Ana Sayfa Blog Sayfa 408

Van Kedisi Genleri İzinsiz Yurtdışına Çıkarılamayacak

Yerli evcil hayvan genetik kaynakları, bakanlıktan izin alınmadan, herhangi bir nedenle yurt dışına çıkarılamayacak.

Yerli evcil hayvan genetik kaynakları, bakanlıktan izin alınmadan, herhangi bir nedenle yurt dışına çıkarılamayacak Yerli evcil hayvan genetik kaynakları, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı‘nın izni olmadan, herhangi bir nedenle yurt dışına çıkarılamayacak. Yabancı uyruklu tüzel kişiler, yurt içinde yürütecekleri araştırma faaliyetlerinde kullanacakları yerli evcil hayvan genetik kaynakları için, Türk araştırmacılar ise yurt dışında yapacakları araştırma faaliyetlerinde kullanacakları yerli evcil hayvan genetik kaynakları için Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’nden izin alacak. Nesli tehlike ve tehdit altında olan yerli evcil hayvan genetik kaynakları ise ticari amaçla yurt dışına çıkarılamayacak.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı‘nın Yerli Evcil Hayvan Genetik Kaynaklarının Kullanılması ve Yurt Dışına Çıkarılması Hakkında Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı. Yönetmelik ile yerli evcil hayvan genetik kaynaklarının (YEHGK) kullanılması ve yurt dışına çıkarılması ile ilgili usul ve esasları düzenlendi. Buna göre yerli evcil hayvan genetik kaynakları, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı‘nın izni olmadan, herhangi bir nedenle yurt dışına çıkarılamayacak. Yabancı uyruklu tüzel kişiler, yurt içinde yürütecekleri araştırma faaliyetlerinde kullanacakları yerli evcil hayvan genetik kaynakları için Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’nden izin alacak. Türk araştırmacılar, yurt dışında yapacakları araştırma faaliyetlerinde kullanacakları yerli evcil hayvan genetik kaynakları için Genel Müdürlükten izin almak zorunda olacak.

-TESCİL EDİLMEMİŞ YERLİ EVCİL HAYVAN GENETİK KAYNAKLARI ARAŞTIRMA DIŞINDA YURT DIŞINA ÇIKARILAMAYACAK-

Canlı yerli evcil hayvan genetik kaynaklarının yurt dışına çıkış başvuruları doğrudan gümrük çıkışı yapılabilen Gıda, Tarım ve Hayvancılık il müdürlüklerine yapılacak. Türk araştırmacılar, gen bankasındaki materyali kullanarak yurt içinde yürütecekleri araştırma faaliyetleri için Genel Müdürlükten izin almak zorunda olacak. Tescil edilmemiş olan yerli evcil hayvan genetik kaynakları, araştırma amacı dışında yurt dışına çıkarılamayacak. Tescili yapılmış olmasına rağmen hakkında yeterli bilgi bulunmayan yerli evcil hayvan genetik kaynaklarının yurt dışına çıkısı söz konusu olmayacak. Yurt dışına çıkarılamayacak yerli evcil hayvan genetik kaynakları listesi Evcil Hayvan Genetik Kaynaklarını Koruma Ulusal Komitesi tarafından belirlenecek. Bu liste ile bu Yönetmelik kapsamında yer alan yerli evcil hayvan genetik kaynakları listeleri Ekonomi Bakanlığı tarafından yayımlanacak bir tebliğ ile duyurulacak.

