Ana Sayfa Blog Sayfa 37

Kedi ve Köpek Isırmasında İlk Yardım

Günümüzde insanların en sık karşılaştığı İlk Yardım Eğitimi gerektiren durumlardan birisi hayvan ısırmalarıdır. Hayvanların dişleri ısırma esnasında direkt deri altına zararlı maddeleri, virüsleri ve zehirleri bırakabilir. Zamanında ve doğru müdahale edilmemesi halinde çok ciddi sonuçlara hatta ölümlere bile neden olabilen bu durumda kişinin Hayvan Isırmalarında İlkyardım eğitimi almış olması en uygun müdahalenin yapılabilmesini sağlamaktadır. İnsanların en sık karşılaştığı Hayvan Isırmaları ve Sokmaları arasında kedi ve köpek ısırması, arı sokması, akrep sokması, örümcek ısırması, yılan sokması, sivri sinek ısırmaları ve denizdeki bazı canlıların ısırıkları gösterilebilir. Hayvan Isırmaları ve Sokmaları insanlarda alerjik reaksiyonlara, enfeksiyonlara, cilt yaralanmalarına, zehirlenmelere ve devamında ölüm riskine neden olmaktadır. Ekolojik dengenin bozulması ve doğal ortamların azalması nedeniyle çok daha sık karşılaştığımız bu durumlarda Hayvan Isırmalarında İlk Yardım bilgisine sahip olmamız büyük önem arz etmektedir.

Kedi ve Köpek Isırmasında İlk Yardım İnsanların günümüzde en sık karşılaştığı hayvan ısırmaları arasında kedi veya köpek ısırmaları gelmektedir. Bu durumu yaşayan kişilerin yakınında Hayvan Isırmalarında İlk Yardım konusunda bilgili kişilerin olması süreci sağlıkla atlatmalarına yardımcı olmaktadır. Yaşanan olaydaki hayvan ev kedisi – köpeği ve ısırma sırasında hayvanın dişi geçmediyse, ısırma sonrasında kanama yoksa bölge ortalama 5 dakika sabun ve soğuk su ile yıkanıp üzeri temiz bir bezle örtülerek problem çözülebilir. Kedi veya Köpek Isırmalarında İlk Yardım Nasıl Olmalı sorusunun yanıtını basamaklar halinde şu şekilde belirtebiliriz;

Yaralanan kişinin yaşamsal bulguları değerlendirilir. (ABC)

Hafif yaralanma olan vakalarda bölge 5 dakika süreyle sabun ve soğuk suyla yıkanır.

Sonrasında yaranın üstü temiz bir bezle kapatılır.

Ciddi yaralanma ve kanama olan durumlarda yaraya temiz bir bezle basınç yapılarak kanama durdurulmaya çalışılır.

Zaman kaybedilmeden tıbbi yardım istenir. (112)

Yaralı kuduz veya tetanos aşısı yapılması konusunda bilgilendirilir.

 

Özellikle ev kedisi ve köpeklerinin aşılarının düzgün yapılması kuduz ya da diğer hastalıkların oluşma riskini minimuma indirdiği için tedavi süreci çok daha kolay olur. Eğer ısıran hayvan evcil değilse zaman kaybedilmeden sağlık kuruluşuna başvurulması hastanın sağlığı için çok önemli

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak:https://www.ilkyardimegitimiizmir.com/hayvan-isirmalarinda-ilk-yardim/

10- 16 MAYIS ENGELLİLER HAFTASI

Engelliler Haftası, 10 Mayıs ile 16 Mayıs arasında, Birleşmiş Milletler‘e üye 156 ülkede aynı tarihlerde kutlanan özel haftadır.

Her yıl 10-16 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Engelliler Haftası, engelli bireylerin yaşadıkları zorluklara dikkat çekmek ve toplumda farkındalık oluşturmak için önemli bir fırsat sunuyor. Bu yılın teması olan “Engelsiz Bir Dünya İçin El Ele” sloganıyla da toplumsal katılımın ve eşitlik ilkesinin vurgulanması hedefleniyor. Engelliler Haftası, engelli bireylerin haklarını savunmak ve onların yaşam kalitesini artırmak amacıyla çeşitli etkinliklerle dolu bir hafta olarak kutlanıyor. Toplumda engelli bireylere yönelik farkındalığı artırmak, engellerin kaldırılması için çaba göstermek ve herkesin eşit şartlarda yaşayabilmesi için adımlar atmak bu haftanın önemli amaçları arasında yer alıyor.
Engelliler Haftası boyunca çeşitli seminerler, panel ve etkinlikler düzenlenerek toplumun engelli bireylere yönelik farkındalığı artırılıyor ve bu bireylerin yaşam kalitesini artırmak için çözümler aranıyor. Aynı zamanda, engelli bireylerin karşılaştığı sorunlara çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirilerek toplumsal katılımın sağlanması hedefleniyor.
Bu hafta, engelli bireylerin güçlü yönlerinin ve yeteneklerinin vurgulanması da önem taşıyor. Engellilik, sadece bir engel değil, aynı zamanda farklılıkların kabul edilmesi ve değer verilmesi gereken bir zenginlik olarak görülmelidir. Bu nedenle, Engelliler Haftası’nda toplumun her kesimi engelli bireylerin yaşadığı zorlukları anlamak ve destek olmak adına bir araya gelmelidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK;https://hastane.uludag.edu.tr/

Muhabbet Kuşları Tüy Dökme Sorunu

Funny lovebird parrot at large cage on rooom with sunshine.

Muhabbet kuşunun tüy dökmesi, normal ve olağan bir döngünün parçasıdır. Kuşların en temel ihtiyaçlarından biri olan tüy dökümü ile eskimiş ve yıpranmış tüyler yerini yenilerine bırakmaktadır. Yeni tüyler eskisine kıyasla çok daha güçlü olmaktadır. Tüy dökmeye ek bazı belirtiler eşlik ediyor ise farklı nedenleri olabilmektedir. Muhabbet kuşlarında tüy dökümü sırasında panik yapılmamalı, titizlikle bakımına devam edilmelidir.

Muhabbet Kuşu Normal Tüy Değişimi

Muhabbet kuşları, tıpkı diğer kuş türleri gibi ince ve kalın tüylere sahiptir. İnce tüyler beyaz renkli, esnek ve yumuşaktır. Kalın tüyler ise kuşun rengini oluşturmaktadır ve serttir. Muhabbet kuşlarında tüy değişimi genellikle mevsim geçişlerinde yaşanmaktadır. Yılda 1 veya 2 defa olan tüy değişimine muhabbet kuşları hazırlık yapmaktadır.

Kış mevsiminden çıkıldığında kaba ve kalın olan tüylerini dökerek yaz mevsimi için hazırlanmaktadır. Böylelikle ince tüylere sahip olmaktalardır. Bu sırada görülen tüy dökme, kuşun sağlıklı olduğunu ve normal döngüsünü yerine getirdiğini göstermektedir. Bazı muhabbet kuşları bu süreci zor geçirmektedir. Bu nedenle kuşların sağlığına dikkat edilmeli, bakım ve beslenmelerine ekstra özen gösterilmelidir.

Muhabbet kuşu tüy değişimi sırasında halsizlik ve iştahsızlık gibi durumlar görülebilmektedir. Bunları ortadan kaldırabilmek için veteriner hekim tavsiyesi üzerine takviyelerden yararlanılabilmektedir. Kuş vitaminlerini öğünlerde vererek muhabbet kuşunun bu süreci daha kolay tamamlayabilmesine yardımcı olabilirsiniz.

