Ana Sayfa Blog Sayfa 96

Kedi-köpek maması lüks değil, yaşamsal ihtiyaç

Döviz kurlarındaki yükseliş nedeniyle kedi-köpek mamalarına yüzde 50’lere varan oranlarda zam geldi. Yüzde 18’lik lüks tüketim KDV’si de cabası.

Türk lirasının rekor değer kaybı, enflasyon ve buna bağlı olarak ürün ve hizmetlere gelen zamlardan, kedi-köpek mamaları da etkilendi. Döviz kurlarında yaşanan yükselişin ardından kedi-köpek mamalarına yüzde 30 ile yüzde 40’a varan oranlarda zam geldi. Kedi-köpek mamalarına gelen zamlar ve yüksek KDV evcil hayvan sahiplerini isyan ettirdi. Mamalardaki yüzde 18 KDV’nin kaldırılması gerektiğini söyleyen hayvan hakları savunucuları, kedi-köpek mamasının lüks değil temel ihtiyaç olduğunu söyledi.

“KÖTÜ EKONOMİ POLİTİKALARI HAYVANLARA KADAR YANSIDI”

Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Ankara Temsilcisi Pelin Sayılgan, “Burada asıl sorun hayvan beslemenin lüks olduğunun düşünülmesi. Bu lüks değil. Kedi-köpek maması da lüks bir ihtiyaç değil. Aslında bu çok yaşamsal bir ihtiyaç” dedi. Sonuçta o hayvanların hayatta kalabilmesi için vicdanlı insanların bir şekilde bütçe ayırdığını söyleyen Sayılgan, “Sokak hayvanlarını beslemeye çalışıyorlar, evlerinde sahiplendikleri hayvanları beslemeye çalışıyorlar. Bunun lüks olarak algılanması çok saçma” ifadelerini kullandı. Kedi-köpek mamalarına gelen vergilerin ihtiyaca göre değil belli firmaların kâr amacına hizmet etmek için düzenlendiğine dikkat çeken Sayılgan, “Yaşamsal ihtiyaç olan mamalara bu kadar yüksek vergi bindirmeyi vicdanlı bulmuyoruz. Kendi çapımızla baktığımız hayvanlarda bile çok zorlanıyoruz. Zaten insanlar kendi karnını doyurmakta zorlanmaya başladı. Bu zamlarla bu hayvanları ölüme mi terk edelim? Bari vergi almasınlar. Dolar kurunun artmasıyla zaten halkın sırtına büyük yük bindi. Bu kötü ekonomi politikaları ve temelde kapitalizm krizi hayvanlara kadar yansıdı” değerlendirmesinde bulundu.

“SOKAKTAKİ HAYVANLARIN DURUMU GİDEREK KÖTÜLEŞECEK”

Her Eve Bir Pati Derneği (HEPAD) Kurucularından Emre Demir, en az yüzde 40’dan başlayan yüzde 90’lara kadar çıkan fahiş zamlarla karşı karşıya kaldıklarını söyledi. “Bu mamalar lüks tüketim değil temel tüketim” diyerek sözlerine devam eden Demir, “Kuş, inek, koyun yemlerinde yüzde 1 KDV alınırken, kedi köpek mamalarında yüzde 18 KDV alınıyor. Hâlâ bunun lüks tüketim olarak görünmesinin ilerleyen zamanlarda ciddi sıkıntılar getireceğini düşünüyoruz. Bilhassa sokaktaki hayvanların durumları çok iyi değil. Onların durumlarının giderek kötüleşeceğini düşünüyoruz. Çünkü onları besleyen gönüllüler haliyle daha az mama almak zorunda kalacaklar ve daha az beslemek zorunda kalacaklar. Bu da onların yaşam koşullarını olumsuz etkileyecek.”
Yapılan zamlar sonrası en büyük korkularından birini ise şöyle anlatıyor Demir: “Aynı şekilde bizim en büyük korkumuz mevcut evlerinde olan hayvanlardan da vazgeçilmesi. Çünkü sadece kedi-köpek mamaları değil, aşı fiyatları arttı. Umarız insanlar mevcut hayvanlarından vazgeçmezler, sokaklara terk etmezler. Bu zor zamanlarda onların yanında olurlar. Terk etmelerin şu anda başladığını gözlemliyoruz. Koronadan, ekonomik krizden sonra ciddi anlamda barınaklar doldu. Her geçen gün insanlar hayvanlardan daha kolay vazgeçmeye başladı. Kedi köpek sahiplen diyoruz, ama bunları derken de hiçbir şekilde teşvik sunmuyoruz. Kedi köpek sahiplenen insanlara teşvik verilmeli. Geçen sene 70-75 liraya aldığımız mamaları bu sene 150-180 liraya alıyoruz. Daha da artacağını söylüyorlar. Kedi köpek ne anlar KDV’den. Zaten bizler onları besliyoruz. Zaten birçok belediye bu anlamda hiçbir şekilde iş yapmıyor. Mamayı geçelim ekmek bile, bazen yetemediğimiz noktalarda çaresizlikle ekmek alıyoruz, hayvanlara dağıtılsın diye. En son 30 kuruşa aldığımız ekmeği şimdi 70-80 kuruşa alıyoruz. Bu ekmekler bayat ekmekler. O bile bizim belimizi büküyor. Düşünün durumun ne kadar kötü olduğunu.”
Reklam
Devletin en azından KDV’yi kaldırması gerektiğini söyleyen Demir, “En azından mamaların yüzde 18’lik KDV’si düştüğünde biz hayvanseverler, STK’ler bir nebze de olsa mutlu olacak” dedi.

“ARTIK KAPI ÖNÜNE BİR KAP MAMA KOYAMAYACAK HALE GELECEĞİZ”

“Mamalar 1 haftada 2 kez zam gelmesi kabul edilebilir bir şey değil” diyerek söze başlayan Veteriner Hekim Esra Doğu, “Üstelik hâlâ yüzde 18 KDV alınıyor olması da cabası. Bizler evlerimizde patili dostlarımızla yaşamaktan ziyade kapılarımızın önünde, sokaklarımızda ve mahallelerimizde yaşayan sahipsiz hayvanlara da bakıyoruz. Yani yaptığımız masraflar sadece evdekilerle sınırlı kalmıyor. Gelen zamlara karşı eriyen maaşın karşısında haliyle aldığımız mamaların gramajında da azalma oluyor. Olmaması için ne kadar uğraşsak da, bir yerlerden kırpıp kırpıp onların mama parasına aktarsak da, hissedilir bir şekilde mamanın kalitesinden, aromasından, miktarından ödün vermek zorunda kalıyoruz. Kış kapıda, kar soğukları eli kulağında. Bir kedi dondurucu soğukta maksimum 6-8 saat aç kalabilir. Sonrası ölüm ne yazık ki, bu tablolara çok sık rastlayacağız. Köpeklerde de durum çok farklı değil 15-17 saat kondüsyonu iyiyse o da, bu soğukta açlığa ancak bu kadar dayanabilir. Görünen o ki artık kapı önüne bir kap mama koyamayacak hale geleceğiz” dedi.

“EVDE TEDAVİ CİDDİ HASTALIKLARA HATTA ÖLÜMLERE NEDEN OLACAK”

Bu zamların sadece mama ile sınırlı kalmayacağını aktaran Doğu, “İlaçlara, aşılara, tıbbi malzemelere, petshop ürünlerine de döviz kurlarındaki hızlı yükselişten kaynaklı fahiş zamlar geldi ve gelmeye de devam edecek. Yarın insanlar kedisini, köpeğini veteriner masraflarından kaçmak için evlerinde tedavi etmeye başlayacaklar. Yanlış teşhis ve tedavi sonucu geri dönüşü olmayan hastalıklar hatta ölümler bile görebiliriz. Maalesef insanları buna mecbur bırakıyorlar, bedelini hayvanlar ödemek zorunda kalıyor. Hayvansever dernekler bu süreçte daha çok sıkıntı çekiyor. Hem mama masrafları hem tedavilere yetişmek zorunda kalıyorlar. Artık insanlar evde mama yapmaya başlayacak. Pandemi de nasıl evde ekmek yapmayı öğrendiysek mama yapmayı da öğrenir hale geleceğiz ama bu maalesef amatör bir ekmek yapmak gibi değil. Profesyonel bir el değmeden bu mamalar hazırlanmaz, mama içeriğinin rasyonu dediğimiz bir şey var, mesela bir kedi mamasında ortalama yüzde 30- 40 civarı protein olmalı, yağ, ham kül, karbonhidrat, vitamin ve mineral vs. yönünden her değerin hassas bir şekilde eklenmesi gerekir. Bu değerlerden bir ya da bir kaçı eksik olursa tek yönlü beslenmeye dayalı uzun vadede hastalıklar karşımıza çıkabilir. Bu riskleri de göz önünde bulundurmalıyız. Kısacası halkın, kedi köpek mamasına yüzde 0 KDV ile ulaşması gerekir” dedi.

Kaynak: https://www.evrensel.net/haber/

Kısırlaştırma Sonrası Köpeğe Nasıl Bakılır? İşte Kısırlaştırma Sonrası Köpek Bakımının İncelikleri…

Etçil ve memeli hayvan türleri arasında sayılan köpekler dünyada en çok evcil olarak beslenen hayvanlar arasında yer alıyor. Köpeklerin görünüş ve büyüklüklerine göre 400’den fazla ırka sahip olduğu biliniyor. Aynı zamanda köpekler, kedilerle birlikte dünyanın en geniş coğrafyasına yayılan hayvanlardan biridir. Günümüzde sokaklarda da sıkla rastladığımız köpeklere evlerde de sıkça rastlıyoruz. İnsanlarla benzer bazı özellikleri de olan köpekler memeli hayvanlardır ve tıpkı insanlar gibi bir aile kurmak isterler. Fakat bazı durumlarda sahipleri tarafından kısırlaştırılmak zorunda kalabiliyorlar. Kısırlaştırma da köpeğinizin küçük bir operasyon geçirmesi demektir ve sonrasında bir süre iyi bakılması anlamına geliyor. Köpeğini kısırlaştıran birçok kişi kısırlaştırma sonrası köpek bakımını merak ediyor. Peki, kısırlaştırma sonrası köpek bakımı nasıl yapılır? Sorunun cevabını haberimizde sizler için derledik…

Dünyada en çok tercih edilen evcil hayvanlardan biri de köpekler olarak karşımıza çıkıyor. Çok eski zamanlarda beri avcılık ve bekçilik gibi çeşitli amaçlarla insanların yanında bulundurduğu köpekler zamanla evcilleşerek insan ırkıyla beraber yol almıştır. Duygusal hayvanlar olan köpeklere bazı nedenlerden dolayı kısırlaştırma yapılabiliyor. Köpeğin kısırlaştırılması ise bir ameliyat şeklinde olduğu için kısırlaştırma sonrası köpeğin bakımı büyük önem taşıyor. Birçok köpek sahibi köpeğini kısırlaştırdıktan sonra nasıl bakacağını internet üzerinden araştırıyor. Bazı noktalara dikkat ederek kısırlaştırma sonrası köpeğinizin hızlı bir şekilde toparlanmasını sağlayabilirsiniz. Kısırlaştırma sonrası köpek bakımının inceliklerine dair tüm detaylara içeriğimizde yer verdik…

Kısırlaştırma Sonrası Köpek Bakımı Nasıl Yapılır?