-NESLİ TEHLİKE VE TEHDİT ALTINDA OLAN YERLİ EVCİL HAYVAN GENETİK KAYNAKLARI TİCARİ AMAÇLA YURT DIŞINA ÇIKARILAMAYACAK-

Nesli tehlike ve tehdit altında olan yerli evcil hayvan genetik kaynakları ticari amaçla yurt dışına çıkarılamayacak. Nesli tehlike ve tehdit altında olan çeşitli türlere ait yerli evcil hayvan genetik kaynaklarından kişi adına kayıtlı ev hayvanlarının yolcu beraberinde yurt dışına çıkarılabilmesi ev hayvanlarına ilişkin gerekli başvuru şartlarının gerçekleştirilmesi ve yurt dışına çıkarılan kanatlı ve küçük evcil hayvanlar için kullanılan belgenin eksiksiz olarak doldurulması gerekecek. Yabancı uyruklu tüzel kişiler tarafından yapılacak bilimsel çalışmalarda kullanılacak yerli evcil hayvan genetik kaynakları, başvuru ve izin belgesi ve Materyal Transfer Anlaşması (MTA) olmaksızın yurt dışına çıkarılamayacak. Gen bankasındaki genetik materyalin yurt dışına çıkış talepleri, stokların sınırlı olması durumunda karşılanmayacak.

Bu Yönetmelik hükümleri kapsamında il müdürlüğü tarafından düzenlenecek yurt dışına çıkış izni, bilimsel çalışmalarda kullanılacak yerli evcil hayvan genetik kaynakları için düzenlenen MTA ve başvuru ve izin belgesi gümrük işlemleri sırasında gümrük idarelerince aranacak. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, bu Yönetmeliğin gümrük uygulamaları çerçevesinde gerekli düzenlemeleri yapacak. Yerli evcil hayvan genetik kaynaklarının yurt dışına izinsiz çıkışının önlenmesi amacıyla gümrüklü saha dışında kalan alanlarda İçişleri Bakanlığı gerekli tedbirleri alınacak.

-İZİNSİZ ÇIKARILAN MATERYALİN GERİ KAZANIMI-

Yapılan yayın taramalarında yurt dışında izinsiz olarak yerli evcil hayvan genetik kaynakları kullanıldığının tespiti veya bu Yönetmelik hükümlerine aykırılık teşkil eden uluslararası işlemlerde Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi hükümleri ve bu Sözleşmenin taraflar toplantı kararları ile onaylanan uluslararası düzenlemeler gereğince, izinsiz çıkartılan materyalin veya bu materyalden elde edilen faydaların Türkiye’ye geri kazanımına yönelik uluslararası süreç Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile işbirliği halinde Dışişleri Bakanlığı tarafından yürütülecek.

-ULYUŞMAZLIKLA İLGİLİ İŞLEMLER BAKANLIK TARAFINDAN YÜRÜTÜLECEK-

Uyuşmazlıklarla ilgili iş ve işlemler Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yürütülecek. Başvuru sahibinin yapacağı iş ve işlemlere ilişkin ulusal veya toplumsal çıkarlar ile genel çevreye karşı aykırılıkların tespiti halinde Bakanlık adınaTarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü, Evcil Hayvan Genetik Kaynaklarını Koruma Ulusal Komitesi’nin görüşünü almak kaydıyla bu iş ve işlemleri durdurma yetkisine sahip olacak. Kendisine verilen süre içinde durdurma kararına uymayanlar hakkında, yapılan iş ve işlem esas alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri uygulanacak.

-BAŞVURU FORMLARI TÜRKÇE DOLDURULACAK-

Başvuru formlarında ve sonuç raporlarında Türkçe kullanılacak. Yabancı uyruklu kişiler tarafından başvuru Türkçe ve İngilizce olarak düzenlenecek.

Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlamış ve devam eden araştırmalar, araştırmanın başladığı tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri doğrultusunda değerlendirilecek. Yönetmelik 1 Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe girecek. –

Kaynak; Ankara Haber Ajansı

Sahnede Hayvan Sevgisi Aşılayacaklar

Ömür Gedik, Yavuz Seçkin, Reyhan Karaca ve Tuna Arman, çocuklara hayvan sevgisi aşılamayı amaçlayan ‘Bir Dostluk Hikayesi’ oyununda hayvan kılığına giriyorlar…

