Sn. Prof. Dr. Murat ARSLAN ile Özel Röportaj

69

İstanbul Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Prof. Dr. Murat ARSLAN:
“Sadece bilimin bize gösterdiği ve önerdiklerini rehber alarak net bir yol izlemeliyiz.”

Kurumunuzun virüs salgını konusunda ne tür çalışmalar yaptığını özetler misiniz?
Bu tür salgınlarda ülkedeki tüm tarafların üstüne düşeni yapması, salgını en az zararla atlatması için bilgi birikimini kullanması gerekir.
Veteriner hekimlik bir sağlık mesleği olduğu için bir çok alanda çalışma yapmamız gerekti. Bir taraftan toplum sağlığı diğer taraftan hayvan sağlığı açısından önlemler almak ve kamuoyunu bilgilendirme çalışmaları yaptık. Bilindiği gibi hayvanlar açısından en çok sorulan soru bu virüsun hayvanlardan insanlara geçip geçmediği üzerineydi. Hem hayvan severlerden hem de basından gelen sorulara bilimsel çalışmaları baz alarak cevap vermeye çalıştık. Ancak o kadar çok bilgi kirliliği oluştu ki bir süre sonra zamanımızın çoğunu bu iddiaları cevaplanmaya ayırdık. Diğer önemli bir konu ise meslektaşlarımızın bu süreçte hastalarına hizmet verebilmesi için kliniklerimizin açık kalmasını sağlamaktı. Bu amaçla ilgili bakanlıklara zaman kaybetmeden başvurular yapıldı. Meslektaşlarımızın ve hasta yakınlarının risksiz çalışmaları için uyarılar yaptık hazırladığımız görsellerle yönlendirmeye çalıştık. Bu amaçla dünyadaki örnekleri gibi uyarıcı tablolar ve afişler hazırlayarak mesai sırasında dikkat etmeleri gereken noktaları hatırlattık. Diğer taraftan tek sağlık konusunda
önemli bir yeri olan mesleğimizin bu süreçte topluma tanıtılması için sürekli olarak basın bültenleri hazırladık, virolog hocalarımızın basında yer almaları için çaba harcadık. Sokağa çıkma sınırlandırmasında hastalarımızın mağdur olmamaları için muayenehane ve polikliniklerimizin açık kalması için sonuç alan girişimler yaptık.

Korona Virüs ve hayvanlarla etkileşimi hakkında bilimsel bir veri var mı? Bu konuda son gelişmeler nedir?
Daha önce görülen SARS hastalığı etkeninin yarasadan kaynak aldığı içinde bu salgında dikkatler hemen yabani hayvanlara çevrildi. Nitekim bu COVİD 19 virusunun %80 SARS
hastalığını yapan Coronavirusa benzediği, bu nedenle yarasalardan kaynak almış olabileceği iddia edildi. Virusun Çin’de bir yaban hayvanı pazarından alınan yabani hayvandan bulaşmış olacağı tahmini yapıldı, ancak bu durum da henüz kesin değildir. Virüsun evcil hayvanlardan bulaşmasına ilişkin de çok sayıda iddia ortaya atıldı. Ancak bu hastalığın kedi köpek gibi hayvanlardan insanlara geçtiği yönünde elimizde bilimsel bir veri yoktur.
Önce Honkong’ta bir köpekte, sonra Belçika’da kedilerde daha sonra Amerika’da bir kaplanda virusun tespit edildiği bildirildi. Ancak bu üç olguda ortak nokta hepsinin sahiplerinin coronavirüs pozitif olmasıydı. Yani vrüs büyük ihtimalle aerosol yolla sahiplerinden bulaşmıştı. Ancak bu durumda bile bu virusun insana bulaşabileceği iddia edilemez.

Evcil hayvan sahipleri bu salgınla ilgili neler yapmalı? Bu ve benzeri durumlarda hayvanlarının ve kendilerinin sağlıklarını korumak için ne tür önlemler almalı?
Aslında tüm salgınlarda en önemli olan konu yetkililerin bilim adamların üniversitelerin önerdiği şekilde önlemler almalı, halka düşen ise bu önlemlere harfiyen uymalarıdır. Bu olayda gerek ulusal gerekse uluslararası otoritelerin önerileri var. Bunlara uyarak öncelikle kendi kişisel korunma tedbirlerimizi sonra da yanımızdakilerin tedbirlerini almalıyız. Farklı bir uygulama yapmaya gerek bulunmamaktadır. Ancak koronavirus kişiler hayvanlarından bir süre uzak dururlarsa hayvanlarının sağlığı açısından olumlu bir davranış olur. Böyle durumlarda varsa bir yakınının hayvanın beslenme ve diğer fizyolojik ihtiyaçlarında yardımcı
olması yarar sağlar. Günlük dışarı çıkarılan hayvanların tasma ile çıkarılması, eve girerken her ihtimale karşı ayakların sabunlu suyla silinmesi herkesin sağlığı için önemlidir.