Köpeklerde kısırlaştırma birçok açıdan değerlendirilmekte ve sonucunda farklı yorumlara ulaşılmaktadır. Çeşitli nedenlerden dolayı köpeğini kısırlaştıran kişilerin kısırlaştırma ameliyatı sonrasında dikkat etmesi gereken bazı noktalar bulunmaktadır. Köpeklerde dişi köpekte erkek köpekte kısırlaştırılabiliyor ve kısırlaştırma işlemi bir tür ameliyat olduğu için sonrasında da köpeğinizin bakımını iyi yapmanız ve iyileşme sürecini hızlandırmanız gerekmektedir. Kısırlaştırma sonra dişi ve erkek köpek bakımı şu şekildedir;

• Köpeklerde kısırlaştırma ameliyatı sonrasında iyileşme 7 ila 10 gün arasında gerçekleşmektedir. Bu süre içerisinde köpekler hareketli hayvanlar olsa da ona loş ve konforlu bir alan hazırlayarak dinlenmesi sağlanmalıdır.
• Beslenmeye başlaması için ameliyat ve anestezi etkisinin geçmesi beklenmektedir ve bununla birlikte köpeğiniz kendine geldikten sonra su ve yemek verebilirsiniz. Ayrıca direkt olarak beslenmesini eski düzen gibi değil porsiyonları azaltılarak verilmektedir çünkü köpeğiniz kusabilir veya dikiş yerleri zorlanabilir. Ayrıca beslenme düzenine ödül maması vs. gibi farklı yiyecekler katılmamalıdır.
• Ameliyat yarasına 10 gün boyunca su değmemeli ve temiz tutulmalıdır. Bunun haricinde köpeğinizin ameliyat yerini yalamaması veya uğraşmaması için yakalık takılmalıdır.
• Ayrıca köpeklerde kısırlaştırma ameliyatı sonrasında yaraların günde en az iki kere kontrol edilmesi ve herhangi bir akıntı, kötü koku ve kanama gibi durumlarda veterinerle irtibata geçilmelidir.
• Kısırlaştırma ameliyatı sonrasında köpeklere ağrı kesici ve enfeksiyon önleyici ilaçlar verilebilir. Bu ilaçların kullanımına dikkat edilmeli ve veterinerin yazdığı ilaçlar haricinde ilaç verilmemelidir.
• Ayrıca köpeğinizde kısırlaştırma sonrası çeşitli yan etkiler görülebilir. Örneğin denge kaybı, kusma, bulantı, baş dönmesi gibi bu gibi durumlar gözlerseniz veterinerinizi bilgilendirmeniz gerekecektir.
• Köpekler kısırlaştırma ameliyatında bir iki gün sonra kendine gelecek ve oyun oynamak isteyecektir. Bu gibi durumlarda dikişlerinin açılmaması için çok hareketli durumlardan kaçınmak gerekir.

Kaynak: https://onedio.com/

Yılın en komik evcil hayvan fotoğrafları belli oldu

Evcil hayvanların hayatımızdaki olumlu ve hayati rolüne dikkat çekmeyi ve genel olarak hayvan refahı konusunda farkındalığı artırmayı amaçlayan Komik Evcil Hayvan Fotoğraf Ödülleri yarışmasının bu yılki kazananları açıklandı.

Dünyanın dört bir yanından iki binden fazla çalışmanın sunulduğu yarışmada toplanan para hayvanlar için çalışan Animal Support Angels kuruluşuna bağışlanacak.
Sputnik, ödüle layık görülen komik evcil hayvanların birbirlerinden şirin fotoğraflarını bir galeride topladı.

1/12

2021 Komik Evcil Hayvan Fotoğraf Yarışmasının kazananı İngiliz fotoğrafçı Zoe Ross’un Whizz pop başlıklı çalışması

2/12

Yarışmanın Muhteşem Kedi Dostlarımız kategorisinde birincilik ödülünü kazanan İngiliz fotoğrafçı Kathryn Trott’un Photobomb başlıklı fotoğrafı

3/12

Yarışmanın En İyi Dostlarımız kategorisinin birincisi ABD’li fotoğrafçı Carmen Cromer’in Jurassic Bark başlıklı çalışması

4/12

Yüksek Övgüye Değer ödülünü kazanan İngiliz fotoğrafçı Kathryn Clark’ın Şarap Vakti başlıklı fotoğrafı

5/12

Yarışmanın Güçlü At kategorisinde birincilik kazanan ABD’li fotoğrafçı Mary Ellis’in çalışması

6/12

Yarışmanın Tüm Diğer Canlılar kategorisinin kazananı İngiliz fotoğrafçı Sophie Bonnefoi’nin fotoğrafı

7/12

Yarışmanın Gençlik kategorisinde birincilik ödülünü kazanan ABD’li fotoğrafçı Suzi Lonergan’ın çalışması

8/12

Yarışmanın Evcil Hayvanlarına Benzeyen Sahipler kategorisinin birincisi Çekyalı fotoğrafçı Jakub Gojda’nın çalışması

9/12

Yüksek Övgüye Değer ödülünü kazananlardan Alman fotoğrafçı Diana Jill Mehner’in fotoğrafı

10/12

Yüksek Övgüye Değer ödülünü kazanan ABD’li fotoğrafçı Lucy Slater’in çalışması

11/12

Yüksek Övgüye Değer ödülüne layık görülen İngiliz fotoğrafçı Chloe Beck’in çalışması

12/12

Yüksek Övgüye Değer ödülünü kazananlardan İngiliz fotoğrafçı Luke O’Brien’in çalışması

Kaynak : https://tr.sputniknews.com/

 

 

Evde kedi maması nasıl yapılır? (Kediler için evde mama tarifi)

Kedilerinize evde lezzetli ve besleyici mamalar hazırlayabileceğinizi biliyor muydunuz? Evde kedi maması hazırlarken bilmeniz gereken her şey bu yazıda…

Kedilere yönelik birçok hazır mama ürünü var. Ancak evcil dostlarımızın alınan bazı mamaları sevmemesi, mama fiyatlarının pahalı olması veya onlara farklı, güzel bir ürün sunma isteği, hayvan sahiplerini farklı arayışlara yönlendirebiliyor.
Evcil hayvanlarımız için ev ortamında da bazı mamalar hazırlayabilirsiniz.
Kediler ne yemelidir?
Kediler katı etobur hayvanlardır. Bu nedenle öncelikli olarak aşağıdaki besinleri tüketmelidir:
• Et kaynaklı protein
• Yağ asitleri
• Vitamin
• Mineral
• Su

Kediler karbonhidrat tüketmeli mi?

