Ana Sayfa Blog Sayfa 84

Kedi Alerjisini Rahatlatan Aşı Devrede

Kedilere alerjisi olduğu için sahiplenemeyen veya sevmekten kaçınanlar için kedili bir yaşam mümkün. Yapılacak alerji testi sonrası uygulanmasına karar verilen aşı sayesinde hayat kalitesi oldukça yükseliyor

Alerji aşısı nedir, nasıl uygulanır?

Birçoğumuzun evinde bulunan patili dostlarımız bazen istemesek de alerjik reaksiyonlara sebep olabiliyor. Kedi alerjisi, tıpkı saman nezlesi (alerjik rinit) gibi genellikle gözlerde ve burunda kaşıntı, burunda akıntı veya tıkanıklık, hapşırma ve göz yaşarmasına neden olabiliyor. Bazı hastalarda nefes darlığı, göğüste sıkışma, astım nöbeti ve hatta alerjik şoka (anafilaksi) varan tablolar da görülebiliyor. Alerjik belirtiler hayvanlara dokununca ortaya çıkacağı gibi hava yoluyla da solunduğunda belirtilere yol açabiliyor. Alerjik belirtiler bazı kişilerde ilk dakikalarda ortaya çıkarken bazen 8-12 saat sonra en şiddetli hale gelebiliyor. Evcil hayvanlar ortamdan uzaklaşsa bile tüyleri havada asılı kalıp, mobilya ve kıyafetlere yapışmış olabileceğinden belirtiler uzun süre devam edebiliyor.

Kedi alerjisi için tedavi yöntemlerine değinen Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Demet Can konuyla ilgili olarak şu bilgileri verdi: “İlk adım olarak evcil hayvanlara karşı olan alerjinin olup olmadığı alerji ve immünoloji uzmanı tarafından uygun testler yapılarak saptanmalı. Kedi alerjisi maalesef oldukça sık karşılaştığımız bir alerji türü ve kedi alerjisi olanların yüzde 25-50’sinde köpek alerjisi de olduğu için bu kişiler evcil hayvan sahiplenmekten çekiniyor. Bu tarz durumlarda şimdiye kadar tedavi olarak alerjenden yani kediden uzaklaşmayı öneriyorduk.”

Minik dozda başlanıp artırılıyor

Hastaların çok sevdiği dostlarından, onları yakınlarına verecek olsalar bile ayrılmak istemediklerini belirten Prof. Dr. Demet Can, “Bu durumda yüksek verimli hava filtrelerinin kullanılması, havalandırma sisteminin filtreleri sıklıkla temizlenmesi ve evcil hayvanın yatak odasından kesinlikle uzak tutulmasını öneriyoruz. Hayvan alerjenleri yapışkan olduğu için halıların kaldırılmasını, halılar kaldırılmıyorsa kısa tüylü ve yıkanabilir olanların tercih edilmesini, ev süpürülürken maske takılmasını, kediyle uzun süre temastan sonra giysilerin değiştirilmesini de tavsiye ediyoruz. Hatta maalesef doğasına uygun olmasa da kedinin haftada en az iki kez yıkanması da istemeden verdiğimiz tavsiyeler arasında” dedi.

Bu önlemlerin alerji durumuna göre hastaların hayat kalitelerini oldukça yükseltmekte olduğunu belirten Prof. Dr. Demet Can, “Bu önlemlerin yanında polen aşısı gibi kedi alerjisinde de aşı yapılabilir. Kedi alerjeninin çok minik dozda başlanıp giderek artırılarak vücuda enjekte edilmesi prensibine dayanan bu tedavi yöntemi, günümüzde kedi sahiplenme sıklığının artmasına paralel olarak daha sık uyguladığımız ve başarılı sonuçlarla karşılaştığımız bir tedavi şekli” diye konuştu.

Kaynak: Milliyet

Köprü Malzemeleri Kedilere Yuva Oldu

Geri dönüştürülen köprü malzemeleri kedilere yuva oldu

Yalova Belediyesi, onarımını yaptığı köprüden çıkan malzemelerle sokaktaki kediler için yuvalar hazırladı.

Belediyeden yapılan açıklamada, daha önce onarılan Ak Şemseddin Köprüsü’nden çıkan malzemelerin geri dönüşümde kullanıldığı belirtildi.

