Ana Sayfa Blog Sayfa 75

Evcil hayvanların yıl sonuna kadar kimliklenmesi gerekiyor

Resmi Gazete’de yayımlanan karar sonrası, evcil hayvan ile birlikte yaşayanların İl Tarım ve Orman Müdürlüklerine en geç 31 Aralık tarihine kadar müracaat ederek kedi, köpek ve gelinciklerine kimlik çıkartması gerektiği belirtildi.

Bilindiği üzere “Kedi, Köpek ve Gelinciklerin Kimliklendirilmesi ve Kayıt Altına Alınmasına Dair Yönetmelik” 26 Şubat 2018 tarihli ve 30344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Yönetmelik gereği evcil hayvan ile birlikte yaşayanların, kedi, köpek ve gelinciklerine kimlik çıkartarak; doğum, ölüm, kayıp ve başka birine evlat edindirme değişikliğiyle ilgili bilgileri il ve ilçe müdürlüklerine süresi içinde bildirmesi zorunlu hale getirildi.

Buna göre, evcil hayvan ile birlikte yaşayan vatandaşların; kedi, köpek ve gelinciklerin kimliklendirilmesini sağlamak, doğum, ölüm, kayıp, başka birine evlat edindirme değişikliğiyle ilgili bilgileri bakanlığın il veya ilçe müdürlüğüne bildirmekle yükümlü tutuldu.

EV HAYVANLARI ELEKTRONİK ORTAMDA KAYIT ALTINA ALINACAKLAR
Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü ile Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) arasında kedi, köpek ve gelinciklerin hareketlerinin takibi ve hayvan hastalıkları ile daha etkin mücadele etmek amacıyla ev hayvanlarının kimliklendirilerek, elektronik ortamda kayıt altına alınması için protokol imzalandı.

Tüm köpek duygusal insanlarının 1 Ocak 2021, tüm kedi ve gelincik evlat edinenlerin ise 1 Ocak 2022’den itibaren en geç bir yıl içinde il veya ilçe müdürlüklerine başvurarak her yaştaki kedi, köpek ve gelinciklerinin kimliklendirme ve kayıt işlemlerini yaptırabileceği hükmü getirilmişti.

Ancak 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununda yapılan değişiklikle 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde “Kedi ve köpek sahipleri, hayvanlarını dijital kimliklendirme yöntemleriyle kayıt altına aldırmakla yükümlüdürler. Dijital kimliklendirme yöntemlerine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir.” hükmü ile geçici madde 4’te “Kedi ve köpek sahipleri, hayvanlarını en geç 31 Aralık 2022 tarihine kadar dijital kimliklendirme yöntemleriyle kayıt altına aldırmak zorundadır” hükmüne yer verildiği duyuruldu.

SON TARİH 31 ARALIK 2022
Kedi ve köpek duygusal insanlarının, 31 Aralık 2022 tarihine kadar İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine başvurması halinde her yaştaki duygusal insanı olan kedi ve köpeklerin Ev Hayvanı Kayıt Sistemi’ne (PETVET) kayıt işlemlerinin yapılabileceği bildirildi.

DENİZLİ’DE RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANAN KARAR SONRASI EV HAYVANI SAHİPLERİNİN, İL TARIM MÜDÜRLÜĞÜNE KEDİ, KÖPEK VE GELİNCİKLERİNE KİMLİK ÇIKARTMAK İÇİN 31 ARALIK 2022 TARİHİNE KADAR BAŞVURU YAPMASI GEREKİYOR. (ATİLLA ÖZER/DENİZLİ-İHA) Resmi Gazete’de yayımlanan karar sonrası, ev hayvanı sahiplerinin İl Tarım ve Orman Müdürlüklerine en geç 31 Aralık tarihine kadar müracaat ederek kedi, köpek ve gelinciklerine kimlik çıkartması gerektiği belirtildi.

Kaynak: Ajanimo

TSK’nın ‘cesur keşif köpekleri’ Bursa’da yetiştiriliyor

Mehmetçiğin yurt içinde ve sınır ötesinde gerçekleştirdiği operasyonlarda yer alan köpekler, özellikle son dönemlerde mağara ve tünellerde saklanan teröristlerin tespit edilmesinde aktif rol oynuyor.

Bursa

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından yurt içi ve sınır ötesinde gerçekleştirilen operasyonlarda cesaret ve çeviklikleriyle ön plana çıkan keşif köpekleri, Bursa’da zorlu eğitimlerden geçiriliyor.

Gemlik ilçesinde bulunan Askeri Veteriner Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı kışlasındaki Köpek Üretim ve Eğitim Tabur Komutanlığında TSK’nın ihtiyaçları doğrultusunda 7 farklı branşta köpek yetiştiriliyor.

Keşif köpeği branşında eğitimlerine henüz 3 aylıkken başlanan köpekler, özel olarak hazırlanan parkurlarda 18 aylık zorlu bir sürece tabi tutuluyor.

