Ana Sayfa Blog Sayfa 118

Can dostlar bizim için daha güvenli

 

TÜM dünyayı etkisi altına alarak insanları sosyal hayattan koparan koronavirüs, evcil hayvanların yaşamlarını da olumsuz yönde etkiliyor. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Veteriner Fakültesi bu zorlu süreçte koronavirüs ve evcil hayvanlar hakkında bilinmesi gereken bazı bilgileri paylaştı. Açıklamada, “İnsanlardaki salgın, kişiden kişiye temas ile olmaktadır. Evcil hayvanların refahlarını tehlikeye atabilecek önlemler almanın bir gerekçesi yoktur” denildi.

KAYNAK: sabah.com.tr

 

Kediler Neden Çok Titizdir?

Kedilerin aşırı titiz olduğunu herkes bilir ancak çoğumuz kedilerin sürekli temizlenmesinin altında yatan gerçek nedenleri bilmiyoruz. 

Hayatınızı bir kedi dost ile paylaşıyorsanız gayet iyi bilirsiniz ki kediler günlerini uyuyarak ve temizlenerek geçirirler. Sağlıklı bir kedi henüz bebekken kendini düzenli olarak temizlemeye başlar ve bu faaliyeti tüm hayatı boyunca sürdürür. Kedi dostlarımız uyanık oldukları zamanın büyük kısmını kendilerini temizleyerek değerlendirirler ve birçok kişi kediler neden bu kadar çok temizleniyor diye merak etmekten kendilerini alamazlar. Emin olun ki kedi dostlarımızın kendilerini sürekli temizlemelerinin altında aklınıza bile gelmeyecek nedenler yatıyor.

İşte kediler neden çok titizdir sorusunun şaşırtıcı yanıtları.

Avcılardan korunmak

Kedilerin kendilerini çok fazla temizlemelerinin altında yatan öncelikli neden tüylerindeki yiyecek kokularını yok etmek istemeleridir. Böylece yiyecek kokusunu alıp peşlerine düşecek potansiyel avcılardan korunurlar.

Kediler Neden Çok Titizdir?

Vücut ısılarını korumak

İşte yine çoğumuzun aklına gelmeyen bir neden, kediler patilerinin altından çok az miktarda terlerler ancak vücut ısılarını korumak için daha çok buharlaşmaya güvenirler ve sıcak havalarda tüylerini yalayarak serinlerler.

Kediler Neden Çok Titizdir?

Doğal yağları tüylere yaymak

Kedilerin cildinde doğal bir yağ katmanı vardır ve kediler yalanarak bu yağı tüylerine yayarlar. Bu yağ tüylerinin daha sağlıklı olmasını sağlar ayrıca ıslaklığa karşı da koruma sağlar.

Kediler Neden Çok Titizdir?

Yaraları iyileştirmek

Kedilerin tükürüğünde doğal bir antibiyotik işlevi gören enzimler olduğu düşünülüyor ve eğer kediniz özellikle bir noktasını çok fazla yalıyorsa yaladığı yeri mutlaka kontrol etmeli ve yara varsa hemen veteriner hekime başvurmalısınız.

Kediler Neden Çok Titizdir?

Kan akışını hızlandırmak

Bizler saçımızı taradığımızda nasıl ki kafa derisindeki kan akışı hızlanıyorsa kedi dostlarımız da kendilerini pütürlü dilleri ile yalayarak kan dolaşımının hızlanmasını sağlıyorlar.

Kediler Neden Çok Titizdir?

Rahatlamak

Kedilerin kendilerini uzun uzun yalamasının, temizlenmesinin nedenlerinden biri de rahatlamak, gevşemektir. Nasıl ki bizler ılık bir duş aldığımızda rahatlıyor, gevşiyorsak kediler de kendilerini yalayarak temizlediklerinde aynı hisleri yaşıyorlar.

Kediler Neden Çok Titizdir?

Gördüğünüz gibi kedilerin çok titiz olmasının, yani kendilerini sürekli yalamalarının altında yatan neden aslında sadece temizlenmek değil.

KAYNAK: ajanimo.com

 

Pet Haber Gazetesi Sayı 44

ÜMRANİYE’DE SOKAK HAYVANLARI İÇİN TAM DONANIMLI HAYVAN AMBULANSI HİZMETE GİRDİ

Ümraniye’de sokak hayvanları için tam donanımlı hayvan ambulansı hizmete girdi.