Fen İşleri Müdürlüğü atölyesinde bu malzemelerle hazırlanan kedi yuvalarının üst kısımları çiçeklendirilerek güzel bir görünüme kavuşturulduğu anlatılan açıklamada şunlar kaydedildi:

“Ak Şemseddin Köprüsü üzerinde geçtiğimiz aylar içinde yenileme çalışması yapmıştık. Buradan çıkarılan malzemeleri israf etmeyerek kedi yuvası hem de çiçeklik olarak tekrar kullanıma kazandırdık. Yapılan 10 kedi yuvası Mihenk Sokak’ta ekiplerimiz tarafından montajlandı. İçlerine kedi mamalarını da bırakarak bu soğuk havalarda sokakta bulunan canlarımıza yuva kazandırmış olduk.”

 

Kaynak: Yalova Belediyesi 

11-15 Mart’ta: ‘Can Dostlarımıza Kapılarımızı Açıyoruz’

Kocaeli Veteriner Hekimler Odası tarafından başlatılan ‘Can Dostlarımıza Kapılarımızı Açıyoruz’ projesi kapsamında 11-15 Mart tarihleri arasında veteriner kliniklerinde sokak kedilerine barınma, beslenme ve tedavi imkanı sunulacak.

Ülke genelinde etkisini gösteren soğuk havalar, sokak hayvanlarını olumsuz etkiliyor. Kocaeli Veteriner Hekimler Odası, soğuktan etkilenen kediler için harekete geçti.Devam edeceği beklenen olumsuz hava koşullarına karşı kedilere veteriner kliniklerinde ücretsiz barınma, beslenme ve tedavi imkanı sunulacak.

Sokakta barınmaya ve tedaviye ihtiyacı olan bir kedi bulan vatandaşlar, Kocaeli Veteriner Hekimler Odası’nı arayacak. Bunun ardından vatandaşlar en yakın veteriner kliniğine yönlendirilecek.

Mamalarda Köpekbalığı Etine Rastlandı

Singapur Ulusal Üniversitesi’ndeki araştırmaya göre pek çok evcil hayvan mamasında köpekbalığı eti kullanılıyor

Kedi ve köpekler için üretilen mamalar devasa bir endüstriye dönüştü. Evcil hayvan sahipleri her ne kadar hayvanlarının yediğine içtiğine karşı oldukça titiz davransalar da piyasada yer alan bazı hayvan gıda markalarında, nesli tükenmekte olan köpekbalıklarının kullanıldığı keşfedildi. Üstelik bu mamaların içeriğinde köpekbalığı bulunduğuna dair bir açıklama yer almıyordu, bunun yerine “okyanus balığı” gibi genel terimler tercih ediliyordu.

Singapur Ulusal Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, 16 farklı markaya ait 45 evcil hayvan mamasının içeriğini inceledi. Çoğu ürünün içeriğinde “beyaz balık ve beyaz yem” gibi tam karşılığı olmayan ifadeler yer alıyordu. Bazı mama markaları “ton balığı veya “somon” gibi içerikteki balık isimlerine yer verirken hiçbir markanın içindekiler kısmında köpekbalığı ismini kullanmadığı görüldü.

Mamaların üçte biri köpekbalığıydı

Bilim insanları DNA barkodunu kullanarak 144 numuneyi sıraladılar. Bu yapılan araştırmaya göre bu numunelerin üçte birinde köpekbalığı DNA’sına rastlandı. Kedi ve köpek mamaları için katledilen köpekbalıkları arasında mavi köpekbalığı, karayip resif köpekbalığı, ak yüzgeçli köpekbalığı, orak yüzgeçli köpekbalığı, karayip sivri uçlu köpekbalığı ve kaplan kum köpekbalığı var. Özellikle karayip resif köpekbalığı ve ak yüzgeçli köpekbalığı kırmızı listede “savunmasız” olarak listelenen türler arasında yer alıyor.

Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Akredite Oldu

Kafkas Üniversitesi’nin en köklü kurucu fakültesi ve bu yıl 40. yılını kutlayacak olan Veteriner Fakültesi; Veteriner Hekimliği Eğitim Kurumları ve Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (VEDEK) tarafından akredite edildi.

Veteriner Fakültesinin akreditasyonu Dekanlığın koordinasyonunda; Kafkas Üniversitesi Rektörlüğü, Fakülte Öğretim Üyeleri, Fakülte idari personeli ve öğrencilerinin özverili çalışması sonucunda gerçekleşti.

Akreditasyon sürecini hızlandırılmasında 65. Türkiye Hükûmeti’nde Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı olan Ahmet ARSLAN ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yunus KILIÇ’ın büyük etkisi olduğu bildirildi. Yeni hayvan hastanesi ve nekropsi ünitesine kaynak aktarımında önemli katkıları oldu.

Veteriner Fakültesinin kısa ve orta vadedeki hedefleri arasında; Haziran 2023’de Yeni Hayvan Hastanesi ve Nekropsi Ünitesinin açılışını gerçekleştirmek var. Türkiye’deki Veteriner Hekimlere Veteriner hekimliği Uzmanlık Eğitim (VUS) vermek ve The European Association of Establishments for Veterinary Education (EAEVE) kapsamında uluslararası akredite olmaksa yeni hedefleri.

Kaynak: Gazete Kars

Kar Altındaki Hayvanlara Yardım

Türkiye beyaza büründü, stk ve belediye ekipleri sokak hayvanları için besleme çalışmalarını sıklaştırdı.

 

Ülke genelinde 10 Mart gecesi başlayan ve yüksek kesimlerinde aralıklarla süren kar yağışı etkisini artırdı. İlerleyen saatlerde tipiye dönmesi nedeniyle birçok kent beyaza büründü.

Sokak hayvanlarının soğuklardan etkilenmemeleri için il ve ilçe belediye ekipleri tarafından farklı noktalara kedi ve köpek evleri yerleştirildi. Ayrıca ekipler ayrı noktalara mama ve su bıraktı. Hayvanserverlere de sokaklarındaki hayvanları beslemeleri için mamalar dağıtıldı.

Uzmanlara göre; kış aylarında kediler için 6 saat, köpekler için ise 17 saat ve daha fazla açlık, hayati risk taşıyor. Bu saatlerin aşılması durumunda bu hayvanlar donarak hayatını kaybedebiliyor.

Belediyeler tarafından yerel hayvan gönüllüsü kartı bulunan STK’lar ve hayanseverler ile işbirliği içinde çalışıyor.

TVHB, 68.Kuruluş Yıl Dönümü

TVHB Başkanı Eroğlu: “Hayvanlardan insanlara geçen hastalıklarla mücadelede en etkili yol tek sağlık yaklaşımıdır”

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, “Covid-19 salgını bir kez daha gösterdi ki hayvanlardan insanlara geçen hastalıklarla mücadelede en etkili yol tek sağlık yaklaşımıdır” dedi.

TVHB Başkanı Ali Eroğlu, birliğin 68’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Covid-19 salgını ve hayvandan insana geçen hastalıklarla mücadelede en etkili yolun tek sağlık yaklaşımı olduğunu belirten Eroğlu, TVHB’nin de hizmetlerine devam ettiğini belirtti. Eroğlu, “9 Mart Türk Veteriner Hekimleri Birliği’nin kuruluş yıl dönümü. Bu sene 68. yıl dönümünü kutluyoruz. Kurulduğu yıldan bugüne kadar ülkemizde özellikle hayvancılığın geliştirilmesi ve veteriner hekimliği hizmetlerinin standartlarının yükseltilmesi noktasında çeşitli çalışmaların içerisinde olmuş, bugün itibarıyla kendisine bağlı 56 bölge ve il veteriner hekimleri odası ile çalışmalarına devam ediyor” dedi.

Veteriner hekimlerin birçok alanda hizmet veren bir meslek grubu olduğunu ifade eden Eroğlu, “Özellikle 68’nci yıl dolayısıyla birkaç konuyu arz etmek istiyorum. Bunlardan bir tanesi yapılanma konusu. Ülkemiz 1937 yılında Cenevre Anlaşması’na imza koymuş ve veteriner hekimliği yapılanması ile ilgili de orada kurallar belirlenmiş, daha sonra da Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü kurulmuş. Alınan kararla 1984 yılında Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü kaldırıldı, yerine başka yapılar oluşturuldu. O günden bugüne kadar aslında o tarih bir kırılma noktası, sorunlar gerek hayvancılık ile ilgili sorunlarımız, gerekse hayvan sağlığı, hayvan refahı ve veteriner hekimlerinin çalışma alanları ile ilgili sorunlar devam ediyor. Bu geçen süre içerisinde veteriner hekimler hayvan sağlığı, hayvan refahı, hayvansal üretim, gıda güvenliği, çevre sağlığı ve biyo güvenlik gibi çok geniş alanda hizmet veren meslek grubu. Türk Veteriner Hekimleri Birliği de bu çalışmalarda veteriner hekimlere öncülük etmek ve politikaları belirlemek amacıyla hizmetlerine devam ediyor” diye konuştu.