Ünlü tiyatrocu Nedim Saban yönetimindeki Goody Çocuk Tiyatrosu, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü’nde yapacağı galayla perdelerini açıyor. Çocuklarda hayvan sevgisini geliştirmeyi amaçlayan ‘Bir Dostluk Hikayesi’ adlı müzikli çocuk oyunu, öncelikle 20 ilkokulda sahnelenecek. Bir ev köpeği ile bir sokak kedisinin dostluğunu anlatan oyunda ünlü isimler, ‘fabl’lardaki hayvan karakterlerini canlandırıyor. Nedim Saban‘ın senaryosunu yazdığı oyunda; Yavuz Seçkin ‘Tilki’, Ömür Gedik ‘Karga’, Reyhan Karaca ‘Kurbağa’, Tuna Arman ise ‘Öküz’ rolünü üstleniyor. Mama üreticisi Goody’nin desteğiyle hayata geçirilen projede yer aldığı için mutluluk duyduğunu söyleyen gazeteci Ömür Gedik, sokak hayvanlarıyla ilgili yaşanan sorunların eğitimsizlikten kaynaklandığını savunuyor: “Bir sihirli değneğim olsa ilk yapacağım iş, okullarda hayvan hakları ve hayvan sevgisi dersinin yer almasını sağlamak olurdu çünkü hayvan sevgisi çocukken aşılanıyor. Hayvan sevgisi ile büyüyen çocuk ileride hayvanlara nasıl davranması gerektiğini, onların yaşam hakkına nasıl saygı duyacağını bilerek büyümüş oluyor.”

KÖPEĞİNİ DE GÖTÜRÜYOR

Tiyatro sanatçısı ve hayvan hakları savunucusu Tuna Arman ise ilkokullarda katıldığı söyleşilere gözleri görmeyen köpeğiyle birlikte gittiğini söylüyor. “Ben engelli hayvanlar gerçeğiyle çok geç tanıştım” diyen Arman, “Şimdi okullara kör köpeğimi de götürüyorum. Çocuklar görerek, dokunarak hayvan sevgisini öğreniyor” diyor.

ONLAR HEDİYE DEĞİL

Oyunda hırslı, Çalışkan ve iyi niyetli ‘Kurbağa’yı canlandıran şarkıcı Reyhan Karaca, “Bu dünya insanların olduğu kadar hayvanların da. Biz onların yaşam haklarına saygı duymalıyız. Burada anne-babalara da çok önemli görevler düşüyor” diyor.

TERK ETMEYİN

Ünlü şarkıcı, evcil hayvanların petshop’larda satılmasına karşı çıkarken, “Ailelerin çocuklara yaz tatili hediyesi olarak hayvan almaması gerekiyor. Bu hayvanları sıkılınca sokağa terk edemeyeceklerini de bilmeleri lazım. Hayvanlar herkese kolay alışamaz. Onların da bir ruhu, bir kalbi var” diyor.

AİLELER MESAFE KOYUYOR

Oyunda ‘Tilki’ rolünü üstlenen Yavuz Seçkin, çocuklara hayvan sevgisi aşılanmasında ailelere büyük rol düştüğünü söylüyor: “Aileler, sokak hayvanlarının zararlı olabileceğini düşünüp çocuklarını onlardan uzak tutuyor. Aslında birçok öyküde ve hikayede hayvanlar var. Bunları okuyarak büyüyoruz ama gerçek hayatta sokak hayvanlarından arındırılmış bir yaşama çekiliyoruz. Aileler ‘Hadi o orada kalsın, sen eve gel’ diyerek çocuklarla hayvanları mesafeli tutuyorlar. Okullarda bunu ders olarak vermek ve ilkokuldan itibaren hayvan sevgisini anlatmak çok önemli.”

Hayvanlar, çocukların gelişiminde de önemli rol oynuyor.

Çocuk gelişiminde temel rol oynayan hayvan sevgisi, duygusal erişkinlikte olduğu çocukların topluma uyum sağlayan sosyal bir varlık olarak yetişmesinde de kritik yer tutuyor. Uzmanlar bu olumlu etkinin ortaya çıkabilmesinin, hayvanı atılıp satılabilir bir nesne olarak görmemekle ve ebeveynlerin doğru tavırlarıyla mümkün olduğunu belirtiyor.

DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Psikolog Ayşen Kayahan hayvanların çocukların gelişiminde önemli bir rol üstlendiğinin altını çiziyor

“EVCİL HAYVANLARI OYUNCAK GİBİ GÖRÜYORLAR”
Çocuğun, herhangi bir oyuncağı ister gibi evcil hayvanı talep etmesinin ve bu durumun ebeveynlerce ölçüp biçilmeden kabul edilmesinin büyük bir hata olduğunu anlatan Kayahan, “Hayvanla kurulan bağın, çocuğun duygusal ve toplumsal gelişimi üzerinde olumlu etkileri vardır.

Hayvanın nesneleştirildiği bir ilişki biçimi, tam tersine sonuçlar verir; hayvan, çocuğun zihninde istenildiği zaman atılabilecek bir nesne olarak yer eder.

Oysa sağlıklı bir hayvan-çocuk ilişkisi, öncelikle hayvanın, yani kendisi gibi olmayan, ama yine de canlı olan bir başka varlığın sorumluluğunu almayı gerektirecektir” diyor.

AHLAKİ GELİŞİMİ ETKİLİYOR
Kayahan’a göre çocuğun ahlâki gelişiminde önemli rol oynayan, onun mutlak bir benmerkezci olmasının önüne geçen hayvan sevgisi, çocuklara sorumluluk da aşılıyor.

Hayvanı beslemek, onu sevmek, ona zarar vermemek, onun iyiliğini düşünmek, çocuğun sadece hayvanlara olan olumlu duygularını beslemekle kalmıyor, başkalarının varlığının da kendisininki kadar değerli olduğunu hatırlatıyor.

Çocuk, bu şekilde duygusal ve maddi anlamda verici olmayı, diğerinden sürekli talep etmemeyi, mutlak alıcı olmamayı da öğreniyor.

Sevgi ve ilgi verdikçe, hayvanın, özellikle köpek gibi sadakat duygusu olan canlıların, ona nasıl fazlasıyla karşılık verdiğini gördükçe sevginin erdemini de idrak ederek sevginin karşılıklı bir ilişki olduğunun farkına varıyor.

PAYLAŞMAYI ÖĞRENİRLER
Hayvanlarla kurulan bağın, çocuğun arkadaşlık duygusunun gelişimine katkıda bulunduğunun da altını çizen Kayahan, “Bu ilişki sayesinde, çocuk daha hoşgörülü, daha verici, daha paylaşımcı, daha anlayışlı, farklılığa daha açık bir kişilik geliştirebilir.

Böylece genele oranla küçük ya da büyük farklılıkları olan başka çocuklara (örneğin zihinsel ya da bedensel engelli; başka bir millete, dine mensup, farklı bir dil konuşan vb.) çok daha hoşgörülü olacaktır. Hayvan sevgisinin, çocuklar arasındaki ayrımcılık ve şiddetin önlenmesinde de büyük etkilerinin olduğu söylenebilir” diyor.

Evcil Hayvanlar Parkı Pursaklar’ın gözdesi oldu

Pursaklar Belediyesi Evcil Hayvanlar Parkı çeşit çeşit hayvanı bünyesinde barındırarak ilçe sakinlerinin en çok uğradığı yerlerden biri oldu.

Pursaklar Yavuz Bulvarı üzerinde bulunan Evcil Hayvanlar Parkı, hem yeşilliği ile hem de içindeki evcil hayvanlarla Pursaklar’a ayrı bir hava katıyor. Gümüş, Limon, Altın Hatuni Sülünler’den Tavus Kuşu’na, Hint Bülbülü’nden Hünkari’ye kadar çok sayıda evcil hayvan burada yer alıyor.
Geniş bir park içinde yerleştirilen evcil hayvanlar, bulvar üzerinde yer alması nedeniyle de insanların dikkatini çekiyor. İçerisinde havuz, fiskiyeler, banklar, kamelyalar, çok sayıda ağaç ve yeşili ile göz dolduran Evcil Hayvanlar Parkı, 20’nin üzerinde hayvana ev sahipliği yapıyor. Gümüş, Limon, Altın Hatuni Sülünler, Hint Bülbülü, Tavus Kuşu, Papağan, Sincap, Tavşan, Ördek, Hindi gibi çok sayıda evcil hayvan burada ziyaretçilerini bekliyor.

