Ana Sayfa Blog Sayfa 97

Başakşehir Pet Kuaförü. Kediler neden kuaföre gitmeli?

Başakşehir pet kuaförü, evimizin sevimli dostlarının ihtiyaçlarını en doğru şekilde giderilmesini sağlayan yerlere verilen addır. Öyle ki bu ihtiyaçlar hem kedi ya da köpeğimizin güzelliğine güzellik katan hem de sağlıklarına olumlu etki eden kedi ve köpek bakımlarıdır. Genel anlamda kedi kuaförü ve köpek kuaförü olarak bilinen bu bakım merkezlerine verilen genel ad pet kuaförü olarak bilinir.

Kediler neden kuaföre gitmeli? Çünkü kediler de canlıdır ve yaşadıkları sürece tüyleri uzar, tırnakları uzar ve kirlenirler. Ve eğer bir kedi doğal ortamında yaşamıyorsa bu işlemleri doğada halledemez. Bir müdahale gerektirir. Bu müdahale sahibi tarafından da yapılabilir elbette ama genelde kedi kuaförlüğü yapmaya soyunan kedi sahiplerinin, işlem sonucu tüm sinirleri harap olmuş, suratları tırmanmış ya da evlerinin her yeri kirlenmiş olur. Neden kedimi pet kuaförüne götürmeliyim? Çünkü daha önce de söylediğim gibi kedi sahipleri bu işin üstesinden gelemiyor. Ama bu konuda eğitim almış kedi kuaförleri, işi hem kısa sürede hem de en mükemmel şekilde hallediyorlar. Üstelik kedileri strese sokmadan ve en hijyenik şekilde yapıyorlar bunu. Böylelikle sizin de kedinizle aranız bozulmuyor ve sinirleriniz harap olmuyor. Bırakıyorsunuz kedinizi Başakşehir kedi kuaförü merkezine işlem bittiğinde onu tüm bakımları yapılmış şekilde ve mutlu bir şekilde geri alıyorsunuz. İsterseniz de tüm işlemler olurken onun yanında olup ona destek oluyorsunuz. Siz Başakşehir kedi kuaförü olarak hizmet veren firmamızda kahvenizi yudumlarken kediniz misler gibi oluyor. Başakşehir kedi kuaförü hizmetleri
• Başakşehir kedi banyo yıkama
• Kedi tırnak kesimi ve bakımı
• Başakşehir kedi tüyü bakımı
• Kedi makas tıraşı ve makine tıraşı Başakşehir
• Diğer kedi bakımları ve özel bakımlar

Köpek kuaförlüğü, öyle herkesin kolaylıkla içinden çıkabileceği bir hizmet değildir. Bir defa öncelikle köpekleri çok sevmeniz gerekmektedir. Ve onların dilinden anlamanız, ne istediklerini ve istemediklerini bilmeniz gerekir. Köpek tıraşı yaparken ya da köpeğin tırnaklarını keserken ne yapmanız gerektiğini bilmeniz gerekir. İşte pet kuaförlüğü bu yüzden önemlidir. Başakşehir köpek kuaförü olarak hizmet veren firmamız, köpek kuaförlüğü konusunda deneyimli ve uzman bir kadroyla çalışmaktadır.

Başakşehir köpek kuaförü hizmetleri
• Başakşehir köpek tırnak kesimi
• Kedi banyo ve yıkama
• Başakşehir köpek tüy bakımı
• Köpek makas tıraşı Başakşehir
• Köpek makine tıraşı
• Diğer köpek bakımları ve özel bakımlar
Pet kuaförlerinde bulunması gereken özellikler
• Pet kuaförleri eğitimli ve deneyimli olmalı. Hangi cins köpeğe hangi işlemin uygulanıp uygulanmayacağını bilmeli.
• Hayvanları sevmeli ve onlara nasıl yaklaşılması gerektiğini bilmeli. Onlarla dokunarak konuşabilmeli.
• Hayvan sağlığı konusunda hassas olmalı, hayvanların sağlığı için en iyisini istemeli.
• Hijyen kurallarına çok dikkat etmeli ve bu konuda ekstra çaba göstermeli.
• İzinleri alınmış, yasal bir firma olarak hizmet vermeli.
• Uygun fiyatlı pet kuaförü olarak piyasadaki yanlış imajı yok etmeli. Çünkü ne yazık ki bazı firmalar sayesinde pet kuaförleri çok pahalı bir yer olarak bilinmekte ve insanlar pet kuaförlerine gitmekten korkmaktadırlar.

Başakşehir ve çevresinde ikamet edenlerin kolaylıkla erişebileceği mesafede olan Başakşehir pet kuaförü olan firmamız size ve can dostlarınıza en kaliteli hizmeti vermenin gururunu yaşamaktadır. Eğer sizin de köpeğinizin ve kedinizin tıraşa ihtiyacı varsa ya da köpeğiniz ya da kediniz tırnaklarını kestirmiyorsa ya da köpeğinizin ve kedinizin banyosu bir faciaya dönüşüyorsa bir an önce Başakşehir uygun fiyatlı pet kuaförü olan firmamızla iletişime geçin.
Kaynak: https://www.habereguven.com/

Kediler Miyavlarken Aslında Ne Anlatır? İşte Bilime Göre Miyavlama Şekilleri ve Anlamları

Kedinizin miyavlamalarının, cıvıltılarının ve mırlamalarının rastgele anlamsız sözler olduğunu mu düşünüyorsunuz? O halde tekrar düşünmeniz gerekebilir.

Aslında kedilerin çıkardığı tüm bu sesler size, dünyasıyla ve size karşı nasıl hissettiğiyle ilgili bilgi iletiyor. İyi haber şu ki, yakından dinlerseniz, kedinizin çıkardığı seslerin neyle ilgili olduğunu anlamaya başlayabilir ve bu farkındalığı lehinize kullanabilirsiniz.
Kediler kuşların yanındayken evcil hayvanlar arasında en geniş seslendirme yelpazesine sahiptir. En çok miyavlamaları, mırıltıları, tıslamaları ve hırlamaları ile bilinmesine rağmen, düzenli olarak çıkardıkları seslerin listesi bundan daha kapsamlıdır. Duruma bağlı olarak, kediniz, önemine göre her birinin birden fazla nüanslı varyasyonuyla birçok farklı ifade yapabilir. Bazıları memnuniyet ve rahatlığı yansıtırken bazıları endişe, korku ve hatta öfkeyi açığa vurur. Yine de hepsi, kedinizin duygusal ruh halinin göstergesidir.

Kedilerin miyavlama türleri ve anlamları:
• Miyavlama
• Mırlama
• Cıvıldama
• Gevezelik
• Tıslama
• Uluma
• Kızgın kedi sesi
• Çığlık
• Hırıltı ve homurdanma
Gelin şimdi minik dostlarımızın bize ne anlatmak istediğine bakalım.

En sık duyulan kedi sesi: Miyavlama

Belki de en sık duyulan kedi sesidir. Yetişkin bir kedinin miyavlaması, diğer kedilerle değil, genellikle insanlarla iletişim kurmak için kullanılır. Annelerine ihtiyaç duyduklarında yavru kedilerin ilk kez ağzından çıkan bu çocuk sesi, vahşi kediler olgunlaştıkça kaybolur. Ancak evcil kediler kendilerini ebedi yavrumuz olarak görme eğiliminde olduklarından, bu sevimli seslendirmeyi yetişkin yaşamları boyunca sürdürürler. Genel olarak, miyavlayan bir kedi ilgi, yiyecek veya bir şeye erişim ister. Bazen ise bir kedinin miyavlaması sadece “eve hoş geldin” demesidir.
Bazen kedinin miyavlaması, yalnızlığı ve hatta hastalığı ifade edebilir. Daha yaşlı kediler, duyularının azalması veya eskisi kadar çevik olamama kaygısı nedeniyle genellikle daha fazla miyavlar. Daha genç kedilerde, miyav genellikle yalnızken veya açken ortaya çıkan sorgulayıcı bir “miyav” olarak kısaltılır. Ve miyavlama sıklığı, bir kedinin ruh halinin bir göstergesidir. Hızlı bir şekilde sürekli miyavlaması dikkat çekmek istediği anlamına gelebilir.
Daha uzun, daha hüzünlü şekilde miyavlaması ise endişe, sıkıntı veya bir şeye itirazı gösterebilir. Bu versiyonda, sanki “hadi, hadi” der gibi, genellikle daha gırtlaksı bir ses olacaktır. Ve aralıksız miyavlama, hastalık veya yaralanmayı gösterebilir; Bundan şüpheleniyorsanız, veterinere gitmeyi düşünebilirsiniz.

Kedilerin Miyavlamalarını Tercüme Eden Uygulama: MeowTalk

Keyifli ruh halinin göstergesi: Mırlama

Kedi seslerinin belki de en keyifli ve hipnotik olanı olan mırıltı, genellikle kediniz en iyi ruh halindeyken yaptığı yumuşak, derin, gırtlaktan gelen bir sestir. Kedinizi, kucağınıza yerleşirken nazikçe okşamak ise bu keyifli ruh halini ortaya çıkarmanın kesin bir yoludur.
Nadir durumlarda, kediniz bir şey yüzünden husursuz olduğunda mırlama meydana gelebilir. Bu, gergin bir şekilde bir şey için beklerken stresinizi azaltmak için şarkı söylemenize benzer. Bu “endişe mırıltısını” ayırt etmenin anahtarı vücut duruşudur. Eğer kedinizin kulakları geri döndüyse ve vücudu gergin görünüyorsa, mırlama sesi bir şey hakkında endişe duyduğunu gösterir.

Heyecanlı veya uyarıcı olabilir: Cıvıldama

Kedilerin yavruyken öğrendiği bu kuşa benzer cıvıldama sesleri, miyavlamadan biraz daha açıklayıcıdır. Başlangıçta anneleri tarafından yavru kedilere, dikkat etmelerini ve onu takip etmelerini söylemek için kullanılan bu ses, kedinizin bir şey hakkında dikkatli olmanızı istemesi sebebiyle size karşı söylediği bir şey de olabilir. Ayrıca bir kedi heyecanlı ve mutlu olduğunda da cıvıldama sesleri çıkarabilir.

Avlama içgüdüsünün sonucu: Gevezelik

Kedinizin pencereden bir serçeye veya ağaçtaki bir sincaba özlemle bakarken dişlerini gıcırdattığını duymuş olabilirsiniz. Bazen bir cıvıltı, gıcırtı veya hafif bir ağlamanın eşlik ettiği gevezeliğin, bir kedinin yırtıcı heyecanının ve ödülü alamamanın stresinin bir göstergesi olduğu düşünülür. Bazıları, gevezeliğin aslında bir kuş taklidi veya kemirgen çağrısı olduğunu iddia ediyor, ancak bu en iyi ihtimalle anekdot niteliğinde bir sestir. Çünkü kedilerin avlanma hünerleri sessizlik ve gizlilik içerisindeyken ortaya çıkar.

