PET-DER YÖNETİM KURULU ÜYESİ, PETONYA PET SHOP SAHİBİ SN. CANAN CEYLANDAĞ İLE SEKTÖRDEKİ GELİŞMELERLE İLGİLİ GÖRÜŞTÜK…

172

_DSC0062“Bu iş yasal olarak, bilinçli insanlar tarafından yapılır ise sorunlar en alt düzeye iner.”

Öncelikle sizi tanıyalım. Mesleğe nasıl başladınız?

Sektöre 2004 yılında bir gazete ilanıyla, Acıbadem’de bulunan Petland Evcil Hayvan Hizmetleri Şirketi’nde, firma sahibi Göksek Bıkmaz’ın asistanı olarak başladım. Daha sonra firma sahibi intihar ederek hayatını kaybetti. Bu benim için büyük bir üzüntüye yol açtı. Çünkü ilk defa her gün bir arada olduğum, yüz yüze baktığım bir insanı kaybetmiş oldum. Sonra ara verdim. Uzun bir süre sonra da kendim yapmaya karar verdim. Evcil hayvanlara da oldukça düşkünüm. Bunu iyi şekilde yapabileceğimi düşünerek Petonya’yı kurdum. 2 yıldır Kadıköy’e bağlı Suadiye semtinde hizmet veriyoruz.

PET-DER’in geçtiğimiz günlerde yaptığı toplantıyla ilgili genel olarak neler söyleyebilirsiniz?

Aslında her şey Kadıköy Belediyesi’nin evcil hayvan satışını yasaklama kararını ortaya atmasıyla oldu. Bizi koruyan bir federasyonumuz, bir odamız veya bir derneğimiz olmalıydı. Sonra bir takım araştırmalar yaptım. O dönemde Eski Başkan Misak Bey’e ulaştım. Misak Bey sitemkâr bir şekilde, birlik olamadığımızı dile getirdi. Daha sonra dernekte bir takım değişiklikler oldu. Dernek başkanı Selim Kınsun oldu. Bu sürede yönetim kurulunda da yer aldım. Hep beraber elimizden geldiğince, derneği iyileştirmek adına çalışmalara başladık. İlk çalışmamız Kadıköy Belediyesi’nin almış olduğu karara istinaden bir çalışma oldu. Burada da çok verimli bir sonuç aldık. Derneğin bu günden sonra yeni yönetim kuruluyla beraber sektör adına çok iyi şeyler olacağını düşünüyoruz. Tabii pet-shop sektöründe diğer arkadaşlarımızın da destek vermesiyle daha hızlı ve sağlam temellere dayalı olarak mümkün olacaktır.

Dernek yönetimi olarak ne gibi çalışmalar sürdürüyorsunuz ve ileriye dönük neler öngördünüz?

İlk hedefimiz oda olabilmek. Dernek tek başına yeterli olamıyor. Üye sayımızı çoğaltıp oda olabilirsek aynı zamanda var olan haklarımızı korumamız mümkün olacak. Arkamızda duran bir kurum olacak. Bu anlamda da öncelikle pet sektöründeki arkadaşlarımızı bilinçlendirmek gerekiyor. Bu bağlamda da bilgilendirme amaçlı birtakım organizasyonlar olacak. Geçen hafta firma sahipleriyle bir yemek düzenledik. Böyle bir yemeği pet-shop sahibi arkadaşlarımızla da düzenlemeyi düşünüyoruz. Onları bu konuda daha bilinçli bir şekilde bizi hangi tehlikelerin beklediğini, bir odamız olmaz ise başımıza neler gelebileceği anlamında bilinçlendirmek ve sektör adına yapılabilecek, iyileştirme ile ilgili konular baz alınacak ve herkese faydası olacak çalışmalara başlayacağız. Dernek olarak tüm yetkili kurumlarla görüşmeler yapmaktayız. Sektörümüzde çıtayı yükseltmek, iyi bir yere getirebilmek için oldukça faydalı şeyler yapmayı planlıyoruz.

Kadıköy Belediyesi’nin kararından sonra kendi işletmenizde değişiklik yaptınız mı?

Kadıköy Belediyesi bu kararı almaya hazırlanırken, 3 Aralık 2012 tarihinde Kadıköy Belediye Meclisi’nde bulundum. Belediye Başkanı ile ilk görüşmeyi orada sağlayabildim. Kendisi bize kesinlikle kuruntu yaptığımızı, aslında bizim adımıza iyi şeyler yapma peşinde olduğunu dile getirdi. Biz de buna çok memnun olduk. Çünkü burada vergisini ödediğimiz işletmelerde, bu işi ayakaltına alan ve kurumsallığı olmayan kişiler tarafından yapılması ticari olarak ilk başta bizi etkileyecekti. Biz de önce çok olumlu baktık ama daha sonra olayın diğer yüzüyle karşılaştık. Tamamen bu evcil hayvan yasağının, çıtayı yüksek tutanlar, bu işi gerçekten profesyonel olarak yapan işletmeleri de kapsadığını gördük.  Ve bu durum bir sure sonra bende ciddi anlamda onur meselesi haline geldi. Daha sonra Dernek Başkanı’mız Sayın Selim Kınsun ve yönetim kurulundaki diğer arkadaşlarımızla beraber Kadıköy Belediye Başkanı ile görüşmeler sağladık.  Son olarak, haklarımızı koruyabilmek anlamında hukuki mücadele başlattık ve kazandık. Aslında düzenlemiş olduğumuz yemekte tam olarak cümlenin altını çizsem de Kadıköy Belediyesi’ne teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Çünkü birlik olabilmemizin en büyük sebebi olarak görüyorum ve her şerden çıkabilecek hayır bu olsa gerek diye düşünüyorum.

 Bir pet-shop sahibi olarak pet sektörünün geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Her sektörde olduğu gibi işini iyi yapan ve kötü yapanlar mevcut. Tarım Bakanlığı’nın bu anlamda zaten oldukça iyileştirici bir tarzı var. Herkes işini hak ettiği gibi sağlam, bilinçli bir şekilde yapmaya devam ederse toplum açısından da üzerimizdeki kötü izlenimin kalkacağını düşünüyorum. Fakat şöyle bir durum söz konusu: kurumsal olmayan çok fazla insan var. Bu işin, hiçbir bilgi sahibi olmayan, sadece maddi olarak gören; kurumsallığı, kimliği olmayan insanlar tarafından yapılması tabi ki üzücü. Ama bunların zamanla üstünden gelinecektir diye düşünüyorum ve bunlarla ilgili inşallah ilerleyen zamanlarda bir takım tedbirler alacağız. Bu iş yasal olarak, bilinçli insanlar tarafından yapılır ise sorunlar en alt düzeye iner. Evcil hayvan edinen insanlar da iyiyi ve kötüyü ayırt edebilir diye düşünüyorum.

İşletmenizde kedi-köpek dışında başka nelerin satışını yapıyorsunuz?

Mağazamız sadece kedi ve köpek satışı olarak devam etmekte. Çünkü ben şunun taraftarıyım: herkes en iyi bildiği işi yapmalı. Sırf satış yapabilmek anlamında kuş ve türleri, özellikle akvaryum mevcut değil. Çünkü bu benim işim değil. Sadece para kazanmak uğruna yaparsam, gerçekten bu işe gönül vermiş ve profesyonel olarak meslek edinmiş arkadaşlarımıza haksızlık etmiş olurum. Bir işi yapabilmek için ilk olarak profesyonel olabilmek gerekir. Bunun dışında, pet aksesuarları, mamalar, kedi ve köpeğe lazım olabilecek her türlü ürün satışımız mevcut.

Satışını yaptığınız hayvanları nereden alıyorsunuz?

Anlaşmalı olduğum çiftliklerden alıyoruz. Yavrular buraya geldikten sonra veteriner hekimlerimiz tarafından sağlık kontrolünden geçip aşılanıp mikro çipli bir şekilde sahipleriyle buluşturuluyor.

Devamlı müşterileriniz var mı? Nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Tabi ki. Kedi ve köpeğini bizden alan birçok müşteri kitlesine sahibiz. Mağazamıza gelen insanlar her şeyden önce anlayışları bir nebze de olsa değişebiliyor. Mesela insanlar tarafından, pet-shoplar kötü kokan, hayvan kokan, insanların girmeyi tercih etmediği yerler olarak görülmekte. Fakat mağazamıza geldiklerinde tamamen bir ev ortamı gibi hijyenik ve kokusuz olduğu söyleniyor. Bu durum hem hayvanlara hem kendimize hem de bizi ziyaret eden müşteriler tarafından oldukça memnuniyet sağlıyor.

Denetimlerden geçiyor musunuz?

Mağaza açıldığından beri Tarım Bakanlığı’nca sık sık denetleniyoruz. Eksiklerimiz varsa onları yerine getiriyoruz.  Zaten şuan ki mevcut durumumuz standartların üzerinde. Tüm evcil hayvanlar alttan ısıtmalı, üst tarafta havalandırması olan kabinlerde durmakta. Bizden evcil hayvan edinen insanlar, aldıkları bir kedi ise özellikle mutlaka mevcut kabinlerimizin resimlerini çekip aynı şekilde evde yeni dostlarına yer hazırlayabilmek anlamında fikir alıyorlar.

 

Kendi beslediğiniz evcil hayvanınız var mı? İlişkiniz nasıl?

2 tane köpeğim var. Onlar benim hayatımda çok büyük bir yer kaplıyor. Birisi Kontes (mops cinsi ), diğeri Liz (yorkshıre terrier cinsi ). Ayrıca 7 tane de kedim var. Hepsinin bende anısı çok fazladır. O yüzden onlar hayatım boyunca benimle beraber olacaklar. Kontes ve Liz bana inanılmaz düşkün. Çok uzaktan bile Kontes demem yeterli. Kontes çok akıllı, uslu bir kız. Aynı zamanda çok oyuncu.  Bulunduğumuz semtte de ciddi anlamda bir hayran kitlesine sahipler.

Son olarak sizin eklemek istedikleriniz nelerdir?

Sektörün en büyük sorunu kültürel olarak meslektaşlarımız. Buna ben de dâhilim. Daha bilinçli bir şekilde devam etmek durumundayız. Tabi ki ticaretle uğraşıyoruz ama bu birbirimizi kötüleyebileceğimiz anlamına gelmiyor. Hepimizin mücadelesi aynı, lakin daha fazla sevgi ve saygı çerçevesinde olmalıyız. Mesela bana göre İstanbul’un trafiğini minibüsçüler yönetiyor. Yolda siz bir minibüs şoförü ile muhabbet etseniz bir anda tüm minibüs şoförlerini yanınızda görebilirsiniz. Bu onların tamamen birlik olduklarını gösteriyor. Biz büyük bir sektörüz, her birimiz bu halkanın birer parçasıyız ve bizim bizden başka dostumuz yok. Yeter ki saygı ve hoşgörü olsun…

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz