olasılığı oldukça yüksektir. Dostumuzu kısırlaştırarak bu riskleri de elimine etmiş oluruz.
– Erkek köpeklerde kısırlaştırma ile prostat büyümesi, testis tümörleri, prostat kanserleri gibi rahatsızlıkların azaltılması ya da eliminasyonunu sağlanmaktadır.
– Kısırlaştırılmış erkek köpeklerde hormonal etkiye bağlı olarak oluşan seksüel yarış kavgaları, uyumsuzluk, aşırı hareketlilik, baskınlık davranışı gibi istenmeyen davranışların önüne geçmiş oluruz.

OLUMLU ETKİLERE SAHİP BİR İŞLEM

Görüldüğü üzere kısırlaştırma köpeklerde hem sağlık hem de davranış üzerine oldukça olumlu etkilere sahip bir işlemdir. Ayrıca kısırlaştırılmış köpekler daha sakin ve sosyal yaşantıya daha uyumlu oldukları ispatlıdır. Kısırlaştırma işlemiyle köpek doğasına müdahale edildiği argümanı kesinlikle yanlıştır. Boynuna tasma taktığımız kayışla gezdirdiğimiz kuru mamalarla beslediğimiz, aşılattığımız ve biz olmasak yaşayamayacak olan köpeklerimizin doğasından bahsetmek maalesef mümkün değildir.

10 GÜNDE ESKİ RUTİNİNE GERİ DÖNER

Maddi anlamda belli bir külfeti olan bu uygulama dönem dönem belediyeler tarafından ücretsiz uygulanmaktadır. Kısırlaştırma operasyonu zannedildiği kadar zahmetli ve operasyon sonrası dönem bakımı zor olan bir uygulama değildir. Kısırlaştırılma işlemi tamamlandıktan 10 gün sonrasında dostumuz tamamen eski hareketliliğine ve rutinine geri dönebilmektedir. Bugün gelişmiş ülkelerde sokak hayvanlarının ve sahipli köpeklerin kontrolsüz çoğalmalarının önüne kısırlaştırma işlemiyle geçilmiştir. Hatta bazı ülkelerde üretici belgeniz yoksa bu operasyon yasal zorunluluk şeklinde uygulanmaktadır. Daha sağlıklı ve kontrollü köpek popülasyonları için lütfen kısırlaştıralım. Toplamak, başka bölgelere taşımak, uyutmak çözüm değil. Çözüm kısırlaştırmak…

 

KAYNAK: hurriyet.com.tr

 

Evcil Hayvan Beslemenin Yararları

 

Evcil hayvan bakımı, zor bir süreç olarak görünse de aslında zamanla alışkanlık haline gelen ve yapıldığında size de farkında olmadan yarar sağlayan bir durum. Sizlere bu yazımız da evcil hayvan beslemenin yararlarını derledik.

1) SAĞLIK DURUMUNUZU HİSSEDERLER

Kedi ve köpeklerin altıncı hisleri çok güçlüdür. Eğer size bir saldırgan yaklaşıyorsa sezgileriyle hemen bunu önleyerek sizleri koruyabilirler. Aynı şekilde sizin sağlık durumunuzu da bilir ve kötüye giden bir durum olduğunda hissederler. Sizi uyarmaya çalışırlar.

2) DAHA MUTLU OLMANIZI SAĞLARLAR

Evcil hayvan sahibiyseniz mutlu olmama imkanınız yoktur. Çünkü kedi ve köpekler sizin mutlu olmanız için her şeyi yaparlar. Köpeklerde, sizinle oyun oynamak, çocuğunuzla oyun oynamak, onunla gezintiye çıkmak hem onu hem sizi mutlu ederken. Kedilerde, yaramazlıklarının tatlığı, size sırnaşması, çocuğunuzla oynaması gibi aktivitelerle her an onlarla yaşamaktan mutluluk duyarsınız.

Kedi köpek sahibi olmak, sadece onlara bakacağınız anlamına gelmez örneğin köpeğinizle gezintiye çıktığınız da parkta mutlaka kendine arkadaş bulacaktır ve bu sayede sizde birçok insanla tanışabilirsiniz. Belki de evcil hayvanlara sahip olan pek çok arkadaşa sahip olabilir ve zorlandığınız durumlarda onlara danışabilirsiniz.

 

4) SİZİ DAHA OLGUN BİRİ YAPAR

Evcil hayvan sahibi olmadan önce belki de kendi istediklerinize göre hayatınızı şekillendirirken, onunla yaşamaya başladıktan sonra hayvanınızı koruma, bakma, sevme ve onu da hayatınıza dahil ederek artık sadece kendinizi düşünmeden hayatınızda değişiklik yaparak sizi daha olgun biri yaparak sorumlu biri olmanızı sağlarlar.

5) TEK DOSTUNUZ OLUR

Evcil hayvan sahibi olduğunuz da, artık onunla her anınızı geçireceğini için sizin en iyi sırdaşınız ve dostunuz o olacaktır. Kedi ve köpekler siz üzgünken bunu anlar ve yanınızdan siz iyi olana kadar ayrılmaz ve size bir dostunuz gibi yaklaşır.

 

KAYNAK: aysha.com.tr

 

Kedilere dair felsefe

“Hayvanlar hakkında hiçbir şey bilmediğimiz kesin,” diyor Florance Burgat. Haksız değil elbette; bu dünyaya biz bilinçli bir biçimde geldiğimizde, onlar çoktan kendi ölçülü yaşamlarını kurmuşlardı. Burgat’nın deyişiyle, “krallıklarını”.

 

Bir Yabancıyla Yaşamak, kediler hakkında yazılmış en güzel kitaplardan biri, en azından, hayvanlarla “yazan” biri olarak, benim gördüklerim içinde. Burgat kedi yaşamını aşk, dostluk, iletişim, ritüeller, acımasızlık gibi alt başlıklar altında incelemiş ya, kuşkusuz, söz konusu kediler olunca bu başlıklar çoğaltılabilir. Sözgelimi, “imgeler” konuşulabilir ama o zaman hayvan yaşamına ilişkin sonu gelmez bir ormana da girilecektir elbette. 

Benim hayvan dostlarım hep çocukluğumda kaldı, köpeğimiz Co, kediler, tavuklar, horozlar ve dev hindilerle birlikte yaşıyorduk. Bütün bu hayvanların en uyumluları yine kedilerle köpeklerdi; akşam hikâyeleri başladığında, dışarıda, gecenin karanlığında yanımıza sokulur, anlattığımız hikâyeleri sabırla dinlerlerdi. 

“Hayvanları konuşturma denemesi,” insanın hep aklından geçmiş, Burgat’ın söylediğine göre. Ama bu denemeler sonuç vermemiş elbette. Yine de, “bir konuşması eksik” deriz ya, onlarla aramızda iletişim başladı başlayacak gibidir. 

Burgat, kendi kedisinden anektodlar da koymuş kitabına, bunlardan biri çok ilginç: “Sadece bir kez cereyan etmiş olağanüstü bir vakada kedi Mitcho” bakın nasıl olağanüstü bir deneyim yaşatmış felsefeciye: 

“Birkaç gün önce seyahat çantasını çıkarmıştım ama yola çıkmamıza henüz vakit vardı. Üçüncü gün, kutuyu ısrarla inceledi, olduğu yerde kalakaldı ve bana baktı. İşte o zaman inanılmaz bir şey gerçekleşti. Doğruca gözlerimin içine bakarak, yanıltıcı bir biçimde sesini perdeleyerek bir cümlenin tonlamasına öykündü. Sanki bana şu soruyu sorduğunu duydum: ‘Bu kutu neden burada?’”

Oysa, yine yazarın aktardığına göre, “Bize bakıyorlar diyebilir misiniz?” dermiş Rilke. “Bizim değersiz görüntümüzü retinalarının gerisinde bir anlığına da olsa barındırma lütfunda bulunduklarına hiç şahit olunmuş mudur?” 

Gerçi, bu yorum ne kadar haklı bilemeyiz elbette. Hayvanların bizi görüntümüzle tanıdıklarından ben kuşku duymuyorum. 

Yıllar önce, İstanbul’a ilk geldiğim yıllarda, Harbiye taraflarında bir evde oturuyordum. Üst kattaki yaşlı komşumuz ölüp de evi boşaltılınca, köpeği dışarıda yapayalnız kalmıştı. Kar yağıyordu. Hayvan sokak ortasında, kar altında gözlerini pencereye dikerek günlerce ondan, yaşlı adamdan bir kıpırtı beklemişti. 