DHA

Evcil Hayvanlar için Yeni Düzenleme

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan Yerli Evcil Hayvan Genetik Kaynaklarının Kullanılması Ve Yurt Dışına Çıkarılması Hakkında Yönetmelik (YEHGK), Resmi Gazete’de yayımlandı. 1 Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe girecek yönetmenlik ile yerli evcil hayvan genetik kaynaklarının (YEHGK) kullanılması ve yurt dışına çıkarılması ile ilgili usul ve esasları düzenlendi.
Yönetmeliğe göre; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının izni olmadan, herhangi bir nedenle yurt dışına Yerli Evcil Hayvan Genetik Kaynakları çıkarılamayacak, yabancı uyruklu tüzel kişiler, yurt içinde yürütecekleri araştırma faaliyetlerinde kullanacakları Yerli Evcil Hayvan Genetik Kaynakları için Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünden izin almak zorunda, Türk araştırmacılar, yurt dışında yapacakları araştırma faaliyetlerinde kullanacakları YEHGK için Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünden izin almak zorunda, Canlı YEHGK’nın yurt dışına çıkış başvuruları doğrudan Gıda, Tarım ve Hayvancılık il müdürlüğüne yapılacak, Türk araştırmacılar, gen bankasındaki materyali kullanarak yurt içinde yürütecekleri araştırma faaliyetleri için Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünden izin almak zorunda, Tescil edilmemiş YEHGK araştırma amacı dışında yurt dışına çıkarılamayacak, Tescili yapılmış olmasına rağmen hakkında yeterli bilgi bulunmayan YEHGK yurt dışına çıkarılamayacak, Nesli tehlike ve tehdit altında olan YEHGK ticari amaçla yurt dışına çıkarılamayacak, Yabancı uyruklu tüzel kişiler tarafından yapılacak bilimsel çalışmalarda kullanılacak YEHGK, Başvuru ve İzin Belgesi ve MTA olmaksızın yurt dışına çıkarılamayacak ve Gen bankasındaki genetik materyalin yurt dışına çıkış talepleri, stokların sınırlı olması durumunda karşılanmayacak.
Nesli tehlike ve tehdit altında olan YEHGK’dan ev hayvanı olarak yetiştirilen kedi, köpek, güvercin ve tavşan gibi kanatlı ve küçük evcil hayvan türlerinin yurt dışına çıkarılabilmesi için aranan şartlar ise belirlendi. Buna göre, “Görevi nedeniyle yurt dışına giden ve yurt dışında sürekli oturma hakkı bulunmayan Türk vatandaşları, sahip olduğu aynı tür ve ırktan yalnızca bir veya aynı cinsiyetten en fazla iki hayvanı yurt dışına çıkarabilir. Yabancı uyruklu kimselerle yurt dışında sürekli oturma hakkına sahip Türk vatandaşları için en az üç yıl süreyle kayıtlı olarak sahip olduğu ev hayvanlarından aynı tür ve ırk için yalnızca bir veya aynı cinsiyetten en fazla iki hayvanı yurt dışına çıkarabilir. Bu kimseler, ek-5’te belirtilen Kanatlı ve Küçük Evcil Hayvanlara İlişkin Taahhütname’den muaftır. Hayvan sahipleri, hayvanı yurt dışına çıkarmak için ikamet ettiği yerin Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğüne müracaat eder. Yurt dışına çıkış işlemlerinde başvuru konusu hayvanların ırkının belirlenebilmesi için dış görünüm olarak incelenmesi şarttır.”
Yurt dışına çıkarılmasına izin verilen YEHGK için oluşturulacak veri tabanındaki ilgili bilgilerin İçişleri Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı arasında paylaşılacağı belirtildi.

Kaynak MALATYA (İHA) –

Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Güven Eken

Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Güven Eken, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin dünyada kuşların en hızlı yok olduğu ülkelerden birisi olduğunu, bunun başında doğadaki su rejimine yapılan müdahalenin geldiğini söyledi. Türkiye’deki pek çok kuş türünün Avrupa ülkelerine göre büyük oranda yok olduğunu belirten Eken, ”Türkiye bir bakıma kuşsuzlaşıyor diyebiliriz. Bir süre sonra belkide uçan hiçbir kuş görünmeyecek. O hale gelme noktasında ilerliyoruz. Kuşlar bütün dünyada azalıyor” dedi.

Eken, Türkiye’de 300’ün üzerinde kuş türü bulunduğunu, kuş türlerinin dünyada sağlıklı yaşamın göstergesi olduğunu ifade ederek, ”Kuşlarının tümünün azaldığını biliyoruz. Kuş türleri dünyada sağlıklı yaşamın göstergesi olarak görülüyor. Topraklarınız ne kadar zengin olursa olsun eğer gökyüzünde kuşlar yoksa dünyanın en fakir ülkesi olmaya mahkumsunuz. Böyle bir şey kuşsuzluk” diye konuştu.

Türkiye’de kuşların korunması için alanlar bulunduğunu dile getiren Eken, şunları kaydetti: ”Bir tanesi Seyfe Gölü, göl yerinde yok. Bir tanesi Sultan sazlığı yeniden oluşturulmaya başlandı. Tuz Gölü dünyanın en önemli sulak alanlarından bir tanesi ama korkunç tehlike altında. Hızla yer altı kaynakları çekiliyor. Kuşların yok olması bilimsel, akademik ve teknik bir şey olarak gözüküyor. Öyle bir noktaya geldik ki turna bile yok oluyor. Turnanın Türkiye’de yalnızca 11 çift kaldığından bahsediliyor. Turna ki, bütün türkülerin özündedir. Turna bu ülkede yaşayan, yaşamış, bizden önce yaşamış ve bizden sonra yaşayacak insanlar için çok önemli bir değerdir. Türkülerini söylüyoruz, fakat kedisi yok oluyor. Kendisinin yok olmaması için hiçbir şey yapılmıyor.”

‘Kuşları korumak için sivil toplum kuruluşlarıyla çalışıyoruz’

Doğa Koruma Derneği’nin Dünya Kuşları Koruma Kurumu’nun Türkiye’deki ortağı olduğunu ifade eden Eken, Türkiye içinde de kuş gözlem topluluklarıyla birlikte çalışıklarını, kuşları tek tek saydıklarını, nerede ne kadar kuş olduğunu, kuşların yok olma nedenlerini araştırdıklarını anlattı.

Kuşlarla ilgili topladıkları bilgileri rapor haline getirip, daha sonra yayınladıklarını anlatan Eken, şöyle devam etti: ”Bu yayınladığımız raporlarla bilimsel çalışmalarla yeni koruma alanlarının oluşması için çalışıyoruz. Pek çok yeni sulak alanlarının oluşturulması için çalıyoruz. Kuş alanlarının korunması için kampanyalar düzenliyoruz. Köylülerle birlikte çalışıyoruz. Aslında kuşları korumak için kim katkı koyabilecekse bunlarla buluşmuş olan bir birlikteliğiz. Kuş türlerinin azılmasının doğanın yanı sıra insanlara olumsuz etkisi var. Kuşların azalması aslında yaşam kalitemizin azaldığını gösteriyor. Kuşun uçmadığı, kuşun yumurtlamadığı bir tarladan çıkan buğdayı yiyoruz. Kuş dahi yaşayamıyor ama biz onu gıda olarak tüketiyoruz. Kuşun yaşayamadığı ortamda üretilen kanser gibi hastalıkları tetikleyen bütün ürünleri biz vücudumuza alıyoruz. En başta kuşların azalması insan sağlığının kötüye gittiğine işarettir.”