ISTANBUL (AA) – Ümraniye Belediyesi, acil müdahale gerektiren sokak hayvanlari için tam donanimli hayvan ambulansini hizmete aldi.

Belediyeden yapilan açiklamaya göre, sokak hayvanlarina yönelik çalismalarina bir yenisini daha ekleyen Ümraniye Belediyesi Hayvan Bakim ve Rehabilitasyon Merkezi ekipleri, hayvan ambulansi ile yarali ve hasta hayvanlara müdahale ediyor.

Ekipler, bildirilmesi üzerine hayvansever Nurgül Yildirim’in buldugu yavru kedi için yola çikti. Agir hasta olan yavru kediyi apartmandan indiren Nurgül Yildirim’in esi, kedinin basindan bir an olsun ayrilmadi. Kediyi oksayan hayvansever, ambulans geldikten sonra yavru kediyi görevlilere teslim etti.

Kediyi alan veteriner hekim Sena Erkinay, ilk müdahaleyi ambulansin içerisinde yapti. Kediyi tedavi eden ekipler, kedinin saglik durumu ile ilgili de hayvanseverlere bilgi verdi. Saglik durumu agir olan yavru kedinin disinda 3 yavru kedi daha hayvansever Nurgül Yildirim ve esinden teslim alindi. Yavru kediler ilk müdahalenin ardindan hayvan ambulansi ile hayvan bakim ve rehabilitasyon merkezine götürüldü. Kedilerin tedavisi burada devam etti.

Yavru kedinin saglik durumu ile ilgili bilgi veren Erkinay, “Ambulansimizda önce bir genel muayenesini yaptik. Daha sonra solunum yollarinda enfeksiyon tespit ettik. Antibiyotige basladik. Daha sonra vitamin takviyesi yapildi, hizli iyilesmesi için. Durumu kroniklestigi için ve biraz agir oldugu için serum baglayacagiz ama öncesinde de bir agri kesici yapip sakinlesmesini saglayacagiz.” ifadesini kullandi.

Yeni göreve baslayan ambulansla ilgili bilgi veren Veteriner Isleri Sefi Berkant Mutlu da “Disarida acil durum gerektiren kedi ve köpeklerin müdahalesi için muhakkak veteriner hekimle, teknisyen ve soförle birlikte, agir vakalarda bu ambulans kullaniliyor. Ilk müdahalenin ardindan vakalar buraya getirilip tedavisine devam ediyoruz.” bilgisini verdi.

KAYNAK: basakgazetesi.com

 

Can dostların bakımları yapıldı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Nazilli Kadın Kolları ve Nazilli Hayvanseverler Derneği iş birliğiyle Nazilli’deki sahipsiz kediler, Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin Evcil Hayvan Rehabilitasyon Merkezi’ne getirilerek kısırlaştırıldı. Hayvanların kontrolleri ve tedaviye ihtiyaç duyan kedilerin tedavileri de yapılırken, CHP Nazilli İlçe Kadın Kolları Başkanı Gamze Arslan, canlara verdiği kıymetten dolayı Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti.

Verilen hizmetin kaliteli olmasından dolayı can dostları özellikle Aydın Büyükşehir Belediyesi Evcil Hayvan Rehabilitasyon Merkezi’ne getirdiklerini belirten Arslan, barınaktaki hayvanları da ziyaret ettiklerini ifade etti. Sokak hayvanları konusunun bir toplum sorunu olduğunun altını çizen Arslan, “Sokak hayvanları konusunda duyarlılıkla hareket etmeye özen gösteriyoruz. Büyükşehir Belediyesi barınağı gayet hijyenik ve bizler de bu sebeple burayı tercih ettik. Barınaktaki hayvanların bakımlarının ve sağlıklarının çok iyi olduğunu gördük. Barınaktaki veteriner hekimler Nazilli‘den getirdiğimiz 15 sokak kedisinin kontrollerini, tedavilerini ve kısırlaştırmalarını yaptı. Canlara verdiği değerden dolayı Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na ve sağlık emekçilerine çok teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.

 

KAYNAK: sesgazetesi.com.tr

 

ÜÇ RENKLİ KEDİLER NEDEN DİŞİ OLUR?

Yapılan araştırmalar sonucunda 3000 üç renkli kediden (Calico) yalnızca bir tanesinin erkek olduğu tespit edilmiş. Peki bunun sebebi nedir?

Dişiler, iki adet X kromozomuna sahiptirler. Erkekler ise, bir tane X ve Y kromozomuna sahiptirler. Bir yavrunun dişi olması için anne ve babasından iki adet X kromozomu, erkek olması içinse anneden X babadan Y kromozomu alması gereklidir. Bu süreç kedilerde de insanlarda da aynı ilerler.

Kedilerde tüy rengini X kromozomu belirler. Erkek bir yavru, X kromozomunu yalnızca annesinden alabilir. Böylece tüy rengini anneden gelen kromozom belirlemiş olur. Fakat dişi yavrular hem annelerinden hem de babalarından X kromozomu alırlar. Her hücre, yalnızca bir adet X kromozomuna ihtiyaç duyar.

Örneğin, dişi bir yavruya, hem annesinden hem de babasından siyah tüy aktarılırsa, siyah tüylü olur. Calico kedilerde de aynı süreç işler. Fakat yavruya örneğin, anneden siyah, babadan sarı tüy aktarılır. Bir hücre, siyah tüyü aktaran kromozomu devre dışı bırakırken, diğer bir hücre sarı tüyü aktaran kromozomu devre dışı bırakır. Böylece yavrunun kürkünde her iki renk de yerini alır. Yavru, yalnızca bu iki renge sahipse calico değil, “tortoiseshell” kedisi olur.

Üç renkli kedilerde beyaz rengin oluşumunun X veya Y kromozomları ile ilgisi yoktur. Üç renk benekli ya da alacalı kedilerde, pigment eksikliği beyaz renk tüyle sonuçlanır. Bir kedinin calico, yani üç renkli olabilmesi için iki adet X kromozomuna ihtiyaç vardır. Bu yüzden calico kedilerin neredeyse hepsinin dişidir.

Üç renkli bir kedinin erkek olabilmesinin tek yolu, ekstra bir X kromozomuna sahip olmasıdır. Yani genetik yapısının XXY olması gerekir. İnsan türünde bu durum,  “Klinefelter Sendromu“ olarak bilinir ve her 1000 erkek bebekten 1 ya da 2’sinde görülür.

KAYNAK: ajanimo.com

 

TORTOİSESHELL KEDİLERİ

Siyah bir kedi olarak dünyaya gelecekken son dakikada üzerine turuncumsu yamalar yapılan Tortoiseshell kedileri tanımaya hazır mısınız?

Tortoiseshell kedilerini tanımaya başlarken ilk belirtmemiz gereken Calico kedilerinden farklı olmalarıdır. Ancak her ikisinin de ortak özellikleri nerdeyse hepsinin dişi olmalarıdır.

Kedilerde tüy rengini X kromozomu belirler. Erkek bir yavru, X kromozomunu yalnızca annesinden alabilir. Böylece tüy rengini anneden gelen kromozom belirlemiş olur. Fakat dişi yavrular hem annelerinden hem de babalarından X kromozomu alırlar. Her hücre, yalnızca bir adet X kromozomuna ihtiyaç duyar.

Örneğin, dişi bir yavruya, hem annesinden hem de babasından siyah tüy aktarılırsa, siyah tüylü olur. Calico kedilerde de aynı süreç işler. Fakat yavruya örneğin, anneden siyah, babadan sarı tüy aktarılır. Bir hücre, siyah tüyü aktaran kromozomu devre dışı bırakırken, diğer bir hücre sarı tüyü aktaran kromozomu devre dışı bırakır. Böylece yavrunun kürkünde her iki renk de yerini alır. Yavru, yalnızca bu iki renge sahipse calico değil, “tortoiseshell” kedisi olur.

Tortoiseshell bir kedi türü değil kürk çeşididir. Bilimsel olarak kürk renklerinin kedilerin karakterlerine olan etkileri kanıtlanmasa da halk arasında bu bağlantı çoğu kedi için kurulu. Örneğin smokin desenli kedilerin çok akıllı olduğu, tekir kedilerin çok hareketli olduğu gibi.