Tehdit edici unsurlar altındaysa bu sesi duyabilirsiniz: Tıslama

Bir kedinin tıslama amacını karıştırmak mümkün değil. Izgarada cızırdayan eti andıran bu ses, kedinizin kendisini tehdit altında hissettiği ve gerekirse savaşmaya hazır olduğu anlamına gelir. Kedinizle fazla samimi olan büyük, şapşal bir köpek, kesinlikle bir tıslama ve belki daha fazlasını ortaya çıkararak kedinizi kışkırtacaktır. Tehdit edici olan bu sesin yanı sıra, kemerli bir sırt, kabarık tüyler, seğiren kuyruk, düzleştirilmiş kulaklar ve açık ağız, vurmaya hazır dişler de dahil olmak üzere bir kedinin vücut dilinde bir sürü değişiklik ortaya çıkar. Tıslama, bir tükürme ile de meydana gelebilir. Kediniz bu yılan benzeri kılığa büründüğünde, geri çekilin ve algılanan tehdidi ortadan kaldırmak için elinizden geleni yapın.
Tıslama, kedinin bireysel algısına ve rahatlık düzeyine çok bağlıdır. Bazı cana yakın, dışa dönük kediler neredeyse hiç tıslamayabilirken, daha utangaç, içine kapanık bir kedi bir durumdan memnun olmadığında ona başvuracaktır. Kötüye kullanılan, başıboş veya vahşi kedilerin, sosyal bir evcil hayvana göre “tıslama moduna” girme olasılığı çok daha yüksektir.

Kedinizin huzuru için neden yaptığını mutlaka bulmalısınız: Uluma

Bir miyavlamanın makul derecede mutlu sesinin aksine, uluma; endişe, rahatsızlık veya çiftleşme sorunlarını ifade eden daha uzun süreli bir iniltidir. Genellikle kediden kediye olan bir iletişimdir; “çiftleşmek istiyorum” veya “benim evime gelmeni istemiyorum” anlamına gelebilir. Ayrıca bir kedi kendini iyi hissetmediğinde, duyular veya bilişsel işlevler azaldığında veya çevresindeki bir şey (belki de yeni bir kedi) onun hoşuna gitmediğinde ortaya çıkabilir. Yeni bölgelere taşınan veya yeni bir eve kabul edilen kedilerde de görülebilirken bazı kediler sadece can sıkıntısından uluyabilir.
Kediniz sürekli olarak ulumaya başlarsa, hastalık belirtilerinin varlığını gözlemleyin ve veterinerinizle görüşün. Kedinizin bölgesini istila eden başka bir kedi olabilir. Bazı durumlarda, başıboş veya vahşi kedilerin tuzağa düşürülmesi, kısırlaştırılması ve yuva olabilecek bir eve kabul edilmesi gerekebilir. Kedinizin bol oyuncağı olduğundan ve sizden yeterince ilgi gördüğünden emin olun. Bazen bir uluma vakasını sona erdirmek için gereken tek şey, her gün fazladan bir oyun seansıdır.

Kızgınlık çağında en çok duyabileceğiniz ses: Kızgın Kedi Sesi

Kızgınlık çağındaki dişiler tarafından müstakbel eşlere seslenirken söylenen bu kısa, kederli, boş sesli uluma versiyonunda neredeyse ”ah” sesine benzer bir ses çıkar. Bu sesin çıktığı sırada kısırlaştırılmamış dişi, büyük olasılıkla istediği erkek kedilerle bir araya gelmek için elinden geleni yapacaktır.

Bu sesi duyuyorsanız kediye yaklaşmamakta fayda var: Çığlık

Kısırlaştırılmamış dişi dışarıdaysa, yemek servisi bir erkeği çekecek ve bunun üzerine çiftleşme kesinlikle gerçekleşecektir. Erkek, boynunu ısırarak çiftleşme sürecini başlatırken lordoz denilen baş aşağı bir pozisyon alacaktır. Erkeğin tırtıklı penisi çıkarıldığında dişide acıya neden olur ve kan donduran bir çığlık atmasına neden olur. Kavganın ortasındaki kediler de çığlık atabilir. Bu ilkel çığlıklar genellikle uzun, uğursuz bir ulumanın ardından gelir ve genellikle can alıcı bir pençe darbesi veya bir ısırık ile sona erer.

Kediler İleri Doğru Hamle Yapmadan Önce Kıçlarını Neden Twerk Yaparmış Gibi Sallarlar?

Bölgesel tehdidin göstergesi: Hırıltı ve Homurdanma

Genellikle tıslamaya eşlik edecek şekilde, korku, öfke veya bölgesel tehdidin göstergesi olarak hırıltı veya homurdanma sesi ortaya çıkabilir. Kaplanlar ve aslanlar gibi daha büyük kedilerinkinden farklı olarak, evcil kedinin hırlaması veya homurdanması daha yüksek perdelidir ve bir uluma ile başlayabilir veya bitebilir. Genel olarak, başka bir kedi tarafından yakın bir tehlike altında olmadığı sürece, kediye yaklaşmayın. Hırlayan veya homurdanan bir kedi, kabarık tüyler, kemerli sırt gibi klasik savunmacı vücut duruşuna sahip olacaktır.

Kaynak: https://www.webtekno.com/

Konya’da ölmek üzereyken bulunan yavru köpeğe, kedi annelik yapıyor

Konya’nın Ereğli ilçesinde, soğukta kalan ve hayatını kaybetmek üzereyken bulunan yavru köpeğe, yeni doğum yapan kedi annelik yapıyor

Konya’nın Ereğli ilçesi Barbaros Mahallesinde yaşayan 13 yaşındaki Fevzi Aldemir’in kedisi ‘Maya’ kendi yavrularına gösterdiği şefkati yavru köpeğe de gösteriyor.
Sokakta bulduğu köpeğe sahip çıkan hayvansever Fevzi Aldemir, annesini bulamadığı köpeği evine götürdü.
Evde yeni doğum yapan ve 4 yavrusu bulunan Maya, açlıktan hayatını kaybetmek üzere olan yavru köpeği de emzirdi.
Kedi, yavrularına gösterdiği annelik şefkatini patileriyle yavru köpeği de severek gösterdi.

Kedinin köpeği yavrusu gibi sahiplendiği ve emzirdiği videoları ise aile fertleri cep telefonu ile kaydetti.
Kedisinin bu davranışı karşısında duygulanan Fevzi Aldemir, “Anne kedimiz Maya kendi yavrularına ve sahipsiz köpeğe annelik yapıyor. Maya’yı çok seviyorduk, şimdi bu davranışıyla o şefkatiyle içimizi adeta ısıttı. Maya yavru köpekle birbirine sarılıp uyuyor. Bu duygulandıran ve düşündüren görüntüler karşısında ne söylemek gerekiyor ki” dedi.

Kaynak: https://haberdairesi.com/

Kars’ta kedi ve köpeklere kimlik

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türk Veteriner Hekimleri Birliği arasında düzenlenen protokolle kedi ve köpekler kimliklendirilerek kayıt altına alınacak.

Kars İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Altıntaş ve Kars Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Ercan Ödül’ün imzaladığı protokol kapsamında sahipli kedi ve köpeklerin mikroçip ile kimliklendirilmesi ve kayıt altına alınması işlemleri yapılacak.
Uygulama sayesinde hayvanların sağlığı, yaşamları ve nerede oldukları kontrol edilebilecek.
Bu uygulama Kars Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası üyesi serbest veteriner hekimler ve tüm İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri tarafından yürütülecek.

Kaynak: https://www.akilligundem.com/

Köpek yeni doğan bebeği kimseyle paylaşmıyor

Bursa’da evcil bir köpek, aileye yeni katılan 3 aylık bebeği kimseyle paylaşmıyor.

Bursa’da Didem ve Kurtuluş Güngör ailesi, uzun yıllardır köpek besliyor. Tam bir hayvansever olan ailenin 3 ay evvel bebekleri Efe dünyaya geldi.

KİMSEYE SEVDİRMİYOR

Ailenin yeni ferdi Efe’yi evin sevimli köpeği Aslan herkesten kıskanmaya başladı. Bir an olsun bebeğin yanından ayrılmayan sevimli köpek, bebeğin yanına biri gelip Efe’yi sevmeye kalkınca hemen bebeğin yanına gidip, yüzünü yalayarak onu kimseye sevdirmiyor.

Köpeğin bebeği kıskanıp kimseye sevdirmemesi görenleri şaşırtıyor.
EVDE BİR KÖPEK DAHA VAR

Köpeklerinin bebeklerini çok sevdiğini ifade eden Didem Güngör, “Evimizde 2 tane köpek besliyoruz. Köpeklerimizden Aslan 3 ay önce dünyaya gelen bebeğim Efe’yi çok seviyor.

Biz dahil herkesten kıskanıyor. Efe’nin yanına gidip ben seveceğim dediğimizde köpeğimiz hemen Efe’yi sevmeye başlıyor. Bu durum bizim çok hoşumuza gidiyor.
“KÖPEKLER İYİ BİR DOST”

Onu sadece sevmekle kalmıyor, ağladığında havlayarak bize haber veriyor” dedi.

Köpek terbiyecisi Hakan Çamur, “Köpeklerim çocuklarla çok iyi anlaşıyor. Onlar için çok iyi bir arkadaş. Her aile mutlaka evine bir hayvan alıp beslemeli.

Çocukların gelişimine büyük katkı sağlıyor. Köpekler iyi bir dost” şeklinde konuştu.

Kaynak: https://www.cnnturk.com/

Kedilerin sevmediği davranışlar! Uzmanlar açıkladı

Tabiatı birlikte paylaştığımız ve bize en yakın hayvanlar köpekler ve kediler. Ancak kediler köpeklerden farklı olarak özel alanlara daha fazla ihtiyacı olan hayvanlardan. Uzmanlar özellikle kedilerin çok rahatsız olduğu bazı davranışları açıkladı. İşte kedi sahiplerinin veya kedi sahiplenmek isteyenlerin bilmesi gereken kedilerin hiç ama hiç hoşlanmadığı davranışlar!

Evlerimizi, yaşam alanlarımızı paylaştığımız kediler, her ne kadar onların barınma, beslenme gibi ihtiyaçlarını karşılasak da biz insanların bazı davranışlarından rahatsız oluyor. Pet Health Work’un araştırmalarına göre kedilerin kesinlikle sevmediği davranışlar listelenmiş.
İşte kedilerin hiç ama hiç hoşlanmadığı davranışlar!

1. Kapalı kapılar

Kediler herhangi bir kapının kapalı olmasından çok rahatsız oluyor. Misafir geldiğinde veya başka nedenlerle onu bir odaya kapatmanız kuşkusuz kedinizi rahatsız eder ancak evin herhangi bir kapısının kapanması da onların o kapının ardında neler olduğuna dair merakını daha da güçlendiriyor. Ayrıca evinizde bir kedi varsa ara kapıların da kapalı olmadığından emin olun. Eğer kapatmanız gerekiyorsa, mutlaka kedinizin bulunduğu yerde de mutlaka bir mama ve en önemlisi su kabı bulundurun. Özellikle yavru kediler, 4. – 5. aya kadar suya çok ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle evinizin belli köşelerinde mutlaka temiz su kabına yer verin, suları düzenli olarak tazeleyin.

2. Kıyafet giydirilmesi

Instagram gibi sosyal mecralarda çok sıkça karşılaşmaya başladık ancak kediler üzerlerine kıyafet giydirilmesinden kesinlikle hiç hoşlanmıyor.
Özelllikle belli cins köpekler, küçük – genellikle üretim olan – ırk köpekler üşüdüğü için sahipleri onları dışarı çıkarırken kıyafet giydirebiliyor ancak kediler, köpekler gibi değil ve sahiplerine kayıtsız şartsız itaat etme gibi bir huyları da yok.
Özellikle ev ortamında hayatınızı paylaştığınız kedinize kesinlikle kıyafet, minik tatlı yelekler giydirmeyin.

3. Oda spreyleri, keskin kokular

Kedilerin koku alma duyuları biz insanlara göre çok çok daha gelişmiş durumda. Bu nedenle size hafif gelen kokular bile onları rahatsız edebiliyor. Oda spreyleri, keskin kokular, parfümler onları rahatsız ediyor.

4. Özel alanlarına saygı duyulmaması

Kediler köpeklerden farklı olarak daha başına buyruk canlılar. Onların özel alanlara daha fazla ihtiyacı var. Bu nedenle temizlenirken, dinlenirken veya uyurken özel alanlarına saygı duyulması gerekiyor. Aynı zamanda yemek yerken, su içerken de dokunulmaktan hoşlanmıyorlar.

5. Düzenlerinin değiştirilmesi

Kediler biz fark etmesek de belli rutinlere sahipler. Rutinlerinin bozulmasından hiç hoşlanmıyorlar. Bu nedenle günlük düzenini bozacak değişimler dengelerinin bozulmasına, rahat hissetmemelerine yol açıyor. Bu dönemlerde gerçekletiremedikleri rutinleri yüzünden rahatsız hissediyorlar, daha agresif olabiliyorlar.

6. Yıkanmak!

Sokaktan aldığınız kediyi eve aldıktan sonra pis diye kesinlikle yıkamaya kalkmayın. Kedilerin sudan hoşlanmadığını mutlaka biliyorsunuzdur ancak bu kedi için zararı da olan bir davranış. Kediler ağızlarından salgılanan bir madde nedeniyle kendilerini temizleyebilen canlılar. Bu nedenle köpeklerden ciddi anlamda ayrılıyorlar. Bu nedenle sokaktan aldığınız kediyi yıkamak yerine evin bir köşesinde kendini rahat hissetmesini bekleyin ve temizlenme zamanında onu rahatsız etmeyin. Eğer patileri vb. yerlerinde ciddi kirler varsa, bebekler için kullanılan alkol içermeyen hafif ıslak mendillerle patilerini, ağzını ve gözlerini hafifçe silebilirsiniz. Ancak su değdirmeyin!

7. Aşırı agresif sevilmek

Kediler güçlü, atletik yapıda canlılar olsalar da aşırı agresif sevilmekten, ani hareketlerden, çok fazla sıkıştırılmaktan hoşlanmıyorlar ve sakinlik arıyorlar. Ayrıca özellikle bebeklikten itibaren sizinle olan bir kediniz varsa, bu agresif sevilme nedeniyle kediler sevme amacıyla da yaklaşsanız size daha fazla pati atar, tırmalar ve ısırır hale geliyor. Özellikle oyun zamanlarında ellerinizi oyun amacıyla kullandığınızı zannetmemeleri için onlarla ellerinizle değil, oyuncaklar aracılığı ile oynamanız daha doğru. Aksi halde eliniz oyuncak haline gelebilir ve tırmık izleri ile başbaşa kalabilirsiniz.

8. Görmezden gelinmek

Kediler özel alanlarına saygı duymanızı beklerken görmezden gelinmek de istenmiyorlar. Herkesin yemek saatinde boş bir mama kabı, temiz olmayan su kabı gibi durumlarda mutsuz oluyorlar. Onlarla günün belli saatlerinde, örneğin hareketlenmeye başladıklarında birlikte oyun oynamanız gerekiyor. Eğer kedinizle nasıl oyun oynayabileceğiniz hakkında bir fikriniz yoksa size bir ipucu verelim: Saklanbaç!
Kediler evde bir oraya bir buraya koşuşturabilecekleri, enerjilerini atabilecekleri saklanbaç oyunundan çok zevk alır.

8. Bayat su ve mama, temiz olmayan kum kabı

Kediler taze su seviyor. Bu nedenle kocaman ve ağzına kadar dolu su kabı yerine musluk tepesinden inmiyorsa, bilin ki suyu temiz ve taze değildir. Bu nedenle büyük su kapları yerine evin belli köşelerine küçük ve sürekli tazelenen küçük su kapları koymanız daha doğru olur.
Kediler yemek yeme konusunda da rutinlere sahiptir. Her gün belli saatlerde yemek yerler. Bu nedenle mama kabını da ağzına kadar doldurmak yerine her öğününde taze olacak şekilde belli bir miktar mama ile doldurmanız daha doğru olur. Böylece beslenmesini de daha kolay takip edebilir, fazla kilo almasını önleyebilirsiniz.
Bir diğer konu ise temizliklerine çok düşkün olan kedilerin kum kabı ile ilgili Temiz olmayan kum kabı ve kum da kedileri çok rahatsız eden şeylerin başında geliyor. Hatta pek çok kedi kum temiz değilse çişini ve kakasını tutma eğiliminde. Bu da kedilerde ciddi hastalıklara neden olabiliyor. Kedinizin sağlığı için kum kabının temiz olduğundan, kapısının da açık olduğundan emin olun.