Muhabbet Kuşu Anormal Tüy Dökme

Muhabbet kuşunun tüy dökmesi patolojik sebeplere bağlı olabilmektedir. En sık rastlanan nedenler arasında bakım ve beslenme eksikliği bulunmaktadır. Bunu önlemek için gerekli bakımın sağlanması ve kuşun vitamin ve mineraller ile beslenmesi şarttır.

Muhabbet kuşunun tüy dökmesi, yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan döngünün önemli bir parçasıdır. Bu durum bir hastalık olarak değerlendirilmemelidir. Ancak kaşıntı ve halsizlik gibi tüy dökümüne eşlik eden belirtiler var ise başka bir hastalığın işareti olabilir. Aşırı tüy dökmeye eşlik eden belirtiler var ise zaman kaybetmeden veterinere başvurulmalı ve sebebi araştırılmalıdır.

Muhabbet kuşunda tüy dökme nedenleri aşağıdaki gibidir:

  • Muhabbet kuşların aşırı tüy dökümü, mevsim geçişleri ve kuluçka zamanlarında görülmektedir. Yılda iki kez gerçekleşen bu durumlarda kuşların bakımına ve beslenmelerine ekstra özen gösterilmelidir.
  • Muhabbet kuşları yavruluktan çıktıklarında tüy dökümü görülmektedir. Bu süreçte kuşun gelişimsel olarak takip edilmesi gerekmektedir.
  • Muhabbet kuşları çiftleşme dönemlerinde tüy dökebilmektedir.
  • Muhabbet kuşları ani ısı değişikliklerine karşı çok hassastır. Sık aralıklarla ısı farkının olduğu mekanlar arasında geçiş yapıyorsa olumsuz yönde etkilenebilmekte ve tüy dökümü yaşayabilmektedir. Muhabbet kuşunun kafesi pencere ya da kapı önünde ise anormal tüy dökme, halsizlik ve kabarma gibi durumlar da eşlik edebilmektedir.
  • Muhabbet kuşları mineral ve vitamin bakımından yetersiz besleniyor ise tüy dökümü yaşayabilmektedir. Muhabbet kuşunun tükettiği yem kaliteli olmalıdır. Kalitesiz yemler de tüy dökümüne zemin hazırlamaktadır.
  • Muhabbet kuşunun unlu ve aşırı proteinli yiyecekleri çok tüketmesi sonucunda aşırı yağlanma problemi ortaya çıkabilir. Bu durum sonucunda tüy dökme probleminin yanı sıra şişmanlık, hareketsizlik ve hantallaşma gibi belirtiler de görülmektedir.
  • Muhabbet kuşunun bulunduğu alanın hava almaması tüy dökme sorununa yol açabilmektedir.
  • Muhabbet kuşunun stresli bir dönem yaşaması sonucunda da tüy dökülmesi görülebilmektedir. Aşırı ışığa ya da sese maruz kalması, kafese yeni bir kuşun gelmesi veya bir kuşun kafesten ayrılması, sahibinin değişmesi, kafesin yerinin değişmesi gibi durumlar stres faktörleridir.
  • Kıl kökü iltihaplanmalarında tüy dökülmeleri görülebilmektedir. Tedavi edilmediği takdirde tüysüzlük kalıcı hale gelebilmektedir.
  • Muhabbet kuşlarında protozoal hastalıklarda özellikle göğsün gerisinde tüy dökülmeleri görülebilmektedir.
  • Bir parazit türü olan akarlar muhabbet kuşunun vücudunda bulunuyor ise vent, gaga ve göz bölgesinde bal peteğini anımsatan yaralar oluşabilmekte ve bu bölgelerde tüy dökülmeleri görülebilmektedir.
  • Muhabbet kuşları kozalaklı ağaçlarla temas ettiklerinde alerjik reaksiyon göstererek tüy dökme yaşayabilmektedir. Alerjenler ortadan kaldırıldığında tüy dökme durumu ortadan kalkmaktadır.
  • Herhangi bir sebepten dolayı kuşun vücudunda yaralanma olur ise ilgili bölgede tüy dökülmektedir. Bölgedeki tahribat geçtiğinde tüyler kendiliğinden çıkmaktadır.
  • Mantar ve dış parazitler muhabbet kuşunun tüylerine zarar vererek dökülmelerine yol açabilmektedir.

    Muhabbet Kuşu Tüy Dökme Belirtileri Nelerdir?

    Muhabbet kuşu fizyolojik olarak tüy döküyor ise herhangi bir sorun bulunmamaktadır ve normal olarak karşılanmaktadır. Patolojik olarak tüy döküyor ise nedeni herhangi bir sorun ya da hastalık olabilmektedir.

    Muhabbet kuşu tüy dökme belirtileri aşağıdaki gibidir:

    • Çevreye karşı ilgilerini kaybetmeleri, ilgisiz davranmaları
    • Kafeste görülen kalın tüy sayısının artması
    • Kafeste başka kuşlar var ise onlara karşı ilgilerinin azalması
    • Genelde uyuma ve uyuklama halinde olmaları
    • Sakinlik
    • Kaşıntı

    Muhabbet Kuşu Tüy Dökme Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Muhabbet kuşu fizyolojik ve patolojik nedenlere bağlı olarak tüy dökebilmektedir. Fizyolojik durumlarda dökülen tüy zaman içerisinde yerini yeni tüylere bırakmaktadır. Patolojik durumlarda ise sorun veya hastalığın tespit edilmesi gerekmektedir. Bunun için veteriner hekime başvurulmalıdır. Veteriner hekim varsa hastalığın tipine göre ilaç ve takviye desteği önermektedir. Kişi, belirtilen aralıklarda ilaç ve takviyeleri muhabbet kuşuna vermelidir. Ayrıca muhabbet kuşunun bakım ve beslenmesine ekstra önem gösterilerek yaşam standardı yükseltilmelidir.

    Muhabbet kuşu tüy dökümü tedavisi için ilk olarak veterinere başvurulmalı ve bir yol haritası çıkarılmalıdır.

    Muhabbet Kuşu Tüy Dökümünde Ne Yapmalı?

    Muhabbet kuşunun yaşadığı tüy dökme durumu normal seviyede ise endişelenecek bir durum söz konusu değildir. Beslenme ve bakıma ekstra özen gösterilip yemine takviyeler eklenmesi yeterlidir. Ancak aşırı ve anormal şekilde tüy dökümü görülür ise uzman veterinerlerden yardım almak ilk seçenek olmalıdır.

    Muhabbet kuşu tüy dökme döneminde yapılması gerekenler aşağıdaki gibidir:

    • Veteriner hekime başvurarak tüy dökme dönemi için takviye alınmalı ve belirtilen aralıklarda verilmelidir.
    • Muhabbet kuşunun yemi kaliteli olmalıdır. Kaliteli yemler kullanmaya özen gösterilmelidir. Yemi değiştirildikten sonra muhabbet kuşunda tüy dökme problemi görüldü ise stres faktörü yaşanmış olabilir. Bu tür durumlarda eski yeme dönülmelidir.
    • Muhabbet kuşunun kafesinde banyo olmalıdır. Özellikle tüy dökme dönemlerinde banyodan yararlanarak daha kolay bir dönem geçirmektelerdir.
    • Uzman veteriner muhabbet kuşuna parazit teşhisi koymuş ise parazit dökücü ilaçlar kullanılmalıdır.
    • Muhabbet kuşunun bulunduğu kafes ve odanın temiz, ferah ve hava alıyor olması önemlidir.
    • Muhabbet kuşu yalnızlıktan dolayı depresyona girmiş ise başka bir kuş ile eşleşmesi sağlanmalıdır.
    • Tüy dökümü sırasında muhabbet kuşu çok fazla rahatsız edilmemeli ve stres faktörlerinden uzak tutulmalıdır.

    https://www.vetclassveteriner.com/

Evcil hayvan pazarı hızlı büyüyor

Global olarak 2030 yılına kadar evcil hayvan sektöründe yıllık yüzde 8 bir büyüme öngörülüyor. Sektörün 2030 yılına kadar 277 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Türkiye gelişmiş pazarlara göre çok düşük bir pazar ancak hızlı büyüme eğiliminde.