Eğiticisinin kontrolünde olan keşif köpeklerine uzmanlarca detaylı olarak itaat eğitimi veriliyor.

Atletik yapıları, güç, cesaret ve çeviklikleriyle ön plana çıkan keşif köpekleri, operasyonlarda karşılaşılabilecek zorlu engelleri aşmak için özen ve özveriyle eğitiliyor.

Mehmetçiğin yurt içinde ve sınır ötesinde gerçekleştirdiği operasyonlarda yer alan köpekler, özellikle son dönemlerde icra edilen mağara ve tünel operasyonlarında saklanan teröristlerin tespit edilmesinde aktif rol oynuyor.

Kaynak: A.A.

Uşak Gıda Tarım ve Hayvancılık Platformu kuruldu

Tarımsal üretimin ekonomisinde önemli bir yer tuttuğu Uşak’ta tarım, gıda, hayvancılık alanında faaliyet gösteren 10 kurum ve kuruluş, Vali Dr. Turan Ergün başkanlığında bir araya gelerek Uşak Gıda Tarım ve Hayvancılık Platformu’nu oluşturdu.

Kurulun ilk toplantısı Vali Dr. Turan Ergün başkanlığında İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde gerçekleştirildi.

Toplantıya Vali Dr. Turan Ergün’ün yanı sıra, Milletvekilleri Mehmet Altay ve İsmail Güneş, Belediye Başkanı Mehmet Çakın, İl Genel Meclisi Başkanı Nuri Demir, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ertan Keleş, İl Tarım ve Orman Müdürü Nihat Ağan, platforma üye ilimizdeki tarımsal örgüt, oda, kooperatifler ve kurumların başkan ve temsilcileri katıldı.

Toplantıyla ilgili açıklama yapan Vali Dr. Turan Ergün, “İlimizdeki tarımsal örgüt, oda, kooperatifler ve kurumların bir araya gelmesiyle Uşak Gıda Tarım ve Hayvancılık Platformu kuruluşunu gerçekleştirdik. Bu platformda, tarım ve tarıma dayalı sanayinin ekonomik, sosyal, kültürel, önemli ve öncelikli sorunlarını belirleyip, çözüm önerileri geliştireceğiz. Çiftçiler başta olmak üzere sektörün paydaşlarına destek ve yardımcı olacağız. Uşak Gıda Tarım ve Hayvancılık Platformumuzun, tüm katılımcılara, sektörde faaliyet gösteren tüm girişimcilere ve Uşak’ımıza hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Platformun kurucu üyeleri, Uşak Pancar Ekicileri Kooperatifi, Uşak Ticaret Borsası, Uşak Ziraat Odası Başkanlığı, Uşak Süt Üreticileri Birliği, Uşak Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Uşak Hayvancılık Kooperatifleri Birliği, Uşak Kırmızı Et Üreticileri Birliği, Uşak Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği, Uşak Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı, Uşak Bal Üreticileri Birliğinden oluşuyor.

(SALİH KILINÇ / HABER)

Kaynak: Uşak Gündem

Bilimsel çalışmada kanıtlandı! Kediden insana ilk kez korona geçti

Kovid olan veterinerin, virüsü, yüzüne hapşıran kediden kaptığı ortaya çıktı. İlk kez evcil hayvandan insana virüs bulaştığını kanıtlayan uzmanlar, kediye de sahiplerinden korona bulaştığını belirledi.

Tayland’da Bangkok Prince of Songkla Üniversitesi’nin bir yıldır yaptığı araştırmada ilk kez kediden insana Kovid bulaştığı belirlendi. Geçtiğimiz sene Kovid-19 geçiren 32 yaşında bir veterinerin, virüsü, o dönem sahipleri de Kovid-19 olan ve tedavi sırasında yüzüne hapşıran bir kediden kapmış olduğu tespit edildi. Yapılan araştırmalar çerçevesinde, veteriner hekimden alınan virüs örnekleri ile kedi ve kedinin sahiplerinin virüs gen örnekleri yüksek ölçüde benzerlik gösterdi. Virüsü sahiplerinden kapan kedinin, tedavisi için mukus örneği alındığı sırada hapşırmasının ardından veteriner hekime geçirmiş olduğu ortaya çıktı.

HEKİM MASKELİYDİ

Veteriner hekimin, kediye uyguladığı tedavi sırasında yalnızca maske taktığı ve herhangi bir yüz koruyucu siperlik takmadığı belirtilirken, kedinin, o dönem Bangkok hastanelerinde yatak kapasitesi olmadığı için Songkla şehrine nakil edilen ailesi ile birlikte geldiği bildirildi. Geçtiğimiz yıl ABD’de Amerikan Sağlık Örgütü tarafından evcil kedi ve köpeklerin Kovid-19 virüsü taşıyıcı olabileceği ve pozitif vaka gösteren ev sahiplerinin hayvanlarına karşı da mesafe kurallarına uymaları gerektiği yönünde bildiri yayınlamıştı.

