Ana Sayfa Blog Sayfa 95

Ülkemizde pet kültürü hangi noktada

Orta Asya’dan beri Türkler, hayvanlarıyla iç içe yaşayan “vicdan sahibi insanlar” olmuşlardır. Ve hayvanlar, Türklerin destanlarına bile defalarca özne olmak suretiyle konu olmuştur.

Göçebe hayattan yerleşik düzene geçiş ve şehirleşme ile hayvan besleme kültürü şekil değiştirmiş, günümüzdeki duruma evrilmiştir. Peki Türkiye’de hayvan besleme kültürü hangi noktaya geldi?
Madde madde bir göz atalım:
– Hayvan hakları, olması gereken refah seviyesine ulaşamamıştır. Yıllarca hukuk nezdinde “mal kapsamında” ele alınan dostlarımız, yeni yasalarla bu kapsamdan çıkmış gibi görünse de cezayı gerektiren durumlarda hâlâ adaletli bir dağılıma sahip değil.
– Sokak hayvanları ve muhtaç hayvanlar için kurulması elzem olan rehabilitasyon merkezleri yetersiz sayıda, birçok konuda donanımsız ve konforsuz.
– Evcil hayvan besleyen ya da edinmeyi düşünen birçok insan bu hayvanların sorumluluğunu alabilecek bilgi ve donanıma sahip değil, bu konuda kanunen herhangi bir sınırlama yok.
– Okullarda çocuklara verilen eğitimde hayvanlara saygı ve sevgi konularını içeren müfredatlar yetersiz ya da yüzeysel.
– Pet Shop’ların birçoğunda yeterli olmayan ya da uygunsuz koşullarda hayvan satışına devam edilmekte.
– Hayvanların suistimal edilmesi denilince sadece fiziksel şiddet algılanmakta uygunsuz koşullarda bakılan düzenli gezdirilmeyen yetersiz ya da çok beslenilen hayvanların da suistimal edilmiş olduğu düşünülmemekte.
– Ebeveynler, çocukları için plansızca hayvan sahiplenebilmekte, bu hayvancıklar hâlâ yaş günü ya da sevgililer günü hediyesi olabilmekte.
– Mahalle komşularınız olan ve çoğunlukla bizden önce o bölgelerin sakini olan sokak hayvanları dışlanmakta ve çoğunlukla hor görülmekte.
– Kedi-köpek beslemek maliye açısında lüks tüketim olarak sınıflandırılmakta.
– Yetersiz de olsa muhtaç durumdaki kedi ve köpekler için kurulmuş rehabilitasyon merkezleri olsa da aynı durumda olan çiftlik hayvanları için merkezler bulunmamakta.
– Hepimizin ortak kullandığı park ve sokaklarda tuvalet ihtiyaçları giderilen köpeklerin dışkıları sorumsuz olan sahipleri tarafından toplanmamakta.

– Kedi ve köpekler toplu taşım araçlarını yasal olarak kullanamamakta aracı olmayan hayvan sahipleri mağdur edilmekte.
– Yasal olmayan yollarla yapılan evcil hayvan satışları yeterli seviyede denetime tabi tutulmamakta ve merdiven altı üretimin önüne geçilememekte.

YENİ YASAL DÜZENLEMELER YAPILMALI

Tüm bu maddeleri satır satır çoğaltmak mümkün. Ancak bu maddelerin tek tek azalabilmesi ve hayvanların hak ettikleri muamele ile yaşayabilmesi için küçük yaşlarda edinilecek olan bilgi ve eğitimin önemi anlaşılmalı ve hayvanların refahı için yeni yasal düzenlemelerin yapılması ve doğru bir şekilde uygulanmasının önemli bir gereklilik olduğunu düşünüyorum.

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/

İran’dan tepki çeken karar: Evlerde kedi-köpek beslemek yasaklanıyor!

İran Meclisi “halkı rahatsız ettiği ve çevreyi kirlettiği” iddiasıyla evde evcil hayvan beslemeyi yasaklamaya hazırlanıyor. Hayvan severlerin tepki gösterdiği yasak kararının kısa sürede devreye girmesi beklenirken ‘ülkenin daha önemli ve öncelikli’ sorunlarının olduğunun altı çizildi.
İran’ın başkenti Tahran’da 2019’un ilk günlerinde alınan bir kararla sokaklarda köpek gezdirmek yasaklanmıştı. Halkı köpek beslemekten caydırmayı amaçladığı belirtilen Yasak kapsamında hayvanların arabalarda da gezdirilemeyeceğine hükmedilmişti.
Tahran’ın o günlerdeki Emniyet Müdürü Hüseyin Rahimi, “Tahran Başsavcılığı’ndan izin aldık. Parklar gibi kamusal alanlarda köpek gezdirenlere karşı önlem alacağız” demiş, bu kararı da ‘köpeklerin halk arasında korku saçması ve endişeye neden olması’ sebebiyle savunmuştu.
İran’da köpeklerin Evcil Hayvan olarak beslenmesi 1979 İslam Devrimi’nden beri tartışmalı bir konu.

Ülkede bu kez de meclis tarafından “tehlikeli ve zararlı hayvanlara karşı kamu hukukunu koruma planı” adıyla timsah, yılan, kertenkele, fare, maymun, kaplumbağa, tavşan, kedi ve köpek gibi hayvanların ithalatı, nakli, alınması, satılması ve evde bakılmasını yasaklayan bir tasarı hazırlandı.
Gözden Kaçmasın
Bu yeni yasa ile evinde evcil hayvan besleyenler cezalandırılacak. İran’da daha önce de köpek beslemek yasaklanmış ancak ülkede evcil hayvan sahiplenenlerin sayısı hızla artmıştı.

Kırsal kesimler ve hayvancılık yapılan köyler gibi yerler yasak kapsamından ayrı tutulurken yasağa uymayanları büyük para cezaları bekliyor.

