Ana Sayfa Blog Sayfa 104

Evde Beslenebilecek Hayvanlar

İnsan doğası gereği sosyal bir varlıktır. Bunun elbette birçok getirisi vardır. Araştırmalarda sosyal yaşamın insan üzerine etkileri oldukça fazladır. Sosyal ve tolumla iç içe yaşayan insanların, sosyal yaşamdan uzak ve kendi kendine zaman geçiren insanlardan daha mutlu olduğu gözlemlenmiştir.

İnsan doğası gereği sosyal bir varlıktır. Bunun elbette birçok getirisi vardır. Araştırmalarda sosyal yaşamın insan üzerine etkileri oldukça fazladır. Sosyal ve tolumla iç içe yaşayan insanların, sosyal yaşamdan uzak ve kendi kendine zaman geçiren insanlardan daha mutlu olduğu gözlemlenmiştir. Bunun elbette birçok nedeni bulunmaktadır. İnsan evrimsel süreçte bile sosyal bir varlık olma yolunu izlemiş ve iç içe belirli gruplar halinde yaşamıştır. Sosyal yaşamın olumlu etkilerinin yanında elbette olumsuz etkileri vardır. Genellikle insanlardan uzak yaşamı tercih eden insanlar günümüzde hayvanlara ve hayvan beslemeye yönelmiş onları kendilerine dost edinmişleridir.
Hayvanları elbette hepimiz çok severiz ve onlarla birlikte bir yaşam sürmek bize mutluluk verebilir. Ancak bazı hayvan türleri insanlar üzerinde alerjik reaksiyon ortaya çıkarabilir. Öncelikle bunun bilincinde olmak gerekir. Ruhumuzu dinlendirmek, kendimize bir dost edinmek için çıktığımız bu yolda sağlığımızdan da olmak istemeyiz. Şimdi sizlere evlerinizde besleyebileceğiniz birkaç evcil hayvandan bahsedelim.
Evde Köpek Beslemek
Elbette evcil hayvan denilince akla ilk gelen ve sadık yönleriyle bilinen köpekler eğer uygun bir ortam sağlanırsa insanlar ile sosyal ve uyumlu bir şekilde yaşayabilir. Köpekler dost canlısı ve sadık canlılardır. Sahibinin rahatsızlığında hatta ölümünde bile onlara özlem ve hasret duymaktadırlar. Köpeklerin ev ortamında bakımı sağlanabilir ancak uygun ortamlar sağlandığı sürece evlerde bakılabilirler. Evde köpek beslemenin nasıl bir sorumluluk getirdiği köpek sahiplenen ve bakımını yerine getirecek kişinin bilmesi gerekenler ona rahat ve sağlıklı bir ortam sağlanması için önemlidir.

Evde Kedi Beslemek
Evde kedi beslemek, insanda birçok pozitif etkiye neden olur. Her ne kadar toplumumuzda kedilerin nankör olduğu düşünülse de aslında durum hiç de öyle değildir. Kediler özgürlüğüne düşkün hayvanlardır. Bu nedenle insanlarda nankör olarak nitelendirilir. Onları çok sıkmaz ve gereken ortamı sağlar isek elbette kediler çok mutlu olacaktır.
Evde Kuş Beslemek
Birçok türü ve çeşidi bulunan kuşlar genellikle sıcak ve hava akımının olmadığı ortamlarda rahat ve uzun bir ömür yaşayabilirler. Kuşların evde bakılması oldukça kolay olduğu gibi uygun şartlar ve bakımlar halinde üretimleri de mümkündür. Muhabbet kuşları evde beslenecek kuş türleri kategorisinde birinci sıradadır. Bunun nedeni konuşulanları taklit etme yeteneği ve renklerinin göz alıcı olmasıdır. Mavi, beyaz, sarı, yeşil gibi renkleri vardır. Ayrıca bu renklerin kombinleri de mevcuttur.

Evde Balık Beslemek
Evde balık beslemek ayrı bir keyif ve huzur kaynağıdır. Diğer evde beslenen hayvanlar kadar sosyal olduklarını söylememiz mümkün değildir. Ancak uygun şartlar halinde akvaryum ortamında insanların ruhunu dinlendirici etkiye sahiptir. Huzur vermeleri ve yüzgeçlerinin renklerinin göz alıcı olması insanları bambaşka hayallere götürür. Bir akvaryumu izlerken uykuya dalmak bile mümkündür. Balığın yaptığı hareketle ve erkek balıkların dişi balıklara yapmış olduğu kurlar insanı cezp etmektedir. Balık türlerinde en popüler olan elbette herkesin bileceği üzere Japon balıklarıdır. Gerek dayanıklılıkları gerek de vücut ve yüzgeç renkleri bu balıkların en çok tercih edilme nedenlerindendir.
Evde Tavşan Beslemek
Bu sevimli canlılar insanlar için büyük bir mutluluk kaynağıdır. Toplumumuzda uğursuzluğu simgeleyen tavşanlar aslında hurafelerin odak noktası haline gelmiştir. Tavşanlar sevimli ve pofuduk canlılardır. Ancak tavşanlar kemirgen canlılardan oldukları için evde serbest dolaşmaları halinde birçok sorun yaratmaktadır. Örnek verecek olursak çok sevdiğiniz koltuk veya halılarınızı kemirip zarar vermeleri olağandır.