Tanıma, yakınlık ve dostluk duyma, “onun peşinden” gitme, bunlar elbette yalnızca görme duyusuyla ilgili değil ama, Rilke herhalde biraz da benlikten söz ediyor orada. 

Bir Yabancıyla Yaşamak, büyük sevgiyle ve sonsuz saygıyla yazılmış bir kitap. Burgat, dostluk duygusunun karşılıksız yakınlıktan kaynaklandığını belirtiyor. Bu anlamda dostluk, aile içindeki ilişkilere de pek benzemiyor. 

Neden derseniz, insan bir dostunu sürekli yanında tutmak ve onun tüm alışkanlıklarına katlanmak zorunda değildir de onun için. En önce, bu özgürlüğü ve benliğe ilişkin seçimleri dostumuza vermeliyiz.

Colette, bilindiği gibi, evliliğinden çok çekmiş. Bu yüzden de, evlilik yaşamından bıkıp usandığı için, büyük bir erkek kediyle yaşamayı tercih edeceğini söylermiş. Konuşma zorunluluğundan sıyrılmış oluyor böylece. Ayrıca tam ve tartışmasız bir dostlukla ev yaşamını taçlandırmış oluyor.

Gerçi, insanların ev hayvanlarının kölesi olduğunu savunanlar da var, bir biçimde, yaşamınıza dahil olduktan sonra, belki de, onun için çalışmak zorunda kalıyorsunuz. Ama, bana kalırsa, konuşmasız, sözsüz bir dostluk için bir parça kölelik iyidir. 

Hayvanların sesi var, insansa, dili icat etti edeli sessiz. Bu bir tür geri çekilme ve bu dünyanın krallığını asıl sahiplerine verme isteği uyandırmalı sanki. İstedikleri yere girip çıkmalı, gözlerini kısarak, sessizce düşüncelere dalmalılar, bana kalırsa.

Bir Yabancıyla Yaşamak / Florance Burgat / Sel Yayıncılık / 64 s.

KAYNAK: www.cumhuriyet.com.tr

Sokak hayvanları için kısırlaştırma kampanyası

Hasta, Çevre, İnsan ve Hayvan Hakları Koruma Derneği (HAÇHİDER) Aydın İl Temsilciliği, kısırlaştırma kampanyası başlattı.

HAÇHİDER Aydın İl Temsilciliği görevine getirilen Şehnaz Kasaplar, konuyla ilgili olarak Didim Kaymakamı Mehmet Türkoz, Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay ve Veterinerler Odası Didim Temsilcisi Yaser Aykut’la yaptığı görüşmelerde kısırlaştırma kampanyasına destek istedi. Ülkemizin ve dünyanın yaşamış olduğu Covid-19 sürecinde sokak hayvanları bakım evleri ve rehabilitasyon merkezlerinde hizmet kısıtlamasından dolayı yüksek oranda kedi ve köpek üremesi gözlenmesi üzerine, Didim’de kısırlaştırma için kampanya başlatıldı.

DESTEK İÇİN TEŞEKKÜR ETTİ

Kampanyayla ilgili olarak Şehnaz Kasaplar, “Ülkemizin ve dünyanın yaşamış olduğu Covid-19 sürecinde sokak hayvanları bakım evleri ve rehabilitasyon merkezlerinin hizmet kısıtlamasından dolayı, özellikle sıcak bölgelerde, yüksek oranda kedi ve köpek üremesi olmuştur. Kontrol dışı olan üremeler çoğu insanı rahatsız etmiş olup özellikle yavru ölümleri bizleri çok üzmüştür. Didim başta olmak üzere bu kampanyaya destek arayışımıza, Didim’deki 7 veteriner kliniklerinden ücretsiz kısırlaştırma desteği aldık. Didim’deki bu veteriner klinikleri 150 ve üstünde sokak hayvanının ücretsiz kısırlaştırma talebimize büyük bir istekle onay vermişlerdir, kendilerine minnettarız. Kampanyamızın başlamasında desteğini esirgemeyen Didim Kaymakamı Mehmet Türkoz, Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay ve Veterinerler Odası Didim temsilcisi Yaser Aykut’a teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: sesgazetesi.com.tr