Ana Sayfa Blog Sayfa 86

3 Mart Dünya Uykucu Kediler Günü

Kediler…

Nevi şahsına münhasır evlerimizin ve sokaklarımızın tüylü bireyleri. Bütün bunların yanı sıra en bilinen yönleri, fazlasıyla uykucu olmaları. Kedilerimiz, kira ve faturalarımıza yardımcı olmamakla kalmaz, üstüne üstlük bir de bütün gün uyurlar!

Kanepede, mutfak masasında, laptop üzerinde hatta sahiplerinin üzerinde uyuyabilen kedilerin, en doğal dinlenme biçiminin uyku olduğunu hepimiz biliyoruz. Hatta bazen o yatağı bu konuda o kadar iyi kullanırlar ki ince hesaplanmış bir geometriyle size bir kedi sığacak kadar yer bırakabilirler. Günlük işlevlerini gerçekleştirebilmek için uykuya ihtiyaç duyan kediler, yaş ve aktiviteye bağlı olarak günün 15 – 20 saatini dinlenerek ve uyuyarak geçirirler. İnsanlarla karşılaştırıldığında kedilerin yaklaşık 2 kat daha fazla uyuduğunu ancak bu uykuların kısa aralıklarla tekrarlanan hafif uykular olduğunu belirtmeliyiz. Toplam uykularının üçte birinde derin uykuya girerler ve uyku esnasında dış uyarılara açık olup, yarı uyanık şekildedirler.

Bu anlamda genel olarak kedilerin uyuması endişe kaynağı değildir. Belki de aşağıdaki nedenlerden biridir:

  • Gececi Olabilir
  • Enerji Tasarrufu İçin Bir Süreliğine Kendini Kapatmış Olabilir
  • Kendini Şarj Ediyor Olabilir
  • Uyuduğunu Düşündüğünüzde Uyumuyor Olabilir
  • Gününde Olmayabilir
  • Sıkılmış Olabilir Yani Sizden Sıkılmış Olabilir
  • Stresli Olabilir (Ne Yaptınız Da Canını Sıktınız Oturup Düşünmenizi Öneririz)
  • Kedinizin Uyku Düzeni Normal, Sizinki Yetersiz Olabilir
Pet Haber Gazetesi olarak biz de kedilerin yaşadığı sorunları değerlendirdik ve duruma el attık. Canımız kediler en azından bir gün rahatsız edilmeden dilediklerince uyusunlar diye bu günü icat ettik.
Dünya Uykucu Kediler Günü Kutlu Olsun 🙂 

 

Kedinizin Sizinle Uyumayı Sevdiği En İyi 10 Pozisyon

Bir kedi sahibi olarak, muhtemelen kedinizle bu uyku pozisyonlarından geçmişsinizdir. Sonunda, kediniz genellikle evin sahibi gibi davranır; çaresiz bir sahip olarak, kedinizin istediği her şeyi yapın. Kediniz size nasıl uyunduğunu öğretiyor olabilir, onu dikkate alın

 

 

 

Mart Ayı, Kedi Ayı!

Cute ginger cat biting wooden calendar with cats and date March 1st. International Day of Cats.

Sanılanın aksine kedilerin çiftleşme isteği Mart ayıyla sınır değil. Çiftleşme dürtüleri; Mart ayında başlayarak Nisan, Haziran ve Eylül aylarında artar. Peki neden Mart? Kızgınlık Mart-Nisan aylarında daha yoğun yaşanıyor. Gündüz saatlerinin uzamasıyla dişi kedilerin beynindeki bir bölge uyarılıyor bu yüzden de cinsel istek hormonu üretiliyor. Kedilerin çoğalmaya başladığı ay olduğundan Mart Ayı kedi ayı olarak kabul görmüş.