“Mücadelede en etkili yol tek sağlık yaklaşımıdır”

Covid-19 salgınıyla mücadelede en etkili yolun tek sağlık yaklaşımı olduğunu belirten Eroğlu, “Son Covid-19 salgını bir kez daha gösterdi ki hayvanlardan insanlara geçen hastalıklarla mücadelede en etkili yol tek sağlık yaklaşımıdır. Biz de Türk Veteriner Hekimler Birliği olarak dünyadaki bu uygulama ve gerçeklerle birlikte hareket ederek tek sağlığın, işlevsel yapıların ülkemizde tanımlanmasını ve bir an önce faaliyete geçmesini talep ediyoruz. Bu konuda da çalışmalarımız var. Bu çalışmalarımızı somut bir şekilde devletimizin makamlarına ilettik. Covid-19’da bir sınır aşan hastalık, malumunuz bütün kıtalarda önemli bir travma oluşturdu. Hala o travma devam ediyor. Erken uyarı, erken teşhis ve erken reaksiyon sistemlerinin oluşturulduğu bir tek sağlık yapılanmasında Türkiye’ye aynı zamanda ihtiyacımızın olduğunu beyan ediyoruz. İletişimi çok önemli buluyoruz. Özellikle kamuoyunda mesleğimizle ilgili, meslektaşlarımızla ilgili çeşitli bilgi kirliliğine sebep vermemek için de konuların paylaşılmasından yana olduğumuzu belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.

 

Balıklar , Hayvanları Hayvan Olmayanlardan Ayırt Edebiliyor

Okçu balıkları, daha önce hiç görmemiş olsalar bile hayvanları hayvan olmayanlardan ayırt edebiliyor. Negev’deki Ben-Gurion Üniversitesi’nde yürütülen çalışma, balıkların yeni nesneleri kategorize etmek için büyük ölçüde şekle güvendiğini söylüyor

 

Okçu balığı, Güneydoğu Asya’nın en ölümcül keskin nişancılarından biri. Bir av gözüne çarptığında, ağzından yüksek güçlü bir su fışkırtarak yutulabilir. Oxford Üniversitesi’nden görsel ekolojist Cait Newport, “Beyin işleme güçlerinin, beyin boyutları nedeniyle çok daha küçük olduğunu varsayıyoruz” diyor. “Peki öyleyse karmaşık sorunları nasıl çözüyorlar?”

Sinirbilimci Ronen Segev ve meslektaşları, Negev’deki Ben-Gurion Üniversitesi’ndeki laboratuvarlarında, tanklarının üzerinde asılı duran bir bilgisayar ekranındaki görüntülere su püskürtmeleri için beş okçu balığı eğitti. Araştırmacılar, ekranda yanıp sönen karelere su püskürttüklerinde balıkları yemle ödüllendirdi. Balıklar dijital hedeflere tükürmekle yetindiğinde, araştırmacılar onlara beyaz bir arka plan üzerinde nesnelerin fotoğraflarını göstermeye başladılar. Balıklar, yapraklar veya çiçekler gibi hayvansal olmayan nesnelere değil, yalnızca böceklere ve örümceklere ateş ettiklerinde ödül aldı. Daha sonra bilim adamları, okçu balıklarına, daha önce hiç görmediği, bir böcek veya örümcek ve bir hayvansal olmayan nesne içeren 800 çift görüntü gösterdi.

Ekip, bu ay Journal of Experimental Biology’deki makalede balıkların yaklaşık %70 oranında hayvanlara su püskürterek karşılık verdiğini bildirdi . Böcekler yerine yapraklara ve çiçeklere püskürtme yapmak üzere eğitilmiş farklı bir balık grubu, görüntüleri kategorize etmede aynı derecede doğruydu. Her iki durumda da balıklar, bitkileri avdan ayırt edebildi.