Dünyada özellikle gelişmiş ülkelerde evcil hayvan pazarı yan ürün ve hizmetleri ile birlikte çok hızlı bir büyüme performansı gösteriyor.

Morgan Stanley raporuna göre global olarak 2030 yılına kadar evcil hayvan sektöründe yıllık yüzde 8 bir büyüme öngörülüyor. Sektörün 2030 yılına kadar 277 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Türkiye ise gelişmiş pazarlara göre çok düşük bir pazar ancak hızlı büyüme eğiliminde.

Türkiye’de ilgi yükseliyor

Evcil hayvanlara yönelik tasarım ürünler üreten Lusi Doog Kurucu Ortağı Sibel Hoş, sektörün her yıl büyüyen pazar hacmine dikkat çekerek “Statista verilerine göre 2012’den bu yana, Türkiye’de en az bir köpek veya kediye sahip hanelerin oranı arttı. Türkiye’deki tahmini evcil köpek sayısı 2012’den buyana artış eğiliminde. European Pet Food Industry verilerine göre Türkiye’de her 100 haneden 5 tanesinde evcil köpek var. Avrupa Birliği’ne göre bu oran çok düşük olmakla birlikte hızlı bir artış eğilimi olduğu da görülüyor. Türkiye’de evcil hayvan ve evcil hayvan mamalarının satın alınabileceği 14 binin üzerinde perakende satış noktası bulunuyor” dedi.

Kaynak : https://www.ekonomist.com.tr

Evcil Hayvanlarla Seyahat Rehberi

Evcil Hayvanlarla Seyahat Rehberi: Uçuş Kuralları, Bakım ve Güvenlik İpuçları

Evcil hayvan sahipleri için, seyahatlerinde sadık dostlarına eşlik etmenin tadı eşsizdir. Ancak, bu sevimli yol arkadaşlarınızı yanınıza alırken dikkate almanız gereken bazı önemli hususlar bulunmaktadır. Bu evcil hayvanlarla seyahat rehberi, sizi uçuş kuralları, bakım ve güvenlik ipuçları ile donatarak, seyahatlerinizi hem onlar hem de sizin için daha keyifli hale getirmeyi amaçlamaktadır.

 

Evcil hayvanlarla seyahat, özellikle havayolu taşımacılığında, belirli kurallara tabidir. Evcil hayvanla uçuş kuralları hakkında bilgi sahibi olmadan seyahate çıkmak istemezsiniz. Bu seyahat rehberi, uçuş öncesinde yapmanız gereken hazırlıklardan, veterinere gitmekten, uygun ekipmanları temin etmeye kadar her aşamada size rehberlik edecektir. 

 

Evcil hayvanınızın konforunu ve güvenliğini sağlarken, seyahatinizi daha keyifli hale getirmenize yardımcı olacaktır. Söz konusu evcil arkadaşlarınız olduğunda, seyahat bir maceraya dönüşebilir ve Pet Keys olarak hazırladığımız bu rehber, bu maceranın sorunsuz bir şekilde geçmesine yardımcı olacaktır.

 

Evcil Hayvanlarla Seyahat Nedir?

Evcil hayvanlarla seyahat, insanların evcil hayvanlarını yanlarında alarak farklı yerlere seyahat etmeyi ifade eder. Bu seyahat türü, genellikle köpekler, kediler, kuşlar ve diğer evcil hayvanlarla yapılır. 

 

Evcil hayvanlarla seyahat, kısa bir hafta sonu kaçamağından, uzun ve planlı tatillere kadar farklı şekillerde gerçekleşebilir. Bu seyahatlerde, evcil hayvanlarınızın konforu, güvenliği ve ihtiyaçları önceliklidir.

 

Havayolu Şirketlerinin Evcil Hayvan Politikaları ve Kuralları Nelerdir?

Havayolu şirketlerinin evcil hayvan kuralları, evcil dostlarınızı uçağa nasıl alabileceğinizi belirler. Evcil hayvanlarınızı seyahatlerinizde yanınızda götürmek istiyorsanız, evcil hayvan uçuş kuralları hakkında bilgileri izlemeniz önemlidir:

 

Havayolu Şirketi Araştırması

İlk adım, hangi havayolu şirketinin evcil hayvanlarını kabul ettiğini ve hangi kuralları uyguladığını araştırmaktır. Her havayolu şirketinin farklı politikaları olabilir, bu nedenle seçtiğiniz havayolu hakkında detaylı bilgi edinmek önemlidir.

 

Rezervasyon Yaparken Bildirme

Uçuşunuzu rezerve ederken, evcil hayvanınızın yanınızda olacağını mutlaka havayolu şirketine bildirmelisiniz. Böylece, uygun koltuk düzenlemeleri ve diğer ayrıntılar konusunda size yardımcı olabilirler.

 

Evcil Hayvanın Taşıma Kabı

Evcil hayvanlar genellikle uçak kabinine veya kargo bölümüne taşınabilir. Uçak kabinine alınacaksa, taşıma kabının havayolu şirketinin boyut ve ağırlık kısıtlamalarına uygun olduğundan emin olmalısınız. Kargo bölümüne gidecekse, bu kabın dayanıklı ve güvenli olduğundan emin olmalısınız.

 

Sağlık Belgeleri

Evcil hayvanlarınızın güncel sağlık belgelerine ve aşı kayıtlarına sahip olmanız gerekebilir. Seyahatten önce veteriner hekiminizden gerekli belgeleri almalısınız.

 

Evcil Hayvanınızın Rahatlığı

Evcil hayvanlarınızın uçuş boyunca rahat ve güvende olmalarını sağlamak için onların seyahate uygun olduğundan emin olmalısınız. Bazı havayolu şirketleri, uçuş sırasında evcil hayvanların sakinleştirici kullanılmasını yasaklayabilir, bu yüzden bu konuyu da göz önünde bulundurmalısınız.

 

Varış Yerindeki Kurallar

Evcil hayvanınızı taşıdığınız varış noktasındaki kuralları ve gereksinimleri araştırmalısınız. Her ülke veya havaalanı farklı politikalara sahip olabilir.

 

Evcil Hayvanla Seyahate Hazırlık İpuçları

1) Seyahatten Önce Veterinere Gitmek

Seyahatten önce evcil hayvanınızı veterinere götürerek sağlık kontrolünden geçirin. Aşıları güncel, mikroçipleri çalışır durumda ve gerekli sağlık belgelerine sahip olduğundan emin olun. Kullabir ilaç ya da damla varsa yanınıza yedeklerini alın.

2) Seyahat Ekipmanları: Kafes, Tasmalar, ve Daha Fazlası

Evcil hayvanınızın taşıma kabını, seyahat çantasını veya kafesini önceden edinin. Taşıma gereçlerinin rahat ve güvenli olduğundan emin olun.

İhtiyaç duyabileceğiniz tüm evcil hayvan eşyalarını yanınıza alın, bunlar arasında tasma, çöp torbaları ve tuvalet eğitim malzemeleri de olabilir. Ayrıca, herhangi bir ilaçlarını veya veteriner tarafından önerilen özel bakım ürünlerini unutmayın.