Kedi Gerçekleri

  • Journal of Vascular and Interventional Neurology tarafından daha önce yapılan bir araştırma, kedi sahiplerinin kalp krizi, felç ve kardiyovasküler hastalıklar nedeniyle ölüm riskinin azaldığını söylüyor. Minnesota Üniversitesi’nde yapılan araştırmalara göre kedi sahibi olmayanlar, evlerinde kedi besleyenlere kıyasla kalp ve damar hastalıklarından ölmeye % 30 ila 40 oranında daha fazla meyilli. Ayrıca kedi sahiplerinin ani bir kalp krizinden ölme ihtimali de diğer Ünsanlara oranla daha seyrek görülüyor.
  • Evde bir kediyle yaşamak; sosyal iletişimin artmasına, depresyonun azalmasına, daha fazla gülmeye, oynamaya ve egzersiz yapmaya neden oluyor. Tüm bunlarsa bağışıklık sisteminizin daha iyi çalışmasını sağlıyor.
  • Etraflarında kedi ya da köpekle büyüyen çocuklar, alerjenlere karşı bağışıklık sistemlerini küçük yaşta geliştiriyorlar. Solunum rahatsızlıklarına bazen kedi tüylerinin kaynak olabileceği düşünülüyor sanıldığının aksine kediyle yaşamak daha rahat nefes almanıza katkılar sağlayabiliyor.
  • Buffalo’daki New York Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, evcil hayvan sahiplerinin diğerlerine göre daha düşük tansiyona sahip olduğunu ortaya çıkardı.
  • 2006 yılında Kanada’da yapılan bir çalışmaya göre, kedi sahibi olmak kolesterolü dengelemede ve trigliseritleri azaltmada bazı ilaçlardan dahi daha iyi bir etkiye sahip.
  • Minnesota Üniversitesi’nin yaptığı bir çalışma, kedi beslemenin felç riskini 3’te 1 oranına varana kadar azalttığını söylüyor.
  • Kediler, 20 ila 140 hz arasında mırıldar ve bu mırıltının iyileştirici etkileri olduğu bilinir. Kemikler ve kaslardaki iltihap ve şişlikler de bu frekans aralığında iyileşir.
  • Evcil hayvanla iletişim kurmanın hayatınıza yaratıcılığı getireceği söylenebilir bu da işinizde size verimli olmayı katar.
  • Endişe ve stresi azaltır; kedilerle terapi olmak psikolog/hastane masraflarını azaltır.
  • Kediler, oynamayı seven hayvanlar bu durum da onlara eşlik ederken size de hareket katar, bir nevi egzersiz yapmanızı sağlar.
  • Ayrıca kedilerin iç ve dış mekanda haşere ve kemirgen kontrolü sağladığı bilinir, bu sayede bu canlılardan doğan hastalık riskleri de ortadan kalkar.

Kurtarılmış Kediler Günü: 2 Mart

Uluslararası Kedi Kurtarma Günü, bir kediyi sahiplenerek ailenize yeni bir üye katma günüdür!

Dünya genelinde hayvan haklarını savunma amacıyla bir araya gelen human society temelinde oluşturulmuş uluslararası girişimlerin hayvanlar için belirlediği özel günlerden biri de International Rescue Cat Day, ‘kuratılmış kediler günü’.

Uluslararası çapta hayvan hakları kuruluşları, tüm hayvanların nazik ve saygılı muamele görme hakkına sahip olduğu ve yasalarca korunması gerektiğine dair inanç üzerine oluşturulur. Genel olarak; hayvanların kurtarılması ve hayvan refahına yönelik yasaların tasarlanmasında önemli rol oynarlar.  Bağımsız olarak çalışır ve hayvan refahı için kampanya yürütürler, zulmün önlenmesine yardımcı olurlar, kötü muamele görmüş ve istenmeyen hayvanlar için rehabilitasyon sağlar ve yeni evlere yeniden yerleştirilmesi için yuvalar bulurlar. Bu prensiple çalışan kuruluşları ayakta tutmak, hayvan refahı konusunda farkındalık yaratmak ve daha büyük bir fikir birliği oluşturmak için de böyle günlere ihtiyaç var. Hayvanlar için tasarlanmış özel günler aynı zamanda evlat edinmeleri teşvik etmek için de ortak bir girişim ruhu doğuruyor.

Hayvan Kurtarma/Barınakların Önemli Olmasının Nedenleri

Hayvan kurtarma ekipleri, evcil hayvanları sahipleriyle yeniden bir araya getirmek, ihtiyacı olanları barındırmak ve kalıcı bir yuva bulmak gibi faaliyetleri gerçekleştiriyor. Kaybolan hayvanlar veya sokakta güvenli olmayan yardıma muhtaç hayvanların da barınmasına destek olduklarından hayati bir rol oynuyorlar. Barınakların oluşturulmasında ise toplumdaki hayvanların genel sağlık ve esenliğini daha iyi hale getirmek ve çoğalmalarını kontrollü bir şekilde geliştirmek amaçlanmıştır. Hayvan barınakları aynı zamanda hayvan dostlarımıza ulaşabilmek için bir mecra oluyor. Hayvan sahiplenme çoğunlukla bu ekipler ve barınaklar aracılığıyla gerçekleşiyor.

Evlat Edinme/Kurtarma Nasıl Bir Etki Yaratır?

Kedileri sahiplenerek veya kurtararak çeşitli faydalar sağlarsınız. İşte hayvanları kurtarmanız için en önemli nedenleri sizin için derledik:

  1. Bir hayat kurtarırsınız.

Sahiplenilmemiş tüm evcil hayvanların ikinci bir şansa ihtiyacı var. Birçoğu kaybolmuş, vazgeçilmiş veya terk edilmiş hayvanlar. Sevgi dolu bir evde yeni bir hayata sahip olmaları için onlara bu şansı siz vermiş oluyorsunuz.