Hükümet evcil hayvan taşıyan barınak veya evcil hayvan dükkanı gibi yerlerin araçlarına üç ay süreyle el koymaya hazırlanırken ev sahiplerinin, dairelerini köpek ve kedi sahiplerine kiralamalarına izin verilmeyecek.
İranlı vatandaşlar sosyal medyada yasayla ilgili paylaşımlar yaparak ülkenin çok daha önemli ve acil çözüme ulaşması gereken sorunları olduğunun altını çizdi. Hayvan severler ve evlerinde hayvan besleyen İranlılar ise yasayı ağır şekilde eleştirerek hayvanlarının pis olmadığını, bakımlarının yapıldığını, sokakları kirletmediğini ve kendilerinin bu konuda her türlü önlemi aldığını ifade etti.

Birçok hayvan sever büyük cezalara rağmen hayvanlarında asla vazgeçemeyeceklerini de dile getirdi.

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/

 

Kedi-köpek mamalarındaki KDV’nin kaldırılması için kampanya: 108 bin imza toplandı

Türkiye’nin en büyük sokak hayvanları koruma ve besleme platformlarından Pati Koruyucuları (Paw Guards), kedi ve köpek mamalarının ihtiyaç olduğunu belirterek başlattığı imza kampanyasında, yüzde 18’lik KDV’nin kaldırılmasını talep etti. 150 bin rakamının hedeflendiği kampanyada, 108 bin imzaya ulaşıldı.

Yurttaşların alım gücünün düşmesinden ve artan döviz kurundan yalnızca insanlar değil hayvanlar da etkileniyor. Kedi ve köpeklerin mama fiyatlarından yüksek KDV alınmasına tepki gösteren hayvan hakları savunucuları, konuyla ilgili düzenleme yapılmasını talep ediyor.

Son olarak, ‘Pati Koruyucuları’ adlı sokak hayvanlarını koruma ve besleme platformu, ‘Mama lüks değil ihtiyaç’ sloganı ile kedi ve köpek mamalarındaki yüzde 18 KDV’nin kaldırılması için imza platformu üzerinden kampanya başlattı.

108 BİNİ AŞKIN İMZA TOPLANDI

150 bin rakamının hedeflendiği kampanyaya, 13 Aralık günü öğle saatleri itibarıyla 108 bini aşkın imzayla destek verildi.

Platform yönetiminin kampanyaya ilişkin açıklamasında, Türkiye’de mama fiyatlarının son bir yılda yüzde 200’lere varan fiyat artışlarına ulaştığı belirtilerek, bunda döviz kurunun artışı kadar mama firmalarının fırsatçılığının da inkar edilemeyeceği vurgulandı.

‘İLK ADIMI ATMASI GEREKEN DEVLETTİR’

Mama fiyatlarındaki KDV’nin de önemine dikkat çekilen açıklamada “Her geçen gün çeşitli nedenler ile sürekli artan mama fiyatlarına yüzde 18 KDV oranı da eklendikçe hayvanseverler bu fiyatların altından kalkamaz hale gelmiştir. Devletimizden mama fiyatlarının artışına dur demesini beklerken, devletimizin bu hayvanların karınlarını doyurabilmeleri için ihtiyaçları olan mamadan yüzde 18 KDV alması ve her fiyat artışında bu oran nedeniyle daha fazla para alması kabul edilemez. Bu nedenle KDV oranını yüzde 1- 8 aralığına düşürerek ilk adımı atması gereken devlettir” denildi.

KDV’nin temel bir ihtiyaç olan ekmekte, kuş ve balık yemleri, bakliyat ürünlerinin birçoğunda yüzde 1, gıda maddeleri, sinema-tiyatro, konaklamada yüzde 8 olduğu belirtilen açıklamada, “Kedi ve köpek mamalarında neden yüzde 18 KDV alınıyor. Bu hayvanların gönüllüleri veya sahiplenenleri, aç kalmamaları için temel ihtiyaçlarından biri olan mamaya neden yüzde 18 KDV ödemek zorunda kalıyor. Yani her 5 günlük mamaya vereceği para ile ekstradan 1 sokak arkadaşı daha beslenebilecekken neden bunun önü kesiliyor” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Ağzı yok, dili yok, günümüz dünyasında avlanabilecek ortamı yok. Çöpü karıştıracak, poşetleri açabilecek parmakları yok. Güvenmek istediği insanlara, yaklaşmaya inancı yok. Çünkü dövülüyor. İşkence yapılıyor. Taş atılıyor. Mahallelerden sürekli kovuluyor. Başını sokacağı alan dahi yok. Üstüne bir de yaşadığı ülke, kendisine zar zor ulaşacak mamadan yüzde 18 vergi alınıyor. Soruyoruz bu hak mı? Bu canların hayatını her yerden zorlaştırmıyor muyuz? Devletimize buradan sesleniyoruz. İlk adımı siz atın ve sokak hayvanlarının temel ihtiyacı olan mamadaki yüzde 18 KDV’yi lütfen kaldırın.”

Kaynak:https://www.cumhuriyet.com.tr/

Evcil kuşların bakımı ve beslenmesi

Dünya genelinde çeşitli evcil kuşlar bulunmaktadır. Ve her birinin kendine has bakım ve beslenme koşulları vardır. Bu sevimli kuşların stressiz ve uzun süre yaşaması için uygun çevre koşulları sağlamanız gerekmektedir

Bu paylaşımda evcil kuşların bakımı ve beslenmesi ile ilgili önemli konuları paylaşmaktayız. Ve eğer bir evcil kuş beslemek isterseniz bu bilgiler kuşunuzun sağlıklı ve neşeli olarak yaşaması için yardımcı olacaktır.

Evcil kuşlar genel olarak hobi amaçlı olarak insanlar tarafından beslenilmektedirler. Ve bazıları ise yalnızlıklarını dolduracak bir sevimli ve neşeli arkadaş olarak satın alınırlar. Ama bazı kişiler ise bu kuşların üremesi ile para kazanmayı amaçlamaktadırlar. Ama bu kuşların bakımı ve beslenmesi ile ilgili herhangi bir bilgi vermeden, evcil kuşları tanımanız gerekmektedir. Ve aşağıda en yaygın olarak evlerde bulunan kuşları listeledik :

Muhabbet kuşu
Sultan papağan
Kanarya
Mayna kuşu
Jako papağan (Afrika gri papağanı)
Cennet papağanı
Kakadu papağanı
Macaw (Ara) papağanı
Yeşil yanaklı papağan
Finç
Güvercin
İskender papağanı

Bu kuşlardan her birisi kendine özel bakım ve beslenme koşullarına sahip olmaktadırlar. Ve bu kuşlar ile alakalı Altın kuluçka web sitesinde detaylı bilgiler paylaşılmaktadır.
Altın kuluçka blog sayfasına aşağıdaki adrese tıklayarak ulaşmanız mümkün olmaktadır :

https://altin-kulucka.com/blog/

En iyi evcil kuş hangisidir ?

Az önce listelediğimiz kuşların hepsi evcil kuşlar olmaktadırlar. Ve bu kuşların tabii ki fiyatı ve bakım koşulları farklı olmaktadır. Ve birazda sizin butcenize bağlı olmaktadır. Bazı kişiler güzel ötüşü olan kuşları severler ve bazıları ise daha cesur ve konuşma yeteneği olan kuşları beslemeyi severler.
Kanarya gibi kuşlar sadece güzel ötmeleri nedeni ile insanların ilgisini çekmektedirler ve bakımı ve beslenmesi için ise fazla para harcamanıza gerek olmamaktadır. Ama papağan türleri ve mayna kuşu gibi evcil kuşların bakımı daha masraflı olmaktadır. Ve aynı zamanda bu kuşlar psikolojik olarak daha hassas olmaktadırlar. Ve eğer bu kuşlar için ayıracağınız yeterli zamanınız yoksa kesinlikle tavsiye edilmemektedir.

Çiğdeci kuşu, jako papağan ve diğer papağan ırkları konuşma yeteneğine sahip olmaktadırlar. Ve saatlerce sizi eğlendirebilirler. Ama bu kuşların yalnız kalmaması gerekmektedir. Ve eğer onlar için zaman ayırmazsanız, depresyon hastalığına yakalanmaları mümkün olmaktadır.

Evcil kuş sahiplenmek için gerekli malzemeler :

Genelde insanlar hobi olarak evlerinde kuş beslemek isterler ve çok nadiren evde kuş besleyerek para kazanmayı düşünenler vardır. Ayrıca bir çift kuş dan kazanılan para ekonomik açıdan pek kar olarak değerlendirilemez.
Ama bir evcil kuş sahiplenmek için aşağıdaki malzemelere ihtiyacınız vardır :

Kafes : kuşların yaşaması ve kendilerini güvende hissetmeleri için kafes önemli olmaktadır. Ve özelliklede papağanlar için kafes bir barınak ve güvenli bir sığınak anlamına gelmektedir. Ama kafesin boyutunu kuş türüne uygun olarak seçmeniz gerekmektedir.
Yemlik ve suluk : kuşunuza uygun yemlik ve suluk satın almanız gerekmektedir. Ve kuşun susadığı veya acıktığı zaman kolay bir şekilde yem ve suya erişmesi gerekmektedir. Ve gagasının kolay bir şekilde yemlik ve suluğa yerleşmesi önemli olmaktadır.
Tünek : tünek kafes içinde kuşun dinlenmesi için, konulan çubuklar olmaktadır. Ve tavsiyemiz, tüneğin ağaçtan olması ve kaygan olmaması gerekmektedir. Tünekler ise kuşa göre farklı olmaktadır. Örnek olarak ara papağan için kullanılan tünek muhabbet kuşu için uygun olmamaktadır.
Oyuncaklar : muhabbet kuşu, jako papağan, kakadu ve diğer papağan ırkları için kafeslerinde oyuncakların olması gerekmektedir. Ve siz evde olmadığınız zaman, kuşunuzun bu oyuncaklar ile zaman geçirmesi sıkılması ve kendini yalnız hissetmesine neden olmaktadır. Farklı kuşlar için uygun oyuncaklar online pet shop mağazalarında bulunmaktadır. Ve kolayca sipariş edebilirsiniz.

Evcil kuşlar için uygun çevre koşulları :

Kuşunuzun kafesi ses ve gürültüden uzak bir yerde olması gerekmektedir. Ve kuşun strese girmesine neden olan, faktörlerin giderilmesi gerekmektedir. Evcil kuşlar genelde yeni bir yere geldikleri zaman stres yaşarlar ve her şeye tepki göstermeleri mümkün olmaktadır. Ve bu yüzden huzurlu bir yeri kuşunuza seçmeniz önemli olmaktadır.
Baharat kokusu, parfüm veya sigara ve nargile dumanı evcil kuşlar için son derece zararlı olmaktadır. Ve kuşunuzu kesinlikle evinizin balkonuna koymamanız gerekmektedir. Çünkü hava akımı ve rüzgar kuşun soğuk algınlığına yakalanmasına neden olmaktadır.

Evcil kuşların beslenmesi :
Kuşlar doğal olarak tahıllar, sebzeler ve meyvelerden beslenmektedirler. Ve bazıları ise küçük haşereler ve solucanlardan ise beslenmektedirler. Ama papağanlar için sadece meyve, sebze ve tahıllar verilmektedir.
Evcil kuşların beslenmesi genel olarak program üzerinden gerçekleşmektedir. Ve yem karışımında vücutlarının ihtiyacı olan besin değerlerinin yer alması gerekmektedir. Bu yüzden, kuşlarınıza her zaman çeşitli meyveler, sebze, tahıllar, tohumlar, suda haşlanmış yumurta, kemik unu, kuşa özel peletlerin verilmesi gerekmektedir.

Evcil kuşların kuluçkası ve üreme mevsimi :

Evcil kuşlar normalde ilkbahar gelişi ile, çiftleşmeye ve yavru yapmaya başlarlar. Ve bu yazın sonlarına kadar sürebilir. Yani kuşa göre farklı olmaktadır.
Bazı zamanlarda, çiftlerin genç olması, nedeni ile çiftleşme başarılı olmaz ve dişi kuşun yumurta üzerinde yatmasına rağmen yumurtalardan civciv çıkmaz. Nedeni ise yumurtaların dölsüz olması ve çiftin yavru sahibi olması için daha erken olmasıdır.
Hatta bazı genç çiftlerin yumurtalar ile ne yapması gerektiği konusunda hiçbir deneyimi olmamaktadır. Ve bu yüzden yumurtaları yuvasından dışarı atar.
Bu nedenle bazı pet shop sahipleri ve evcil kuş yetiştiricileri, kuşların üremesi için kuluçka makinesi kullanmaktadırlar.
Kısacası eğer hobi olarak bile bir çift kuş besliyorsanız ister istemez yavruları olacaktır. Ve bu yüzden yavruların bakımı ve beslenmesi ile ilgili bilgiler edinmeniz tavsiye edilmektedir. Çünkü bazı kuşlar agresif olmaktadırlar. Ve bazen yumurtadan çıkan yavrularını beslemezler. Bu yüzden eliniz ile beslemeniz gerekmektedir.

Evcil kuş beslemenin dezavantajları :

Eğer evcil kuş sahibi iseniz, bazı konuları dikkate almanız gerekmektedir. Ama genel olarak evcil kuşlar gürültülü olmaktadır. Ve bazıları için dayanılmaz olmaktadır. Örnek olarak jako papağanlar ara sıra çığlık atmaları ve bağırmaları mümkün olmaktadır.
Bu yüzden, bir evcil hayvan sahiplenmeden, bu konulara dikkat etmeniz tavsiye edilmektedir. Bazen uzman bir veteriner bulmak, zor olabilir ve kuşunuz eğer hasta olursa, tedavisi için baya uğraşmak gerekmektedir. Hatta bazen bu yüzden kuşunuzu kaybedebilirsiniz.
Tavsiyemiz kuşunuzu yatak odanıza koymayın, çünkü bazı kuşlar hastalık taşıyıcısı olabilirler. Ve hastalığın size bulaşması mümkün olmaktadır. Bazı mantar hastalıklar, papağan ateşi, ve bazı viral ve enfeksiyonel hastalıkların sizede bulaşması mümkün olmaktadır.
Bu yüzden her zaman kuşunuz ve kafesinin temiz olması gerekmektedir. Ve bakımına dikkat etmeniz tavsiye edilmektedir.

Kaynak:https://www.haberekspres.com.tr/

Uzmanı açıkladı! Evcil hayvanlar depresyona girer mi?

Evcil hayvanı olan kişiler hayvanlarının tıpkı insanlar gibi kimi zaman neşeli kimi zaman üzüntülü olduklarını ifade ederler. Evcil hayvanlarında hiç süphesi duyguları vardır. Sevildiklerinde nazlanırlar. Sahiplerine yol arkadaşlığı yaparlar. Peki evcil hayvanlar depresyona girer mi? İşte cevabı…

Kedi, köpek, balık gibi evcil hayvanlar sahiplerine çok düşkün olurlar. Evcil hayvanların da duyguları vardır. Peki evcil hayvanlar depresyona girer mi? İşte cevabı…

Aksam.com.tr’den Sena Parlar’a çarpıcı açıklamalarda bulunan Psikolog Derya Yalçınkaya, hayvanların da tıpkı insanlar gibi psikolojik rahatsızlık geçirebildiklerini ifade etti.

EVCİL HAYVANLAR DEPRESYONA GİRER Mİ?

Hayvanlarda da insanlar gibi bir çok hastalık görülebilmektedir. Kalbi olan canlının kalp rahatsızlığı olması kulağa normal gelirken anksiyete ve depresyon gibi ruhsal sorunları bir hayvanın yaşamasına şaşırıyoruz. Oysaki hayvanlarda depresyona girebiliyor. Kaygı geliştirebiliyor yada ayrılık anksiyetesi yaşayıp agresifleşebiliyor. Çoğu hayvan hastanesinde bu konuyla ilgili ayrı bir bölüm mevcut. Davranış Bozukluğu ünitesi hayvanların bu rahatsızlıklarına çözüm arıyor. Özellikle köpekler üzerinde yapılan araştırmalar; köpeklerinde akut ve kronik stres durumlarında farklı davranışlar ve vücut pozisyonları sergilediklerini göstermektedir. Stres ile ortaya çıkan bu davranışların bilinmesi köpeklerin refahı için yol göstericidir. Hatta köpeklerin akut stres durumundaki davranışlarını etkileyen diğer bir önemli kriter, stres uyaranının önceden tahmin ve kontrol edilebilirliğidir. Schwizgebel’in 1982 yılında yapmış olduğu bir araştırma; köpeklerin akustik ve fiziksel stres durumunda kesik havlama, ağız çevresini yalama, ön patiyi kaldırma , vücut pozisyonunu alçaltma , oturma ve yatma davranışlarını gösterdiklerini belirtmektedir.
Kaynak: https://www.aksam.com.tr/

Pet shoplarda yeni dönem: Katalogtan satış yapılacak

Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişikliğin kabul edilmesiyle Türkiye’de pet shoplarda kedi köpek satışı yapılması yasaklandı. Pet shop sahiplerine ellerindeki hayvanları satmaları için verilen sürenin ise son 7 ayına gelindi.

Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Başkanı Ahmet Kemal Şenpolat, “Belki eskisi gibi satışlar olmayacak ama aynı kişiler size katalogdan sunum yapacak. İnternetten hayvan seçim olanağı olacak” dedi. Pet shop sahibi Ufuk Yardım ise bu durumun izdihama yol açacağını belirtti.
Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklik 9 Temmuz 2021 tarihinde TBMM’te kabul edilerek yasalaştı. Yasayla birlikte pet shoplarda hayvan satışı yasaklandı. Pet shoplara 1 yıl süre verilmesiyle 14 Temmuz 2022 tarihine kadar hayvan satılabilecek. Bu tarihten sonra evcil hayvan satışları internet üzerinden yapılacak.
Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Başkanı Ahmet Kemal Şenpolat, hayvan satışının tamamen yasaklanmasını talep etti. Pet shop sahibi Ufuk Yardım ise esnaf için sürecin zor olacağını belirterek, kararın gözden geçirilmesi gerektiğini savundu.
HAYVAN SATIŞI DEVAM EDECEK
Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Başkanı Ahmet Kemal Şenpolat, “Evcil hayvanların satışına ilişkin bir derece de olsa yasaklanması için madde geldi. Ancak kendilerine satış için bir yıl süre verildi, 14 Temmuz 2022 yılına kadar maalesef hayvan satışı devam edecek. Bu tarihten sonra bunların satışının olmaması gerekiyor. Fakat broşür üzerinden, katalogla internet üzerinden satışlar devam edecek. Dolayısıyla aslında biz zaten muradımıza eremedik. Esas istediğimiz şey tamamıyla bu satışın yasaklanması. Bizim esas derdimiz evcil hayvanların dükkanlarda yaşadığı ıstırap değil. Evet, bu da bir sorun ancak ana sorun bu hayvanların kontrolsüz bir şekilde neredeyse parasını veren herkese satılabiliyor olması. Daha sonrasında bu hayvanın terkedilmesini kontrol bile demiyorsunuz. Ardından hayvanların eşleştirilmesi ya da çiftleştirilmesi nedeniyle sokak hayvanlarına yönelik problemin artmasıyla biz bu yasayı istemiştik. Ancak biz artık çok büyük bir değişiklik olacağını sanmıyoruz. Belki eskisi gibi satışlar olmayacak ama aynı kişiler size katalogdan sunum yapacak. Hatta internetten hayvan seçim olanağınız olacak. Dolayısıyla popülasyonu aşağıya indirmeye yönelik bir madde değişikliği olmadı. Bu durum bizi çok umutlandırmadı ve sevindirmedi açıkçası. Ana sorunumuz bizim popülasyonu eritmekti. Hayvan bakımevlerinde bu kadar terkedilmiş hayvan varken hala satışının tamamen yasaklanmaması bir şekil sorunun giderilmemesi için yapılmış hobi tatmini oluyor. Bu kadar zavallı hayvan var onların tedavisine destek olun. Sırf cins diye binlerce dolarlık hayvan almaya gerek yok” dedi.
“KEDİ KÖPEK İNTERNET ÜZERİNDEN SATILIP İLLEGAL GEÇİM KAYNAĞI OLACAK”
Pet shop sahibi Ufuk Yardım, “Çok zor olacak. Çünkü bu kedi köpekleri barınaklara salanlar oradan sadece cins kedi köpekleri alıyorlar. Sokak kedi köpeklerini çok fazla arayan soran yok. Bu hayvanları sokağa salsalar olmaz. Belediyelerin barınakları var ama İstanbul’da 4 bin tane pet shop var, bu kadar kedi köpeğe bakacak belediye de yok. Çok büyük bir izdiham olur, hem kedi köpeklere yazık olur, hem esnaf arkadaşlara yazık olur. Bu kararı tekrar gözden geçirsinler. Kedi köpek internet üzerinden satılıp illegal bir geçim kaynağı olacaktır. Kedi köpek satın alanlar için güvenli alım satım olmayacak. Şikayet edecekleri bir merci de olmayacak bu yüzden bunu da tavsiye etmiyoruz” dedi.

Kaynak: https://www.cumhuriyet.com.tr/

İSTANBUL VETERİNER HEKİMLER ODASI BAŞKANI ARSLAN: “VETERİNER HEKİMLERE UYGULANAN AYRIMCILIĞA DERHAL SON VERİLMELİ”

İstanbul Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık çalışanı olan veteriner hekimlerin uzun zamandır dışlandığını, yok sayıldığını söyledi. Arslan, “Veteriner hekimler, sağlık çalışanları için emeklilik maaşlarına yapılan düzenlemenin dışında tutulmuşlardır. Sağlıkta Şiddet Yasası kapsamına alınmamışlardır. Oysa veteriner hekimler, koruyucu hekimlik hizmetlerinin ilk bariyerini oluştururlar. Veteriner hekimlere uygulanan bu ayrımcılığa derhal son verilmelidir” dedi.
Murat Arslan, yaptığı açıklamada, veteriner hekimlerin sağlık çalışanları için yapılan düzenlemelerin dışında tutulmasını eleştirdi. Veteriner hekimlerin, 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’na göre sağlık sınıfında bulunduğuna vurgu yapan Arslan, “Veteriner hekimlik mesleği ülkemizde son yıllarda oldukça dışlanmış, görmezden gelinmiştir. Gerek özlük hakları gerek ücret gerekse motivasyon anlamında mağdur edilmişlerdir” diye konuştu.
Prof. Dr. Arslan, yaşadıkları mağduriyet nedeniyle yakın zamanda Ankara’da bir basın açıklaması yapacaklarını ve iş bırakmaya kadar giden etkinlikler yapmayı planladıklarını söyledi.

“VETERİNER HEKİMLER ÇOK SAYIDA BULAŞICI HASTALIĞI İNSANLARA BULAŞMADAN YOK EDERLER”

Arslan, şunları kaydetti:
“Veteriner hekimler, beş yıl boyunca koruyucu hekimlik, tedavi, güvenilir gıda ve toplum sağlığına ilişkin hekimlik eğitimi gören bir meslek grubudur. Ülkemizde 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’na göre sağlık sınıfında yer alırlar. Ancak söz konusu özlük hakları olunca maalesef genellikle kapsam dışı tutulmaktadırlar. Oysa veteriner hekimler, koruyucu hekimlik hizmetlerinin ilk bariyerini oluştururlar. Çok sayıda bulaşıcı hastalığı daha insanlara bulaşmadan hayvanlarda, yani kaynağında aşılayarak yok ederler. Pandemide bunun ne kadar önemli olduğu tekrar görülmüş oldu. Ayrıca sağlıklı hayvansal gıdanın çiftlikten sofraya gelirken bütün aşamalarında görev alan tek meslek grubu veteriner hekimliktir.