Kaynak: Akşam

Belediyenin barınağına gönderilen köpek 1 saat sonra kayboldu

İstanbul Pendik’te, Pendik Belediyesine ait hayvan barınağına gönderilen köpekten haber alınamıyor.

Evdeki gelinin “ihbarı” üzerine barınağa alınan köpeğin bir saat sonra kaybolduğu iddia edildi.

Köpeğin asıl insanın eve dönmesi ve köpeği geri almak istemesi üzerine olay ortaya çıktı.

Barınakta kaybolan köpekle ilgili yapılan paylaşım

Hayvan hakları savunucusu Nazif Hekim, sosyal medyada yaptığı paylaşımda şunları aktardı:

Ailenin gelini tarafından Pendik Belediyesi’ne arayıp gelin köpeği alın bizi zabıtalar rahatsız ediyor şikayet oluyor diye aldırılan sonra da ailenin gerçek köpeğin sahibi olan kişi 1 saat sonra koşa koşa Eve geldiğinde öğreniyor ve belediye arıyor Bir saat sonra köpeğini bir daha asla vermiyorlar bulunamıyor Hiçbir yerde yok barınakta yok hiçbir yerde yok köpek Lütfen görenler haber versin aile kopeğin gerçek sahibi çok perişan 05444010998

Kaynak: Ajanimo

HAYVAN BARINAĞI PROJEMİZ HAZIR AMA ALAN VE ÖDENEK YO

HAYVAN BARINAĞI PROJEMİZ HAZIR AMA ALAN VE ÖDENEK YOK

İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş,”İlçemizde hayvan barınağı projemiz tamam olmasına karşı,yapılacak alan ve yer tahsisi için,nede yapılması noktasında belediyemize bir ödenek aktarım yok. Böyle olunca bizde boşta kalıyoruz” dedi.

Başkan Demirtaş,Son zamanlarda sosyal medyada konuşulan belediyemiz çalışanlarının bir hayvan alma videosu üzerine HAYKONFED Temsilcileriyle bir toplantı yaptı. Belediye Meclis Salon’unda yapılan toplantıya İbrahim Biral (Karadeniz Hayvan Hakları Federasyonu Samsun İl Temsilcisi / Samsun Hayvanları Koruma Derneği Başkanı), Bora Barlas Gürler (Samsun Hayvanları Koruma Derneği Başkan Yardımcısı),Özgür Yarlıgaç (Samsun Hayvanları Koruma Derneği Üyesi),Demet Yarlıgaç (Samsun Hayvanları Koruma Derneği Üyesi),Av. Fatma Suğanlı( Samsun Barosu Hayvan Hakları Komisyon Başkanı ),Av. Tunahan Gök ( Samsun Barosu Hayvan Hakları Komisyon Avukatı ) ,Doğa Koruma ve Milli Parklar,Haydi Jandarma personeli katılım sağladı.

“Konuyu bizzat yakında takip edeceğim”

Buraya hayvanlara eziyeti değil,başı boş yaşam alanlarından uzak hayatta tutunmak için mücadele veren can dostlarının yaşam mücadelesine nasıl bir katkı sağlayabiliriz? Ortak akıl ile bir çözüm üretmek adına bir araya geldik diyerek sözlerine başlayan İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş,”Öncelikle belediyemiz çalışanları tarafından hayvan toplarken eziyet yapıyorlar diye sosyal medya atılan videoya bir açıklık getirmek istiyorum. Bu konu üzerine Samsun Valimiz Sn. Doç.Dr.Zülkif Dağlı’yada aynı cevabı verdim. Ben kendimde izledim. Eğer hayvanlarla ilgilenen varsa hayvana eziyet yapılmadığı açık şekilde görürsünüz. Sahipsiz hayvan başka insanlara yaklaşmaz ve kendini tutturmaz. Bana zarar verir mantığıyla. Malesef eğitimli insanlarımız bu işi angarya iş olarak görüyorlar. Bu yapılacak bir iş değil gözüyle bakıyorlar. Eğitimsiz insanlar ise daha kaba bir anlayışla yapıyor. Bu olayda bizim eksikliğimiz üslup iletişim eksikliği. Bunu da çalışan arkadaşlarımızla bir araya gelerek daha itinalı ve üslup tarzına uygun çalışmaları için gerekli uyarılarımızı da yaptık. Bu konuyu da bizzat yakında takip edeceğim” dedi.

“İlçemizi köpek salımı için uygun yer olarak görüyorlar”

2019 yerel seçimlerin sonucu halkımızın teveccühü ile 3.5 yıldır ilçemize hizmet yapma gayretindeyiz. Özellikle sahipsiz sokak hayvanlarını sorunu bizim canımızı sıkan bir mesele olduğunu kaydeden İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş,”Hayvansever bir belediye başkanı olarak benimde evimde baktığım 2 köpeğim var.Malesef toplumumuzda şöyle bir yanlış uygulama var. Önce hayvanlarını satın alıyorlar, çeşitli sebeplerden ötürü sonra sokağa terk ediyorlar.Bir diğer kısmında ise Samsun Büyükşehir Belediyesi Güçten Düşmüş Sahipsiz Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi, bizim İlkadım ilçe sınırları içerisinde bulunuyor.Bu yer bahane edilerek tüm ilçe belediyeler Kadamut, Gürgendağı, Ata yolu üzerine sahipsiz köpekleri bırakıyor. Buralardan gelen hayvanlar ise ya kırsalda yada şehirde çeteleşmeye varan bir oluşuma giriyorlar. Bizde böyle bir tabloyla karşı karşıyayız. Zaman zaman izinsiz salım yaparken yakaladıklarımız da oluyor. Bu noktada gerekli yasal işlemleri uygulatıyoruz” dedi.

“Boşta kalıyoruz”

Nüfusu 75 bin olan ilçe belediyelerin yasal olarak hayvan barınağı yapılması gerektiğini ön gören yasa çıkarılıyor fakat bunun alt yapısı için ilçe belediyelerine her hangi bir ödenek aktarımı ve hangi şartları karşılaması gerektiğini netliğe kavuşturulmuyor diyerek konuya dikkat çeken Başkan Demirtaş,”Bunun üzerine bir toplantı yapıldı. Sokak hayvanları için Doğu bölgesinde Çarşamba ilçesine, Havza,Vezirköprü,Ladik,Kavak’ı içine alan bir bölgeye, Batı bölgesinde Bafra,Alaçam,Yakakent,19 Mayıs’ı içine alan bir merkez ve ana merkez olarakta ilçemizde bir toplama ve barına merkezi yapma noktasında konuşuldu, ama uygulama noktasında henüz herhangi bir atılım yok.Biz İlkadım Belediyesi hayvan barınağı için proje çalışma yaptık.Alan istedik alan vermediler. Şuan Büyükşehir Belediyemizin kullandığı alanın bir kısmını bize verin biz kullanalım ilçe olarak yasal sorumluluğumuz var.Ne Orman Bakanlığı bize yer veriyor nede Büyükşehir Belediyemiz bize kullanım için yer tahsis ediyor. Böyle olunca bizde boşta kalıyoruz” dedi.

“Elimizi taşın altına koymaya hazırırız”

Hayvanları sokağa koymaz isek hayvanlar ölür bunu hayvan severler daha iyi bilir diyerek katılımcılara seslenen Başkan Demirtaş,”Eğer bu hayvanları bir yere bağlı tutarsak yaşam kapasiteleri onda birine inecek düzeyde mahkum gibi olur. Ben bu kararın sağlıklı bir karar olduğunun da kanaatinde değilim. Ama şu bir gerçek ki bı kısım insanlar bu hayvanları seviyor ama kendi bölgesinde olsun istemiyorlar. Belediye olarak onların yaşama tutunmaları için mama kapları bırakıyoruz. Fakat ya tahrip ediliyor, yada kayboluyor. Biz bu işin ortasında kaldık.Bu konuştuklarımızı da dikkate alarak ortak bir çözüm üretme noktasında taşın altına elimizi koymaya hazırız” diye konuştu.

“Can dostları için el ele projesi”

Toplantının sonunda İlkadım ilçesindeki hayvan severlerin de katılım ile “Can Dostları için Hep Birlikte El Ele” adı altında bir çalışma başlatalım diyen İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş,”Belediyemizle birlikte besleme,toplama çalışmalarına gerçek anlamda destek olacak hayvanseverlerimizin adını, adresini ve telefon numarasını içinde barındıran bir iletişim havuzunda daha kolay organize olarak daha hızlı istediğimiz hedefe ulaşırız. Hayvan barınağı yerine Veteriner Odası ile görüşüp belirli bir ücret karşılığında özel veteriner hekimlerinde hayvan kısırlaştırılmasına destek vererek belediye ile ortaklaşa bir çalışma ile hayvan üremesinin önüne geçilmesinin sorun çözüme kavuşacağını düşünüyorum “diye konuştu.

Kaynak: Samsun Nokta Haber

‘Kısırlaştır, Aşıla, Yaşat’

Nazilli Hayvan Hakları ve Doğa Koruma Derneği, sokaklardan kurtardığı köpekleri kendi imkanlarıyla tedavi ettirerek kısırlaştırıyor. Hayvanlar, kuduz aşıları yapıldıktan sonra bölgelerine geri bırakılıyor.

 

Nazilli ve çevresinde sokak hayvanları için birçok projeye imza atan Nazilli Hayvan Hakları ve Doğa Koruma Derneği sokak hayvanları için çalışmalarına devam ediyor. Son olarak sokak hayvanlarının aşılanmasıyla ilgili duyuruda bulunan Nazilli Hayvan Hakları ve Doğa Koruma Derneği Başkanı Mehmet Gürkan Tığoğlu, ‘Kısırlaştır, aşıla, yaşat’ köpeklerin bulundukları bölgelere bırakılması gerektiğini açıkladı.

‘ARTIK KÖPEKLER ALINMASIN’

Başkan Tığoğlu yaptığı açıklamada, “Lütfen her yere haber salın, paylaşın. Nazilli Hayvan Hakları ve Doğa Korunma Derneği, sokaklardan kurtardığı köpekleri, kendi zor imkan ve şartlar altında tedavisini yaptıktan sonra üstüne bir de özel klinikte kısırlaştırma ve kuduz aşılarını da yapıp bölgesine geri bırakıyor. 5199 gereği, rehabilite edilen köpek bölgesinden alınamaz. Alındığı bölgesine geri bırakılmak zorundadır. Artık köpekler alınmasın diye bulduğumuz çözüm. Belediyenin yapamadığı (yapmadığı) işi de biz yapmaya başladık. Kısırlaştır, aşıla, yaşat” ifadelerine yer verdi.

Kaynak: Ses Gazetesi

 

Kedilere hangi aşılar yapılır, kedi için gerekli aşılar hangileridir?

İster sadece içeride ister dışarıda veya her ikisinin birleşimi olsun, kediler bazı kötü hastalıklara yakalanma riski altındadır. Aşılar, kedinizin bağışıklık sistemini önlenebilir hastalıklara karşı antikor üretmesi için uyararak yardımcı olabilir, böylece gereksiz yere acı çekmezler veya bu hastalıkları diğer kedilere bulaştırmazlar. Kediler için hangi aşılar gereklidir, hangi aşı yapılmalıdır?

Kediler İçin Aşılar Neden Önemlidir?
Kedi dostlarımız için belirli aşıların önerilmesinin (ve hatta çoğu zaman gerekli olmasının) birkaç nedeni vardır:
♦Kedinizin bir hastalığa ilk kez maruz kalması için güvenli ve etkili bir alternatiftir . Kediniz aşılanarak hastalanmadan hastalığa karşı bağışıklığını geliştirir.
♦Aşılar kedinizin hayatını kurtarabilir. Bazı hastalıklar önlenmezse ölümcül olabilir.
♦Diğer kedileri ve insanları korumaya yardımcı olurlar. Kedi lösemi örneğin, tükürük transferi yoluyla kediden kediye yayılır. Kedilere hastalığa karşı aşı yapılırsa aktarım gerçekleşmez. Ayrıca kedilerin aşılanmasıyla kuduz, insanlar ölümcül hastalıktan korunur.
♦Aşılar zamandan ve paradan tasarruf sağlar. Bazı hastalıklar için tıbbi bakım ve tedavi için ödeme yapmak pahalı ve stresli olabilir.
Kedinizin Hangi Aşılara İhtiyacı Olduğunu Nasıl Belirlersiniz?
Veterineriniz, kedinizin hangi aşılara ne zaman ihtiyacı olduğunu belirlemenize yardımcı olacaktır. Size bir sürü soru soracaklar ve aşağıdaki gibi şeyler düşünecekler:
Kedinizin nereden geldiği: Bir barınaktan, yetiştiriciden, evcil hayvan dükkanından mı geldiler yoksa başıboş muydular?
Kedinizin aşı geçmişi: Bu geçmişin bilinip bilinmediğini ve annelerinin aşı olup olmadığını soracaklar.
Kedinizin yaşadığı yer: Kediniz her zaman içeride mi yoksa dışarıya ve diğer kedilere erişimleri var mı? Güzel havalarda rahat bir veranda sakini mi?
Kedinizin gittiği yer: Kediniz sizinle mi seyahat ediyor yoksa uçağa bindi mi?
Diğer faktörler: Bunlar, kedinizin sağlığı gibi faktörlerin yanı sıra yerel yasa ve yönetmelikleri içerir.
Çoğu aşı, yavru kediler, yetişkin kediler ve farklı yaşam tarzlarına sahip olanlar için hastalıkları önlemenin tıbbi olarak gerekli ve uygun maliyetli bir yoludur. Diğerleri isteğe bağlı olarak kabul edilir ve yalnızca kedinizin bu hastalıklar için risk altında olması durumunda tavsiye edilir.

Şiddetle Tavsiye Edilen Kedi Aşıları ve Nedeni
Bu aşılar, maruz kalma risklerine, önlenecek hastalığın ciddiyetine ve hastalığın insanlar için oluşturduğu riske göre tüm kediler için önerilir.
Kedi viral rinotracheitis: Bu, neden olan bir herpes virüsüdür. Üst solunum yolu enfeksiyonları veya kedilerde akciğer enfeksiyonları. Bu, bir kedi nezlesinin çok ötesine geçer, çünkü bir kedi bir kez enfekte olduğunda ömür boyu enfekte olur. Hastalık kedinin sisteminde uykuda olabilir- ancak stres veya diğer hastalıklar nedeniyle yeniden etkinleştirilebilir ve bu süre zarfında hastalık belirtileri daha belirgin hale gelir. Oldukça bulaşıcıdır ve zatürre nedeniyle ölüme neden olabilir. Yavru kedi ve bağışıklığı baskılanmış yetişkin kediler. Hafif vakalar evde tedavi edilebilir, ancak ciddi vakalar haftalarca sürebilir, hastaneye kaldırılmayı gerektirebilir, görme kaybına yol açabilir veya stresle kronik bir hastalık haline gelebilir.
Kedi calicivirus: Bu, kedilerde üst solunum yolu enfeksiyonlarına ve ayrıca ağız hastalıklarına (dil ve diş etlerinde iltihaplanma ve ülserler) neden olan oldukça bulaşıcı bir virüstür. Bazı suşlar da kedinin bacaklarında ağrılı topallığa neden olabilir. Kediler bu virüsle yeniden enfekte olabilir, bu nedenle kedileri iyi tutmanın anahtarı önlem almaktır.
Kedi panlökopeni: Feline parvo veya kedi distemper olarak da adlandırılan bu, bir kedinin kemik iliği ve bağırsaklarındaki hücreleri bölerek hızla öldürebilen ve istila edebilen kedi parvovirüsünün neden olduğu oldukça bulaşıcı bir virüstür. Eskiden kedilerin önde gelen katili olan hastalık, son derece etkili aşı nedeniyle artık nadir görülüyor. Bu, kedinizin yaşamı boyunca aşılamaya devam etmek için önemli bir nedendir.
Kedi lösemi virüsü: FeLV Bir kedinin bağışıklık sistemini zayıflatan bir retrovirüstür, yani kedi hücrelerinin DNA’sını değiştirerek onları ölümle sonuçlanabilecek diğer hastalıklara karşı savunmasız hale getirir. Kediler arasında tükürük veya burun salgıları yoluyla bulaşır. FeLV ile enfekte olan kedilerde enfeksiyon ve kanser gelişebilir.
Kuduz: Muhtemelen listede en çok tanınan kuduz , bir memeli kuduz bir hayvan tarafından ısırıldığında merkezi sinir sistemini enfekte eden önlenebilir viral bir hastalıktır. Hastalık herhangi bir memeliyi enfekte edebilir, ancak en çok rakunlar, tilkiler, yarasalar ve kokarcalarda görülür. Kediler (iç ve dış mekan), ısırıldıklarında veya enfekte bir hayvanın tükürüğüyle karşılaştıklarında enfekte olabilirler. Nihai sonuç ölümdür. Bu hastalık insanlara bulaşabilir ve bazı eyaletlerde evcil hayvan aşılaması kanunen zorunludur.
Şiddetle Tavsiye Edilen Aşılar Takvimi
Kedi viral rinotracheitis, calicivirus ve panleukopenia, kediler için genellikle ‘distemper aşısı’ olarak adlandırılan bir kombinasyon aşı olarak verilir.
♦Aşı ilk olarak yavru kedilere 6 ila 8 haftalıkken verilir ve 16 ila 18 haftalık olana kadar her 3 ila 4 haftada bir aşı aşısı yapılır. Daha sonra 6 aylıkken, ancak 1 yıldan geç olmamak üzere (yerleşik aşı protokollerine göre değişir) ve daha sonra her 3 yılda bir takviye yapılması önerilir.
♦Yetişkin kediler için bir dizi 2 aşı yapılır ve ardından bir yıl sonra bir destek verilir. Bundan sonra her 3 yılda bir güçlendirici alacaklar.
Feline lösemi virüsü (FeLV) genellikle 9 ila 12 haftalıkken başlayarak 3 ila 4 hafta arayla 2 aşı serisi olarak verilir. Ardından 1 yıl daha devam ediyor. Oradan, veterinerinizin risk değerlendirmesine bağlı olarak her 1 ila 3 yılda bir verilir. Kedinizin hastalık için zaten pozitif olup olmadığını belirlemek için bu aşıyı uygulamadan önce test yapılması önerilir.

Kuduz aşısı, 12 ila 14 haftalıkken tek bir enjeksiyon olarak verilir. 12 haftalıktan büyük, bilinmeyen aşı öyküsü olan herhangi bir kedi, otomatik olarak kuduz aşısı olmalıdır. Bir yıl sonra bir güçlendirici var. Eyalet yasalarınıza bağlı olarak, her 3 yılda bir yıllık bir destek verilir. Kediniz aşılanmışsa ve potansiyel olarak kuduz bir hayvana maruz kalmışsa, aşılamanın hemen ardından aşı uygulanmalıdır.

Opsiyonel Kabul Edilen Kedi Aşıları

Aşağıdaki aşılar da birçok kedi sahibi için mevcuttur. Kedinize bu hastalıklara karşı aşı yaptırma kararı, tüm risk faktörlerini, kedinizin sağlığını, yaşını, yaşam tarzını vb.
Kedi bulaşıcı peritonit: FIP olarak adlandırılan bu, kedi koronavirüsünün belirli suşlarının neden olduğu viral bir hastalıktır (Covid-19’dan tamamen farklıdır). Çoğu suş gastrointestinal sistemi etkiler ve önemli bir hastalığa neden olmaz. FIP’ye neden olan versiyon, beyaz kan hücrelerini enfekte eden ve kedinizin vücuduna yayılan mutasyona uğramış bir formdur. Safkan kediler FIP’ye daha duyarlıdır.
Klamidofil: Bir üst solunum yolu enfeksiyonu olan Chlamydophila, kedinin dışında uzun süre yaşayamayan bir bakteriden kaynaklanır. Bu nedenle, yayılmak için kediden kediye yakın temas gerektirir. Bu, hafif solunum yolu hastalığına neden olabilir, ancak daha yaygın olarak hafif ve genellikle kendi kendini sınırlayan konjonktivit (göz kapağı tahrişi) neden olur. Bu aşı, bilinen Chlamydophila pozitif kedileri olan haneler veya üreme kolonileri için önerilir.
Kedilerin benzersiz ihtiyaçları, yaşam tarzları ve risk faktörleri vardır. Veterineriniz, kediniz için durumlarına göre hangi aşıların önerildiğini veya eyalet yasalarının gerektirdiği aşıları belirlemek için en iyi kaynağınızdır.

Kaynak: Ulak Haber

Köpek besledikleri için ailesinden 3 kişi öldürülen Güçlü: En ağır cezayla cezalandırılmasını istiyorum

İzmir’in Bayraklı ilçesinde, sokak köpeklerini besledikleri gerekçesiyle Ali İhsan Kılıç tarafından eşi, kayınpederi ve kayınvalidesi öldürülen Rıdvan Güçlü, Kılıç’a en ağır cezanın verilmesini istedi. Güçlü, Kılıç’ın baldızını ‘seni de çocukları da öldüreceğim’ diyerek tehdit ettiğini ifade etti.

İzmir’in Bayraklı ilçesinde, sokak köpeklerini besledikleri gerekçesiyle Ali İhsan Kılıç tarafından eşi, kayınpederi ve kayınvalidesi öldürülen Rıdvan Güçlü, olay gününe ilişkin açıklama yaptı.

Ali İhsan Kılıç’ın en ağır cezayı almasını talep eden Güçlü, “Sokak köpeğine ekmek su veriliyor diye 3 can öldürülür mü?” dedi.

Güçlü, “Özel bir bankada güvenlik görevlisiyim. O gün işteydim. Küçük baldızım aradı. ‘Enişte yetiş’ dedi ve telefon kapandı. Ne yapacağımı şaşırdım. Eşimi, kayınpederimi ve kayınvalidemi aradım. Ancak hiçbiri telefonu açmadı. Biri 7, diğeri 10 yaşında 2 erkek evladım var. Çocuklarımdan birine bir şey oldu sandım hemen taksiyle eve geldim. Evimizin sokağı çok kalabalıktı. 3 ambulansı görünce çıldırdım. Ambulanslardan birinde babama, diğerinde anneme, bir değerinde ise eşime kalp masajı yapıldığını gördüm. Ambulansın olaydan 40 dakika sonra geldiği söyleniyor. Polis, yaralıları özel araçla hastaneye götürmek isteyen komşularımıza yanlış bir müdahale olmaması için izin vermemiş. Sonuçta ailemi kurşunladılar, bir kaza değil. Acil müdahale edilmesi için bir an önce hastaneye götürülmesi gerekiyordu” ifadelerini kullandı.

‘BALDIZIMIN DA KAFASINDA ODUN KIRMIŞLAR’

Güçlü, “Tartışma başladıktan sonra önce babamı, ardından annemi, sonra da eşimi vuruyor. Belki mermisi bittiği için belki de silahı tutukluk yaptığı için olay sırasında 2 çocuğumu evin kapısında tutmaya çalışan baldızımı ‘Bekle, seni de çocukları da öldüreceğim’ diyerek tehdit etmiş. 3 ölüm olmasına rağmen, Allah’ıma şükrediyorum, çocuklarıma bir şey olmadı. O an baldızım çocuklarımı alıp, eve sokuyor. Kapıyı kapatıp, ‘Kimseye açmayın. Camlardan uzak durun’ diyor. Baldızım olay yerine dönünce onun da kafasında odun kırmışlar. Şu an durumu iyi” dedi.

‘OLAYIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM’

Hayvansever bir aile olduklarını belirten Güçlü, “Cins bir köpeğim vardı. Komşular rahatsız olduklarını söylediği için başka birine sahiplendirdim. Bunlarda Allah’ın kulu. Sokak köpeklerine yiyecek ve su veriyorduk. Çevrede okul ve park var. Eğer beslenmezlerse yarın başka çocuklara saldırabilirler. Bu saldırganla hiçbir başka problemimiz yoktu. Aynı köydeniz. Sokak köpeğine ekmek su veriliyor diye 3 can öldürülür mü? Bu zanlı bunu yapabilecek birisi değil. Nasıl böyle bir şeye cesaret etti, bir şey mi kullandı bilmiyorum. Allah bize sabır versin. En ağır cezayla cezalandırılmasını istiyorum. Bu olayın peşini bırakmayacağım. Herkesin desteğine ihtiyacım var” diye konuştu.

NE OLMUŞTU?

İzmir’in Bayraklı ilçesinde Ali İhsan Kılıç isimli vatandaş, komşusu Yahya Köşek ile tartışma yaşamış ardından Yahya Köşek, Meryem Köşek ve kızı Funda Güçlü’ye ateş etmişti.

Köşek çifti ve Funda Güçlü, Ege Üniversitesi Hastanesi ile Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılmış müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.

Ali İhsan Kılıç, suç aleti tabancayla yakalanarak gözaltına alınmıştı.

Cinayetin sebebinin ise Köşek ve ailesinin sokak köpeklerine yemek verdiği, Kılıç’ın duruma tepki gösterince çıkan tartışmada olayı gerçekleştirdiği belirtilmişti.

Kaynak: BirGün 

12 Adımda Köpek Parkı Kuralları

Köpeklerin de serbest gezmeye, koşmaya ve diğer köpeklerle vakit geçirmeye ihtiyaçları vardır.

Hele hele sıcak yaz günlerinde köpekler daha fazla dışarı çıkma ihtiyacı duyar. Şehir içerisinde köpeklerinizle gezinti yaparken elbette kayış ve tasma ekipmanlarını kullanmak hem köpeğinizin güvenliği, hem de başka insanları rahatsız etmemek adına önemli bir durum. Bunun yanında köpeğinizi serbest gezinti için götüreceğiniz alanların trafikten uzak ve mümkünse çevrili alanlar olmasına dikkat etmek de fayda var. Başka köpeklerle bir araya getirilerek serbest gezinti oluşturulacak köpeğinizin aşı programının eksiksiz tam, iç ve dış parazit ilaçlamalarının da yapılmış olması kaçınılmazdır. Köpeklerin bir arada serbest olarak gezdiği parkların kuralları olması gerekir ve bu parklara dahil olacak olan köpek sahiplerinin de bu kurallara uyması zorunludur. Köpek parklarında serbesti oluşturmadan önce dikkat edilmesi gereken önemli adımlar vardır. Bu adımları 12 maddede şöyle sıralayabiliriz:

1) Sıcak yaz aylarında parkları, sabah erken ya da akşamüstü serinlikte kullanmaya çalışın.

2) Parkta efor sarfedecek olan köpeğinizin su ihtiyacını gidermek üzere yanınıza su almayı unutmayın.

3) Parkta oluşabilecek yaralanmalara karşı mutlaka ilk yardım çantanızı yanınızda bulundurmalısınız.

4) Parklarda köpeğiniz aşırı aktivasyon göstereceği için karnı tok olarak götürülmemelidir. Aksi taktirde mide dönmesi gibi ölümcül rahatsızlıklar oluşabilir.

5) Agresif ve geçimsiz köpeklerin köpek parklarına getirilmemesi gerekir.

6) Köpeğin serbest bırakılacak olan alana girmeden önce kayışla alanın çevresinde bir süre gezdirilip ilk heyecanı atmasını sağlamak diğer köpekler ile bir araya geldiğinde daha kararlı ve sakin tanışmasına neden olacaktır.

7) Parkta serbest bırakılmadan önce köpeğin boynunda metal tasma ya da boğma tasma modellerinin bulundurulmaması hem köpeğin, hem de onunla oynayacak arkadaşlarının konforu açısından önemlidir.

8) Parkta köpeğiniz diğer köpekler ile vakit geçirirken ara ara onu çağırıp severek ödüllendirin ve geri gönderin. Böylece köpeğiniz ile olan iletişiminizi kaybetmemiş olacaksınız.

9) Köpek parkları köpeklerinizin sosyal bir ortamda iyi vakit geçirmesi için gidilen yerlerdir. Dolayısı ile bu alanlar sizin sosyalleşeceğiniz alanlar değildir. Diğer köpek sahipleri ile sohbete dalıp köpeğinizin kontrolünü kaybetmek doğru bir tutum olmayacaktır.

10) Çiftleşme periyodunda olan köpeklerin köpek parklarına getirilmesi, çiftleşme riski ve sosyal grup düzenini bozması açısından yanlıştır.

11) Birçok köpeğin bir arada oynadığı parklarda kendi köpeğinizi beslemeye çalışmak paylaşım kavgalarına sebebiyet verebileceği için yanınızda ödül ve yiyecek bulundurmaktan kaçının.

12) Köpek parklarında zaman zaman köpekler arasında anlaşmazlığa bağlı kavga çıkma olasılığı vardır. Bu kavgaları ayırmak ve engellemek adına yanınızda su fışkırtan tabancalar ve kayış ekipmanlarınızı mutlaka bulundurun.

Kaynak: Hürriyet