 

  1. Kontrolsüz çoğalmayı engellemeye ve nüfus döngüsünün kırılmasına yardımcı oluyorsunuz.

Her yıl doğan hayvanlar için yeterli ev yok. Bir barınaktan veya sokaktan evlat edinmek, evcil hayvanların kısırlaştırılmasına, kontrollü üremelerine ve nüfus döngüsünün zayıflamasına yardımcı olur. Bazı ülkelerde hayvanlar aşırı nüfus nedeniyle ötenazi ediliyor.

 

  1. Toplu üreme tesislerinde zulmü durdurmaya yardımcı oluyorsunuz

Milyonlarca hayvan üreten binlerce ticari evcil hayvan yetiştirme tesisi ve arka bahçe yetiştiricisi var. İzni olmayan, koşulları insani koşullara uymayan bu tesisler, tüm yaşamlarını bir kafeste geçiren dişi hayvanları tekrar tekrar hamile bırakır. Bir barınak hayvanı sahiplenmek, bu zalim uygulamaları desteklemediğiniz anlamına gelir.

 

  1. Yetişkin bir hayvanı evlat edinmenin avantajını kullanıyorsunuz.

Dışarıda her zaman yavru hayvanlar yok bazen de yetişkin, evde eğitim görmüş veya veterinerde bir süre bakılmış tüm sağlık taramaları yapılmış hayvanlar da var. Eğer böyle bir hayvan evlat edinmek isterseniz; ısırma, çiğneme, pençeleme gibi gençlik enerjisinin daha az olduğu anlamına gelen “yavru kedi aşaması” ile uğraşmanıza gerek OLMUYOR.

 

  1. Barınak çalışanları, veterinerler ve gönüllülerle ömür boyu bir kaynak elde edersiniz.

Hayvan sahiplendirme için çalışan kişiler, evcil hayvanınız için bilgi veya başka kaynaklar bulmanıza yardımcı olacak harika bir kaynaktır.

 

  1. Her hayvanın iyi bakılmaya hakkı olduğunu desteklemiş oluyorsunuz.

Her ilde belediyeler veya benzeri kurumlar tarafından denetlenen bir hayvan barınağı olması gerekir. Barınağa gelen tüm hayvanlar deneyimli personeller tarafından bakılmalı. Ülkemizde son yıllarda evcil hayvanlar için yapılan çalışmalar ve ayrılan ödenekler arttıkça onlar için daha temiz alanlar oluşturulmaya başlandı. Hayvan sahiplenmek, yöneticilerin barınaklarda ve sokaklarda yaşayan hayvanların sorunlarına daha çok eğilmeleri için de bir neden oluşturuyor.

Uçuş Gönüllülerine İhtiyaç Var

Muğla’da yaşayan Veteriner Türkan Ceylan, Türkiye’nin dört bir yanındaki barınaklardan hayvanlara yurtdışından yuva buluyor

Bir barınaktan yurtdışına hayvanlara bakacak kişilere ulaşmanın ve göndermenin maddi ve manevi zorlukları bulunduğunu söyleyen Ceylan, hayvanın kan değerlerinden röntgenine kadar ciddi maliyetleri olan birçok şey istendiğini belirtiyor.

“Hayvan tasmayla yürüyor mu, başka kedi ve köpekle ya da çocuklarla anlaşabiliyor mu?’ gibi birçok sorunun cevaplarının videolu bir şekilde istendiğini söyleyen Ceylan, bu işlemlerden sonra hayvanlar uçuşa hazır olsa da masrafların bunlarla sınırlı kalmadığını belirtiyor.

PAHALI VE UĞRAŞTIRICI AMA DEĞİYOR

Hayvanlar rahat bir uçuş geçirsin diye büyük boy taşıma kafesi aldığını, bu kafesin fiyatının 2 bin lirayı aştığını söyleyen Ceylan, gönderdikleri kafeslerin geri gelmemesinden yakınıyor.

Bir köpeğin uçuşu için 320 dolar ödediklerini söyleyen Ceylan için bu rakam ‘korkunç’ olsa da, “Türkiye’de sahiplendirme yapmak stresli olduğu için” bunu göze alıyor.

Ceylan “Yeter ki, hayvanlar hiç terk edilmeyeceği ve iyi bakılacağı bir yerde olsun istiyorum. Vicdanım böyle rahat ediyor. Çünkü tüm hayvanlarla gönül bağı kuruyorum, öylesine sahiplendirme yapamıyorum. Yurt dışına sahiplendirme yapmak çok pahalı ve uğraştırıcı. Ailelerden gelen fotoğraflı geri dönüşler aldıkça ‘iyi ki yapmışım’ diyorum”dedi.

‘BELİRLİ DERNEKLERLE ÇALIŞIYORUZ’

Hayvanlara yurtdışından aile bulurken hayvanı sürekli kontrol eden bir mekanizmanın olması için belirli derneklerle çalıştığını belirten Ceylan, bu derneklerin hayvana yuva olan kişilerin evine giderek sözleşme imzaladığını ve bu sözleşmenin hukuki geçerliliği olduğunu belirtti.

