Ana Sayfa Blog Sayfa 88

Evcil Hayvan Hırsızlığı Farkındalık Günü: 14 ŞUBAT

 14 Şubat sadece Sevgililer Günü değil. Aynı zamanda Evcil Hayvan Hırsızlığı Farkındalık Günü. Evcil hayvan sahiplerinin evcil hayvan hırsızları ve tüylü aile üyelerinin hırsızlığını nasıl önleyecekleri hakkında farkındalıklarını arttırmaları gereken bir gün…

Ülkedeki sokağa çıkma kısıtlamaların artmasıyla hayvan hırsızlığı da önemli ölçüde arttı. 2020 yılının Mart ile Ağustos ayları arasında, Kennel Club (KC), web sitesi aracılığıyla alınan verilere göre köpek yavrusu aramalarında 2019 yılına oranla %161’lik bir artış görüldü. Direct Line Pet Insurance tarafından yapılan analize göre, Staffordshire Bull Teriyer, 97’de çalınan 2020 köpekle, kaçakçıların hedefindeki en popüler köpek türü.

 Evcil hayvanınızı güvende ve ait oldukları yerde sonsuza dek tutmak için dikkat etmeniz gerekenler;

  • Onları korumanın en iyi yolunun evcil hayvanları önleme yoluyla korumak
  • Bahçede tuttuğunu hayvanlarınız için emniyetli bir alan oluşturun. (güvenlik kamerası, çit vs) Bir hayvan, bir yere bağlandığında ya da arka bahçede yalnız kaldığında savunmasızdır.
  • Bir dükkana girerken evcil hayvanınızı dışarıda bırakmayın.
  • Hayvanınızı her zaman kendinize yakın tutun. Onlara yeni yürümeye başlayan çocuk gibi davranın.
  • Onu gözetimsiz olarak araba içerisinde bırakmayın.
  • Akıllı etiketlere, tasmalara ve mikroçiplere yatırım yapın. Tasmalar, yaka etiketleri kolayca çıkarabilirken, mikroçipler kalıcıdır. Ayrıca mikroçip olmazsa sizin sahip olduğunuzu kanıtlamakta zorlanabilirsiniz.
  • Hayvanınızı eğitin.
  • Yalnızca güvendiğiniz birine emanet edin.Yabancılara karşı dikkatli olun
  • Hayvanınızın net ve en güncel fotoğrafını mutlaka bulundurun. Özellikle de üzerindeki belirgin işaretleri gösteren resimlere sahip olmak önemlidir.
  • Hayvanınızın çalınması durumunda afişin üzerine ‘çalınan’ yazmayın sadece ‘kayıp evcil hayvan’ yazın. Üçüncü bir kişinin köpeği teslim etmekten korkmasına neden olacak herhangi bir dilden uzak durulmasında fayda var. Bu ayrıntıya dikkat edilmezse hırsızın hayvanı serbest bırakma veya barınağa bırakma olasılığı daha yüksektir.

Ulusal Fuarcılık Sektörü Bir Araya Getirdi

Türkiye’nin en büyük evcil hayvan ürünleri fuarı PETZOO’nun düzenleyicisi Ulusal Fuarcılık, yeni yıl dolayısıyla düzenlediği kahvaltı organizasyonunda sektörden önemli isimleri ağırladı

2012’den bu yana Uluslararası Evcil Hayvan Ürün Malzeme ve Aksesuar Tedarikçileri Fuarları düzenleyen ve fuar etkinlikleri dışında sektör paydaşlarını bir araya getirmeye özen gösteren Ulusal Fuarcılık, bu yıl yeni yıla Şubat kahvaltısıyla merhaba dedi. İstanbul’da düzenlenen organizasyona sektörden önemli isimler katıldı. Basına açık olan organizasyona, bazı dernek başkanları ve temsilcileriyle beraber 100’den fazla isim katıldı.