3) Yiyecek ve Su Düzenlemeleri

Yeterli miktarda yiyecek ve su ile birlikte yanınıza alın. Aynı zamanda evcil hayvanınızın favori yiyeceklerini, oyuncaklarını ve battaniyelerini de getirin.

4) Tuvalet Molası

Seyahatinizin rotasını önceden belirleyin ve bu rota üzerinde uygun tuvalet mola noktalarını belirleyin. Köpek parkları, dinlenme tesisleri veya açık alanlar bu molalar için idealdir.

Evcil hayvanlarınızın ihtiyaçlarına bağlı olarak düzenli aralıklarla mola verin. Özellikle uzun yolculuklarda, her 2-3 saatte bir mola vermek iyi bir kural olabilir.

5) Evcil Hayvanınızın Rahatlığı İçin İpuçları

Evcil hayvanlar hassastır ve siz endişeli ya da sinirliyseniz, bu onları da strese sokabilir. Rahat olmaya çalışın ve evcil hayvanlarınıza olabildiğince sakinlik ve güven hissi verin.

Seyahatiniz boyunca evcil hayvanlarınızın nerede kalacağını önceden ayarlayın. Evcil hayvan dostu oteller veya kiralık konutlar, seyahatinizi daha kolay hale getirebilir.

 

Seyahat Sırasında Evcil Hayvan Bakımı Nasıl Yapılır?

Evcil hayvan bakımı seyahat sırasında büyük önem taşır ve gözden kaçırılmamalıdır. İşte, evcil hayvanlarınızı seyahat sırasında nasıl bakım yapmanız gerektiği hakkında bazı temel ipuçları:

 

  • Su ve Yiyecek: Seyahate çıkmadan önce evcil hayvanınıza yeterli su ve yiyecek sağlayın. Seyahat boyunca onların hidrasyonunu ve enerjisini korumak için yanınızda su kabı ve yiyecek bulundurun.
  • Taşıma Kabı: Evcil hayvanınızı güvenli ve rahat bir şekilde taşımanız için uygun bir taşıma kabı kullanın. Taşıma kabı, onların seyahat boyunca güvende olmalarını sağlar.
  • İhtiyaçlarını Karşılayın: Evcil hayvanlarınızın tuvalet ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli ekipmanları yanınıza alın. Çöp torbaları, leke temizleyici ve tuvalet molası vermek için uygun yerlerin listesini hazırlayın.
  • Havalandırma: Evcil hayvanınızın taşıma kabının iyi bir şekilde havalandırıldığından emin olun. Bu, onların rahatlamalarına ve nefes almalarına yardımcı olur.
  • Güvende Tutun: Evcil hayvanlarınızı otomobilin içinde serbest bırakmayın. Onları güvende tutmak için uygun bir taşıma kabı veya emniyet kemeri kullanın.
  • Kimlik ve Belgeler: Kimliklerini taşıdıklarından emin olun. Ayrıca, evcil hayvan pasaportları, aşı kayıtları ve veteriner iletişim bilgilerini yanınıza alın.

 

Seyahatte Evcil Hayvanınızı Kaybetmemek İçin Yapmanız Gerekenler

Seyahatte evcil hayvan güvenliği tüm maddelerin başında gelmektedir. Evcil hayvanınızı seyahatte kaybetmemek için almanız gereken önlemler şunlar olabilir:

 

  • Kimlik Takıları: Evcil hayvanınıza kimlik takıları takın. Tasma üzerine veya özel kimlik tasma takıları kullanarak, adınızı, telefon numaranızı ve adresinizi ekleyin. Bu, kaybolduğunda kolayca sahibine ulaşılmasını sağlar.
  • Mikroçip: Bir mikroçip, evcil hayvanınıza kalıcı bir kimlik sağlar. Bir veteriner tarafından yerleştirilen bu çip, kaybolduğunda evcil hayvanınızın sahibine dönmesini kolaylaştırır.
  • Taşıma Çantası veya Kafes: Seyahatte evcil hayvanınızı taşırken, taşıma çantası veya kafes kullanın. Bu, onun güvende ve kontrol altında olmasını sağlar.
  • Tasma ve Kayış Kullanımı: Dışarı çıkarken evcil hayvanınıza her zaman tasma ve kayış takın. Bu, onun kontrol altında olmasını sağlar.

 

Varış Yerinde Evcil Hayvanınızın Konforu

 

  • Tanıdık Eşyalar: Evcil hayvanınızın rahatlamasına yardımcı olmak için, onun sevdiği oyuncaklar, battaniyeler ve yatakları gibi tanıdık eşyalarını yanınıza alın.
  • Güvende Tutma: Varış yerinde evcil hayvanınızı güvende tutmak için uygun önlemleri alın. Evcil hayvanlarınızı dışarıda serbest bırakmadan önce çevreyi iyice keşfedin ve gerekirse tasma veya kayış kullanın.
  • Sakin Ortam: Evcil hayvanınızın varış yerinde sakin bir ortamda kalmasını sağlayın. Yeni çevreye alışmasına ve rahatlamasına yardımcı olmak için gürültülü ortamlardan kaçının.
  • Egzersiz ve Oyun: Evcil hayvanınızın enerjisini atmasına yardımcı olmak için günlük egzersiz ve oyun zamanları ayarlayın. Yürüyüş yapabileceğiniz parklar veya oyun alanları hakkında bilgi edinin.
  • Hava Değişikliği: İklim değişikliği nedeniyle evcil hayvanınızın rahatsızlık yaşamasını önlemek için gerekli önlemleri alın. Özellikle soğuk veya sıcak hava şartlarına karşı dikkatli olun.
  • Yalnızlık ve Ayrılık Kaygısı: Evcil hayvanlarınızın yalnızlık veya ayrılık kaygısı yaşamasını önlemek için yanlarında kalın. Yavaşça yeni çevreye adapte olmalarına yardımcı olun.

 

 

 

 

 

 

https://petkeys.com/blogs/petblo

Barf Diyeti Nedir?

steak meat rosemary tomato pepper top view

Barf beslenme, son zamanların en merak edilen konularından biridir. Kedi ve köpeklerin beslenme rutinlerinden biri olan barf beslenme, birçok veteriner hekim tarafından tavsiye edilmektedir. Tabii bazı veteriner hekimler de ısrarla bu beslenme tarzını desteklememektedir.

Evcil dostunuzu bu beslenme rutinine alıştırmadan evvel bir uzmandan kesinlikle görüş almalısınız. Çünkü barf diyetin birçok avantajı olduğu gibi dezavantajı da vardır. Her birini göz önünde bulundurarak hareket etmek kedi ve köpeklerin sağlığını riske atma durumunun tamamen önüne geçer.

Barf Beslenme Nedir?

Barf sözcüğünün İngilizce açılımı Biologically Appropriate Raw Food demektir. Bu da biyolojik açıdan uygun çiğ beslenme anlamına gelir. Bahsi geçen diyet türünde köpek ve kediler; çiğ et, yenilebilen kemik, meyve, hayvanların iç organları ve sebze gibi gıdaları öğünlerinde tüketebilir.

Birçok veteriner hekimin karşıt görüşlere sahip hale gelmesine neden olan barf beslenme yöntemi, her geçen gün daha da popüler hale gelmeye başladı. Bu diyet, ünlü bir veteriner hekim Ian Billinghurst tarafından 1993 senesinde oluşturulmuştur. Barf diyetinin temel noktasında köpek ve kedilerin doğası gereği çiğ beslenmesi gerektiği görüşü yer alır.