Tortoiseshell kedileri için de bu tarz inanışlar mevcut.

Kaplumbağa kabuğuna benzeyen deseni nedeniyle kaplumabağa kabuğu da denilen bu kürk rengimdeki kediler bazı toplumlarda şans kedileri olarak adlandırılır. Günümüzde İrlandalı ve İskoç inanlar bu kedilerin şans getirdiğine inanıyor.

Tortoiseshell deseni çoğunlukla safkan olmayan kedilerde görülürken Japon Bobtail ve  Cornish Rex ırkı kedilerde de rastlanır.

KAYNAK: ajanimo.com

Sorumlu Köpek Sahipliği Rehberi yayınlandı

Hayvan sahiplerinin hayatlarını kolaylaştırmak, evcil hayvanların hayat kalitesini artırmak, sahiplenmeyi teşvik etmek ve evcil hayvanların terk edilmesinin önüne geçmek için Sorumlu Köpek Sahipliği Rehberi yayınlandı. Kitapta, her hayvanın açlık ve susuzluktan, sağlık sorunlarından, korku ve stres unsurlarından uzak bir yaşama erişim, uygun barınma koşulları ve kendilerini oldukları gibi ifade edebilme haklarına odaklanıldı.

Evcil hayvan mamaları üreten Royal Canin Türkiye, ‘Hayvanlar için daha iyi bir dünya’ sloganıyla Sorumlu Köpek Sahipliği Rehberi’ni yayımladığını duyurdu. Ücretsiz erişilebilen rehber, hayvan sahiplerinin hayatlarını kolaylaştırmak, evcil hayvanların hayat kalitesini artırmak, sahiplenmenin teşvik edilmesi ve evcil hayvanların terk edilmesinin önüne geçebilmeyi hedefliyor.

Sorumlu hayvan sahipliği anlayış ve uygulamalarının yaygınlaştırılması için çıkartılan rehber kitapta, Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı’nın belirlediği ‘Hayvanlar için 5 Özgürlük Hakkı’na yer verildi.Şubat ayında lansmanı gerçekleştirilen Sorumlu Kedi Sahipliği Rehberi’ne ek olarak, Sorumlu Köpek Sahipliği Rehberi yayınlandı.

HAYVAN HAKLARI VURGUSU

Köpeklere uygun ideal bakım uygulamaları, daha kaliteli ve sağlıklı bir yaşamın nasıl tesis edilebileceğine odaklanılan rehber, köpekler dahil olmak üzere her hayvanın açlık ve susuzluktan, sağlık sorunlarından ve korku/stres unsurlarından uzak bir yaşama erişim, uygun barınma koşulları ve kendilerini oldukları gibi ifade edebilme haklarına vurgu yapıyor.

“SORUMLU HAYVAN SAHİPLİĞİNİ ÖNEMSİYORUZ”

Sorumlu hayvan sahipliği anlayışı hakkında bilgi veren Royal Canin Kurumsal İlişkiler Direktörü Çağla Çavuşoğlu, “‘Hayvanlar için daha iyi bir dünya’ sağlama amacımız kapsamında sorumlu hayvan sahipliğini önemsiyoruz ve ana odağımızı bu kavram oluşturuyor. Sorumlu hayvan sahipliğine katkıda bulunacak uygulamaların, hayvanlarla etkileşime geçen tüm canlıların sorumluluğu olduğu bilinci ile çalışmalarımıza yön veriyoruz. Hayvan sahipliğinin uzun sürecek bir taahhüt olduğunu vurguluyoruz. Sahiplenme kararı vermeden önce bakımı üstlenilecek hayvanların ihtiyaçlarını doğru tespit etmek ve bu ihtiyaçları zaman, bağlılık ve bütçe olarak karşılayıp karşılayamayacağımızın cevaplarını yanıtladıktan sonra harekete geçmek gerektiğinin altını çiziyoruz” dedi.

HAYVANSEVERLER, CANLI YAYINLAR ARACILIĞIYLA BİLGİLENDİRİLİYOR

Sorumlu hayvan sahipliği anlayışının yaygınlaştırılması için köpek eğitim uzmanı Ali Yeşilırmak ve veteriner hekim Sara Ece Ulutürk tarafından mayıs ayında 40 bin kişiye canlı yayınlar aracılığıyla ulaşıldı. Yayınlarda, beslenmenin hayvan sağlığına olan doğrudan etkisi, COVID-19 süresince insanlar için olduğu kadar hayvanlar için de hareketli yaşamın önemi ve bu dönemde hayvanların hayat kalitesini üst düzeyde tutabilmek için neler yapılması gerektiğine odaklandı. Katılımcıların interaktif olarak soru da sorabildiği canlı yayınlarda katılımcılara ödüller verilirken, ayrıca engelleri bulunan hayvanların daha iyi bir hayat sürmelerine olanak sağlayacak yürüteç bağışlarında da bulunuldu.

“HAYVAN SAHİPLİĞİ CİDDİ SORUMLULUK GETİRİYOR”

Köpek eğitim uzmanı Ali Yeşilırmak, sorumlu hayvan sahipliği ile ilgili olarak, “Evcil hayvanlar ile hayatı paylaşmak heyecan verici ve benzersiz bir deneyim sağlarken, bu birliktelik hayvan sahipleri için ciddi sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Hayvan sahiplerinin, köpeklerinin sağlık, sıhhat ve refahını artıracak sağlıklı alışkanlıklar geliştirmesi ve onlara uygun bakım ve olanakları sağlaması gerekiyor. Sorumlu hayvan sahipliği ile hayata geçirilen her uygulama köpeği ile sahibinin arasındaki bağı daha da kuvvetlendirecektir” diye konuştu.

KAYNAK: dha.com.tr

 

Hayvanlar susuz kalmıyor, su israf edilmiyor

Sivas’ta sıcak hava nedeniyle su ihtiyacı artan sokak hayvanlarına yönelik Belediye ekipleri tarafından kentin çeşitli yerlerine modern ve otomatik su kapları yerleştirildi.

Sivas’ta sıcak hava nedeniyle su ihtiyacı artan sokak hayvanlarına yönelik Belediye ekipleri tarafından kentin çeşitli yerlerine modern ve otomatik su kapları yerleştirildi.

Sivas’a yaz aylarının gelmesiyle başlayan aşırı sıcaklar nedeniyle sokak hayvanlarının artan su ihtiyacı göz önüne alarak, Sivas Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından sokak hayvanları için mesire alanları ile park ve bahçelere otomatik su kapları bırakıldı. Daha modern hale getirilen kaplar yaz aylarında hayvanların susuz kalmalarını engelliyor. Konu hakkında açıklamalarda bulunan Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Sivas İl Temsilcisi Özge Çubukçu “Yine çok güzel bir projemizi duyurmak için bir araya geldik. Daha önceki toplantımızda “Hayvanlar yazın çok susuz kalıyorlar, böbrekleri iflas ederek ölüme neden olan sonuçlar ortaya çıkabiliyor.” demiştik. Sağ olsun Belediye Başkanımız Hilmi Bilgin konuya duyarsız kalmadı ve hemen çalışma yapılması için talimat verdi. Belediye ekiplerimiz de ivedi bir çözüm üreterek sokak hayvanlarımız için otomatik su kapları yapılarak mesire alanları park ve bahçelere yerleştirildi. Bunlar su israfını da önleyen farklı bir mekanizmayla çalışıyor. Böylece hem hayvanlarımızın suyu hiç azalmıyor hem de akan su boşa gitmiyor. Diliyorum kurdu, kuşu, köpeği, kedisi hepsi buradan su içerek hem böbreklerini koruyacaklar hem yaz günü ölümle sonuçlanacak hastalıklar azalmış olacak. Ama şunu da söylemek istiyorum; her şeyi devletten beklemeyelim lütfen herkes kapısının önüne bir kap su, bir kap yemek koysun. Hayvanlarımız susuz ve aç kalmasın.” şeklinde konuştu.

Otomatik su kapları yapıldı

Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Duman ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada,“ Malumunuz iklimimiz gereği yazları kurak zamanlar geçirebiliyoruz.Bu nedenle biz de sokak hayvanlarımızı düşünerek hayvan derneklerimizin de tavsiyesiyle otomatik su kapları yaptık. Mesire alanlarımızda park ve bahçelerimizde hayvanlarımızın su bulmakta zorlanacağı ve daha öncesinde tespit ettiğimiz yerlere otomatik su kapları yerleştirdik. Bu kaplarımızın özelliği aynı zamanda su israfının da önüne geçmesi, şebekeden akan su azaldıkça yerine taze su geliyor, böylece hem hayvanlarımızın taze su içmesini sağlıyoruz hem de suyun israfı önlüyoruz. Bu vesileyle de sokak hayvanlarımızın susuz kalmaması için bir çalışma yapmış olduk. Ben emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu konuda bizlere destek olan Hayvan Hakları Federasyonumuza da duyarlılıkları için teşekkür ediyorum.” dedi.

KAYNAK: iha.com.tr

Kedi villası yeni kurallarla ziyarete açıldı

Van’ın dünyaca ünlü Van kedilerinin koruma altında oldukları, pandemi nedeniyle yaklaşık 3 ay kapalı kalan Van Kedi Villası, yeniden ziyaretçilere açıldı. Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Abdullah Kaya, kedilerin normal dönemlerde de koruma altında olduğunu ve bu nedenle önlemleri üst düzeyde aldıklarını söyleyerek, “Bize gelen ziyaretçilerin belli kurallar dahilinde ziyaret yapması gerekiyor. Hem kendi sosyal mesafesine dikkat edecek, hem de hayvanlarla teması kesinlikle olmayacak” dedi.

Uygulanacak olan yeni kuralları açıklayan Prof. Dr. Kaya, merkeze girişte ziyaretçilerin el dezenfeksiyonunu yapacaklarını, maskesiz kesinlikle giremeyeceklerini, kedilerle temasın olmayacağını ve sosyal mesafe kuralının uygulanacağını söyledi. Merkezdeki kedilerin koruma altında olduğunun altını çizen Prof. Dr. Kaya, hem hayvanların hem de insanların sağlığı için bu kurallara uyulması gerektiğini söyledi.
Ziyaretçilerin merkeze girişlerinde, el dezenfeksiyonunu kapıda yapmaları gerektiğini, maske takmaları ve sosyal mesafeye uyarak girmesi gerektiğini de anlatan Prof. Dr. Kaya, şöyle konuştu: “YYÜ’ye bağlı Van Kedi Villası bildiğiniz gibi Mart ayında ziyarete kapatıldı. Bu hem insanların hem de hayvanların sağlığı için bizim acil olarak gördüğümüz bir tedbirdi. Karşımızdaki şey yeni ve bilmediğimiz bir pozisyonumuz vardı. Biz de insanların ve hayvanların sağlığını riske atmamak için merkezimizi ziyarete kapatmıştık. 1 Haziran itibariyle tüm Türkiye’de kontrollü normale dönüşün başlamasına istinaden biz de belli şartlar dahilinde ziyarete açıldık. Ama biz eski pozisyonumuza dönmüş değiliz. Bize gelen ziyaretçilerin belli kurallar dahilinde ziyaret yapması gerekiyor. Özellikle insanlardan bunu rica ediyoruz. Hem kendi sosyal mesafesine dikkat edecek, hem de hayvanlarla temasını kesinlikle yapmayacak. Çünkü biz buna göre sosyal mesafeleri ayarladık.”
Van Kedilerinin koruma altında olduklarını bu yüzden kedilerin sağlığını üst düzeyde korumaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Kaya, “Çünkü bu hastalığın sahibinden hayvanına geçebildiği ile ilgili çalışmalar da var. Dolayısıyla da bu koruma altında olan bir hayvan olduğu için bunun sağlığına bizim en üst düzeyde riayet etmemiz lazım. Gelen ziyaretçilerden de bunu rica ediyoruz. Dolayısıyla da bu dönem belli bir noktaya kadar yani bu hastalığın aşısı veya tedavisi netleşinceye kadar bu şekilde devam etmek zorundayız. Buraya gelenlere bizim personellerimiz uyarılar yapıyor. Uymayanları kesinlikle içeri almıyor. Ama biz istiyoruz ki herkes bizim uyarılarımıza gerek kalmadan insanların kendi içinden gelerek hem kendi sağlığını hem de hayvanların sağlığını tehlikeye atmamak için bu kurallara uysunlar” diye konuştu.
KAYNAK: ntv.com.tr