Kahvaltı süresince yapılan konuşmalar ve sunumlarla; sektör büyümesinin koordineli ve organize çalışma aynı zamanda adil rekabetle sağlanabileceği vurgulandı. Evcil hayvan ürünleri sektörünün, çevreye duyarlı, üreten, rekabetçi, hızla gelişen bir sektör olması için neler yapılabileceği anlatıldı.

Ulusal Fuarcılık Genel Müdürü Selçuk Çetin açılış konuşmasında şunları söyledi:

“Evcil hayvan ürünleri sektörü 2021 yılını başarılı bir şekilde atlattı. Pandemi dönemi içerisinde birçok sektör zorluklar yaşarken, evcil hayvan ürünleri sektörü üretimiyle ve lojistik süreciyle evcil hayvan sahiplerinin ihtiyaçlarını karşılayan bir yıl geçirdi. İhracatıyla hem de iç pazarıyla gelişen bir sektör konumuna geldi “

Çetin, “2025 yılındaki ihracat hedefimiz 500 milyon dolarlara ulaşabilir. Evcil hayvan maması konusunda sektörde toplamda 3 fabrikası olan bir ülkeydik. Şu an 7 fabrikaya kadar çıktık. Kedi kumu konusunda 6 fabrikaya ulaştık. Aksesuarlar ve diğer üretim konularında ise 500’ü aşkın üretici firma oluştu. Tüm evcil hayvan guruplarını ele aldığımızda gıda ürünleri şu anda sektörün lokomotifi diyebiliriz” dedi.

Organizasyonda aynı zamanda Türkiye ve Dünya’da pet sektörünün durumunu özetleyen ve gelecek 5 yıl için öngörülerin olduğu raporu içeren, sektörün akibeti açısından yararlı ve kapsayıcı bir sunuma da yer verildi. Sektördeki gelişmeler, eğilimler ve trendlere değinilen raporda; evcil hayvan ürünleri sektörünün geliştiği dev ekonomiler, tüketici alışkanlıkları, pazarın gelişim süreci yer aldı. Davetliler, 2025 Pazar Hedefleri’ni Ulusal Fuarcılık Genel Müdürü Selçuk Çetin’den dinledi.

Haber:Gül Üngörmüş

 

Görüntü: İHA

Tasarım Barınaklar Kahire Sokaklarında

Kahire’deki sokak kedileri, araba lastiklerinden yapılmış üst sınıf barınaklar yaratan ve dağıtan çevre dostu bir sanatçı sayesinde artık uyuyacak sıcak bir yere sahip. Geri dönüştürülmüş malzemelerden tasarlanan barınaklar şimdiden kedilerin uğrak yeri oldu.

Mısırlı sürdürülebilirlik bilincine sahip tasarımcı İbrahim Abougendy, organik çözümlere ve geri dönüşüme odaklanan bir girişim olan bir mobilya tasarım firmasının kurucusu, sokak kedilerini kışın sıcak ve güvenli tutmak için ustaca bir çözüm buldu. Bir e-ticaret evcil hayvan malzemeleri mağazası ile işbirliği içinde, hayvanları kışın daha fazla koruma sağlayan, yüksek dönüşümlü lastiklerden yapılmış mobil barınaklar olan ‘Sheltires’ yarattı.

Tasarımcı Ibrahım Aougendy:

“Kediler çok zor koşullarda yaşıyor. Gördüğümüz gibi iklim değişikliği nedeniyle Mısır’da kar yağışı ve yoğun yağış var. Risk altındaki sokak hayvanları için bir adım önde olmaya çalışıyoruz. 10 derece daha sıcak bile onlar için çok büyük fark yaratacaktır.”

Her biri beş kediyi barındırabilecek ayrı bölmelere sahip bu barınaklar hem geri dönüştürülmüş ve termal olarak yalıtılmış araba lastiklerinden yapılıyor, hem de mobil oldukları için istenilen yere konulabiliyor.

Proje internet sitesi üzerinden de hizmet veriyor. İsteyenler bu küçük yuvaları yurt dışından sipariş verebiliyor ya da sokak hayvanları için bağışta bulunabiliyor.

Kaynak:EgyptToday

Oyuncaklarla Rehabilitasyon

Manisa Büyükşehir Belediyesi Hayvan Barınağında 180 pitbull ve Dogo Arjantin cinsi köpeğin bir yandan sevgiyle bir yandan da çocuk oyuncaklarıyla rehabilite edilerek uysallaşmaları sağlanıyor

Manisa Büyükşehir Belediyesinin 500 hayvan kapasiteli Hayvan Bakım ve Tedavi Merkezinde bulunan 180 pitbull ve Dogo Arjantin cinsi köpekler için örnek bir proje hayata geçirildi. Köpekler bir yandan sevgiyle bir yandan da evlerden toplanan çocukların kokusunun sindiği oyuncaklarla oyunlar oynayarak hem rehabilite ediliyor hem de uysallaşmaları sağlanıyor.

Türkiye’deki örnek barınaklardan biri olan Manisa Büyükşehir Belediyesi Hayvan Bakım ve Tedavi Merkezi hakkında bilgi veren Manisa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanı Erhan İnce, “Hayvanlarımız ilçe belediyelerinin koordinesinde barınağımıza getirilmekte, burada tedavisi yapılacaksa önce tedavisi yapılıyor daha sonra kısırlaştırma, kayıt altına alıp küpeleme işlemi yapılıyor. Burada hayvanlarımız rehabilite ve tedavi işlemlerini gerçekleştirmek için misafir olarak ağırlıyoruz.” dedi.

“Oyuncak sayesinde daha ılımlı ve sevecen olmaya başladılar”

Hayata geçirdikleri projeyle hayvanların daha ılımlı ve sevecen olmaya başladıklarını dile getiren İnce, “Bu yaptığımız çalışmanın olumlu yönlerinden biri hayvanların sosyalleşmesini hedeflediğimiz için burada insanlarla bağ kurarak oyuncaklarla illiyet bağı kurarak onların kokusundan etkilenerek, insanlara karşı tavır ve davranışlarının daha hassas olması noktasında daha yumuşak geçişler olması açısından olumlu noktalarını görüyoruz. Burada gerek çalışanlarımızla gerekse dışarıdan gelen misafirlerimize karşı tavırları daha sert ve agresif yerine daha yumuşak, ılımlı ve sevecen olmaya başladıklarını gözlemledik.”

Başkan İnce bu projenin temel hedefini ise şöyle özetledi:

“Köpek Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi kurma aşamasındayız. Bu merkezdeki amacımız AFAD gibi, UMKE gibi, Jandarma gibi arama kurtarma timlerine bizim kendi yetiştireceğimiz köpekleri vererek hem toplum yararına bir hizmet yapmak istiyoruz hem de köpek sahiplenmek isteyen vatandaşlarımıza bizden sahiplendikleri köpekleri, temel itaat eğitimlerini vererek uyumu ve aileye karşı daha adaptasyonu gerçekleşmiş olarak teslim etmeyi planlıyoruz” olarak anlattı.

Kaynak: Haberler.com

Lübnan’da Kriz Evcil Hayvanları da Etkiledi

Lübnan`ın başkenti Beyrut`taki hayvanseverler, tamamı yurt dışından ithal edilen temel besin gıdaları ve ilaçların fiyatındaki ciddi artışlar nedeniyle yıllardır baktıkları kedi ve köpeklerini bakımevlerine vermek istiyor

Ancak bakımevleri de azalan maddi yardımlar, artan masraflar ve vatandaşların hayvanları sahiplenmemesi gibi nedenlerle benzer sıkıntıları yaşıyor.

Sokağa bırakılan hayvanların sayısında ciddi artış var

Hali hazırda birkaç krizle aynı anda mücadele ettiklerini belirten Hüseyni, şu ifadeleri kullandı: “Ülkedeki ekonomik kriz nedeniyle yerel fon desteğimiz kesildi. Ülke içinde hayvan sahiplenme olayı da neredeyse bitti. Yıllar önce bizden köpek alan kişiler şimdi geri getirmek istiyor. Bazen de aileler bizden mama istiyor. Hayvanlarından kurtulmak isteyen insanlar sürekli merkezimizi arıyor. Günlük ortalama 50-60 çağrı geliyor. Genellikle acil duruma yetişebiliyoruz. Mesela bir köpeğe araç çarpmış veya bir şekilde yaralanmışsa gidip müdahale ediyoruz.”

Covid-19 nedeniyle uçak seferlerinin askıya alınmasının yurt dışından hayvan sahiplenmeyi de engellediğini belirten Hüseyni, “Kanada, ABD ve Avrupa`ya köpek gönderiyorduk. Oradaki merkezler üzerinden köpeği sahiplenmek isteyenlere uçakla ulaştırıyorduk. Ancak Covid-19 kısıtlamaları bunun da önünü kapattı. Krizden önce köpek sahiplenen çoktu şu anda hiç yok.” diye konuştu.

Hüseyni, merkezin aylık masrafına dair ise “Aylık yaklaşık 15 bin dolar sadece gıda masrafımız oluyor.” ifadelerini kullandı.

Çağrı merkezini arayanların çoğu hayvanlarını teslim etmek istiyor

Beyrut`ta 4 katlı bir binayı tamamen kedi evine dönüştüren “Lebanon`s Animal” adlı merkez de ekonomik krizden ciddi etkilenen bakımevleri arasında. Merkezlerinde yaklaşık 100 kedi bulunduğunu belirten bakımevi görevlisi Rim Sadık, dışarıda araba çarpan veya yaralanan kedileri burada tedavi ettiklerini söyledi.

Merkezin finansal işlerinden sorumlu Regina Seman da “Lübnan ve yurt dışından bizlere finansal destek sunan kişilerin parası elimize ulaşamıyor.

Seman, “Doların artması, finansal desteğin bitmesi ve mama fiyatlarındaki ciddi artış nedeniyle sıkıntılar içindeyiz. Aynı zamanda Lübnan`da bize destek veren birçok taraf ekonomik kriz nedeniyle artık bu desteği de kesti.” diye konuştu.

Kaynak: Trt Haber

Otizmli Miniklere Evcil Hayvan Bakım Atölyesi

Düzce/Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda görevli öğretmenler, otizmli öğrencilere hayvan sevgisi aşılamak için Evcil Hayvan Bakım Atölyesi kurdu.

Düzce’de okul bahçesinde yetiştirilen kaz ve tavşanlar, otizmli çocukların sosyal duygusal gelişimlerine katkıda bulunuyor.Sınıfta hayvanlarla neşeli ortam oluşturan öğretmenler, bu sayede ailesi ve arkadaşlarıyla iletişim kuramayan, evcil hayvana dahi dokunamayan bazı öğrencilerde değişim yarattı.

“Hayvanlarla sosyal duygusal gelişimlerini tamamlıyorlar”

Okul Öncesi Öğretmeni Hatice Yılmaz, otizmli öğrencilerin tüm gelişim alanlarını destekleyecek etkinlikler yaptıklarını söyledi.

Çocuklara hayvan sevgisini aşılamaya çalıştıklarını anlatan Yılmaz, “Normalde otizmli öğrencilerimiz akranları ve aileleriyle bile göz teması kurmazken, evcil hayvanlarla göz teması kurup etkileşime geçiyor. Hayvanlarla sosyal duygusal gelişimlerini tamamlıyorlar.” dedi.

Yılmaz, “Ailelere eğer uygun imkanları varsa evlerine evcil hayvan almalarını ve onunla vakit geçirmelerini sağlamalarını tavsiye ediyoruz.” diye konuştu.

Kaynak:AA

Akvaryum Balığı’na Diş Operasyonu

İngiltere’de nadir görülen bir rahatsızlıktan muzdarip balon balığı başarılı bir şekilde tedavi ederek, yeniden yemek yiyebilmesi sağlandı

İngiltere Leybourne’de gerçekleştirilen ameliyatta, veteriner Daniel Calvo Carrasco ile Sandhole Veterinerlik Merkezi’ndeki ekibi, Goldie’nin üst dişlerini yarı yarıya küçülttü.

Normalde sert cisimler tüketen balon balıklarında diş büyümesi gibi bir sorun yaşanmasa da, Goldie’nin dişleri ev koşullarında beslendiği için büyüdüğü anlaşıldı.

Balon balıkları alarma geçtiğinde savunma amacıyla vücutlarını şişirdiği için Goldie’nin tehdit altında hissetmemesi gerekiyordu ve bu yüzden akvaryumuna hafif miktarda anestezik madde verilerek sakinleştirildi.

Goldie ayrıca operasyon sırasında kurumaması için ıslak bir havluya sarıldı. Operasyonun başarılı geçtiği belirtilirken, balığın da iyileşmeye başladığı kaydedildi.

Balığın sahibi Mark Byatt ise “Goldie eve döndüğü için çok heyecanlıyız” dedi.

Kaynak : Independent

Sevimli Dost ‘PELE’

Edirne’de öğrencilere hayvan sevgisini aşılamak amacıyla sahiplenilen “Pele” adlı sokak köpeği, okulun maskotu oldu.

Edirne’deki Mithatpaşa Ortaokulu idarecileri, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Şehir Gönüllüleri Vakfı’nın da desteğiyle yürütülen “Sevimli Dostlarımız 22 Projesi” kapsamında bir sokak köpeği sahiplendi.

Aşı ve bakımları yapıldıktan sonra okula teslim edilen ve efsane futbolcu Pele’nin ismi verilen köpeğin en sevdiği aktivite teneffüslerde ve beden derslerinde arkadaşlarıyla top oynamak. Zaman zaman sınıflara da giren Pele, yeri geliyor usluca ders dinliyor.

Öğrencilere eşlik ediyor

Öğrenci Muhammet Ali Kısaç, Pele’yi çok sevdiklerini ve boş zamanlarında sürekli onunla oynadıklarını söyledi.

Daha önce sokak köpeklerinden korktuğunu, “Pele” sayesinde korkusunu aştığını anlatan Kısaç, “Onu çok seviyoruz, o da bazen derslere girip bize eşlik ediyor. Ona yemek, su veriyoruz” dedi.

Okuldaki tüm öğrencilerin Pele’yi çok sevdiğini belirten öğrenciler ise, Pele ile oynarken zamanın nasıl geçtiğini anlamadıklarını, köpeği her gün görebilmek için okula daha heyecanlı geldiklerini anlattı.

Kaynak: TrtHaber

“Sokakta Canım Var”

Edirne’de lise öğrencisi Oğuzhan Berke Efe, sokak hayvanlarının düzenli beslenmesine katkıda bulunmak için mama kaplarının yerlerini gösteren “Sokakta Canım Var” mobil uygulamasını tasarladı

Edirne Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersindeki değerler eğitimi çalışmaları kapsamında, sokak hayvanlarını koruma ve yaşamlarını kolaylaştırma amacıyla bazı icatlar yaptılar veya geliştirdiler.

Bu kapsamda Biyomedikal Cihaz Teknolojileri Bölümü 12. sınıf öğrencisi Oğuzhan Berke Efe de kentin farklı noktalarına konulan mama kaplarının yerini gösteren ve mama bağışının alınabildiği bir mobil uygulama tasarladı.

Test aşamasında olan ve yakın zamanda kullanıma girecek olan uygulama sayesinde mama dağıtımı yapmak isteyenler telefonlarına indirecekleri uygulamayla kapların bulunduğu yere ulaşabilecek.