Doğada yaşayan hayvanlar, sokak hayvanları, koyun, inek, tavuk benzeri çiftlik, kümes hayvanlarıyla ilgili bir çalışma var mı? Yaşanan salgının bu hayvanlar üzerinde etkileri nedir?
Aslında koronavirus zaten yıllardır bir çok türde bulunmaktadır. Ancak bu etkenler COVİD 19 gibi hastalık yapmamaktır. salgından sonra yapılan çalışmalarda COVİD 19 kanatlılarda ve domuzda hastalık yapmadığı yaban gelinciği ve kedilerde hastalık yapabileceği bildirilmiştir. Ama bu sadece bir bilimsel çalışmadan ibarettir ve genellikle bu çalışmalarda deneysel olarak hastalık etkeni hayvana bulaştırılmaktadır. Burada önemli olan hastalığın evcil hayvanlardan insana bulaşıp bulaşmadığıdır. Elimizdeki mevcut bilgilere göre evcil hayvanlardan insanlara hastalık bulaşmamaktadır.

Klinik sahipleri, veterinerler, hayvan bakıcıları benzeri, hayvanlarla içli dışlı olanlar için korunma önerileriniz nedir? Bu kişiler nelere dikkat etmeli?
Aslında kendileri korona açısından sağlıklılarsa farklı bir uygulama yapmalarına gerek yoktur. Ancak veteriner hekimler muayenehanelerine gelen hasta yakınlarını bireysel
korunma kuralları ve sosyal mesafe kuralını uygulayarak kabul etmeliler. Gerekirse sadece hastayı içeri alarak işlemleri yapmalıdırlar. Bu konuda hasta sahipleri de anlayış göstermeliler, bu durum herkesin yararınadır. Bir süreliğine sadece ertelenemeyecek müdahaleler yapılmalı. Üyelerimize bu süreçte ne yapmaları gerektiği konusu bir tabloyla açıklanmıştır.

En çok karşılaştığınız sorular ve karşılaştığınız sorunlar nelerdir?
En çok karşılaştığımız sorular evcil hayvanlardan insana hastalık geçer mi? sorusu. Hayvanlara farklı bir besleme yapmalı mıyım? Sorunlar ise çok çeşitli. Ülkemiz ilk defa böyle
büyük bir salgınla karşı karşıya kaldı. Doğal refleks olarak herkes insan yaşamına odaklandı. Oysa bu hastalık bir zoonoz, o nedenle öyle ya da böyle hayvanlar töhmet altında kaldı. Bizler bu konuyu önlemekte oldukça zorlandık. Böyle zamanlarda psikolojik zorlanımlar sağlıklı karar vermeyi engelliyor. Bazı vatandaşlar yıllardır beraber yaşadıkları
dostlarını sokağa bıraktı. Bu süreci yönetmek oldukça zorlu geçiyor.
Yine önümüzde özellikle süreç uzadığında sokak hayvanlarının karşı karşıya kalacağı sorunlar ile sebep olabilecekleri toplum sağlığı riskleri konusunda yetkilileri ikna etmekte
oldukça zorlanıyoruz. Maalesef bu olayda olduğu gibi ancak başımıza geldiğinde olayın ciddiyetini idrak ediyoruz. Oysa uyarılara kulak verip önlemler alınsa sorunlar minimum
düzeyde yaşanacaktır.

Kamuoyuna vermek istediğiniz bir mesajınız var mıdır?
Herkesin uyarıları yüzde yüz dikkate alarak, sorunun çözümüne katkı sağlamasını umuyoruz. Bu süreç uzayabilir, sabırlı olup tam bir dayanışma içinde ancak üstesinden gelebiliriz. Sadece bilimin bize gösterdiği ve önerdiklerini rehber alarak net bir yol izlemeliyiz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz