Ana Sayfa Blog Sayfa 98

Muhabbet Kuşu Nasıl Bakılır? Yavru Muhabbet Kuşu Bakımı…

Bilimsel adı Melopsittacus undulatus olan muhabbet kuşları papağan türüne bağlı evcil bir kuş türü olarak bilinmektedir. Melopsittacus cinsinin içerisinde yer alan tek tür olan muhabbet kuşlarının ana vatanı ise Avustralya Kıtası’dır. Diğer kuş türlerine göre daha küçük olan muhabbet kuşları yabani ortamlarında sarı ve yeşil renkte olurken tüylerinin arasında da siyah çizgiler bulunmaktadır. Ancak evlerde beslenen muhabbet kuşlarının beyaz, sarı, yeşil ve mavi gibi farklı renklere sahip olduğunu görebilirsiniz. Arkadaş canlısı olan muhabbet kuşları dünyanın birçok bölgesinde evlerde tercih edilen hayvanlar arasında yer alıyor. İlk defa muhabbet kuşu besleyecek kişiler ise muhabbet kuşunun bakım inceliklerini merak ediyor. Peki, muhabbet kuşu nasıl bakılır? Muhabbet kuşu nasıl eğitilir? Yavru muhabbet kuşu bakım incelikleri ve detaylarını haberimizde sizler için derledik…

Birbirinden farklı can alıcı renklere sahip olan muhabbet kuşları arkadaş canlısı olmalarıyla ve çıkardıkları seslerle dikkat çeken hayvanlar arasında yer alıyor. Doğal ortamlarında daha çok tohumlarla beslenen muhabbet kuşları ana vatanı olan Avustralya’nın kurak bölgelerinde ve zorlu koşullarında yaklaşık olarak beş milyon yıldır varlıklarını sürdürmektedirler. Dünyanın birçok bölgesinde evcil olarak beslenen muhabbet kuşlarının ortalama ömrü ise 15 yıl kadardır. Muhabbet kuşu sahiplenen kişilerin en merak ettiği konulardan biri ise muhabbet kuşu nasıl bakılır oluyor. Muhabbet kuşunun bakımına, eğitimine ve yavru muhabbet kuşu bakım inceliklerine dair tüm detaylara içeriğimizden ulaşabilirsiniz…

Muhabbet Kuşu Nasıl Bakılır?

Birçok kişinin severek beslediği muhabbet kuşlarının da tıpkı diğer evcil hayvanlar gibi bakım incelikleri bulunuyor. Öncelikle muhabbet kuşunuz küçükte olsa ona alabileceğiniz kafesin büyük olması oldukça önemlidir. Camlar açıkken veya günün bazı bölümlerinde dışarı salmadığınız muhabbet kuşlarınızın vakit geçireceği alan genellikle kendi evi oluyor. Bu yüzden özgür olarak bilinen muhabbet kuşunuza büyük bir kafes alarak ona kafesinin içerisinde de kanatlarını rahatlatma ve rahat hareket etme imkanı tanırsınız.

Bunun haricinde kuşunuzun evinin iç dekoru da önem teşkil ediyor. Muhabbet kuşunuzun kafesinin içerisine tünemesi için dalları koyabilirsiniz b hem otantik bir hava katar hem de kuşunuzu doğal ortamında hissettirir. Bunun haricinde kuşunuzun kendiyle konuşabileceği bir ayna, oyun oynayabileceği ziller vb oyuncaklar koyabilirsiniz. Ayrıca kafesin tabanına da havlu peçetelerden kışın kuşunuzun üşümeyeceği bir taban yapabilirsiniz. Böylece kafesi temizlerken de kolaylık sağlayacaktır.

Kafes temizliği de muhabbet kuşunuzun mutlu hissetmesi ve hastalık kapmaması için oldukça önemlidir. Bu yüzden kuşunuzun kafesini duruma göre haftada bir kere temizlemelisiniz. Kafesin temizliği olduğu gibi yem yediği kapları ve suluğunu da temizlemeyi unutmamalısınız. Özellikle su kabına sık sık taze su koyabilir ve suyun yosunlaşmaması için temizliğini de 2 günde bir yapabilirsiniz.

Tüm bunlar muhabbet kuşunuzu evinde mutlu hissettirecektir. Yemek konusuna gelince muhabbet kuşunuza özel satılan vitaminli yemlerden alabilirsiniz. Ayrıca kafesine bir de hem gagasını törpülemesi için hem de zaman zaman ihtiyaç duyduğu mineralleri alabilmesi için özel satılan taşlardan alabilirsiniz. Bunun haricinde muhabbet kuşunuzun sevebileceği ballı susamlı çubuklar bulunmaktadır. Bu ve benzeri besinleri ara ara alarak onu ödüllendirebilir farklı şeyler yemesini sağlayabilirsiniz.

Yavru Muhabbet Kuşu Bakımı…

Yukarıda yazılan her şey yavru muhabbet kuşunuz için de geçerlidir. Bununla birlikte muhabbet kuşunuzu ilk aldığınız günden itibaren onunla konuşmayı kesinlikle aksatmayın. özellikle yalnız bir muhabbet kuşu alıyorsanız size oldukça ihtiyaç duyacaktır. Kuşunuzu özellikle evin en çok vakit geçirilen yerine koymanız hem size alışması açısından hem de mutlu hissetmesi için önemlidir. Kesinlikle muhabbet kuşunuzu evin en ücra karanlıkta ve sessiz kalan yerine koymayın. Zaman zaman onunla konuşup, muhabbet ederek ona sevginizi göstermelisiniz.

Tüm bunlarla beraber muhabbet kuşunuzun uçmaya ihtiyacı olduğunu unutmayın. Camlar kapalı olduğu sürece kuşunuzun kafesini kapatmanıza bile gerek yoktur. Bu şekilde o hem eve alışacak hem de kendini evin bir üyesi gibi hissedecektir. Eve alıştıktan sonra sizinle birlikte sofrada duracak, televizyon izlerken omzunuzda duracaktır. Bunlara izin vererek onu da ailenizin bir üyesi yapmış olursunuz. Eğer camlar açık olacaksa veya kuşunuzu salabileceğiniz bir durumda değilseniz muhakkak gün içerisinde 2 3 kere yarımşar saat dışarı çıkıp odada uçmasına izin verin. Bu onun tembelleşmesini, psikolojisinin bozulmasını önlemektedir. Unutmayın sizin nasıl yürümeye ihtiyacınız varsa muhabbet kuşunuzun da uçmaya ihtiyacı vardır. Bu yüzden kuşunuzun uçma konusu asla ihmal etmeyin.

Kaynak: https://onedio.com/

 

Bayrampaşa En İyi Kedi ve Köpek Kuaförü! Pet Koleji

Bayrampaşa En İyi Kedi ve Köpek Kuaförü! Pet Koleji ihtiyacını karşılayabileceğiniz, tırnak bakımından tüy bakımına kadar yaptırabileceğiniz merkezlerden birisi Bayrampaşa En İyi Kedi ve Köpek Kuaförüdür.

Bayrampaşa En İyi Kedi ve Köpek Kuaförü! Pet Koleji ihtiyacını karşılayabileceğiniz, tırnak bakımından tüy bakımına kadar yaptırabileceğiniz merkezlerden birisi Bayrampaşa En İyi Kedi ve Köpek Kuaförüdür. Minik dostlarınızın yeme içme gibi temel ihtiyaçlarının yanında tüy bakımı rutin bakımlarının da yapılmasına ihtiyaç vardır. Evimizde eslediğimiz dostlarımızın hemen hemen hepsi ile tüy dökme sorunu yaşarız. Özellikle belirli dönemde karşılaştığımız aşırı bir şekilde tüy dökümünü önlemenin tek yolu iyi bir tıraş ve taramadır. Bu dönemlerde Bayrampaşa pet kuaförlerine giderek dostunuzun tüy bakımını yaptırabilirsiniz. Tüy bakımı yapılan bütün dostlarımıza sonrasında banyo, tırnak bakımı, tırnak kesimi, göz ve kulak temizliği de yapılarak rutin temizliğinin tamamen yapılması sağlanmaktadır. Sevimli dostunuzun tüyleri ile başka canlılardan alabileceği zararlı böceklerden ve bu gibi hastalığa kadar yol açan bakterilerden korunmanın tek yolu tüy bakımını yaptırmaktır. Minik dostlarımızın sağlığı ve güvenliği bizler için çok önemlidir. Bunun için araştırma yaparken kısıtlı zamanlarımızda bize yardımcı olacak Bayrampaşa En Yakın Pet Kuaförü merkezlerinden yardım alabilir ve tüm kuaför ihtiyaçlarını kolaylıkla sağlayabilirsiniz.

Bayrampaşa Pet Kuaförü

Minik dostlarımızın düzenli olarak tüy bakımına ihtiyaçları vardır. Uzun süreli taramalardan sonra bile baş edilemeyen bir tüy dökme sorunu ile karşı karşıya geldiğimizde ilk yapmamız gereken şey Bayrampaşa Pet Kuaförlerinden uzman ekiplerden destek almak ve kuaför ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bayrampaşa Pet Kuaför Merkezinde her dostumuzdan sonra özenle dezenfekte işlemi uygulanır ve tüm hijyenik ortam sağlanmış olur. Temizlik ve hijyenden sonra en çok araştırılan Bayrampaşa En Uygun Fiyatlı köpek kuaförü konusu ise çok önemlidir. Güvenilir uygun fiyatlı ve kaliteli hizmet almak için iyi araştırma yapmak gerekir. Bayrampaşa pet yıkama hizmeti veren pet kuaförleri tıraş olan her dostumuza verilen bir hizmettir. Tüylerinin içinde kalan kısa tüylerden kurtarmak ve deriyi iyice rahatlatmak amacıyla pet yıkama yapılmaktadır.

Bayrampaşa Köpek kuaförü

Bayrampaşa mahallesinde birçok hayvan sever dostumuz vardır. Minik dostlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak adına Bayrampaşa köpek kuaförlerini tercih edilmelidir. Köpek dostlarımızın uzayan tüylerini tıraş ettirmek için pet kuaför merkezlerine gelerek köpeği için en uygun köpek makas tıraşını veya köpek makine tıraşını tercih edilmelidir. Dostlarımızın sağlığı bizler için çok önemlidir. Bayrampaşa uyutmadan köpek tıraşı yapan merkezleri seçmek doğru bir karar olacaktır. Anestezi hayvanlara çokça zarar vermektedir. Dostumuzun sağlığını düşünerek hareket ettiğimiz gibi yine onun sağlığını düşünerek kesinlikle Bayrampaşa anestezisiz köpek tıraşı yapan yeleri tercih etmeliyiz. Tüy ve rutin bakımları tamamlanan dostlarımızın daha sağlıklı ve parlak bir görünüme kavuşması sağlanır. Bayrampaşa köpek yıkama yeri olarak da sadece yardım istenilebilmektedir.

Bayrampaşa kedi kuaförü

Evcil dostlarımızın kuaför ihtiyaçlarını karşılayan bir diğer yer ise Bayrampaşa Kedi Kuaför Merkezleridir. Burada kedinize tüy bakımı tırnak bakımı tırnak kesimi göz temizliği kulak temizliği banyo gibi ihtiyaçlarda hizmet verilmektedir. Öncelik dostlarımızın sağlığı ve konforu olduğu için Bayrampaşa Uyutmadan Kedi Tıraşı yapan yerleri tercih etmek gerekir. Bayrampaşa Anestezisiz Kedi Tıraşı yapan yerleri tercih etmemizin sebebi patili dostlarımızın tamamen sağlığını korumaktır. Tempolu yaşantımızın içinde bu gibi bakımları yaptırmak çok zor olabilir bu yüzden Bayrampaşa en yakın kedi kuaför merkezlerini giderek hızlı bir şekilde hizmet almak mümkündür. Dostumuzun bütün zararlı böceklerden temizlenmesi ve ev içi hijyen açısından önemli olan tüy bakımı mutlaka ertelenmeden yapılması gereken bir ihtiyaçtır. Bayrampaşa en uygun fiyatlı kedi kuaför merkezi de araştırarak bulabilir ve kaliteli hizmet alabilirsiniz. Profesyonel köpek eğitmeni murat güngör’den köpek eğitimi hakkında bilgi almak istiyorsanız muratgungork9.com adresini ziyaret ediniz.

Kaynak: https://www.hendekwebhaber.com/

Yaşayan en yaşlı kedi o olabilir!

ABD’nin Oregon eyaletinde yaşayan Samm adındaki kedi “en yaşlı kedi” unvanını alarak Guinness Dünya Rekorları’na geçmeye hazırlanıyor.

Independent Türkçe’de yer alan habere göre, Samm’in sahipleri halihazırda rekoru elinde tutan Poppy adlı kediden iki yaş daha büyük olduğunu keşfetmişti. Bunun üzerine kedinin sahipleri 26 yaşındaki Samm’in rekoru kırıp kırmadığını kesinleştirmek için Guinness’le iletişime geçti.
Samm’in sahibi Charly Briggs “Guinness’e sordum ve ‘Şu anda kayıtlara geçen en yaşlı kedi 24 yaşında’ dediler. Ne? 24’ten büyük’ diye düşündüm. Çıldırmış gibiydim.” dedi ve ardından mutluluğunu arkadaşlarına “Millet, yapabilir, kazanabilir’ dedim. Onlar da, ‘Yürü be, kim tutar’ dediler” şeklinde anlattı.

Briggs, onu 2002’de Memphis’te sahiplendiğinde Samm’in sokak kedisi olduğunu söyledi. Kedinin veterineri Samm’in 26 yaşında ve sağlıklı olduğunu doğruluyor.

TESCİLLENME AŞAMASINDA

Samm’in resmen kayıtlara geçmesi için Guinness Dünya Rekorları’na kanıtlar sunuldu ve rekor şu an tescillenme aşamasında.
Kayıtlardaki en uzun ömürlü kediyse 1967’de doğaan ve 38 yıl yaşayan Creme Puff. Guinness Rekorlar Kitabı’nın 2010 edisyonuna giren Teksaslı kedi, 5 Ağustos 2005’te ölmüştü.

Kaynak: https://www.posta.com.tr/

Van kedisi, dünyanın en güzel kedileri arasına girdi

İngiltere merkezli All About Cats adlı kuruluştan araştırmacılar, matematiksel bir kavram olan “altın oranı” en iyi bilinen 46 kedi ırkına uygularken Van kedisi 30’uncu oldu.

İngiltere merkezli All About Cats adlı kuruluştan araştırmacılar, güzelliği orantılarla tanımlayan matematiksel bir kavram olan” altın oranı” en iyi bilinen 46 kedi ırkına uyguladı.

VAN KEDİSİ 30. SIRADA

1,62’lik altın oranın kullanıldığı çalışmada, Norveç Orman kedisi, Russian Blue, Manx, Ankara kedisi ve Van Kedisi en güzel kedileri oluşturdu. Yapılan uygulamada Van kedisi, en güzel kediler arasında 30’uncu sırada yer aldı.

“VAN KEDİSİ ÇOK GÜZEL, SAKİN, EVCİL BİR KEDİ”

YYÜ Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Abdullah Kaya, “Finlandiya’nın Helsinki Üniversitesi araştırmaları sonucu yapılan tespiti kabul etmemiştik ve onlarda bunun kapsamlı bir çalışma olmadığını anketlerle bir oranlamaya gittiklerini söylediler. Van kedisi gerçekten sakin, evcil, akıllı bir kedi. Son zamanlarda yapılan çalışmalarda bunu gösteriyor. Bilim insanlarının yaptığı çalışmayı okudum ve inceleme fırsatı buldum. Sanat ve mimaride kullanılan malzemenin uyumluluğunu gösteren bir altın oranlama var. Bazı bilim insanları bunu 46 farklı ırkta bulunan kediye uygulamışlar. Bu oranlama da yüzün uzunluğu, burnun ve yüzün genişliği, tepeden göz mesafesine kadar olan kısımları ölçüyor ve bunun oranlamasını belirliyor. Bu kediler için altın oran olarak 1. 62 rakamını bulmuşlar, ondan sonra kedi ırklarının boy ölçülerini almışlar. Bu altın orana yaklaşımla ilgili bir sıralama yapmışlar” dedi.

“FOTOĞRAFTA ORİJİNAL BİR VAN KEDİSİ GÖRMEDİK”

Araştırmada kullanılan kedinin orijinal Van kedisi olmadığını ifade eden Kaya, “Bizim kanaatimiz, merkezimizde bulunan kedilerin yüzlerini ölçselerdi, biz 30 değil birinci sırada olurduk. Orada gördüğümüz fotoğrafta orijinal bir Van kedisi görmedik. Van kedisinin güzelliği malum 2019 yılında dünya birincisi olan bir kedi. Bizim güzelliğimizin o tescile de ihtiyacı yok, yine de o oranın içinde bulunmak güzel bir şey” ifadelerini kullandı.

ALTIN ORAN NEDİR?
Matematikte iki miktardan büyük olanın küçüğe oranının, miktarların toplamının miktarların büyük olanına oranı ile aynı olması anlamına geliyor. Altın oran aynı zamanda antik çağdan bu yana sanat ve mimaride en iyi uyum ve oranları veren düzen bağıntısı olarak kabul ediliyor.

Kaynak: https://www.ensonhaber.com/

 

 

 

Çocukları hayvanlarla birlikte büyütmeniz için 11 neden

Evcil hayvan bakımı çocuğun fiziksel, duygusal, sosyal ve zihinsel gelişimine önemli katkı sağlıyor. Hayvanlarla birlikte büyüyen çocuklar daha sosyal, dışa dönük ve girişken davranışlar sergiliyor. Bunun yanında bir hayvanın bakımına şahit olan ve bizzat bunu üstlenen çocuklar, küçük yaştan itibaren sorumluluk bilinci kazanarak büyüyor. Uzman Klinik Psikolog Emine Fettahoğlu, çocukları hayvanlarla büyütmenin yararları hakkında bilgi verdi.

Çocukların hayvan sevgisi kazanması çocuk gelişiminde oldukça önemli bir yere sahiptir. Çocuğa hayvan sevgisinin aşılanmasında öncelikle anne babanın ne derece rol model olabileceği bilinmelidir.

 

Havyan fobisi gibi nedenlerle hayvanlara yaklaşamayan ebeveynlerin çocuklarına olumsuz duygularını yansıtmaması gerekir. Temizlik konusunda endişeleri olan ebeveynler evde hayvan bakımını üstlenmek istemezler. Bu tür durumlarda çocukların balık gibi hayvanların bakımını üstlenmelerine yardımcı olunabilir.

Hayvan sevgisini aşılayabilmek için, eve ailenin ortak kararı ile evcil hayvan alınabilir. Bu hayvanın bakımı konusunda çocuk mutlaka doğru bilgilendirilmelidir. Belgesel izlemek, dergi incelemek, ilgisini çekecek hayvanlar hakkında kitap okumak, sokakta yaşayan hayvanlara yardımda bulunmak çocuğa hayvan sevgisini aşılamakta ilk adımlardan sayılabilir.

Ebeveynlerin bir hayvanın bakımını üstlenmek konusunda doğru kararlar alması gerekir. Aksi halde eve hayvan almak hem çocuğa hem de hayvana zarar verebilir. Ebeveynler çocuklarının hayvan bakımını üstlenebilecek düzeyde ve istekte olup olmadıklarını öncelikle değerlendirmelidir. Çünkü çocukların bir anlık istekleri doğrultusunda eve alınan hayvanlar, çocuğun ve ebeveynin ilgisinin azalması durumunda yalnızlık, açlık ve ilgisizlik gibi durumlarla karşılaşabilmekte ya da daha kötü olarak sokağa ya da barınaklara bırakılmaktadır. Çocuklarına hayvan almak isteyen ebeveynler öncelikle onların bir hayvanla aynı evi paylaşmaya hazır olup olmadıklarını değerlendirmelidir.

Eve hayvan almadan önce çocuklara düşecek sorumluluklar konuşulmalıdır. Hayvanın bakımını kimin üstleneceği belirlenmelidir. Çocuklar hayvanın bakımını üstlenemediklerinde ebeveynler bu durumun devamını sağlamalıdır. Çocuklar hayvana sahip çıkmadığında ebeveynler hayvanın sorumluluğunu üstlenmelidir. Çocuğa hayvanın bir oyuncak değil, bir canlı olduğu ve onun üzerinde kendilerinin sorumlulukları olduğu anlatılmalıdır.

Çocukları hayvanlarla büyütmenin sağladığı faydalar şöyle sıralanmaktadır: -Bir çocuğun evdeki hayvanı ile birlikte oyunlar oynaması, temas halinde bulunması, onunla birlikte koşturması fiziksel gelişimine katkıda bulunur. -Hayvanın hareketlerini gözlemlemesi, bir hayvanın duygusuna eşlik edebilmesi çocuğun duygusal gelişimine yardımcı olur. -Hayvan ile birlikte gezmesi, sorumluluğunu alması, beslemesi çocuğun daha duyarlı bir kişi olmasına ve akran ilişkisine destek olarak sosyalleşmesine olanak sağlar. -Çocuğun farklı türden hayvanlar görmesi, özelliklerini bilmesi, onları keşfetmesi zihinsel gelişimine fayda sağlar.

-Çocuğun hayvan sevgisi kazanması özgüvenli ve dışa dönük bir birey olmasına kapı açmaktadır. Akranları ile iletişimi, kendisini kolaylıkla ifade edebilmesi için çocuğun hayvan sevgisini bilmesi büyük ayrıcalıktır. -Hayvan sevgisi ile büyüyen çocuklar akranlarına, büyüklerine, canlı ve cansız tüm varlıklara kolaylıkla uyum sağlar ve diğer çocuklara göre kendilerini daha az yalnız hissederler. -Çocuğun çeşitli sorumlulukları arasında hayvan bakımının da olması sorumluluk duygusunun gelişimine olanak sağlar. -Temas ettiği, bakımını kendisi yaptığı hayvana karşı yardım etme talebi olduğu sürece çocuğun fobisi oluşmaz, empati kurmayı öğrenir, koşulsuz sevgiyi kavrar, bakımını üstlendiği hayvana sevgisinin artması ile birlikte merhamet duygusu gelişir.

-Hayvan sevgisi çocukların kendi dünyasının dışındaki canlılara karşı da saygı duymayı ve sevmeyi öğrenmelerine öncü olur. -Hayvanın bakımına ilişkin durumları üstleniyor olması özgüveni ve özsaygısına yarar sağlar. -Aile içi iletişimin kuvvetlenmesine olanak sağlar, ailede evcil hayvanın olması işbirliği ve paylaşımcı davranışların artmasına olanak tanır.

Kaynak: https://www.cnnturk.com/

Sultan Papağanı Nasıl Konuşur? Sultan Papağını Konuşma Eğitimi…

Bilimsel adı Nymphicus hollandicus olan sultan papağanları kakudugiller familyasına ait olan sarı ve gri renkli kuş türleri arasında yer almaktadır. Sultan papağanlarını diğer papağanlardan ayıran en önemli özellik kafalarında bulunan ibikleridir. Özellikle erkeklerinin taklit yapma yeteneği oldukça fazladır ve cana yakın olarak bilinen sultan papağanları dünyada en çok tercih edilen evcil hayvan türleri arasında yer alıyor. Peki, sultan papağanı nasıl konuşturulur? Sultan papağanı konuşma eğitimi nasıl verilir? Tüm bu soruların cevaplarını haberimizde sizler için derledik…

Dünyada kedi ve köpekten sonra en çok tercih edilen evcil hayvan türleri arasında kuşlar yer alıyor. Kuşlarda kendi aralarında çeşitli türlere ayrılmaktadır. Bu türler arasında en dikkat çekici olanlarından bir tanesi de sultan papağanları oluyor. Cana yakın oluşuyla bilinen sultan papağanlarının dikkat çekmesinin nedeni kafalarında bulunan ibikler oluyor. İlk defa sultan papağanı alan kişiler sultan papağanlarını nasıl konuşturacağını ise merak ediyor. Sultan papağanının nasıl konuşturulduğuna ve sultan papağanı konuşturma eğitimine dair tüm detaylara içeriğimizden ulaşabilirsiniz…

Sultan Papağanı Nasıl Konuşur? Sultan Papağını Konuşma Eğitimi…

Evcil hayvanlar arasında en çok beslenen türlerden biri de güzelliğiyle ve arkadaş canlısı oluşuyla sultan papağanları oluyor. Başlarında bulunan ibiklerle dikkat çeken sultan papağanlarının birbirinden farklı yetenekleri vardır. Bu yeteneklerden biri de sultan papağanlarının taklit etme özellikleri oluyor. Birçok sultan papağanı sahibi papağanlarını nasıl konuşturacağını merak ediyor. Sultan papağanlarının konuşmasıyla ilgili dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de cinsiyetleri oluyor. Erkek sultan papağanları ıslık öttürme taklit etme ve ıslıkla şarkı söyleme gibi özelliklere sahipken dişi sultan papağanlarının bu tür özellikleri yoktur. Bu yüzden sultan papağanınızın konuşmasını istiyorsanız erkek cinsini tercih edebilirsiniz. Dişileri de konuşabilir fakat bu konuda erkekler kadar yetenekli değillerdir.

Sultan papağanınızın konuşmasını sağlamak için sabırlı olmalısınız. Ayrıca sultan papağanınızı evinizde en çok vakit geçirdiğiniz yere koyabilirsiniz. Bu şekilde sürekli sizin konuşmalarınızı duyabilir ve sizi taklit etmeye çalışabilir. Sultan papağanınızı konuşturmak için öncelikle basit kelimeler seçerek başlayın. Cici kuş, babacık, kuş, merhaba, kızım ve oğlum gibi kelimeleri kullanabilirsiniz. Bu kelimeleri öğretirken öncelikle biriyle başlayıp sırayla gitmelisiniz ki sultan papağanınızın kafası karışmasın. Seçtiğiniz kelimeyi belli aralıklarla gün içerisinde sık sık tekrar edin.

Fakat bunu yaparken de kuşunuzu sıkmamaya dikkat edin. Sultan papağanınız kelimeyi öğrendikten sonra diğerine geçebilirsiniz. Kelimeyi tekrar ederken net bir ses tonuyla ve ona yakın olarak söylemeniz öğrenmesini kolaylaştıracaktır. Sultan papağanız kelimeyi tekrarladığında onu sevdiği bir yiyecek ile ödüllendirerek diğer kelimeleri daha hızlı tekrar etmesini sağlarsınız.
Ayrıca sultan papağanına telefon sesi zil sesi gibi melodileri dinletmeniz onları da taklit etmesini sağlayacaktır. Tüm bunları yaparken sultan papağanınıza sevginizi göstermeyi ve onunla sık sık konuşmayı da ihmal etmeyin. Bu şekilde sultan papağanınız kısa sürede konuşmayı öğrenecektir.

Kaynak: https://onedio.com/

Küçük ırk sahiplenmek isteyenlere tavsiyeler

Yetişkin olduğunda ağırlığı 1.5-8 kilogram aralığında olan köpekler, basit genellemede ‘küçük ırk’ olarak kabul edilir.

Küçük ırklar şehir hayatına olan entegrasyonlarının kolaylığı, ev ve apartman hayatına çabuk adapte olmaları, seyahatlerde kolay taşınabilir olmaları, egzersiz ihtiyaçlarının büyük ve orta ırklara göre daha az olması gibi kavramlardan dolayı günümüzde metropollerde daha fazla tercih edilir ırklar haline gelmiştir. Küçük ırkların popülasyonu arttıkça bir moda akımına dönüşüyor olmaları insanların anlık hevesleri ile ani kararlar vermesi ve hüsranla sonuçlanarak yaşanılan ayrılıklar, bu köpeklerin bir nevi suistimale uğramasına neden olmaktadır. Ayrıca bu pazarı fırsat bilen merdiven altı üreticilerin talebe bağlı olarak yaptıkları kontrolsüz üretimler suistimalin boyutlarını olumsuz yönde arttırmakta ve küçük ırklara ciddi zararlar vermektedir.
Küçük ırk köpek sahiplenmeye karar verenler aşağıda sıralayacağım uyarı ve tavsiyeleri göz ardı etmemeliler.

CİDDİ SORUMLULUĞU VARDIR

– Bir köpeğin küçük ırk olması onun köpek olduğu gerçeğini değiştirmez. Tıpkı büyük ırklarda olduğu gibi küçük ırkları da beslemek ciddi sorumlulukları beraberinde getirecektir. Küçük ırk köpeklerin daha az sorumluluk gerektirdiği fikri yanıltıcı ve yanlıştır.
– Küçük ırklar da günlük rutinlerinde düzenli gezinti programlarına ve dış dünyayı algılayıp türdeşlerine, tür dışı canlılarla iletişim kurmaya ihtiyaç duyarlar. Bu ırklar sahiplenildiği takdirde evden çıkartmaya gerek olmadığı söylentisi son derece yanlıştır.

UZUN BİR ÖMRE SAHİPTİRLER

– Küçük ırklar, istatistiki genellemelere göre orta ve büyük ırklara göre daha uzun bir ömre sahip olurlar. Bu sebeple belki bir hevesle başlayan beraberliğin en az 10-15 yıl süreceğini ve onun hayatı boyunca size ihtiyaç duyacağını unutmamalısınız.
– Aşırı titiz ve alerjik olan insanların küçük ırkların cüsseyle bağlantılı olarak bu problemlere neden olmayacağı söylemlerine kulak asmayın.
-Küçük ırkların da sosyal algıların güçlendirilmesi ve birlikte yaşamı mümkün kılacak olan eğitimleri alması gerekir.

GENETİK HASTALIKLARA YATKINDIRLAR

– Birçok küçük ırkın ilerleyen yaşlarda karşılaşabileceğiniz genetik kökenli hastalıklara yatkın olduğunu hesaba katmayı unutmayın. Bu durumu en çok körükleyen ve suistimale uğratan merdiven altı üreticilere itibar ederek fırsat vermeyin.
– Kendinize bir dost seçerken onun ileride nasıl görünürse görünsün tıpkı çocuğunuz gibi çok seveceğinizi, bu sevginin oluşabilmesi için illa bir ırkının olması gerekmediğini anlayarak barınaktaki ve sokaklardaki melez canlara da şans ve sıcak bir yuva verebileceksiniz.

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/

 

Kış aylarında köpeklerde tüy ve deri sağlığı

Köpekler için deri vücudun en büyük organıdır, onları dış etkilerden koruyan, izolasyonu sağlayan deri ve tüylerin bakımı özellikle de kış aylarında oldukça önemlidir.

Soğuk havanın olumsuz etkilerinden korunmak hedefli olarak deri ve tüylerinin daha güçlü, dirençli olmasını sağlamak gerekir. Dostumuzun daha sağlıklı bir deri yapısına ve daha kuvvetli bir kürke sahip olması için yapmamız gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:

TÜYLER DÜZENLİ TARANMALI

-Özellikle derideki kan akımını hızlandırmak ve dolaylı olarak da tüylerin beslenmesini sağlamak hedefli olarak oldukça önemlidir. Köpeğimizi düzenli tımarlayarak ölü tüyleri uzaklaştırmak, çok daha kuvvetli bir kürkün oluşmasına sebep olacaktır.
-Özellikle kış aylarında köpeğimizi daha yüksek enerjili, daha fazla yağ içeren besinlerle beslemek ve rasyonunu soğuk hava şartlarına direnç gösterebilmeleri için arttırmak tüy ile derinin daha iyi beslenmesini sağlayacaktır.

SIK SIK YIKANMAMALI

– Kısa tüylü ve alt tüy yapısı kuvvetli olmayan köpeklerde gezintiler esnasında kıyafet giydirmek deriyi ve tüyleri soğuk havanın etkilerinden koruyacaktır.
– Özellikle soğuk havalarda köpeği sık yıkamak tüylerinin ve derisinin matlaşmasına ve köpeğin soğuk havada üşütme ihtimalinin artmasına sebebiyet verir. Bu sebeple kış aylarında köpeğinizi sık yıkamamalısınız. Aynı zamanda aralıklı yıkamayla deri daha çok yağlanacak ve tüyler daha sağlıklı hale gelecektir.

EGZERSİZ AKSATILMAMALI

– Dostumuzun yemeklerine takviye olarak kullanabileceğimiz derin deniz balık yağları ve somon yağları aynı zamanda biotin gibi ekstraları kullanarak tüylerinin daha parlak ve daha kuvvetli, daha koruyucu hale gelmesini sağlayabiliriz.
-Hareket ve açık hava faaliyetleri özellikle dolaşımı arttırması hedefli oldukça önemlidir. Kışın köpeğimizin egzersizlerini azaltmamak ve düzenli gezinti programları oluşturarak dolaşımını düzenlemek tüy sağlığı için oldukça önemlidir.
-Kış ayları öncesi ve esnasında köpeğimize kesinlikle makine tıraşı yaptırmamalıyız. Makine tıraşı köpeğin alt tüy yapısını ve deri bütünlüğünü bozacağı ve direncini düşüreceği için hiç doğru bir uygulama olmayacaktır.

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/

 

 

Köpeğim beni görüntülü aradı

Bilim bu şekilde ilerlerse insanlarla iletişimi kesip nihai amacımız olan hayvanlarla diyalog kurabilmeyi becereceğiz sanırım. Köpeğinizle mesajlaştığınız, uzaktayken arayıp konuştuğunuz senaryolar sadece bilimkurgu filmlerinde yer almıyor, bizzat gündelik hayatımıza doğru geliyor.

TOPLA ARIYOR

İskoçya’da Glasgow Üniversitesi’nden hayvan-bilgisayar etkileşimi uzmanı Dr. Ilyena Hirskyj-Douglas’ın fikri hayata geçti ve köpeklerin sahiplerini görüntülü arayabilecekleri bir düzenek geliştirildi. Sistem şöyle işliyor: Oyun oynamayı sevdiği tenis topunun içine yerleştirilen parça, köpeğin topu sallamasıyla görüntülü arama komutu veriyor ve sahibinin telefonu aranıyor. Görüşme, cihazın bağlı olduğu ekranda da sahibinin görünmesiyle devam ediyor.

Dr. Hirskyj-Douglas, Finlandiya’daki Aalto Üniversitesi’nden akademisyenlerin yardım ettiği düzeneği kullanarak 10 yaşındaki Labrador cinsi köpeği Zack’le denemeler yaptı.
İlk iki gün, kimisi tesadüfen olan 16 arama yapan köpeği Zack, ekranda gördüğü sahibini tanıdı ve oyuncaklarını ekranın önüne getirip oyun oynama çağrısında bile bulundu. Günde ortalama 5, bir haftada toplam 35 arama yapan Zack’in hareketlerinde olan biteni fark ettiğine dair değişimler gözlemlediğini söyleyen Dr. Hirskyj-Douglas “Zack’in topu almakla arama yapmak arasındaki bağlantının farkında olduğundan emin değiliz” diyor. O da şimdilik bence.

KÖPEK İNTERNETİ

Çünkü konuşmasını şöyle sürdürüyor araştırmacı: “Evcil hayvanlara daha fazla özerklik tanıyacak ve teknolojiyle etkileşimleri üzerinde kontrol sağlayan bir tür ‘köpek interneti’ geliştirmeye yönelik bir adım daha attık. Bu, pandemide sahiplenilen köpeklerin sahipleri işe dönerken evde yalnız kalmanın stresiyle başa çıkmanın yeni yollarını bulmasına yardımcı olabilir.”
Zack’in bu işi hemen çözeceğine ve tüm dünyada çığır açacağına eminim.

HAYDİ! ONLAR DA ‘MESUT’ OLSUN

GALATASARAY-Fenerbahçe derbisiyle birlikte futbol, yine gündemin zirvesine doğru çıkmışken bundan faydalanalım ve hayvanlar için iyi bir şey yapalım diyorum ben. Örneğimizi de Premier Lig’den alalım. Liverpool’un süper yıldızı Mohamed Salah, 24 Ekim’de Manchester United’ı 5-0 yendikleri maçta ‘hat-trick’ yaparak görkemli bir performans göstermişti. Mısırlı yıldız, gelirin ülkesindeki hayvan barınağına verilmesi kaydıyla, formasını açık arttırma için hediye etti. Açık artırmanın ne zaman yapılacağınıysa Twitter adresinden daha sonra açıklayacağını duyurdu. Diyorum ki derbide harika bir gol atıp Fenerbahçe’nin galibiyetinde başrol oynayan Mesut Özil de, böyle bir şey yapsa ve barınaklara fayda getirse, nasıl olur? Güzel olmaz mı?