’20 yıl önce bu kadar kanser hastası yoktu’

Eken, 20 yıl öncesine kadar bu kadar kanser hastası olmadığına dikkati çekerek, konuşmasını şöyle tamamladı: ”Neden bu kadar yüksek oranda kanserle karşılaşıyoruz? Neden aynı zamanda kuşlar yok oluyor? Kuşların yok oluşuyla insan sağlığının bozulması birbiriyle aynı şekilde seyreder. Kuşlar azalıyorsa, insan sağlığımız da azalıyor. Kuşlar eksiliyorsa, yaşam kalitemiz de eksilir. Kuşların olmadığı bir dünyada insanın sağlıklı yaşamasından bahsedemeyiz. Yaşarsınız, ama sağılığınızdan kaybedersiniz. Ruh sağılınızdan, biyolojik sağlığınızdan çok şey kaybedersiniz. Beraber yaşamayı öğrenmek zorundayız.”

Barınaktan yuvaya geçtiler

Bakırköy Belediyesi barınağından, yeni sahiplerine gittiler.

Bakırköy Belediyesi’nin hayvan barınağındaki kedi ve köpekler, hayvanseverler tarafından sahiplenildi.

Cumhuriyet Meydanı’nda, Bakırköy Belediyesi tarafından 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, hayvanseverlere evcil hayvan bakımıyla ilgili broşürler ve mama dağıtıldı.

”Can dostlarımızı sahipleniyoruz” sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikte, belediyenin hayvan barınağından getirilen kedi ve köpekler, taahhütname imzalatılarak yeni sahiplerine teslim edildi.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Yervant Özuzun, etkinlikte yaptığı konuşmada, 4 Ekim’in Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu tarafından 1931 yılında ”Dünya Hayvanları Koruma Günü” olarak belirlendiğini anımsattı.

Özuzun, ”15 bin metrekarelik bir hayvan barınağına sahibiz, dileyen vatandaşlar kendi hayvanlarını getirip burada eğitebiliyor. Barınaktan hayvan edinenlerin ise hayvanlarına diledikleri şekilde eğitim veriyoruz” dedi.

Hayvansever Mustafa Kurnaz da belgelerini tamamlayarak bir köpek sahiplendiğini belirterek, birçok kedisinin bulunduğunu ve hayvanların sahiplenilmesinin önemli olduğunu dile getirdi.

Hayvansever Nagihan Apuhan ise çok istemesine rağmen apartman dairesinde yaşadığı için hayvan sahiplenemeyeceğini anlatarak, durumun kendisini üzdüğünü aktardı.

K9 köpekleri gösterisi, animasyonlar ve müzik dinletisi gerçekleştirilirken etkinlikte yarın, ilkokul öğrencileri tarafından hayvan sevgisi temalı sunumlar gerçekleştireceği bildirildi.

4 Ekim Hayvanları Koruma Günü

 

Tekirdağ’da, özel bir okulun öğrencileri “4 Ekim Hayvanları Koruma Günü” dolayısıyla evcil hayvanlarını “İngilizce” konuşarak tanıttı.

Tekirdağ‘da, özel bir okulun öğrencileri “4 Ekim Hayvanları Koruma Günü” dolayısıyla evcil hayvanlarını “İngilizce” konuşarak tanıttı.

Okul Müdürü Yüksel Altın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “4 Ekim Hayvanları Koruma Günü kapsamında okulda evcil hayvanlar günü (Pet day) düzenlediklerini söyledi.

Öğrencilerin gün kapsamında evcil hayvanlarını okula getirdiğini belirten Altın, şunları kaydetti:

“Öğrencilerimizden ‘Bu hayvanların özel bakımı nasıl yapılır, yaşları kaçtır, evcil hayvanlara ne zamandan beri bakıyorlar-‘ gibi özelliklerini İngilizce anlatmalarını istedik. Verdikleri yanıtlara göre çocuklarımızı puanladık. Bu puanlama neticesinde ödüller dağıtacağız. İngilizce eğitim adına yapmış olduğumuz bu etkinliği önümüzdeki yıl tekrarlamayı planlıyoruz.”

pet haber gazetsi kasım sayısı

Deneme yazıdır tüm katagorilerie ekledim. konu yazıldıgında bunu sılın.

Samsun Petshop Firmaları

SAMSUN PETSHOP FİRMA LİSTESİ
Firma Logosu Firma İsmi………………………………………………………… İlçe…………………
A Pet Shop Merkez
A Pet Shop Merkez
A Pet Shop Merkez