Bu beslenme metodunu uygulayanların savunduğu düşünceler ise şöyledir; barf diyeti ile beslenen hayvanlar daha sağlıklı bir cilde kavuşur, tüyleri daha yumuşak hale gelir, daha enerjik olurlar ve diş yapıları güçlenir. Fakat bu diyetin yararları olduğu kadar zararları da vardır. O nedenle birçok uzman bu konuda birbirine daima zıt düşer.

Barf Mama Nedir?

Barf mama, kedi ve köpeklerin lezzetli besin tüketme ihtiyacını en iyi şekilde karşılayan mama çeşitlerinden biridir. Sevimli dostlarımız pişmemiş et tüketmeye adeta bayılırlar. Çiğ et tüketmenin en büyük zararı ise içerisindeki parazit yumurtalarıdır. Bu yumurtalar köpekler için son derece tehlikeli hale de gelebilir.

O nedenle barf diyeti hazırlayacağınız gün geldiğinde ilk olarak birkaç gün boyunca etin -20 derecede donmasını beklemelisiniz. Çünkü donan bir etin içerisindeki bakterilerin bir kısmı zaman içerisinde kendiliğinden yok olur.

Fakat maalesef bu da parazit yumurtalarının hepsinin yok olmasını sağlamaz. Yine de her şeye rağmen çiğ gıda ürünlerinin hayvanların bağışıklık sistemini güçlendirdiği bir gerçektir.

Günümüzde birçok yerde barf mama çeşitleri satılmaktadır. Eğer siz de evcil dostunuzu bu yöntemle besleme konusunda kendinizden eminseniz barf mamalardan satın alabilirsiniz. Ama ilk olarak bir uzman veteriner hekime danışmayı kesinlikle ihmal etmeyin. Bu tür konularda uzman görüşü almak her şeyden önemlidir.

Barf köpek maması da barf kedi maması da hem avantajları hem de dezavantajları beraberinde getirir. Mühim olan ise kedi ya da köpeğinizin bünyesinin bu diyeti kabul edip etmemesidir. Özellikle kediler yemek konusunda seçici davranabilir, bu yüzden barf diyetine biraz daha geç alışabilirler.

Barf Beslenme Zararları ve Yararları Nelerdir?  Barf beslenmeye karşı olmayan veteriner hekimler parazit ve iç parazit uygulamalarının daha sık yapılması gerektiğini belirtiyor. Barf beslenmenin düzenli olarak yapılabilmesini sağlamak için bunu yapmanın şart olduğu biliniyor. Tabii seçim sizin. İşte barf beslenme yararları ve zararları…

Barf beslenme zararları olduğu kadar birçok yararı da olan bir beslenme rutinidir. Yapılan birçok bilimsel araştırmanın neticesinde barf diyetinin diş eti hastalıklarına, alerji türlerine, sindirim sistemi rahatsızlıklarına ve cilt hastalıklarına koruyucu etki ettiği görülmüştür.

Aynı zamanda sağlıklı kilonun korunmasına yardımcı olan barf beslenme, sayısız Avrupa kentinde tavsiye edilmektedir. Tabii bu diyetin bir de dezavantajları var; bunları da es geçmemek gerekir. Barf beslenme tarifleri farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Bu tarifler içerisinde çiğ kemikler ya da çiğ etler bulunabilir.

Günümüzde birçok veteriner hekim, köpeklerin kemikle beslenmesine karşıdır. Çünkü ufak kemik parçaları sindirim yolunda delinme gibi can sıkıcı durumlara neden olabilir.

Bir diğer barf diyet dezavantajı ise hayvanların çiğ gıdalar nedeniyle salmonella, toksoplazma, listeria gibi zararlı parazitlerle baş başa kalmasıdır. Bahsi geçen tüm bakteri ve parazit çeşitleri çiğ etlerden rahatlıkla bulaşabilir.

Barf diyeti içerisinde kedi ve köpeklerin beslenme rutinine dahil edilen çiğ etin çeşidi çok önemlidir. Bunun yanı sıra etin hangi koşulda saklandığı ve nereden alındığı gibi faktörler de hayvanların enfeksiyon durumuyla karşılaşma olasılığına etki eder.

Barf beslenme türüne dair bir başka dezavantaj ise bu diyete tabi tutulan tariflerin doğru şekilde hazırlanmadığı takdirde vitamin yetersizliği meydana getirmesidir. Ev yapımı köpek ve kedi maması tarifleri, pişirilse de pişirilmese de risk taşıyan tariflerdir.

Bu diyet çerçevesinde gıda malzemelerinin gereğinden fazla ya da az denebilecek şekilde tüketilmesi kedi ve köpeklerde birden fazla sağlık sorununun oluşmasına yol açacaktır. Her öğünün içeriği; hayvanın yaşına, kilosuna ve gıda gereksinimlerine göre tepeden tırnağa şekillendirilmelidir. Detaycı olmanız, bu konuda oldukça işe yarayacaktır.

 

 

 

KAYNAK:https://ankaravetrium.com/

KEDİ KUMU TEMİZLİĞİ

Kedi tuvalet temizliği, evcil hayvanınız için üstlenmeniz gereken en önemli sorumluluklardan birisidir. Nasıl ki kedinizin beslenmesi için günlük olarak mamasını önüne koyuyorsanız, aynı şekilde düzenli olarak kedi kumu temizleme işlemini de kedinizin ve evde bulunan diğer kişilerin sağlığı için yapmak zorundasınız. Sahiplenilmiş olduğunuz her kedi için yapmanız gereken belirli sorumluluklar vardır ve bu sorumluluklar içerisinde yapmanız gereken zaruri işler arasında kedinizin tuvalet kabının temizliği de yer almaktadır.

Evde beslenmekte olduğunuz kedinin zaruri ihtiyaçlarından birisi olan tuvalet temizliğinin yapılmaması durumunda, kedinizin konforu bozulmuş olacak ve çeşitli hastalıklara karşı risk artacaktır. Özellikle yavru kedi tuvalet temizliği konusu burada ayriyeten dikkat edilmesi gereken konulardan birisidir. Yavrular çok daha hassas ve hastalıklara karşı narin oldukları için temizlik konusu yavrularda daha çok dikkat edilmesi gerekir. Aksi takdirde yavru kediniz sadece hastalanmak ile kalmaz, yaşamı dahi tehlikeye girebilir.

Kedim Tuvaletini Yapmıyor?

Yazımızın devamında kedi tuvaleti temizliği yapılmadığı takdirde, kediniz ve evde bulunan diğer kişiler hangi hastalıklar ile karşı karşıya kalacak kısaca belirteceğiz. Fakat hastalıklardan önce kediniz temizlenmemiş olan kuma karşı tepkisini göstermeye başlayabilir. Bu tepkiler tuvaletini daha az yapmaya başlaması veya sizin gördüğünüz kadarıyla hiç yapmıyor oluşudur. Böyle bir durum ile karşı karşıya kaldığınız zaman soracağınız soru muhtemelen kedim tuvaletini yapmıyor ne yapabilirim sorusu olacaktır. Bu sorunun altında yatan birçok neden olsa da bu nedenlerden birisi olarak kedi kumunu yeterince temizlenmiyor olmasını gösterebiliriz.

Kedi kumunun temizlenmemesi ile kedini sadece tuvaletini yapmayarak tepki göstermekle kalmayabilir. Bunun yanında kediniz artık kuma tuvaletini yapmak yerine, ev içerisinde belirlemiş olduğu farklı yerlerde tuvalet ihtiyacını giderebilir. Bu durumda da kediniz tuvaletini kuma yapma alışkanlığını kaybedebilir ve kokusunu bırakmış olduğu diğer bölgelerdeki kokusu tam olarak geçmediği sürece alışkanlık ile aynı şekilde farklı yerlere tuvaletini yapmaya devam edebilir. Bu durum ile karşı karşıya kalmamak için düzenli olarak kedi tuvalet temizliği yapmanız gerekir. Aksi taktirde hastalık riskinin yanında bir de sürekli olarak etrafı temizlemek zorunda kalabilirsiniz.

Kedi Tuvalet Temizliği Yapılmadığı Zaman Risk Altındasınız

Kedi tuvalet temizliği yapılmadığı zaman, dışkı yolu ile kedinize ve evde bulunan diğer kişilere bulaşabilecek olan hastalıklar bulunmaktadır. Bu hastalıklar düzenli olarak temizlik yapıldığı takdirde oluşmayacaktır. Fakat kedi kumu temizleme işlemi düzenli olarak yapılmadığı takdirde oluşabilecek olan hastalıkları yazımızın devamında sizlere belirteceğiz. Bu hastalıkların ne olduğu ve hastalıklar oluşmadan önce ne gibi tedbirler alabilirsiniz yazımızın devamında bilgi edinebilirsiniz.

İdrar Yolları Enfeksiyonu Riski

Kediler temizliğe önem veren canlılardır. Doğada tuvalet ihtiyaçlarını giderdikten sonra üstünü toprak ile kapatarak, dışkının ortada kalmasını engel olurlar. Bu durumun aynısı ev içerisinde de geçerli olmaktadır. Doğanın taklit edilmesi ile tasarlanmış olan kum kabının içerisinde yer alan kum birikintisine kedi tuvaletini yaptıktan sonra üzerini örtmektedir. Tuvalet kabının içerisindeki kum temizlendiği takdirde kediniz sorunsuz bir şekilde tuvaletini yapacak ve doğada olduğu gibi üzerini kapatacaktır.

Temizlenmediği durumlarda ise kum iyice batık olmaya başlayacaktır ve kediniz kum kabına tuvaletini yapmayı reddedecektir. Bu durumda kedi tuvaleti gelince ne yapar sorusu yöneltilirse, verilebilecek olan iki cevap bulunmaktadır. İlk olarak kediniz ev içerisine tuvaletini yapabilir. Bu durumda yazımızın üst kısmında bahsetmiştik. Kedinizin kum temizliği yapılmadığı takdirde gösterebileceği diğer bir davranış ise tuvaletini uzun süre yapmamak olacaktır. Böyle bir durum ile karşılaşıldığında ise kendinizden böbreğinde problem oluşma riski vardır. Ayrıca idrar yolu ve mesane kısmında da enfeksiyon oluşma riski olacaktır.

Amonyak Riski

Amonyak belirli bir seviyenin üstünde olduğu takdirde her canlı için tehdittir. İstenmeyen sağlık sorunlarının oluşmasına neden oluşu ve yaşam standartlarındaki kalitenin düşmesine neden oluşu ile yetişkin ve yavru kedi tuvalet temizliği yapılmadığı takdirde idrar ile dışkı içerisinde bulunan amonyak toprak içerisinde birikerek, belirli bir zaman sonra kedilerin yanında aynı ortamda bulunan insanların sağlığını da etkilemektedir. Amonyak seviyesinin yükselmesi ve ortamdaki kişilerin de bu havayı soluması ile mide bulantısı, baş ağrısı ve kusma şikayetleri meydana gelebilir.

Kedi Tırmığı Hastalığı

Kedi tuvaletinin temizlenmemesi sonucunda meydana gelebilecek bir diğer hastalık ise kedi tırnağı hastalığıdır. Böyle bir durum ile karşılaşıldığı takdirde, kedi sahibi ve ortamda bulunan diğer insanlara da bu hastalığın bulaşma riski olacaktır. Hastalığın nedeni kumda biriken zararlı bakterilerdir. İnsanlarda özellikle bağışıklık sistemi düşük olan ve yaşlı kişilerde hastalık bazı sorunlara neden olabilmektedir.

Parazit Riski

Kedi tuvalet temizliği yapılmadığı zaman parazit riski artacaktır. Parazitler aynı zamanda insanlara da bulaşabilmektedir. Parazit bulaşabilmesi için kumun uzun süre temizlenmemesi ve konu uzun aradan sonra temizleyen kişinin gerekli temizlik önlemlerini almaması ile oluşacaktır. İnsanlar özellikle bu parazitlerden korunabilmek için temizlik sırasında ellerine eldiven giymeli, temizlik sonunda da hiç vakit kaybetmeden elini sabun ile güzelce yıkamalıdır.

Mantar

Kum temizliğinin yapılmadığı durumlarda oluşabilecek enfeksiyonlar arasında mantar da yer almaktadır. Bu durum kediler için risk oluşturduğu kadar, ortamda bulunan diğer insanlar için de risk oluşturmaktadır. İnsanlar için özellikle bağışıklık sistemi düşük olan, yaşlı olan ve hamile olan kişiler için enfeksiyon riski daha fazladır.

Kedi Tuvalet Temizliği ile Risklerin Önüne Geçin

Kedi tuvalet temizliği ile risklerin önüne geçmek için düzenli olarak tuvalet temizliği yapmanız ve kumun 7 cm yükseklikten daha az olduğu takdirde kum takviyesi yapmanız kedinizin daha konforlu hayat yaşamasını sağlayacaktır. Kum kalitesini arttırmak, oluşan kokuyu engellemek kumunuza ekleme yapmak için bu ürünü kullanabilirsiniz. Doğal kedi kumu koku giderici ürün ile kumunuzdaki kokuyu engellemek ve kum kalitesini arttırarak, hastalık riskini çok daha aza indirmeniz mümkündür.

 

Sonuç

Kedi tuvalet temizliği yapılmadığı takdirde ortaya çıkabilecek birçok riskten bahsettik ve bu risklerin sadece kediler için değil aynı zamanda insanlar için de risk oluşturduğunu söyledik. Özellikle insanlar için bahsetmiş olduğumuz risklerde çocuk, hamile, yaşlı ve bağışıklık sistemi düşük olan kişilerin hastalıklara yakalanma riskinin daha fazla olduğundan bahsettik. Ayrıca kedi tuvaleti gelince ne yapar sorusu içinde vermiş olduğumuz cevap ile kum temizliğinin sadece kedilere sıkıntı oluşturmadığı, kirli kumu tercih etmeyen kedilerin evin farklı alanlarına tuvaletini yapması sonucunda kedi sahiplerinin de sıkıntı yaşayacağını belirtmiştik. Yazımızda belirtmiş olduğumuz risklerin tamamını ortadan kaldırmak için düzenli olarak tuvalet temizliğini yapmanız ve kum yetersiz ise kum ilavesi yapmanız yeterli olacaktır.Kum kalitesini artırabilir ve kedi kumuna bağlı hastalıkların oluşma riskini en baştan engellemiş olursunuz.

 

 

 

 

KAYNAK:https://volipet.com.tr/

THY, İstanbul Havalimanı’nda “Pet Lounge” kuracak

Sosyal medya hesabından proje hakkında paylaşım yapan THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, şu ifadeleri kullandı:

“Business ya da ekonomi fark etmez, kabinde hayvan dostlarımız belli kurallar içerisinde taşınıyor. Evcil hayvanınız ağırlığı kafesiyle birlikte 8 kilogramı geçmiyorsa ve kafes ebatları 23 cm yükseklik, 30 cm genişlik ve 40 cm uzunluk boyutlarını aşmıyorsa, hayvanınızı uçağın kabin bölümünde taşıyabiliyoruz.

Bu kriterler üzerinde olan ve kabin içinde taşınması maalesef mümkün olmayan dostlarımız da dahil evcil hayvanlarınızın uçuş öncesindeki zamanlarını en iyi şekilde değerlendirmek ve uygun koşulları sağlamak adına İstanbul Havalimanı’mızda bir ‘Pet Lounge’ üzerinde çalışıyoruz. Bu sene içerisinde de tamamlanmasını hedefliyoruz.”​​​​​​​

Evcil Hayvanların Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

EVCİL HAYVAN BAKIMI NASIL YAPILMALIDIR?

Evcil hayvanlarının yaşam kalitesini arttırarak onlarla olan dostluk ve birlikteliğin uzun süreli olmasını sağlayabilmek her evcil hayvan sahibinin amacı ve hedefidir. Peki, evcil hayvanların yaşam kalitelerini arttıracak nitelikte bilinçli şekilde bakım rutinleri için neler yapılmalıdır?

Veterinere Düzenli Gidin

Evcil hayvanınızı edindikten sonra en kısa zamanda veterinere götürün. Tıpkı insanlarda olduğu gibi, evcil hayvanlar da ciddi koşullara gelmeden önce sorunları tespit etmek için düzenli check-uplara ihtiyaç duyarlar. Kontrol muayenehanelerini ne sıklıkta ve evde beslenen hayvanınızın diyet ve tıbbi ihtiyaçlarını planlamanız gerektiğini konuşmak için ilk ziyaretinizi yapın.

  • Aşı planlaması yapın. Evcil hayvanların bakımı için en hassas noktalardan birisi de aşıların yapılmasıdır. Bu hayvanınızın sağlığı kadar evde yaşayan tüm kişiler için çok önemlidir. Aşı sayesinde bağışıklık sistemi güçlenir ve size vereceği zarar da minimuma iner. Aynı zamanda doğal ortamında değil de ev ortamında bakıldığı için sizi de pek çok riskli durumdan korur.
  • Evcil hayvanınız hasta olursa, veterinerinize hangi semptomları aramanız gerektiğini danışın ve not alın.
  • Acil durumlar ile karşılaşıldığında veterinerinize ulaşmak için mutlaka telefon numarasını alın.

 

Bakımıyla İlgili Detayları Araştırın

Evcil hayvan mülkiyeti için genel bir takım kuralların olmasına rağmen, her tür ve her hayvan farklıdır ve şartlara da buna göre adapte olmak gerekir.

  • Benzer evcil hayvanlara sahip arkadaşlarınıza danışın, kitaplara göz atın ve ırkları veya türleri hakkında internette de güvenilir kaynakları inceleyin.
  • Evcil hayvanı eve getirdiğinizde genel düzen kurallarınızda esnek olmaya çalışın. Evcil hayvanların kişiliklerine bağlı olarak farklı istek ve ihtiyaçları olacağını da göz önünde bulundurun.

 

En Uygun Besini Kullandığınızdan Emin Olun

Ucuz ve kolay erişilebilen gıdalar her zaman sağlıklı olmayabilir. Hayvanlarınızı, kendi yediğiniz besinler ile beslemeyin. Ne verirseniz verin, onlar için iyi bir beslenme olmayacaktır; çünkü bizim sağlığımız için harika olan besinler evcil hayvanlara zararlı olabilecek mineral ve öğeler içermektedir.

  • Veterinerinizden iyi besin kaynakları ve porsiyon boyutları hakkında bilgi alın.
  • Evcil hayvanların özellikle mama ya da yem ile beslenmesine dikkat edilmelidir, çünkü hayvanların ihtiyacı olan pek çok besin değeri bu mamalarda bulunmaktadır. Gerekli besinleri, gerektiği miktarlarda alan ev dostunuz daha sağlıklı ve daha uzun ömürlü olacaktır.

 

Sevgi Ve İlginizi Göstermede Cömert Olun

Hayvanlar insanlara çok benzer şekillerde sosyal varlıklardır ve hayvanlarınızla ilgilenmek ve onlarla oynamak için zaman ayırmanız gerekmektedir.

  • Evde beslenen hayvanın gereken ölçülerde dolaşmasını sağlamalısınız; unutmayın ki hayvan ne kadar büyükse, o kadar büyük bir alan temini gerekecektir.
  • Evcil hayvanınız ile birlikte kullanacağınız oyuncaklar ve oyun setleri edinin.
  • Evcil hayvanınızı, onu motive etmek ve ona iyi alışkanlıklar kazandırmak için iyi davranışlarından sonra onu ödüllendirmeyi ihmal etmeyin.

 

Düzenli Temizlik Programı Oluşturun

Uygulanacak temizlik rutini, hem sizin hem de evcil hayvanınızın sağlıklı ve mutlu kalmasını sağlayacaktır. En az 2 haftada 1 olacak şekilde düzenli bir temizlik programı oluşturun ve hastalık, koku oluşumu gibi olumsuz koşulları önlemek için evcil hayvanınızı ve yaşam alanını temizleyin.

  • Kediler ve köpekler gibi daha büyük evcil hayvanlar için büyük küvet ve hortumlar içeren hayvan temizleme merkezlerini araştırmak güzel bir başlangıç olacaktır.
  • Belirli aralıklar ile yıkayabilir; yıkayamadığınız durumlarda geçici olarak kuru şampuan kullanabilirsiniz. Ancak unutulmamalıdır ki su tüylerin parlamasına, daha temiz bir kokuya ve derinin nefes almasına imkan sağlayacaktır.
  • Köpek ve kediler için, kırılmamaları için tırnaklarının yeterince kısa olduğundan emin olun.
  • Hayvanların tüylerinin düzenli tıraş edilmesi ve temizlenmesi gerekmektedir. Özellikle de köpek besleyenler için bu daha da önemlidir. Öncelikle beslenmesine göre tüylerin parlaklığı, canlılığı ve dökülmesi azalır ya da artar. Günlük tarama yaparak da dökülmeleri azaltabilirsiniz.

 

Bunlara Özen Gösterin

  • Günlük rutinde hayvanınızı kafesten ya da kaldığı alandan kısa süre de olsa dışarı çıkarmaya çalışın. Hayvanlar da tıpkı insanlar gibi zaman zaman alan değiştirme, doğada bulunma gibi ihtiyaçlar hissedebilir. Bu onların hareketli ve daha aktif olmalarına da imkan sağlayacaktır.
  • Belli aralıklarda rutin kontrollerini yapmalı, bakımlarını ihmal etmemelisiniz.
  • Unutmamalıyız ki, hayvanlar da en az bebekler kadar ilgi ve emek isteyen canlılardır. Hayvan sahiplenirken bu hususa dikkat etmeli, geri vereceğimiz hayvanı asla almamalıyız. Evcil hayvanlar bir süre sonra size bağlanmakta ve sizden ayrı kaldıklarında psikolojik travma yaşamaktadır. Bu nedenle duyarı olmalı ve kararlarımızda bu hususa dikkat etmeliyiz.

Kısırlaştırılmış Köpeklerde Beslenme Nasıl Olmalıdır?

KISIRLAŞTIRILMIŞ KÖPEKLERDE BESLENME

Köpeklerde puberta (ergenlik), hayvana ve çevreye bağlı birçok değişkenden etkilenmekle birlikte genellikle 8-12 aylık yaş aralığında görülmektedir. Ergenlik sürecinde ırk özellikleri büyük rol oynamaktadır. Tüm faktörler göz önüne alındığında köpeklerde ergenlik 4. ayda başlayabilir veya 20. aya kadar da gecikebilir. Genellikle küçük ırklar büyük ırklardan, dişiler ise erkeklerden daha erken ergenlik dönemine girmektedir. Irk özelliklerine de bağlı olarak köpekler genellikle 6 aylık olduktan sonra kısırlaştırılabilmektedir.

 

Kısırlaştırma, erkek ya da dişi bir köpeğin üreme yeteneğini sonlandırmak için tasarlanmış, yaygın olarak kullanılan bir prosedürdür. Erkek ve dişi köpeklerin kısırlaştırılmasında kullanılan farklı yöntemler mevcuttur. Kısırlaştırma işlemi ile bazı sağlık risklerinin ve istenmeyen davranış özelliklerinin azaltabileceği gerçeği günümüzde bu işlemin rutin köpek bakımının bir parçası haline gelmesinde önemli bir faktör olmuştur.

 

Günümüzde veteriner hekimlikte evcil hayvanlara en sık yapılan ameliyat kısırlaştırmadır. Standartlara uygun bir klinikte ve alanında yetkin kişilerce yapılan kısırlaştırma işleminde sağlık riski oldukça düşüktür. İşlem genel anestezi altında gerçekleştirilmektedir. Bu bağlamda operasyon sırasında köpekler herhangi bir acı hissetmemektedir. Gerekli hallerde operasyon sonrası ağrıların azaltılmasına yönelik olarak veteriner hekim tarafından ağrı kesici ilaçlar verilebilir. Çoğu evcil hayvan kısırlaştırma operasyonu sonrası hızla (genellikle 24-48 saatte) normale dönmektedir.

 

İşlemin alanında uzman veteriner hekimlerce yapılması gerekmektedir. Aksi halde operasyon başarısız olabilir ya da operasyon sonrası komplikasyonlar şekillenebilir. Örneğin dişi hayvanlar kısırlaştırılırken yumurtalıkların tam olarak alınamaması durumunda ilerleyen süreçlerde tekrar kızgınlık belirtileri görülebilir. Operasyon sonrası bakımlar titizlikle yapılmalıdır. Yara hattında aşırı kızarıklık, akıntı ve kötü koku gibi istenmeyen durumlar oluşmuşsa vakit kaybedilmeden veteriner hekim ile iletişime geçilmelidir.

 

KISIRLAŞTIRMANIN FAYDALARI NELERDİR?

Yapılan bilimsel araştırmalar kısırlaştırma işlemi sonrası testosteron ve östrojen gibi cinsiyet hormonlarının seviyesinin azalması sonucunda, üreme sistemi ve üreme sistemi ile ilişkili doku ve organlarda meydana gelebilecek hastalıklarda azalma olduğunu göstermektedir. Örneğin kısırlaştırma sonrası dişi köpeklerde meme tümörü ve rahim enfeksiyonları, erkeklerde ise testis kanseri ve prostat hastalığı riski azalmaktadır.

 

Kısırlaştırılan erkek ve dişi hayvanlarda farklı davranışsal değişiklikler gözlenmektedir.

Genel olarak;

– Dışarıda dolaşma isteğinde azalma,

– Agresif davranışlarda ve saldırganlıkta azalma,

– Sosyal ilişkilerde düzelme,

– Karşı cinse olan ilgide azalma,

– Üreme ile ilişkili davranışlarda azalma,

– Erkek köpeklerde idrar ile işaretleme davranışında azalma görülmektedir.

 

KISIRLAŞTIRMADAN SONRA KÖPEKLERDE GÖRÜLEN DEĞİŞİMLER NELERDİR?

Kısırlaştırma işleminden sonra köpek metabolizmasında pek çok değişim meydana gelir. Köpek sahipleri kısırlaştırma sonrası ilk evrede depresyon belirtileri gözlemlediklerini belirterek bazen pişmanlık yaşayabilmektedir. Davranışlarda değişim ve hareketlerde yavaşlama, operasyon sonrası dönem için normal bir durumdur ve kısa sürede geçeceği unutulmamalıdır. Kısırlaştırma işlemi sonrası tedirginlik ve stres hali bir süre devam edebilir. Yara iyileşmesini temin etmek için operasyon sonrası yakalık kullanımı önerilebilmektedir. Yakalık kullanımı genellikle stres yaratan bir durum olsa da hayvan sağlığı için önemli bir uygulamadır.

Kısırlaştırılan dişi hayvanlarda seksüel aktivite görülmemektedir. Erkeklerde ise eskisi kadar yoğun olmasa da bir miktar çiftleşme isteği görülebilir.

Kısırlaştırılan köpekler değişen metabolik etkinlik sonucunda genellikle daha sakin bir mizaca sahip olurlar. Bu durum hem onun hem de sahibinin daha rahat bir yaşam sürmesini sağlar. Cinsiyet hormonlarına bağlı bir etki olmayacağından bu anlamda daha stabil bir döneme girerler. Yukarıda bahsedilen bazı hastalıklara karşı risklerin azalması sonucunda daha sağlıklı ve mutlu bir hayat sürebilirler.

 

KISIRLAŞTILMA SONRASI KÖPEKLERDE BESLENME DÜZENİ

Kısırlaştırma sonrası meydana gelen hormonal değişimler erkek ve dişi köpeklerde metabolik hızın azalmasına neden olabilir, kısır hayvanlarda yaşın da ilerlemesi ile birlikte enerji gereksinimi azalmaktadır. Kısırlaştırma sonrası dönemde bir miktar iştah artışı da görülebilir. Bu süreçte evcil dostunuza yardımcı olmanız gerekmektedir. Kilo alımını önlemek için gerekli durumlarda porsiyon kısıtlamasına gidilebilir. Köpeğinizin beslenme düzenine müdahale etmezseniz, aşırı kilo artışı ve obezite şekillenebilir. Burada hatırlatılması gereken önemli nokta, kısırlaştırma işleminin doğrudan obeziteye neden olmadığıdır. Kilo artışına neden olan durum alınan enerjinin eskisi kadar hızlı yakılamaması ve vücutta yağ olarak depolanmasıdır. Beslenme, günlük aktivite ve egzersiz düzeni oturana kadar aşırı mama tüketiminden uzak durulmalı ve vücut kondisyonu izlenmelidir. Kontrolsüz bir şekilde kilo artışı olduysa zayıflama programı uygulanmalıdır.

Köpeğinizin hem ideal kiloda kalmasını sağlamak hem de tüm beslenme gereksinimlerinin yeterli ve dengeli karşılandığından emin olmak için kısırlaştırılmış köpekler için özel olarak formüle edilmiş mamalar tercih edilmelidir. Kısırlaştırılmış köpekler için özel olarak üretilen mamalar sadece enerji alımını kısıtlamakla kalmaz. Yağ metabolizmasını destekler, tokluk hissi sağlar, karaciğerin yükünü hafifletir, iskelet ve eklem sağlığının korunmasına yardımcı olur.

Köpekler kısırlaştırma sonrası hatalı beslenme düzeni ve yanlış mama seçimine bağlı olarak ilerleyen yaşamında obezite, şeker hastalığı (diyabetes mellitus), eklem rahatsızlıkları, kalp, karaciğer ve böbreklerde işlev bozukluğu gibi pek çok hayati problem ile karşılaşılabilir.

 

Kısırlaştırılan köpeklerde beslenme sürecinin düzenlenmesi konusunda uzmanlardan yardım alabilirsiniz.

 

 

 

 

https://www.mamamax.com.tr/