Evde Kaplumbağa Beslemek
Sert kabuksu yapıları ve kolay bakımları nedeniyle kaplumbağalar en çok tercih edilen hayvanlar arasındadır. Kaplumbağalar küçük bir ortamda bile yaşamını sürdürebilirler. Ancak bilmenizde fayda olacak birkaç bilgi vermemiz doğru olacaktır. Petshoplardan alınacak bir kaplumbağayı eve getirip beslemeye başladığınızda bir sıkıntı olmayacaktır. Ancak kaplumbağalar bazı hayvanlar da olduğu gibi kış uykusuna yatarlar. Bu kaplumbağanızın öldüğüne bir işaret değildir.
Evde Hamster Beslemek
Hamsterler evde beslenmesi ve bakımının yapılması en zevkli canlılardandır. Bu hayvanlar kemirgen oldukları için aynı tavşanlarda olduğu gibi halı, yumuşak kılıf, koltuk kılıfları gibi birçok şeyi kemirme eğilimindedirler. Bu nedenle alacağınız hayvan türünü seçerken ve hamster almayı düşünürken bu olumsuz durumu hesaba katmanız önerilir.

Kaynak:haberay.com.tr

 

Köpeklerde itaat eğitimi nasıl yapılır?

Köpekler için itaat eğitimi her şeyden önce karşılıklı anlaşabilmeniz için oldukça önemlidir. Öte yandan itaat eğitimleri onları daha sakin, kendine daha çok güvenen bir köpek yapacak ve aynı zamanda sahipleri için onları idare etmeyi ve kontrol etmeyi çok daha kolaylaştıracaktır.

İtaat eğitimi, köpeğinizi uygun şekilde kontrol altında tutmak için gerekli olan temel komutlara uyması için köpeğinizi eğitmektir. Bu, köpeği dünya için daha güvenli ve dünyayı köpek için daha güvenli hale getirir.
İtaat eğitiminden geçen köpekler, almayan köpeklerden genellikle daha iyi davranır ve daha az zahmetlidir.

American Kennel Club’ın yönergelerine göre, tüm köpeklerin bilmesi ve yanıt vermesi gereken en az beş temel komut vardır:
• Otur
• Kalk
• Yat
• Gel
• Bekle

Bu komutlar temel itaat eğitimini oluşturur, ancak itaat eğitimi temel bilgilerden çok daha derine inebilir. İtaat eğitimi, köpeğinize sosyal durumlarda ve ortamlarda nasıl davranacağını öğretmekle ilgilidir.
Köpeğiniz nerede olursa olsun veya çevresinde neler olup bittiğine bakmaksızın komutlarınıza yanıt verebilmelidir. En iyi eğitimli köpekler, işlek bir caddede bile uzanabilir ve sahibinin sinyali görene kadar asla hareket etmeden uzaklaşmasını izleyebilir. Bazı köpekler, insanlarla çevrili kalabalık bir sokakta, doğrudan sahiplerinin bacaklarının arasında yürümek üzere eğitilmiştir.

İtaat eğitimi, köpeklerinize komutlara uymanın temellerini öğrettiği için en önemli eğitim türlerinden biri olarak kabul edilir. Ayrıca köpeğinize nasıl eğitileceğini öğretir. Bunların her ikisi de köpeğinizin gelecekte çok daha gelişmiş şeyler öğrenmesini mümkün kılar, ancak itaat eğitiminin bu temel yapı taşları olmadan, köpeğiniz diğer zor görev ve eğitim türlerine geçiş yapamaz.

İtaat eğitimine başlamaya hazır olduğunuzda, nasıl ilerlemek istediğiniz konusunda birkaç seçeneğiniz vardır. Köpeğinize itaat eğitimi vermenin en ucuz yolu, bunu evde kendin yap yaklaşımıyla yapmaktır. Biraz daha pahalı, ama muhtemelen genel olarak biraz daha iyi, bir grup eğitimi ayarıdır. Köpeğinizi, diğer köpekler ve insanlarla birlikte eğitim alacağınız düzenli itaat eğitim sınıflarına götürebilirsiniz.
Özel bir eğitmenin süreçle ilgilenmesini sağlamanın bazı daha pahalı yolları da vardır. Özel bir eğitmen, köpeğinizi insanlarla ve köpeklerle dolu bir sınıfın tüm kargaşası olmadan eğitecektir.

İtaat eğitiminde harcamanız gereken süre birkaç faktöre bağlıdır. Antrenman seanslarını ne sıklıkla gerçekleştiriyorsunuz ve bunlar ne kadar sürüyor? Haftada 5 gün antrenman yapıyorsanız, köpeğiniz haftada sadece 2 gün antrenman yapıyor olmanıza göre çok daha hızlı antrenman yapacaktır.
Ayrıca eğitmenin deneyim seviyesi de eğitimin ne kadar süreceğini etkileyecektir. Daha deneyimli bir eğitmen, bir köpeği deneyimsiz bir eğitmenden daha az seansta eğitebilir.
Kendi başınıza antrenman yapıyorsanız, köpeğinizi eğitmeniz 4 hafta veya 4 ay sürebilir.