9. Cezalandırılmak

Hiç kimse cezalandırılmaktan hoşlanmaz ancak köpek eğitiminde kimi zaman hafif cezalara, tıpkı ödül gibi ihtiyaç olabiliyor ancak kedilerde bu çalışmıyor. Yani kedinizi cezalandırarak eğitemezsiniz. Bu nedenle kedinizi cezalandırmaktan kaçının. Çünkü bu davranış kedinizin hem hiç hoşuna gitmiyor hem de ilişkinize zarar veriyor.

Kaynak: https://www.posta.com.tr/

Kedinin Hamile Olduğu Nasıl Anlaşılır? Kedilerde Hamilelik Belirtileri…

Dünyada en çok evcil olarak tercih edilen hayvanlardan biri de kediler olarak biliyor. Sokaklarda da görmeye alışık olduğumuz kediler insan canlısı hayvanlar olarak bilinmektedir. Tarih boyunca insanlara eşlik etmiş olan kediler zamanla evcilleşerek insanların evde beslediği hayvanlar haline gelmiştir. İnsanlarla benzer bazı özellikleri de olan kediler memeli hayvanlardır ve tıpkı insanlar gibi bir aile kurmak isterler. Dişi kedi sahibi olan birçok kişi kedilerinin hamile olup olmadığını nasıl anlayacağını merak ediyor. Peki, kedinin hamile olduğu nasıl anlaşılır? Kedilerde gebelik belirtileri nelerdir? Hamile kedinin özellikleri nelerdir? Tüm bu soruların cevaplarını haberimizde sizler için derledik…

Hayvanların da tıpkı insanlar gibi cinsiyetleri bulunmaktadır ve yine insanlar gibi cinsiyetlerine göre karakter özellikleri vardır. Karakter özelliklerini en net taşıyan hayvanlar arasında kediler bulunuyor. Ayrıca kedilerin cinsiyetlerini öğrenmek için bazı fiziksel özelliklerine bakmak yeterli oluyor. Dişi kedilerin sahiplerine yaşattığı en büyük mutluluk ise dünyaya kendi gibi sevimli minicik yavrular getirmek oluyor. Ayrıca kedilerde tıpkı diğer tüm canlılar gibi hamile olduklarında çeşitli belirtiler gösterebiliyor. Pek çok dişi kedi sahibi kedilerin hamilelik belirtilerini internet üzerinden araştırıyor. Kedilerin hamileliğini anlamaya ve hamile kedi özelliklerine dair birçok bilgiye içeriğimizden ulaşabilirsiniz…

Kedilerde Hamilelik Belirtileri Nelerdir?

Kedilerin hamile olması iki farklı şekilde gözlemlenebilir. Bunlardan biri fiziksel farklılıklar diğeri ise davranışsal farklılıklardır. Ayrıca köpeklerin fiziksel değişimi hamileliğin ilk haftalarında çok anlaşılamayacağı için bir veteriner hekime gidilmesi daha uygun olacaktır.
Kedilerde fiziksel hamilelik belirtileri arasında karnının şişmesi ve meme uçlarının belirginleşmesi bulunmaktadır. Fakat hamileliğin ilk sürelerinde bu belirtiler kendini göstermeyeceği için bir veterinere giderek çeşitli testler yaptırabilir ve ultrason ile de kedinizin bebeklerini görebilirsiniz. Hamileliğin ilk haftalarından sonra kedinin karnı yaygan bir şekilde büyümeye başlar ve meme uçlarının süt ile dolarak şişmesi de bu durumuna eşlik etmektedir. Fakat kedilerin hamileliğin ilk zamanları embriyolar için oldukça önemlidir. Bu yüzden kedinizin hamile olduğundan şüpheleniyorsanız karnının şişmesini beklemeden onu bir veteriner hekime göstermenizde fayda vardır.

Kedinin Hamile Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Kedilerin hamilik döneminde ruhsal değişimleri de bulunmaktadır. Kediler kızgınlık döneminde gösterdiği belirtilere benzer belirtiler gösterebileceğinden kedisini kızgınlık döneminde görmemiş kişiler biraz durumu garipseyebilir.
Ayrıca hamile kediler kedisinin normal zamandaki davranışları dışında davranışlar sergileyebilirler. Hamilelik döneminde daha fazla sahiplenici bir tavır sergileyen kediler normale göre daha saldırgan, agresif ve korumacı olabilirler. Hamilelik döneminde bulunan kedilerin bir diğer özelliği ise daha içine kapanık olurken yalnız kalmayı da isteyebilirler. Ayrıca bunların tam tersi kendisini sık sık sevdirmek isteyebilir, daha duygusal ve uysal davranışlar gösterebilirler. Bu davranışların hepsi kedinizin karakterine göre değişmektedir.
Kedinizin sağlığıyla ilgili belirtileri ise normalden daha fazla yemek yiyebilir fakat bununla beraber kedinizde özellikle sabahları bulantılar ve kusma olabilmektedir. Kediniz hamilelik döneminde daha fazla kilo alarak hareketlerinde yavaşlama da gözükebilir.
Tüm bunlarla beraber kedinizin hamilelik sürecinde sık sık veteriner kontrolüne götürerek kediniz ve bebeklerin sağlığına dair bilgiler almalı ve veterinerinizin yönlendirmesine göre hareket etmelisiniz.

