Köpek ve empati yeteneği …

Facebook
Twitter
LinkedIn
Pinterest
Pocket
WhatsApp

   köpekler-1                                                                                                                                                           

Yaşama Sanatı … Ahmet Örs – aors@sabah.com.tr

Biz insanoğullarının birbirimizi doğru dürüst anlayabilmek için İngiliz çoban köpeklerinden ders almamız gerektiğini düşünüyordum… Çok sevdiğim halde hiç köpek beslemedim. Çoğu istanbul’lu gibi apartmanda yaşıyorum. Evde tutulmalarım eziyet saydığımdan, köpek almaya hiçbir zaman cesaret edemedim. Köpek sevdamda yıllar önce BBC televizyonundan yayınlanan “The Man and His Dog” adlı yarışma programının önemli katkısı olmuştu. Her hafta bu yarışmaları keyifle izlerdim. Yarışmada siyah ingiliz çoban köpeği ile efendisinden oluşan ekipler, beş koyunluk küçük bir sürüye çeşitli görevler yaptırdıktan sonra onları ağıldan içeri sokar. Çeşitli bölgelerdeki elemelerde en iyi puan alan ekipler Büyük Britanya birinciliği için yarışırlar. Önceki hafta sonu yarışmanın Devon bölgesi ayağını yerinde izleme olanağını buldum. İngiltere tuhaf bir ülke; sıcaklık 30 dereceye ulaştı diye adeta olağanüstü hal ilan edildi. Halk sürekli dışarı çıkmamaları, gün boyu litrelerce su içmeleri için uyarıldı. Okullar yaz tatiline girdiği halde, restoranlar bile bomboştu.

Böyle bir ortamda çoban köpekleri ile onları uzaktan ıslıkla yöneten sahipleri yarıştılar. Ben de yıllar sonra, köpekle efendisinin oluşturduğu mükemmel ikilinin, her an kaçıp canlarının çektiği yöne koşturmaya hazır koyunları nasıl önüne katıp oradan oraya götürdüğünü, sıcağa rağmen dört bir yandan akın akın gelen İngilizlerle birlikte, güneş altında hayranlıkla izledim.

Bu yarışmanın yıldızı, köpek… Çoğu efendisinden başarılı. Önüne kattığı koyunların her hareketini anında hissedip, belli bir mesafeden o yönü kapatacak şekilde mevzilenmesi, koyunları ürkütmeden, gitmeleri gereken yere doğru yönlendirmesi, bütün bu işleri 15 dakika içinde bitirmesi doğrusu çok etkileyici. Çobanın işaretiyle yarışma başlıyor. Köpek son hızla soldan geniş bir yay çizerek 800 metre kadar uzakta bekleyen beş koyunun arkasından dolaşıyor, onları yokuş aşağı sürüyor. Hayvanların ortadaki açık bir kapıdan geçip, bir platform üzerinde duran çobanı sağda bırakacak şekilde arkasından dolanmaları, beklemeden, önce arazinin en solunda, ardından da en sağındaki iki kapıdan daha başarıyla geçtikten sonra işaretlenen bir çemberin ortasına gelip durmaları gerekiyor. Çobanla köpek burada birbirlerinden ne pahasına olursa olsun ayrılmak istemeyen koyunların ikisini diğerlerinden uzaklaştırıyor; hepsi ağıla sokulduğunda yarışma bitiyor. Bu olup bitenler deveye hendek atlatmaktan zor olduğu halde, köpek, sahibinin ıslıkla kendisini yönlendirmesine gerek kalmadan, işini gayet iyi biliyor, görevini baştan sona soğukkanlılıkla yapıyor. Bu yarışmayı izlemeden önce Der Spiegcl dergisinin “empati”ye ayrılan kapak konusunu okumuştum. Empati, kişinin kendisini karşısındakinin yerine koyarak olup bitenlere onun bakış açısıyla bakması, duygu ve düşüncelerini hissetmesi ve hissettiğini de ona iletmesi anlamına geliyor. Uzmanların belirttiğine bakılırsa, bu, çoğu insanın bile gerçekleştiremediği bir özellik. Koyunların aklından geçeni hisseden köpeğin, onlar bir adım bile atmadan önlem alışını, ürkütmeden, sakin sakin onları yola getirmesini saatlerce izledim. Alandan ayrılırken, biz insanoğullarının birbirimizi doğru dürüst anlayabilmek için İngiliz çoban köpeklerinden ders almamız gerektiğini düşünüyordum… yeni aktüel – 2013 83

 

 

Facebook
Twitter
LinkedIn
Pinterest
Pocket
WhatsApp

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fifteen − fourteen =

Yeniler

Köşe Yazıları