EVDEKİ SESLERE DİKKAT
KÖPEKLERİN etraftaki seslerden etkilendiği biliniyor. Havai fişek, gök gürültüsü gibi durumlarda bir köşeye saklanmaları alışılmadık bir durum değil. Ancak California Üniversitesi Veterinerlik Bölümü’nün yaptığı araştırmaya göre evde gündelik olarak kullandığımız eşyaların çıkardıkları sesler de köpekleri yeterince kızdırabiliyor. Düşük düzeyde süreli devam eden gürültü yerine, daha az aralıklı ama yüksek ses köpekleri sinirlendiriyor. Uzmanlar, “Köpekler vücut dilini ses çıkarmaktan çok daha fazla kullanıyor, buna dikkat etmek gerekiyor” diyor. Peki vücut dili ne söylüyor? Yaygın kaygı belirtilerini sıralayayım, dikkat edin: En başta sinme, titreme veya geri çekilme. Daha ince detay olarak: Nefes nefese kalma, dudaklarını yalama, başını aksi yöne çevirme, vücudunu sertleştirme, kulaklarını arkaya çevirme ve başını omuzlarının altına indirme var.

LEO VE GİNGER’IN KARDEŞLİĞİ

OKURUMUZ Elif Türkölmez, kedisi Leo ve köpeği Ginger’ın fotoğrafını şu notla iletti: “Ginger’ımız 4.5 yaşında dişi bir köpek, Leo’muz 6 aylık erkek bir kedi. Bizim için ‘kedi-köpek gibi’ tabirinin anlamına tepe takla attıran iki can… Koyun koyuna uyur, Ginger’ın yürüyüş dönüşlerinde uzun uzun sarılır oynarlar. Bunun için özel bir şey yapmadık. Aksine oluruna bıraktık. Ginger sokakta bulunduğu için çok zor güvenen, kolay ilişki kurmayan bir köpektir ama Leo’ya kapıdan girer girmez ısındı. Birbirlerinden de çok şey kaptılar. Ginger kedi gibi bir köpek, mütemadiyen yalanır mesela. Leo da kedilerde pek görülmeyen bir biçimde, biz eve girince kucağımıza atlar. Şu an ben bunları yazarken biri bir dizimde, öbürü öteki dizimde, tatlı tatlı uyuyorlar.” Ginger ve Leo’yu kucaklıyor, sizden de fotoğraflarınızı bekliyorum.

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/

Altın oran açıklandı: Dünyanın en güzel 10 kedi türü

Bilim insanları, dünyadaki en güzel kedi türlerini açıkladı. Altın oran kullanarak, dünyadaki popüler 46 kedi ırkını inceleyen araştırmacıların listesinde Türkiye’ye özgü 2 kedi türü bulunuyor.

DUVAR – İngiltere merkezli All About Cats adlı kuruluştan araştırmacılar, güzelliği orantılarla tanımlayan matematiksel bir kavram olan” altın oranı” en iyi bilinen 46 kedi ırkına uyguladı.

“1,62”lik altın oranın kullanıldığı çalışmada, Norveç orman kedisi, Russian Blue, Manx, Ankara kedisi ve Van kedisi en güzel kedileri oluşturdu. All About Cats’in kurucusu Doron Wolffberg, “Kedi severler her kedinin güzel olduğunu iddia etseler de, altın oran daha objektif sonuçlar sunuyor” dedi.

1. NORVEÇ ORMAN KEDİSİ
ORAN: 1,65
ALTIN ORANDAN FARKLILIĞI: 0,03

2. RUSSIAN BLUE
ORAN: 1,65
ALTIN ORANDAN FARKLILIĞI: 0,03

3. MANX
ORAN: 1.59
ALTIN ORANDAN FARKLILIĞI: 0,03

4. RAGAMUFFİN
ORAN: 1.67
ALTIN ORANDAN FARKLILIK: 0,05

5. SİBİRYA KEDİSİ

ORAN: 1,67

ALTIN ORANDAN FARKLILIĞI: 0,05

6. AMERICAN CURL
ORAN: 1,56
ALTIN ORANDAN FARKILIĞI: 0,06

7. SELKİRK REX
ORAN: 1,69
ALTIN ORANDAN FARKLILIĞI: 0,07

8. SİYAM KEDİSİ
ORAN: 1.55
ALTIN ORANDAN FARKLILIĞI: 0,07

9. MAİNE COON
ORAN: 1,71
ALTIN ORANDAN FARKLILIĞI: 0,09

10. ANKARA KEDİSİ
ORAN: 1,72
ALTIN ORANDAN FARKLILIĞI: 0,10

ALTIN ORAN NEDİR?
Matematikte iki miktardan büyük olanın küçüğe oranının, miktarların toplamının miktarların büyük olanına oranı ile aynı olması anlamına geliyor. Altın oran aynı zamanda antik çağdan bu yana sanat ve mimaride en iyi uyum ve oranları veren düzen bağıntısı olarak kabul ediliyor.

Kaynak: https://www.gazeteduvar.com.tr/