Kediler pirinç ve mısır gibi karbonhidrat kaynaklarını düşük miktarlarda tüketebilir. Ancak kedilerin beslenmesi için elzem değildir.
Bununla kedileriniz için evde mama hazırlarken makul miktarlarda karbonhidrat eklenmesi, hayvana faydalı bir enerji kaynağı olacak, ev yapımı mamanın maliyetini de azaltacaktır.

Kedilere çiğ et verilmeli mi?

Bazı uzmanlara göre kedilere çiğ et vermek güvenli veya beslenme açısından daha iyi değil. Kedilere çiğ et vermek hem kedi hem insanlar için salmonella zehirlenmesi riskine neden oluyor.
Kedileri çiğ etle beslemek, zoonotik (hayvandan insana) hastalık bulaşması, gıda güvenliği gibi sorunlar da doğurabiliyor.
Bazı hayvan sahipleri ise konserve, yüksek kaliteli mamalardan daha uzun olması ve hızlı hazırlanabilmesi nedeniyle kedilerine çiğ et vermeyi tercih ediyor.
Kedilere çiğ veya pişmiş gıdalar verilmesinin etkileri hakkında pek fazla bilimsel veri yok.
Öte yandan uzmanlar, kedilerine evde mama hazırlamak isteyenlerin, doğru miktarları ve besin oranlarını tutturmasının önemine dikkat çekiyor. Evde kedi maması hazırlarken, kedilerin oldukça hassas bir sindirim sistemi ve özel besin gereksinimleri olduğu unutulmamalı.
Bu nedenle öncelikle bir mutfak tartısı edinmeniz, besinleri doğru oranda eklemenize yardımcı olacaktır. Çiğ et kullanarak kedi maması hazırlamak isterseniz, kemikli eti parçalayabilen bir kıyma makinesine de ihtiyacınız var.

Evde kedi maması tarifi

Size vereceğimiz ilk kedi maması tarifinde çiğ et kullanılıyor.

Malzemeler
• 1,5 kilo tavuk kalçası (deri ve kemikler dahil)
• 1 bardak su
• 2 yumurta. Sarıları çiğ, beyazı hafifçe pişmiş olmalı
• 2000 mg somon yağı
• 400 IU E vitamini
• 100 mg B-kompleks vitamini
• 2000 mg toz taurin
• Tavuk kullanıyorsanız, ¾ tatlı kaşığı iyotlu tuz
• Eğer kullandığınız ette organ yoksa, 115 gram karaciğer
Yapılışı
Et, kemik, deri ve karaciğeri kıyma makinesinden geçirin. Daha sonra B vitamin kompleksi, E vitamini, balık yağı, taurin ve iyotlu tuzu suya ekleyerek iyice karıştırın.
Daha sonra bu suyu kıyma makinesinden geçirdiğiniz etle karıştırın. Porsiyonlara ayırarak, hava almayacak bir şekilde kapatarak dondurucuda, 4 aya kadar güvenle saklayabilirsiniz.
Paylaşacağımız 2. kedi maması tarifinde ise pişmiş ürünler var.
Malzemeler
• Protein: Pişmiş tavuk budu veya kalçası, kırmızı et, kuzu, somon (83 gram)
• Karbonhidrat: Pişmiş beyaz pirinç, yulaf, mısır, arpa, bezelye veya makarna (50 gram)
• Lif: Pişmiş tatlı patates
• Yağ (isteğe göre): Zeytin yağı, bitkisel yağ veya balık yağı
• İsteğe göre ticari vitamin ve mineral katkısı karışımı ürünleri de eklenebilir
Tüm bu malzemeleri iyice karıştırarak, biraz ılık hale getirerek kedinize verebilirsiniz. Öğünler arasında bu karışım buzdolabında veya derin dondurucuda saklanmalıdır.

Evde kolay hazırlanabilen kedi maması

Kedinize biraz daha pratik bir öğün de hazırlayabilirsiniz. Alternatif tarifimiz için gerekli malzemeler:
• Tavuk
• Havuç
• Bira mayası (Aktarlardan veya internet mağazalarından temin edebilirsiniz)
Tavuğu ve havuçları iyice haşlayın. Havuçları ezip tavuğu parçalayın ve karıştırın. Son olarak bira mayasını ekleyip karıştırın ve karşımı buzdolabında soğutun. Kedinize uygun porsiyonlarda verebilirsiniz.

Kaynak: https://www.gidahatti.com/

Köpeklerle konuşabildiğini iddia etti! Evcil hayvanı anlattı o kitabını yazdı

80 yaşındaki Sylvia Evans isimli kadın ilginç bir özelliğiyle dikkatleri üzerine çekti. Hayatı boyunca köpekleri anladığını ve onlarla iletişim kurabildiğinden söz eden Evans, evcil hayvanı Sam’in anlattıklarından bir kitap yazdığını dile getirdi. Hatta kitabı İngilizce’ye çevirmeden önce köpeğine okuyarak onun onayını aldığını belirtti.

Sylvia Evans isimli kadın Chihuahua ve Jack Russell ırklarının melezi Sam adında üç yaşındaki köpeğiyle Kuzey Galler’de yaşıyor. 80 yaşındaki kadın hayatı boyunca köpeklerle anlaşabildiğinden bahsederken evcil hayvanının kendisine bir kitap yazmak istediğini dile getirdi. Sam’in isteğini yerine getirerek bir kitap yazdığını söyleyen Evans, bu durumun bazen garipliklere yol açtığını anlattı.

Köpeklerle iletişim kurma konusunda özel bir yeteneği olduğundan söz eden Evans, bu durumun dışarıdan şaşkınlıkla karşılandığını dile getirdi. Evcil hayvanının kitap yazmak istediğinde ona yardım ettiğinden söz eden Evans, “İnsanlara Sam’in bir kitap yazdığını söylediğimde bana yan yan bakıyorlar. Bunu bir başkasından ben de duysaydım büyük ihtimalle gülerdim. Ancak kitabı gerçekten o yazdı” dedi.
Evans, Sam’in kitabı dikte ettiğini söyledi ve ardındna başkaların da eğlenmesi için yaşlı kadın bunu İngilizce’ye çevirdiğinden söz etti. Evans, Sam’in isteği üzerine kitabı resimledi ve ön kapağı tasarladı.

Kaynak: https://www.mynet.com/

 

 

 

 

Bitkin halde bulduğu akbabayı montuna sarıp veterinere götürdü

Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğünde görevli bir personel, bitkin halde bulduğu kızıl akbabayı montuna sardı. DKMP personelinin monta sarılı akbaba ile çekilen fotoğrafı yürekleri ısıtırken akbaba tedavi altına alındı.

Karatepe Aslantaş Şefliği ekipleri Kadirli ilçesi Yoğunoluk mevkiinde av koruma faaliyetleri sırasında kızıl akbaba gördü. Yaralı olduğu düşüncesiyle akbabaya yaklaşan personeller gerekli tedbirleri aldıktan sonra akbabayı yakaladı. Yapılan ilk kontrollerde akbabanın yaralı olmadığı fark eden DKMP personeli akbabayı montuna sararak Yaban Hayvanı Rehabilitasyon Ünitesine getirdi. Veteriner Hekim İbrahim Alçı tarafından ilk müdahalesi yapılan akbabanın vücudunda yara bulunmazken bitkin düştüğü tespit edildi.
Öte yandan DKMP personelinin monta sarılı akbaba ile çekilen fotoğrafı yürekleri ısıtırken tedavi süreci tamamlanan akbabanın doğal yaşam ortamına bırakılacağı öğrenildi.

Kaynak: https://www.haber7.com/

Geniş omzu ve kaslı patileriyle poz veren kedi viral oldu

Düzenli olarak spor salonuna gidiyormuş ve ağır bir antreman yapıyormuş izlenimi veren ‘kaslı kedi’ sosyal medyada gündem oldu. Fakat ‘kaslı kedi’nin bu görüntüsü onun kendi performansından değil genetik mutasyondan kaynaklanıyor.
Fotoğrafı Reddit’de paylaşıldıktan kısa süre sonra binlerce kişinin ilgisini çeken ve viral haline gelen ‘kaslı kedi’nin bu görüntüsü herkesi şaşırttı.
Kısa sürede fotoğrafının altına binlerce yorum gelen kaslı kediyi birazdan kalkıp ağırlık kaldırmaya gidecek olan birine benzetenler de oldu.
Düzenli spor yapan, ağırlık kaldıran bir kedi gibi görünen ev kedisinin bu görüntüsü kendi tercihi değil genetik bir bozukluk. Miyostatin hastalığına sahip fenomen kedi, alışılagelen ufak, ince bacaklı ve narin kedi görüntüsünün aksine bu genetik durumu nedeniyle biraz daha ‘iri.’
Öte yandan bu genetik hastalığa sadece kediler yakalanmıyor. Miyostatin sığırları, kemirgenleri, koyunları, köpekleri ve hatta insanları da etkileyebiliyor.

Popular Science’a göre bu hastalığın koşullara göre olumlu ve olumsuz yanları var.

Eğer söz konusu yarış atı olmak üzere yetiştirilmiş, kırbaçlara dayanabilecek bir canlıysa bu durum onun için oldukça faydalı olabilir. Fakat bu durum boyutları daha küçük hayvanlar için geçerli değil.

Kaynak: https://tr.sputniknews.com/

 

Rus takımı Zenit’ten alkış alan hareket! Sahipsiz köpeklerle sahaya çıktılar herkes takdir etti

Rus futbol takımı Zenit, Rostov maçına hayvan barınağında sahiplenmeyi bekleyen köpeklerle saha çıkması çok konuşuldu.

Rusya Premier Ligi’nde oynayan St. Petersburg takımı Zenit ve Kazan takımı Rostov’un dünkü karşılaşması öncesi Zenit oyuncuları, sahaya kucaklarında köpeklerle birlikte çıktı.
Maç öncesi barınakta sahiplendirilmeyi bekleyen köpeklerle birlikte çıkan Zenit’li oyuncular her kesimden takdir gördü.
İki takımın karşılaşması 2-2 sona erdi.

Kedi ve Köpeklerin Kesinlikle Yememesi Gereken Gıdalar

Hayvanlar toplumumuzda uzun senelerden beri seviliyor ve besleniyor. Kedi ve köpek başta olmak suretiyle konutlarımızda ya da bahçelerimizde beslediğimiz pek fazlaca dostumuz var. Bugünkü içeriğimizde bu dostlarımızın sıhhatine ziyanlı olacak gıdalardan bahsedeceğiz. Yiyecek masasına oturduğunuzda suçsuz bir halde bakan gözlerine dayanamayarak yemeğinizden minik bir modül veriyor olabilirsiniz, bende kendi köpeğime bu yoldam minik kaçamakları fazlaca yaptım dostlarım. Normal olarak her hareket bir deneyimdir. Kendi köpeğim yedi gün evvel yaşamını kaybedince yaptığım şeyin aslen çok da fazla iyi bir şey olmadığını fazlaca sert bir halde görmüş oldum.
Şimdi 10 yaşlarındayken yaşamını kaybeden köpeğim Thorin’de duyduğum hüzün ve vicdan azabını ne kadar azca insan çekerse o denli rahat olacağımı hissediyorum. O sebeple, bu içerikte evcil hayvan beslerken nelere dikkat etmeniz gerektiği, neleri yemesinin ziyanlı olacağı suretiyle sorulara cevap bulabileceksiniz. Evet, ben de biliyorum boncuk boncuk gözleriyle masadaki yemekten kendine hisse isterlerken fazlaca tatlı olduklarını, lakin o tek lokma bile yaşları ilerlediğinde mühim sağlık sıkıntıları yaşamalarına sebep olabilir. O sebeple “onun” düzgünlüğü için beslenme tertibine dikkat etmek gerekiyor.
Ayrıyeten evcil hayvanlarımız haricinde dışarıdaki dostlarımızı da unutmamalıyız. Çöplere attığımız ya da yemeleri için verdiğimiz besinlere fazlaca dikkat etmeliyiz. Konutta kalan yemeği vermek yerine alacağınız mama dışarıdaki dostlarınızı da fazlaca daha çok memnun edecektir.

Evcil hayvanınızı nasıl beslemek gerekiyor?

Bu içerikte saygın kaynaklardan yararlanmaya çalıştım. Ayrıyeten kendi köpeğim Thorin’i kurtarmak için verdiğim uğraşlarda baytar doktorlardan aldığım bilgilere de yer vereceğim. “Amaan şu kadarcık kedi, bunun yediğinden ne olacak” diyerek bir evcil hayvan sahiplenmek fazlaca gerçek bir atak değil. Tıpkı bir insan bebeği suretiyle evcil hayvanlarımız da bizim sorumluluğumuzda ve onlara gereksinim duydukları sıhhatli yaşamı sunmamız gerekiyor. Marketten en ucuz salamı alıp yedirmek kedi ya da köpeğinizin sıhhatsiz beslenmesine niçin olacaktır.
Evcil hayvanınızı nasıl beslemeniz gerektiğine değinmeden evvel nasıl beslememeniz gerektiğine bakalım. Kediler bizi büyük kediler sanıyor olsa da biz kedi değiliz ve bizim değişik bir metobolizmamız var. Bu sebeple bizim sindirebildiğimiz yemeklerle kedi ve köpek dostlarımızın sindirdikleri tıpkı olmuyor. Mesela bizim afiyetle yediğimiz bir çikolata, köpekler için ölümcül sonuçlar doğurabilir. Onların yemesi ihtiyaç duyulan besinlerin yer almış olduğu bir mama, evcil hayvanınızın sıhhatli olmasını elde edecektir.

Niçin yiyecek yerine kedi ya da köpek maması vermemiz gerekiyor?

Meskende şöyleki bolca salçalı bir yiyecek varken kim napsın köpek mamasını diye düşünebilirsiniz, lakin bu yanlış bir tavırdır. Meskeninize aldığınız dostunuz sizden kalanları yiyecek zorunda değildir. Yemeğinizin içinde katacağınız tuz, biber, kimyon, soğan ve fazlaca daha çok gıda dostlarınızın midesine ziyan verecektir. Bu da mide yanması, gastrit, ülser suretiyle rahatsızlıklara niçin olur. Daha da berbatı konutunuzda bulunan besinler muhtemelen kedi ya da köpeğinizin muhtaçlık duydukları gıdaları istikrarlı bir halde sunmayacaktır.
Mesela konutta tavuk vardı ve afiyetle yedikten sonrasında kemikleri dostunuza verdiniz. Bu, çabucak derhal her insanın yapmış olduğu bir şey, fakat kedi ya da köpeğinizin ağzına bıçak suretiyle keskin bir şey verdiğinizi unutmamalısınız. Tahminen senelerce bir şey olmadı sadece aksi halde yutulan bir kemik modülü mühim kesilmelere ya da tıkanmalara niçin olabilir.

Tüm bu meseleler sebebiyle evcil hayvanlarımıza planlı ve muhakkak bir ölçekte olmak suretiyle mama yedirmeliyiz. Normal olarak seçeceğimiz mama da fazlaca kıymetli. Marketten 15 kilogramı 80 TL’lik mamalar çok da fazla sıhhatli bir alternatif olmayacaktır. Dostunuza alacağınız en sıhhatli mama veterinere danışarak alacağınız mama olacaktır. Kedi ya da köpeğinizin eşeysel, kilosu, toplumsal durumu ve olası sağlık problemlerine nazaran en uygun mamayı ve günlük muhtaçlığını size söyleyecektir. Pekala illa daima mama olmaz ben kendim de besleyeceğim diyorsanız dikkat etmeniz ihtiyaç duyulan besinler neler? Haydi gelin artık kedi ve köpek dostlarımızın kesinlikle yememesi ihtiyaç duyulan besinlere bakalım.
Kedi ve köpeklerin katiyetle yememesi ihtiyaç duyulan besinler
• Avokado
• Alkol
• Kahve
• Çikolata
• Soğan ve sarımsak
• Üzüm
• Narenciye (Portakal, limon, mandalina)
• Pişmemiş et ve yumurta
• Makademya fıstığı
• Süt ve süt eserleri
• Beyaz ekmek
• Pişmemiş hamur harcı
• Suni tatlandırıcı (Ksilitol)

Avokado

Son vakitte devletimizde tanınan olmaya başlamış olan Avokado meyvesi, içinde bulunan yüksek yağ bedeli sebebiyle tüylü dostlarımıza ziyan verir. Ayrıyeten içinde bulunan büyük ve ıslak çekirdek fazlaca kolay bir halde yutulabilir ve tıkanıklığa yol açabilir. Bunun sonucunda da ameliyat gerektirebilir. Avodako haricinde şeftali, erik suretiyle çekirdekli besinlerin hepsi tıkanıklık riski sebebiyle tehlikeli kabul edilmektedir.

Alkol

Kendi beslediğim dostlarımdan gördüğüm kadarıyla kedi ve köpeklerin alkolle ortaları pek iyi değil, fakat kimileri da acayip bir formda sevebiliyor. (Arkadaşımın biraya bayılan bir köpeği vardı.) Lakin kedi ve köpekler sarhoşluk tesirlerinde biz insanlara kıyasla fazlaca daha kırılgan durumdalar. Kiloları bizlerden daha azca olan dostlarımız tıpkı insanlarda olduğu suretiyle alkol zehirlenmesi yaşayabilirler. Üstelik bu zehirlenme için insanlara nazaran daha azca alkol almaları da kâfi olacaktır.

Kahve

Benim suretiyle sabahları uyanır uyanmaz bir fincan kahve içmeden güne başlayamayan biriyseniz fincanınızın bittiğinden güvenilir olmalısınız. Kahvenin içinde bulunan kafein, kedi ve köpekler için son aşama risklidir. Kedi ve köpeklerde uyarıcı misyonu gören kahve; kalp atış suratının artmasına, yüksek tansiyona, titremelere ve hatta nöbetlere yol açabilmektedir.

Çikolata

Evcil hayvanlarımıza ziyan veren besinler ortasında tahminen de en bilineni çikolata. Bu tatlı gıda, içindeki kakao sebebiyle kusma, dehidrasyon, karın ağrısı, kas titremeleri, sistemsiz kalp ritmi, nöbetlere yol açabiliyor. Çikolatanın içindeki süt ve şeker yeteri kadar zararlıyken en büyük ziyan kakao bitkisinin içindeki kafein ve teobrominden gelir. Bu sebeple sütlü çikolataya bakılırsa bitter çikolata evcil hayvanlarınız için fazlaca daha ziyanlı bir gıda.

Soğan ve sarımsak

Allium nebat ailesinin üyeleri olan soğan, sarımsak, pırasa suretiyle besinler, kedi ve köpeklerinizde kırmızı kan hücrelerine ziyan verebiliyor. Bu da köpeğinizin anemi olmasına sebep olabilir. Bilhassa pişmemiş ve büyük ölçülerde yenildiğinde mühim problemler oluşabileceğini belirtelim.

Üzüm (Kuru üzüm dahil)

Son aşama zararsız görünen üzüm; kedi ve köpek dostlarımıza son aşama ziyanlı tesirler bırakıyor. Yalnızca normali değil kuru üzümde de birebir tesire yol açan hastalıkların başlangıcında ise böbrek problemi yer ediniyor. Mesela içinde birkaç kuru üzüm bulunan kurabiyeyi kedinize verirseniz, böbrek yetmezliğine sebep olabilirsiniz.

Narenciye (Portakal, limon, mandalina)

Turunçgiller olarak da malum portakal, mandalina, limon, greyfurt suretiyle meyveleri kapsayan bu kümede bulunan sitrik asit, kedi ve köpek dostlarımızda tahrişe ve merkezi hudut sisteminde oluşacak problemlere niçin olabilir. Evcil hayvanlar tarafınca alınan bu besinlerin minik dozları mide rahatsızlığına sebep olurken, ileri dozlarda fazlaca daha mühim vakalarla karşılaşılabilir.

Pişmemiş et ve yumurta

Son yıllarda pişmemiş et rejimleri köpeklerde yeterlice tanınan olmaya başladı. Lakin evcil hayvanınıza pişmemiş et ya da yumurta vermeden evvel fazlaca dikkatli olmanız icap ettiğini bilmek gerekiyor. Pişmemiş et ve yumurtalarda beşerler için de ziyanlı olan Salmonella ve E. coli suretiyle ziyanlı bakteriler yer ediniyor. Ayrıyeten evcil dostlarınıza pişmemiş yumurta vermek biotin isminde B vitaminini engellemiş olan “acidin” isminde bir enzim ihtiva eder. Bu da dostunuzun derisi ve tüyünde çeşitli problemlerin oluşmasına niçin olur.

Makademya fıstığı

Köpeklerin midelerini tahriş edebilecek yüksek yağa haiz bu fıstık çeşidi, birebir vakitte sebebi bilinmeyen bir durumdan dolayı köpekler için toksik bir yiyecek. Köpeğinizin gövde yükünün kilogramı başına 2 adet fıstık yiyecek, süreksiz felce sebep olabilir. Ayrıyeten en makûs senaryoda nüzul, şiddetli halsizlik, mide bulantısı suretiyle hastalıklara niçin olabilir.

Süt ve süt eserleri

Kimi beşerler laktoz intoleransına haiz olduğundan sütü sindirmekte zorlanırlar. Kedi ve köpeklerde ise bu durum fazlaca daha yaygın. Bu sebeple de kedi ve köpeklerin süt, peynir, dondurma suretiyle besinler tüketmemesi gerekiyor.

Beyaz ekmek

Bu ortalar artan fiyatlarıyla andığımız beyaz ekmekler, evcil hayvanlarımıza zararsız diye verdiğimiz bir gıda deposu. Lakin ticari ekmeklerin içinde bulunan ek besinler evcil hayvanların pankreasına ziyan verir. Bu sebeple dostunuzu güncelerce hastaneye götürmeniz gerekebilir.

Pişmemiş hamur harcı

Ekmek üretimine azca fazlaca hakimseniz bu gıdaları şişirmek için maya kullanıldığını biliyorsunuzdur. Evcil hayvanınız pişmemiş hamur harcı yediğinde midesinde bu gıda genişlemeye devam ediyor. Bunun sonucunda da ağrı ve bağırsak yolunda tıkanıklık suretiyle mühim sıkıntılar oluşabiliyor. Ayrıyeten pişmemiş hamurda bulunan maya, alkol zehirlenmesine yol açabilecek etanol de üretiyor.

Suni tatlandırıcı (Ksilitol)

Aslen ksilitol bir yiyecek değil, lakin yediğimiz pek fazlaca şeyin içinde bulunuyor. Şeker, sakız, unlu ürünler ve pek fazlaca hazır besinde bulunan bu suni tatlandırıcı, dostlarımızın kan şekerinin düşmesine ve ileri düzeyde karaciğer yetmezliğine niçin olabiliyor.

Kaynak: https://www.or6.net/

 

Tavşan Nasıl Bakılır? Evde Tavşan Bakımının İncelikleri Nelerdir?

Leporidae (Tavşangiller) familyasını oluşturan memeli türler olarak bilinen tavşanlar yaklaşık 50 türe sahiptir. Tavşanların yavrularını bakması çok az bir zaman almaktadır ve anne tavşanlar yavruları doğduktan 7 gün sonra onları bırakırlar. Uzun kulaklar ve uzun arka bacaklara sahip olan bu tüylü hayvanların bazıları toprak altında kazdıkları oyuklarda yaşarlar. Yabani tavşan türleri hariç diğer tüm türleri ada tavşanı olarak adlandırılmaktadır. Ada tavşanları genel olarak başka hayvanların yuvalarında veya kendi kazdıkları yuvarlarda yaşarken diğer tavşanlar ot ve çalılık alanlarda yaşarlar. İnsanlar tarafından da sahiplenen tavşanların evde nasıl bakılacağı ise merak ediliyor. Peki, tavşan nasıl bakılır? Evde tavşan bakmanın incelikleri nelerdir? Tüm bu soruların cevaplarını haberimizde sizler için derledik…

Dikkat çekici özelliklere sahip olan beyaz tüylü sera tavşanı ise 21. yüzyıla damgasını vuran tavşan türü olarak bilinmektedir. Koku ve duyu özellikleri çok güçlü olan tavşanların özellikle bazı türlerinin kulakları çok iyi duymaktadır. Bu özellikleri sayesinde yabani ortamlarda hayatta kalmaları kolaylaşırken kendi türleri veya başka hayvanların yaklaşmasıyla irkilirler. Bu sevimli hayvanlar insanlar tarafından da bir o kadar tercih edilmektedir. Alışılmış evcil hayvanlar türlerinden farklı olan tavşanların nasıl bakıldığı ve evde bakım incelikleri ise internet üzerinden araştırılıyor. Tavşanların nasıl bakıldığına ve evde tavşan bakmanın püf noktalarına dair tüm detaylara içeriğimizden ulaşabilirsiniz…

Tavşan Nasıl Bakılır?

Tavşanlar Okyanusya hariç her kıtada ve ortamda yaşayabilecek canlılardır ve birçok çeşit tavşan türü bulunmaktadır. Tavşanların bakımları hemen hemen birbiriyle aynıdır sadece karakteristik özellikleri farklılık göstermektedir.
Beslenme konusuna gelirsek tavşanlar tamamen otçul canlılardır. Doğada tohum, bitki kökleri, bitkiler ve havuç gibi benzeri besinleri tüketmektedirler. Evde beslenilen tavşanlar için ise petshoplarda satılan hazır mamalardan alabilirsiniz. Bunun dışında tavşanınıza havuç yeşillik ve mısır gibi besinlerde verebilirsiniz. Fakat bunu kontrollü bir şekilde vermenizde fayda var çünkü fazla tükettiğinde sindirim ile ilgili sorunlar yaşayabilirler. Ayrıca tavşanınız için her zaman taze saman bulundurmanız gerekmektedir. Çünkü taze zaman tavşanların çok sevdikleri bir yemektir. Bunun dışında ekstra olarak kuru yoncada, taze çimen, lahana yaprağı ve turp gibi besinler de verebilirsiniz.

Evde Tavşan Beslemenin İncelikleri

Tavşanlar hareketli hayvanlar olduğu için evde besleyecekseniz geniş bir kafes almanız faydalı olacaktır. Ayrıca tavşanınıza ait olacak bu kafesin içini talaşla doldurabilirsiniz. Talaşı fazla koymanız bu sevimleri dostlarımız uyurken kendini talaşın içine gömerek huzurlu bir uyku çekmelerini sağlar. Bunun dışında tavşanlar kemirgen hayvanlar oldukları için kafesin içinde kemirmesi için doğal tahta oyuncaklar bulundurabilirsiniz. Bu tarz oyuncaklar ayrıca tavşanınızın stresini atarken dişlerini de törpülemelerinde yardımcı olur.
Tavşanınızın tuvalet konusuna gelince, kafese yerleştirdiğinizde kendisi bir yer belirleyip tuvaletini sürekli oraya yapacaktır. Ayrıca tavşanınızın tuvaletini sürekli yaptığı yere bir kap koyarak temizliğini de rahat yapabilirsiniz. Eğer çok ortalığa yapıyor ise dışkısını alarak yapmasını istediğiniz yere bırakıp kokusunu almasını sağlayarak birkaç günde o yere alıştırabilirsiniz.
Tavşanlar kemirgen hayvanlar olduğundan evinizdeki birçok mobilya halı vs gibi eşyaları kemirebilir ve çiçeklerinizi yiyebilirler. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için tavşanınıza yaşamanı geçireceği geniş bir balkon yada bir oda verebilirsiniz . Ayrıca gezmeyi seven tavşanınızın kafesini sürekli açık tutmanız onun mutlu olmasına olanak tanır. Tavşanınız gün sonunda uyumak için gün sonunda kafesine dönecektir. Eğer tavşanı bahçede bakıyorsanız tavşanınız toprağı kazarak arada uğramak için ve oyun oynayacağı bir alan yapacaktır.

Kaynak: https://onedio.com/