Yurtdışında yaşayan ve samimiyetlerinden emin olduğu kişilere doğrudan yuvalandırma yaptığının altını çizdi. Yuva olma aşamasındaki en büyük zorluk ise hayvanın gümrükten zamanında geçmesi için gerekli prosedürlerin uygulanması oluyor.

‘UÇUŞ GÖNÜLLÜLERİNE İHTİYAÇ VAR’

Ceylan, “Maalesef ülkemizde çerez dağıtır gibi sahiplendirme yapan çok kişi var. Eminim çoğu iyi niyetli ama bazen sokak bile bazı hayvanlar için daha güvenli. Ben o yüzden az sayıda sahiplendirme ilanı paylaşıyorum. Çünkü ilan açan kişinin bu süreci sağlıklı yürütmediğini görüyorum. Bu tür sahiplendirmelerin sonucu hep hüsran oluyor. O hayvanın hayatını nasıl yaşayacağı bizim vereceğimiz karara bağlı.” dedi

Uçuş gönüllülerine, geçici yuvalandırma yapacak insanlara ihtiyaçları olduğunu belirten Ceylan, “Birlikte birçok hayvanı kurtarabiliriz. Bu hayvanların hepsi bir evi, bir yuvayı hak ediyor” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Gazete Duvar

KKTC İçin ‘Aşısı’ Ve ‘Testleri’ Tam Olmalı

Cat flying in the plane

Veteriner Dairesi Başhekimi Dr. Mehmet İsfendiyaroğlu, KKTC’ye evcil hayvanını getirmek isteyenlerin dikkat etmesi gereken bazı hususların olduğunu söyledi. İsfendiyaroğlu, can dostlarıyla seyahat edecek kişilerin hayvanının ‘aşılanmış’ veya yıllık ‘destek aşılarının’ tam olmuş olması gerektiğini ifade etti.

Avrupa Birliği Dünya Hayvan Hakları Standardı’na göre 3 aylıktan küçük hayvanların yurtdışına seyahat edemeyeceğini kaydeden İsfendiyaroğlu, 3 aylıktan büyük olanlar için de bazı kuralların olduğunu dile getirdi. “Karma aşılar yılda 1 kez yapılmalı” İsfendiyaroğlu, 3 aylıktan büyük hayvanların ülkeye ithal edilmeden önce çeşitli hastalıklar bakımından ‘aşılanmış’ veya yıllık ‘destek aşılarının’ yapılmış olması gerektiğini belirtti. Ülkemizde kedi ve köpeklere hastalık önleyici 5’li aşıların 3 doz karma aşı olarak uygulandığını söyleyen İsfendiyaroğlu, karma aşıların yılda 1 kez yapılmasının yeterli olduğunu vurguladı.

İsfendiyaroğlu, kuduz aşısının üzerinden 1 ay geçmeden adaya getirilen hayvanların 30 günlük süreyi tamamlamaları için karantinaya gönderildiğini belirterek, her 1 gün için 15 TL ücret alındığını söyledi. İsfendiyaroğlu, karantina süresi dolan hayvanlara 885 TL ücreti olan kuduz titrasyon testi yapıldığını, ancak bu test için getirilen özel veteriner ile Ankara’ya gönderilen testin kargo masraflarının hayvan sahibine ait olduğunu söyledi. Kuduz Aşısı her yıl 1 Ocak ve öncesinde yapıldığı zaman titre testi ‘hayvan ölene kadar’ geçerliliğini korur. Ancak Kuduz Aşısının tekrar eden dozu1 yılı geçtikten sonra yapılırsa, yasa gereği Kuduz Aşısının sirküsü bozulmuş olur. Bu durumda seyahat edecek hayvanlara son Kuduz Aşısının yapıldığı günden 1 ay sonra tekrar kuduz testi yaptırmak gerekir.” “

Özellikle kedi ve köpek gibi evcil hayvanlarıyla gelecek olan kişilerin can dostlarına Parvo, Distemper, Hepatitis, Leptospira, Adenovirus, Feline, Enteritis veİnfluenza gibi aşıların yanı sıra ‘Kuduz Aşısı’ ile ‘Kuduz Titrasyon’ testini de yaptırmış olması gerekiyor.

İsfendiyaroğlu ayrıca, hayvan sahiplerinin karantinada tutulan can dostlarının beslenmesinden de sorumlu olduğunu belirtti.

Bu işlemlerden habersiz olan veya bu aşıları eksik yaptıran birçok hayvan sahibinin can dostu elinden alınarak karantinaya gönderiliyor. Can dostundan ayrı kalan hayvan sahipleri karantina ücretleri ile diğer masrafları da cebinden karşılamak zorunda kalıyor. Bu da hem hayvan sahiplerini, hem de can dostunu zora sokuyor.

İsfendiyaroğlu, gidilen ülkenin şartlarına göre aşı programının değişiklik gösterebileceğini, ancak 2 karma aşıyla gelen hayvanların da kabul edildiği söyledi.

“Her hayvan için ithal izni alınmalı”

İsfendiyaroğlu, KKTC’ye getirilecek hayvanlar için yapılması gereken bir diğer işlemin de ‘ithal izni’ olduğunu söyledi. Hayvan sahiplerinin yolcu beraberinde en fazla ‘5 hayvan’ getirebileceğini belirtti. İsfendiyaroğlu,250 TL olan ithal izni başvurusunun düzenlendiği tarihten itibaren 30 gün geçerlilik süresinin olduğunu vurguladı. Dr. Mehmet İsfendiyaroğlu, ülkemizde sadece köpekler için mikroçip uygulaması zorunluluğu varken Türkiye’de bu durumun kediler için de geçerli olduğunu söyledi.

Mehmet İsfendiyaroğlu, KKTC’ye İngiltere’den getirilecek kanatlı hayvanlar için sağlık belgesinin yanında hayvanın nerede üretildiğini gösteren CİTES belgesinin de istendiğini söyledi. İsfendiyaroğlu, Türkiye’den getirilecek kanatlı hayvanlar içinse Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hazırladığı özel standartlı sağlık belgesine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Kafilede Evcil Dostlar da Var

Dışişleri Bakanlığı’nın Ukrayna hava sahasının kapalı olması nedeniyle kara yoluyla tahliye planı kapsamında, önceki gün yola çıkarak önce Romanya ve Bulgaristan’a giden, ardından Türkiye’ye gelen kafiledeki vatandaşlar, ülkeyi terk ederken yanlarına en sevdikleri dostlarını da aldılar

Ukrayna’dan tahliye edilen Türk vatandaşları yurda giriş yapmaya başladı. Ukrayna’dan yola çıkan otobüslerde evcil hayvanlar da taşındı.

Evcil dostlarını da yanlarına aldılar

5 gün önce sahiplendikleri kedi ile Türkiye’ye gelen 2 arkadaş Semih Gökkaya ve Batuhan Koçak “ Çok yeni bu kedi. Aniden oldu, getirmek zorunda kaldık. Biz bir arkadaşımızdan aldık, aldıktan 2 gün sonra Odessa’da savaş çıktı. 3 gündür bizimle birlikte seyahat ediyor. Adını Odessa koyduk” dedi.

Bir arkadaşının bıraktığı küçük kediyi savaşın ortasında bırakmaya gönlünün razı gelmediğini anlatan Koçak, “Biz gelirken belli başlı yerlerde patlamalar vardı. Odesa’da yoktu fakat Kiev’de vardı. Arkadaşımın sokağa bıraktığı kediyi de alıp hemen konsolosluğumuza gittik sağ olsunlar bize en iyi şekilde yardımcı oldular. Çok teşekkür ediyorum.” dedi.

Köpeğiyle Ukrayna’nın Odessa Şehri’nden İstanbul’a gelen Yasin Şahin, “Biz savaşın olacağını düşünmüyorduk. Bir sabah bomba sesine uyandık orada fark ettik. Dönüp dönmeyeceğime ailemle karar vereceğim” dedi.

Türk gümrüğünde işlemleri tamamlanan ilk kafilede yer alan 248 Türk vatandaşı, aynı otobüslerle İstanbul’a doğru yola çıktı.

Araçlarıyla gelen vatandaşlar veya Ukrayna’ya gönüllü ulaşan ekipler de kurtarabildiği canları yanında getirmeye çalışanlardan oldu. Vatandaşlar tahliye sürecinde kendilerine yardımcı olan Türk Dışişleri yetkililerine teşekkür etti. AFAD’ın 7 insani yardım tırı da Ukrayna’ya doğru Hamzabeyli Sınır Kapısı’ndan hareket etti.

Savaşın devam ettiği bu süreçte Polonya-Ukrayna İşbirliği Vakfı “U-Work”, sosyal medyadan yaptığı paylaşımla Ukrayna’lıların ülkeyi terketmek zorunda kalması halinde, hayvan dostlarıyla sınırı geçmelerine izin vereceğini açıkladı.

U-Work’ün yaptığı paylaşımda şu ifadeler yer aldı:

”Ukrayna’daki olağanüstü hal ve sıkıyönetim nedeniyle Veteriner Müfettişliği organları, AB’den evcil hayvanlarla seyahat eden kişilerin AB’ye girişini engellememektedir.”

”Prosedürler sınır geçiş noktalarında uygulandı, bu nedenle tüm yolculardan evcil hayvanı olduğunu beyan etmeleri ve varsa veteriner belgelerini göstermeleri isteniyor. Sonraki adımlar gümrük yetkilileri ve resmi veterinerler tarafından sınır geçiş noktasında belirtilecektir.”

 

 

Hayvanlar İçin Mücadele Sürüyor

Rusya’nın, Ukrayna saldırısı sırasında sirenler çaldığında, insanlar evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bazıları çocuklarını kollarında savaşın korkunç etkilerinden uzaklaştırırken, bazıları da çocukları olarak kabul ettikleri evcil hayvanlarını kucakladı

Başkent Kiev’den arabayla kaçanlar için yollar kilometrelerce uzanan trafikle tıkandı. Yayalar, evcil hayvanlarını taşıyıcılarda tutarak yerel metro istasyonlarına ve otobüs güzergahlarına koştu.

Evcil hayvanların taşınması için standart gerekliliklere geçici istisnalar getiren ülkeler de olmaya başladı. Polonya, Ukraynalıların ülkeyi terketmek zorunda kalması halinde, hayvan dostlarıyla birlikte sınırı geçmelerine izin vereceğini açıkladı. Acil durum muafiyetleri kapsamında evcil hayvanların sınırdan evraksız geçebilmelerine olanak sağlanacak. Hayvan sahipleri ve hayvanlar için barınma organize edilebileceğini duyurdular.

Farklı ülkelerden hayvanlara yardım kuruluşları harekete geçti. Güvenli barınak ve alanlar oluşturduklarını ve bölgeye gidip hayvanları kurtarabileceklerini paylaştılar. Hayvanları koruma derneklerinin ve gönüllülerin numaraları sosyal medyada paylaşılarak kullanıcılar tarafından bir yardım zinciri oluşturuldu.

Yardım için Facebook’ta hayvanseverler tarafından gruplar kuruldu: “gruba katılın. Boş bir odanız varsa, lütfen evinizi açın” çağrısı yapıldı. Gönüllü kurulan ekipler ayrıca evcil hayvanlara ücretsiz tıbbi yardım da sunuyor. Ukrayna için yardım çağrıları sosyal medya ve gönüllülerin oluşturduğu web siteler aracılığıyla aralıksız sürüyor.

Hayvan Mamasında KDV Tartışması: ‘beslenme her canlının hakkı’

Türkiye’de döviz kuru ve artan enflasyona bağlı olarak evcil hayvan mamalarından yüzde 18 KDV alınması halen tartışılıyor. Belediyeler, petshop sahipleri, üreticiler ve hayvanseverler, fiyatların hayvanları ve hayvan sahiplerini zor durumda bırakması nedeniyle ortak çağrıda bulunuyorlar

Türkiye’deki döviz kurunun artışı ve yaşanan enflasyon nedeniyle evcil hayvan mamaları ile medikal ürünlerin fiyatları da ani yükselişlere sahne oldu. Sokak hayvanlarını koruma ve besleme platformu Pati Koruyucuları, mama fiyatlarının yaklaşık bir sene içerisinde yüzde 200’lere varan artışları gördüğünü duyurmuştu.

Dövizden etkilenerek ürünlere zam yapan ithal firmaların yanı sıra masrafları oldukça artan yerli mama şirketleri de fiyatlarını bu banda çekmek zorunda kaldı. Bu firmalardan biri olan Temiz Mama, yıllık enflasyon rakamları üzerinde bir fiyat artışına gittiği şikayeti üzerine “Gıda maddeleri fiyatlarındaki artışı bugüne kadar stoklarımız elverdiğince tolere etmeye çalıştık fakat kalite istikrarımızı koruyabilmek için fiyatlarımızı arttırmak zorunda kaldığımızı üzülerek belirtiriz” açıklamasında bulunmuştu.

‘Mama lüks değil ihtiyaç’ sloganı ile yola çıkan dernekler, kedi ve köpek mamalarından alınan yüzde 18 Katma Değer Vergisi (KDV) oranı başta olmak üzere, artan fiyatlar ve ardı ardına gelen zamlara tepki gösterdi. Balık, kuş gibi hayvanların yemlerindeki KDV oranın yüzde 1 olduğunu hatırlatan dernekler, KDV’nin kaldırılmasını talep ediyor.

Konuya dair açıklama yapan Pati Koruyucuları, “Her geçen gün çeşitli nedenler ile sürekli artan mama fiyatlarına yüzde 18 KDV oranı da eklendikçe hayvanseverler bu fiyatların altından kalkamaz hale gelmiştir, KDV oranını yüzde 1 ila 8 aralığına düşürerek ilk adımı atması gereken devlettir” çağrısında bulunmuştu.

Dostlarının ihtiyaçları için bütçe ayıran hayvanseverlerin gündeme taşıdığı konu, sosyal medyada açılan #mamalardakiKDVkaldırılsın tagi, Change.org’ta başlatılan kampanya ve çeşitli zincir oluşturma paylaşımları ile de desteklendi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla kampanyalara destek verdi.

İBB: Son bir ila iki yıl içinde mama fiyatlarının 2.5-3 kat arttığı görülüyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkilisi, 1 Kasım ile 21 Şubat tarihleri arasında 95 bin kilogram köpek maması, 9 bin 725 kilogram da kedi maması dağıtıldığını aktardı.

Kış aylarında mama dağıtımı miktarının arttığına dikkat çeken çalışanlar, “Örneğin yaz aylarında ayda ortalama 20 bin ton köpek maması dağıtılırken kış aylarında bu rakam 25 bini geçiyor. Mama fiyatları ile ilgili bir bilgilendirme yapamıyoruz ancak son 1-2 yıl içinde mama fiyatlarının 2.5-3 kat arttığı görülüyor” dedi.

‘Yüzde 18 KDV oranının düşürüleceği sözünü aldık’

Ocak sonuna doğru ise konuya dair yeni gelişmeler yaşanmıştı. Hayvanları Çaresizlik ve İlgisizlikten Koruma Derneği (HAÇİKO) Başkanı Ömür Gedik, uzun zamandır hayvanseverlerin gündeminde olan ‘mama indirimi’ ile ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan’ı ziyaret etti. Gedik, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, “KDV’de sadeleştirmeye gidileceğini ve yüzde 18 KDV oranının düşürüleceği sözünü aldık. Birkaç aya bahsettiği çalışmaların sonuçlanacağını umuyoruz” dedi.

‘İnsanlar artık kedi ya da köpek beslemenin çok lüks olduğunu düşünüyorlar’

İthal mamaların fiyatlarının artmasının yanında yerli mamaların da zaten fiyatlarında artış yaşandığını söyleyen petshop sahibi Yener, “Bu da bizi etkiledi. Yani en iyi mamayı alan müşteri, biraz daha orta segment mama almaya başladı. En iyi mamayı almaya devam eden de var, tabii isyan eden de var. Ama tabii ki ister istemez bir kayıp oluyor. İnsanlar artık kedi ya da köpek beslemenin çok lüks olduğunu düşünüyorlar. Etkilenen çok etkilendi ama etkilenmeyen bir kısım da var” ifadelerini kullandı.

‘Piyasa yüzde 90 oturdu, fiyatlar sabitlendi’

Normal şartlar altında çok fiyat değişikliği yapan bir firma olmadıklarını söyleyerek şöyle konuştu: “Bu süreçte fiyatlar çok değiştiği için hep değişken fiyatlar verdik. Ama şu an artık yavaş yavaş firmalar da net bir şekilde oturmaya başladı. Bu dönemde bekleyenler olmuştu, şimdi temel piyasa yüzde 90 oturdu. Artık fiyatlar da sabitlendi gibi. Bir daha ne zaman değişir bilmiyorum tabiki ama şuan uzun zaman için bu ortadan kalktı. Örnek veriyorum, önceden bir şey alıyorduk 10 liraya satıyorduk, bir daha aldığımızda 15 liraya satmak zorunda kalıyorduk, diğer aldığımızda da 20 liraya satıyorduk.”

Sağlık harcamalarında da çok fazla artış oldu

Buna ek olarak görüntüleme ve laboratuvar hizmetleri, uygulanan ilaçlar, müdahaleler, operasyonlar, pansiyon vb. eklendiğinde klinik masraflarında da ciddi artışlar söz konusu. Yurtdışından pandemi döneminde zorluklarla temin edilen ilaçlar, aşılar ve teknolojik cihazlara erişim aynı zamanda oldukça pahalı hale geldi.

Kaynak: Sputnik

Evcil Hayvanlarla Büyümek

Yapılan araştırmalara göre erken yaşta evde kedi köpek beslenmesi kişinin alerji riskini azaltıyor

 

Çocuklarının hayvanlara alerjik reaksiyonlar göstereceğinden korkan anne ve babalar evde hayvan beslemeye karşı çıkıyorlar. Ancak yapılan araştırmalara göre 7-9 yaş arası çocuklarda alerjik hastalıkların sıklığının, bebeklikten itibaren evcil hayvan sayısının artmasıyla orantılı bir şekilde azaldığını ortaya koyuyor. 1 yaşına gelmeden kedi veya köpek beslemeye başlayan çocuklarda alerjik reaksiyonlar çok daha az görülüyor. Alerji Uzmanı ve Alerji, Astım Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Akçay; Evde erken yaşta kedi ve köpek beslemenin ileride astım, alerjik nezle gibi hastalıkların gelişme riskini azaltacağını söyledi.

Astım Ve Alerjik Hastalıkların Gelişimi Azalıyor

Prof. Dr. Ahmet Akçay konu ile ilgili yaptığı açıklamada; ‘Evcil hayvan beslemekten kaynaklanan alerjiden koruyucu bir etkinin varlığı, immünolojik verilerle de desteklenmektedir. Prensip olarak, iki farklı mekanizmanın evcil hayvan beslemenin koruyucu etkisine katkıda bulunabileceği belirtilmiştir. Birincisi, ilgili türden çok miktarda alerjen içeren kedi veya köpek tüyüne maruz kalma, alerjenlere karşı yüksek doz klinik toleransı indükleyebilir ve bunun sonucunda kedi ve köpek alerjisi riskini azaltabilir. Birçok çalışmada çocukların bir yaşına gelmeden evde evcil hayvan beslenmesi evcil hayvana alerjik hastalıkların gelişme riskini azalttığını göstermiştir.

Evcil Hayvanla Yaşamak Bağışıklığı Düzenliyor

Evcil hayvanlarla birlikte yaşaması, çocukta bağışıklık gelişimi üzerinde geniş bir değiştirici etki sağlayan mikroplar veya diğer bağışıklık düzenleyici faktörlerle bir “mini çiftlik” ortamı sağlayabilir ve bu da yalnızca evcil hayvanın kendisine değil, aynı zamanda besinlere ve hava yolu alerjenlerine de toleransa yol açar. Bağırsak florası faydalı mikropların egemen olduğu bir floraya sahip olarak bağırsak geçirgenliğini azaltmakta ve bunun sonucu da besin alerjisi, astım ve diğer alerjik hastalıkların gelişimini de azaltabilmektedir’ dedi.

Kaynak: Mynet

İspanya’dan, Dünya’ya Örnek Olacak Yasa

İspanya’da sol koalisyon hükümeti, hayvanlara kötü muamele edenlere 24 aya kadar hapis cezası öngören yasa tasarısını meclise gönderme kararı aldı. Bakanlar Kurulu toplantısında sunulan yasa tasarısı, hayvanların itlafı, kötü muamele görmesi, mağazalarda satışı ve teşhir edilmesinin yasaklanmasını, evcil hayvan sahiplerinin sorumluluklarının artırılmasını öngörüyor

 

İspanya tarihinde ilk defa hayvanların korunmasına yasal düzenleme getirmeyi amaçlayan hükümetin tasarısı, hayvanlara kötü muameleye 24 aya kadar varan hapis cezasının yanı sıra 600 ile 600 bin euro arasında değişen para cezaları içeriyor. Tasarı, evcil hayvanların yalnızca profesyonel yetiştiriciler tarafından üremelerinin sağlanmasına izin verirken, ticari amaçlı kullanımının sonlandırılmasını hedefliyor.

İspanya’da köpeklerin ve kedilerin artık bir nesne olmadığını belirten yasa 5 Ocak’ta yürürlüğe girmişti. Buna göre; köpekler ve kediler ilk kez canlı ve hissedebilir varlıklar olarak kabul edildi.  Alınan kararlar Sosyal Hukuk Bakanlığı , Hayvanların Korunması ve Haklarına ilişkin yeni yasasıyla daha da ileri gidecek.

Hâlâ onay bekleyen bu önlem, bütünlüğü korumayı, mülkiyeti düzenlemeyi ve evcil hayvanlarla sorumlu bir şekilde bir arada yaşamayı teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu metnin ana yeniliklerinden biri, köpek sahibi olmak isteyenlerin akredite bir eğitim kursu almaları gerektiği. Bireylerin evlerinde beşten fazla hayvan bulunamaz ve sahiplenmek isteyenlerin zooloji merkezine kursiyer olarak kayıt yaptırması istenecek.

Bakan Ione Belarra  , “Ülkemizde terk edilenlerin sayısını azaltmak, çünkü bu terklerin %30’u insanların hayvan sahibi olmanın ne anlama geldiğine dair bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor.” açıklamasında bulundu.

Yeni yasa sıkı denetimler getirecek

Kurs dışında, bu yeni yasanın bir diğer önemli tedbiri de “sıfır kesim” yani evcil hayvan kesiminin yasaklanması. Sadece ” sıhhi veya ötenazi nedenleriyle” gerçekleştirilebilir.

Aynı şekilde evcil hayvan sahipleri de hayvanlarını belirli bir süre başıboş bırakamazlar. Yönetmelikler, herhangi bir evcil hayvan için üç gün ancak köpekler için maksimum 24 saat belirliyor.

Yeni metnin içerdiği anahtarlardan bir diğeri de, yalnızca uzmanlaşmış mağazaların balık satmasına izin verilecek ve geri kalan hayvanların ticarileştirilmesi, sergilenmesi ve halka arzının yasaklanması.

Boğa güreşlerini kapsamıyor

Ayrıca hayvanların kültürel, sanatsal veya turistik amaçla acı çekebileceği etkinliklerde kullanılması da yasaklanıyor. Hükümetin tasarısı, ülkede ulusal kültürel miras olarak tanınan boğa güreşlerini ise kapsamıyor.

Kaynak: Elespanol