“TEHLİKELİ MESLEK GRUBUNDA YER ALMALARINA RAĞMEN FİİLİ HİZMET ZAMMI HAKKI ELLERİNDEN ALINMIŞTIR”

Dünyada bu nedenle stratejik olarak bakılan veteriner hekimlik mesleği, ülkemizde son yıllarda oldukça dışlanmış, görmezden gelinmiştir. Gerek özlük hakları gerek ücret gerekse motivasyon anlamında mağdur edilmişlerdir. Örneğin tehlikeli meslek grubunda yer almasına rağmen fiili hizmet zammı hakkı ellerinden almıştır. Yine sağlık çalışanları için yakın geçmişte emeklilik maaşlarına yapılan düzenlemenin dışında tutulmuşlardır. Sağlıkta Şiddet Yasası kapsamına alınmamışlardır. Son olarak yine sağlık çalışanları için gündeme getirilen, ancak bütçe görüşmeleri sonrasına ertelenen düzenlemelerin kapsamı dışında tutulmuşlardır. Aslında bu adımlar veteriner hekimlerin mağduriyeti yanında koruyucu hekimlik hizmetlerinin aksamasına ve toplum sağlığının olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. O nedenle sadece bizleri değil bütün toplum ilgilendirmektedir. Veteriner hekimlere uygulanan bu ayrımcılığa derhal son verilmelidir. Yakın zamanda tüm bileşenlerimizin katılımıyla Ankara’da bir basın açıklaması yapmayı planlamaktayız. Mağduriyet giderilmediği takdirde acil vakalar dışında iş bırakmaya kadar giden etkinlikler yapmayı planlamaktayız.”

Kaynak: https://ankahaber.net/

Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan ‘tehlike arz eden köpek ırkları’ genelgesi

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli imzalı genelge ile Amerikan Pitbull Terrier, Dogo Argentino, Fila Brasilerio, Japanese Tosa ırklarına ek olarak American Staffordshire Terrier ve American Bully ırkı köpeklerin de ‘tehlike arz eden hayvan’ olarak belirlendiği; bunların kayıt belgesiz, ağızlıksız ve tasmasız dolaştırılamayacağı, halkın yoğun bulunduğu yerler ile çocuk oyun alanları ve parklara sokulamayacağı belirtildi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, 7332 sayılı ‘Hayvanları Koruma Kanunu İle Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14 Temmuz 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği hatırlatıldı. Söz konusu kanunun 5’inci maddesi kapsamında 5199 sayılı ‘Hayvanları Koruma Kanunu’nun 14’üncü maddesinin (l) bendinin ‘Bakanlıkça belirlenen tehlike arz eden hayvanları üretmek, sahiplenmek, sahiplendirmek, barındırmak, beslemek, takas etmek, sergilemek, hediye etmek ve bunların ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapmak yasaktır’ şeklinde değiştirildiği hatırlatıldı.
Bu kapsamda, tehlike arz eden hayvanların belirlenmesine dair bakanlık bünyesinde ilgili kurum ve kuruluşların temsilcilerinden oluşturulan komisyon tarafından; Amerikan Pitbull Terrier, Dogo Argentino, Fila Brasilerio, Japanese Tosa ırklarına ek olarak American Staffordshire Terrier ve American Bully ırkı köpeklerin de tehlike arz eden hayvanlar olarak belirlendiği kaydedildi.

14 OCAK’A KADAR KAYIT ALTINA ALINMALI

Tehlike arz eden hayvanlarla ilgili hususların yer aldığı ‘Tehlike Arz Eden Hayvanlar İle İlgili Genelge’nin 07 Aralık 2021 tarihinde yürürlüğe girdiği hatırlatılarak şöyle denildi:
“Yürürlüğe giren genelge ile, 7332 sayılı Kanun gereğince 14 Temmuz 2021 tarihi öncesinde sahiplenilmiş tehlikeli ırkların, 14 Ocak 2022 tarihine kadar kısırlaştırılarak kayıt altına alınması kaydıyla sahiplerince bulundurulmasına imkan sağlanacaktır. Amerikan Pitbull Terrier, Dogo Argentino, Fila Brasilerio, Japanese Tosa ırklarına ek olarak sahipli American Staffordshire Terrier ve American Bully ırkı köpeklerin de söz konusu tarihe kadar veteriner kliniklerinde kısırlaştırılmaları ve mikroçip ile işaretlenmeleri, sahiplerince kısırlaştırıldıklarına dair belge ile birlikte PETVET sistemine kaydettirilmek üzere il veya ilçe tarım müdürlüklerine başvuruda bulunmaları önem arz etmektedir. Aksi takdirde söz konusu hayvan sahiplerine 28’inci maddenin 1’inci fıkrasının (j) bendinde öngörülen idari yaptırım hükümleri uygulanacaktır.
Açıklamada, yine kısırlaştırılan ve kayıt altına alınan bu hayvanların kayıt belgesiz, ağızlıksız ve tasmasız olarak dolaştırılamayacağı, halkın yoğun olarak bulunduğu yerler ile çocuk oyun alanları ve parklarına sokulamayacağı belirtilerek, “Bu hükümlere aykırı hareket edenlere, 11 bin TL idari para cezası verilecek; belirtilen yasaklara aykırılığın tekrarı halinde, idari para cezası verilerek hayvanlara el konulacak ve en yakın belediye tarafından hayvan bakım evine götürülecektir” denildi.

