Ana Sayfa Blog Sayfa 78

Doğanın Öksüz Yavrularını Anne Şefkatiyle Büyütüyor

Çanakkale’de çeşitli nedenlerle anneleri ölen yavru hayvanlar, Doğa Koruma ve Milli Parklar Çanakkale Şube Müdürlüğü Veteriner Hekimi Meltem Dimişgi tarafından büyütülüp, doğal yaşamlarına salınıyor. Dimişgi, yeni doğmuş kırlangıçtan şahin yavrusuna, kirpiden en küçük baykuş türü kukumava kadar birçok hayvanı her gün elleriyle besliyor.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Çanakkale Şube Müdürlüğü Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi’ne, yaban hayvanlarına ait çok sayıda yavru getiriliyor. Anneleri ölen ya da yuvalarından düşen yavrular, merkezde Veteriner Hekim Meltem Dimişgi tarafından büyütülüp, yeniden yaban hayatına bırakılıyor.

Merkezde yaban hayata ait tüm canlılara hizmet verdiklerini söyleyen Dimişgi, “Doğada herhangi bir sebeple yuvasından düşmüş olan yavrular veya göç sırasında yorgun düşen büyük bireyleri burada misafir ediyoruz, tedavilerini yapıyoruz. Rehabilitasyon sonrası ait oldukları doğaya salım işlemlerini gerçekleştiriyoruz.

Şu anda burada, duyarlı vatandaşlarımızın bize ulaştırdığı ağaçtaki yuvasından düşmüş 2 şahin yavrumuz var. Yine maalesef anneleri bir arabanın çarpması sonucu ölen 5 kirpi yavrumuz var.

En küçük baykuş dediğimiz kukumav yavrularımız var. Bir de en büyük baykuş dediğimiz puhumuz var. Bunların bakım ve tedavilerini düzenli olarak yapıyoruz. Bir de yavru kırlangıcımız var. Yavrular çok ufak olduğu için her gün onları biberonla besliyorum.

Her ne kadar anne gagası gibi olmasa da doğaya uyumlu olan özel bir tahta çubuk ile onları besliyorum. Anneleri yerine onlara annelik yapmaya çalışıyorum. Onlara mümkün olduğunca bir sıcaklık sağlamaya çalışıyorum. Yaban hayatına ait içgüdülerini yitirmeden bunu yapmaya çalışıyorum, bu da biraz zor oluyor.

Mümkün olduğunca onlarla samimi olmamaya çalışıyorum ama sonuçta duygularımız var. Doğal ortamına bırakma zamanı geldiğinde çok üzülüyorum. Ama onlar içgüdüsel olarak doğaya aitler. Saldığımızda uçtuklarını, doğaya kavuştuklarını görmek çok güzel” dedi.

Bütün yaban hayvanlarının yavrulama dönemi olduğunu belirten Doğa Koruma ve Milli Parklar Çanakkale Şube Müdürü Ozan Hacıalioğlu ise şöyle konuştu:

“Bu süreçte elimize çok sayıda yavru kuş ya da memeli hayvan gelmekte. Merkezimizde kurmuş olduğumuz veteriner hizmetleri biriminde gelen hayvanların kontrolleri yapılıyor. Daha sonra klinikte tedavi edilerek yaraları iyileştiriliyor. Yaban Hayatı Rehabilitasyon Alanımızda ise uçuş ve gezinme antrenmanları yapıldıktan sonra ait oldukları doğaya bırakılıyor. Kurumumuza gelen yavru yaban hayvanlarını anne şefkatiyle büyütmeye çalışıyoruz. Onlara anne sıcaklığını yaşatmaya çalışıyoruz. Büyüyen bu hayvanları genellikle de bize nereden gelmişlerse o bölgede salımlarını gerçekleştirip, onları ait oldukları doğalarına geri döndürüyoruz.”

Şu anda burada, duyarlı vatandaşlarımızın bize ulaştırdığı ağaçtaki yuvasından düşmüş 2 şahin yavrumuz var. Yine maalesef anneleri bir arabanın çarpması sonucu ölen 5 kirpi yavrumuz var.

Kaynak: DHA

 

Kuşadası’nda 2022 yılının ilk beş ayında 1718 sokak hayvanı tedavi edildi

Sokak hayvanları için yaşama geçirdiği çalışmalarla hayvan severlerin takdirini kazanan Kuşadası Belediyesi, Evcil Hayvan Rehabilitasyon Merkezi’nde yapımına başladığı “Kedi Tedavi Ünitesi’nin ardından yasaklı köpek ırkları için de kolları sıvadı.

Kuşadası Evcil Hayvan Rehabilitasyon Merkezi’nde, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Hayvanları Koruma Kanunu’nda Ocak ayında yapılan değişiklikle ‘tehlike arz eden hayvanlar’ listesine alınan yasaklı ırklara mensup köpeklere daha rahat bir ortam sağlamak amacıyla yeni bir ünitenin yapımına başlandı. Yeni ünitenin tamamlanması ile yasa gereği sahiplendirilmeleri ve doğaya salınmaları yasak olan ırklara mensup köpekler, kendileri için özel olarak yapılan ünitede yaşamlarını sürdürecekler.

Hayvan severlerin desteği ile yapımı sürmekte olan Kedi Tedavi Ünitesi ise tamamlanma aşamasına geldi. Dış cephe inşaatı tamamlanan 110 metrekarelik ünite kısa süre içerisinde hasta ve yaralı kedilere tedavi hizmeti vermeye başlayacak. Aynı anda 150 kedinin tedavi edilebilmesine olanak sağlayacak olan ünite toplam 5 bölümden oluşacak. Kediler, Kuşadası Evcil Hayvan Rehabilitasyon Merkezi’nde görevli veteriner hekimler tarafından önce hastalıklarına göre sınıflandırılacak. Ardından bu özel bölümlerde bakıma alınarak tedavi edilecek. Ünitenin hemen yanında bulunacak soğuk hava deposu sayesinde ise kedi ve köpek mamaları çok daha sağlıklı ve hijyenik koşullarda muhafaza edilebilecek.

Kuşadası Belediyesi’nin resmi internet sitesi üzerinden 7 gün 24 saat canlı yayın yapılan Kuşadası Evcil Hayvan Rehabilitasyon Merkezi’nde 2022 yılının Ocak ayından bu yana 1344’ü kedi, 374’ü köpek olmak üzere 1718 sokak hayvanı tedavi edildi. 887 kedi, 218’i köpek olmak üzere 1105 köpek kısırlaştırıldı. Aynı süre içerisinde 51 köpek ile 4 kedi de sahiplendirilerek ömürlük yuvalarına kavuşturuldu.

Kısırlaştırılmak üzere merkeze sokakta baktığı kedileri getiren emekli öğretmen Nuri Savaşçı, “Kuşadası Evcil Hayvan Rehabilitasyon Merkezi’nin çalışmalarından çok memnunuz. Sokakta baktığımız kedi ve köpeklerin yaşadığı her türlü sorunla yakından ilgileniyorlar. Tüm çalışanlar hayvan sever ve görevlerini severek yapıyorlar. Yetkililere çok teşekkür ediyorum” dedi.

Kaynak: İHA

Görme engelli öğrenciler ‘Toprak’ ile köpek korkularını yendi

Şanlıurfa’daki Haliliye Görme Engelliler İlk ve Ortaokulu müdürünce sahiplenilen köpek, öğrencilerin sosyalleşmesine de yardımcı oluyor.

Şanlıurfa
Şanlıurfa’da Haliliye Görme Engelliler İlk ve Ortaokulu Müdürü Vahdettin Dilek’in okul için sahiplendiği köpeğin bakımını üstlenen öğrenciler köpek korkularını yendi.

Okul müdürü Dilek, farklı seviyelerde görme engeli olan öğrencilerin sosyalleşmesi için okulun çevresinde gördüğü 2 yaşındaki köpeği sahiplendi. Okula getirilen köpeğe öğrenciler “Toprak” adını verdi.

Okulun Görsel Sanatlar Öğretmeni Yasemin Al tarafından köpeğin bütün kontrolleri ve aşıları yaptırıldı, okul bahçesinde “Toprak” için bir bölüm oluşturuldu. Teneffüslerde “Toprak” ile vakit geçiren ve ders saatleri dışında öğretmenlerinin gözetiminde köpeğin beslenmesini, bakımını yapan çocuklar, köpek korkularını da yendi.

“Onun sayesinde okulumuz renklendi”
Okul Müdürü Vahdettin Dilek, AA muhabirine, öğrencilerin hayvan sevgisini çoğu zaman kitaplardan öğrenmeye çalıştığını, bunu değiştirmek için çaba gösterdiklerini söyledi.

Görme engelli öğrencilerin sosyalleşmesinin önemine dikkati çeken Dilek, öğrencilerinin sosyal hayattan kopmaması için okulda tiyatro, müzik alanlarında çalışmalar yaptıklarını aktardı.

Öğrencilerin okul çevresinde dolaşan köpeklere ilgi gösterdiklerini fark edince “Toprak”ı sahiplenmeye karar verdiğini anlatan Dilek, şöyle konuştu:

“Hayvan sevgisini maalesef hep kitaplardan öğrenmeye çalışıyoruz. Bizler bunu kırmaya çalıştık. Bizler hayvan sevgisini dokunarak, ilgilenerek yaşamak istiyoruz. Çocuklarımıza hayvan sevgisini aşılıyoruz. Çocuklarımız ve öğretmenlerimiz Toprak’ı çok sevdi. Toprak çocukların sosyalleşmesine de yardımcı oluyor, öğretmenlerin de can dostu haline geldi. Toprak okulumuza çok güzel şeyler kattı. Çocuklarımız hayvan korkusunu da yenmiş oldu, onun sayesinde okulumuz renklendi.”

“Toprak da öğrenciler de birbirlerine çok alıştı”
Görsel sanatlar öğretmeni Yasemin Al da öğrencilerinin uzun zamandır hayvan beslemek istediğini anlattı.

Okul bahçesinde “Toprak” için ayırdıkları bölümde öğrencilerin köpeğin bakımını ve beslenmesini yaptığını kaydeden Al, “Görme engelli çocuklarımız Toprak’ı çok sevdi. Toprak da öğrenciler de birbirlerine çok alıştı. Sokaktaki sahipsiz hayvanlar da birer canlı aynı zamanda mahalle sakinlerimiz. Elimizden geldiği kadar onları koruma çalışıyoruz. Bunu da öğrencilerimize aşılamaya çalışıyoruz. Eğitimciler olarak büyüklerimizden ricamız çocukların sevgiyle büyümesini sağlamaları. Sevgiyle büyüyen çocuk, insanı sevdiği gibi hayvanı da sever. Yaptığı işi de sever.”

Öğrenciler de memnun
Görme engelli öğrenci Mustafa Irmak, Toprak ile ilk tanıştığında biraz çekindiğini, zamanla ona alıştığını ve çok sevdiğini belirtti.

Irmak, “Her gün onu beslemeye geliyoruz. Köpeğimiz okulumuzun bir parçası haline geldi. Onunla herkes ilgileniyor. Arkadaşlarım da gelip besleyebiliyor. Bizler ona çok alıştık.” dedi.

Öğrencilerden Muhammed Toprak da “Toprak okulumuza gelince çok sevindik. Biz ona o da bize çabuk alıştı. Müdürümüze, öğretmenimize çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

Kaynak: AA

“VETERİNER HEKİMLİK KUTSAL BİR MESLEK”

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Veteriner Fakültesi 2021-2022 akademik yılı mezunları düzenlenen törenle yemin etti.

Atatürk Kongre Merkezinde gerçekleştirilen yemin törenine; Veteriner Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Musa Korkmaz, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Zeki Gürler, Afyonkarahisar Veteriner Hekimleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Nevzat Algan ile birlikte öğretim elemanları, mezun öğrenciler ve aileleri katıldı. Mezuniyet töreninde yeni meslektaşlarına hitap eden Afyonkarahisar Veteriner Hekimleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Nevzat Algan Veterinerlik mesleğinin kutsallığına ve önemine değindi.

“VETERİNER HEKİMLİK SIRADAN BİR MESLEK DEĞİL”
Başkan Algan: “Bu gün AND içerek aramıza katılacak değerli öğrencilerimiz veteriner hekimlik eğitimi gibi zor bir süreci başarı ile tamamladınız. Sizleri bu nedenle kutlarım. Sizinle birlikte maddi manevi birçok zorluğa göğüs geren cefakâr anne babalarınızı, ailelerinizi ayrıca tebrik eder ve kutlarım. Kutsal mesleğimiz sizlerin omuzlarında yükselecek. Afyonkarahisar Veteriner Hekimleri Odası başkanı olarak bende sizlerin mezun olduğu bu güzel fakülteden mezun oldum. Veteriner Hekimlik eğitimi ülkemizde yaklaşık iki asırdır akademik olarak devam etmektedir. Birçok meslek henüz akademik bir eğitime sahip değilken Veteriner Hekimlik mesleği akademik eğitimle meslektaşlarımızı mezun etmekteydi.” Dedi.

“KUTSAL BİR MESLEK İCRA EDİYORUZ”
Yeni mezunlara Veterinerlik mesleğinin kutsal bir meslek olduğunu hiçbir zaman unutmamalarını tembih eden Afyonkarahisar Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Muhammed Nevzat Algan: “Geçtiğimiz yıllarda son derece saygın olan ve yetkin bir mesleğin mensupları olan bizler memleketimize çeşitli hizmetlerde bulunduk. Bu gün hafızam çok canlı çok iyi hatırlıyorum bize hocalarımız. Dünyada üç hekimlik var bunların bir tanesi de veteriner hekimlik sahip olduğunuz meslek sıradan bir meslek olarak kabul edilecek meslek grupları arasında değildir. Bu meslek kutsal bir vazifedir demişlerdi. Ben bu vazifeyi kutsal bir vazife olarak görüp bu şekilde icra edeceğim. Sizlerin de aramıza katıldıktan sonra yaptığınız işi kutsal bir vazife olarak görmenizi istirham ediyorum.” Dedi.

“MEMLEKET İÇİN VATAN İÇİN ELİNİZDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPACAKSINIZ”

Memleket için Vatan için elinizden gelenin en iyisini yapacağınızdan eminin diyerek yeni mezunlara cesaret veren Afyonkarahisar Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Muhammed Nevzat Algan: “Bazı meslekler icracılarını omuzlarına alıp taşırlar. Ancak geldiğimiz noktada veteriner hekimlik omuzlarımıza alıp yücelteceğimiz bir meslektir. Bu kutsal meslek için şahsi menfaatlerinizin ötesinde memleket için vatan için elinizden gelen her şeyi yapacağınıza eminim. Sizlere bunu şöyle bir örnekle açıklamak isterim. Geçtiğimiz günlerde merhum meslektaşımız Volkan Lale biliyorsunuz. Yozgat’ın Sorgun ilçesinde etler hakkında aldığı bir karar yüzünden hunharca katledildi. Bu meslektaşımızın cabasını gayretini maalesef yalnızca biz veteriner hekimler biliyoruz. Volkan Lalenin imha kararı verdiği sığır karkası bu gün 100 gr porsiyonlarla yaklaşık dört bin kişinin sofrasına gider ve bu insanlar brusella, tüberküloz ve benzeri hastalıklarla yüz yüze kalabilir.” Dedi.

“VİCDANINIZA DAĞIŞARAK İŞ YAPIN”
Afyonkarahisar Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Muhammed Nevzat Algan: “Sağlığını kaybetmeyen insanlar maalesef sağlığın kıymetini bilemezler. Sizlerde memleketin dört bir köşesine görevlerinizi yapmak için dağıldığınızda vicdanınızla baş başa kalacaksınız. Şu anda mevzuatlar maalesef veteriner hekimlerin mesleklerini bilimsel olarak vicdani vecibelerini yerine getirecek uygulamalarına izin vermiyor.1985 yılından itibaren dağıtılan veteriner işleri teşkilatı maalesef yeniden canlandırılmak için her hangi bir adım atılan bir kurum değil. Sizlerin bu bilinçle olması bu güne kadar açılamamış olan veteriner işleri teşkilatının yeniden kurulması içinde çalışma yapmanızı istiyoruz.” Dedi.

“SİZLERE ÇOK GÜVENİYORUZ”
Veterinerler odası olarak 19 öğrenciye burs verdiklerini söyleyen Afyonkarahisar Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Muhammed Nevzat Algan: “Veteriner hekimler odası olarak bizler az imkânlarımızla 19 öğrencimize burs imkânı sağladık. Bu burs imkânını sağlamaktaki amacımız yalnızca sosyal sorumluluk değildir. Sizlere çok güveniyoruz. Sizlerin eğitimlerine katkı sağlayarak. Bizlerden daha yüksek derecelere çıkaracağınız mesleğimizi şahlanmasını daha iyi şekilde icra edilmesini talep ediyoruz. ”dedi.

YENİ MEZUNLAR AND İÇTİ
Konuşmaların ardından Afyonkarahisar Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Muhammed Nevzat Algan veteriner hekim andını yeni mezun meslektaşlarına okuttu.

VETERİNER HEKİM ANDI
VETERİNER HEKİMLİĞİ MESLEĞİNİN ÜYELERİ ARASINA KATILDIĞIM
ŞU ANDAN BAŞLAYARAK YAŞAMIMI İNSANLIK YOLUNA ADAYACAĞIMA

MESLEK SAHİBİ OLMAMDA EMEĞİ GEÇENLERE SAYGI VE MİNNETTARLIĞIMI KORUYACAĞIMA SANATIMI DOĞRULUKLA YAPACAĞIMA, MESLEĞİMİ ONURLANDIRACAĞIMA; MESLEĞİMİN DÜNYA ÇAPINDA GELİŞTİRİLMESİNİ HEDEFLEYECEĞİME, BU AMAÇLA MESLEKTAŞLARIMLA TAM BİR ANLAYIŞ VE İŞBİRLİĞİ İÇİNDE ÇALIŞACAĞIMA HAYVAN VE İNSAN SAĞLIĞINA ÇAĞDAŞ ANLAMDA BİR HİZMET SUNMAYI İLKE EDİNECEĞİME, İNSAN VE HAYVANLARIN ORTAK MALI OLAN ÇEVRENİN KORUNMASI VE OLANAKLARINDAN TÜM CANLILARIN YARARLANMASI İÇİN ÇABA HARCAYACAĞIMA, HASTA SAHİPLERİNİN DUYGU VE DÜŞÜNCELERİNE SAYGI DUYACAĞIMA, SOSYAL, SİYASAL VE DİNSEL FARKLILIK GÖZETMEKSİZİN MESLEKİ BİLGİMİN GEREĞİNİ YAPACAĞIMA, SANATIMI UYGULARKEN ÖĞRENECEĞİM SIRLARI ASLA AÇIKLAMAYACAĞIMA BİLİMSEL YÖNTEMLERDEN SAPMADAN, DEONTOLOJİK KURALLARA UYARAK VE ETİK İLKELERİ GÖZETEREK TEDAVİ VE ARAŞTIRMA YAPACAĞIMA;
İNSANLIĞIN DEĞERLERİ,
BİLİMİN GERÇEĞİ VE MESLEĞİMİN ONURU ÖNÜNDE
ŞEREFİM ÜZERİNE AND İÇERİM….

Kaynak: Afyon Türkeli Gazetesi

Arama Kurtarma Ekipleri “Can Dostlar” İçin Eğitim Alıyor

İzmir’de olası afetlerde enkazda kalan hayvanların kurtarılmasına yönelik, farklı illerden gelen arama ve kurtarma ekiplerine AFAD koordinasyonunda eğitim verilmeye başlandı.

Hayvan Arama Kurtarma Derneği`nin de destek verdiği proje kapsamında Türkiye`nin 11 ilinden gelen, aralarında jandarma ve polis arama kurtarma timleriyle AFAD ekiplerinin de bulunduğu 70 kursiyer, 5 gün boyunca AFAD İzmir İl Müdürlüğünde eğitim alacak.

Arama ve kurtarma konusunda uzman kişilerce, kursiyerlere önce teorik eğitim veriliyor. Daha sonra ise ilk müdahale, hayvan kurtarıldıktan sonra fiziki muayene gibi konular uygulamaları olarak anlatıyor.

Ekipler, senaryo gereği enkaz altında kalan bir köpeği bulunduğu yerden çıkarmak için de tatbikat yaptı.

Enkaz alanında ilk önce gözle arama yapan ekipler, köpeğin sıkıştığı yeri tespit ettikten sonra durumu değerlendirdi. Zarar vermemek için 2 kursiyer köpeğin bulunduğu alana girerek ekipmanlarla onu çıkarmayı başardı.

İzmir İl Afet ve Acil Durum Müdürü Kartal Muhcı, afetlerde hayvanların kurtarılması konusunda AFAD koordinasyonunda Türkiye`de ilk kez arama kurtarma ekiplerine eğitim verildiğini söyledi.

AFAD`ın afetlerde başarılı kurtarma operasyonlarına imza attığını hatırlatan Muhcı, “Depremlerde, sellerde ve çığlarda arama ve kurtarma personellerimiz vatandaşlarımızı kurtarırken, zaman zaman enkazda sıkışmış hayvanlara rast geliyoruz. Onlar için yapacağımız çalışmaları profesyonel hale getirmeyi hedefliyoruz. Eğitimin sonunda eğitmen statüsünü kazanıp illerine gittiklerinde kendi ekiplerine ve orada bulunan sivil toplum ve kamu kuruluşlarına hayvan arama ve kurtarmanın gerekleri ve esaslarıyla ilgili bilgiler aktaracaklar.” dedi.

Hayvan Arama Kurtarma Derneği Başkanı Sibel Altun da derneklerini 30 Ekim 2020 tarihinde yaşanan İzmir depreminin ardından kurduklarını, bu zamana kadar doğal afetler ve yangın başta olmak üzere hayvanların kurtarılması için AFAD, İzmir İtfaiyesi gibi birçok kurumdan eğitimler aldıklarını söyledi.

“Avrupa`da bile olmayan bir proje”
Afetlerde birçok hayvanın zamanında müdahale edilemediği için yaşamını kaybettiğini dile getiren Altun, “Avrupa`da bile olmayan bir proje. Devletin tüm kurumlarıyla birlikte bu projeye başladık. Vatandaşlarımız sokaklarda bilinçsiz olarak hayvan kurtarmaya çalışıyor. Afetlerde ve yangınlarda gördük. Maalesef bunlar hayvanların ölmesine veya ağır yaralar almasına neden oluyordu. Devlet eliyle olması ve profesyonel olması hayvanların hayatta kalmasına vesile olacak.” diye konuştu.

Eğitime katılan Antalya İl Jandarma Arama ve Kurtarma Tim Komutanı Astsubay Mahir Akdemir de başlatılan eğitim programının çok faydalı olduğunu kaydetti.

Bundan sonra olası afetlerde yardım bekleyen hayvanlara daha bilinçli yaklaşacaklarını dile getiren Akdemir, “Hayvanları canlı olarak kurtarmak bizim içinde değerli.” diye konuştu.

Polis Arama ve Kurtarma Timi`nde görevli Uygar Şipil de Türkiye`de birçok arama ve kurtarma operasyonuna katıldığını, eğitim aldıktan sonra hayvanların kurtarılması konusunda meslektaşlarını eğiteceği için heyecanlı olduğunu anlattı.

Hazırlanan projeye destek veren AK Parti İzmir Milletvekili ve Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Ceyda Bölünmez Çankırı da geçen yıl yaz ayında Marmaris`te çıkan yangında 14 gün boyunca bölgede kaldığını, özellikle hayvanların afet bölgesinde kurtarılması konusunda yaşanan sıkıntıları gözlediğini söyledi.

İçişleri ile Tarım ve Orman bakanlıklarının çalışmaya tam destek verdiğini dile getiren Çankırı, şunları kaydetti: “Bizim için insan ve hayvan olsun yaşayan ve nefes alan her türlü canlı çok önemlidir. Mecliste, hayvan hakları yasası çerçevesinde belediyelerimize vermiş olduğumuz teşviklerle hayvan rehabilitasyon merkezlerinin çok hızlı bir şekilde kurulması, hayvanlarımızın sahiplendirilmesi anlamında yapmış olduğumuz çalışmalar var. Bunları da çok iyi örnekleriyle belediyelerimiz anlamın da karşılaşıyoruz, yaşıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın bizzat kendisinin açılışını yapmış olduğu Beykoz Belediyesine ait Hayvan Barınma Merkezinin herkes tarafından ziyaret edilmesini isterim. Çok iyi bir örnek. Bütün belediyelerimize de örnek olacak bir yer.”

Kaynak: TRT Haber

İzmir’de ‘Yaşam Alanlarında İnsan ve Hayvan Birlikteliği Çalıştayı’ Düzenlenecek

İzmir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu ve Mülkiyeliler Birliği İzmir Hayvan Hakları Grubu, 11-12 Haziran tarihleri arasında ‘Yaşam Alanlarında İnsan ve Hayvan Birlikteliği Çalıştayı’ düzenleyecek.

İZMİR – İzmir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu ve Mülkiyeliler Birliği İzmir Hayvan Hakları Grubu, bütün canlıların ortak bir ekosistem içerisinde yaşadığı kentlere ilişkin ‘Yaşam Alanlarında İnsan ve Hayvan Birlikteliği Çalıştayı’ düzenleyecek. 11 – 12 Haziran’da İzmir Barosu’nda düzenlenecek çalıştayda, ‘Kentsel ve kırsal alanlarda hayvan hakları’, ‘Hayvanlar için güvenli kentler’ ve ‘Kentsel ve kırsal alanlarda kamu kurumlarının hayvan hakları konusundaki sorumlulukları’ konu başlıkları tartışılacak.

Atölyelerin de yapılacağı çalıştaya ilişkin yapılan açıklamada, “Kentin yaşam alanlarında yalnızca insanları değil, bütün canlılar ortaklaşa bir ekosistem içerisinde varlık göstermektedirler. Dolayısıyla kentsel alandaki parklar, bahçeler, avlular, çatılar, evler, sokaklar insanların mekânı olmasının ötesinde, pek çok canlının da evi. Bu kabul doğrultusunda kentsel habitatın insandan başka hayvanların yaşam koşulları ve ihtiyaçlarına uygun hale getirilmesi öneminden hareketle daha yaşanabilir ve adil bir hayatın inşasının olanaklı olduğunu düşünüyoruz” denildi. (DUVAR)

Kaynak: Gazete Duvar

AYM, CHP’nin Hayvan Hakları Yasasında Değişiklik Başvurusunu Reddetti

Anayasa Mahkemesi (AYM), CHP’nin Anayasa’ya aykırı olduğunu belirterek hayvanları koruma kanununun bazı maddelerine yaptığı itirazı reddetti.

AYM aralarında Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç’un da bulunduğu 131 CHP’li milletvekilinin hayvan hakları yasasında değişiklik için yaptığı başvuruyu reddetti.

İptal talebinin gerekçesinde şunlar belirtildi:

Hayvanlara karşı işlenen suçlar bakımından genel soruşturma usulünden ayrılarak yeni muhakeme şartı getirilmesinin haklı bir nedeninin bulunmadığı, sağlıklı ve dengeli çevrenin unsurlarından olan hayvanların korunmaları bakımından onlara karşı işlenen suçların da adli makamlarca erkin bir şekilde soruşturulması gerektiği, kuralla hayvanları koruma kapsamının önemli ölçüde daraltıldığı, hayvanların korunmasına yönelik ihdas edilen suç tiplerinden beklenen kamusal yararın önemli ölçüde etkisizleştirilerek ortadan kaldırıldığı, bu durumun hayvan haklarını koruyan uluslararası sözleşmelerle de bağdaşmadığı, kuralla adli sürece idari müdahalede bulunulduğu, hangi durumlarda yazılı başvuru yapılacağının kuralda belirlenmediği, bu itibarla belirli ve öngörülebilir olmayan kuralın keyfiliğe neden olabileceği, hayvanlara karşı suç işeyen kişilerin yargılanma ve cezalandırma bakımından diğer suç tiplerini işleyen kişilerden kapsamlı ve belirgin şekilde ayrılmasının eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı

Kararda, değiştirilmesi istenilen söz konusu maddelerin Anayasa’ya aykırı olmadığı belirtilerek iptal talebinin reddine oy çokluğuyla karar verildiği belirtildi.

Değiştirilmesi talep edilen maddeler ise şu şekildeydi:

Kaynak: Ajanimo

 

Evcil Hayvanlarda Tüy Dökülmesinin Sebepleri

Evcil hayvanlarda tüy dökülmesi paniğe sebep oluyor. Çünkü akla ilk gelen genelde hastalık oluyor. Peki, evcil hayvanlarda tüy dökülmesi neden olur, tedavisi nasıl olur? Yanıtlar haberimizde…

Birçok insan kedi, köpek gibi evcil hayvan besliyor. Evcil hayvanlarda tüy dökülmesi geçici de olabilir bir hastalık belirtisi de olabilir. Böyle durumlarda elbette en sağlıklısı uzman isimden yardım almak. Fakat acil olmayan durumlar için tüy dökülmesi için çözüm önerilerini bir araya getirdik.

HAYVANLARDA TÜY DÖKÜLMESİNE ÇÖZÜM

Her gün fırçalama ve temizlik yapılmalıdır.

Pireler için elma sirkesiyle temizlik yapabilirsiniz. Özellikle yürüyüşe çıkarmadan suyla seyreltilmiş sirkeyi püskürtebilirsiniz.

TÜY DÖKÜLMESİNİN NEDENLERİ

Öncelikle yanlış kullanılan bir ilaç da tüy dökülmesine sebep olabilir. Bu yüzden veterinere danışmadan evcil hayvanlara ilaç verilmemelidir.

Tüy dökülmesi köpekler için mevsimsel olabilir.

Kene ve pire kaşıntıya neden olur. Bu da cildi etkiler.

Kaşıntı yapan noktaları araştırın ve ısırık yaraları veya kuru pul pul deri olup olmadığını kontrol edin. Kene ve pire ise buna göre tedavi edilmelidir.

Kuru cilt ise Hindistancevizi yağı sürebilirsiniz.

Kaynak: Akşam

Başkentin Yavru Aslanları

Başkentte hizmet veren hayvanat bahçesinde, yeni 3 yavru aslanın isimleri ziyaretçilerin katıldığı anketle belirlendi. Aslan parkını ziyaret eden vatandaşlar minik aslanları evcil bir hayvan gibi sevebilme imkanı bulurken, fotoğraf çektirmek için adeta birbiriyle yarışıyor.

Başkentte bir yıldır hizmet veren hayvanat bahçesi, 3 yavru aslanı misafir ediyor. Aslan parkı ziyaret eden vatandaşlar minik aslanları evcil bir hayvan gibi sevebilme imkanı bulurken, fotoğraf çektirmek için adeta birbiriyle yarışıyor.

Aslanların isimleri ise sosyal medya üzerinden yapılan oylama ile başkentliler tarafından belirlendi. 3 yavru aslanın isimleri, “Ankara“, “İstanbul” ve “Kiev” oldu.

Yaşları 2 aylık olan yavru aslanlar vatandaşların ilgi odağı oldu. Kısa bir süre önce açılan Aslan Parkour’da geyik, tavus kuşu, Bengal Kaplanı ve Vervet maymunu bulunuyor. Mini hayvanat bahçesini ziyaret eden vatandaşlar ise en çok 3 yavru aslan ve 9 yetişkin aslana ilgi gösteriyor. Balıkesir’de bulunan ErdekLand Hayvanat Bahçesinden getirilen yetişkin aslanlar günde 7-8 kilo arasında et tüketirken, yavru aslanlar süt ve et ile besleniyor. Sürekli veteriner kontrolünde bulunan aslanlara büyük bir özenle bakılıyor.

Aslan parkını ziyaret eden Ukrayna vatandaşı Darya Kutishcheva, ismi “Kiev” konulan yavru aslana ayrı bir ilgi gösterdi. Türk halkının Ukrayna’daki savaştan haberdar olduğunu belirten Kutishcheva, “Yavru aslanın isminin ‘Kiev’ olması beni çok mutlu etti” dedi. Ukrayna’yı ve Kiev’i çok özlediğini dile getiren Kutishcheva, yavru aslan “Kiev”i elleri ile besledi.

Bir buçuk yıldır aslan bahçesinde çalıştığını ve yavru aslanların kedilerden farkının olmadığını belirten bakıcı Ali Rıza Balcı, “Yavru aslanların isimleri, ‘Ankara, İstanbul ve Kiev.’ İsimlerini ülkelerin başkentlerine göre seçtik. Yurt dışından çok fazla misafirimiz geliyor. Özellikle Ukrayna’dan çok ziyaretçi ağırladığımız için diğer ziyaretçilere savaşı hatırlatmak amaçlı aslanlardan birinin ismini ‘Kiev’ koyduk. Bir diğerinin ismini, başkentte doğan ilk erkek yavru olduğu için ‘Ankara’ koyduk. Şu anda 2 aylıklar, 6 aya kadar ziyaretçilerimizi aslanların yanına kadar alabiliyoruz. Çevremdeki çoğu kişi çok şaşırıyor, ‘aslanları nasıl sevip bakıyorsun’ diyorlar fakat kedi yavrusundan farkları yok” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Aydınlık

 

 

Yaşlı Evcil Hayvanınızın Sersemlemiş Bir Şekilde Etrafa Bakmasının Nedeni Bu Olabilir

Evimizde sadık dostlarımızı bize gerçekten yaşama hevesi veriyor. Minik sadık dostlarımızın da bunama hastalığı ile karşı karşıya kalabileceğini biliyor muydunuz? Peki evcil hayvanınızın bunama ile uğraştığını nasıl anlarsınız? Detaylar haberimizde…

Demans, birçok insanın karşılaştığı bir şeydir. Bu yaygın hastalık beyne zarar verir. Sevdiğiniz dört ayaklı arkadaşlarınızı da bu hastalığın etkileyebileceğini biliyor muydunuz?

YAŞLILIK RAHATSIZLIKLARI
Evcil hayvanlar, biz insanlar gibi onlarca yıl öncesine göre daha uzun yaşıyor. Bu, yaşlı köpeğinizi veya kedinizi yaşlılık hastalıkları açısından daha yüksek bir risk altına sokar: daha yaşlı bir evcil hayvan daha az enerjiye sahiptir, daha serttir ve eklemleri daha sık acı çeker. Böbreklerinde de sorunlar olabilir ve her on köpek veya kediden birinde safra taşı görülür. Çoğu zaman, sadece fiziksel şikayetlerde olmaz, hayvan beyni de yaşlılıktan etkilenir. Tüyü yaşlıların eskisi kadar keskin olmayacağını bekleyebilirsiniz, ancak biraz daha kötü olabilir. Köpekler ve kediler, demans olarak da bilinen Bilişsel Bozukluk Sendromundan (CDS) muzdarip olabilir.

HASTALIĞIN BAŞLANGICI
Köpeklerde ve kedilerde erken bunama genellikle gözden kaçar. Evcil hayvanınızın yavaşlaması, daha az ilgiye ihtiyacı olması ve daha az oynaması “normal” yaşlılıktan kaynaklanıyor olabilir, ancak daha ciddi bir şeyin habercisi de olabilir. Hayvanınız CDS’den muzdaripse, bu şikayetler durmaz ve daha da kötüleşir.

Köpekler genellikle kedilerden daha erken teşhis edilir, çünkü genellikle evde ve sahiplerinin etrafında kedilerden daha fazla zaman geçirirler. Muhtemelen dört ayaklı arkadaşınızla zaten yıllarını geçirmişsinizdir, bu nedenle davranıştaki değişiklikleri sıklıkla çabucak fark edersiniz. Çok az insan bu değişikliklerin bunama nedeniyle olabileceğini biliyor. Hastalık ilerledikçe semptomlar daha şiddetli hale gelir.

BELİRTİLER
Hastalık ilerledikçe, hayvanınızda bir şeylerin yanlış olduğu giderek daha açık hale geliyor. Yönü daha da kötüleşerek eve dönüş yolunu bulmalarını zorlaştırır. Ayrıca, hayvanınız aniden çok daha az bağımlı hale gelir ve daha sık geri çekilir: karakteri tamamen değişir. Rahatsız bir gece uykusu da hayvanlarda bunama belirtisidir. CDS’li köpekler ve kediler genellikle geceleri uyanır ve sonra eve musallat olur. Size kötü bir sürpriz bırakmaları da mümkündür: Bir hayvan bunama nedeniyle çok daha endişeli hale gelebilir ve bu nedenle evde daha sık işeyebilir veya dışkılayabilir.

TEŞHİS
Evcil hayvanınızın bunama olduğundan %100 emin olmanın tek yolu beyin dokusunu mikroskop altına koymaktır. Ne yazık ki, bu canlı bir hayvanla mümkün değildir, bu nedenle veterinerin evcil hayvanı farklı şekilde teşhis etmesi gerekecektir. İlk adım, semptomları açıklayabilecek yaşa bağlı diğer hastalıkları dışlamaktır. Veteriner bunu örneğin fiziksel ve nörolojik bir muayene yaparak, dört ayaklı arkadaşınızın kanını ve idrarını inceleyerek veya MRI taraması yaparak veya epidural yoluyla yapar. Diğer tüm nedenler ekarte edildiğinde, veteriner semptomları birleştirerek demansın sözde olasılık teşhisine gelebilir.

TEDAVİ
Hayvanlarda bunamanın tedavisi 2 şeyden oluşur: diyetin değiştirilmesi ve hayvanın idaresinin ayarlanması. Ne yazık ki, CDS’yi tedavi etmek mümkün değildir, ancak hayvanınızın yaşamının sonunu olabildiğince keyifli hale getirebilirsiniz. Diyetlerini değiştirerek başlayın.

Demanslı bir hayvana doğru beslenme sağlamak son derece önemlidir. Örneğin, daha fazla omega-3 yağ asidi ve antioksidan içeren köpekler için özel bunama maması bulabileceksiniz. Veterinerler ayrıca evcil hayvanınıza bir ek vermenizi önerir. Kediler için (henüz) özel bir demans diyeti yoktur, ancak osteoartrit diyetlerinin hastalığın seyri üzerinde olumlu bir etkisi olabileceği görülmektedir. Kediler için diyet takviyeleri de önerilir.

Kaynak: Karar