Kaynak: https://onedio.com/haber

KEDİ SAHİPLENMEK

Bir süre önce köpekleri anlatmıştım size. Köpek sahiplenmenin oyuncak seçmekten epey farklı olduğunu, örnekler eşliğinde detaylı bir şekilde anlatmıştım.
Bugün de kedi sahiplenmeyi anlatacağım.
Oyuncak seçer gibi seçtiğiniz kedileri anlatacağım.
Anatomilerini, karakterlerini, yapılarını paylaşacağım.
Umarım bir nebze olsun bilinçlenmeye sebep olabilirim.
Çünkü, bilincimiz hala yetersiz.
Bilinç yok gibi birşey.
Sahiplendirme yapacağımız kişilerle aramızda geçen konuşmalardan ilerde kitap yazmayı düşünüyorum.

En dehşet verici konuşmalardan birinde, sahiplenmek isteyen kişiye soruyoruz, camlarınızda sineklik tel var mı? Neden diyor, neden tel istiyorsunuz ki? Diyoruz ki, camdan düşüp ölmesini engellemek için.
Ve soru bomba olarak geliyor; nasıl yani, kediler düşünce ölür mü?
Evet kediler de bütün canlılar gibi ölür. Dokuz canlı meselesi efsanedir, hikayedir, gerçek dışıdır. Kediler de doğar, yaşar ve ölürler.
Bu temel bilgiyi verdikten sonra diğer detaylara geçelim.
Kediler doğal bilinçle doğarlar. Hiç öğretilmediği halde toprağı eşeleyip tuvaletini yapmayı ve örtmeyi bilirler.
Kedileri köpek gibi eğitemezsiniz. Mutfağa girme, masaya çıkma deyip beklentiye girmeyin. Tırmanır, isterse dolabın tepesine çıkar orada oturur. Mobilyalarınız pek kıymetliyse bilin istedim.
Bir kedinin ortalama yaşam süresi 16 senedir. Artı eksi şeklinde doğal şartlara göre değişkendir elbette.
Bir kedi sahiplenirken bilmelisiniz ki 16 sene birlikte olacaksınız.
İyisiyle kötüsüyle.
Siz koynunuzda yatsın uyusun, mırıl mırıl ses çıkarsın, sizi sevsin, şirinlikler yapsın diye kedi sahiplenmek istiyorsunuz. Çok normal bir istek.
Ancak bilmelisiniz ki, kedilerin hastalanma ihtimalleri var. Tıpkı biz insanlar gibi hastalıklara sahipler.
Kalp hastası olabilirler, böbrek sorunu yaşayabilirler, kanser olabilirler. Bütün bunlar olabilir.
Tüyleri güzel diye sahiplendiniz diyelim, pufidik tüylerine aşık oldunuz. Tüyleri sebepsiz dökülebilir. İnsanın kel kalması gibi, o da tüysüz kalabilir.

Öncelikle bunun farkına varın. Maddi manevi hazır mısınız? İyi günde kötü günde onunla olacak mısınız?
Evli değilseniz ilerde evlenebilirsiniz. Eşiniz istemezse ne yapacaksınız? Çocuğunuz olacak belki, hamile kaldığınızda herkes konuşacak, tüyleri zarar verir, aman çocuk düşer gibi gerçek ve bilim dışı fikirler verilebilir. Siz o zaman ne yapacaksınız?
Veririm mi diyorsunuz? Aşağı bırakırım, kedi bu sokakta da yaşar mı diyorsunuz?
Orada duralım.
Sokakta doğmuş büyümüş bir kedi sokakta güzelce yaşar.
Eve alışmış, sokak görmemiş bir kediyi sokağa bırakırsanız öncelikle saklanacak delik arar. Sesler, arabalar, yabancı insanlar ve hayvanlar. Yemeği bulsa bile yiyemez çünkü diğer kediler yedirmez. Kavga etmeyi de bilmediği için gidip saklanır. Aç kalır.
Ev ortamına alıştığı için hava şartlarına da hazırlıklı değildir. Üşür, hastalanır.
Siz buna yaşamak derseniz yaşar tabii.

Ben kedimi aynı bu halde bulmuştum. Terk edilmiş ve başaramamış bir kediydi. Hastalanmış ve sokağa bırakılmış. Bulduğumda karnında kocaman şişleri, tüyleri yapış yapış olmuş, yüzü çökmüş, zayıf, korkak bir haldeydi. Yemek yiyemiyordu çünkü sürekli dayak yiyordu. O kadar küçüktü ki bebek sanmıştım. Oysa bir yaşındaymış. Fıtıkları varmış meğer. Tedavisini yaptırdım, yuva aramaya başladım. Ama çirkin, zayıf bu kediyi isteyen çıkmadı.
Benim hayatımda gördüğüm en güzel kediydi ama. Çünkü hamur gibiydi. Sessiz sakin, mırıl mırıl bir kediyi kimse istemedi. Çünkü yeterli görsel güzelliğe sahip değildi.
Bende kaldı. Yedikçe kilo aldı. Pas rengine dönmüş tüyleri kuzgun siyaha döndü. Yüzü toplandı. O eciş bücüş kedi bir dünya güzeli oldu çıktı. Meğer tek ihtiyacı biraz yemek biraz sevgiymiş.
Terk etmek kolaydır. Sonrasını düşünmek boynunuzun borcudur.
Bir kediyi hiç sahiplenmez ve sokakta yaşamasına isin verirseniz o kendi yolunu bulur. Başının çaresine bakar, öğrenir.
Onu evinize alıp bir hayat verip sonra o hayatı elinden alamazsınız.
Buraya kadar tamamsak gelelim ısrarla cins ve bebek kedi isteyenlere.
Size bir haberim var. Bebek kedilerin bebeklik dönemleri sadece iki ay sürecek. Çünkü, size gelebilmesi için sütten kesilmesi gerekecek ki bu iki aylıkken mümkün. Siz iki aylık bebeği aldığınızda iki ay bebeklik yaşayacaksınız. Sonrasında o bebeklik bitecek.
Büyümüş bir kediyi de sahiplenebilirsiniz. Yuva arayan, terk edilen dünya kadar kedi var. Bebek de bebek diye tutturmanın alemi ne?
Bebek olsun bana alışsın derseniz, o da şehir efsanesi. Bir dakikada alışır size. Kum terbiyesi var mı? Kumun yerini göstereceksiniz sadece.
Cins olsun, illaki cins olsun. Niye?
Görsel açıdan mı? Nice cinslere taş çıkaracak güzellikte kediler var. Sadece bir cinsi yok.
Bazı kedilerin güzellikle uzaktan yakından alakası yok, tüysüz, zayıf öyle kara kuru belki. Ama nasıl cana yakın nasıl sevgi dolu. Bu yetmez mi size?
Güzellik dediğin geçici demedik mi?
Önemli olan sizi nasıl sevdiği olmalı, gerisi hikaye.
Güzelmiş, tüylüymüş, cinsmiş boşverin bunları. Kör olabilir, sakat olabilir. Yine de sizi aynı şekilde sever. Dahası işleyeceğiniz sevabı düşünün.
Dünya kadar ev arayan kedi var. İlanları okuyun. Görseli boşverin. Hikayesini okuyun. Sizi çok mutlu edecek, aşık olacağınız bir kedi mutlaka ev arıyor.
Sahiplenin.
Kaynak: https://www.medyaege.com.tr/

Ordu’da kedi ile köpeğin dostluğu görenleri şaşırtıyor

Ordu’nun Perşembe ilçesinde kedi ile köpeğin dostluğu görenlerin dikkatini çekiyor.

Perşembe İskelesi yanında bir çay bahçesinin işletmecisi ve çalışanları tarafından bakılan Pamuk isimli köpek ile kedi, birbirlerinden ayrılmıyor.
İlçede düzenlenen 3. Hamsi Festivali’ne gelen vatandaşlar, kedi ile köpeğin bir arada yatmasını ve oynamasını görünce şaşkınlığını saklayamadı.

Çay bahçesi çalışanı Bulut Genç, gazetecilere, sokaktayken sahiplendikleri köpeğe 7 yıldır baktıklarını, adını da Pamuk koyduklarını söyledi.
Köpeğin, sokaktaki kedilere adeta annelik yaptığını dile getiren Genç, golden cinsi köpeğin kedilerle kurduğu dostluğu görenlerin cep telefonu ile fotoğraf çektiğini belirtti.

Festivale gelen Gülbahar Karahasan ise gezerken karşılaştığı bu tablo karşısında şaşırdığını ifade ederek, “Kedi ile köpeğin dostluğu muhteşem. Bu anı fotoğraflamadan olmazdı. Acayip güzel bir dostluk. Herkese böyle güzel dostluklar diliyorum.” dedi.

Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr

Hayvanlar mikroçip sayesinde kaybolmayacak

Kaybolan sahipli kedi ve köpek gibi hayvanlar, deri altına yerleştirilen mikroçip sayesinde kolaylıkla bulunabilecek.

Malatya’da Veteriner Hekim Mehmet Erkan Doğan, kedi köpek gibi evcil hayvan sahiplerine hayvanlarını kimliklendirmeyi tavsiye etti.
Erkan Doğan, “Kedi, Köpek ve Gelinciklerin Kimliklendirilmesi ve Kayıt Altına Alınmasına Dair Yönetmelik Resmi gazetede yayınlanmıştı. Bununla birlikte Veteriner Hekim gözetiminde deri altına yerleştirilen mikroçip ve düzenlenen pasaport ile hayvan hareketleri ile uygulamalar bu mikroçip numarası sayesinde veri tabanına kaydedilip takip edilebilir. Ayrıca kayıp ev hayvanlarının bulunmasına da mikroçip katkı sağlayabilir” dedi.

“Hayvan sevgisi festivali” düzenlenecek

Sokaktan alınarak sahiplenilen hayvanlara da mikroçip takılabileceğini ifade eden Veteriner hekim, aynı zamanda hayvan sevgisi festivali projeleri için çalışmaların başladığını anlattı.

“Doğaya yiyecek bırakmak önemli”

Hayvanların yaz aylarında sıcaktan olumsuz etkilendiği gibi kış günlerinde de soğuktan olumsuz etkilendiği vurgulayan Doğan, doğaya yiyecek bırakmanın önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı.
“Binaların merdiven altları, duvar kenarları gibi ulaşabilecekleri alanlara evde hazırlanan ya da ticari mamalar konulabilir. İçlerine girebilecekleri şekilde soğuktan koruyacak kartondan barınak yapabiliriz.”

Kaynak: https://www.trthaber.com/