Köpeğinizi kendi başınıza eğitmeye karar verdiğinizde, yine de izleyeceğiniz bir tür program bulmak isteyeceksiniz. Bunun için YouTube’da arama yapmayı deneyebilirsiniz, çünkü birçok uzman eğitim yöntemlerini ve tekniklerini detaylandıran tonlarca video yayınladı. Güvendiğiniz birini bulun ve köpeğinizi itaat komutları konusunda başarılı bir şekilde eğitmenize yardımcı olacak yöntemlerini takip edin.

Hangi yolu seçerseniz seçin, köpeğinizi kendi başınıza eğitin veya profesyonel yardım alın, başarı için iki anahtar önemlidir.

Tutarlılık
Tutarlılık olmadan köpeğiniz itaat eğitiminden asla tam olarak yararlanamaz. Köpeğinizin kafasının karışmaması için aynı kuralları sürekli olarak aynı şekilde pekiştirdiğinizden emin olmanız gerekir. Bazen kanepeye bırakırsanız, diğerlerine değil, ne istediğinizi anlamayacaktır. Benzer şekilde, köpeğinizin sadece bazı giysilerle üzerinize atlamasına izin verirseniz, ne zaman zıplayıp zıplayamayacağını bilemez.
Bununla birlikte, komutlarla tutarlı olmanız gerekir. Her eylem için tek bir komut seçin ve köpeğinizin bu eylemi gerçekleştirmesini sağlamaya çalışırken her zaman aynı komutu kullanın. Komutları değiştirirseniz, size gerçekten istediğinizi vermeye çalışırken köpeğinizin kafasını karıştırmış olursunuz.

Ödüller
Köpekler doğal olarak onlardan ne istediğimizi anlamazlar . İstediğimizi alabilmeleri için, genellikle bir ödül şeklinde gelen bir çeşit işarete ihtiyaçları var. Ödüller, köpeğinizin yaptıklarının doğru olduğunu bilmesini sağlar. Köpeğiniz bir ödülü bir eylemle ilişkilendirdiğinde, ödül almayı umarak o eylemi tekrar etmesini sağlayabilirsiniz.
Elbette, ödüller her zaman maddi olmak zorunda değildir. İkramlar ve oyuncaklar harika ödüller verir, ancak köpeğiniz doğru bir şey yaptığında çok fazla sevgi ve övgü de sağlayabilirsiniz. Bu, köpeğinizin kendisini harika hissetmesini sağlar ve yine de ona yaptığı şeyin sizin istediğiniz şey olduğunu gösterir.

Her köpek ve sahibi itaat eğitiminden faydalanacaktır. Sadece sahip ile köpek arasındaki bağı güçlendirmekle kalmaz, aynı zamanda köpeği kontrol altında tutmayı çok daha kolay hale getirir ve bu da birçok durumda güvenliği büyük ölçüde artırabilir. İtaatkar köpekler iyi dinler ve her durumda güvenilebilir, bu da onları hem kendileri hem de çevrelerindeki insanlar için çok daha güvenli hale getirir.
Olumlu Pekiştirme
Olumlu pekiştirme, iyi davranışı ödüllendirmekle ilgilidir. Bu tarz köpek eğitimini kullanırken, köpeği kötü davranışlar için cezalandırmaktan kaçınırsınız, bunun yerine onları yönlendirir ve sadece iyi davranışlar için ödül, ödül ve oyuncaklarla ödüllendirirsiniz.
Tıklayıcı Eğitimi
Tıklayıcı eğitimi esasen olumlu pekiştirme olarak işaret edilir. Tıklayıcı, köpeğin istediğinizi yaptığını ve ödül zamanının geldiğini belirtmek için kullanılır. Bu, yeni davranışlar ve püf noktaları öğretmek için harika olsa da, istemediğiniz davranışları durdurmak için harika bir yöntem değildir.
Hakimiyet Eğitimi
Hakimiyet eğitimi, sürünün alfası olmanıza odaklanan ve köpeğinizin size tabi olduğu bir eğitimdir. Bu tür bir eğitim, köpeğinizin önünden yürümek, kapılardan ilk geçen olmak ve köpeğinizden önce yemek yemek gibi yöntemler kullanır.

Yaşlı bir köpeğe yeni numaralar öğretemeyeceğinizi söylüyorlar, ama bu gerçekten köpeğe ve eğitmene bağlı. Doğru beceri ve yaklaşımla, her yaştan köpeği her türlü görevi yerine getirmesi için eğitebilirsiniz. Köpekler, onları çok çeşitli alanlarda mükemmel yardımcılar yapan çok özel beceriler için eğitilebilir.

KAYNAK:posta.com.tr

Tüylü Dostlarımızın Uzun ve Sağlıklı Bir Yaşam Sürmesine Yardımcı Olacak 6 İpucu

Tüylü dostlarımız bizler için çok değerli. Ailemizin sevimli üyelerinin yaşamını daha konforlu hale getirebilmek için yapabileceklerimizi anlattık.

Evcil hayvan sahiplerinin yüzde 45’i evcil hayvanları için doğum günü hediyesi aldıklarını söylüyor ve yüzde 95’i onları aile üyesi olarak görüyor. Bir köpek veya kedi evin bir parçası olduğunda, onların yaşam kalitelerini artırmak için elimizden gelenin en iyisini yapmak isteriz. Veterineri düzenli olarak ziyaret etmek, onları güvenli bir şekilde eğlenebilmeleri için açık havaya çıkarmak ve sevdikleri mamaları vermek sevgimizi göstermenin basit yollarından sadece birkaçı. Ancak onların sağlıklı bir şekilde büyümeleri ve uzun süre yanımızda olabilmeleri için dikkat etmemiz gereken başka şeyler de bulunuyor. İşte tüylü dostlarımızın uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmesine yardımcı olacak 6 ipucu

1. Tüylü dostunuzu mümkün olduğu kadar hareket etmesini sağlayınOyuna hak ettiği önemi verin; evcil hayvanınızı aktif tutmak ve eğlendirmek; vücutlarının, zihninin ve zekasının gelişmesini sağlar. Ek olarak, köpek yürüyüşleriniz sayesinde düzenli egzersiz yaparsınız ve sizin de yaşam kaliteniz artar.

2. Mutlaka kısırlaştırın
Bazen evcil hayvanlarımızın anne ve baba olduklarını görmek isteyebiliriz. Ancak onların sağlığı için, mümkün olduğunca genç yaşta kısırlaştırmamızda fayda var. Kısırlaştırma birtakım hastalıkların riskini azaltır ve kedinizin mükemmel eşi aramak için kaçma olasılığı da azalır.

3. Ona bir rahatlama günü hediye edin
Tıpkı bizim gibi evcil hayvanlarımız da şımarma gününe ihtiyaç duyar. Nazik bir vücut masajıyla başlayın, çünkü bu kediniz için harikalar yaratabilir. Küçük böceklerin peşinden koşarak, oyun oynayarak ve zıplayarak geçen bir günün ardından stresini azaltabilir ve kaslarını gevşetebilir.

4. Meraklı dostlarınız için evinizi temiz tutunKediler ve köpekler son derece meraklıdır. Özellikle yavru köpekler neredeyse buldukları her şeyi ağızlarına sokarlar. Bu ise hastalıklara ve daha da kötüsü boğulmalara neden olabilir. Öte yandan evinizde biriken tozlar da onların ciğerlerine zarar verebilir. Bu nedenle tüylü dostunuzu tehlikeye atabilecek durumlardan kaçınmak için, evinizi temiz tuttuğunuzdan emin olun.

5. Ağız ve diş sağlığına özen gösterin

Tıpkı bizim gibi evcil hayvanlarımızın da dişlerinin bakımına ihtiyacı vardır. Ancak evcil hayvanlarınızın dişlerini fırçalamak pek kolay değil. Siz yine de bir hafta boyunca bunu deneyin. Bu uzun bir süreç olabilir ve çok sabır gerektirir, evcil hayvanınız ilk başta direnebilir. Ancak başarılı olamazsanız, veterinerinizle konuşun. Size alternatif bir yöntem sunabilir.
6. Minik dostunuzun bakımına özen gösterin

Köpeğinize banyo yaptırmak, tüylerini taramak, kısaltmak ve tırnaklarını kesmek evcil hayvanınızın ilgi gördüğünü anlamasını sağlar. Öte yandan bu herhangi bir cilt tahrişi veya enfeksiyonuna karşı önleyici bir yöntemdir.

Kaynak: listelist.com

Zorunlu olmuştu! Evcil hayvanlara mikroçip takılıyor

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türk Veteriner Hekimleri Birliği arasında imzalanan protokol sonucunda sahipli kedi, köpek ve gelinciklere mikroçip takma zorunluluğu getirilmesinin ardından sahipleri, hayvanlarına mikroçip taktırmaya başladı.

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türk Veteriner Hekimleri Birliği arasında imzalanan protokol sonucunda sahipli kedi, köpek ve gelinciklere mikroçip takma zorunluluğu getirildi. Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliğe göre köpeklere bu yıl, kedi ve gelinciklere ise 2022 yılı sonuna kadar mikroçip takılması mecburi olacak. Uygulamayla beraber hayvanların sokağa atılmasının önüne geçilmesi, çalınan hayvanların bulunabilmesi ve hayvan hastalıklarının kontrol altına alınması amaçlanıyor. Yıl sonuna kadar köpeklerine mikroçip taktırmayan hayvan sahiplerine 10 bin lira para cezası uygulanacak.

‘MİKROÇİPLERİN DE BİR SERİ NUMARASI VAR’
Edirne’nin Keşan ilçesinde Veteriner Hekim Yener Eker, evcil hayvanlara getirilen zorunlu mikroçip uygulamasına hayvan sahiplerinin ilgisinin arttığını söyledi. Yener Eker, mikroçiplerin derinin altına acısız bir şekilde uygulandığını belirterek, “Bizdeki vatandaşlık numarası gibi mikroçiplerin de bir seri numarası var. Mikroçip takılan evcil hayvanlar kişilerin üzerine kaydedilmiş oluyor. Maalesef çok bilinçsiz bir şekilde kedi ya da köpek sahiplenenler var. Maalesef sahiplendikten kısa bir süre sonra sokağa salıyorlar. Hem hayvanlar mağdur oluyor, hem de kontrolsüz bir şekilde çoğalmış oluyorlar. Evde bakılan bir çocuğun dışarı atıldığını düşünün. O hayvan da ciddi bir depresyona giriyor. Sokağa adapte olmamış bir kedi ya da köpeğin hayatta kalma şansı da azalıyor” dedi.

‘HAYVAN SAHİPLERİNİ BİLGİLENDİRİYORUZ’
Mikroçip uygulaması hakkında hayvan sahiplerini bilgilendirdiklerini ifade eden Eker, “Bu konuda kliniğimize gelen hayvan sahiplerini bilgilendiriyoruz. Mikroçip takıldığında bu hayvanlar bakanlığın sistemine kayıt oluyor. Çok iyi bir uygulama olacağını düşünüyorum. Bu sayede bilinçsiz hayvan sahiplenmenin de önüne geçilecektir. Mikroçip sayesinde hayvanın sahibinin ismi, adresi gibi bilgiler görülebilecek. Mikroçipin bedeli ise 150 lira. Kesinlikle taktırılmasını tavsiye ediyorum. Ayrıca hayvana karşı ihlallerde bunun bir cezai yaptırımı da olacak. Hatta el koymaya kadar gidecek yaptırımlar olacak” diye konuştu.

‘HAYVANLARIN CANLARI DA İNSANLAR KADAR ÖNEMLİ’

Yener Eker, son aşamaya gelinen Hayvan Hakları Yasası hakkında da değerlendirmede bulunarak, “Yaptırımların yüksek olduğu, hayvanların canlarının da insanlar kadar önemli olduğu bir yasa bekliyoruz. Yasa çıktıktan sonrada örnek cezalar verilerek, hayvanlara olan şiddetin bir son bulmasını istiyoruz. Hayvanlara yapılan şiddet cezasız kalmamalı. Cezalar artmalı ve uygulanmalı” dedi.

Kaynak:hurriyet.com.tr

 

Sözde Değil Özde Hayvansever

Yaşadığımız bu dünya sadece bize ait değil. İçinde yer aldığımız evreni bizler kadar yaşamaya hakkı olan hayvanlarla paylaşmaktayız. Onların bir cinsinin eksikliğinde bile düzen içinde olan dünyanın tüm dengesi bozulmaktadır. Doğanın özgün yapısının bozulmasının insan yaşamını direk etkilemesi yüzünden son zamanlarda bence çoğu göstermelik hayvan hakları sözlerini bol bol duymaktayız.

“Sözde Değil Özde Hayvan Sever” Adlı Köşe Yazısı

Hayvanlar dünya üzerindeki yaşam döngüsünün en önemli halkası olmakla birlikte doğada ki yeri doldurulamaz. İnsanlığın var oluşundan beri hayvan ve insanlar birlikte yaşamışlardır. İnsanların zamanla kendilerini geliştirip hayata, doğaya bakış açıları değiştikçe hayvanlara karşı sevgi ve dostluk durumları oluşmuştur. Böyle böyle hayvan seven insan sayısı çoğalmış ve onlara yapılan haksız eziyet, işkenceler için isyan eden sayısı hızla artmaya başlamıştır.

Diğer yanda ise hayvan sevgisini ticarete dökenlerin sayısı da hızla artarak hayvanlar için kâbus haline gelmiştir. Evcil hayvan çoğaltıp yavrularını satma ya da eşe dosta dağıtma furyası çığ gibi büyüyor. Özellikle cins kedi köpekleri kullanıp çoğu zamanda ırklarıyla oynayarak yavrularını ticari meta olarak alıp satan insanların zalimliği dayanılacak gibi değil.

Bunun yanında gösteriş malzemesi gibi kullananlara, sosyal medyasında bende hayvan severim, beslerim gösterişi yapıp aslında bakımında zorlandıklarında sokağa atanlara, köpeği hobi bahçelerinde bağlayıp hafta sonları gidip ilgileniyormuş gibi yapanlara, hayvanları denek olarak kullananlara, keyfi önüne gelen hayvanın kuyruğunu, bacağını kesenlere, ağzını bağlayıp sebepsiz denize atanlara, zehirli etler yedirip öldürenlere, bütün hıncını sessiz masumlardan çıkaran insanlık yoksunu canilere ne demeli ne yapmalı bilemedim.

Bu masum canlılar sizin bir eşyanız değil. Onlar bakıma, korunmaya, doğada yer bulmaya hakları vardır. Bu kadar olumsuz durumu düzeltebilmek için pek çok dernek kurulmuş hayvanlarında bu dünyadaki hakları konusunda var güçleriyle savaş vermekteler. Düzenledikleri pek çok etkinlikle hayvan haklarına dikkat çekip sahipsiz ve hasta olanlara sahip çıkmaya çalışan güzel insanlar bulunmakta. Bu fedakâr insanlar sadece evcil hayvanlar için değil diğer hayvanlarında yaşam ortamlarının iyileştirilmesi içinde çaba sarf etmekteler. Bu büyük savaş içinde olan derneklere bizler toplum olarak, devletimiz ise kaynak ve yasa sağlayıcı olarak tam destek vermeliyiz. Hayvanlara karşı işlenen cezaların daha kalıcı ve caydırıcı olması, hayvan hakları yasasının da onların eşya değil, doğanın sahibi ve faydalı canlıları olarak görüleceği maddelerden oluşması büyük adım olacaktır.

Petshoplar da kedi ve köpek gibi satılan hayvanların, satılana kadar bulunduruldukları dar mekânlar, diğer taraftan egolarını tatmin etmek için hayvan satın alan insanların hevesleri geçince onları sokağa bırakmaları, bu insanların problemli ve normal olmadıklarını düşündürmekte. Hiçbir canlı başka bir canlıya eziyet etme hakkına sahip olmamalıdır. Eğer dost arıyorsanız evinize köpek alın sevin, sevilin. Sözde değil özde hayvan sever olun. Kapıların önüne yemek su bırakalım, zarar verenleri uyarıp yerinde şikâyet edelim.

Çevre ve canlıların korunmasına ilişkin sorun, bir kültürel kimlik sorunudur. Doğa, toplum, insan, kültür bağını kavrayamamış insan kültürel kişiliğini yitirmiş insandır. Mühim olan kişiliği oturmuş gelişmiş insanlar yetiştirebilmektir. Uygar insan tüm canlıların haklarına saygı duyan insandır.

“BİR ÜLKENİN GELİŞMİŞLİK VE UYGARLIK DÜZEYİ O ÜLKENİN HAYVANLARA DAVRANIŞ BİÇİMİYLE ÖLÇÜLÜR.”

Kaynak:buyuksivas.com

Kedilerin en sevdiği oyuncaklar

Garip davranışları nedeniyle kedi dostlarımızı anlamak biraz zor. Neyi sevdiklerini, neyi sevmediklerini de bilmek biraz zor. Bu yüzden kedi dostunuza oyuncak hediye etmek istiyorsanız, kafanız biraz karışabilir. Ancak yine de hiçbir kedinin hayır diyemeyeceği bazı oyuncaklar var.

Gece yarısı bir anda enerji patlaması yaşayan, her gördüğü perdeye atlayan bir kedi dostunuz varsa, gelişimi açısından ona oyuncak almanızda fayda var. Kedilerin neyi sevip neyi sevmediklerini anlamak biraz zor olduğu için oyuncak seçerken biraz tereddütte kalabilirsiniz. Birçok kedinin asla hayır diyemeyeceği bazı oyuncaklar var. Bu oyuncaklar sayesinde kedi dostunuz hem eğlenecek hem de gelişimine katkı sağlamış olacaksınız. Unutmayın; eğer kediniz oyuncağa alışmıyorsa, ödül maması yöntemiyle alıştırmaya çalışmalısınız. Kedilerin en sevdiği oyuncaklar şöyle…

Kediler kağıt sesine karşı son derece duyarlıdır. Kullanmadığınız gazeteleri ya da kağıtları orta boy bir top haline getirin ve koli bandıyla iyice sarın. Kediniz kağıt topu gördüğü anda eğlenmeye başlayacaktır. Hatta kedi sorunuz bir süre sonra sizinle tut getir oynamaya bile başlayabilir.

KEDİ TÜNELİ

Kediler saklanmayı severler. Bu nedenle kedi tünelleri onlar için son derece iyi bir oyuncak olacaktır. Kedi dostunuz tünele hem dinlenecek hem de enerjisini atabilecek.

KEDİ OLTASI

Ucundaki sevimli oyuncaklar sayesinde kedilerin ilgisini büyük ölçüde çeken kedi oltaları sayesinde, dostunuzun avcılık ve reflekslerini geliştirebilirsiniz. Oltanın ucunu bir yere asabilir ya da siz tutarak kedinizin eğlencesine ortak olabilirsiniz.

KATON KUTU

Yine saklanma içgüdüsü ile sevilen bir oyuncak. Kullanmadığınız ayakkabı kutusu ya da herhangi bir kartın kutuyu kedi dostunuza hediye edebilirsiniz. Ne kadar eğlendiğini göreceksiniz.

LAZER

Lazerler kedilerin dikkatini oldukça çeker. Kedi dostunuzun biraz hareketlenmesini istiyorsanız, yere ya da duvara lazer tutun. Dostunuz yakalamaya çalıştıkça lazerin yerini değiştirebilirsiniz. Ara sıra yakalamaya izin vermeyi unutmayın.

İP YUMAĞI

Standart bir ip parçası, küçük bir yumak onların keyifle zaman geçirmesi için yeterli oluyor. Ancak kedilerin ip yumağını yutma ihtimalleri var. Bu nedenle o oynarken dikkatli olun.

HACIYATMAZ

Hareket halindeki bir oyuncak olan hacıyatmaz, kedilerin keyifli vakit geçirmesini sağlıyor. Özellikle de siz evde yokken kedinizin kendi kendine eğlenebilmesinin en iyi yollarından biri hacıyatmaz oyuncaklar.

Kedi ile köpeğin gülümseten dostluğu

Amasya’nın Taşova ilçesinde kedi ile köpeğin dostluğu, görenleri şaşırtıyor.

Amasya’nın Taşova ilçesindeki bir mermer atölyesinin işletmeciliği yapan Adem Atasoy’un baktığı Çakır isimli köpek ile Garip isimli kedinin birlikte oyun oynadığı ve vakit geçirdiği anlar vatandaşların dikkatini çekiyor.

“İYİ BİR DOST OLARAK BÜYÜDÜLER”

Atasoy, AA muhabirine, sevimli dostların birbirlerinden ayrılmadığını belirterek “Çakır ismini verdiğimiz köpek ile Garip ismini verdiğimiz kediye küçüklüğünden itibaren bakıyoruz. Bu ikisi ayrı bir cins değil de iyi bir dost olarak büyüdüler. Birlikte oynayıp birlikte uyuyorlar. Dostluklarıyla çevremize örnek oluyorlar.” dedi.

kaynakça:https://www.haber7.com

İstanbul Havalimanı’nda ‘Evcil Hayvan Odası’ oluşturuldu

Havalimanının dış hatlar giden yolcu katında güvenlik kontrolü sonrasındaki alanda bulunan evcil hayvan odası ücretsiz hizmet verecek.

İGA’nın sosyal medya hesabında yer alan açıklamaya göre, İstanbul Havalimanı’nın dış hatlar giden yolcu katında güvenlik kontrolü sonrasındaki alanda bulunan evcil hayvan odası ücretsiz hizmet verecek.
Bu noktada evcil hayvanlara konforlu bir seyahat deneyimi ve temel ihtiyaçlarını giderme imkanı sağlanacak.
Kaynak: aa.com.tr

Türkiye kedi ve köpek maması ihracatından 176 milyon dolar kazandı

Türkiye’de son yıllarda büyüyerek gelişen kedi ve köpek maması sektöründe ihracat, 2020 yılında bir önceki döneme göre yüzde 11,8 artarak, 176 milyon 200 bin dolara yükseldi.

Evcil hayvan besleyen ailelerin sayısının artmasıyla Türkiye’de mama arzında ithalat yoğunluklu pazarın gün geçtikçe büyüdüğünü fark eden yerli yatırımcılar, kedi köpek maması sektörüne milyon dolarlık yatırımlar yapmaya başladı.
Yurt içi piyasada elde ettikleri başarının ardından ihracata da yönelen yerli yatırımcılar, kısa sürede kedi ve köpek maması ihracatında elde ettiği başarıyla bazı geleneksel ihraç ürünlerinden çok daha fazla ihracat yaptı.
Ege İhracatçı Birliklerinden derlenen verilere göre Türkiye’deki kedi ve köpek maması sektörünün 110 ülkeye yaptığı ihracat 2020’de bir önceki yıla göre yüzde 11,8 artarak, 157 milyon 535 bin dolardan, 176 milyon 200 bin dolara yükseldi.
Salihli merkez haline geldi
Manisa’nın Salihli ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesi aldığı yatırımlarla Türkiye’de kedi ve köpek maması üretiminin önemli merkezlerinden biri oldu. 2009’da bir firmanın kedi ve köpek maması üretimine başladığı Salihli OSB’de bugün, toplamda 4 firma “can dostlar” için mama üretiyor, 2 firma ise mama üreticilerine yem katkısı sağlıyor.
Salihli Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yüksel, AA muhabirine, yerli yatırımların etkisiyle 10 yıl öncesine kadar yüzde 80 ithal ürünlerin hakim olduğu pazarda durumun tersine döndüğü, artık pazardaki payın yüzde 80 yerli, yüzde 20 ithal mama olarak dağılım gösterdiğini ifade etti.
En başta iç piyasaya çalışan yerli kedi ve köpek maması üreticilerinin 10 yılda gelişerek ihracatçı konuma geldiklerine dikkati çeken Yüksel, şunları kaydetti:
“İlk fabrikamız 2009 yılında üretime geçti. Çok kısa bir süre sonra ikinci fabrika kuruldu. Sonra diğer yatırımların da gelmesiyle fabrika sayımız 4 oldu. Türkiye’nin mama üretim merkezi haline geldik, ülkemizde üretilen kedi ve köpek mamasının yüzde 60’ı Salihli Organize Sanayi Bölgesi’nden çıkmaya başladı. Salihli Organize Sanayi Bölgemizdeki 4 fabrikamız, geçen yıl yaklaşık 60 ülkeye kedi ve köpek maması ihracatı yaptı. Yine bu ihracatı yapan 4 fabrikamızın yanında yem katkıları üreten iki fabrikamız daha var. Mama katkısı üreten 2 firmamızın da ihracata dönük çalışmaları var.”
Salihli Organize Sanayi Bölgesi’nde kedi ve köpek maması üreten bir firmanın satış ve pazarlama müdürü Gizem Tuğrul da 4 yıl önce sektöre adım attıklarını hatırlatarak, “13 bin 500 metrekare tesisimizde yıllık 50 bin ton kedi ve köpek maması üretiyoruz. Şu an için tek hatta üretim yapıyoruz ancak 2022’de 2. üretim hattımızı açıp, kapasitemizi iki katına çıkarmak istiyoruz. 30 ülkeye aktif olarak ihracatımız söz konusu.” ifadelerini kullandı.

Kaynak:aa.com.tr

Kaygı ve strese karşı evcil hayvan sahiplenin

Hayvanla kurulan duygusal ilişkinin, dopamin ve endorfin gibi mutluluk hormonlarının düzeylerini arttırarak, stres ve anksiyete düzeyini azalttığına dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Emel Güler, evcil hayvan ile insan arasında kurulan ‘bağlanma’ niteliğinin, insan insana kurulan “bağlanma” ile benzer niteliklere sahip olduğunu bildirdi. Güler, kaygı ve stresin arttığı, insan insana desteğin sınırlı olduğu koronavirüs salgınında, evcil hayvanlara yönelik ilginin artması, bağlanmanın iyileştirici gücünü göstermesi bakımından da oldukça anlamlı olduğunu ifade etti.
Tüm dünyada etkisini gösteren korona salgınının, yaşamımızın bir anda değişmesine neden olan en belirgin engeli sosyalleşme ve sosyal yaşam üzerindeki olumsuz etkileridir. Şimdiye kadar hiç de alışık olmadığımız sosyal mesafe, izolasyon gibi kavramlarla tanışıp hayatlarımızı eve sığdırmaya çalıştığımız günlerde en çok ilişki ve bağ kurma ihtiyaçlarımız engellendi. Uzman Klinik Psikolog Emel Güler, pandemide evcil hayvanların hayatımıza olumlu katkısı hakkında bilgiler verdi…
“Uzun süreli kapanmaların olduğu sosyal izolasyon sürecinde, kaygı, stres gibi olumsuz duygularla baş etme becerileri olarak bilinen psikolojik sağlamlığın önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Korona salgınının psikolojik etkileri her yaş grubu için farklılık gösterse de, sosyal izolasyonda her yaş grubu için bağ kurma ve ilişki içinde olma ihtiyacının ortak olduğunu biliyoruz. Bu ihtiyacının karşılanmasında ortak bir çözüm arayışı olarak evcil hayvan edinmenin arttığı gözlemleniyor. Yakın ilişkilere yönelik evrensel eğilimimizin kısıtlandığı bu dönemde, bu ihtiyacı karşılamada oldukça etkili olduğu bilinen evcil hayvanların tercih edilmesi de şüphesiz çok anlamlı. Evcil hayvanlar ile insanlar arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar her geçen gün artarken korona döneminde bu ilişkinin daha etkili ve anlamlı olduğu söylenebilir. Evcil hayvanların terapötik etkilerinin olduğunu gösteren birçok çalışma bulunmaktadır. Fiziksel ve psikolojik sorunlarda hayvan destekli terapilerin oldukça önemli etkileri vardır. Evcil hayvanlarla kurulan ilişkinin empati, iletişim becerileri, sosyal beceri gelişimini arttırarak olumlu kişilik özellikleri geliştirmeye katkıları bulunmaktadır. Evcil hayvanlarıyla güçlü bağı olan yaşlıların diğerlerine göre depresyon ve anksiyete semptomlarını daha az yaşadıkları, kanser hastalarının daha az kaygı ve stres yaşadıkları, diğerlerine göre depresyona girme oranlarının daha az olduğu görülmüştür. Bu olumlu etkilerin nasıl ortaya çıktığına bakıldığında, hayvanla kurulan ilişkinin, dopamin ve endorfin gibi mutluluk hormonlarının düzeylerini arttırarak, stres ve anksiyete düzeyini azalttığı görülmüştür. Hatta evcil hayvan ile insan arasında kurulan ‘bağlanma’ niteliğinin, insan insana kurulan “bağlanma” ile benzer niteliklere sahip olduğunu bildiren çalışmalar bulunmaktadır. Evcil hayvana bağlanmada kaygılı bireylerin bağlanma düzeyinin diğerlerinden daha yüksek olduğunu göz önüne aldığımızda, kaygı ve stresin arttığı bu dönemde evcil hayvanların daha çok tercih edildiğini ve oldukça önemli bir destek mekanizması olduklarını söylemek mümkündür. İnsan insana desteğin sınırlı olduğu korona salgınında, evcil hayvanlara yönelik ilginin artması, bağlanmanın iyileştirici gücünü göstermesi bakımından da oldukça anlamlı.”
Kaynak: sabah.com.tr