Sokak hayvanlarının yaşamlarını kolaylaştırmak için çalıştıklarını belirten Efe, “Okulumuzda sokak hayvanları için mama ve su kapları hazırlandı. Ben de bu kapların yerini gösteren bir yazılımla bu projeye destek olmak istedim. Uygulamanın içine mama bağışı, duyuru ve sokak hayvanlarıyla ilgili paylaşımların yapıldığı alanlar ekledim. İçerisinde çok güzel uygulamalar mevcut.” dedi.

 Oğuzhan Berke Efe (AA)

Okul Müdürü Tolga Ünal ise sokak hayvanları için başlatılan projenin, hazırlanan yazılımla taçlandığını ifade etti.

Öğrenci ve öğretmenlerin sokak hayvanlarına duyarlı çalışmalar yaptığını vurgulayan Ünal, “Bu uygulamayla mama kaplarının yeri haritada açıkça görülüyor. Yazılımda birçok eklenti var. Öğrencimizi tebrik ediyorum.” dedi.

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Halit Karga da öğrencilere sevgi, saygı ve sorumluluk gibi değerleri benimsetmeye çalıştıklarını, sokak hayvanlarına da ellerinden gelen destekleri verdiklerini dile getirdi.

Kaynak: Habertürk

Titizliğiyle Kasabalının Gönlünü Kazandı

Beş yaşındaki Millie adlı köpek, 80 yaşındaki sahibi AlfieKitson’a İngiltere’nin Hereford sokaklarını temiz tutması için yardım ediyor. Akıllı geri dönüşüm köpeği,  çöpleri toplayıp çöp kutusuna atarak kasabanın sevgi ve ilgisini kazandı.

“Onu kurtardık çünkü evimiz bir hayvan olmadan boş geliyordu. Köpekler ve kediler, hayvanları seven herkesin hayatının büyük bir parçasıdır.”

Kitson, Millie’yi ve ailesinin 20 yıl yaşadığı İspanya’daki bir sığınaktan kurtardı. Bir ağaç dalına bağlı bir çöp torbasında terk edilmiş halde bulunduğunda Millie sadece sekiz aylıktı.Kitson, ona yeni bir ev verdikten sonra Malaga’daki bir parkta bir askerin, köpeğine komut verdiğini gördü ve Millie’nin de komut almasını sağlamaya çalıştı.

Halka açık alanlara çöp kutusuna benzer bir kutu koydu ve kutuya bir şeyler atmaya başladı. Köpek olayı  anlayınca yavaş yavaş yüksekliğini kaldırdı. Şans eseri Hereford’daki çöp kutuları, Millie’nin İngiltere’ye taşındığında yeteneğini sergilemesi için doğru boyuttaydı.

Kitson’ın sadece yere atılmış bir çöp parçasını işaret etmesi ve “bunu çöp kutusuna at” demesi gerekiyor ve Millie gerektiği gibi bunu yapıyor.

Millie, artık çöplerini atmayı beceremeyen insanlardan sonra temizlik yaparken, çöp toplama tuhaflıklarıyla şehir merkezini lekesiz tutmaya yardım ediyor. Eski bir tesisatçı olan Kitson, şunları söyledi: “Millie çok zeki bir köpek ve yaptığı işten hoşlanıyor gibi görünüyor. Birkaç kişi neden yaptığımı soruyor, bundan zevk alıyorum ve Millie de öyle, ayrıca şehri temiz ve düzenli tutmaya yardımcı oluyor ki bu bizim küçük bir iyiliğimiz.”

Köpeği gören bir kasabalı: “Onu ilk gördüğümde, delirebileceğimi düşündüm. ‘Bu gerçekten insanların çöpünü toplayan bir köpek mi?’ diye düşündüm” diyerek şaşkınlığını ifade etti.

Kitson, ” Çöp ve plastiği sokaktan temizlemeye yardımcı olabilirsek, o zaman yardım etmek için elimizden geleni yaptığımızı anlıyoruz” dedi.

Gururlu sahibi, “O sadece ailenin bir parçası değil, gerçekten harika bir köpek olduğu için onu başkalarına gösterebildiğimiz için mutluyuz” diye ekledi.

Kaynak: People