Araştırma; bir balık gibi düşünmek için hangi görsel özelliklerin (yuvarlaklık, simetri ve doku gibi) gerekli olduğunu değerlendirdi. Modeller, hayvanların sınıflandırmak için çoğunlukla bir nesnenin şekline güvendiğini öne sürdü; doku daha az önemliydi. Ve gerçekten de ekip, yalnızca şekil bilgisi (nesnenin silueti) veya yalnızca doku (nesnenin yüzeyini gösteren bir daire) içeren böcekleri ve bitkileri gösterdiğinde, balıklar silüetlerde çok daha başarılı oldu.

Segev, çalışmada yalnızca hareketsiz, gri tonlamalı görüntüler kullandıklarını belirtiyor. Bu, okçu balıklarının vahşi doğada avlanırken sahip olacakları renk ve hareket hakkında bilgi eksikliği olduğu anlamına gelir. Balıkların bitkiyi hayvandan ayırt etmek için şekillerden daha fazlasına güvenmesi muhtemeldir, diyor.

Segev, balıkların nesneleri tanımak için kullandığı nispeten basit çözümlerin, mühendislerin otonom arabalar için gerekli olanlar gibi bilgisayarlı görsel sistemler tasarlamasına yardımcı olabileceğini ekliyor.  “Balıklar akıllıdır” diyor “Onlar inanılmaz”.

Kaynak: Science

Hayvanlarda Varyant Riski

Cute corgi dog posing in medical mask. Concept healthe lifestyle, illness and epidemic. Indoor

DSÖ: Kovid-19 hayvanlarda yayılırsa yeni varyantlar türemesi kolaylaşabilir

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve beraberindeki uluslararası kuruluşlar, Kovid-19’un yabani hayatta yayılmasının yeni varyantların türemesini kolaylaştırma endişesine karşı, virüsün hayvanlar arasında geçişini yakinen takip ettiklerini açıkladı.

DSÖ ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü ve Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü’nden yapılan ortak yazılı açıklamada, Kovid-19’un hayvanlar arasında yayılması konusu ele alındı.

Açıklamada, virüsün genellikle insandan insana bulaştığı gibi bazı hayvan türlerine de bulaştığının gözlemlendiği belirtilerek, “Kedi ve köpek gibi evcil hayvanlar başta olmak üzere büyük kedi, vizon, gelincik ve ak kuyruklu geyik gibi çiftlik hayvanları veya yabani hayvanlara da virüs bulaşabiliyor.” ifadesi kullanıldı.

Kovid-19 salgınının yaban hayatına girmesinin, doğada enfekte olmuş kalabalık hayvan havzaları oluşturabileceği endişesi dile getirildi.

Açıklamada 3 örgüt, hayvan ile insan arasında virüs dolaşımı ve Kovid-19’un, bulaştığı hayvanlarda evrilme riskinin azalması için tüm ülkeleri tedbir almaya çağırdı.

DSÖ’nün bundan önceki raporlarında da Kovid-19’un insandan hayvana bulaşma riski ele alınmıştı.

 

Kaynak: AA

Hayvanları Geride Bırakmadılar

Ukrayna’da savaş mağdurları, hayvan kuruluşları ve gönüllüler kendi başlarının çaresine bakamayacak hayvanlara yardımcı olabilmek için kendi güvenliklerini tehlikeye atıyor 

 

Birleşmiş Milletler mülteci ajansına göre, Rusya’nın işgalinden bu yana bir milyon kişi Ukrayna’dan kaçtı. Ancak sınır kısıtlamaları nedeniyle birçoğu evcil hayvanlarını geride bırakmamak için hala savaş bölgesinde. Kurtarılamayan ve saldırı bölgelerinde veya yakınında yaşayan evsiz hayvanlar da öldü. Binlercesi daha risk altında; Ukrayna’da tahminen 50.000 sokak hayvanı yaşıyor.

Hayvan Barınakları Ve Hayvanat Bahçeleri Vuruldu

Ukraynalı hayvan hakları örgütü UAnimals’a göre, Rus bombardımanı en az dört barınağı vurdu. Barınak ve hayvanat bahçeleri yakınlarındaki füze saldırıları ve operasyonlar nedeniyle orada kalan hayvanlara sakinleştirici veriliyor. Kiev Hayvanat Bahçesi çalışanları da tesiste yaklaşık 4.000 hayvana bakmak için geride kaldı.