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/

Hayvanseverler dikkat! Son gün yaklaşıyor

Evcil hayvanlara mikroçip takılması zorunlu hale geliyor. Böylece hayvanların tüm bilgilerine ulaşılabilecek. Çip taktırmamanın cezası 10 bin lirayı buluyor. Köpek ve kediler için çip taktırma zorunluluğunun son tarihi farklı.

Erzurum Güncel- Aşılarının takibini, kaybolduklarında sahiplerine kolayca ulaşılabilmeyi sağlayan mikroçip uygulaması, evcil hayvanların sokağa terk edilmelerinin de önüne geçiyor.
Sahiplerin iletişim bilgilerinin de yer aldığı mikroçipler evcil hayvanların vücuduna enjekte ediliyor. Uygulama ile Türkiye’deki evcil hayvanların sayısının da tespit edilmesi amaçlanıyor.
CEZASI 10 BİN LİRA!
Henüz evcil hayvanlarına çip yerleştirmeyenler ise 10 bin liraya kadar varan para cezaları ile karşılaşabilecek.
KEDİLER İÇİN BİR YIL, KÖPEKLER İÇİN SON 3 HAFTA
Evcil hayvanlara getirilen zorunlu deri altı mikroçip uygulamasında köpekler için tanınan sürenin bitmesine sayılı günler kala veterinerlerde yoğunluk yaşanıyor.

Hürriyet.com.tr’de yer alan habere göre, Veteriner Hekim Tuğçe Yalçın uygulama ve kapsamı hakkında şu bilgileri verdi:

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, 2021 Ocak ayı itibariyle ilk olarak köpeklere mikroçip taktırma zorunluluğu getirdiğini hatırlatan Yalçın, “Ocak ayından itibaren çip takılmamış herhangi bir köpek dostumuz tespit edildiğinde kişiler önce uyarılacak. Uyarılara rağmen köpeğe hala çip takılmadığı tespit edilirse kişi, cezai yaptırımlarla karşılaşacak’’ dedi.
İlk hedefin sahipli hayvanları kapsadığını da belirten Yalçın, “2022 Ocak ayından itibaren de kedi ve gelinciklere zorunluluk gelecek” dedi.
Uygulamanın amacına yönelik de konuşan Yalçın, Türkiye’deki hayvan popülasyonunun tam olarak bilinmediğini en başta da kedi ve köpeklere dair kesin bir sayı ifade edilemediğini söyledi.
Yalçın, gelen mikroçip uygulamasıyla bu rakamların kesinlik sağlayacağını belirtti. İnsanlardan hayvanlara ya da hayvanlardan insanlara geçebilecek bazı hastalıklarının tespiti için de kolaylık sağlayacağını açıklayan Yalçın, en başta kuduz hastalığını örnek gösterdi.
Yalçın şunları söyledi: “Ülkemizde kuduz hâlâ görülen bir hastalık. Herhangi bir tedavisi bulunmadığı için de tespit ve ihbar edilmesi çok önemli. Mikroçip uygulaması, bu gibi hastalıklar için de bir takip programı oluşturuyor. Çipli bir hayvanın sağlık geçmişine ulaşılabileceği için herhangi bir ısırılma olayında vakaya anında müdahale imkânı sağlayacak”

Kaynak: http://www.gazeteguncel.com/

 

Profesyonel köpek eğitmeninden 10 adımda köpek eğitimi

Evde bakılan, birlikte vakit geçirilen köpeklerin daima sadık, sevgi dolu ve itaatkâr tavırlara sahip olmaları için yavruluk döneminde karakterini doğru şekillendirmek adına mutlaka belirli eğitimleri almaları gerektiğini belirten profesyonel köpek eğitmeni Murat Güngör, 10 adımda profesyonel köpek eğitiminin şartlarını anlattı.
Profesyonel köpek eğitmeni Murat Güngör yavru köpek eğitimine, eve girdiği ilk andan itibaren başlanılırsa alacağı eğitimin o kadar kaliteli olacağını belirtti. Yavruluk dönemini köpeklerde karakterin yeni oluştuğu dönem olarak yorumlayan Güngör, köpek eğitiminde erken sürecin önemini vurgulayarak, “Henüz kötü alışkanlık kazanmamış ve agresyon sorunları olmayan dostunuza köpek eğitimi verilmesi eğitimdeki kalıcılığı son derece arttıracaktır” dedi.
Bir canlıyı eğitmenin ve ona yeni şeyler öğretmenin asla göründüğü gibi kolay olmadığının altını çizen Murat Güngör, eğitime karar verilmiş ise köpeği eğitecek olan kişinin oldukça sabırlı ve istikrarlı olması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye’deki en genç köpek eğitmeni de olan Güngör, yaklaşık 10 senedir bu sektörde bulunduğunu kaydetti.

10 adımda köpek eğitimi
“Ev ortamında beslediğimiz her canlının mutlaka eğitim almasını sağlamalı” diyen Güngör, “Eğitimleri vermeden önce davranışlarımızı ve ona karşı olan tavrımızı en başında belirlemeli ve oluşabilecek sıkıntıların önüne geçmeliyiz. Günlük yaşantımıza kolaylıkla uyum sağlayabilmeleri ve bizim ile kaliteli zaman geçirmeleri için eğitim sürecini en erken döneme çekmeliyiz. Hatta dostunuz eve ilk girdiği dönemlerden itibaren eğitim sürecini başlatmalısınız” şeklinde konuştu.
Güngör, iyi ve doğru bir köpek eğitimi için 10 adımda köpek eğitimi şartları ise şu şekilde sıraladı:

“Yaşam alanı
Sahiplendiğiniz yavru köpekler için ilk önceliğiniz ev içerisinde uygun bir yaşam alanı oluşturmak olmalıdır. Bahçeli bir eviniz varsa bahçeye yakın bir oda içerisinde yaşam alanı oluşturabilirsiniz. Bahçeye yakın bir mekânı ona yaşam alanı seçmenizde giriş çıkışları kolaylaşacak ve tüm egzersiz ihtiyaçlarının da karşılanması sağlanacaktır. Onlara oluşturulacak küçük alanlar özgürlüklerini kısıtlayacak ve bu da dostunuzda agresyon sorunları oluşacaktır. Dostunuza temel ihtiyacını karşılayacağı özel yerler yapılmalıdır.

Şımartmamak
Bir köpeğe insan muamelesi yapmak, onların her istediği şeyi yerine getirmek özelliklede şımartmak köpeklerde saldırganlığa ve itaatsizlik gibi önemli sorunlara yol açar. Liderlik ruhuna sahip olmalarını sağlamak, örneğin evin her tarafında oynamasını, koltukta uyumasını ve yemek sofralarına kadar çıkmasına göz yumarsanız dostunuz size asla itaat etmeyecektir.

Mama düzeni
Bir köpeğin sağlıklı olabilmesi için günlük olarak 40’dan fazla besin öğesini alması gerekir. Evde yapılacak olan mamalar veya ev yemekleri dostunuzun sağlığına çok zarar verir. Yaşam sürelerinin kısalmasına ve olası hastalıklara yol açar. Köpeklerde mama düzeni oluşturmak verilecek olan tuvalet eğitimi ve sosyallik eğitimi ile de doğrudan bağlantılıdır. Onlara ne kadar çok mama verirseniz onlar o kadar çok doyumsuz olacaklardır.

Tuvalet alışkanlığı
Yeni sahiplendiğiniz köpek sizin ile ev ortamında yaşıyorsa dikkat etmeniz gereken en önemli konu tuvalet eğitimidir. Köpeklerde tuvalet alışkanlığı, dostunuzun yavruluk döneminde verilmesi gerekir. Yavruyken tuvalet alışkanlığı kazanması ilerleyen süreçlerde yaşanacak olan tüm sorunlarında bir nevi önüne geçecek. Tuvalet eğitimi en zor eğitimlerden biri olduğu için profesyonel köpek eğitmenlerinden yardım almak en doğru karar olacaktır.

Tasmaya alıştırmak
Henüz yavruyken sahiplendiğiniz köpeğinize ilk olarak boyun tasması takmalı ve bu tasmayı ona benimsetmelisiniz. Tasmaya alışan köpekler ile sahipler arasında güven bağı tamamen oluşur. Tasmalı bir şekilde seyahat etmek daha konforlu yürüyüşleri de beraberinde getirir. Boyun tasması ile kolaylıkla eğitilebilen köpeklerin, tasmaya alışma süreçleri biraz zor olabilir. Ama bu tamamen sizin ve köpeğinizin güvenliği için mutlaka yapılması gereken bir durumdur.

Sosyalleştirme
Karakter yapısının güzel ve doğru oluşmasını sağlamak köpeklerdeki saldırganlığı ve davranış bozukluklarını önler. Bu durumun gerçekleşmesi için de bebeklikten yetişkinliğe kadar olan süreçte sosyalleşmeli ve tamamen sosyal izolasyonu sağlanmalıdır. Çünkü dışarıya çıkarmamak ve sosyalleştirmemek ileride birçok agresyon sorununu beraberinde getirir. Evinize gelen herkese havlar, dışarıda gördüğü her canlıya saldırmaya çalışırlar. Buda huzursuz ve mutsuz bir ortamın oluşmasını sağlayabilir. Bu nedenle köpekler mutlaka fazla dışarı çıkmalı ve diğer canlıları tanımalıdır.

Hayır komutunu öğretmek
Dostunuzu kontrol edebilmeniz aynı hayatı kolay ve konforlu yaşayabilmeniz adına oldukça önemlidir. Bu ancak köpeğinize doğru ve zamanında komutları öğretmek ile gerçekleşir. Köpeğinize hayır komutunu doğru bir şekilde öğretmek onu kontrol edebilmenizi sağlar. Sizin istemediğiniz bir şeyi yaptığında hayır demeniz, bu komutu öğrenen dostunuz için kolaylıkla o eylemden vazgeçmesine sebep olacaktır. Köpekler tamamen içgüdüleriyle hareket eder. Onun lider ruhunu kırmanız ve size itaat etmesini sağlamalısınız.

Aferin komutunu öğretmek
Eğitimler için en önemli komutlardan birisi aferin komutudur. Yeni şeyler öğretilen dostunuza, öğrettiğiniz şeyi yaptığında aferin diyerek onu mutlu etmeniz gerekir. Bu komut ile istenilmeyen bir şey ile karşılaşırsanız hayır demeli ve sizin istediğinizi yaptığında ise aferin diyerek onu ödüllendirmelisiniz.

İtaat etmesini sağlamak
Köpekler doğası gereği her zaman içgüdüleriyle hareket ederler. Bu durum ilerleyen dönemlerde eğitimsiz bir köpek için saldırma, havlama, ısırma, kemirme gibi birçok davranış bozukluğunu beraberinde getirir. Size itaat etmeyen bir canlı ile yaşamak fazlasıyla zordur. Aradaki güven bağının oluşması ve yaşanacak sorunların ortadan kalkması için de büyük bir alternatif olacaktır. Size itaat eden bir köpek ile çoğu sıkıntının önüne geçebilirsiniz. Yöneticinin kim olduğunu bilmesi ve sizi lider olarak görmesi yaşayacağınız hayatı kolaylaştırır.

Eğitim tekrarları
Daha kaliteli bir birliktelik adına verilen eğitimlerde devamlılık olması gerekir. Bu yeni şeyler öğrettiğiniz dostunuzun verilen eğitimleri tamamen kavraması ve unutmaması için de önemlidir. Onu nereye veya hangi yöne doğru çekeceğiniz tamamen sizin elinizdedir. Eğitimlerde devamlılığı sağlamaz iseniz köpeğiniz kendi kendine onun doğru olduğunu zanneder ve verilen eğitimlerin yanlış yöne eğilmesini sağlar.”

Kaynak: https://www.haberturk.com/