Ayrıca bombardımanla tamamen yok edilen yerler de var ve ilk raporlara göre çıkan yangında 1000’den fazla köpeğin öldüğü belirtti. Tesislerde işçilerin köpek ve kedilerin kaçabilmesi için kafesleri açtıkları doğrulandı (yine de birçok hayvan kaldı). UAnimals, ayrılan köpeklerin artık barınağın dışında yiyecek ve su olmadan “sürekli bombardıman” arasında yaşam savaşı verdiğini söyledi. Gostomel hayvan barınağı açıklamasında ; çok sayıda hayvan yakındaki patlamalar nedeniyle kalp krizinden öldü dedi.

Avrupa Komisyonu, Üye Ülkeleri Evcil Hayvanı Olan Ailelere Yardım Etmeye Çağırıyor

Avrupa Komisyonu, 27 AB Üye Devleti’nin tümüne evcil hayvanlar için veterinerlik evrak gereksinimlerini gevşetmesini tavsiye etti, böylece evcil hayvanları olan kişiler sığınmak için sınırları daha kolay geçebilirler.

Hayvan hakları derneği Humane Society International/Europe (HSI), “emsal teşkil eden” ve “şefkatli” duyguyu övdü. Örgütün yönetici direktörü Ruud Tombrock yanıt olarak bir açıklama yaptı:

“Rusya’nın Ukrayna’daki askeri harekatından etkilenen insanlar ve hayvanlar için derin endişe duyuyoruz ve bu nedenle Avrupa Komisyonu’nun çatışmadan kaçan insanların evcil hayvanlarını ailelerinin sevgili üyeleri olarak derinden önemsediğini ve onları güvende tutmak isteyeceklerini kabul etmesini memnuniyetle karşılıyoruz.“

PETA, Avusturya, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Almanya, Macaristan, Litvanya, Polonya, Romanya ve Slovakya’nın ihtiyacı olanlara yardımcı olmak için giriş kısıtlamalarını gevşettiğini bildirdi.

Hayvan kurtarmada çalışan kuruluşların kısa listesi şu şekilde;

Shelter Ugolyok , Happy Paw , Sirius ve Shelter Friend’deki gönüllüler , savaşın ortasında binlerce hayvanı korumak için yorulmadan çalışıyorlar.

Dünyanın en büyük hayvan hakları örgütü olduğu düşünülen PETA, Ukrayna’da insanlara ve hayvanlara yardım etmek için çalışan birçok kuruluştan biri. PETA Almanya’dan bir ekip, yerinde yardım sağlamak için Polonya ve Romanya sınırlarına gitti. Kar amacı gütmeyen kuruluş, köpek ve kedilerin yanı sıra mültecileri de savaş alanının dışına taşımaya çalışıyor. PETA Almanya ayrıca battaniye gibi malzemelerin teslim edilmesine yardımcı oluyor ve 40.000 pound evcil hayvan mamasının Ukrayna’daki barınaklara bırakılmasını koordine ediyor.

Hayvan hakları derneği ayrıca vegan yayın hizmeti UnchainedTV ile işbirliği içinde Ukrayna’daki durum hakkında bir video raporu yayınladı .

Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW), 800’den fazla köpeğe ev sahipliği yapan doğu Ukrayna’daki Donetsk’te bulunan Shelter Pif’e ve doğu Ukrayna’daki Gorlovka’da bulunan ve 300 köpeğin bulunduğu Holivka Shelter’a acil yardım sağlıyor. İkinci kez düzenledikleri kurtarma operasyonu yakın zamanda bombardımana uğradı ve bir hayvanın ölümüyle sonuçlandı. Hasara rağmen, personel hayvanlara bakmaya devam etmek için tesiste kaldı.

Ukrayna genelinde ihtiyaç sahibi barınaklara destek sağlayan UAnimals, şimdiye kadar en az 14 tesise malzeme gönderdi.

Bu kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, yiyecek ve diğer malzemelere ihtiyaç duyuyor; finansal olarak katkıda bulunmak isteyenler web sitelerinden gerekli bağlantılara ulaşabiliyor.

Çeviri: Gül Üngörmüş